BIY AD

1 Şubat 2012

Efsane Transfer

Ne Ronaldo, ne Ronaldinho; ne Totti ne de Adriano... Transferde ara sezon biterken geçmişten bir transfer haberi paylaşayım... Daha güzeli görülmedi...

HÜRRİYET 30 Aralık 2000

Galatasaraylı Fatih Akyel, yeni sezonda kendisini transfer etmek isteyen İspanyol kulübünün teklifine olumlu cevap verdi. Sezon sonunda sözleşmesi sona erecek Fatih, Athletic Bilbao'lu olacak. İspanya'nın ünlü takımlarından Athletic Bilbao, Galatasaraylı Fatih Akyel'e transfer teklifinde bulundu. Uzun süredir Fatih'in peşinde olan İspanyol kulübü bu futbolcuyu önümüzdeki yıl renklerine bağlamak için, şimdiden söz kesti. Fatih önümüzdeki sezon Athletico Bilbaolu olacak. Üç yıl önce Barcelona ile yapılan hazırlık karşılaşması sonrasında, Hagi'nin tavsiyesi üzerine ünlü İspanyol kulübünün yöneticileri harekete geçerek Fatih'i takibe almışlardı. Ancak Barcelona Kulübü Fatih'ten vazgeçince Athletic Bilbao genç futbolcuya göz dikti.

29 Ocak 2012

Xavi ve...

O meşhur vakanın üzerinden bir yıl geçmiş. Önce onu hatırlayalım. İngilizlerin efsane yorumcusu Andy Gray, Liverpool- Wolverhampton maçı için görevlendirilen yardımcı kadın hakem Sian Massey için karşılaşma öncesi "Yan hakem bir kadın. Kadınlar ofsayt kuralını bilmiyor" demişti. Gray, bu bayağı ve çok duyulmuş tespitini yaptığında yayında olduklarını bilmiyordu ama yakasındaki mikrofon kayıt etmeye devam ediyordu. Yayına çıkan bu görüntü, Gray gibi bu işe 20 yılını vermiş bir yorumcuyu koltuğundan etti. Sky'in bahane aradığı da söylendi sonraları ama cinsel ayrımcılık yaptı deyip kapının önüne koydular. Televizyon işi, ağzından çıkanın kulağının duymasının yetmediği bir iş...

Aradan bir yıl geçti, Gray nerede bilmiyorum ama Xavi de El Clasico sonrasında Barça kanalında benzer bir "teknik" hatanın kurbanı oldu. Yayın daha başlamamıştı ve Xavi, stüdyoda muhtemelen defalarca program yaptığı insanlarla sohbet ediyordu. Yani evindeydi... Bir gazete ya da televizyona Xavi, "Real Madrid kaybetmesini bilmiyor" dese çok mu büyük olay olur? Bunu diyen de çıkmıştır. Real Madrid kaybederken çirkefleştiği çok maç oldu. Ramos, sahayı milli takım arkadaşlarını tokatlayarak çıktı geçmişte.
Xavi devamını getiriyor. Lass'ın ikinci sarıdan atılması gereken pozisyon.. Messi'ye dalışı için normal bir yayında sanırım sert derdi, o sohbetin içinde "Lass hayvan gibi Messi'ye faul yaptı" diyor. Skandal denilebilecek bir açıklaması da yok... Sonra ne oldu? Kayıt Barcelona'nın resmi kulüp kanalından sızdı. Bunu ilk yayınlayan El Mundo gazetesi oldu. Barselona medyası, haberi görmezden geldi ve gazetelerinde kullanmadılar. Madrid tarafı kan kokusunu almıştı. Anında manşete çektiler. Barcelona kulübü, kanaldan görüntüleri sızdıranları bulmak için soruşturma başlattı.
Ertesi gün İspanya'da spor sayfalarının dışında iki büyük gelişme vardı. 2011 yılına ait istatistikler açıklandı. İşsizlik oranı %22'nin üzerinde çıktı. Avrupa'da rekordu bu rakam. Akşam saatlerinde de Spanair tüm satış kanallarında bilet satışını durdurdu. 20 bin yolcu elinde biletle kaldı. Deplasman giden ikinci lig takımları, bin kmden fazla yolu bu hafta sonu otobüsle gittiler. Spanair, yıllardır Katalan sermayesinin takviyesiyle ayakta durmaya çalışıyordu, battı!

O gün ülke yanarken, Xavi'nin Marca gazetesinde bu videosunun yer aldığı habere gelen yorum sayısı ben en son baktığımda 6 bin 400 idi!!! Günlük satışı 300 binin üzerine çıkmayan gazete, El Clasico sonrasında bir günde 4 milyon 600 bin tekil ziyaretçinin sitesine geldiğini açıkladı. Sonuç, gazetecilik ölmez, gazeteler ölür, Güneşli Pazartesiler bugünleri 10 yıl önceden görmüş... Ha bir de Xavi, Barça TV'yi bassa yeridir...

Mehmet Topal

Bu sezon lig maçlarının yarısını kaçırmıştı. Şampiyonlar Ligi, Kral Kupası ile birlikte rotasyona giren kadroda maç sayısı azalmıştı. Hafta içinde konuştuk Mehmet Topal ile. Omuzundaki sakatlık yüzünden 3 hafta oynamamıştı. Geçen hafta da tam toparlarken bir virüs vurmuş Valencia'yı. 4-5 futbolcu hastanelik olmuşlar, serum yemişler. Hafta ortasında kupa maçında yoktu. Bugün de Santander deplasmanında yedek başladı. Çok güç kaybetmişti, kanalda yayına bağlandı, selam etti, haftaya Atletico Madrid maçı var ona kesin yetişirsin dedim. Bir de bu hafta ortasına Barcelona ile Kral Kupası maçı çıktı Valencia turu geçince. Bugün Banega sakatlanmasa oyuna da girmezdi. 39'da Banega sakatlandı ve oyuna girdi. Valencia 1-0 mağluptu. Aduriz'in iki golüyle 2-1 öne geçtiler. 82'de hava topunda sırtı dönük pozisyonda Diop kontrolsüz çıktı ve kafa kafaya çarpıştılar. (video) Bilinci kapanmış Topal'ın. Hastaneye götürdüklerinde de toparlamış, kontroller sonrasında doktordan temiz raporu geldi haberi gelince telefonda, sevinçten havaya fırladım. Yarın sabaha kadar hastanede kalacak. Sonra ver elini Valencia... Geçmiş olsun kardeş!..

27 Ocak 2012

Hafta Sonu Futbol

27 Ocak Cuma
21:00 PSV - Vitesse @S Haber
21:30 Hannover 96 - Nurnberg @TrtHD
21:45 Watford - Tottenham @NTV Spor

28 Ocak Cumartesi
14:45 Liverpool - Man. United @NTV Spor
16:00 Sakaryaspor - Boluspor @Trt3
16:00 Antalyaspor - Gençlerbirliği @Lig TV
16:30 Bayern Münih - Wolfsburg @TrtHaber
19:00 Bursaspor - Galatasaray @Lig TV
19:30 Köln - Schalke 04 @TrtHD
20:00 Brest - PSG @Lig TV 3
21:00 Real Madrid - Zaragoza @NTV Spor
21:00 Corinthians - Mirassol @Lig TV 2
21:45 Juventus-Udinese @ Euro Futbol
22:00 Lille - St.Etienne @Lig TV 3
23:00 Villarreal - Barcelona @NTV Spor

29 Ocak Pazar
13:00 Eskişehirspor - Orduspor @Lig TV
13:00 Karabükspor - Manisaspor @Lig TV 2
13:00 Samsunspor - İstanbul BŞB. @Lig TV 3
13:30 Giresunspor - Akhisar Belediye @Trt3
13:30 Rizespor - Adanaspor @Trt1
13:30 Güngörenspor - Elazığspor @Trt6
13:30 Feyenoord - Ajax @S Haber
15:30 Sunderland - Middlesbrough @NTV Spor
16:00 Lecce-Inter @ Euro Futbol
16:00 Konyaspor - Kayseri Erciyesspor @Trt3
16:00 Ankaragücü - Trabzonspor @Lig TV
16:00 Gaziantepspor - Sivasspor @Lig TV 2
16:30 Mainz 05 - Freiburg @TrtHaber
18:00 Arsenal - Aston Villa @NTV Spor
18:00 Valenciennes - Ajaccio @Lig TV 3
19:00 Karşıyaka - Göztepe @Trt3
19:00 Fenerbahçe - Mersin İY @Lig TV
21:45 Milan-Cagliari @ Euro Futbol
22:00 Rennes - Marsilya @Lig TV 3
22:30 Malaga - Sevilla @NTV Spor

30 Ocak Pazartesi
20:00 Kayserispor - Beşiktaş @Lig TV
20:00 Denizlispor - Elazığspor @Trt3
22:00 Osasuna - A. Madrid @NTV Spor

26 Ocak 2012

Barcelona: 2 Real Madrid: 2

Yine yenilmişsin, kulüp karışmış, soyunma odası karışmış. Eski başkan sallamış, teknik direktör köstebek avını çıkmış. Bir adamından tüm dünya nefret etmiş. Bielsa’nın Bilbao’sunu geçeceksin ve turu geçmek için yemeden iki gole ihtiyacın var. Rakibin adı Barcelona olunca senin adının ne olduğunun pek önemi olmuyor bu şartlarda. Ne yapmak lazım? Çıkıp aslanlar gibi oynayacaksın. Öyle yaptı Real Madrid. Bilbao maçında denemesini yaptı hücumcularla. Kaka ve Mesut’un birlikte oynaması bir taktik tercihten öte Di Maria’nın yokluğuyla alakalı. Takımın en iyi asistçisini iki maçta da aradı Real Madrid. Kaka ilk 20 dakika eski Kaka’dan 2-3 görüntü verdikten sonra yeniden çıkışı için gereksiz riskler alınca yaptığı top kayıplarıyla arıza yarattı sahada. İlk saniyelerde Higuain atsa böyle biter miydi değil ardından 3 net pozisyon daha buldu Real Madrid. Bir de Mesut’un çataldan dönen nefis şutu.

Bu maçı güzel yapan, Mourinho döneminin en iyi El Clasico’su dedirten belki de topa sahip olma yüzdeleridir. Barcelona, kendi sahasında ilk kez yüzde 55’lere kadar düştü. İkinci yarıda ReaL Madrid % 51 ile oynadı ki bunu en son kim başarmıştı, sanırım yıllar öncesine gitmek lazım. Oyuna ortak olan, ver şu topu biraz da biz oynayalım diyen Real Madrid, tenis maçına çevirdi ilk yarıda oyunu. Bunda kaybedecek birşeyi olmayan takımın önde basan yapısı da önemliydi tabii. Barça’nın öndeki dörtlüsü top almaya geri gelmediler o dakikalarda.

Devre arasında düştüğüm not iki gol üzerine. İspanyol edebiyat tarihinde böyle bir dram yazılmamıştır. Oyuna bu kadar ortakken, 4 net fırsatı harcamışken o meşhur kural girdi devreye -atamayana atarlar- Messi’nin pasıyla.. Pedro işi bitirdi. Dani Alves de soyunma odasına giderken tabutun çivisini çaktı...

İlk yarıyı izleyenler, tabelaya bakıp "bu maç geri gelir mi"? yoksa "beşe gider mi?" sorusuna sanırım ikinci yanıtı verirlerdi. Olmayınca olmuyor ile başlayan oyunda Mesut, bu forma altında en iyi El Clasico performansını ortaya koydu. Bilbao maçının yıldızıydı, oradan aldığı rüzgarı Barselona’ya da taşıdı. "Katil Pepe" tezahüratlarıyla sahaya çıkan saykoyu onbire koymak da Mourinho’nun tercihi. Kavga istiyordu takımından, buldu da...


Real Madrid golü bulana kadar Barça’nın pas trafiğine yükselen oleyler... Uğursuzdur bu futbolda. Maçın daha üçte biri oynamamışken çekilen oley adamın başını yakar. Fabregas ve Messi’nin kaybolduğu dakikalarda saç modeli G.O.R.A'daki Arif Işık'tan emanet Cristiano Ronaldo çaprazdan golü buldu. Nefis asist Mesut’tan. Puyol, Katar reklamının üzerine devrildi. Olur öyle... Bir dakika önce Barcelona tribünleri “Mourinho çık dışarıya oynayalım” ve "Mourinho seni seviyoruz. Madrid'de kal" diye bağırıyordu. Real Madrid El Clasico tarihinde 4 dakika ara ile 2 golü en son Kenan Evren memlekette ihtilal yaptığında atmış.

Uzatmalarla birlikte kalan 22 dakika, nefisti... Pozisyon çok muydu, hayır, kartlar yine havada uçuştu, saha yine karıştı ve Barcelona turu geçti. Madrid şimdi Jose Mourinho’nun neden bu onbiri Santiago Bernabeu’da çıkarmadığını tartışacak. Maçın sonunda Ramos’un kırmızısı sonrasında Mourinho’nun kenara gelip onunla kurduğu iletişim de 3 gün önceki krizi çözdük işareti. Barcelona, bu Real Madrid onbiri karşısına Busquets’in yanında artı bir adamla çıksaydı, sanırım işi daha kolay olurdu ama o da Guardiola’nın tercihi.. Bu gece kısmetliydiler, Aziz Jordi fazla mesai yaptı... Real'in kaçırdıkları, Iniesta’nın sakatlığı sonrasında oyuna giren sezonun küskünü Pedro’nun golü bulması, Alves’in köşeye yapışan topu ve çıldırtan bir hakem (Casillas tünelde hakeme "Git Barça ile tura çık demiş" Soyunma odasında futbolcular Mourinho'ya "Burada kazanmak imkansız" demişler) Herkes evine döner muhasebesini yapar elbette... Guardiola iyi adam, Mourinho daha iyi taktisyen... Hangisini isterdin ki tuttuğun takımın başında?

23 Ocak 2012

Real Madrid Kazanı #2

Kaldığı yerden devam... Marca'nın dünkü manşeti elbette ki Real Madrid'in içine bomba gibi düştü. Madrid'deki maçlarda kamp yapmayan Real Madrid, öğle yemeği için bir otelde buluşuyor ve oradan stadyuma geçiyorlar. Mourinho bir iddiaya göre takımı topluyor ve elinde dünkü manşet... "Bu profesyonelliğe sığmaz. Bunu ispiyonlayan kimse bulacağım" diyor. Köstebeğin kim olduğunu dair İspanya'da yine birçok iddia var. Kimileri İspanyol oyuncuları zor durumda bırakmak isteyen Pepe'nin adını veriyor. Dün akşam biraz sakatlık çok da vukuatı yüzünden kadro dışı kalan Pepe. Bazıları da Raul örneğini veriyor. Raul yıllar boyunca bu gazetenin adamıydı. Ona kimse dokunamazken, Real Madrid'de çok adamın kellesi alında manşetler sayesinde. İspanyollar arasında ön plana çıkan isim ise Xabi Alonso... Neyse kimse kim.. El Clasico'da kazma ağırlıklı kadrodan sonra dün akşam Bielsa'nın takımına karşı Mourinho, Kaka, Mesut ve Granero'lu orta saha ile çıktı. Sol bekte de Marcelo geri döndü, üstelik golle. Bilbao bu kriz zamanını daha iyi değerlendirmeliydi ama iyi bir kaleciye rağmen Bielsa'nın elinde maalesef iyi bir defans yok. Mesut Özil'in geri döndüğü maçtı. Bu onun kariyeri açısından çok önemli. Yokuş aşağı koşarken frene bastı. Maçın 84. dakikasında yaşanan olay oyunun da önüne geçti. Ultras Sur, Jose Mourinho'ya destek tezahüratı yaparken, stadın geri kalan kısmı ıslıklamaya başladı. Bu altından koltuğu çekiyoruz demek. Mourinho bu savaşı iyi bilir. Maçtan sonra basın toplantısında "Santiago Bernabeu'da Zidane, Ronaldo, Cristiano yuhalandı. Benim de protesto edilmem çok anormal değil ama..." diyerek yine aynı soruyu sordu: "Neden?"

22 Ocak 2012

Real Madrid Kazanı

Şampiyonlar Ligi’nde işler yolunda gitmiş, ligde Barcelona’ya El Clasico’yu kaybetmiş olmasına rağmen 5 puan fark atmış, 18 maçta attığı gol sayısı 63, takım rekora koşuyor ama yetmez! İki El Clasico’da da yıkılan Real Madrid yine pis karıştı.
Önce eski başkan Calderon çıktı meydana. Mourinho’nun takımdaki Portekizlileri kolladığını ve İspanyol oyuncularla arasının iyi olmadığını söyledi medyaya. Calderon’a göre Mourinho 4 aydır Kaka ile konuşmuyordu, Nuri’nin yüzüne bile bakmıyordu. Menajeri Mendes’in adamlarını kolluyordu.
Medya desteği her ülkede önemli ama İspanya gibi yerel medyanın kuvvetli olduğu topraklarda kalemleri, manşetleri karşına aldıysan valizi de toplamaya başlarsın. Mourinho’nun adamı Pepe’yi Barcelona maçından asan Marca, savaşı başlatmıştı. Katalanlar’ın zaten haklı olarak topla tüfekle saldırdığı Real Madrid futbolcusuna sahip çıkmadılar. Çıkılacak tarafı yok tabii…
Lakin Mourinho “Pepe 'Ben bilerek yapmadım' diyorsa ben ona inanıyorum” diyerek vatandaşına sahip çıktı ve Bilbao maçı öncesinde basın toplantısında Busquets’e yüklendi. Hikaye eski ama hatırlatma gereği doğdu. Busquets geçen sezon iddia edildiği üzere Marcelo’ya ırkçı tacizde bulunmuştu.
Gazetecinin elinde birkaç manşet varsa, hangisini birinci sayfa yapacağı, haberi ne kadar büyük göreceği yayın yönetmeninin kararıdır. Barselona’da Busquets’i korumak için “Nedir ki? Kral Kupası ilk maçında da Santiago Bernabeu’da Pepe, Keita’ya maymun demişti” ile Mourinho’ya cevap gelmişken, Real Madrid’in kalesi içten yıkıldı. Bugün Marca’nın birinci sayfasındaki manşet son yılların en iyi haberlerinden biri. El Clasico’nun ardından Real Madrid tesislerinde Mourinho ve İspanyol ağalar arasında geçen konuşmalar:Mourinho: Maçtan sonra röportajlarda beni batırmışsınız.
Ramos: Hayır “Mister”, Siz sadece gazetelerin yazdığı kadarını okudunuz. Bizim söylediklerimizin hepsini değil..
Mourinho: Doğrudur, siz İspanyollar, Dünya Kupası kazandınız ve gazeteci arkadaşlarınız sizi kolluyor. Kaleci gibi!!!..
Casillas: (Bu muhabbetten 30-40 metre uzakta diğer kalecilerle çalışıyor). Mister, burada her şey adamın yüzüne söylenir!
Mourinho: Sergio (Ramos), Puyol’un golünde neredeydin?
Ramos: Pique’yi marke ediyordum.
Mourinho: Puyol’u marke etmen gerekiyordu.
Ramos: Evet ama Pique çok boş kalıyordu biz de markajı değiştirmeye karar verdik.
Mourinho: Ne oluyor? Şimdi de teknik direktör mü oldunuz?
Ramos: Hayır ama sahada şartlara göre olur bu değişiklikler. Bazen bunu yapmak lazım. Siz hiç futbolcu olmadığınız için bazen saha içinde ne döndüğünü bilmezsiniz….


Bir tahminle bitireyim. Real Madrid bu sezon şampiyon olur. Belki Şampiyonlar Ligi’ni de kazanır ama gelecek sezon bu takımın başında Jose Mourinho olmaz… Nuri de, Hamit de…
****
Mourinho bugün A. Bilbao maçı öncesinde takımı kamp yapılan otelde toplamış ve Marca'nın haberini gösterip, "ispiyoncu kimse bulacağım" demiş.

20 Ocak 2012

Hafta Sonu Futbol

20 Ocak Cuma
20:00 Antalyaspor - Beşiktaş @Lig TV
20:00 Gaziantepspor - Mersin İY @Lig TV 2
21:30 B.Monchengladbach - Bayern Münih @Trt HD

21 Ocak Cumartesi
13:00 İstanbul BŞB - Manisaspor @Lig TV
13:00 Samsunspor - Orduspor @Lig TV 2
13:30 Kayseri Erciyesspor - Bucaspor @Trt 3
14:45 Norwich City - Chelsea @Lig TV 3
16:00 Bursaspor - Sivasspor @Lig TV 2
16:00 Karabükspor - Trabzonspor @Lig TV
16:00 Elazığspor - Kartalspor @Trt 3
16:30 Schalke 04 - Stuttgart @Trt Haber
17:00 Fulham - Newcastle United @Lig TV 3
19:00 Fenerbahçe - Kayserispor @Lig TV
19:00 Roma-Cesena @Euro Futbol
19:00 Kasımpaşa - Konyaspor @Trt 3
19:30 Kaiserslautern - Werder Bremen @Trt HD
19:30 Bolton - Liverpool @Lig TV 3
21:00 Real Sociedad - A. Madrid @NTV Spor
21:45 Atalanta-Juventus @Euro Futbol

22 Ocak Pazar
13:00 Osasuna - Valencia @NTV Spor
13:30 Boluspor - Giresunspor @Trt 1
13:30 Tavşanlı Linyitspor - Sakaryaspor @Trt 6
15:30 Manchester City - Tottenham @Lig TV 2
16:00 Ankaragücü - Gençlerbirliği @Lig TV
16:00 Adanaspor - Karşıyaka @Trt 3
16:30 Hamburg - B. Dortmund @Trt Haber
18:00 Arsenal - Manchester United @Lig TV 2
18:30 Bayer Leverkusen - Mainz @Trt HD
19:00 Eskişehirspor - Galatasaray @Lig TV
19:00 Göztepe - Denizlispor @Trt 3
19:00 Malaga - Barcelona @NTV Spor
21:45 Inter-Lazio @Euro Futbol
22:30 Real Madrid - A. Bilbao @NTV Spor

Adam!

19 Ocak 2012

Kapalı Kapılar

"Beni Milan'da istemiyorlar. Leonardo da, Allegri de benimle çalışmak istedi ama bir kapı kapalı. Onlar da buna takıldılar. Juventus ile Del Piero'nun ilişkisini gördüğümde kendimi kötü hissediyorum." Paolo Maldini 1978-2009/Milan


Maldini Nasıl Uğurlandı?
Milan'ın Kaptanları