21 Nisan 2010

Fotoğrafını Yolla
Oralardan Arda Turan

Kariyeri boyunca verdikleri röportajlarda "Gazete okumuyorum, spor programlarını izlemiyorum" diyen futbolcular var. Ne diyeceksin, eyvallah deyip geçiyorsun. Gün geliyor futbolu bırakıyorlar, bir bakıyorsun okumadıkları gazetelerde, köşe yazarı; izlemedikleri programlarda yorumcu olmuşlar. "Gündemi sadece kulübümün resmi yayınlarından takip ediyorum, gazete, tv'ye bakmıyorum" diyen taraftarlar da var. Ne diyeceksin? Oku ve izle mi?..

Kulübünün gündemini resmi sitesinden takip eden bir Galatasaray taraftarı dün öğle saatlerinde galatasaray.org'u tıkladığında bu fotoğrafla karşılaştı. Elbette ki öncesinde ne olduğundan haberdar değil. Sitede de bir detay yok. Ne düşünür? Çocuk yaştan beri arkadaş olan Arda ve Caner neşeli geçen, "futbolcuların hırslı göründüğü" bir antrenman sonrasında objektiflere poz vermişler. Hatta beyaz yelekli takım çift kaleyi kazanmış, ikili de bunu kutluyor. Kritik Bursaspor maçı öncesinde taraftarı mutlu eden, huzur veren bir kare! İşte hem eski futbolcunun da hem de taraftarın yanıldığı an bu. Biri en iyi bildiğini sandığı eski mesleğini anlatırken yıllardır sırtını çevirdiği bilginin eksikliğinden kıvranır, bir diğeri de dezenformasyona, sansürcü, "olması gerektiği gibi" yayın anlayışının sunduğuyla kendini kandırır.

Arda ve Caner'in haftanın basına açık tek antrenmanında kavga etmesi elbette ki bir rastlantı. Galatasaray'da haftalar öncesinden kurulup bırakılmış bombanın patlaması ise değil. Ne yazık ki bombanın saat ayarı yoktu. Ne zaman, nerede patlayacağını kimse kestiremiyordu. Nereden çıktı bu bomba? Alt yaş milli takımlarda beraber büyümüş, Manisa'da ev arkadaşlığı yapmış iki sıkı dost neden birbirlerine sinkaflı cümlelerle saldırdılar. Florya'da Metin Oktay'ın adını taşıyan, Galatasaray'da futbol devrimini gerçekleştiren Jupp Derwall'ın adını taşıyan sahaya futbol oynamak için çıkan bu adamlar neden kan sporunu tercih ettiler? Kim ne yaptı da; kan aktı Florya'da? Yönetenlerin yolunda gitmeyen şeyler olduğunu anlamaları için illa kan mı çıkması gerekiyordu? Dudağı patlatan el, dudağı patlayanın boynuna dolandığında ortalık süt liman mı oldu? Mesut musunuz oralarda? Dönelim o zaman geriye...

Bizim bu üç tarafı denizlerle çevrili; cennet topraklar diye öğretilen ve bir zaman sonra altının fay hatlarıyla döşeli olduğunu öğrendiğimiz ülkede zor olan birey olabilmektir. Eğitim sistemi de, memuriyet de, sokak da birey olmayı yasaklar. Çocuğunuz ilkokulda sürüden ayrıldığında öğretmenlerin aklına ilk gelen "Sizinki biraz hiperkatiftir"tir. Büyüdüğünüzde "Egosantrik bir arkadaş" derler. Toplum birey olarak sivrilmek istediğinizde başınıza iki şey gelir. Bir; gereğinden fazla pofpoflanır, övgüye boğulur, gruplar tarafından havaya fırlatılır ama yere düşerken fırlatanların ortalıktan kaybolduğunu görürsünüz. Yuhalarlar sizi. Sevgimizde tezahüratımız çoktur. Yere, göğe koyamaz, başımızın üzerinde taşır; sonra bir gün uzaklardan "Zaten kıçı kalkmıştı bunun" dediklerini duyar, öyle olmadığınızı bilir, üzülürsünüz.

İki, sürüden ayrıldığınızda çoban birden fazladır her seferinde. Sürüye geri dönmeyenin kafasına kafasına vururlar. İnsan vücudu bu, bir yere kadar eğilir. Vur, vur; gün gelir boynunuz eğrilir. Omuzlarınız çöker. Ya da bir zamanlar egosantrik dedikleri siz, egodistonik olur çıkarsanız. Aynaya baktığınızda kendinizi tanımaz, kendinize isyan eder, kendinizi sevmekten vazgeçersiniz. Emre Belözoğlu'nun futbol kariyeri boyunca geçirdiği evre budur. Aynı süreçten şimdi Arda Turan geçmekte. (Bkz: 90'ların Sezercik'i:Emre Belözoğlu)

Arda bugün 23 yaşında. 17 yaşında adı spor sayfalarında çokça geçtiği günlerden bu yana elbette ki çok tecrübe edindi. Çok şey başardı, kuleler yaptı, bazılarını devirdi. Hayat bu. Kimse kusursuz değil. O 17'lik genç, yaşından olgun bir adamdı. Konuşurken ailesinin çok emek verdiğini anlıyordunuz. Sempatikti, burnu kalkık değildi, vefalıydı. Dı'li geçmiş zaman Arda bugün böyle değil demek değil asla! Bugün de öyle... Arda değil aslında özne "Arda Turan". Ayşe"ler", Mehmet"ler" ülkesinde adıyla soyadıyla Arda Turan! Bu toplumun içinde Tanrı'nın ona verdiği yetenekleri iyi değerlendiren, doğru zamanda doğru yerde olan, verilen şansı iyi kullanan ve basamakları hızla tırmanan, birey olarak sivrilen ve toplumun karşısına örnek olarak dikilen bir Türk genci o.

İlk günden itibaren en çok merak edilen "Arda şımaracak mı?" mıydı. Böyle olacağını savunanların garip bir ihtirası vardı. Arda 6 ay sonra barlara düşse; "Biz dememiş miydik?" diye meydanları dolduracaklardı. Kabul edelim Bordeaux'da attığı kafayla da paçasından asılacaklar için "hızlı" bir giriş yaptı futbol dünyasına. Bir kariyer özeti; ya da futbol kariyeri ağırlıklı bir profil çıkarmak, "şutu zayıf ama" demek değil niyetim... Uzar gider, ucunu yakalayamayız sonra. O yüzden filmi ileriye saralım.

"Onun etrafında kurulacak bir takım" sloganıyla başlayan transfer döneminde kaptanlık pazubandını ve 10 numaralı formayı verdiler Arda Turan'a. Törende formanın Metin Oktay'ın forması olduğu vurgulandı, pazubandı 22 yaşında koluna geçirmesine dikkat çekildi. Bu icraata imza atan Galatasaray yönetiminin futbolun iflah olmaz romantiklerinin vazgeçilmezi olan bayrak adam tabirinden haberleri yoktu elbette.

Arda Turan, o bayrağı Metin Oktay'dan değil, Bülent Korkmaz'dan zaten, o forma ve bant verilmeden önce almıştı. Dümbüllü'nün kavuğu gibidir bayrak adamlık. Bayrak adamın illa ki kaptan olmasına gerek yoktu. Tarifini herkes bilir. Kısaca, alt yapıdan yetişen, kulübün tesisleri kokan, tribüne koysan üçlü çeken, transfer tekliflerini elinin tersiyle iten, formasını tenine dövme yapan adam. Bir zamanlar Hagi'nin topunu toplayan bu çocuk Galatasaraylıydı. Bunu her zaman her yerde söyledi. Endüstriyel futbolun coştuğu bir dönemde ülke içi rekabette kendisine açılacak muhtemel iki kapıyı ilk günden elinin tersiyle itti. Taraftar her zaman sever böyle futbolcuyu. Emre Belözoğlu'nu da böyle sevmişti Galatasaraylılar. Ta ki Inter'e gidene kadar... Futbol o zamanlar bu kadar para kaldırmıyordu. Metin Oktay da Palermo'ya gidip, dönmüştü. Emre dönmedi. Üstelik büyük bir ustalıkla, zor saklanacak bir sırrı vardı. Fenerbahçeliydi.

İşte bu ihanet ve aldatılmışlık duygusu, Arda'ya 10 numaralı formanın ve kaptanlık pazubandının verilmesinin sebebidir. Derin bir kılıç yarasıydı Emre. Arda ise pansuman için gazlı bez! Ağır bir ihaneti unutmak isteyen bir adamın/kadının hemen yeni bir aşka yelken açması ve sonrasında hayal kırıklığına uğraması gibi. Bugün, "Arda'ya kaptanlığın verilmesi hataydı" diyenlerin hissettiği, o aşkta aradığını bulamayan adamın hissettiğidir. Bu Arda'yı kötü yapmaz. Hata Arda'nın değildir. Arda kaptan olduğundan beri hatalar yapmıştır ama bu hata onun defterine yazmaz. Onu Arda Turan olarak karşılarına oturtup, ondan Metin Oktay yaratmak isteyenlerin hatasıdır bu.

Bugün Arda, ne Arda Turan; ne de Metin Oktay. İkisinin arasında sıkışıp kaldı ve o egosu yüksek, futbol karakterini yeteneği kadar sahadaki yüksek özgüveninden alan genç, artık kendisiyle kavga eden, yetmediğinde en yakın arkadaşının dudağını patlatan adam oldu. Madem futbol fena halde hayata benzer. Biraz ekrandan çalalım. Tekrar Ömer olmaya çalışan, olamayacağını anladığında da aynaları kıran Ezel gibi... "Babam ve Oğlum"da o güzelim rakı-balık sofrasında "Ne oralı oldum ne de buralı" diyen Sadık gibi...

"Endüstriyel futbola karşı Metin Oktay" deyip, ürün gamında ona geniş yer ayırıp; her vefa arandığında onu referans gösterip, onun vefatından sonra uzun bir akıllara bile gelmediğini söylediğimde az tepki almadım. Galatasaray camiasını çıkmaz sokaklara sokan bir; 96 ruhudur bir de Metin Oktay mania. Sevmek ama böyle sevmek; hastalıktır kimi zaman... Son 10 yılda ne zaman 2-3 maç arka arkaya kazansa Galatasaray, o ruh geriye gelir. Sonra bir bakmışsın yine gitmiş. Ruhu oluşturmuş adamların biri bile kalmamışken; hala yeni gelen futbolculara dayatılan budur. Florya'da son 20 yılda yetişenlerin Cüneyt Tanman'ı, Tugay'ı, Bülent Korkmaz'ı, Suat, Okan'ı, Hagi'yi, Hakan Şükür'ü, Arif'i örnek alma şanslarını ellerinden alan da bu Metin Oktay maniadır. Arda'nın "keşke hep 66 kalsaydı" dedikleri formasını (6 ;alt yapıdaki Arda + 6 Arif) neden seçtiğini bile kimse hatırlamaz artık.

Arda neden Metin Oktay olsun ki? Ya da Arda hata yapınca; neden Arda'ya "Sen Metin Oktay olamazsın (olamadın)" diyorlar ki? Onun adı Arda Turan. Yazan çizen adama, ustalar "Ne olacaksan ol; ama kendin ol, samimiyetini kaybetme, örnek al, ama taklit etme" dediğinde hepimiz hürmetle başımızı sallarız da; neden biz hayatını kaleminden kazanlar, medya çalışanları bu adamı ,Arda Turan'lıktan Arda'lığa indirgeriz. Neden Metin Oktay'a yetişemeyenler kendi devirlerinde bir Metin Oktay yaratmaya çalışırlar? Messi, dünyayı yıkarken, neden hala bir kuşağın "Maradona" dediği akıllara gelmez. Sokakta şimdi kime sorsan "MFÖ'yü severim" der, benim kuşağım başka sever!

Arda, yarın seri ilanlara "Hüviyetimi kaybettim. Arda Turan" yazdırsa yeridir. Bu genç adama kimse ne olmak istediğini sordu mu? Soruyor mu? 10 numaralı formayı verip, o pazubandı koluna taktığınızda onun Metin Oktay olacağını mı sandınız? Ne bu? Çocuklarınıza giydirdiğiniz Superman, Spider-Man kostümü mü? Nedir bu? Hayat dediğiniz maskeli balo mu?

Kariyerinin ilk gününden beri yüzü gülen adamın bugünlerde nasıl top oynadığının önemi yok. Çünkü uzun zamandır yüzü gülmüyor. Buna sebep olanlar kimse; ne yaptıklarını idrak edebilmeleri için demek ki kan akması gerekiyormuş. Siz eğer o kanı, "Barıştılar" pozu verdirip altına da "Kankaydılar, artık kan kardeşi oldular"a getirirseniz; işte en çok zararı Metin Oktay'ın ruhuna verirsiniz.

Git artık Arda Turan, kendinden nefret etmeden... Nerede, nasıl, tekrar gülümseyeceksen; oradan bir fotoğrafını yolla. "Mutluyum" yazsın sadece arkasında...

132 yorum:

rayrandroark dedi ki...

işte bülen timürlenk budur.. efsane yazılarından biridir bu abi . ekleyecek hiçbir şey yok. nokta.

armiero dedi ki...

''Git artık Arda, kendinden nefret etmeden. Nerede, nasıl tekrar gülümseyeceksen; oradan bir fotoğrafını yolla. 'Mutluyum' yazsın sadece arkasında...''

eline sağlık abicim.

Burak Kereci dedi ki...

Başyapıt...

Zinhar dedi ki...

Belli olan tek şey var oda ardaya ağır geldi kaptanlık görevi çok ezildi... Kaptanlık alınıp rahatlatılmalı...

tofi dedi ki...

güzel yazı olmus, eline sağlık...bence de gitmeli, avrupada kafası rahat oynar, prim de yaptı, topal transferi balon olabilir ama arda bir cok ligde forma giyebilir, 2002 sonunda hasan şaş ve yönetim bu hatayı yapti, sonu onun gibi olmasın, ancak tuncay gibi sıradan bi takıma da gitmesin, yolu acık olsun, dedigin gibi kendi olsun.

Bol dedi ki...

Ben hayatımda bu kadar güzel bir yazı okuduğumu hatırlamıyorum heralde, elinize sağlık.

!G"11" dedi ki...

Hani nesil olarak Messi'yi izleyebildiğimiz için çok şanslıyız filan diyoruz ya, seni okuduğumuz için de bi o kadar şanslıyız galiba...

Yigit dedi ki...

güzel bir yazı olmuş tebikler ama arda'nın henüz galatasaray'da işi bitmedi. arda'yı en mutlu edecek şey galatasaray'da şampiyonluk yaşamaktır, tüm mutsuzluğu, sinirliliği, hırçınlığının nedeni bu şampiyonluğa erişememesidir. kaptanımızdan kolay kolay vazgeçmeyiz!

pclion dedi ki...

Arda Turan'ın hikayesi budur işte, ellerine sağlık abi. "Kaptanlığı kaldıramayan" Arda'yı anlatacak bir yazı lazımdı zaten, tam yerine rast geldi...

minecamur dedi ki...

Son dönemdeki en anlamlı ve durumu en ıyı özetleyen yazı.Muhteşem olmuş tebrık ederim.

Drama Queen dedi ki...

üstüne eklenecek bir şey yok, şahane bir yazı olmuş.. Herkesin ortak bir fikri var; Arda artık gitmeli. Çünkü burada kalırsa taraftarla arasına daha yüksek duvarlar örülecek. İşin diğer açısında ise Arda'nın Avrupa'nın sert yüzünü görmesi lazım; ancak öyle olgunlaşacak belki o zaman kaptanlığın altında ezilmeden sahaya çıkar.. İspanyol tribününün karşısına çıkmayı, İtalyan basının eleştirilerini ya da Premier ligin hocalarıyla yüzleştikten sonra; pazubandını nasıl taşıması gerektiğini öğrenecek.. Yoksa buralarda taraftar/medya/yönetim derken silinip gidecek.. Galataray taraftarı için de ikinci Emre sendromu olacak..

by_benn dedi ki...

Abi blogu neredeyse ilk günden beri takip ediyorum, ama hep vip de maç izler gibi takip ettim. İlk yorumumu bırakmak şimdiye kısmetmiş. Bu kadar çok toplumsal mesaj içeren, her okuyanın kendine bir pay çıkaracağı, azda olsa insanın boğazını düğümleyen çok güzel bir eser olmuş. Kalemin dert görmesin...

bylrbyi dedi ki...

bu gerçekten şuana kadar hayatımda okudugum en güzel yazı tekrar tekrar teşekkürler bülent abi.. Arda değil, Ardayı bu duruma getirip şimdi onu kurtlar sofrasında yanlız bırakanlar utansın..

esmerrrr dedi ki...

BT sen ne yaptın abi ya... bir açıklama bu kadar mı güzel olur valla... eline sağlık süperdi.

unknown dedi ki...

Çok başarılı bi yazı olmuş tebrik ve teşekkür ederim.. Arda'yı çok seviyoruz ama artık bence de gitmeli.. Arda sen daha iyi liglere layıksin..

erecesblog.org dedi ki...

ben de bu yapıtın kült eserleriniz arasına girenlere katılanlardanım. şahsen, bu sene birbiri ardına patlatılan bomba transferlerin, bir şekilde piyasada kendine yer edinmiş isimlerin arasında arda turan'ı başka bir yerde tutuyordum. kimsenin yüksek performansı onunki kadar sevindirmiyordu. takım bir şekilde düzene girecekti, hatta o günlerde şampiyonluk çok da uzak bir ihtimal değildi. 2 sene önce yokluklar içerisinde şampiyon olan takımın en parlayan öğesi bu sene takımın altın dişlerinden birisi yapıldı. metin oktay konusunda gereken her şeyi söylemişsiniz zaten. benim aklımın almadığı şu an için piyasada alternatifi gözükmeyen bir "yerli" oyuncunun neden bu kadar yıpratma kampanyalarına maruz kaldığıdır. ne arda'nın yaptıklarını ne de onu eleştirenlerin söylediklerini savunmuyorum. sadece genel görüntü bu yönde.

nihayet, gönül isterdi ki bu başucu eserinizi tekrar tekrar okuduğumuzda arda'nın galatasaray adına kazandığı başarılarla övünüp maziye tatlı bir tebessüm bırakalım. ancak durum onu gösteriyor ki, bu yazıyı tekrar tekrar okuduğumuzda başımız ellerimiz arasında utancımızı hatırlayacağız ve en kötüsü arda'nın müstakbel alternatiflerine de aynı küstahlıkları yapmaya devam edeceğiz.

Kaan Özaydın dedi ki...

hata arda'nın değildir demek biraz fazla optimist bir yaklaşım olur. arda'yı kaptan yapanlarda hata muhakkak vardır ama arda'nın da geldiği mevkinin ağırlığına göre davranıp davranmaması onun elindedir. sonuçta arıza bir adama kaptanlık bandı vermiyorsun, kendi kulübünden yetiştirdiğin bir nevi evladına kaptanlık veriyorsun. arda'nın ona göre davranması lazımdı. kimse bu takımda arda'yı döve döve oynatmıyor ya da kaptan yapmıyor. arda'nın boş zamanlarında kaptanlık konusunda yaşadığı sıkıntılardan dolayı boynu bükük başı önde gezdiğini düşünmüyorum.

bunların dışında metin oktay mania tespiti dört dörtlük olmuş..

Ahmet dedi ki...

vay anam vay neler dönmüş serhat

Onur dedi ki...

bir fenerbahçeli olarak kendisi hakkında çeşitli web portallarında, sölzüklerde belki de çok sevdiğim ve saygı duyduğum gökhan gönül'den daha fazla şey yazmışımdır.. bu yazı da oralardan bir tanesi..cristian baroni'yle aralarında geçenler, semih şentürk'le yaşadıkları, bir fenerbahçe taraftarının telefonununda fenerbahçe marşı çaldı diye onu haşlamasına değinmiyorum.. boşverin gitsin onlar.. gençlik hatası dersin geçersin..

ama koskoca galatasaray kaptanı olarak takım arkadaşını yumruklamayı kendine, aldığı terbiyeye, görgüsüne, ahlağına yakıştırıyor mu, önce onu bir düşünmeli..

koskoca galatasaray kaptanı olarak bir hafta önce kendisini ıslıklayan tribünler bir hafta sonra büyük kaptan deyince "büyük kaptan, hee hee!" diye trip atmayı kendine yakıştıyor mu?

her zaman futboldan ve yetenekten bahsetme taraftarı biri olarak, şu dakika bir televizyon kanalında alt yazı geçse ve dese ki "arda turan fenerbahçe ile 6 yıllık sözleşme imzaladı!" bilmiyorum ama izmir'de ikamet etmeme rağmen senede birkaç kez istanbul'a arda'lı fenerbahçe'yi izlemeye giderdim, adım gibi eminim..

bu yazılan ne kadar ütopikse arda turan da kendini o derece sıradanlaştırıyor.. her zaman savunduğum "bu çocuk barcelona'da henry'nin yerine sol tarafta çılgın atar!" tezimi hızla çürütüyor..

her türlü yardım derneklerinin gecelerine katılan, hastanelere giden, kan kanseri çocuklara elinden gelen yardımı yapan, onların yanında olan ve çoğu kez bunu basından gizli saklı yapan da bu arda turan'dır.. yani karakterindeki erozyondan bahsetmek biraz ağır kaçmakta..

şu anda bu adamın hakkında bambaşka şeyler konuşuyorsak, "bir yerleri kalktı bunun ya, defolsun gitsin!" diyorsak bunda en az arda turan kadar bizlerin de sorumluluğu var.. tamam kişi kendinden bilmeli işi ama o kadar büyüyor ki yazılanlar, söylenenler, konuşulanlar, idmanlarda sergen taklidi yapan o sempatik çocuk takım arkadaşının boğazına yapışır hale geliyor..

ama en büyük suç galatasaray yönetiminindir.. isteyen istediğini düşünsün, bu bence böyle.. sen kendini kurtarmak için, taraftarın gözünü boyamak için, "amma da sağlam yönetimimiz var ha!" dedirtmek için daha birkaç yıl önce küçük bir anadolu takımında sağ bek oynarken kendini bir anda tüm ülkenin gözü önünde bulan çocuğa yükün büyük bir kısmını yıkarsan, olaylar buralara gelir.. acaba yönetimde kendini suçlayan, vicdanı sızlayan, yanlış yaptığını düşünen var mı?

evet, futbolcunun samimiyetine inanmayı ortaokulda bıraktım ben.. işin içine para hem de çok para girince işler değişir.. abimiz sandığımız adamlar aslında 7 kat yabancı olurlar bizlere.. ama kimse elinde gencecik bir çocuğu harcama yetkisi bulunduramaz! o çocuğun hayatını kendini kurtarmak pahasına karartamaz! yazıktır..

ardacım, güzel kardeşim.. bu ülkede öylesine köklü değişimler, öylesine devrimler gerekli ki, sen kendi devrimini yakalayamadan ülke için gerekli olanların olma ihtimali sıfır.. o yüzden, ya hakikaten şapkanı önüne koy, "napıyorum lan ben? ne hale geldim bir kaç ay içinde?" diye düşün, çok sevdiğin, fikirlerine inandığın insanlardan yardım al ya da kaç kurtar kendini kardeşim..

seçim tamamen senin.. ya kalıp mücadele edeceksin don kişot misali ya da gidip kendini daha erken keşfedeceksin.. en hayırlısı olsun senin için..

neurocoma dedi ki...

bir futbol blogunda okuyacağım bir yazının ardından gözlerimin dolacağını takdir edersiniz ki tahmin etmemiştim.

cankarapence dedi ki...

helal olsun cok basarili bir gozlem ve cok icten bir yazi olmus, elinize saglik.

barthez dedi ki...

"keşke hep 66 kalsaydı" Eline saglık abi.. 66 > 10

Rot dedi ki...

i$te özlenen hareketler bunlar!

galatasaray'a kar$ı yapılan asimetrik endoplazmik orgazmik saldırıların ardından patlak veren olayın sonrasına yakı$an da bu yazıydı bülent abi.

abi, nolur artık galatasaray hakkında daha çok yaz.. fener medyası kudurdu, görüyorsun.. biz galatasaraylıların yüzünü güldürecek $eylere çok ihtiyacımız var "bülent ba$kan" :)

Dodo28 dedi ki...

Bir Galatasaray'lı olarak bu enfes yazınızı çok beğendiğimi belirtmek isterim.O gülen Arda Turan artık yok..

Fırat Er dedi ki...

Yazı ile ilgili söylenecek bir şey bırakmamış Bülent Abi, yazılarını da özlemiştik tekrar tekrar geçmiş olsun futbol aşığı büyük adam. Futbol devam ettiği sürece Bülent Timurlenk gibi futbolu sadece hayatımızı renklendiren(hem de çok) bir oyun olarak görmemiz için çabalayan insanlar olmalı. Tekrar tekrar teşekkürler, iyi ki sen de Futbol da var hayatımızda Bülent Abi!

extensor dedi ki...

Keşke hep 66 kalsaydı muazzam bir cümle ve yazının özeti gibi. Çok etkileyici olmuş.

Taci YALÇIN dedi ki...

Son fotoğraf; numarasıyla, üzerindeki çamuruyla her şeyi anlatıyor aslında. Müthiş yazı orası ayrı!

AbSurDMaN dedi ki...

Arda ekşisözlüğü takip ettiğini söylemişti, burda ekşi yazarları varsa başlığına eklesinler, eklesinler ki okusun.

Ethem Nostar dedi ki...

mükemmel ötesi bir yazı. gerçekten helal olsun!

Çağrı dedi ki...

@onur

eyvallah abi senin yorumunda en az bülent abinin yazısı kadar güzel olmuş ..

''her türlü yardım derneklerinin gecelerine katılan, hastanelere giden, kan kanseri çocuklara elinden gelen yardımı yapan, onların yanında olan ve çoğu kez bunu basından gizli saklı yapan da bu arda turan'dır.. yani karakterindeki erozyondan bahsetmek biraz ağır kaçmakta ''

imza

cihan dedi ki...

son cumlesinde tuylerim urperdi, harika tespitler, bir numara anlatim, tebrikler aceto

Hagi_10 dedi ki...

emre çolak paf takımda parlamaya başladığında bir forumda onu izleyen bir arkadaş "emre çolak bizim 2. hagi'miz olacak" yazmış bunun üzerine başka bir arkadaş da " 2. hagi'miz değil 1. emre çolak'ımız olsun o bizim demişti." çok hoşuma gitmişti o söz yazı da bu temelde olunca yorumsuz geçmeye dayanamadım.

evet bir galatasaraylı olarak anlamadığım bir nokta var. bugünün değerlerini geçmişin değerleriyle özdeşleştiriyoruz ki. arda'dan metin oktay olmasını bekliyoruz. takımdan 96 ruhunu sahaya yansıtmasını belkiyoruz. beklentilerimizi karşılayamayınca da deli gibi ama öyle böyle değil protesto ediyoruz. sanki galatasaray'ın şartı her sene 96 ruhu ile oynamak. ya da her kaptan metin gibi olmalıdır.

yıllar değişiyor, şartlar değişiyor. futbol her geçen gün endüstrileşiyor ve bu durumda futbol oynayan 22 yaşındaki çocuktan hala 40 yıl önceki bir futbolcu gibi olmasını bekliyoruz. her yabancı oyuncu hagi gibi olsun, her takım 96 takımı gibi olsun istiyoruz. yani kısacası imkansızı isteyip olmayınca da kırıp döküyoruz. tek yapmamız gereken geçmişi unutup yarını planlamak. bu takıma ne yeni bir metin oktay gelecek ne hagi ne de 96 takımı. ama galatasaray hep olacak ve yine o başarıları kazanacak.

íí dedi ki...

egodistonik

ender tolga dedi ki...

yazınızın tadı damağımda kalınca dönüp bir de sezercik emre b.oğlu yazınızı hatırlayayım dedim. emre galatasaray altyapısına 10 yaşındayken transfer olduğunda milliyetspor tam sayfa ayırıp YILIN TRANSFERİ diye başlık atmıştı bugün gibi hatırlarım. emre 10 yaşından itibaren yıldızlığa hazırlanmasına rağmen o eşiği atlayamadı.
arda ise bir anda gökten kafamıza düştü. hem o hem bizler hazırlıksız yakalandık aslında. mal bulmuş magribi gibi saldırıp herşey olsun hepsini yapsın hem yıldız olsun hem kaptan olsun hem her ortamda savaşsın takımı için ama hem de efendi olsun "canım şımarmasın hemen öyle" dedik. 22 yaşında kanı kaynasın ama 35 yaşın olgunluğunda olsun istedik. o ise bir hayallerine çok hızlı uzandı. oynamayı hayal ettiği takıma 3 sene de kaptan oldu. kötü saç kesimli top sakallı "koca kafalı" arda şeklinden yakışıklı,reklamlarda boy gösteren,celebrity sevgilisi olan futbol yıldızına dönüşmesi 2 yılda oldu sadece.doğal olarak ağır geliyor. ama bence asıl sorun baskı falan değil içinde bulunduğu kurulmuş DÜZENE isyan ediyor arda. elinden birşey gelmiyor,arkadaşıyla kavga ediyor.
yanlış topraklara doğdu arda. burası dünyanın en büyük yengeç sepeti.
bu güzelim ülke kalınacak değil gidilecek bir yer oluyor hergün biraz daha fazla.
(bir blogum olsaydı bunları oraya yazardım. fazla uzun olduysa özür dilerim)

Hakan Can Aslan dedi ki...

ellerine sağlık bülent ağabey, çok çok güzel bir yazı olmuş. bende bu konuda bir beşiktaş'lı gözüyle bir kaç kelam etmek isterim.

öncelikle arda turan babamın oğlu değildir, kendisinden bir çıkarım yoktur. taraftarı olduğum takımın futbolcusu bile değildir, rakiptir.

yılardan 2003, arkadaşım diyor ki gel paf maçına gidelim bizim arkadaşlar da var. gidiyoruz bir çocuk var estiriyor sahada kim diyorum arda diyorlar. unutma bu ismi diyorum arkadaşıma. aradan zaman geçiyor bakıyorum bir çocuk var vestel manisaspor'a gidiyor. holosko'yla birlikte coşturuyorlar manisa'yı sonra aynı çocuk bayrampaşa'nın sokaklarından çıkan genç arda büyüyor, kendini geliştiriyor ve 2010 yılının avrupa yıldız adaylarından biri oluyor.

arda iyi çocuktur, güzel insandır. her şeyden önce arda amatördür ve asıl önemli olan budur. gönül verdiğimiz renkler farklıdır ama hem fenerbahçe'li hemde galatasaray'lı pek çok dostum vardır. takımlarına yürekten bağlıdırlar, aşık oldukları renklerle yatıp kalkarlar ve ben onlara her zaman saygı duyarım. aşığın halinden aşık anlarmış derler. taraftarın halinden de bir tek taraftar anlar.

arda turan, küçükken taraftarı takımın formasını giymek için göz yaşı döken, abilerini saha kenarında seyreden ve içinde futbol aşkıyla büyüyen bir çocuktur. neşelidir, içi coşku doludur. en önemlisi o bir taraftır. ve sırf taraf olduğu için kendisinden nefret edilmesine lüzum olmayan bir insandır.

insanların şımarıklık olarak nitelendirdiği hareketleri aslında onun rahatlığından ve samimiyetinden kaynaklandığını anlamak için 24 saat arda'nın yanında olmaya gerek yoktur. "sahaya çıktığım vakit, ayağıma top değdiği vakit ve o seyircinin benim adımı andığı vakit her zaman geçmişe dönerim, kaldırımlar arasında top oynadığım zamanlar kurduğum hayallerin gerçekleştiğini hissederim ve allah'a şükrederim" diyen biridir arda.

bulunduğu yere tırnaklarıyla kazıyarak gelmiş ve hakkında yapılan bu kadar eleştiriyi haketmeyen bir oyuncudur. seversiniz, sevmezsiniz, gıcık oluyorum ben de diyebilirsiniz ama bu adam yeteneksiz diyemezsiniz. çünkü bu adam gerçekten çok yeteneklidir. yeteneksiz olduğunu iddia etmek, doğru bildiğimiz futbola karşı yapılacak büyük bir ihanettir.

çok hata yapmıştır. ama herkes gençliğinde hata yapmıştır. önemli olan hatalardan ders çıkarmaktır. onları geçmişin tozlu raflarına saklamak ve üzerini titizlikle örtmek değildir.

sahip olduğu değerlere yüreğinden bağlı adamlar her zaman benim gözümde değer ölçütü olmuştur. bugün biz beşiktaş taraftarı olarak pascal nouma diyorsak birşeyler hissettiğimiz için diyoruz. bugün fenerbahçe taraftarı hala tuncay diyorsa bir şeyler hissettiği için diyordur. ve bugün galatasaray taraftarı arda diyorsa onu sahadaki kendileri gibi gördükleri için diyorlar.

nihayetinde kırmızı-beyazın, ay yıldızın altında hepimiz biriz, hepimiz tekiz. bu ülkenin evlatları olarak yeşil sahalarda esecek olanlar ise bu çocuklar. onların golleri, onların çabasıyla başımız dik yürüyecek olansa bizler.

herşeyin başında gelen saygı tek çözümdür aslında. sevene saygı duymak kadar, sevgiye de saygı duymak ve yiğidi öldürmek ama hakkını asla yememek.

yiğit arda,
önündeki uzun maratonda, doğru seçimlerin peşinde olman ve seni 3d teknolojisiyle gözlerimize bayram yaptıracak olan avrupa liglerinde göğsümüz kabara kabara izlemek dileğiyle,
spekülasyonlar unutulur ama gerçek yetenek asla unutulmaz.

açık olsun yolun amatör çocuk.
ve yolun artık ülke dış olsun.

efe dedi ki...

http://i1004.hizliresim.com/2010/4/22/659.jpg

Şu pozu iki ay önce verdi. O zaman da performansı bugünkü gibiydi, o zaman da sinema kapatma olayları konuşuluyordu. Ama yine de tapıyordu ona taraftar. Yarın yine böyle bi poz verir, yine bağrına basar taraftar Arda'yı. Son bi ayda yaşananlar taraftarın "defol git arda" serzenişi değildi. Öğretmen Perihan Savaş'ın Sezercik'e attığı bi tokattı aslında. Herkesin içi yandı. Ki normal.

Arda bu takıma, bu taraftara gönülden bağlı, bu taraftar da ona. Ama bu korkuttu herkesi. Bu da normal. Çıplak sevgi korkutur çünkü. Hastalıklı bi sevgi bu. İki taraflı. Nötr olmaz hiç bi zaman, eşitliğin iki tarafında yer değiştirdikçe en uçlardadır kimi zaman eksi kimi zaman artı olarak. "Canımdam çok seviyorum" dediğiniz kız arkadaşınız sizi terkettiğinde bir anda "dünyanın en büyük kaşarı" olur sizin için. Bi anda ama. Nötrlenmez duygularınız.

Biraz da buna benziyor şimdi Arda-taraftar ilişkisi. Caner'le olan kavgası dışarda sevgilisine kızıp evde ailesine terör estiren ergenin durumu gibi. Arda'nın iç dünyasında fırtınaların koptuğunu, egosunun bi inip bi fırladığını, evde "bu şöhret bana fazla geldi" diyerek duvarlara vazo fırlattığını falan zannetmiyorum hiç. "Mutlu olacağın yere git" temalı muhabbetler de benim için çok fazla yeşilçam kokuyor. Hallolmayacak bi problem değil çünkü. İki taraf da "önce o özür dilesin" diye bekliyor. Hallolmayacak bi problem değil diyorum çünkü linkini verdiğim o poz sadece iki ay öncesine ait. Arda'nın tekrar kulübün göz bebeği olması, taraftarı kendine kul-köle etmesi sadece bi hareketine bakar. Şık bir gol sonrası taraftara koşup armayı öpmesi ya da tesislerde Fenerli muhabir kovalaması yeter de artar bile. Arda istesin yeter, çünkü bu taraftar Arda'ya tekrar koşmaya dünden razı. Arda bi adım atsın yeter.

tokansay dedi ki...

Muhteşem bir BT yazısı daha...

son cümle ile gözlerim doldu.
ama bu kadar basit mi vazgeçmek, bu kadar kolay mı göndermek..

Her adımı ile küçüklerine örnek olan, doğuda batıda toprak sahada ben Ardayım hayır hayır ben Arda benim diyen çocukların idolü bir Arda yurtdışına hazır mı peki?

Gece kulüplerine gittiği görülmeyen ama bi kerecik sevgilisiyle (ki burası da hassas bi konu - Sinem kobal da kendi alanında örnek sayılabilecek, yanlışı olmayan bir kızcağız (: )sinemaya gitti diye tu kaka olan, ve bence de hırsından şampiyonluk göz göre göre, takım içindeki takıma, ülkeye ve hatta oyuna bile yabancı tipler yüzünden gidiyor diye üzülen ve birşeylere kızan bir Arda, örnek insan olur da başarısız olursa gözlerden düşmeyecek mi peki...

peki gidince kendinden nefret etmeyecek mi peki...

giden midir terkeden yoksa kalan ama olmadık zamanda atıp tutan mı arkasından...

ve derim ki hata metin oktay sever olduklarını sanan ama metin oktay'dan bişey anlamamış olan, suçluyu suçsuzdan ayıramayan, gören,ardanın arkasından atıp tutan, metin oktayın adını dahi duymamış yabancılara metin oktay felsefesini anlatmaya çalışan o taraftar güruhudur bence..

Ali Uğurhan Uğurlu dedi ki...

Şimdi sadece bu Arda'ya yönetim tarafından giydirilmiş bir gömlektir dersek biraz yanılmış olmaz mıyız ? Arda, Metin Oktay olmayı demeyelim de "Kaptan", " Vefalı", " Galatasaraylı" olmayı yönetimin ondan istemesinden daha çok kendi seçti. Daha geçen sene ben artık 2. kaptan olmam derken kastettiği ben sadece bu takımın kaptanı olurum artık değil miydi?Belki yaşı, belki karakteri kaptanlığı kaldıramadı diyebilir bazısı, bazısı -ki bu noktada haklısınız - bu ülkede birey olarak büyük bir sorumluluğun altına girmek çok zor, insanları yıpratır bu ülke , basın , taraftar , yönetimler vs.. de diyebilir.
Ben bir Galatasaray taraftarı olarak, karşılıksız bu takımı seven bir insan olarak Arda'yı 10 numara 66 numara vs.. farketmeden o formanın içinde görünce mutlu oluyorum. Kaptanlığın verildiği günde mutlu oldum. Mleda Boleslav maçında sahada gördüğümde de mutlu olmuştum.Arda'nın her golü ve asisti diğer gol ve asistlerden daha fazla bir anlam taşıyor benim için. Eminim benim gibi hisseden bir çok Galatasaraylı vardır.
Arda'nın yapması gereken belki başka bir yere gitmek olabilir ama şunu unutmamalı ki bu taraftar onu çok ama çok seviyor. Arda'ya olan kredinin sınırı olduğunu sanmıyorum. Bunun sebebi Arda'nın müthiş yetenekli olması da değil. Canını dişine takarak oynaması ve alt yapıdan yetişmesi. Arda için belki bunların bir önemi yok ama başta da belirttiğim gibi bu sorumluluğu Arda kendisi (de) istedi ve şimdi elinin tersiyle bir kenara itip, bu gömlek bana büyük diyemez. Hayatta sorumluluklar bana göre verilmez, alınır. Bunu bir kere aldığında ya o sorumluluk gömleğini -bunu Galatasaray kaptanlığı olarak değerlendirirsek- layıkıyla taşıyacaksın ve gerektiğinde daha büyüğüyle değiştireceksin ya da içinde daha da küçülüp kaybolup gideceksin.
Buradan sonrası ne taraftarın ne de yönetimin tasarrufundadır. Arda Turan dış etkenlerin de büyük etkisiyle 17 yaşında uyumadan önce hayalini kurup huzurla uyuduğu bir rüyayı kabusa çevirmek üzere. Ben onun bu gömleğin hakkını vereceğini adım gibi biliyorum, ona inanıyorum. Onun da yapması gereken kendine inanması , 19 yaşında Mleda Boleslav maçında o golü atarkan ki özgüvenine tekrar kavuşması.

tedirgine dedi ki...

yazinin butunundeki mesaja katilmakla beraber, bunun yine de sucun arda turan'a tahvil edilmesi gereken kismindan arda'yi azade kildigini dusundugumden kelli nacizane yorumumu paylasmak istedim.
eski gulen arda turan'dan eser yok tabii, ama bu tamamen ona yuklenilen zorlama anlamlar yuzunden mi oldu? arda gercekten de o kadar masum mu bu hususta?
yalnizca soyle ufak teknik bir soru dustu aklima: rijkaard oncesi - hem feldkamp hem de skibbe zamanlarinda - israrla sol tarafta oynamak istegini beyan eden, bu konuda da asla tavize yanasmayan ve henuz metin oktay yaftasi yapistirilmamis ve kaptanliga da getirilmemisken - dolayisiyla bu tur baskilarin henuz ya hic olmadigi ya da ciliz oldugu zamanlarda - dahi takimin teknik-taktik sablonuna secilmis ve goreve getirilmis heyet disinda mudahalede bulunma erkini kendinde gorebiliyordu. Problem aslinda biraz da Arda'nin, bu, kulup bunyesinde sahip oldugunu dusundugu iktidarin sinirinin ne oldugunu pek de bilmemesinden - ya da bilip de bilmezden gelmesinden - ileri geliyor diye dusunuyorum. Muhakkak ki kulubu ve icinde olanlari siz daha yakindan bilirsiniz ya da burada yorum yapanlar arasinda bu yonde daha sarih malumati olan vardir. Lakin bu sene Arda'nin kaptan yapilmasi, takimin onun etrafinda kurulmasi lafizlari, tum bu zorlama Metin Oktay yapistirmalari biraz da, bu onceki sezonlardaki hal u tavriyla biraz biraz aciga cikmis Arda'nin takim icinde kendini konumlandirma biciminin zorunlu bir sonucu gibi oldu. "Arda'ya soruldu mu tum bunlar?" diye yaziyordu yanilmiyorsam. Sorulmamissa ve sorulsaydi bile, ben Arda'nin "bunu kabul edemem, istemiyorum, yapamam" diyecegini san(a)miyorum, san(a)miyorum cunku 2007'deki ve 2008'deki Arda'da bu gorkemli arzularin, hirslarin ve kendini onlari yerine getirecek denli onemli ve vazgecilmez gormenin guclu emareleri vardi. Ha, Arda vazgecilmez, degerli degil mi? Tabii ki cok degerli, hem futbol hem de dunya gorusu olarak "daha islenmeye" musait olmasi bakimindan. Ama nedense, o guclu karakterin kaynagi eskilerde gizli nahos defolari yuzunden, Arda ne futbol ne de dunya algisi olarak potansiyeline sahip oldugu olcude islenemedi. Evet, sonuna kadar haklisiniz, Turkiye'de kaldigi muddetce ilerleyemeyecek, hatta daha da kotuye gidecek Arda. Ama bence yine de, hani Hrant Dink'in onu olume goturen yanlis anlasilmis bir sozu vardi ya "icindeki pis Turk kani'ndan kurtulmasi gerek" diye; iste Arda'nin da icindeki o "boburlenmeye tesne, gelisime ve calismaya degil yetenege odakli, degisime inanmayan, kime ve neye saygi duymasi gerektigini, kimlerin ve nelerin hakkini teslim etmesi gerektigini dogru tahlil edemeyen Turk kani"ndan kurtulmasi gerek; aksi takdirde Avustralya'ya da gitse ondan guzel haberler almamiz zor gorunuyor.

Sabaha Kadar Futbol dedi ki...

mükemmel bir yazı

Bir; gereğinden fazla pofpoflanır, övgüye boğulur, gruplar tarafından havaya fırlatılır ama yere düşerken fırlatanların ortalıktan kaybolduğunu görürsünüz.

tespitler süper

muzoz dedi ki...

muhteşemmm...

Sol Ic Bosluk dedi ki...

bir hagi yazin vardi abi literatüre giren, bir de arda yazin oldu simdi ayni sekilde.. sabah sabah yaziyi millete gondermekten ise konsantre olamadim : )

Cengizhan dedi ki...

Bu yazı arşivlerde yerini aldı bile. Helal olsun. Bir Fenerbahçe'li olarak Arda'nın çok yetenekli olduğunu ama Türkiye'de kaldıkça bu yeteneklerin artık köreleceğini düşünüyorum. Eğer teklif falan geldiyse bir an durmasın burda.

Haketo Zaman dedi ki...

eline sağlık abi...

Barış BAL dedi ki...

Son paragraf inanılmaz duygulandırdı beni, evet hakkaten git Arda!

varol döken dedi ki...

"Öyle bir çıkmazdır ki düzenden yana olanın da, düzene karşı olanın da aynı sularda çırpınmasıdır. Haksız olana karşı çıkanın da haksız olduğu ortamdır. Kişilik kazanamamış bir yarı aydınlar ortamında kimsenin yarım yamalak düşünce ve duygu "müktesebatı"nı (kazanılmış bilgi) irdelemeye, kendi, edimleri ile hesaplaşmaya niyeti yoktur çünkü. Herkes kendinden o kadar memnundur ki bütün endişesi esnaflığın nasıl süreceğidir, dükkanda mal eksik olmasın, reklam da iyi yapılsın yeter..."

Oğuz Atay.

saLsa dedi ki...

Yazı için ne denebilir ki? Anlatım, ifadeler, örnekler, hepsi insanı en kötü bir köşesinden yakalayıveriyor. Bu muazzam yazı için kocaman bir teşekkür gerekiyor Bülent abi sana.

Ama Arda'yı ben bir türlü sevemedim, yalan söylemiyorum, hep itici geldi bana, şu son dönemlerde daha da itici geliyor. Bunda baş sorumlu da Adnan Polat bir yerde. O ne verdiyese onu aldı Arda. Dediğin gibi suç Arda'da değil.

Yazı için tekrardan eline koluna klavyene sağlık..

saLsa

Du hasT *faLken* dedi ki...

akıcı bir yazı ve çok güzel bi final... süpersin abi diycek bişey yok .

PENNEARABIATA dedi ki...

harika yazmışsın. harcanıyosun be abicim. aslında harcanmıyosun da böyle kalemi olmayıp köşe yazarlığı yapan ve milyarları cebine indiren bi ton adamı düşününce senin de bir köşen olmalı diye düşünüyor insan.

Mehmet Tuna dedi ki...

ellere, klavyeye sağlık.. çok leziz bi yazı olmuş.

lions dedi ki...

cok romantik bir yazı olmuş ama çok yanlış bir yönlendirmeyle.

Birincisi yılda 3 milyon dolar kazanan bir adam kendini her türlü olumsuz şarta hazırlamalaı. Pskilojik olarak da fizik olarakda . Arda ne zaman eleştiriliyor futbolu kötü olduğunda demk ki daha alması gereken cok yol var.

İkincisi arda git ve mektup at diyorsunuz bakın herkesle iddaya girerim arda gitsin birinci sezonu tamamlayamaz yada hasbel kadar bekler sezon sonunu ama kesin ikinci senesinde türkiyede alır soluğu. Siz bu adamları cok büyütüyrsunzu tıpkı Hakan Şükür Hakan Ünsal Arif fatih akyel gibi. Onlarda uefayı alınca kendilerini kral sandılar halbuki 3 ncü sınıf futbolcular bunlar arda da dahil.

Bu adamları kral yapan sizin bu yazıda yerdiğiniz Galatasaray kültürü ve formasıdır. Hakan Arda ve yukarıda ismi geçen herkes galatasaray dışında bir takımda oynasalardı ki bunu asla öğrenemeyeceğiz arda dısında kjimse bugun onları hatırlıyro olmayacaktı cunku sıradanlar onları kral yapan gs dır.

Arda giderse hemen döner cok iyi futbolcu olduğunu sanıyorsanız büyük yanılgı içindesiniz. Arda da bunun farkına varsın ve daha cok calısarak burda krallığını sürdürsün aksi halde ki bana göre gidip boyunun ölçüsünü alsa çok iyi olur, aksi durumda yitip gidebilir.

sporingen dedi ki...

yazmış olmayı isterdim

erdem dedi ki...

Harika bi yazı olmuş,bu günlerde herkesin ağzında her yöne çekilen tartışmayı en sağlıklı ve doğru yorumlayan yazı olmuş,çok saol

üzeyir dedi ki...

Blog tarihine geçecek yazılardan biri olmuş. Bana göre de bu sezon sonunda Arda'nın daha rahat olabileceği ve kalitesini gösterebileceği bir lige (tercihen Premier League) gitmeli.
Bu arada Bülent Bey, blogdaki yazılarınızdan bir derleme kitap oluşturmayı düşünmüyor musunuz?

soitfire dedi ki...

birisi bu yaziyi Arda'ya ve Galatasaray yonetimine okutmali...

cleanclothes dedi ki...

blog budur işte...
blogger'ın yazdığı uzun bir yorumun ardından listeye uzun uzun yorumlar eklenir...
katılan, katılmayan, katılan ama bi yerde ayrılan...
kim ne derse desin...
yazdıkça herkesin uzun uzun yazası geliyor :) belli ki...

BT süpersin...

MadLover dedi ki...

yazı harika olmus bülent abi, acaba bu yazıyı hangi gazete veya spor sitesi (ç)alıntı yapıcak meraktayım (:

mre dedi ki...

Yazı güzel, çok güzel... Zaten tüm övgüler bunu gösteriyor. Ama benim kafam karışık. Arda gitsin demekle "biz seni yönetmeyi, ,ddare etmeyi bilmiyoruz" demek eşdeğer gibi geliyor. O zaman da "neden bu kulübün yöneticileri var ki" diye bir başka soru akla geliyor, konu uzayıp gidiyor.
Bir yandan da gitsin istiyorum. Bu kadar kokuşmuş bir spor ortamı, bu kadar skora bağımlısı, ikiyüzlü, iyi gün dostu taraftarın içinde iyice sıradanlaşacağından korkuyorum.
Arda'yı tavırlarından dolayı acımasızca eleştirenlere de, öve öve bitiremedikleri Gerard, Terry, Rooney, Guti, C.Ronaldo vs.vs.vs. skandalları için google'ı tavsiye ediyorum.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir, Arda ingiliz bir futbolcu olsa ve takım arkadaşı Caner'e idmanda yumruk atsa şu tür yorumlar okurduk internette "Seviyorum bu Arda'yı delikanlı adam. Caner'e de uyuzum zaten pembe arabasıyla kıl ediyor beni. Eline sağlık.vs.vs."

Cengizhan dedi ki...

Yazıyla ilgili yorumum yapmıştım harika başka bir lafa gerekyok. Fakat şunuda söylemem lazım. Televizyonlarda Hıncal Uluç, Mehmet Demirkol gibi subjektiflik ötesi spor yazarlarına program yaptırıyorlar. Sizin gibi bir değeri böyle insanlarına yerinde görmek süper olurdu.

canbil dedi ki...

Elinize saglık ama benim eleştirmek istediğim bı nokta var. Arda'nın bu duruma gelmesindeki en büyük suc onu bi şov ve sempati malzemesi olarak gören ve kullanan yonetimdir. 3 senedir takımı iyi yonetemedikleri gibi Arda Turan'ı da iyi yonetemediler. En son taraftar yuhlatarak da busbutun sivadilar.
Bütün bunlar olurken 3-5 havalı transfer uğruna yönetimi fazla elestirmeyen akliselim sahibi galatasaraylı blog yazarlarının da Arda erozyonunda payı vardır diye düşünüyorum.
Sadece blog yazarları dedim çünkü digerlerinden zaten bı umudum yok.
Saygılar

ultrAslan dedi ki...

öncelikle yazının akışı seçtiğiniz kelimeler ve benzetmeler müthiş ancak bu konu da size katılmadığımı baştan belirtmek isterim.hatta sizin de bir an önce git arda demenize çok da üzülmüş durumdayım

geçmişten örnek vermek modadır da bu ülke de kimse demez böyle futbolcu basketbolcu siyasetçi iş adamı vb vardı çok değerliydi ama biz onun bu iş aşkını körelttik yeteneklerini daha fazla göstermesine izin vermeden el birliğiyle yok ettik diye

hep şımardı azıttı tu kaka yaparız adamı.bizim büyük türk basınının!! hiç mi payı yok bu işte.bir linç kampanyası başlamış gidiyor zaten olacagını biliyorduk da böyle futbolu bilen insanların yazdığı yerlerde de bunları okumak insanı üzüyor.

arda çok parılta dı diye ezeli basın!!! verdi gazı herkes sürükleniyo gidiyo.tabii zor durum karşı yaka da bu kadar popüler futbolcu olup herkesin onu konuşmasını biz daha zenginiz diye ortalıkta dolaşırken.ben ardanın gitmesini falan istemiyorum.benim gibi yakınımda bulununna Gs li arkadaşlarım gibi..çünkü ayırt edebiliyoruz biz kimin iyi futbolcu kimin kaçak dövüşçü olduğunu..

çok geriye gitmeye gerek yok arda turan fb(son 20 dk girdi eğilemiyodu bile takımıyanlız bırakmamak için girdi o saydığınız yıldızların hiçbiri yapmadı bunu) ve sivas maçında arda turan olsaydı Gs bugun zirvedeydi ve Gs nin puan kaybettiği bir çok maçta arda turan yoktu.

sonuç olarak arda turan bneim canlı izlediğim en yetenekli futbolcudur bu topraklarda.saklanmadan oynar arda.kıvırtmadan oynar.sorumluluk ala ala oynar.bu yüzden benim takımımın kaptanı ve futbolu Galatasaray da bırakmasını herşeyden çok istiyorum.

kutay dedi ki...

kesinlikle mükemmel bir yazı, elinize sağlık. keşke hep "66" kalsaydı.

alkiza dedi ki...

işe geldim, artık bi ritüel haline gelen bloğu açtım, yazının başlığını ve sonundaki resmini gördüm..gözler doldu, kimseye farkettirmeden sildim, yazıyı okumadan kapattım..

ne olursa olsun seviyoruz seni Arda.

Bruskvilla dedi ki...

Messi'yi izlemek nasıl bana keyif veriyorsa senin yazılarını da okumak o denli bana keyif veriyor. Barcelona maçını izleyemedim ama tesellim vardı : senin yazını okumak.
Canım sıkkın olunca bloğunu ziyaret edip nefesleniyorum. Bu yüzden çok teşekkür ederim.

Arda yurt dışında boyunun ölçüsünü filan görür diyenleri de anlamıyorum, bakın bakalım Arsenal'a, Madrid'e, Manchester'a bu kulüpler sayılı kulüpler ama çok vasat oyuncular, Arda ile kıyaslayınca yeteneksiz kalacak pek çok oyuncu bunlarda forma giyiyor. Bentder çok mu iyi oyuncu, Kuyt çok mu yetenekli, Gibson, Rafael, Carrick gibi oyuncular Arda'dan çok da mı iyiler ki Manchester da forma giyiyorlar.

Arda'nın Livepool hayranlığı var biliyorum ama ben nedense onun için en uygun takımın Arsenal olduğunu düşünüyorum. Arsene Wenger ile harika işler yapacağına inanıyorum.

Nerazzurri dedi ki...

No Comment

Gwain dedi ki...

Bundan yıllar önce, kardeşime bak bizim altyapıda bir çocuk var, seni ona vericem diye takılırdım. O zamanlardan bilirdim, inanırdım bu çocuğa. Bir gün Galatasaray'da çok büyük işler başaracak, kaptan olacak derdim hep kendi kendime. Herkese inat, hatta Arda'nın kendisine inat, sahip çıkacağım o çocuğa, boğazım yırtılana kadar Arda diye bağıracağım. Çekip gitmek isterse de bu diyarlardan havaalanında uğurlayacağım. Çünkü Bülent Abi senin de dediğin gibi babalarımızın bize anlattığı Metin Oktay değil, bizim çocuklarımıza anlatacağımız Arda Turan o.

zoRba dedi ki...

Abi seninle rakı balık yapmak istiyorum..

musti_evrensel dedi ki...

bu blogda okuduğum en iyi 3 yazıdan biri... Büyüksün bülent abi...

iktisadiajan dedi ki...

Arda'nın kaptan yapılmasını doğru bulan bir Galatasaraylıyım.Ben bayrak adamlara inananlardanım.Gerard,Totti,Del piero,Maldini v.s. hepsi kaptandır hepsi birer efsanedir.
Arda bana göre kesinlikle kalmalı ve ne yapacaksa burada yapmalı.
Basınla, taraftarla, malubiyetlerle ve olabilecek her sorunla baş edebilmeyi ögrenmeli. Evet çok genç ve çok büyük beklentileri karşılamaya çalışıyor ama hiçbir zaman takım KAPTANı olarak TAKIM arkadaşıyla kavga edemez.Ya becerecek ya da o zaman sıradanlaşacak. 10 numaralı formayı devralırken bu Metin Oktayın forması(lincoln gibi çakma Galatasaraylıların değil) diyorsa ve buna tamamen zıt tavırlar içerisine giriyorsa bu Arda'nın sadece yeterince olgunlaşmadığını gösteriyor.
Doğrunun ne olduğunu bilmek ama yapmanın zorluklarında error vermek gibi.
Takımını çok mu seviyor o zaman 96 ruhunun üzerinde bir ruhu toplasın çevresinde.O zamanın Hakan'ı Hagi'si Bülent'i olsun bugün.
Ya kalıp efane olmaya uğraşıcak ya da gidip ortalama bir yabancı oyuncu olacak.Yeteneklerini küçümsemiyorum ama avrupada bir star olabileceğine inanamıyorum(umarım zaman beni yanıltır)
Kalmasının Galatasarayın kadro yapısı açısından da çok faydalı olacağına inanıyorum. Bu kalitede bir sol açığı(ya da her ne pozisyonda başarılı bulunuyorsa),takımını böyle yürekten seven, yabancı kontenjanı doldurmayan,şampanya banyosu yapmayan ve bundan 3-4 sene sonra takım içindeki ağırlığı tavan yapan tecrübeli bir kaptan olacak.
Ben en büyük hatayı taraftarta buluyorum desm galiba çok tepki çekerim. Hepimiz çok genç çok yük var omuzlarında diyoruz ama sinema bestelerini de bizler yapıyoruz.
Boğazını kesip Sami Yenin zeminini gösterdiğinde ölüyoruz onun için de bi kaç haftalık formsuzluğa hemen yapıştırıyoruz ıslığı.Sudan çıkmış balık gibi olur heralde insan.Bi ay önce büyük kaptansınız şimdi ise gidecekse gitsin artık olmuşsunuz.
Onun olgunlaşması kadar bizim de kafamızı değiştirmemiz gerek.

Hiç kimse dedi ki...

Bundan sonra uzun süre kendime güvenip yazı yazabileceğimi sanmıyorum.

Elinize, kolunuza, beyninize, yüreğinize sağlık Bülent Bey. Muazzam. Başka söyleyecek şey yok.

TrexxxXx dedi ki...

Saygı!

Gala's dedi ki...

Bana göre doğru ve yanlış tespitlerin olduğu çok güzel bir derleme olmuş. Ama yazının başındaki kısma katılmıyorum.

Barış'ı 16 yaşında kızla evlendiren, Sinemaya gitti diye taraftarı Arda'nın üstüne yükleyen, Kewell'ı kronik hasta yapan, Elano'yu paragöz yapan, top sektirdi diye futbolcu asan medyayı savunmanın anlamı yok. Siz dürüst, işini bilen ve bu işin içinde olan kişilersiniz. Ama taraftar böyle saçma haberleri görüp de resmi siteye itibar etmekte haklıdır. Sizin özelliklerini saydığınız toplumu oluşturan da bu medyadır.

Sade dedi ki...

Blogların Messi'si

Consigliere dedi ki...

ellerine sağlık bülent abi.muazzam bir yazı olmuş.

sezai dedi ki...

bülent abi eline sağlık müthiş yazı olmuş.

Nawar Aljanabi dedi ki...

''Git artık Arda, kendinden nefret etmeden. Nerede, nasıl tekrar gülümseyeceksen; oradan bir fotoğrafını yolla. 'Mutluyum' yazsın sadece arkasında...''

Muhteşem olmuş tebrık ederim

Nerval dedi ki...

Muhteşem...

bonaventure dedi ki...

senden bir ricam var abi. tugay kerimoğlunu da önce kaptan yapan sonra medyanın önüne atıp kaptanlığı elinden alan aynı ikiliydi. adnan&adnan. internette konuyla ilgili bilgi bulamadım. senin arşivlere ulaşma imkanın vardır. ardaya yapılanlarla benzer bir olay olduğunu düşünüyorum. sende düşünürsen elinden konuya değinen bir yazı çıkacağına eminim.

schumi dedi ki...

muhteşem...

Minozzi dedi ki...

Yazıdan biraz bağımsız bir yorum olacak, o yüzden peşinen "Müthiş bir yazı olmuş abi."yi iliştireyim :)

'3 büyükler'in taraftarları hep kendini beğenmiş olmuşlardır, bunda bir sıkıntı yok. Maşuğun kusurunu göremiyor âşık olan.. Ama, GS taraftarında durum biraz farklı. Bakıyorum, Şu an kadroda bulunan türk futbolcuların hiçbirini beğenmiyor taraftar. Yabancıların ise 3-4 tanesini beğeniyor, lütfedip. "Yollayın gitsin!", "Bu forma ona yakışmıyor" vs. sözlerinden geçilmiyor. Sabri kötü, M.Topal kötü, M.Sarp zaten alınmamalıydı, Servet kazma, H.Balta soyadını andırıyor, Arda şımardı, Caner beceriksiz falan filan. "Çıkın kendiniz oynayın o zaman!" dememek için zor tutuyorum kendimi.

Bir futbolcu bir maçta(veya peş peşe 10 maçta) kötü oynayabilir, bunun sebeplerini teknik ekip araştırır, medya da analiz eder filan, ama, o maç(lar)da kötü oynadı diye o futbolcu bir daha hiç iyi oynamayacak diye bir kaide yoktur. Gelin görün ki GS taraftarı gözünden anlıyor futbolcunun potansiyelini! Kendi futbolcusunu bu kadar aşağılayan, kötüleyen başka taraftar var mıdır dünyada bilmiyorum. Aynaya bakması gerek artık GS taraftarının. Takıma çok zarar veriyor.

Büyük Kaptan dedi ki...

yeşil sahalarda görmek istediğimiz yazılardan biri, çok iyi bir analiz olmuş.

zaman herşeyin ilacı. hakan şükür, rüştü reçber gibi futbolcular da aynı yollardan geçtiler. duygusaldan mantıksala doğru bir düşünce evrimi geçirecek ve büyüyecek arda.

sonuçta taraftar her sene şampiyonluk istiyor. işler kötü gittimi göz önünde olanlar ipe çekiliyor. eğer taraftara çok güveniyorsan, ihanete uğramış gibi hissediyorsun.

arda bir rol model, gençlerin özendiği hayat var onda ve istese herşeyi başarabileceğini düşünüyorlar. arda herkesi mutlu edemez bunu anlıyor şimdi.

bu yaz transfer tekliflerini değerlendirecek. liverpool olursa ya da daha iyi bir teklif, gidecek. kalırsa yine yüzü gülecek, ama herkesi hakettiği kadar sevecek.

vakilinchuk dedi ki...

Müthiş yazı şüphesiz. Arada böyleside lazım. Ama yanlızca arada, ben herkesin aksine çok sık görmek istemiyorum bu kadar muazzam yazıları... Bana kalmadı tabi, temennidir sadece.

"Nelerle uğraşıyoruz, nerede yaşıyoruz?" dedirtiyor bu tarz yazılar bana...

Mesut Tok dedi ki...

Kaleminin mürekkebi hiç bitmesin...

çimento dedi ki...

Nefis yazı...

Uğur dedi ki...

abi tek kelime : "büyüksün"

panstar dedi ki...

bülent abi harika.inanılmaz,kusursuz bir yazı.futbolu,ülkeminiz yeteneklerini ve onların çıkmazların anlatan harika bir yazı.eline,koluna,aklına sağlık.

beckham07 dedi ki...

@ lions
kesinlikle arda'nın futbolu ve gidişatı ile alakalı yorumuna katılıyorum.

gözümüzde medyanın da gazıyla çok büyütüyoruz. türkiye'de yetenekli futbolcunun da az olması yada çıkması nedeniyle biraz sivrilen oyuncuyu ilah yapma özelliğimiz var. büyütüldüğü kadar büyük futbolcu olamayacak. belki gs'de kalırsa kulüp için bi önemli olabilir fazlası olmaz. hasan şaş'ın kafa yapısından en ufak farkı yok kendisinin. özellikle şu son haftalarda bunu ispatlıyor.

kısacası avrupa da tutunamaz gitmesi şimdi size en iyisi gibi gözükebilir ama gittiği gibi geri döner yada tuncay gibi stoke city gibi bi kulüp bulur oynar istediği kadar. açıkcası en iyisi gsde kalması kendisi için.

Umut dedi ki...

Bülent Abi tarihe geçer bu yazı eline sağlık...

L.E.N. dedi ki...

İçinde Arda Turan geçmeyen cümlelerinde üst nesilden görmeye alışık olmadığımız muazzam tespitleri olan bir yazı. Asıl onu sevdim.

Elinize sağlık, Bülent abi.

benden bu kadar dedi ki...

fenerliyim ama ağladım abi.

soon dedi ki...

o da kayıptı emre analizinden beri..işte aceto ruhu :)

Ferhat dedi ki...

Çok çalışıp doktor,mühendis,devlet adamı falan olunabilinir ama siz kadar iyi bir yazar olunamaz.Zira herkesin bildiği ama anlatmakta zorlandığı, isim koyamadığı bir sorunu bundan daha iyi kimse anlatamaz.

Arda'ya dönersek, umarım sonu Emre'ye benzemez.Üzerine çok gidildi.Taraftar demeye dilimin varmadığı bir avuç ayyaş ona belki de Galatasaraylılığı kendi içinde sorgulattı ama bu bile bizden soğumasına yetmeyecektir.

Biz uzun zamandır onun o sıcacık gülümsemesine hasret kaldık.İçimizde bir grup hödüğün kızarkadaşına dahi dil uzatma küstahlığını yapması bizim ona onun bize sevgisi hiç bitiremeyecek.

Aklına girip onun kafasını karıştıranlar varsa bilsinlerki Anakin Skywalker dark side'a geçiş yapar da Arda Turan Yellow-Dark Blue side'a geçiş yapmaz.Kim olursa olsun ister Darth Sidious ister Lord Yıldırinous kimse bunu hiç bir güçle sağlayamaz.Sorumsuz Galaltasaray yönetimi de onu bu yola zorlasa, bilinçsiz Galatasaray taraftarı da onu Galatasaraylı olmaktan bezdirse onun kalbi daima sarı kırmızı atacak.Ve eminim bu yaşanan tatsızlıklar unutulacak.Sonunda yine onun gönlü hep bizde olacak.Avrupa'ya gitse bile emeklilik için yine buraya yuvasına dönecek.Umarım gelecek maç taraftar ona destek çıkıp gönlünü alır.

mamo chello dedi ki...

bülent abi,bülent usta,aceto usta....ya da sadece usta!!kalemine sağlık diyeceğim klasik kalacak,yüreğine sağlık diyeceğim acayip olacak..hani var ya bir reklamda "benim babam helal olsun ustası" diye..sen o'sun usta!HELAL OLSUN USTA!!!

serdar dedi ki...

Bu muhteşem yazının altındaki yorumlara baktığımda bile halen cevabını bulamadığım bir soru aklıma geliyor. Arda kaptanlığına ihanet edecek ne yaptı?

Gömlek giydi, sinema kapattı, antremanda kavga etti, cep telefonuna kızdı, şut atmayı öğrenemedi, şımardı vs. Bunlar en ufak yorumlarını bile ciddiye almamamız gereken spor medyası atmasyonları.

İşimize gelince 'o bizim evladımız', işimize gelince 'profesyonel olması gerekiyor!'. Biz de bi karar versek artık iyi olacak. Arda, Türkiye tarihinin yaşına göre (Emre'yle birlikte) açık ara en yetenekli futbolcusu.

Gerçekten de o Arda Turan olsun, Hagi veya Metin Oktay değil. Kendi 'tarzı' olsun. Farklı 'kişiliği' olsun. Ronaldo'nun teknik direktörüyle ayakkabı savaşı yaptığı gibi o da antremanda kendisine ters giren futbolcuyla 'kavga etsin'. Ama bu şımarıklık olmasın. Agresiflik olsun. Hakan Şükür'ü beceriksiz olarak kabul ettik. Bülent Korkmaz hırçındı. Hagi de sinirliydi (UEFA finalinde gereksiz kart görecek kadar). Onların hepsi de efsane oldular. Arda'nın efsane olamaması onun suçu değil, takımın başarısız olmasındandır. Yukarıdakileri efsane yapan da takımlarının başarılı olmasıdır.

Bu filmin sonu da şudur: O onayladığımız medya bundan 9 ay sonra 'Arda ile birlikte şampiyonluk satıldı' diyecek ve aynı insanlar bu fikri destekliyor olacak. Arda 'şımardığı' için ilk gelen teklifle, değerinin epey altına satılacak.

Algımız kahrolsun :)

Kalten dedi ki...

Bu yazıyı ancak Arda'nın yakaladığı başarıların üzerinde yarattığı baskıyı, aldığı eleştirileri bilen -belki kendisi de zamanında benzer haksız eleştirilere maruz kalmış olan- biri yazabilirdi. Ellerinize sağlık

delioglan dedi ki...

çocuk uefa'da oynamaktan bikmis. bayern'e gitsin cl havasi solusun biraz. bence city ve bayern'den baska arda'ya para verecek (on milyondan fazla) takim yok. bu iki takimda yeri banko olmayabilir. ama denesin sansini.

aslinda pek ustune gitmek istemiyorum. iyi niyetinden suphem yok ama arda artik anitpatik olmaya basladi. samimi,sicak kanli, sevecen hepsine eyvallah. ama biraz akillansin. dis dunya ile arasina mesafe koysun. her isteyen arda uzerinden medya'da yer bulamasin. aziz yildirim gibi suratsiz, kibirli olmasin ama simdi ki saf çocuk,baskilar altinda ezilen rolunu biraksin. taraftara ayak yapmasin. baski mi var ? aldigi milyonlari sayip tuvalette masturbasyon yapsin geçer.

arda'daki sorunun onemli faktorlerinden biri de emre olabilir. belozoglu turkiye'ye geldiginden beri arda'da bazi degisiklikler oldu. arda bazi açiklamalarinda emre'yi kendine ornek aldigini soyle, tosuncuktan hep abi diye bahseder (gerçi sabri'ye de abi diyor, yillardir gs formasini giymesi agrima,gucume giden usta vurusuyla,adam markajiyla unlu yegane devsirme sagbek!). o çok sevdigi galatasaray'in 5. kez ust uste sampiyonlugu sabote eden ayni emre degil mi ? bi kurus kazandirmadan çekip gitmedi mi ? inter'de hamamoglani, newcastle'de irkçi, milli takimda terim'in korumasi altinda kariyeri sonmekten kurtulan, sahtekar ve çirkef oyuncuyu neden bu kadar çok ornek alir kendine ? nihat'i, tugay'i neden ornek almaz ?

arda,sabri,arda,servet,ayhan,.. bunlar takimda çok fazla soz sahibi oyuncularmis havasi veriyorlar bana. messi'yi getirsen, maicon'u getirsen bu takimda yeri geldiginde gunah geçisi ilan edilir. yukarda saygidigm elemanlar (arda hariç), son derece sinsi ve kibirli kisiler. bunlar takimdan temizlenmedikçe gs ruh,muh yakalayamaz. kotu giderse td harcanir veya yabancilara suç atilir. kibirsiz,ogrenmeye açik, onune bakan oyuncular istiyom gs da. çok sey mi istedim ?

mre dedi ki...

@minozzi
en az yazı kadar beğendiğim bir yorum oldu. tamamen aynı fikirdeyim. g.saray taraftarı elindekilerin değerlerini bilmiyor. hep yeni oyuncak isteyen arsız çocuklar gibi. yeni oyuncak gelince de 2 günde kırıp, bozup, başkasını istiyorlar. bunun sonu yok farkında değiller.

mmk35 dedi ki...

eline, kalemine sağlık abi büyüksün. bu durum ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

ilhan selcuk dedi ki...

sayin timurlenk, blog un izleyicisiyim. kizarak, ya da, -saniyorum- kisisel saglik nedenleriyle de yayina ara verdiginizde, eksikligini hissediyorum. mimarim, yurtdisinda yasiyorum. i.altinsay i, b.erten i, u.vardan i, m.demirkol u, u.meleke yi, banu k.yelkovan i, k.atkaya yi, -bambaska bir yaklasimla- s.okyay i, skyturk teki total futbolu sektirmemeye calisiyorum. galatasaray i yazarken daha bir turuncu gorunuyor tumceleriniz gozume ve fakat arda turan analiziniz bu pencereyi actirdi bana. size cok yakistirdigim bir kalem erbabi yazisidir demekti amacim. heyhat, daha ilk yorumda rumuzu yeniden telaffuz edemeyecegim beyefendinin aslinda demek istediklerimi tek tumceye sikistirivermesine de bozuldum bir miktar. saglicakla kalin

Thorn dedi ki...

evet Arda git, mutlu ol.

çünkü biz sana layık olamadık."ben kaptanlığı henüz haketmedim" dedin.biz sana zorla kaptanlığı verdik.yabancıları eleştirmedin, takıma entegre olmaları için herşeyi yaptın."benden daha iyi galatasaraylı yoktur" demedin, galatasaray sevgini röportajlarda değil sahada gösterdin.her zaman iyi bir galatasaraylı olarak "ben galatasaray'a henüz bir şey kazandıramadım burda işim bitince avrupa'ya gidicem" dedin.bayrak adamlığa yakışır şekilde her röportajında " x'te oynamayı isterim" demedin.kendine hep iyi baktın, üst düzey fiziğinle maçlarda şov yaptın.bu takım için sonuna kadar mücadele ettin.gol yesek hemen suratını buruşturmadın.gerçek bir takım kaptanı gibi arkadaşlarını ateşledin.atletico maçında "maçın son dakikası zaten şansımız kalmadı" demeden kaleciye baskı yaptın.milli takımın dünya kupası şansı kaçtıktan sonra yine de takımda hep en çok sen istekli oldun."benim için önemli olan teknik direktörün türk olmasıdır" demedin "önemli olan milli takıma ne vereceğidir" dedin.sen her zaman mükemmeldin, biz medyayla birlikte seni bu hale getirdik.

impo dedi ki...

Binlerce kez eline sağlık. Tüylerimizi akşam akşam diken diken ettin.

"Git artık Arda Turan, kendinden nefret etmeden... Nerede, nasıl, tekrar gülümseyeceksen; oradan bir fotoğrafını yolla. "Mutluyum" yazsın sadece arkasında..."

Ve gelme Arda Turan hiç gelme ne futbolcu olarak ne de antrenör olarak....

Çağdaş dedi ki...

Arda takımda kaldıktan sonra kaptanlığı almak gibi bir hata yapmazlar umarım.Hepten ters tepebilir. Ama Arda gidicekse bu kaptanlık işi Neill a yakışır.

uyelik dedi ki...

@BT
birey olmak ile alakali bence yaniliyorsun. evvela birey olmak iradi bir durum olmaktan ziyade insanin yetenekleri, fark yaratan ozellikleri varsa ortaya cikan bir durumdur. birey olma potansiyeli olan insanin da toplumdan vs engellerle karsilasmasi normaldir ve o engelleri astigi, asabildigi olcude birey olur. birey olmak ozguven ve saglam bir karakter gerektirir. herhangi bir Allah vergisi yetenegi, zekasi ... vs gibi bir artisi olmayan insanin sivrilip birey olma gayreti onu komik duruma dusurur.

arda ile alakali ikinci nokta ailesinin emek verdigi dogru duzgun bir insan oldugu dogru ama bunlar tek basina yeterli degil bence. bir yerden sonra ailenin verdikleri disinda biraz suuralti muktesebat biraz da hayat felsefesi devreye girer.

arda bence bu yasta toplumun, yonetimin vs onu getirdigi konumu kaldiramadi bunun sebebi de iste eksik olan fikri altyapi. ayna orneginden gidecek olursak aynaya baktiginda geldigi yere inanamiyor. (alakasiz bir ornek belki ama hasan sas ta brezilyaya gol attiginda inanamisti o golu attiginda ne yapacagini nasil sevinecegini sasirmisti, kendi de daha sonra bir roportaj da soylemisti bunu)

yonetimini yanlislari konusunda tamamen katiliyorum. fakat burada emre yerine esas faktor hakan sukur bence. adnan polat hakan'in varligindan ve takimdaki konumunda rahatsizligindan dolayi arda'yi onun yerine koymaya calisti ama simdi goruluyor ki proje patladi.

son paragrafta "cok sevdiginiz" tuna kiremitci modunda olmus :)

uyelik dedi ki...

araya kaynayan bir nokta da su; ardanin daha once milli takimla alakali olarak turk hoca demecleri BENCE tamamen sirinlik, sirin gorunme kavgisi olan, hic samimi olmayan dusunceler. soylediklerinde samimi de olsa tribunlere oynama amaciyla da soylemis olsa her iki durum da vahim bence. arda istedigi gibi dusunmekte ozgur ama akli basinda bir insanin olcusu insanin dini, milliyeti vs degil isini iyi yapip yapmadigidir. bu ornek te bence yukarida bahsettigim fikri altyapi, suuralti muktesebat eksikliginin sonucu.

samoten dedi ki...

Tebrikler tebrikler tebrikler..

saklayacağım kaydettim yazıyı

M. Alper dedi ki...

Şahane bir yazı olduğu muhakkak.
Gelelim Arda'ya..
Öyle ahım şahım Avrupa topçusu değil.
Çok fazla abartılıyor. Biraz overrated yani.
Avrupa'ya gitse hiçbir üst düzey takımda ilk onbir oynayamaz. Eğer 10 milyon Euro veren çıkarsa GS anında satsın Arda'yı. Emre gibi Okan gibi bir Avrupa serüvenine sahip olur, geri döner gelir.
Kalsın burada, aklını başına toplasın, burada yıldız futbolculuğun tadını çıkarsın.

elma hasan dedi ki...

yahu şutu arapası temposu olmayan orta karar bir oyucuya ki artık genç de değil 24 yaşında (ocak 87 doğumlu nisan 2010 itibariyle 24 yaşının içinde, yok 22 yok 23 diye kafa açmayın zaten 20'li yaşların ortalarına yaklaştığı göt göbek oluşumundan belli), ne çok anlamlar yüklüyorsunuz hayret herkes hipnotize olmuş sanki. arda turan'ın etrafında kurulan bir futbol takımı olsa olsa bu seneki gibi en fazla 4. olur türksel süper lig'de, avrupa'dan bahsetmeye bile gerek yok. şaka gibisiniz vallahi. ne süper yldızı arkadaşım ya?

Plaza Gurusu dedi ki...

Yazı (diğer yorumcuların dediği gibi) çok dolu ve güzel... Ellerinize sağlık. Ancak, eğer bunca okkalı sözün tetikleyicisi bir antrenman kavgasıysa (eski oda arkadaşı olması sıradan bir antrenman kavgası olmadığını gösterse de) o kavganın çıkış sebebine dair detayları da arıyor insanın gözleri yazıda. Belki de, asıl, eski oda arkadaşı olduğu halde duyduğu bir laf, gördüğü bir tavır çıldırtmıştır Arda'yı.
Pardon Arda Turan'ı...

Dogan dedi ki...

extraordinary BT...

tecaul dedi ki...

Öncelikle yazı çok güzel. Son cümleye de son dönemki performansından dolayı fiyatı düşmeden gidebilecekse katılıyorum. Yorum yapanlarda ise Arda o kadar yetenekli değil diyenlere soruyorum acaba kaç defa izlediniz Arda'yı. Arapası yokmuş, 24 yaşındaymış.. Yani 27 yaşında filan olduğunda herhalde 40 yaşına geldi futbolu bırak diyeceksiniz. Bir kere Arda 23 yaşında. Nasıl derseniz 2010-1987 = 23. Bu kadar basit. Sonradan getirdiğiniz artı 1 de Fbli eklentisi oluyor heralde. Ayrıca arapası yok diyenler heralde Arda diye Mustafa Sarpı izlemişler. Bir de 10 milyon vermezler diyenlere diyeceğim var. O da 2008de Tottenham ve Newcastle 10 milyon pound civarı teklifler yaptılar ve kabul edilmedi. Ayrıca Liverpool forumlarına bakın Arda'yı ne kadar istediklerini göreceksiniz. Bizim taraflı basını takip edip atıp tutmak kolay tabii. Biraz yabancılar ne diyor okuyun okuyabiliyorsanız...

Erdal Güngör dedi ki...

Ne zaman futbol ve futbolcuları olduğu gibi kabul edersek,o zaman herşey kendiliğinden çözülecek..

TA dedi ki...

endüstriyel futbol çağında böylesine bir romantizm bana inandırıcı gelmiyor.hatta bu romantizmi reytinge ve paraya çeviriyorlar gibi geliyor bana.20 yıl evvel bu yazı yazılmış olsaydı cuk otururdu.ama bu devirde milyon avroların havada uçuştuğu bir dönemde romantizm ile futbolu yanyana düşünemiyorum.insanın olduğu yerde romantizm vardır ama bize ulaşan haberler belli süzgeçlerden geçerek romantizm adı altında başka şeyler pazarlanıyor.belki arda özelinde yanılabilirim.ama genel olarak böyle olduğuna inanıyorum.Kârhanede Romantizm yapılıyor.
arda iyi yetenekli bir topçu fakat HAYIR demeyi bilmeyen bir yapıda.bu bakımdan olgun değildir.onu yönlendirdiler.üzerinden reyting ve reklam yaptılar.bunlara hiç hayır diyemedi.açılışlar davetler kokteyller reklamlar hepsine evet dedi.MARADONA HAYIR dediği için yıllarca futbol aleminde yok sayıldı.görmezden gelindi.(futbolu bıraktıktan sonra). BECKHAM ise tam tersi.herşeye EVET dediği için popüler yıldız ikonu haline getirildi sistem tarafından.oysa yetenekleri abartılacak bir oyuncu değildi.AMA evetçi,karizmatik vs olduğu için herkes bechamdan bahsetti bir dönem.ardayıda birileri ikonlaştırmak istedi.özellikle medya.çünkü bu sayede reklam vs daha etkili olacaktı.ben hatta ardanın bir çok söylediği şeyin bizzat kendisi tarafından söylendiğine inanmıyorum.birileri ''böyle söyle iyi olur'' falan diyorlardır.(türk futbolunda taktik yok 4-4-2 yi bilmiyordum,bazı siyasi açıklamalar vs)
arda nın büyük laflar edeceğine pek ihtimal vermiyorum.sempatik yetenekli bir oyuncu.o kadar.asi bir oyuncu profili hiçbir zaman çizmedi.zaten bundan dolayıdır ki üzerine yapılan eleştirilere küserek cevap veriyor.özetle arda da liderlik vasfı hiç olmadı ama ona liderlik yapabilirsin dediler buna da EVET dedi.

TA dedi ki...

@M.Alper

arda'nın yeteneğinden şüphe etmek yada fazla yetenekli değil demek biraz saçma olmuş.

bence arda süper yetenek.futbol yeteneği ve aklı üst düzeyde.performansının düşmesi tamamen onu başka yerlerde de kullanmaya kalkışan medya ve yönetici işbilmezliğidir.ikon ,rol model yaratalım derken performansı düşmüştür doğal olarak.yoksa arda sadece galatasarayın bir oyuncusu olsaydı performansı inanılmaz yüksek olurdu.zaten bunu geçmiş dönemlerde gösterdi.

@uyelik

fikri altyapı şuuraltı mutkesabat olayına katılmakla birlikte itirazım şu ki arda yalnız değil bu konuda.yeni nesilde kimlik bunalımı daha yoğundur.kimliksiz durumlarda ise liderlik beklemek hata olur.ayağını sağlam bir yere basamama durumunda lider bünyeler oluşmaz.baba hakkılar vardı geçmişte.çünkü ''baba'' kelimesi bir anlam ifade ediyordu.o yıllarda bu kadar yoğun bir kimliksizlik yoktu.ayağı yere sağlam basan bünyeler toplum içinde yetişiyordu.şimdiki nesil içinden değerlerinin büyük çoğunluğunu kaybetmiş bir nesilden lider bünyeler bulmak oldukça zor.şimdiki liderler arda gibi oluyor işte! zaten bu endüstriyel futbol içinde HAYIR diyenide lider yapmazlar kanımca.

TA dedi ki...

@delioglan

profilinde faruk süren var. faruk süren başkan olsaydı arda böyle olurmuydu? galatasaray bu durumlarda olurmuydu?bu değerli başkanı gördükçe futbolda garip işlerin döndüğü hep aklıma geliyordur.o kadar başarılar elde et bir yıl sonra kulüpten gönderilsin.türkiyede başarının doğru işleri yapanların sonu hep nedense böyle oluyor.diğer yandan YD ise yıllarca görevde kalsın.nasıl bir mantık anlamak zor.

Efe Can Kudu dedi ki...

tabii buradan söyleceğim sözler monolog tadında olacak ancak ben arda'yı hemen alel tecel sepetlenmesi gerektiğine inanmıyorum.

bazı insanlar şöyle düşünüyor, arda'nın özel hayatından kime ne, ister sinema kapatır ister gece kulübünde dağıtır.

evet bence de doğru bu tespit, daha sonra da yurtdışından futbolcu örnekleri verilir, bak lampard böyle gerrard şöyle gibisinden.

şurada ayrılıyorum o insanlardan, bir futbolcu özel hayatını dilediğince yaşamalı, ki her ne kadar bir futbol kulübünün simgesi haline getirilmeye çalışılıyor olsan da, her ne kadar kamuoyuna mal olmuş olsan da.. tamam ben varım bu düşünceye hakkındır.

ancak sağda solda dağıtıp futbol sahasına çıkınca, adım hıdır elimden gelen budur dersen olmaz.

arda'nın protestosu çok yanlış bir üsluptaydı.ancak ve ancak hakettiği, bir babanın(taraftar) oğluna kendisine getirici bir okşaması olabilirdi. böyle bir protesto nasıl yapılabilirdi bilmiyorum ama, halkça bildiğimiz olan tek şekli uyguladık o da yuhalamaktı elbette.

şampiyonluğu kaybetmenin bedellerinden kaptan olarak kendi payını alıyor şu an arda turan.

bu değil ki gitmesi gerekiyor bir an önce.hemen biletini kesip eline vermek de neyin nesi?

bu tecrübeyle bir kaç senede aldığı yolu farketmesini sağladı arda turan, sadece taraftar protestosu değildi sorun, etrafındaki herkesin madalyonun etrafındaki yüzünü gördü. böylece büyük kaptanlık yolunda elde etmesi gereken tecrübelerden birini daha dozajının ayarsızlığıyla da olsa görmüş oldu.

Demet dedi ki...

yazının son uc kelimesine varmadan n aglamaya basladım duramıyorum. hakkında boyle bır yazı yazdırabılmek de azımsanacak bırsey degıl.son cumle ah o son cumle .bana yazının bır futbolcuya yazıldıgını unutturan o son cumle. elınıze saglık. tesekkurler oray egın,tavsıyen ıcın.

hcan cizel dedi ki...

şahane

kurupilav dedi ki...

Kesinlikle muhteşem bir yazı olmuş eline sağlık... Keşke Mlada Boleslav'a 3 gol atıp gülerek tribüne ve ona şans veren hocasına koşan masum çocuğu geri döndürebilmemiz mümkün olsa...

elma hasan dedi ki...

ilginçtir o arda'yı çok isteyen liverpool forumlarında iki sene önce haftalarca sabri'yi konuştular dostum " kim bu acar sağ bek mutlaka alalım bunu " diye. (aynı maçta arda da oynamıştı hatta ikinci golün ortasını yapmıştı) ayrıca 2008'de Tottenham'ın arda'ya 10 milyon pound önerdiğini nerden duydun bilemem ama aynı yıl adamlar modriç'e 16 milyon pound saymakta bir sakınca görmediler. arkadaşım arda'nın dışarda piyasası falan yok, zaten belli başlı kulüplerin scoutları tarafından çok kez izlendi bugüne kadar hakkatten şaka gibisiniz vallahi. ne liverpoolu yahu? tuncay şanlı dediğimiz adam milli takımda şampiyonlar liginde birçok spektaküler goller attı çok maça tek başına damgasını vurdu adam manu'ya hat trick yaptı yahu. e noldu gide gide elinde bonservisiyle boro'ya gitti şimdi de çömlekspordan kovulmak üzere. şaka bir yana kolay değil hocam bu işler elbette arda'nın yetenekleri var ama eksikleri de çok. tek top basit oyunu hiç bilmeyen, şutu tehdid oluşturmayan,çabukluğu ve sürati olmayan bir adamı premier ligde ne derece oynatırlar orası muallak biraz.

olcay dedi ki...

sürekli okurum blogu ama sanırım hiç yorum yapmamıştım, bu blogda gördüğüm en güzel yazıydı bu galiba. ellerinize, gözlerinize, tespit yapan frontal lobunuza sağlık.

A. Eren Logoglu dedi ki...

Bu yazı Arda'nın gitmesine bir katkı sağlar, aracı ya da ön ayak olursa, zihinleri paralel düşüncelerle doldurursa ve Arda'nın gidişi Galatasaray'a yarar değil de zarar getirirse, özellikle Seyrantepe zamanları yaklaşırken, BT gibi bir Galatasaraylının bu ağır vicdanı yük altında kalmasına gönlüm elvermez. Git denilmeseydi de analiz olarak kalsaydı bu yazı, keşke!

Avrupa'ya gidişin yolu biraz da dönüşün karşı yaka amaçlı hep ve medya bunu çok iyi yönlendirdi Emre örneğinde olduğu gibi. Umarım Arda benzer yola sürüklenmiyordur, bilinçli olarak.

Left Winger dedi ki...

Kaptan Arda, artık GS'de yüzemeyen bir balık gibidir ve yurtdışına gidip rahatlamalıdır.
Yazıyı okurken boğazım düğümlendi,içim titredi. Bir durum ancak böyle güzel anlatılabilirdi...

sasha dedi ki...

Yazı gerçekten çok anlamı. Çok güzel bir durum analizi.. Kaleminize sağlık..

Bununla beraber ufak da bir düzeltme yapayım; Arda-Caner Manisa'da aynı evde kalmadılar.Arda Manisa'da kaldığı 6 ay süresince Selçuk İnan ve Zafer Şakar'la aynı evi paylaştı.

josemarcelosalas dedi ki...

Yutkunurken zorlandım yazının sonunda, gözyaşlarımın da sebebidir.

experience dedi ki...

tekrar tekrar okudum. teşekkür ederim.
int sözlük

Gökhan Kalkan dedi ki...

Siz herhalde futbolcuların Boğaziçi Felsefe bölümü okuduğunu falan zannediyorsunuz. Bu kadar fazla içselleştirmeyin, en nihayetinde topçu işte, seneye takım başarılı olsun bu mhabbeterin hepsi çok uzak gelir insanlara.

Bir de yazınızda ismi geçen eski yazınıza yapılan bir yorumu aynen buraya aktarıyorum.

Adsız dedi ki...
Boşversenize, Faruk Süren Emre'yi asagiladi ise bile Faruk Süren GS'dan ibaret degil, kişi olarak Faruk Suren'e kizip da GS'a nankorluk edilmez, ki ben asla inanmiyorum bu mevzuda Emre'ye, Emre ve Okan'a ciddi sozlesmeler onerilmistir, ama onlar ucretin cogunu pesin istemislerdir bu konuda da nuh demis peygamber dememişledir, GS'ın sıcak para sikintisi cektiğini bilerek.

2001 yılından beridir daha cok dikkat ediyorum transferlere, 19-20 yasinda olup da gelecegin yildizi denilen baska bir vatandas yok bonservissiz giden, futbolcu tarlasi Brezilya'dan Arjantin'den bile yok. Herkes enayi bir tek Emre akilli, cocuktur hata yaparmis, niye o hatayi yapan baska biri yok, sanki 11 yasinda gitti, 18 yasinda resittir insan. Ustelik imzalamadik deyip yalan soylediler, İnter resmi sitede sozlesmeleri yayinlayinca sus pus oldular.

Hafizaları tazeleyelim;
1. Bu ikisinin idmanda Jardel'in ustune yuruyup tokatlamişliklari var, Jardel o olaydan sonra yararlı olamadı GS'a, sampiyonluk gitti. Çocuktur hata yapar denilen Emre yapiyor bunu, masallah.
2. Hagi bile bu ikisini kadrodışı birak demiştir Lucescuya.
3.Seneler sonra Lucescu, "Turkiye'de yaptığım en buyuk hata Okan ve Emre'yi kadrodışı bırakmamak olmustur" demiştir(ki bunu anlamak cok kolay, besiktas'ta iken devre arasi sozlesme yenilemeyen adamları kadrodışı biraktı sozlesme yenileyene kadar).

Bazı seyler affedilmezdir, ki bunların hiçbirini goreceksiniz Arda yapmayacak, cunku Arda sapina kadar GS'li ve adam gibi adam.

13 EYLÜL 2008 13:03

erkkocak dedi ki...

Bülent abi.. Arda ile ilgili süper yazmışsın. Bence bu dakikadan sonra Arda'nın mutlu olacağı yer yine Galatasaray'dır. Futbola başladığı sol/sğ bek mevkiinde oynayamaz mı? Malum kadroda oralarda Sabri'yi Caner'i izledikten sonra Arda'yı kimse yadırgamaz. Arda'da yuvasında kalır. Kaptan kalır. Hem de daha az dikkat çeker futbolunu oynar. Mis gibi olur bence ama bunu dile getirebilecek kimse kaldı mı işte onu bilemem.

Canto dedi ki...

Yönetimin çok büyük hatası var Arda'nın yüzünün gülmemesinde. Kaptanlık verilmesi, bu kadar büyük beklentilerin omzuna yüklenmesi, Metin Oktay kıyası büyük hatalardı. Ama gitmesin kalsın. Futbolseverim, bencilim. Her hafta Arda'yı izlemek isterim. Sarı Laciverdim.

Arda gitmesin, kalsın. Rakibe kafa atmasın, arkadaşının dudağını patlatmasın. Büyüyor işte yavaş yavaş.

4uwithu dedi ki...

"Ağır bir ihaneti unutmak isteyen bir adamın/kadının hemen yeni bir aşka yelken açması ve sonrasında hayal kırıklığına uğraması gibi"

yazının en güzel yeri denilebilir bence.

lucy-inthesky dedi ki...

Mükemmel bir yazı olmuş. Ancak şunu belirtmekte fayda var: Arda'nın adnanlar yönetiminde medyanın ve dolayısıyla taraftarın önüne günah keçisi olarak atıldığından şüphe yok. Her başarısızlıktan sonra Arda'nın özel hayatı ortaya atıldı ve yönetim de bu günden değişikliğinden çok güzel faydalandı. Artık Fatih Terim gibi gerek medyaya gerek taraftara karşı ardaya kalkan görevi görebilecek bir hocası varken Arda bir yıl daha denemeli Galatasaray'da. Şampiyonluk yaşamadan giderse hem kulüp Arda'ya borçlu kalır, hem Arda kulübe. Bir sezon, yalnızca bir sezon daha kalsın Kaptanımız..

üzeyir dedi ki...

Fotoğrafını göndermiş Arda.
Mutluyum yazıyormuş arkasında.

https://twitter.com/English_AS/status/578822352286388224/photo/1

Saygılar Bülent Bey,

Üzeyir Tanuğur

Osman Filizkıran dedi ki...

Efsane bir yazı olduğu Arda'nın Barcelona'ya gitmesiyle bir kez daha ispatlandı.