12 Eylül 2008

90'ların Sezercik'i:
Emre Belözoğlu

Siyah-beyaz ekranda çocukluk arkadaşlarımızdı onlar. Sezercik, Yumurcak, Afacan, Ömercik... Türk filmlerindeki çocukluk arkadaşlarımız da; biz de savrulduk dört bir tarafa. "Ömercik" Ömer Dönmez, emlakçı olmuş; "Afacan" Menderes Utku lakabının hakkını verip Camel Trophy'e katıldı bir ara, şimdilerde sinema işletmecisi. Yumurcak, İlker İnanoğlu uzun zaman yoktu ortalıkta, sonra magazin sayfalarından düşmez oldu. Ve Sezercik... "Arama emri çıkartıldı, evinde silah bulundu, tutuklandı" haberleriyle yüzleştik Sezer İnanoğlu ile. Sizi bilmem ama ben -ekrandan bile olsa- çocukluk arkadaşlarımdan birinin bu duruma düşmesinden hicap duydum. Çocukluk hatıralarımızın ayarıyla oynamışlardı birileri. "Biz büyüdük kirlendi dünya"nın içinde temiz kalmaya çalışıyorduk. Sezercik bizi hayalkırıklığına uğrattı. Halbuki Oscar ödül töreninde biz 70'lerin çocukları on(lar)dan teşekkür bekliyorduk!..Emre Belözoğlu da 90'ların çocuklarının, 80'lerin gençlerinin "Sezercik"i idi. 80'lerin çocukları Maradona'yı seyretmiş, "Türk Maradona"'nın hayalini kuruyorlardı. 90'ların çocukları ise "harika çocuk" denildiğinde ağabeyleri gibi "Suna Kan, Bedri Baykam" diyenlere bıkkınlıkla bakıyor; 16.5 yaşında Avrupa Kupası maçına çıkan, Galatasaray formasını sırtına geçiren, Hagi'ye ara pas atan Emre'ye "harika çocuk budur" gözüyle bakıyorlardı. 12 yıl öncenin futbolu ne Messi; ne Bojan; ne de Fabregas gibi liseden terk yetenekleri barındırıyordu. Hagi'nin yolun yarısına geldiği yıllarda; -ki futbol hala bir 10 numara ile oynanırdı- tek ümit Emre idi Galatasaray taraftarının gözünde. Emre'nin kramponlarını temizleyen, her maç öncesi çorap giymediği ayaklarına -işini masöre bırakmadan- yarım saat bandaj yapıp kramponlarını kuşanan, profesyonelliğin kitabını yazan Hagi Usta, çırağına elbette ki mesleğin sırlarını aktarıp öyle gidecekti. Hagi mutlaka görevini yapmıştır, Emre ne kadarını kulağına küpe yapmıştır bilinmez. Galatasaray'ın çok koşan ama son sözü çokça Hagi'nin söylediği orta sahasında artık vazgeçilmez adamdı. O günlerde onu tarif etsem, forvetin arkasında son topları atan, adam eksilten, ikili mücadelede ayakta kalmaya çalışan, faulü abartılı alan, ters kanadı uzun toplarla iyi gören, oyun vizyonu ve futbol zekası en az bilekleri kadar mahiretli bir futbolcu derdim. Yıllar geçecek Emre için tarifler de; mevkiler de değişecekti. Futbol değişiyor, birileri Euro 2004'ü kapanan 9 kişilik savunmasıyla almanın planlarını yapıyordu...
***
Galatasaray'dan ayrılığında -medyanın da etkisiyle- tüm suçu onun üzerine yüklediler. Delikanlı jargonuyla "satıp" gitmişti. "Sağlıklı yaşam için spor yapmıyoruz" demeciyle büyük tepki çekti. Doğruydu aslında dedikleri serikanlı düşününce. Tekmeye kafa uzatan, tek bir darbeyle kariyerin bitebileceği, haftanın 5 gün, yılın 11 ay düz koşan, takımdan ayrı koşan, beşe iki oynayan, taktik maçı yapan, 90. dakika 70 metre depar beklediğimiz bu adamlar sağlıklı yaşam için spor yapmıyordu. Sahil yolunda koşturmak, fitness salonunda 10 dakika kürek çekmeğe benzemez ki futbol. Gelelim ayrılık hikayesine. 13-14 yaşında medyanın önüne çıkmış, hayatında ilk kez para kazanmış- biz ne yapıyorduk 14'ümüzde?- ve ailesinin bütçesine katkıda bulunmuş bir çocuktan bahsediyoruz. Ailesine bir ev almak istiyordu. 500 bin dolar avans istedi sözleşme imzalamadan önce. Verilmedi. Kendi ağzından yazıyorum: "Seni kim alır?" dediler. "Sen bizim evladımızsın" ile yürümez ki bu hayat. Elinde tutmasını bileceksin. Inter, Türk futbolunun en büyük yıldız adayının sözleşmesinin biteceğini öğrendiği an pusuya yattı. Galatasaray'da kimse 18 ve/veya 19 yaşında süren sözleşmesinin neden uzatılmadığını sorgulamadı. Yıllar sonra Ribery 100 bin euro için kaçtığında da ortada bir suçlu yoktu. Inter bonservisini bedavaya getirdiği Emre ve Okan'a (anlamsız bir transferdi) maliyetleri olmadığından hayal ettiklerinden daha yüksek ücret verdi. Emre anlaşmayı yaptıktan sonra Galatasaray'ın kaçırdığı şampiyonlukta kendini sakınmış mıdır? Sakındıysa da bunu hiçbir zaman kasıtlı yaptığına inanmadım. Baliç de aynı yoldan geçti Real Madrid'e giderken...
***
İyi futbolculuktan büyük futbolculuğa geçişte Inter gidilecek belki de en son kulüptür İtalya'da. Orası büyük futbolcuların yatağıdır ve Arjantinli futbolcuların masasından su içebilmek için de iyi futbolcu olmak yetmez. Önce kartvizitinde yazan mevkiyi kaybetti. Inter'de kimse onu "rakip kaleye yakın oyna" emri ile sahaya sürmedi. Her sezon biraz daha kaleden uzaklaştı. Sol iç olarak kullandılar, sol bekte adam kovaladı oynadığı maçlarda. Onu Lazio'ya biri aşırtma, diğeri köşeye zımba; ceza sahası dışından atılmış iki golle hatırlıyoruz Serie A yıllarından. Serie A'da gururumuzdu ama Inter'in maça ekrana geldiğinde; o ya yedek kulübesinde ya da evindeki koltuğundaydı. Herşeye rağmen klasik kanat oyuncusu kullanmayan Ancelotti'nin transfer listesindeydi, sakatlıklar olmasa geride kalan sezonların bir Ambrosini'si olabilir miydi? Bilinmez.
Newcastle'a giderken hala para ediyordu. Aziz Yıldırım o sezon onu almak istedi ama onun Avrupa inancı daha tükenmemişti. Burada müzmin sakatlığına bir parantez açayım. Kasık bölgesinden defalarca sakatlanması sonrasında Emre'de "osteitis pubis var" diye yazıldı çizildi. Bunun tedavisi operasyon, olursun geçer. Emre'nin probleminin Messi'de olduğu gibi doğuştan olduğuna inanıyorum. Üst baldırdaki kasların normalden kısa olması maçlarda aşırı gerilmeye yol açıyor ve bir sonraki maça kadar normal duruma dönmediğinden ve yoğun maç trafiğinden dolayı o gergin kaslar yırtılma pozisyonuna geliyor Messi'de. İki de bir ortalıktan kaybolmaların, çoğu zaman 3 maç üstüste oynamamanın başka bir sebebi gelmiyor aklıma Emre için. Ne aşil, ne diz; ne yan bağlarla alakalı bir ciddi sakatlığını duyduk Emre'nin.
***
Dönelim Premier Lig'e. Inter ne kadar yanlışsa; Newcastle da o kadar yanlış bir kulüptü galiba. O yeteneklerini bir zamanlar rakip yarı saha yayının ötesinde sergilerken; Newcastle'da tandemden topu alan ve en yakınındaki hücumcu gözüken adama veren, kornerleri ve serbest vuruşları yapan bir futbolcuya dönüştü. Ekranda onu çok görmüyor, gördüğümüzde de; ya rakiple dalaşıyor, sarı kart görüyor; ya da sakatlanıp oyundan çıkıyordu. Inter yıllarında en insaflı olanlar bile İngiltere günlerinde ondan artık bırakın Türk Maradona'sı, Türk Hagi'si bile olmayacağını farkındaydı. İşte burada "Sezercik"in Oscar alamayacağını idrak etti o 2 kuşak...
***
İşte bugünün tartışılan, kimilerinin nefret ettiği, kiminin antipatik bulduğu, kiminin forma aşkına yüreğine taş basıp kabul ettiği Emre'yi yaratan da bu futbol gerçeğidir. Bırakalım futbolcular da yorumcular kadar futboldan anlasın öyle değil mi? Emre o "hayal ettiği Emre" olamayacağı gerçeğiyle yüzleştiği, sahada yapmak istediklerini yapamadığı, sakatlıklarının yaptırmadığı, teknik direktörlerin onu kendi sahasına hapsettiği için bu kadar agresif yeri geldiğinde bu kadar eleştiriye kapalı, bu kadar hazımsız. Futbolseverden önce Emre kendinden memnun değil ki. Emre kendini sevmiyor ki artık. Aynaya bakıp, "ben o Emre olamayacağım galiba" dediğinde de Fenerbahçe'nin teklifini kabul edip Avrupa defterini kapattı.
***
Emre, "Galatasaray'dan başka takımda oynamam, Fenerbahçe'ye gitmem" dedi mi? Başkalarına ne dedi bilmiyorum ama onunla 2006 Nisan'ında Kaşıbeyaz restoranda buluştuk ve Galatasaray Dergisi için bir röportaj yaptık. Bana söylediği aynen şuydu: Ben Galatasaraylıyım. Kariyerime yurt dışında devam ediyorum ve dönmek istediğimde o gün şartlar ne olursa olsun Galatasaray'a dönmek isterim. Galatasaray'ı çok seviyorum. Profesyonel hayat bu, Fenerbahçe formasını giymem demiyorum. Çünkü çok fazla olay yaşanıyor. Ben Galatasaray'dan ayrılmak istemiyordum, ama ayrıldım. Ne yapabilirim ki? O yüzden büyük konuşmamam gerekir". Evet büyük konuşmadı Emre; hatta ilk elden Galatasaraylıların okuyacağını bildiği bir yayına... Galatasaray ile de görüştü Fenerbahçe'ye gelmeden önce. Ne Newcastle'a ödenecek bonservis ne de yıllık ücret konusunda anlaşamadı. Galatasaray'ın da mevcut kadrosunda Emre gibi bir oyuncuya ihtiyacı yoktu zaten. Aurelio'nun Sevilla uçağına daha binmediği günlerdi. Neresinden bakarsanız bakın flaş transferdir isterse Newcastle üzerinden gelsin...
***
Sorun, Emre Barcelona'nın Luis Enrique'si olacak mı Fenerbahçe'de? Real Madrid'den Barça'ya giden ve Barça'lıların kucakladığı adam. Yoksa Ronaldo mı olacak? Barcelona'da oynayan ve Real Madrid'e transferinin ilk gününden itibaren tribünlerin içine sindiremediği, iki tarafın da sevmediği adam. Bunu zaman gösterecek. Bugünün futbol gerçeği Aurelio'nun yokluğunda bile Emre'nin ilk onbirdeki yerininin Fenerbahçe taraftarı arasında tartışma konusu olduğudur. Ben onu River Plate'den doğan ve Almanya-İspanya'da yapamayıp geri dönen ve San Lorenzo'ya imza atan D'Alessandro'ya benzetirim. Fizik, mevkii, kariyer gidişatı, agresif ve zor karakteriyle...
***
Türkiye-İsviçre maçını stadyumda milli takım kulübesinin iki sıra arkasında seyrettim. Bırakın maç sonrası olanları, bir gün önce uçağın kapısında başlayan "karşılama organizasyonu"dan bile hala utanırım bir futbolsever olarak. Kendini sevmeyen Emre, İsviçre'liyi tekmelerken aslında kendi geçmişini tekmeliyordu. O Türk Maradona'sı olabilseydi, o maç öyle biter miydi hiç? İşte o sahne Sezercik'in karakolluk olduğu sahneye tekabül eder!
***
7 yıldır Türk futbolundan uzak olan bir adam, nasıl olur da medyayla böyle kanlı bıçaklı olur! Hakan Şükür'ün, Sergen'in delik deşik edildiği bir ülkede Emre'yi kim ne kadar ne zaman eleştirdi ki? Kendine ait hiçbir futbol gerçeğiyle yüzleşmek istemeyen, zaten kendi vicdanında kendini delik deşik eden bu bebek yüzlü adam başkalarının eleştirisini de kaldırabilecek olgunlukta olmadı hiçbir zaman. Ve tabii medyanın çifte standartı. Bu ülkede takım yazarlığıyla hayatını kazananların mirasıdır: Galatasaraylı ise Kezman hakkında bir yazı yazmışsan kesin iftira atıyorsundur. Fenerbahçe'liysen Baros hakkında tek olumlu satır yazamazsın. Okuyanın, taraftarın da ne yazık ki dayattığı budur. Kimse kendini kandırmasın, gazete arşivleri internette mevcut. Emre'nin kariyeri süresince yazılanlar da ortada. Daha geçen sene "ondan lider olmaz" diyenler şimdi "liderlik ona yakışıyor" diyorsa; değişen Emre değil ta kendileri... Bu ülke insanı yurtdışında oynayan futbolcusunun haberini hala kulübünün haberlerinin sayfasında okur. Bakın bakalım Nihat, Necati, Aurelio haberleri nerede? Dün Emre'ye köşelerinde vuranlar bugün saçını okşuyorsa; düne kadar "dönse iyi olur" diyenler bugün" zaten hep sakat" diyorsa Emre'nin ne suçu var?
Tam bir yıl önce 12 Eylül'de, basın tribününe kol çıkartan Emre; "90'ların bebek yüzlü Sezercik'i" Şehremini'de ortaokul arkadaşlarının sırtında taşıdığı Emre değil artık... Sahada aldığı, yaptığı faulde de, atmaya çalıştığı pasta da, vurduğu şutta da; eleştirilere karşı verdiği jestlerde de, milli takımda kaptan rolüyle sahada ve dışarda girdiği diyaloglarda da (Gökdeniz, Arda) hep bir abartı, hep bir fazlalık var. Kişi kendi kendinin zımparasıdır. Artık burnunu mu sürter; yoksa ruhunu mu bilmem ama bildiğim; bu sezon imza törenine katıldığı tek futbolcu Emre olan Aziz Yıldırım ve Fatih Terim' in olmadığı bir Türk futbolunda, bu kalkanlarını da yitirdiği gün; sahada ve yolda verkaça gireceği insan sayısı; bugün oynadığı oyunun kuralları gereği sahaya çıkmak zorunda olanların sayısından az olacağı... O herkesin kendini beğenmiş sandığı adam; aynaya bakıp daha fazla kendinden nefret etme. Artık topuna ve sen sana iyi bak Emre!..

117 yorum:

cthulhu dedi ki...

ağzına sağlık bülent ağabey

Adsız dedi ki...

Abi bu tip uzun analizler içeren yazıların mest ediyor. Birincil ağızdan sağlam bir analiz olmuş. Oyunu kenardan seyrederken nasıl kolay asıp kesiyoruz, oysa biraz yakından bakınca her şey nasıl da farklı gözükebiliyor. Eline sağlık.

cnbce

dark knight dedi ki...

yine yine yine süper bi yazı aceto ne diyebilirim ki daha başka.. süper işte yeterli.. bende şunu eklemek isterim, her maç gol attığı sürece real de ronaldo için sorun yoktu. emre de devamlılıkla beraber faydalı olabildiği sürece tüm eksileri unutularak kucaklanacaktır. fenerbahçe taraftarı yapı olarakta müsaittir buna.. şimdi amacım fenerbahçe lileri kızdırmak ve tartışma başlatmak değil diyeceğim ne kadar inandırıcı olacak bilmem ama valla değil.. camianın verdiği izlenim. başkası da esas g.saraylılar öyle der. neyse bitmez bu sonlandırayım.. bir kez daha eline sağlık..

pi dedi ki...

Ben galatasaray'lıyım. Emre ye bir taraftar olarak kırgınım elbette (Emre'nin gözüne bu gece uyku girmez artık bunu öğrenince) ama yine de severim Emre'yi...

Yetenekli adam, hırslı adam... Hâlâ çok güzel işler yapabilir.

umut dedi ki...

uefa posterinden çıkardığımız f.akyel'in durumuna düşmemeliydi kesinlikle, hem de önünde böyle bir örnek varken.. yazık etti kendine.

Alavgan dedi ki...

Bu mükemmel yazının üstüne ancak bir tebrik gider. Tebrik ederim aceto, muhteşem bir yazı olmuş.

Emre dedi ki...

süper bi yazı olmuş öncelikle...

bu çocukla ilgili benim düşüncem futbolu sevmediği yönündedir...gençliğinden beri futbolu daha iyi bir yaşama ulaşma aracı olarak gördüğinü düşünüyorum emrenin...(ki normaldir yargılamıyorum)..istediğini elde ettikten sonra da bu yeteneğine rağmen hiç isyan etmedi sahada bu gidişe...ne interde,ne newcastleda..

buna rağmen inter döneminde, gerçekten oynamak istediği zaman,sanırım ispatlayacak bi şeyleri olduğunu düşündüğü zaman mükemmel oynadığı bi italya maçı aklımdadır mesela...

artık bi geri dönüş yapabileceğini sanmıyorum açıkcası,psikolojisini düzeltse bile (ki tanıdığımız emrenin o özeleştiriyi yapabilmesi imkansız gibi bi şey) fizik olarak o kondisyona,kıvraklığa ve hıza asla ulaşamaz gibi geliyor bana...

hy dedi ki...

Eline saglik usta..
Agir Fenerliyim böyle güzel yazı okumadım :D

Pilot Santrafor dedi ki...

Söyleyim en başta, Beşiktaşlıyım. Ve bu adamı seviyorum. Bizim istediğimiz kalıplarda olmasına gerek yok. Yurtdışında yabancı futbolcuların olaylarını okuduğumuzda deli adam, delikanlı adam diye sempatiyle yaklaşıyoruz. Ama kendi futbolcumuza ufak bi tahammülümüz yok. Son milli maçta, şişirilen Arda'dan daha iyiydi. Bu sene de Fenerbahçe'de çok daha iyi olacağına inanıyorum.

Adsız dedi ki...

Eh be kardeşim helal olsun,bu nasıl yazıdır ?!

serdar dedi ki...

sayen aceto
güzel bir yazı ellerinize sağlık ama bu kadar güzel ve uzun bir yazıya değecek bir adam değil ki €mr€ ,
iki satır bile çok böyle adama bana kalırsa , dünya üzerinde fenerden başka bu kadar para verecek başka bir kulüp yoktur sanırım , hatta arap kulüpleri bile vermezdi bu parayı €mr€ ye , fener ona güzel bir emeklilik ikramiyesi verdi

Serdil Şantürk dedi ki...

Bir solukta okudum. Emre'nin kariyeri boyunca onu doğru analiz eden böyle bir yazı yazılmış mıdır acaba? Bülent Abi, Emre'yi analiz edebildiğin kadar artık gazete yöneticileri de, tv yöneticileri de seni analiz edip görmeliler ve hakettiğin yerlere, daha fazla yığınlara ulaşmalısın. Bu yazılardan sadece blogunu bilen bizler değil, bu ülkede futbola gönül vermiş herkes istifade etmeli. Print edip babama okutuyorum. Yetmiyor bana kopyalayıp arkadaşlarıma mailliyorum.

Adsız dedi ki...

hayatımda gördüğüm en kötü emre yorumu...gerçekler'den uzak ve fener yalakalığı yapan ezikce bir yazı

Teyfik dedi ki...

Bülent abi, çok samimi söylüyorum hasta Fenerliyim. Galatasaraylı olmana her zaman gıcık oldum. Abi ben bu kadar güzel yazıyı 35 yıllık ömrümde bir Fenerli yazardan okumadım. (İslam Baba'yı ayırıyorum)
Eline sağlık. Sana bu akşam saygı duydum.

neverlander dedi ki...

kesinlikle tam bülent abiye yakışacak, okur okumaz "bu aceto'ya ait" diyebileceğim mükemmel bir yazı. eline sağlık abi.

ama ne olursa olsun şöyle bişey var ki :

@ umut said...
uefa posterinden çıkardığımız f.akyel'in durumuna düşmemeliydi kesinlikle, hem de önünde böyle bir örnek varken.. yazık etti kendine.

kelimesi kelimesine, katılmamak elde değil.

Adsız dedi ki...

usluydu akıllıydı terbiyeliydi.mercedesiyle yaşadığı talihsiz kazadan sonra bile suçlu olamayacağını herkes tahmin edebiliyordu.çizdiği imaj öyleydi çünkü.belki hep takımın en küçüğü olmanın verdiği eziklikle ya da ergenlik sonrası kişilik erozyonuna uğramasıyla o sempatik bebek yüzlü yetenekli çocuk gitti.

ben özellikle küçük yaşta ailesinden uzakta kalmasına da bağlıyorum biraz.çünkü bariz biçimde iyi aile çocuğuydu emre.sanki evinden uzak olmak onu daha da hırpaladı.üstüne üstlük felaket kötü takım tercihleri futbolunun da gerilemesine sebep oldu.

artık ne "wonderkid" ne de türk milli takımı "vazgeçilmez" oyuncu.alalade avrupa görmüş başarısız olmuş orta oyuncusu.yazık.belki 2002de yapmasaydı onları çok daha parlak bir hayat onu bekliyor olacaktı.ama artık ne aşağı mahallenin adamı ne de yukarı mahallenin."dayak yeme"ye mecbur...

Adsız dedi ki...

Baba ne içiyorsun, ne yiyiyorsun bunları yazarken allahaşkına.

kunefge dedi ki...

Ben hala umutluyum açıkçası, burada kendini bulacak. Fazla mı iyimserim acaba?

Bhut_Jolokia dedi ki...

emrenin kariyenin bir özetini ve bülent abinin eşsiz yorumları bir arada.yine süper bir yazı eline sağlık abi

Adsız dedi ki...

İntere gitmesi hataydı,yaşı küçüktü o zamanlar,Newcastle seçimi külliyen bitirdi,gençti kaldıramadı ... bunların hiçbiri anlam ifade etmiyor.Emre zamanında başarılı olunca gereken tebrikleri seyircilerden aldıysa şimdi yaptığı hatalar yüzünden çatır çatır eleştirilecek.Ortada kriminal bir durum yok ki zanlının psikolojik geçmişi incelensin.Adam olacaktı adam gibi davranacaktı.Emre geçmiş günlerin yüzü suyu hürmetine bugün milli takımda kaptan.o pazubandı haketmiyor emre.bugün piyasadaki tek destekçisi milli takım teknikdirektörü olmasa o formanın yüzünü zor görürdü.iyi günleri bunlar emrenin bide fatih hocasız zamanlarda görelim onu.

dark knight dedi ki...

bu arada şunu anlatmak istiyorum bilmeyenler için. radyospor da halil özer in programında arif erdem konuktu aylar önce.. iyi ki tesadüfen açıp dinlemişim gülmekten karnım ağrıdı. başını kaçırdım diye üzüldüm. arif erdem i pek sevmem ama anıları, anlatışı yarıyor insanı.. neyse.. uefa finalinden hemen önceki gece bizim tayfayı uyku tutmuyor gece 3 mü ne hepsi aynı odada toplanmış muhabbetteler.. tayfa dediğim arif, okan, ünsal vs.. o arada kapı çalıyor.. arif in sorusu "sen mi geldin lan köle!"
halil özer "köle kim"? arif "emree".. :) ama gelen terim'miş "açın lan kapıyı" demiş bunlar irkilmiş sonra girmiş tamam uyku tutmayabilir ama artık yatın demiş vs vs.
ya acaba ariflerin okanların kölesi olmak(!) karakter oluşumunda büyük yaralar açmamış mıdır? :)

Adsız dedi ki...

güneşin sarısıyla, okyonusların lacivertini birleştirip tedavi edeceğiz emreyi inşallah.artık ne rakibi ne kendisini tekmeleyecek inşallah. yazının bitiş cümlesi güzel olmuş.bülent abide duygulanmış bu yazıyı yazarken.
serkan

Mesut Ulukök dedi ki...

Beğenmediğim, hoşuma gitmeyen son yazın aklımda bile değil.. Çok çok beğenerek okuyorum, sana da sevgi, saygım sonsuz..

Yanlış anlama ancak; bu sefer olmamış sanki be abi?

trker dedi ki...

Sağlıklı yaşam için oynamıyoruz diyerek zaten zamanında futbol mentalitesini ortaya koymuş Emre. Bu sene de karşı yakaya gelerek hala aynı Emre olduğunu gösterdi. Bana sorarsanız geçen seneki şampiyonluk iki takım arasındaki kalite farkından değil , kazanma hırsına sahip oyuncu sayısının azlığından kaynaklanmaktadır. ASY de ki maçta açıkça görüldü ki Fenerbahçedeki hiçbir futbolcuda bir Tuncay ın ,Arda nın ya da Sabri nin kazanma hırsı yok. Öyle olunca kazanmak isteyen alıyor şampiyonluğu. Para için oynayan parası kadar oynar. Kazanma hırsı ile oynayan ise kazanmak için oynar. Bence Emre de "profesyonel" bir futbolcu olarak yuvasını buldu.

asid baz dedi ki...

Galatasaraylıyım. Emre'yi severim. (artık sanırım bilmiyorum)

İnter'e gittiği gün, sağlıklı yaşam için spor yapmıyoruz dediği gün nefret ettim kendisinden, gittiği kulübün inter olması daha da nefret ettirdi. sezon bitmeden inter'e imza atması tiksindirdi.

ara sıra adı galatasarayla anıldı, aman sakın gelmesin dedim, ama yine de içten içe sevdim, sadece nefret önüne geçiyordu sevginin.

benim bu çocuktan tek bir beklentim oldu galatasaraydan ayrıldıktan sonra, o da; gerçekten büyük topçu olması. Hagi kadar büyük topçu.

Belki o zaman nefretim biraz diner, belki bir gün tekrar galatasarayqa döner affettirir kendini dedim.

İnter'de sıradan bir topçuda farkı yoktu, gelecek vaadeden yıldız da değildi. Belki newcaste'da patlama yapar dedik, premiere lig onun ligi italya ligi zaten iyi değil dedik bekledik. yine olmadı. hep futbol dışı seylerle anıldı, futbolla ise sadece sakatlığıyla anıldı.

ama o aralar hep milli takıma geldi, sırf galatasaraylı emre olduğu için, sağlıklı spor yapmıyoruz diyerek ayrıldığı kulübünün adının başına kazandırdığı sıfatı için. zamanında hagi'ye ara pas attığı için. çoğu zaman da kollandı galatasaraylılar tarafından. çünkü bu çocuktaki yeteneği, geleceği onlar görmüştü, karşı kıyıda maça çıktığında kendisine katil diye bağrıldığında bu taraftar sahip çıkmıştı ona. bugün sayın mehmet demirkol bile o malum olayların olduğu zamanlardaki yazıları için keşke yazmasaydim, biraz ağırdılar diyorsa bunun sebebi emre'nin fenerbahçe'ye transferinden başka bir şey değildir.

Her neyse; baktık ki bu çocuk ingiltere'de de olmuyor, milli takımda ise biraz hırs ve isteğiyle idare ediyordu. Olmadığını anladık bu çocuğun, olmadı.

Son olarak geçen sezon sonu adı tekrar galatasarayla anıldı, işe o gün takıma gelmesinden korktum ben bu adamın. oysa nefret ettiğim bu adamdan beklediğim bir gün yıldız olup kariyerinin son demlerini yuvasında geçirmesi ve camiasına vefa borcunu ödemesiydi. olmazdı. çünkü bu çocuk olmamıştı. Dönüp baktığınızda profesyonel olarak sadece 98-2001 yıllarda umut vaadeden futbol oynayan ondan sonraki hiç bir sezonda ümit vermeyen, kendin geliştiremeyen ve günbegün eriyen bir emre vardı.

İstemiyordum gelmesini, çünkü bu adamın takıma katabileceği hiç bir şey yoktu. takıma katabileceği bir şeyin olmaması da sorun değil. galatasaray emre'yi alıp tekrardan parlata da bilirdi. ama ne yazık ki emre çoktan sönmüştü. o saatten sonra emre'nin galatasaray'a yarardan çok zarar getireceği çok açıktı.

Oysa emre'nin beklediği, sağlıklı yaşam için spor yapmıyorum diyerek ayrıldığı kulübünün kendisini almak için yırtınması ve çabalamasaydı. kulübüne 5 milyon euro kendisine de yıllık 3.5 milyon euro bilemedin 3 milyon euro vermesiydi.

Emre artık anlamıştı. Türkiye'den başka gidecek yeri yok. Türkiye'den başka tekrardan yükselişe geçebileceği, en azındna ekmek! yiyebileceği başka bir yer yok.

Ekmeği! en çok veren ve kendisini en çok isteyen yere gitti o da. 2001'de galatasaray'dan ayrılırken de profesyoneldi, 2008'de fenerbahçe'ye imza atarken de! Ama topçu olamadıktan sonra profesyonel olman da pek kar etmiyor.

Şimdi demin de dediğim gibi, bu adamın sezon başı galatasaray'a gelmesini istemiyordum, sebebi ise çok açık, nolursa olsun ayrılık sebebini tasvip etmemiştim. yine de dedim ya nefret de etsem içinden yine de sevdim. Ayrılış sebebini tasvip etmesem de yine de 1996-2001 yıllarından yansıyan duygusallığım emre'yi kabul etmeye yeterdi. değişik bir ikilem yani. Ama bu takım geçen sezon bir Mehmet Topal'ı kazandıysa, Emre'nin gelmesi Galatasaray'a yarar getirmezdi. En asıl bu sebepten rahatsız oldum emre'nin adını duymaktan.

Şimdi fenerbahce'ye gitti diye hiç üzülmedim diyemem. üzüldüm. çok da üzüldüm hatta. fenerbahce.org galatasaray adını kullanmadan duyuracağını çok net bildiğim içindi belki de bu üzüntü.

Kısacası Emre hemen hemen kısacık olan kariyerine yeniden bir başlangıç için attığı adımı çok yanlış seçti.

Çünkü karşı kıyının onu kabüllenmesi zor olacaktı öncelikle. Ama kimse kimseyi kandırmasın. Adam başarılı olduktan sonra, taraftarı memnun ettikten sonra değil karşı kıydan düşmanından bile gelse taraftar tutar o adamı. Misal servet çetin.
Yani emre eğer başarılı olursa fenerbahce tarafından rahatca benimsenebilir. Ama tam tersi durumda ise adı bu sefer türk futbol tarihinden tamamen silinir. Zamanında sağlıklı yaşam için spor yapmıyor derken yanında olan fatih akyel abisi gibi olur.

Son olarak, yine son maçlarda görüldüğü gibi emre de en ufak bir değişim yok. Hatta sinir ve stresin daha da kötüleştirdiği bir emre var. son demlerini yaşayan bi emre. 5 sene sonra hiç bir camia tarafından benimsenmeyecek ve ileride hiçbir camialı olamayacak emre.

Evet emre sağlıklı yaşam için spor yapmadı, ve evet emre bu sefer yaşamını rahat götürecek 2 sülalseine yetecek kadar bir sözleşme yaptı. Hayırlı olsun kendisine. fenerbahçe de ne kadar tutunur her sezon ne kadar parasını alırsa o kadar kardır onun için.

Zamamın da Hagi'nin öğrencisi olmuş olabilirsin ama hiç bir zaman 30'dan sonraki Hagi olamayacaksın.

Çünkü sende o karakter de yeneke de yok. vesselam...

Adsız dedi ki...

Eline sağlık baba. Akşam 2 dublenin yanına en kral meze oldu bu yazı.

handan dedi ki...

''Baba ne içiyorsun, ne yiyiyorsun bunları yazarken allahaşkına.''

bu yorum artık aceto'nun ruhlara karışan bir adam olduğu düşüncesinin filizlendiğinin göstergesidir. insanlar gerçek mi değil mi diye düşünmeye başladılar aceto için.

ne diyeyim ben, futboldan zerre anlamam ama bu analizi okuyunca anlıyorum kardeşim. budur.

Adsız dedi ki...

Türk spor medyası sana kurban olsun. Sen, Sergen, Rıdvan. Şu ülkede futbolu yorumlayabilen adam sayısı 3. Yazı ile üç sayı ile 3.

erol dedi ki...

emreye güveniyorum fenerbahçede iyi iş yapacak. yeterki kafası rahat olsun. o bu lige 1-2 gömlek üstün bence.

Adsız dedi ki...

Emre Inter'e gidis tarziyla nasil biri oldugunu gostermiştir, o tarz gidişten ve taa milano'dan yaptığı eski baskani hakkında alaycı konuşmalarından sonra nerde oynarsa oynasin GS'dan uzak dursun tarzı bir adamdır benim için. Fener'e gitmasine ayrica sevindim, GS'a donus kapilarini tam anlamiyla kapattigi icin.

Emre'yi GS forması altında ASY'de Yeni acikta Lincoln Lincoln diye bağıranlar dışında kimse görmek istemezdi. Adnan Polat saçmaladı bu meselede tipki E.Gürsoy gibi, verilmiş sadakamız varmış.

Adsız dedi ki...

O yolunu kendi seçti...

Galatasaraylı kalabilmeyi haketmedi...

Herşeyden önce önlerine gelen herkese kucak açabilen large fenerbahçeliler olduktan sonra böyle çok hikaye dinleriz...

fatih akyel emre belözoğlu...vs vs

tofi dedi ki...

eline saglik guzel olmus, MTK macnda oyuna girdi ve seyirci yürekten sahiplendi bunu alkışlarla hissedebildim, sanırım dedigin dogru sakatlanmasi kronik oldu ben yine son macta bile sorumluluk alan iki adamdan biri olarak goruyorum emra
eyi, ardayla beraber, saygılar.

AsA dedi ki...

Besiktas'liyim emreyide sevmem ne gs'li nede fb'de oynamasi olsun.. sevmiyorum bu cocugu.. ama bulent abi oyle bi yazmissinki oturup cocugun hayati icin kader'den bi 70'lik icecek hale geldim.. Buyuk adamsin abi.. internet'i bana tekrardan sevdirdin.. Eger bigun denk gelir turkiyeye donusum sirasinda sana mutlaka helalinden guzel bir Besiktas Formasi hediye etmek isterim..

barbaros dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
maslak07 dedi ki...

yazıyı okurken gözlerim doldu. emrenin ilk çıktığı günler lise sıralarında cirit atıyorduk. fenerlilere nispet yapıyorduk. hagi mirasını bırakıp gidiyor diyorduk. futboldan bi bok anladığımız için değil. ateşli bir topçu olduğundan, biz yaşlarda bir adamdan neler izliyorduk. izlerken gözlerimiz doluyordu. şu yazıyı okurken gözlerim doldu. o günler aklıma geldi. türk dutbolu adına yazılan en dramatik yazırdır kanatimce. fenere transferinden önce öğretmen arkadaşlarla konuşurken alıyoruz emreyi yeniden hagimiz geri geliyor diyordum. aklıma lise günlerim geliryordu. gelseydi keşke galatasaraya oynasaydı yeniden. ama göz bu işte doluyor. fenere gitti. üzüldüm, sindiremedim, zoruma gitti. emre fenere imza atarken aklında hep ali sami yen e çıkacağı gün geçiyordur eminim. neyse hayat bu adama ihaneti en fazla olan şey. bizede yamuk yaptı hayat 10 numara emre giyseydi keşke parçalı formada. lincoln düşünmek zorunda kalmasaydık. hey gidi leeds maçı hey. gözlerim doldu yeminlen.

bize bu güzel yazıyı sunduğunuz için teşekkür ederiz.

EDDIE dedi ki...

Yazı şahane olmuş, tebrikler.

Ancak Emre'den bu saatten sonra ne Fenerbahçe, ne de Milli Takım yararlanabilir, çıkar topunu oynar ancak kendine kadar, ara sırada pentaltıdan gollerle hatırlatır kendini.

ki şu aralar teriminde suyu ısındı, olursa ki giderse terim, gelecek başka t.diretörün emreyi takıma alacağınıda sanmıyorum, terimden başkası uğraşmaz bu adamla bu saatten sonra.

Adsız dedi ki...

Yazi herzamanki gibi guzel. 18 yasindaki Emre icin yazilsaydi keske. 28 yasindaki hali bu guzel yaziyi ve icten analizi haketmiyor, sahsi gorusum...

mishi dedi ki...

eline sağlık aceto,

emre'nin kişiliğinden de futbolundan da pek hazzetmem. Umarım her ikisini de iyi yönde değiştirir.

ama bir not eklemek isterim: emre'nin kendi mezun olduğu şehremini lisesinde yıllardır bütün masraflarını üstlendiği çocuklar olduğunu, bunun da duyulmasını pek istemediğini biliyorum. Güzel ve sorumlu bir davranış doğrusu.

Hani diyorum ki,gerçekten malzeme var. Biraz sakin olsa yetecek sanırım.

monochrome dedi ki...

harika bir yazı olmuş gerçekten de, ellerinize sağlık. oysa ki bende emre'ye karşı çok daha büyük bir öfke ve antipati var. (kaldı ki fenere gitmesine zerre kızmamış, laf etmemiş bir insanım 3,5 mio'ya tabiki fenere gidecekti) ben denesem mesela çok daha ağırı çıkardı. ki görüşlerim hıncal uluç'la tamamen aynı. hatta daha da fazlası. hıncalın yaptığı o rivayetteki gibi can yücelin mahkemedeki tavrının tezahürüdür. ama okurken yeni bir bakış açısı da kazandırdı bana bu yazı. biraz daha şefkatli, anlayan. yorumlara bile hiç bakmadan kafamdakini hemen aktarayım dedim. saygılar hocam:)

Adsız dedi ki...

ya birakin isinizi gücünüzü okulunuzu o kadar zorlaniosaniz emrenin gsyi birakirkenki lafini anlmakta. (heee bunu yapacaklar da vardir elbet maalesef) ama adamin profilini düsünün bi. adamin adinin altinda meslek maddesinin yaninda futbolcu yazio.. budur yaptigi tek is. gsliyim emreyi de severdim ve ona dair umutlarimiz yillar icinde erise de simdi fenerli de olsa bu kadar mi zor olabilir bi insani anlamaya calismak..

basarili olsun olmasin umrumda diil, ama ne gsden gidisini ne fenere gelisini mesele yapmam.. bi zamanlar umut ettigimiz topu oynasin (bu isterse kadiköyde olsun) dünya güzeli olmus eski sevgiliye bakar gibi bakarim .. disina takincain yüz ne olur bilinmez ama kendine de bi mutluluk haz gurur birakan bi icsel mutluluk barindiran hisler olur..

zamaninda gslilerin ettigi lafti.. bizi asagi cekmeye calisiyorlar gibi bisi rekabet icin.. top oynansin gözümün önünde cereyan eden top kalitelessin benim olmasa da izlerken zevk alirim o toptan.. cimbombom bunu görerek üstesinden gelemiosa bu apayri bi konu olur..

arda gibi gözümüzün önünde tatli tatli simaran sempatik cocuk mu olmak iyimis (sergenlesecek mi o da sonra görecegiz) yoksa emre gibi risk alip deneyip de yanilmak mi dogru onu da zaman gösterecek.. baska baska örnekler de eklensin istatistiksel bi deger tasisin bi örnek isimler

aşkın dedi ki...

Şahsi ve güzel bir yazı olmuş.
Zira Avrupa'dan Futbol görmüş, Hagi'ye rastlamış bizim kuşak çok da yurtiçi yıldızı aramadı, çünkü biz ümidi çoktan kesmiştik.
Fener'e gitmesi koydu, koymadı diyen yalan söyler.Ortada yaşanmış bir geçmiş var.
Ama yazıyı okurken yazıdaki duyguları hissedemedim.Üç birbirine benzeyen takıma, İnter - Castle - Fener'e gitmesi tesadüf değil.O ve menajeri için para hep ön plandaydı, bu yüzden onun için içlenemiyorum.
İçlenecek olsam kendi kuşağımın haline içlenirim, milyon euroları sakat haliyle kazananlara değil.
Daha fazla yazarsam bu kez sizin kuşağa da giydirmeye başlayacağım, burada kesiyorum..

Adsız dedi ki...

@aşkın

http://www.tribundergi.com/forum/viewtopic.php?f=1&t=34849&st=0&sk=t&sd=a&start=60 (tarihlere dikiz)

GS'liların cogu rahat, koyan birşey de yok. Emre'nin Fener'e gidişi bana koydu diyende gariplik var asıl.

maniaq dedi ki...

sakatliklarla dolu bi futbol hayati.
gözle görülür elle tutulur bi başarısı yok UEFA dan başka...

saglik için spor yapan birisinin spor yaparken durmadan sakatlanmasi da ayrı bi ironi ya neyse

aceto dedi ki...

02:30 -02:45 arası gelen 4 ya da 5 yorum yanlıslıkla iceriklerinden gayrı yayınla tusu yerine sil tusuna basmak süretiyle tarafımdan imha edilmiştir. özür dilerim.

@Nazmi Hasdemir
Fikirlerine saygı duyuyorum ancak kişiye hakaret içeren sıfatlar yüzünden yorumunu yayınlayamadım.

Oylum dedi ki...

Muazzam bi' yazı olmuş. Tespitler ve benzetmeler çok hoşuma gitti. Genel anlamda da yazı dilin çok hoş. Gece kahvemi içerken senin sayfanı okumak ayrı bi' zevk artık. Teşekkürler.

aşkın dedi ki...

Anonimciğim istersen Hakan Şükür'ü de gönderelim Fener'e o da koymaz.
Ne de olsa o da demişti ya İtalya'da iken:
''Burada ayın birinde hesabımıza paralar yatırılıyor''
Müzmin sakat ve gözden düşmüş adamın gidişine ''koymadı ki'' demek de normal veya marifet değildir.

azadbeg dedi ki...

yanlış hatırlamıyorsam bjk ile oynanıyordu maç.emre yedekten girdi oyuna ilk görüşümdü.ele avuca sığmıyordu ve golünü de attı sanırım.belki de ilk maçıydı gs formasıyla.daha çocuktu o zamanlar.. sonra büyüdü ama SORUNLARIYLA...
---------------------
teşekkürler aceto...

Adsız dedi ki...

yazi güzel ama emre milli takim icin yetersiz. yaraticiligi yetmiyor takima, kesinlikle yildiray takima dönmeli

bu arada insanlar inter e önceden sözlesme yapti diye neden kiziyor anlamiyorum. ibrahim kas ta bu sene bedavaya gitti, hic kizmiyorum cocuga, suc onda degil yönetimde cünkü. emre de öyle olmustur. siz emre olsaniz sizde giderdiniz ama klavye basinda sallamasi kolay tabi

Mad dedi ki...

öncelikle harikulade yazı ve edebiyat için teşekkür ederiz. Çünkü Emre şahsiyetini daha başka bir şekilde anlatılacağını düşünmüyorum.

Emre'ye gelicek olursak, bunu okuyan binlerce kişinin de hatta aceto abimizin de bu yazılar dışında bir çok bilmediği olaylar vardır çoçuk yaşta Galatasaray'dan bir şekilde ayrılıp şu dadikaya kadar. Ama şöyle bi durum var ki yaptığı seçimlerin yanlış olduğunu ne zaman anladığını ve olayları tecrübeye tabi tutamadığını anlamadığıdır Emre'nin. 11 yaşındaki birinin İnter'e gitmek için Galatasaray'dan ayrılacağı ana kadar geçirdiği vakitte o yaşta kim olursa olsun Galatasaray'a bağlayacağı gönül her zaman üst düzeyde olur diye düşünüyorum. Neden mi? Galatasaray o yaşta onun ikinci ailesi olmuştur. Galatasaray o yaşta ona kimsenin veremeyeceği şeyler vermiştir. Galatasaray sayesinde o yaşta kimsenin sahip olamadığı şeylere sahip olmuştur. O yaştaki bir çocuğun içinde de böyle bi durum karşısında Galatasaray aşkı olmaz demek abesle iştigal olur. Yıllar geçse de, İnter'den Newcastle'a gitse de, trafik kazasına bi şekilde sebebiyet verip insanın ölümüne sebep verse de büyük Galatasaray taraftarı onun hep arkasında olmuştur. Galatasaray'lı Emre olarak addetmiştir. Emre isminin önüne o büyük ismi eklemiş. Taa ki Galatasaray camiası için o son hatayı yapana kadar. Fenerbahçe'ye imza atması olayı bitirmiştir. Şimdi hiç ekmek parasından, profesyonellikten bahsetmenin luzümü yok. Emre kişisi İnter'den de Newcastle'dan da gayet güzel paralar kazanmıştır. Diğer mevzu ise bazı şeyler "profesyonel"liğin üstünde olmalıdır arkadaş. Emre zamanında yaptığı hataların cezasını şimdi çekiyor ve çekmeye de devam edecek. Kendisi de Galatasaray taraftarının gözünde hiç bir değeri olmayan biri haline geldiği çok iyi biliyor. Bazı şeyleri düzeltmek için artık çok geç diyorum onun için. Kendi kendini bitirdi seçimleriyle. Ola ki bir gün Fenerbahçe'den ayrılırsa Galatasaray'a dönme gibi bi düşüncesi olmasın aklında.

vesselam;

"bence, Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Galatasaray işte bunun için tercih edilir ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım."

Sen "Metin" olamadın Emre!

birant dedi ki...

Çocuklar büyüdükçe sorunları da büyüyor sanırım.

Karamurat dedi ki...

Ah ulan ah!!! Inter ve Newcastle yedi bitirdi seni.
Walla içim acıdı yazıyı okurken.

Hiç değinilmemiş ama Emre Galatasaray'dan ayrılırken yönetimin onunla dalga geçtiğini okuduk defalarca. Galatasarlı olarak kızmaya dhakkımız yok belki de.

Ha bu arada Emre'ye karaktersiz demek de kimsenin haddi değil. Oyununu beğenmezsiniz, agresif bulursunuz ama karaktersiz diyemezsiniz.

extensor dedi ki...

Aceto üstat'tan bugünün anısına birde Metin Oktay yazısı beklerdim. Hatta bir Emre, Metin Oktay kıyaslama yazısıda olsa olurdu.

Sahi Emre nin Metin Oktay olması çok mu zordu? Demekki Metin Oktay olabilmek kimsenin umurunda değil. Yada o fırsatın kimse farkında değil.
Hal böyle olunca kişilikleri oyuncuları Metin Oktay yapıyor veya yapmıyor. Emre'yi yapmadı.

Taci YALÇIN dedi ki...

Abi 10500 sayfalık bir kitap yaz da böyle bitmeyecekmiş psikolojisiyle okuyalım rahat rahat. Kan kusuyorum valla okurken, yazı ha bitti ha bitecek diye.

Adsız dedi ki...

Tumer'den cok faydalandi ya Fenerbahce, simdi de muzmin sakatliklari,istikrarsizliklari ve abartilmis yetenekleri ile Tumer'in benzeri Emre'yi aldilar:) Paralari cok demek ne diyelim.Dagitsinlar iste.

Emre'ye de GS li olarak kizginligim yok,normalde alabilecegi maksimum paranin 2 kati para veren takima tabi ki gidecek:)

karakalem dedi ki...

Bülent abi yazı gayet güzel kalemine sağlık. Tuhaf olan gerçek hayatı yaşarken bizler futbolcuları sanırım kitaplardaki karakterlere benzetip istediğimiz yönde değiştirebileceğimizi zannediyoruz. O insanlarında bir yaşamı ailesi hisleri var. Bahsedilen olayları yaşarken hangimiz yanındaydık. Yada hangi futbolcuyla aynı odayı aynı olayları yaşadıkda hayata bakışlarını dahi sorgulama hakkını buluyoruz. bu hakka insanların yalnızca ana babaları sahip ki onlar dahi bu denli yüklenmez. Hülasa futbolu hakkında konuşmak düşr bize gerisi zulümdür herkes için. Ve unutmayalım "ŞÖHRET AFETTİR!"

yorgunforvet dedi ki...

bir kez bir kez daha ellerine emeğine teşekkürler aceto...

Adsız dedi ki...

Emre o kadar delikanlı ve profesyonelse şimdide demesini bekliyoruz "ben Galatasaraylıyım ama profesyonelim giydiğim formanın hakkını vermeye çalışırım" diye.

aksilaz dedi ki...

ben hangi futbolcu olursa olsun.bir klpte sevilip saygı görup ve en öenmlisi taraftarı arkasına almıssa o klupt kovulana kadar durması lazım.elbette daha fazla teklıfler olur ancak.uzun vadede kazanacagı paranın degişmeyecegine inanıyorum.bir başka ornekte aurelio dur.betise gidipte ne oldu 3 mçaın 1 inin alınca basarı sayan bir klüp sonucta.teklif edilen para kazandıgın 2 katı gibi ucuk bir ücret verilmedigi takdirde klüp degiştirmek mantıksızlıktır.

Bir galatasaraylıyım eger fatih ve emre kalmıs olsaydı suan ne durumda olacaklarını bilmek güç ancak suanki koşullardan daha rahat olacaklarına eminim.biri 2. ligde digeri ise spekülasyon aleti haline geldi.

Cafercan dedi ki...

Biz genç yaşta yıldızı parlamış isimlerden hep Maradona, Hagi olmasını bekliyoruz, haklıyız da, özlüyoruz o adamları.
Ama Türkiye gerçeklerini de düşününce, futbolcular öyle olmayı düşünmüyor ki.
Başka hiçbir meslekte elde edemeyeceği parayı bir yılda kazanıyor Emre. Derdi de bu, Para!
Alıyor ve kendini tatmin ediyor, kendini zorlayıp daha da iyi olsa, bundan biraz daha fazla kazanırdı.Ama yetiyor.
Şimdi kimse çıkıp, Emre kendini fb de bulacak, verdiğimiz paranın karşılığını verecek falan diye düşünmesin. Emreyi emre yapan takımın adı bile resmi sitesinde geçmeyen bir futbolcu. Fb ye de kendini yeniden ispat etmek için gelmedi. Birkaç yıl topunu oynar iyi kötü, futbolu bıraktığında da yüzüne bakan çok fazla kişi olacağını sanmam.
Belki de doğrusunu yaptı, çok daha az paralar kazanıp, ama Gs efsanesi olmaktansa, paraya hükmedip, hiçbir yere ait olmamayı seçti. Keyfi bilir. Benim ömrüm boyunca kazanamayacağım parayı, bir yılda alıyor. Onun için üzülecek değilim.

kimkimedumduma dedi ki...

basarili bir analiz, fakat tum bu yanlis secimlerin baskahramani bonservisi elinde olmaya yakin her oyuncuyu ikna eden ve Avrupa'da herhangi bir takima pazarlayan menejerinden ve onun bu menejeri secmesinde ki buruk abisinden bahsedilmemesi eksik kanaatimce

Adsız dedi ki...

10 puanlık bir yazı daha..

Erdem dedi ki...

Güne güzel bir yazı okumayla başlamak gibisi yok sabah keyfi dedikleri bu olsa gerek.

Türk futbolunun müzmin sorunlarından biri bu galiba aşırı değer vermemiz ve aşırı bir şekilde birşeyler beklememiz.

major dedi ki...

eger emre fenerbahceye değilde galatasaraya gelseydi bu sezon transfer döneminde, yazılara yine aynaya bakıpda kendinden nefret eden adam olarak mı konuk olacaktı?

erdaldo dedi ki...

Yazıda da geçtiği gibi Emre'nin tarafından durum açık.Kimse onun bu haline yıllık 3.5 milyon euro gibi bir para vermezdi.Benim anlamadığım ise Fenerbahçe'nin yani Aziz Yıldırım'ın neden Emre riskini aldığı.Gayet yüklü bir ücretle(bonservis+oyuncunun yıllık ücreti)ve taraftarının "katil" diye bağırdığı bir oyuncuyu neden getirdi?Sakatlık potansiyelini de herkes biliyor.Aziz Yıldırım neden böyle bir risk aldı?Çok daha makul ücretlerle neden Selçuk İnan'ı alıp taraftarını da hiç huzursuz etmemeyi denemedi?İlginç işler..Amaç gerçekten sadece Emre'nin futbol performansı mıydı Selçuk İnan'dan vazgeçerken?

Tolga dedi ki...

Emre daha Galatasary'da oynarken hatta yanlış hatırlamıyorsam son sezonunda, Murat Kosovayla bir röpörtajını hatırlıyorum, Murat Kosova Emreye ilk başta uzun uzun kariyeriyle ve futbol yapısıyla ilgili soru sormaya çalışırken ya Emre kısacası ilerde bir Hagi mi yoksa Davids mi olmak istiyorsun diye sordu Emrenin cevabı aynen şöyleydi "Tabii ki Davids" ben çok şaşırmıştım, ama adam bunu istiyormuş, bir Hagi olamyacağını biliyormuş demek ki.

Saygılar.

Grace dedi ki...

emre iyi bir futbolcu - söylemeye gerek yok zaten - ama asla büyük bir futbolcu olmadı. olamazda.

belçika maçında faul sonrası yerde kaldı. hakeme tam kart göster diye el hareketi yapacakken hakemin kartla geldiğini gördü ve hemen elini kasığına attı. sadece bile emre'nin neden büyük futbolcu olamayacağına örnek.

emre 8 yıldır galatasaray'da oynadığı futbolun ekmeğini yedi ama kendiside gördü artık bittiğini.fenerbahçe'den aldığı parada iyi bir emeklilik ikramiyesi olur. zira bu durumda avrupa'da bu paranın 4'de 1'ni bile alamazdı.

Adsız dedi ki...

"80'lerin çocukları Maradona'yı seyretmiş" demişsin ama pek seyretttiler sayılmaz. en azından iyi dönemlerini seyretmediler. şahsen 80 li biri olarak -80'lerin çocukları kapsamına sınırdan giriyorum- maradonayı pek izledim diyemem. bir hugo sanchez, bir van basten olsa anlarım. ama onların oyunuyla emrenin alakası yok, maradona kadar da star ve etkili bi benzetme olmaz.

Samet dedi ki...

eline sağlık bülent ağabey herzmanki gibi mükemmel bir yazı.
saygılar..

Umur dedi ki...

Müthiş bir yazı.. Muhteşem..
kelimeler kifayetsiz kalır
Eline ve Ağzına sağlık Bülent abi..
Eli öpülecek adamsın..

ilkan10 dedi ki...

cok gec okudugum icin post'u 67 tane yorum var... buyuk ihtimal bahsi gecmistir ama emre'nin avrupa macerasinda irkcilik suclamalarininda onemli bir yeri oldugunu dusunuyorum. en iyi arkadasi martins'mis... bu emre gibi agresif bir kisinin irkci bir soz soylemeyecegi anlamina gelmiyor... ates yanmayan yerden duman cikmaz...

mecnun dedi ki...

Ekşi sözlük vasıtasıyla tesadüf ettim yazınıza, normalde futboldan hiç anlamam, ilgilenmem de.
Ama inanın, büyük bir keyifle okudum yazınızı. Hem eğlendim, hem üzüldüm. Gözlem gücünüzün karşısında saygıyla eğiliyorum.

Saygılar.

chnnt dedi ki...

bir yazı bir makaleden önce sezercik ile emre arasındaki benzerlikleri saptaman çok dahiyane bir edebi metin yapmış bu yazıyı. çok hoş.

ayrıca ben emre olsam oturur ağlarım, sorgularım kendimi...

caven dedi ki...

türkiye de bir kişinin kariyeri kötü gitti mi medyayı suclamak artık klişe oldu.Emre nin karakteri bu belkide.Karakter sadece olaylara göre gelişmez bazıları doğuştan gelir.kimse onu türkiye de başka takımda oynamam de diye zorladıgını sanmıyorum.hakan şükür hakkında da neler yazıldı ama hiç basın tribünü ne hareket cektigini görmedik.

conqueror dedi ki...

Eski Fenerbahçeli (!) (Trabzonsporlu mu deseydim) Ogün ün bir açıklaması.

" Büyük bir camiyı bırakıp, başka bir büyük camiaya gittiğinizde, herşey bitip, futbolu bıraktığınızda "Camia"sız kalıyorsunuz."

Bunu vecize olarak ezberlemesi lazım her genç futbolcu adayının.
(Tanju,Abdullah Ercan,Ogün,Ceyhun Eriş,Sergen,F.Akyel,Okan,Saffet) yukardaki isimler nereli,hangi takımlı olarak hatırlanıyorsa Emre de öyle hatırlanacak.

Adsız dedi ki...

yazı yine spor medyasında bulamayacağımız türden. büyük ihtimalle medyada bu tarz yazı yazılmasına izin vermiyorlardır.

yalnız ben bu yazıyı okuyup da emre'ye sempati duymaya başlayanları veya üzülenleri anlamıyorum. emre değil türkiye'de, dünyada sayılı insana nasip olan bir kısmete ve yeteneğe sahip. hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. kaçımızda böyle bir yetenek var. kaçımız ülkenin önde gelen kulüplerinden/firmalarından birinde genç yaşında oynama/çalışma fırsatı buldu. üstüne üstlük işinin duayenlerinin biri tarafından yetiştirildi.

dünya görüşüm nedeniyle düşüncem şudur: hayat sana bu şansları imkanları sunuyorsa en iyi şekilde kullanacaksın. kaderimiz illa ki çiziliama öyle oldu böyle oldu diyerek karakterini bozup yoluna devam etmeyeceksin. bugün emre'nin kariyer yolunda dış faktörler ne kadar etkili olmuşsa olsun, sonuçta bunda hiçbirimizin suçu yok.

futbolcuların biz takım taraftarlarından önce profesyonelleştiği bir devirdeyiz. artık eskkisi gibi masalsı destanlar kalmadı. bugün cl kupası kazanılsa manu'yu eleyerek ilk kez cl'ye katılma anında yaşadığım tadı yaşayamam. emre de ismiyle cismiyle sistemin çarklılarından biridir. yeni isyanımız arda turan olacaktır. emre'yle çok yakın olmalarından dolayı süphelerim var ama futbolu seviyoruz, umutlar hayatımıza hayat katıyor.

bugün 3,5 milyon euro'ya emre ismini ve cismini fb'ye emanet etmiştir. emrebelozoglu5.com'a bakın. ne gs formalı bir resim, ne gs'deyken oyunu içeren bir video, ne de kariyer bölümünde uefa kupası aldığı yazmaktadır. çünkü fb yönetimi elindedir burası. ters örnek için roberto carlos'un sitesine bakın. real madridli resimler şunlar bunlar... büyük futbolcu olma arasındaki fark işte..

not olarak gs'litim ve emre'nin fb'ye gitmesini hiç yadırgamadım. gitmeden önce adnan polat'la konuştuğunu da adım gibi biliyorum. ama artık aceto'nun yazısındaki analiz var her şeyi gayet güzel açıklayan. emre gs'yi yıllar önce satmıştı. inter'e gittiği için değil. o seneki şampiyonluk yolundaki son haftalardaki tavrı için.

levent

Adsız dedi ki...

"bana dedikleri parayı versinler ben de kalayım"

basın toplantısında bunu da söylemişti emre "sağlık için spor yapmıyoruz"un dışında faruk süren'in "ona şunu bunu önerdik istemedi" beyanına atfen

sabah kalktım kıl tüy işlerden sonra aceto'ya bakınayım dedim, hafta sonlar pek postu olmadığı için ehven-i şer bir bakış

normalde başlık, foto, bold ilgimi çekerse daha bir ilgili alakalı okuyorum göz gezdirmenin dışında

konu emre olunca üşenmedim hem her satırı hem her yorumu yanda açtığım boş bir word dosyasına notlar da alarak okudum

emre'nin makus talinini anlatırken aceto içimden bir asy'de emre karşılaması acabası geçti önce, diyeceğimi etraflıca demeden o "acaba"mı paylaşayım

asy'ye fener forması ile çıkıyor emre, başına gelecekleri kabullenmiş, kendi ön hazırlığını kendince yapmış bir şekilde

asy ise onu bağrına basıyor, bu çocuk diyorlar belki bizlere aklımızın çıktığı denli nice mutluluklar yaşattı

sattı gitti ama hayat bize onun yaptığını her an yapmıyor mu sanki

vefa bir semt adı değildir diye işlerine geldiğinde terennüm ettiklerini belli ki şimdi içlerinden gelerek ifade ediyorlar

asy'de bu "acaba" elbette yaşanmayacak, o "hain"e yapılması gereken en "hiddetli" şekilde yapılacak

maç bitecek nasıl koduk denecek, kafasını kaldıramadı gördün mü ya da abi taç çizgisine topu almaya gelmişti ya, hani kafasının tam yanında bir cisim geçti, işte ben salladım onu ama isabet ettiremedim "o.ç"na diyecek hem gurur hem sinir ile hayıflanılacak

bir gün olsun taraftar değil de insan olmak treni gene; de hadi git diye kışkışlanacak

AnAvArzA

kukajvolks dedi ki...

aceto abi bu bloğu geçen senede görmüştüm ama hepsi aynı diye unutup gitmiştim bu yaz başında yine karşıma çıktı sayfa(allah tarafından) ilk zamanlar neydi bu site aceto mu acito mu google da arayıp duruyodum sonraları adresi ezberledim sonra sık kullanılanlar ekledim sonra da araç çubuğuna yakında da başlangıç sayfası olcak gibi(böyle yazılar devam ederse :@ ) kızıyorum çünkü bir insanın açacağı ilk sayfa futbol olamaz ama sen yapmışsın be abi.
Bunun gibi yazıları okuyunca ekşide ki orgazmdan zevkli anlar aklıma geliyo.Yapma abi bu kadar yazma. yakında kimse spor gazetesi falan okumuycak. Demek istediğim şu ki bütün spor yazarlarının günlük yazılarını toplasan seninkinin yanına bile yaklaşamazlar.Hatta ve hatta bütün gazeteler kalksın sadece seni okuyalım diyorum.Bu bloğundaki 3. yorumum demekki sana yazmak için çok dolmuşum.Aklına sağlık ne diyelim ki başka...

Berber Kenan dedi ki...

Bir derleme, toparlama yazısı olarak gayet güzel bir yazı olmuş. Haddim değil belki ama eğer bir nevi "Emre'yi haklı gösterme" çabası varsa bence size yakışmaz ( sanmıyorum gerçi ).

Çünkü insan karakteri zannedildiği kadar kolay değişmiyor. Bu biraz kötü çocukluk yüzünden seri katil olan tipler olayına dönmüş maalesef. Emreye empati kurmak için çok çabaladım ama kişisel olarak hiç başarılı olamadım. Hagi'de çok sempatik biri değil idi; hakem ile oynardı v.b. ama hiçbir zaman Emre kadar nefret edilmedi. Çünkü agresif biri olmasına rağmen sahada gösterdiği performans ile herşeyi affettiriyordu. Rakiplerine bile... Emre benim gözümde şovmenden başka birşey değil artık. Fatih Terim ile de bu nedenle çok iyi anlaşıyorlar. Allah mesud etsin ikisini de. Ancak olan bizim Milli Takım'a oluyor o da ayrı mevzuu.

Adsız dedi ki...

abi bu neydi ya?emreden nefret eden bir fenerliydim ama bu yazıdan sonra kendimi sorgulamak zorunda kaldım.gerçi yine sevebileceğimden emin değilim ama

Adsız dedi ki...

Boşversenize, Faruk Süren Emre'yi asagiladi ise bile Faruk Süren GS'dan ibaret degil, kişi olarak Faruk Suren'e kizip da GS'a nankorluk edilmez, ki ben asla inanmiyorum bu mevzuda Emre'ye, Emre ve Okan'a ciddi sozlesmeler onerilmistir, ama onlar ucretin cogunu pesin istemislerdir bu konuda da nuh demis peygamber dememişledir, GS'ın sıcak para sikintisi cektiğini bilerek.

2001 yılından beridir daha cok dikkat ediyorum transferlere, 19-20 yasinda olup da gelecegin yildizi denilen baska bir vatandas yok bonservissiz giden, futbolcu tarlasi Brezilya'dan Arjantin'den bile yok. Herkes enayi bir tek Emre akilli, cocuktur hata yaparmis, niye o hatayi yapan baska biri yok, sanki 11 yasinda gitti, 18 yasinda resittir insan. Ustelik imzalamadik deyip yalan soylediler, İnter resmi sitede sozlesmeleri yayinlayinca sus pus oldular.

Hafizaları tazeleyelim;
1. Bu ikisinin idmanda Jardel'in ustune yuruyup tokatlamişliklari var, Jardel o olaydan sonra yararlı olamadı GS'a, sampiyonluk gitti. Çocuktur hata yapar denilen Emre yapiyor bunu, masallah.
2. Hagi bile bu ikisini kadrodışı birak demiştir Lucescuya.
3.Seneler sonra Lucescu, "Turkiye'de yaptığım en buyuk hata Okan ve Emre'yi kadrodışı bırakmamak olmustur" demiştir(ki bunu anlamak cok kolay, besiktas'ta iken devre arasi sozlesme yenilemeyen adamları kadrodışı biraktı sozlesme yenileyene kadar).

Bazı seyler affedilmezdir, ki bunların hiçbirini goreceksiniz Arda yapmayacak, cunku Arda sapina kadar GS'li ve adam gibi adam.

kuzey dedi ki...

bu postu yayınlamasanız da olur: lütfen ekşisözlük'e girip Metin Oktay yazar mısınız? uyanır uyanmaz salya sümük oldum burada. nur içinde yat en büyük Galatasaraylı...


"bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba"...

K@dir dedi ki...

Valla daha dün aklımdan geçti geldiği günden itibaren emre ye yapılan abartılı eleştiriler hakkında sen ne düşünüyosun abi demek.Bu gün bir baktım düşündüğünü yazmışsın ve yine farkını göstermişsin.Emreye yapılan saldırılara bakıyorum da hep gs li kalemler tarafından yapılmaya başlandı fb ye gelişi bir türlü kabul edilemedi bazı çevrelerce buna bazı fb lilerde dahil.Ama bu adam hiç bir zaman karaktersiz damgası yiyecek kadar birşey yapmadı bu ülkede.Bu bakadar baskı eleştriri altında futbol oynamak gerçekten kolay değil ben olsam o penaltıyı atmaya cesaret edemezdim kaçırınca olacakları düşündüğümde.Yazık ediyoruz kendi değerlerimize.Umarım emre oynadığı futbolla gerekli cevabı verir.Ama şu gerçek değişmeyecek gibi emre çok iyi oynarsa belli kesimin nefreti ona daha çok artacak bunların kim olduğu belli başarısız olursada yine aynı kesim zevk alarak eleştirmeye başlayacak.Allah yardımcısı olsun işi çok zor.

Emir dedi ki...

İnanılmaz güzel ve etkileyici bi yazı olmuş, tebrik ediyorum ellerine sağlık Aceto.

Zaten bizim futbolumuzun eksikliği bu, bütün spor haberleri "Futbolcu x, lige hazırım mesajı verdi; bu sezon 25 gol atarım dedi.." tarzı gereksizliklerle dolu. Gerçek futbolseverler, böyle olayların iç yüzünü anlatan haberler, şaşırtıcı haberler bekliyo..

Şunu da eklemem lazım; fenerbahçe Emre'yi ilk aldığında parasını böyle sakatlıktan kurtulmayan, oynadığında da futboldan çok rakiplerle didişmeye konsantre olmuş bir adama harcadı diye sevindim - bir galatasaraylı olarak.. Ama hakkında karaktersizdir,şerefsizdir diye laflar yazılan hiçbir futbolcunun haketmediği gibi Emre de bunları haketmiyo. Keşke süper oynasa da, hatta Galatasaray'daki oyunundan da iyi oynasa da Fenerbahçe daha güçlü bi takım olsa; ve Galatasaray güçlü bi Fenerbahçe'yi geçerek şampiyon olmaya çalışsa..

innuendo dedi ki...

Bir Galatasaray'lı olarak 2000'li yılların başında Hagi'den sonra gözümüz arkada kalmaz bir Hagi'miz daha oldu diye sevindik. O zamanın transfer piyasasında temiz 30 milyon dolar ederdi Emre Uefa'yı aldıktan sonra. Ewet Emre açıkça Galatasaray'ı satıp gitmiştir. Hep sölenen Uefa kupasının nakte çevrilememesinin nedenlerinden de biridir. (Galatasarın arka kapısından kovulan intikamcı Ahmet Bulut'un da büyük payı vardır.) Oyuncular profesyonelse istediği yere giderse, taraftarlarda bazen profesyoneldir satıp gideni asla affetmez. Bu sene bedava gelse Emre'yi istemezdim. Hatta Fener'e gitsin istedim. Çünkü problem insan. Huzursuz, kaprisli ve kendini beğenmiş. Sorun olur uğraşırlar dedim. 2000'li yılların başinda onun kadar yeteneklisi yoktu belki. Ama artık birçok Emre var. Hıncal'a katılıyorum Arda çok daha yetenekli Emre'den. Aydın'da daha yetenekli olabilir. Emre'den daha çok oyuna etkisi olan birçok futbolcu var Türkiye'de. Emre'de bunu biliyor ve Aceto'nun söylediği gibi, kendini sevmiyor ve kötü hissediyor.
Yanlış kişileri örnek almak insanı bu noktalara getirebiliyor işte. 18-19 yaşındayken yatıp uyuyacağına sabahın köründe O'nu namaza gitmeye teşvik edip kaza sonucu birini öldürmesine sebep olan Hakan Şükür ve inançları ve bu kadar agresif olmasına ve kendine benzemesine sebep olan Fatih S-Terim'e de selamlar burdan.

Adsız dedi ki...

FB-GSli yazarlarla alakası yok olayların. Emre ingilteredeki Irkçılık davasında basının favourunu kaybetmeye başlamıştı. Basın tribününe kol gösterme olayından sonra da tamamen gözden düştü.

Bu olaylar olurken FB-GS mevzusu yoktu ortada.

Ben Emre'nin bu saatten sonra adam olacağını sanmıyorum.

Keşke yazınızda Terim-Emre, ilişkisini rol modeli olması açısından biraz irdeleseydiniz. "Terim çocuğunuzun öğretmeni olsun ister miydiniz?" yazmış Mehmet Demirkol.

Küçük Terim oldu gitti çocuk.

Bu arada "Aileme ev almak istiyorum. 500 bin dolara avans" anektodu Sezercik benzetmenizi güçlendirmiş ama en az söz konusu film kadar abartılı.

Emre'nin 17 yaşında aldığı üstü açık spor mercedes florya garajında duruyordu, anahtarları da Terim'deydi. Basında çıktı bu haberler. Ailesine ev alma noktasının çoktan üzerine çıkmıştı Emre o pazarlık masasına otururken. İşi bu şekilde dramatikleştirmek de bence doğru değil.

İyi bir teklif aldı ve gitti işte.

Flying Dutchman dedi ki...

"Kendini sevmeyen Emre, İsviçre'liyi tekmelerken aslında kendi geçmişini tekmeliyordu. O Türk Maradona'sı olabilseydi, o maç öyle biter miydi hiç?........O herkesin kendini beğenmiş sandığı adam; aynaya bakıp daha fazla kendinden nefret etme. "

Aceto yazı için teşekkürler ama ben Emre'nin bu kadar derin duygulara ve kendine yapacağı kişisel tahlillere sahip bir insanoğlu olduğunu sanmıyorum. Emre Belözoğlu'nun özeti tribüne çıkardığı koldan ibarettir, bu kadar derin duygulara sahip bir futbolcu olsaydı zaten 4 sene önce tribünlerinin önüne gidip küfürler saydığı bir camianın başkanının yanına oturup o basın toplantısını yapmak yerine "ben kendimi kanıtlayacağım" diyip İngiltere'de 2. ligde oynama pahasına kalırdı.

Neden Tugay Kerimoğlu hala orada bir orta sıra takımında Tanrı ilan edilmişken ve herkes gıpta ederken iken Emre burada kişisel kavgasındadır sebebi de budur. Ben o yüzden hiç de oturup "ben nerde hata yaptım ben niye böyleyim" diyeceğini sanmıyorum.

Murat Durgun dedi ki...

Bazıları derin girmişler,uzun yazılar filan yazmışlar da gerek olduğunu düşünmüyorum.

Emre Galatasaraylılığını satmıştır. Bu kadar basittir.

yLdRm dedi ki...

Emre Fatih Terim'in gölgesinde korkusundan pusmuş bi adam. Yaptığı kol hareketi de onun çapını gösteriyordu. Fatih Terim prensine o terbiyesizlikten sonra bile arka çıktı ya helal olsun O'na da.
http://ganarefutbol.blogspot.com/

ilkay dedi ki...

"düne kadar "dönse iyi olur" diyenler bugün" zaten hep sakat" diyorsa"

Aceto kusura bakma ama yok böyle birşey. Nerde o "dönse iyi olur" diyenler? Varsa neden benim çevremde -neredeyse- hiç yok?

Neden benim çevremdeki GS taraftarları "1 maç var 3 maç yok, çok para alıyor aldığının üçte birini oynamıyor" diyor da "dönse iyi olur" demiyor?

Gidişinden, son sene oynadığı futboldan, "şampiyonluktan etti" yorumlarından bahsetmedim bile.

Şu çok açık ve net: Kimsenin Galatasaraylılığını sorgulamak haddim değil ama, GS'yi ve futbolu "çok yakından" takip eden taraftar, "Emre bize gelmesin" diye yırtıyordu kendini. Bu yırtanlardan biri de benim elbet.

iskoc dedi ki...

@ maslak07

yorumunu cok samimi buldugumu itiraf etmeliyim. futbol sadece kalecileri yatirmiyor ters koseye.

yazin her zamanki gibi balli borek kivaminda aceto. gorunen o ki buradaki bir cok kisi iki duble ile eslik etmis satirlara. peki senin kacinci dublendi acep? belli ki icin yanmis bir kuble:)

slum dedi ki...

zilyon tane tebrik yazısı yazılmış olması benim bu kadar beğendiğim bir yazıyı için tebrik ve teşekkür etmemi engellemez.

elleirne sağlık.

emre için sadece bekleyip görelim demekten başka bir söylemem mümkün değil.

Adsız dedi ki...

Bulent Abi defalarca gozlerimi doldurdun ama bu sefer aglattin beni.

Emre, benim gibilerin, lise siralarinda sevgilisi futbol olan insanlarin sevgilisiydi.

Herkes onu seviyor, o maskottu. O Hagi'nin gozbebegi, bizlerin umuduydu. Unal olduresiye onun bacagini kirmaya calistiginda da hepimizin canini yakmisti.

Bir gun bizi birakip gitti, ama terk edilen sevgilinin beklemesi gibi bekledik.

O gol atti, biz gururlandik. Biliyorduk donecektik bize. El-aleme rezil ettiginde bile, sahip ciktik. Ayip dedik, genc dedik sahip ciktik.

Ama futbolun romantizminin son kalesi formamizla vurdu. O eski sevgilinin arkadasi ile beraber oldu.

Icimde oyle bir burukluk oldu ki anlatamam. Okan, Fatih degildi o. O bizlerin arkadasiydi. Ben Galatasarayliyim derdi ya, belki de ondandir. Sanki tribunde bizlerle gozleri dolan, bir neslin temsilcisi.

Annesine bir kupa maciydi sanirsam, butun bir tribun en agir kufurleri koro halinde ederken. Icimiz sizlanmisti. Ne mi oldu sonra? O formasini o taraftara atti, elini kalbine goturdu. Hanceri de bizlerin kalbine soktu. Gitti kendi sitesinde butun oynadigi kluplerden formali resmini koymus da, Galatasarayli Emre, Emre'i Emre yapmis Galatasaray formasini koymamis.

Emre olabilir miydin sen bir Metin Oktay? Olamazmissin Emre.

Olsun Bulent Abi, bende Metin Oktay formami giymeye devam ederim.

Bugun Metin Oktay'in olum yil donumu. Ne garip degil mi?

ornitrin dedi ki...

Emre'yi sevmiyorum. Galatasaraylı değilim, Fenerbahçeli de değilim. Beşiktaşlı, Trabzonlu...değilim.

Galatasaray Uefa Kupasını adım adım alırken sevinen bendim oysa ki. Neredeyse yaşıtım olan bir futbolcu vardı eskiden sevdiğim, heyecanlandığım, bir teknik direktör vardı, o zaman küçüktüm, futbolda futbola ait olmayan çirkinlikler olduğunu bilmiyordum.

Emre'yi sevmiyorum, çünkü kişiliğini sevmiyorum, belki maradona olabilse her şeyi bir kenara bırakıp sevebilirdim, bilemiyorum. Ama kimse maradona olamaz, ronaldo olamaz, olacaksan kendin olacaksın, messi olacaksın, torres olacaksın, başkası olamazsın ki.

lennon dedi ki...

yazının en can alıcı kısmı "Fatih Terim'in olmadığı bir Türk futbolu" dur bence.emre'nin bunları yaşamasının nedenlerinden biri de terim tarafından şekillendirilmesi şüphesiz...

Ancak,insan seçimlerini yapar ve sonuçlarına katlanır.kötü yetiştirilen,beklentileri karşılayamayan tek insan emre değil bu dünyada.tamam, bu kadar göz önünde olması depresyonun etkisini arttırıyor tabi ki.ama ne olursa olsun yanlışa dur diyebilmeliydi emre.
aceto'nun psikolojik tespitlerine katılmakla birlkte emre'nin çok da masum olduğuna inanmıyorum...

kerem dedi ki...

pek güzel bir durumsal özet yine aceto abimizde.

ve ayrica emre ki cevremdeki futbolla ilgilenen bir cok insana belcika macindaki penalti icin "insallah atamaz" dedirtmistir. o derece.

primadonna dedi ki...

hagi de çok genç yaşta yeni maradona ilan edilmişti. steauayla cl finali de oynadı ama bir türlü kendinden beklenen patlamayı yapamadı. büyük bir takıma liderlik edemedi büyük takımlarda tutunamadı. daha sonra galatasarayda aradığı ortamı buldu hikayenin devamını hepimiz biliyoruz. emre nin kariyerinin gidişatı da benziyor hagiye. hagideki hırsın benzerine de sahip emre.

ama haginin futbol tutkusuna, kazanmaya yönelttiği hırsını emre para kazanma tutkusuna yöneltmiş sanki. emre yeni bir başlangıç yapar mı fenerde aynı hagi gibi ? ben o ışığı göremiyorum.

Adsız dedi ki...

bu arada ilk resimde ( sezercik ) solundaki kız napıyore :D:D

F.E.V

Adsız dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş, tebrikler...
Bence türk futbol seyircisi takımlarında oynayan futbolcuların birer profesyonel olduğunu; daha uygun şartlar ile karşılaştıklarında takımdan ayrılmalarının normal bir durum olduğunu kavramalı. Ezeli rakip bile olsa... Bence Emre zamanında Inter'e giderek kendince doğru olanı yapmıştır. Aceto'nun dediği gibi takım seçimi yanlıştı; ama belki de teklif aldığı en büyük takım Inter olduğu için gitmiştir? Bu karar ne kadar doğruysa, Türkiye'ye dönüş yapmaya karar verdiğinde Galatasaray'dan çok daha iyi bir teklif veren (öyle olduğunu sanıyorum) Fenerbahçe'ye gitmesi de o kadar doğrudur kanımca. Zaten Galatasaray daha Newcastle'la bile anlaşamamışken ne yapmasını bekliyordunuz ki?

Adsız dedi ki...

Ne...ne bağlacı yanlış kullanılmış.

"Ne Newcastle'a ödenecek bonservis ne de yıllık ücret konusunda anlaşamadı."

anlaştı/anlaşabildi olacak.

K@dir dedi ki...

neden kimse dürüst olmuyor anlayamıyorum.biride çıksın ben aslında emre yi çok seviyorum ama bizi bırakıp inter e gitti sonrada geldi fenere gitti bende fanatik düşünceli bir gs liyim ve bunu hazmedemiyorum ondan dolayıda emreden nefret ediyorum.Yok kişilikmiş karaktermiş burda hıncal taklitleri yapmanın alemi yok.emre türkiyedeki tüm futbolcular ne kadar karakterli ise o kadar karakterlidir.trübünlere cinsel organını gösteren adamlar sırf yabancı diye kahraman ilan edilen ülkemizde emre ye yapılan insafsızlıktır.herkes maskesini çıkarıp yorum yapsa daha iyi olur ve artık şu kişilik karakter olayını kapatalım.

Adsız dedi ki...

aceto da ne zaman uzun bir yazı yazsa 3 gün kayboluyor:)

Adsız dedi ki...

aceto da ne zaman uzun bir yazı yazsa 3 gün kayboluyor :)

Arka Sıra HANEDANI dedi ki...

bence kesinlikle doğru bir başkanın himayesine girdi,aziz başkan yedirmez emre'yi kimseye,bence fenerin kurtarıcısı olacak bu sene...
bir bjk'liden acı itiraflar...

Adsız dedi ki...

Fener taraftarının gözünde o Galatasaraylı Emre'dir.

En ufak hareketinde 100 tane Aziz Yıldırım olsun yedirecektir.

Zaten 2 maç üst üste oynayacak fizik yok arkadaşta.

marquez dedi ki...

bence emre'nin sorunu ne fiziki yapısından ileri gelen sakatlıklarıdır, ne formsuzluğudur, ne istikrarsızlığıdır ne de git gide kendi kalesine yaklaşan mevkisidir. emre'nin en büyük sorunu velet yaşta ailesinden, arkadaşlarından, evinden, okulundan mecburen uzak kalıp yaşaması gereken çocukluğunu yaşayamaması, çıkması gereken erik ağacına çıkamamasıdır. 13 yaşında gazetelerde muhteşem bücür, fevkalade çocuk, ileride şöyle olacak, böyle olacak, türk futbolunun genç azizi pohpohlamalarıyla, kendisinden oldukça büyük abileriyle (lakin onların da hangi yollardan geçtiğini az çok tahmin edebiliyoruz) geçirdi gerek ergenliğini, gerekse genç adamlığını. 16,5 yaşında dortmund'larda şampiyonlar ligi maçlarının ağırlığını, sorumluluğunu kaldırması beklendi.

evden, aileden, okulundan yoksun kalan çocuk tabii ki ne alması gereken temel sosyal eğitimleri alabildi ne de insanlara, camialara karşı nasıl davranması gerektiğini öğrenebildi. hiçbir zaman erişmesi gereken entelektüel seviyeye ulaşamadığı gibi en temel ahlak kurallarını da sindiremedi bir türlü. hep şaşırmışımdır milyonlarca insanın seyrettiği müsabakalarda sporcuların rakiplerine ya da seyircilere ya da hakemlere karşı yaptıkları, toplum ahlakına uymayan hareketleri, küfürleri, fiziksel saldırıları. sadece oradakileri bırakın o maçı izleyen sizin kendi eşinizi, dostunuzu da utandırmış olmuyor musunuz? günlerce gazetelerde, televizyonlarda emre'nin basın tribününe çıkarmış olduğu kolu görmedik mi? sokakta bile serserinin teki küfürlü konuşsa ayıplamıyor muyuz? neden biz hiçbir zaman maldini'yi, casillas'ı, lampard'ı bu tarz çirkinlikler içinde görmüyoruz?

sakatlıklarsa, herkes sakatlanıp erkenden futbol hayatına son verebiliyor. van basten 28 yaşında bırakmak zorunda kalmadı mı? keza just fontain aynı şekile 23-24 yaşında bırakmadı mı futbolu? wonderkid skibbe(?) bildiğim kadarıyla 22 yaşında aynı dertten muzdarip olmuş. ama bu insanları biz ne zaman gördük nahoş olayların içinde?

yaptığı transferler için konuşmayı uygun bulmuyorum. galatasaray'dan inter'e güzel paraya. oradan yine güzel paraya newcastle'a. yine pek güzel bir paraya fenerbahçe'ye. niye herkesten metin oktay olmasını bekliyoruz ki? metin oktay 2008 yılında oynuyor olsaydı aynı davranışları sergileyip sergilemeyeceğini tartışmak bile aslında hem efsane 10 numaranın mezarında ters dönmesini hem de bu satırların yazarının yüzünün kızarmasını sağlamaktan başka hiçbir işe yaramaz.

ek: ah o abiler...

matiasemilio dedi ki...

anonim September 13, 2008 12:54 AM
ağır ol...

RaRe dedi ki...

anonim September 13, 2008 12:54 AM
sindiremediysen bir tane soda içersin gülüm...

Aceto hocam yazı mükemmel...Metin Oktay yazın bu muydu=)Bana öyle geldi de biraz...=)

blackromance dedi ki...

galatasaray' dan adam gibi ayrılsaydı sonra yine geri dönüp jubilesini yapsaydı efsane olucaktı; Roma da ki "Totti", Juve de ki "Delpiero" Galatasaray 'da ki "Emre" olsaydı yine aynı parayı da kazanacağına da inanıyorum; ama hep hata üstüne hata yaptı...

kariyeri bu kadar kötü planlanır bir insanın, tam ibretlik...

dipnot: kadıköy acıbademden 3,5 kazanmaya devam, suni çimde de oynatmıyolar paşayı aman bişey olur...

dr feelgood dedi ki...

tanju da fenere gitmişti ama tanju bugün hala her yerde galatasaraydan "biz" diye bahseder. eminim emre de ilerde galatasaraydan "biz" diye bahsedicektir ileride.

bence üstüne gidilmemeli fenere transfer oldu diye. ha kendi evladımız biz aldık büyüttük adam ettik, tabi sindiremiyor insan ama o kadar abartılacak bir olay değil bence.

futbolcu bana göre sadece oynadığı futbolla eleştirilmeli.

Arka Sıra HANEDANI dedi ki...

peki transferden hemen sonra yaptığı açıklamalar için ne diyorsunuz?Bunları yazmama gerek yok herhalde, kesinlikle 2.Tümer Metin vakasıdır.Galatasaray'lıların hala Emre'den medet ummalarını aklım almıyor.Bu adam artık fenerbahçeli, "Fenerbahçe'de bir Can Bartu olmak isterim..." diye kim söylebilir sizce?

Adsız dedi ki...

111 yorum olacak bunla. demek en ilgi çeken, en çok tartışılan konulardan biri.
kendisini pek sevmesem de hep derim, milli takım, o iyi oynadığında iyi bir takım oluyor , o olmadığında bir düzeyi aşamıyor (en azından bu son avrupa şampiyonasına kadar öyleydi).
2002 DK'sındaki başarıyı da Rüştü'yle beraber en çok ona borçluyuz saha içinde. oynamadığı tek maç olan Japonya maçında hücum becerimiz birden düşmüştü.

Ata Sertug dedi ki...

Yazinizi ilgiyle okudum. Ben tam bir Emre hayraniyim. Yanlis anlamayin, yaptigi hareketleri destekliyor degilim. Ancak, bu cocugun asiri derecede duygusal oldugunu ve asla simarik ya da kendini begenmis olmadigini arkadaslarima hep anlatmaya calisirim. Sorunu cok guzel analiz etmissiniz. Evet, O, baskalarinin ve kendinin ondan bekleklerini yerine getiremedigi icin kendini yiyip bitiriyor. Her seferinde onu olmak istedigi futbolcudan uzaklastiran hocalari, fiziki kapasitesi, ve anlik favriliklerinden nefret ediyor. Bunun ustune bir de futbol ile alakasi olmayan insanlarin elestirilerine magruz kalinca...kendine gel Emre, sen dunyanin en yetenekli futbolcularindan birisin, bunu hic unutma. Oyununa bak ve sinirlerine hakim ol.

Mor dedi ki...

emre'nin antu'nun radyosuna verdiği röportaj için ne düşünüyorsun aceto? yazdıklarınla çelişen noktalar da var: fenerbahçeli olması gibi..

Cengizhan dedi ki...

Arda yazısını okudum ve bu yazıyı ordan öğrendim yani biraz geç oldu ama bu yazıda gerçekten harika olmuş. Ama tek bir nokta var yazıda belirtilen fakat şu anda -bence- öyle olmayan. Emre Belözoğlu'nun ilk 11'deki yeri Fenerbahçe taraftarında artık sorgulanmaz.

İsim dedi ki...

@cengizhan

Aceto bu yazıyı yazdığında yaklaşık 7 senedir hiç bir takımda direk 11'e yazılmamıştı Emre ve evet o gün sorgulanıyordu acaba sakatlanmadan oynayabilecekmi,katkı sağlayacakmı şeklinde.
Emre bu sezon gerçekten önemli bir geri dönüş yaptı.Umalım ki böyle devam etsin ve Milli takıma borçlu olduğu katkıyı da yapsın artık.

Devil dedi ki...

Öncelikle eline sağlık hocam. Yazıya gelince kolay kolay Hagi gelmiyormuş bu dünyaya:-). Bir galatasaraylı olarak emre'nin fenerbahçeye gitmesini normal karşılıyorum ama onu sevmememin asıl sebebi fenere gittikten sonra bize karşı yaptıkları, galatasaraya hakaret içerikli sözleri ve tavırları

Devil dedi ki...

Yazı tek kelime ile muhteşem. Emre hakkında yorum yapmak bile istemiyorum. Ne hak ettiyse onu bulsun.