27 Nisan 2011

Devam

Bir hafta fişi çekmek iyi geldi... Gittim, Real Madrid kupayı aldı. Barça, iki yılda ikinci kez gözlerimin önünde yıkıldı (!) Sonuç: Valencia >Barselona... Balıkçı Sabahattin>El Quim... Döndüm, bloglar da açılmış... Arman Kırım gitmiş buralardan, üzüldüm... Akşam El Clasico #3 var... Bir de dolmayı özlemişim ki...

17 Nisan 2011

Mourinho Inter'e

Real Madrid ile anlaşması 4 yıllık ama kim kalmış ki Madrid'de 4 yıl. Mourinho gelecek sezon da Real Madrid'de kalır? Kariyerinin sonlarına doğru Portekiz Milli Takımı olacağını söylüyor zaten. Bir de Premier Lig'e döneceğini... Abramovich'den intikam için Liverpool da olur Manchester United da.. Alex Ferguson verecek elbette bunun kararını... Bugün İtalya'da Real Madrid'e giderken bıraktığı ipucunun üzerinden yürümüş La Gazzetta dello Sport. İyi aile babası Mourinho. Çocukları ve eşi de çalıştığı şehirde oluyor. Çocukların eğitimi önemli tabii. Geçen sezon iki çocuğunun gittiği okulda bu tarihlerde bir sonraki yıl için kayıt yenilemeyince "Tamam Mourinho yolcu" denmişti. Öyle de oldu... Bu kez tam tersi... Mourinho, çocuklarını tesislerin bulunduğu Appiano'ya 30 km uzaklıktaki okula yazdırmış gelecek yıl için... Bu ne demek? Inter'e mi dönüyor?

Real Madrid: 1 Barcelona: 1

İspanya Ligi’nin son iki yılda geldiği nokta bu: “Her hafta El Clasico olsa da izlesek.” Haftada bir olsa iyi, dört gün sonra Kral Kupası; ardından iki hafta içinde iki Şampiyonlar Ligi maçı olunca iki taraf da oturmuş hesabını yapmış. Camp Nou’daki 3, 4 ve 5. golden sonra Real Madrid’li futbolcuların yakın planda ekrana gelen suratları, son golden sonra yerde çaresizce bakan Casillas’ın hali...
Mourinho’nun 8 puan geride çıktığı dörtlemenin ilkinde neden ilk hedefinin yenilmemek olduğunun fotoğrafıdır. Barcelona karşısında iki yıldır kimyası bozulmuş bir Real Madrid vardı İspanya’da. Bir önceki sezon bu sahada 6 atmış bir takımdan bahsediyoruz, omurgası aynı kadro. Valencia'da Kral Kupası finalinde de, Şampiyonlar Ligi’ndeki iki maçta da; soyunma odasında “Biz bu takımı yenebiliriz” dediğinde sana inanmalarını bekliyorsan, önce onları durdurabileceğini kanıtlaman gerekli. Mourinho bunu istedi bence ve ilk yarıda da başardı. Skor kadar Barcelona’nın Santiago Bernabeu’da yüzde kaç topla oynayacağı da önemliydi. Maçın sonuna bakıp Mesut ile başlaması gerekiyordu demek kolay. Camp Nou’da çok cüretkardı Mourinho, Mesut da çok kırılgan. Benzema’nın görevi gol atmaktan çok sakatlıktan dönen Puyol ve partneri Pique’yi çıkartmamaktı. O noktada görevini yaptı. Busquets ile aralarını ne kadar açarsan, Barça’nın ritmini o kadar bozuyorsun. İkinci hamle Pepe... Inter’de Zanetti’nin deliliğinden çok faydalandı Mourinho. Pepe de aynı göreve soyundu. Orta sahanın fedaisi. Erken bir kırmızı kartla atılsa kimsenin şaşırmayacağı bir futbol karakteri. Khedira sonuçta bir Cambiasso değil! Barcelona’nın bir maçta kaç gol pozisyonuna girdiğini, nasıl oynadığını herkes ezbere biliyor. İlk yarı Messi’nin iki çaprazı dışında bir de Villa’nın penaltı pozisyonunu verdi Real Madrid. Ben penaltı yok diyorum ama Madridli gazetecilerden bile penaltı diyen varsa, stadyumda seyredenler haklıdır demek lazım. Di Maria şaşırtmadı. Uzun zamandır zaten düşüyor. Xavi-Iniesta’nın klasik aşırtmalarını kesip; Messi’yi önde karşılayarak, Katalanların keyfini kaçırdı Mourinho... Takipçine 8 puan fark atmışsın. 4 gün sonra Kral Kupası finaline gidiyorsun, neden Santiago Bernabeu’da kazanmayı deli gibi isteyesin ki! Guardiola’nın taktik zekasından çok soyunma odası ve tesislerdeki yönetimi taşıyor Barça’yı. Kadro aynı, şablon aynı... Cruyff’un da işaret ettiği gibi, kazanması gereken iki maç var. Kral Kupası ve Camp Nou’daki Şampiyonlar Ligi yarı final rövanşı... Evdeki hesap çarşıya uymaz tabii bazen bu oyunda. Albiol’un yaptığı penaltı ve “Hep 10 kişi kalıyoruz” diyen Mourinho’nun yine haklı çıkması! 53’de Mourinho’nun çalıştırdığı bir takıma ilk kez golü penaltıdan da olsa atan Messi ve saz arkadaşları sonraki 10 dakikada fişi çekebilirlerdi ama top yapmayı tercih ettiler. İkiyi bulsalar belki de tekmeler başlayacaktı! 9 dakikada 3 değişiklikle Mourinho son kartlarını oynadı. Santiago Bernabeu tribünleri de eksik bir adamın yerine oynadı. Real Madrid’in kazandığı penaltı tartışmalı. Bir ilk daha. Ronaldo kariyerind ilk kez Barcelona’ya gol attı. Sonunda kimse üzülmedi. Gerek de yoktu. Lig, Gijon maçında bitmişti Real Madrid için.. Çarşamba kafalar daha rahat olacak, tahminim çok daha sert bir maç olacak! Maçtan bir gün önce basın toplantısında bu kez konuşmayarak olay yaratmayı başaran Mourinho, kendisini protesto edip salonu terkeden gazete muhabirlerinin maçtan sonra soru sormasına izin vermedi. Medyayla kavgayı sever. Bu yüzden İtalya’da sevilmedi ama İspanya gibi bölgesel medyaya sahip bir ülkede Madrid medyasına sırtını dönmek pek akıllıca değil. Zayıf anında ona acımayacaklar! Gidelim bakalım, neler olacak Valencia'da...

16 Nisan 2011

El Clasico'ya Doğru #5

İspanya'da bugüne kadar en çok izlenen El Clasico, 1997'de Kral Kupası'nda Barcelona'nın 3-2 kazandığı maç.. Son 5-0 ilk 5'te yok. Bu akşam 10 ülkede 3D olarak naklen yayınlanacak. Biz daha HD izleyemiyoruz. NTV Spor da sanırım gelecek sezon HD'ye geçer. 30 kamera, basın tribününde sadece gazeteleden 300 kişi! (Kral Kupası'na akredite olan gazeteci sayısı: 850) İstanbul'da Kozyatağı'nda bir sinema da maç için organizasyon düzenlemiş ama bu maç en güzel evde seyredilir... Çarşamba da hayırlısıyla Mestella'da...

İbrahimoviç vs. Napoli

Adam Şubat'tan beri yok. Kırmızı görüyor, 3 maç alıyor, birini affediyorlar, Floransa'da bir kırmızı daha... Sezon sonunda Milan şampiyon olmazsa Berlusconi kovalar bu adamı. Ne var ki bir takımda İbrahimoviç varsa o takım şampiyon olur gerçeği var 2000'lerde.. Aldığı para 12 milyon Euro. Karşısında da Napoli 11'i. 35 resmi golü geçen Cavani'nin kazandığı parayı daha önce de tartışmıştık burada. Sadece 1.8 milyon Euro. De Sanctis bile sadece 700 bin Euro'ya oynuyor. Napoli'yi kazıklayan (!) tek adam Dossena... 1.5 milyon veriyorlar...

El Clasico'ya Doğru #4

Ortada çok kaliteli bir mal var ama pazarlamasını da paketlemesini de iyi biliyorlar. Bu ilan da bu pazarlamanın bir parçası. El Clasico haftasında her akşam bir ustayı ağırladılar. Figo, Cruyff, Antiç, Vicente Del Bosque ve Jorge Valdano... Ne kadro ama!

Hafta Sonu Futbol


16 Nisan Cumartesi
14:00 Boluspor-Rizespor / TRT 1
14:00 Ankaragücü-Bucaspor / Lig TV
16:00 Karabükspor-İBB / Digi Kanal
16:30 Hamburg-Hannover 96 / TRT 3 & TRT HD
17:00 West Brom-Chelsea / Spormax
17:00 West Ham-Aston Villa / PL TV
19:00 Roma-Palermo / Spormax
19:00 Fenerbahçe-Gaziantepspor / Lig TV
19:15 Manchester City-Manchester United / NTV Spor (FA Cup)
19:30 Werder Bremen-Schalke 04 / TRT 3 & TRT HD
21:45 Parma-Inter & Milan-Sampdoria / Spormax & TV8 (Dönüşümlü)
22:00 Lille-Bordeaux / Kanal A
23:00 REAL MADRID-BARCELONA / NTV SPOR

17 Nisan Pazar
14:00 Sivasspor-Kasımpaşa / Lig TV
14:00 Denizlispor-Diyarbakırspor / TRT 6
14:00 Tavşanlı-Orduspor / TRT 1
14:00 Mersin İY-Altay / TRT Anadolu
15:00 Kayserispor-Konyaspor / Digi Kanal
15:30 Heracles - PSV (Canlı)(Dönüşümlü) - Beyaz TV
15:30 De Graafschap v Twente (Canlı)(Dönüşümlü) - Beyaz TV
16:00 Fiorentina-Juventus / Spormax & TV8
16:30 Bayern Munih-Leverkusen / TRT 3 & TRT HD
17:00 Antalyaspor-Eskişehirspor / Digi Kanal
17:00 Samsunspor-K.Erciyesspor / TRT 1
18:00 Bolton-Stoke / NTV Spor (FA Cup)
18:00 Arsenal-Liverpool / Spormax & PL TV
18:00 Montpellier-Marseille / Kanal A
18:30 Dortmund-Freiburg / TRT 3 & TRT HD
19:00 Trabzonspor-Bursaspor / Lig TV
21:45 Napoli-Udinese / Spormax & TV8
22:00 Espanyol-Atletico Madrid / NTV Spor
22:00 PSG-Lyon / Kanal A

14 Nisan 2011

El Clasico'ya Doğru #3

Kerem Sefa Gökbuget'in Madrid'den selamı var. İki ay önce bir Capello röportajını çevirmişti. Real Madrid-Barcelona'nın ilk kapışmasına 4 gün kala dün Marca'da iki sayfalık bir derleme yayınlandı. Kahramanlarıyla, düşmanlarıyla El Clasico. Bir hayli dolu ve uzun bir metin. Kerem'in emeğine sağlık. Yazıyı bu adreste okuyabilirsiniz.
Arşiv
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo

10 Nisan 2011

Panenka'ya Selam

Juventus, Roma deplasmanından 3 puanla çıkınca bu maç Roma için sezon finaliydi. Ya kazanacaklar ve kalan 6 haftada yola devam edecekler ya da dükkanı kapatacaklardı. Udinese ile puan farkı 6 idi. Hedef Şampiyonlar Ligi’ne dördüncü bilet. Arada bir de iki derbide de mağlup ettikleri 2 puan üstlerindeki Lazio var. Udinese kötüydü. Roma’nın golü geldi geliyor derken penaltı kazandılar. Bu sezon en çok penaltıyı kazanan takım oldukları için nefret edeni çok Roma’nın. Maç 0-0. Penaltı böyle atılır mı? Kalede de Serie A’nın iyi kalecilerinden biri, Handanoviç var. Totti geldi topun altına girdi (İtalyanlar için: cucchiaio) ve Panenka’ya selam yolladı yine. Maçın ardından “Neden Panenka penaltısı?” diye sorduklarında “Daha ölmediğimi ispat etmek istedim. Uzun zamandır denemiyordum” dedi. Udinese baktı pabuç pahalı, salladı biraz Roma’yı. Golü de buldular Di Natale ile. Yaşlı kurt 26 gole ulaştı. Sonra iptal edilen Udinese golü. Belki de 15 milyon Euro değerinde.. Son sözü uzatmalarda son 90 saniyeye girilirken yine Totti söyledi. Sonuç. No Totti no Party.. Bir de Serie A > La Liga

El Clasico'ya Doğru #2

El Clasico ve sinema deyince blogu uzun zamandır takip edenlerin aklına başka bir şey gelebilir ama bu kez ciddiyim (!) Cumartesi günü Barselona’da El Clasico için güzel bir organizasyon var. Camp Nou’nun otoparkında arabalı sinema düzeni yaratacaklar. Arabadan maç seyretmek nasıl bir fikir, takdiri size bırakıyorum. Bir de merakımı gidereyim. Türkiye’de arabalı sinema var mı? Ya da var mıydı?

El Clasico'ya Doğru #1

Geçen hafta Barcelona, bu hafta Real Madrid… Eskiden İspanya’da deplasmanlardan bu kadar kolay çıkılmazdı. Villarreal tepeye oynuyor, Barça fişini çekiyor. Bilbao’dan çıkmak kolay değildir artık klişe. Real Madrid 3 atıp dönüyor. Cristiano Ronaldo ve Messi ya Mart ayında da atsalardı diye sorası geliyor insanın istatistiklere bakınca. İkisinin de 29 golü var ligde. Rekor Hugo Sanchez’de. Taklacı 38 gol atmıştı. Kalan hafta sayısı 7. Messi, son golünü Arsenal’e attığında tarih 8 Mart’tı. Bir ay sonra iki golle döndü. Cristiano Ronaldo, Malaga’ya yaptığı hat-trick’ten sonra sakatlandı. Messi’nin 45 maçta 47 golü var… Ronaldo’nun ise 44 maçta 40 golü. Madrid medyası El Clasico sayfalarını bugünden başlattı. Ellerinde iki süperstar var ama tirajları bizim spor gazetelerinden farklı değil…

9 Nisan 2011

Arda Hakkında Herşey (!)

Arda Turan'ın Atletico Madrid'e transferinde 8 ayda değişen ne var? Gil Marin'in İstanbul'a gelmesi ve sezon başında transferin son gününde Galatasaray'a yaptıkları resmi teklifi ertesi gün Madrid medyasında haberim yok diye yalanlayan Atletico Madrid Başkanı Enrico Cerezo'nun dün verdiği röportajda şu cümleyi kurmuş olması: "O teklif bir dosta iyilik içindi. Arkadaşımız Mendes böyle bir şey istedi. Biz de yazdık. Arda’ya tekliften çok bir iyilik yazısı diyebilirsiniz.”
Gerisi Eylül ayından beri bilinen hikaye... Evet "Mustafa Hakkında Herşey" iyi filmdir...
Ahmet Bulut-Gil Marin-Mendes-A. Madrid-Arda
Süper Menajerler: Jorge Mendes
Galatasaray'daki Kangren
Fotoğrafını Yolla Oralardan Arda Turan
Arda Turan İçin İstek Şarkısı

Hafta Sonu Futbol

9 Nisan Cumartesi
14:00 Denizlispor-Samsunspor / TRT 1
14:00 Bucaspor-Karabükspor / Lig TV
14:45 Wolves-Everton / PL TV
16:00 Konyaspor-Manisaspor / Digi
16:30 Hamburg-B. Dortmund / TRT 3
17:00 Chelsea-Wigan / Spormax
17:00 Man. United-Fulham / PL TV
19:00 Eskişehirspor-Fenerbahçe / Lig TV
19:00 Inter-Chievo / TV8 & Spormax
19:00 A.Bilbao-Real Madrid / NTV Spor
19:30 Stuttgart-Kaiserlaustern / TRT HD
21:00 Barcelona-Almeria / NTV Spor
21:45 Udinese-Roma / Spormax
22:00 Brest-Rennes / Kanal A
23:00 Mallorca-Sevilla / NTV Spor

10 Nisan Pazar
13:30 Juventus-Genoa / TV8
14:00 İstanbul BŞB-Sivasspor / Digi
14:00 Gaziantepspor-Ankaragücü / Lig TV
14:00 Orduspor-Adanaspor / TRT Anadolu
14:00 Giresunspor-Altay / TRT 1
15:30 Blackpool-Arsenal / Spormax
16:00 Lazio-Parma / TV8
17:00 Gençlerbirliği-Kayserispor / Digi
18:00 Aston Villa-Newcastle / Spormax
18:00 Marsilya-Toulouse / Kanal A
18:30 Bayer Leverkusen-Saint Pauli / TRT 3
19:00 Galatasaray-Trabzonspor / Lig TV
19:00 Rizespor-Kartalspor / TRT 1
21:45 Fiorentina-Milan / Spormax & TV8
22:00 O.Lyon-Lens / Kanal A

11 Nisan Pazartesi
20:00 Kasımpaşa-Beşiktaş / Lig TV
20:00 Gaziantep BB-Boluspor / TRT Anadolu
22:00 Liverpool-Manchester City / Spormax

7 Nisan 2011

Hava Açık

Hafta sonu liglerde, hafta ortasında Şampiyonlar Ligi'nde. Herşey biraz ters gitse yarış kızışacak, rövanş maçlarında yarı finalin ucu iki tarafa da açık olacaktı. Manchester United'ın 0-2'den 4-2 aldığı West Ham maçı, Arsenal'in akıllara ziyan beraberliği, Real Madrid'in sahasında mağlup olup, Barcelona kağıt üzerinde en zor deplasmanlardan biri olan Villarreal'den de 3 puan alması.. Milano derbisinde puan farkı Milan lehine 2 iken Inter'in mağlup olması... Zirvedekilerin önü açıldı. Şampiyonlar Ligi'nde de farklı sonuçlar çıkmadı. Real Madrid ve Barcelona işi bitirdiler. Lig ve Kupa finalinin ardından iki El Clasico daha var. Inter, Münih'te ufak çaplı bir mucizeye imza atmıştı ama bu 5-2'lik hezimetin ardından olacak iş değil... Schalke 04 de yarı finalde. Manchester United'a Chelsea her zaman ters gelirdi, Mart başında 2-1 kaybettikleri sahada 1-0 kazandılar. İlker Yasin ve top ağlarda dedi ama olmadı işte... Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşları Manchester United-Chelsea dışında angarya... Fotoğraftaki arkadaş ve Giggs abinin ellerinden öpüyorum...

6 Nisan 2011

Müsaadenle Lucescu

Maçtan önce İspanyollar, Carvalho-Crouch eşleşmesine takmıştı kafayı. Aralarında 20 cm fark var. Uzun olanın da aklı kısa ama. 14 dakikada atılınca takımının da fişi çekildi. Londra derbisinin öteki yakasından gelen Adebayor'un iki atması önemli tabii. Di Maria'nın golü nefis, final de Cristiano Ronaldo'dan. Mourinho, hafta sonunda Preciado'dan hayatının dersini aldı. Adamı ligin ilk yarısında çok yormuştu. Dün Santiago Bernabeu'nun duvarlarında yukarıdaki ilan varmış. 4-0'ın ardından Real Madrid taraftarı, pahalı bir Londra turu satın almaz. Hedef 3 ya da 4 Mayıs'taki Barcelona deplasmanı. Tabii Lucescu izin verirse. Ligden farklı olarak Şampiyonlar Ligi'nde deplasman kontenjanı daha fazla olduğundan bu kez iki taraf da kalabalık gelecek. 16 Nisan'da ligin rövanşı, 4 gün sonra Valencia'da Kral Kupası, sonra olası Şampiyonlar Ligi yarı finali... Bize de birinde Papatyam! Gecenin diğer maçında skor inanılmaz. Üstelik daha ilk saniyelerde gelen Inter golüne rağmen. "Hain" Leonardo 3 günde 8 gol yedi. Defans hattında Lucio ve Samuel yokken olacağı buydu. Schalke 04'deki Edu'nun kariyerine dikkat. Adamlar kumar oynadı, cımbızla çekti ama oldu işte. Raul da adamdır!... 70 golle bir numarada. Daha da ilginci, bu yaşta ve bu mevkide oynarken, 11 bin 117 metre ile sahanın en çok koşan adamı olması...

5 Nisan 2011

Naklen Yayınlar

5 Nisan Salı 21.45 Real Madrid – Tottenham (EURO FUTBOL) 21.45 Inter – Schalke (HD4 MEN) 6 Nisan Çarşamba 20.00 Beşiktaş – Gaziantepspor (TRT 1) 21.45 Chelsea – Man. United (STAR TV) 21.45 Barcelona – Shakhtar D. (EURO FUTBOL) 7 Nisan Perşembe 20.00 İstanbul BŞB – Gençlerbirliği (TRT 1) 22.05 Benfica – PSV (STAR TV) 22.05 Porto – Spartak Moskova (EURO FUTBOL) 22.05 Villarreal – Twente (HD4 MEN)

4 Nisan 2011

Barbara-Pato-Kristen-Sheva

Santrforlarla özdeşleşmiş gol sevinçleri vardır. Hugo Sanchez takla atar, Batistuta, rakip tribünlere sus işareti çeker, Montella bir planör gibi süzülürdü sahada. Bir de işin romantikleri var tabii! Real Madrid formasıyla 323 gol atan Raul, evlendikten sonra tüm gol sevinçlerini nikah yüzüğünü öperek yaşadı. İspanyol santrforun her golü 12 yıllık eşi Mamen Sanz'e hediye idi. Kadınlar en çok bu gol sevincini sevdi. Sonra bir genç adam çıktı sahneye İtalya'da. 17 yaşında Brezilya'dan Milano'nun yolunu tutmuştu. Milan taraftarı, Shevchenko'lu yıllardan sonra yeni golcüsünü arıyordu. Sevgilisi Sthefany Brito ile birlikte Milano'ya yerleşen Pato'nun gol sevinci en az Raul'unki kadar romantikti. Fileleri havalandırdıktan sonra en yakınındaki kameraya iki eliyle havada bir kalp çizen Brezilyalı yıldız için ekran başındakiler "Canım ne şeker çocuk!" diyorlardı. Brito kariyerine Brezilya'da devam etmek isteyince, "Gözden uzak olan gönülden de ırak olur" kuralı devreye girdi. Pato'nun Milan'daki üçüncü sezonunda ayrıldılar. Ayrılık futbol hesabıyla yarım sezon sürdü. Peri masalı devam ediyordu. Temmuz 2009'da Pato ve Sthefany, Copacabana Plajı'nda evlendiler. Evlilikleri sadece 10 ay sürdü. Pato artık attığı gollerin ardından kalp işareti çizmiyordu. Ona yeni bir gol sevinci gerekti...
Baba hem ülkenin başbakanı hem de en ünlü çapkını olunca kızının da kameralardan kaçabilmesi pek mümkün değildi. Silvio Berlusconi'nin ikinci eşi, aktris Veronica Lario ile yaptığı ikinci evlilikten dünyaya gelen Barbara, büyük medya imparatorluğunu yöneten ağabey Pier Silvio gibi vitrinde olan bir aile üyesi değildi. Futbol dünyasına hep uzak durdu. Milanolu Giorgio Valaguzza ile 10 yıl süren ve nikah masasından uzak durdukları ilişkileri sansasyonel olmaktan uzaktı. J.P Morgan'da analist olarak çalışan Valaguzza'nın tayini Londra'ya çıkınca, Pato'nun ilişkisini bitiren neden Barbara'nınkinin de sonunu hazırladı. Uzaktan sevilmiyordu kimse! İtalya Ligi'ni yakından takip edenler, bir aydır Milan maçlarında rejinin ısrarla ekrana getirdiği bir güzeli mutlaka fark etmişlerdir. San Siro'da ya da deplasmanda, maç kaçırmayan bu sarışın Barbara Berlusconi'ydi. Patronun kızı bir anda fanatik Milanlı olmuştu. "Paparazzi" kelimesini dünyanın tüm dillerine hediye etmiş İtalyanların bu aşkı da atlaması mümkün değildi elbette. Fellini'nin La Dolce Vita'sındaki Paparazzo karakterinden doğma paparazziler büyük aşkın kokusunu almışlardı. Pato ve Barbara ilk kez beraber fotoğraflandıkları, Berlusconi'nin kızı La Gazzetta dello Sport'a röportaj vermek zorunda kaldı. Gazetenin kapağında bir golcü değil güzel bir sarışın vardı o gün. "Sadece arkadaşız" ile geçiştirdiler. Paparazziler boş durmadı, iki ve üçüncü derken Pato en sonunda itiraf etmek zorunda kaldı: "Evet Barbara Berlusconi ile beraberim."
Bu Milan kulübünü sarsan ilk aşk hikayesi değil... Yıllar önce Silvio Berlusconi'nin ilk evliliğinden olan ve bugün Mediaset grubunun başında bulunan Pier Silvio Berlusconi, Amerikalı manken Kristen Pazik ile büyük aşk yaşıyordu. Gün geldi ikili ayrıldı ve Pazik, Milan'ın Ukraynalı golcüsü Shevchenko ile evlendi! Polonya asıllı Pazik, Milano'dan eşini uzaklaştırmak için elinden geleni yaptı. Shevchenko en sonunda "Çocuklarımızın İngilizce öğrenmesi için Londra'ya taşınacağız," açıklamasını yaptı ve Chelsea kulübünün teklifini kabul etti. Bir aşk Milan'ı bir golcüsünden etmişti. Bakalım ikincisinin sonunda kazanan Milan mı olacak? (3 Nisan 2011/SABAH Pazar)

Milano Derbisi'nin Ardından

Milano derbisinin ardından yazamadım. İsa'nın son yemeği ve Hain Leonardo koreografisi harikaydı. Maçın kendisi de... San Siro'daki en güzel pankartta yukarıda fotoda. Kazan-Kaybet üzerinden çok zeki bir kelime oyunu... Milano derbisini ilkokul ikiye giden oğlum Hakan Raul yazmış, ondan alıntılıyorum: "Dün MİLAN İNTERİ 3-0 YENDİ yani NIKE-ADİDAS Karşılaştı GOLLER ALEXSANDRO PATO-ALEXSANDRA PATO- CASSANO (PEN) DA ATTI . ETO'O ATMADI !!! AMA MÜTHİŞ BİR MÜCADELE OLDU . ALEXSANDRO PATO 45 İNCİ SANİYEDE ATTI TEKRAR ATTI PATO ZLATAN İBRAHİMMOVİC BARİ maçında kırmızı kart gördü.Bunun için 3 tane maç cezası aldı."