8 Eylül 2009

Tut Ki Arda Bir Petrus 1987

Arda Turan'ın "Türk pasaportu" çıkışı sonrasında farklı yorumlar okudum. Hak verenler kadar, eleştirenler de oldu. Eğer mesele, Avrupa'da yabancı statüsünde oynamaksa bunun üzerine konuşmaya bile değmez. İspanya'da bu sorun Nihat'ın elde ettiği hakla çözüldü. İtalya'da da Hakan Şükür bu hakkı almıştı. En azından Shevchenko net olarak AB vatandaşı sayılıyordu. İngiltere ve Almanya için ise böyle bir sorun sözkonusu bile değil. Peki o zaman ne? Aslında Arda Kaç Para? başlıklı yazı sonrasında fikirlerim değişmiş değil. Bu sezon her maçta üstüne koyan ve adeta sarmaşık gibi futbolunu büyüten Arda Turan'ın fiyatı konusunda farklı tahminler var. 15 milyon eurodan başlayan ve -insaflı davranıp- 50 milyona kadar giden...
Futbola bir es vereyim ve şaraplardan konuşalım. 10 yıl önce Atatürk Orman Çiftliği'nin ürettiği ve İstanbul'da 2-3 noktada satılan Boğa Kanı'nın tadını hiç unutmadım. Efendi fiyatı olan bir şaraptı! Bir zaman sonra kaybolup gitti, Ankara'ya yolum çok düştü, AOÇ'ye gidemedim. Var mıdır şimdi, bilemem. Bir de hudutların dışında içtiğimiz şaraplar var. Yine makul fiyatlı. Fransa'da, İspanya'da, ufak işletmelerin şarapları, sofra şarapları, fiyatları diyelim 5 ile 50 euro arasında değişen şaraplar. Evet; hiçbiri Boğa Kanı'nın yerini tutmadı. Bir de raflarda ya da şarap dükkanlarında özenle sıralanmış fiyatları 100 eurodan başlayan şaraplar var. Tadlarını bilmiyorum, bilecek kadar da kazanmıyorum. Her seferinde olmasa da; bildiğim, sandığım; umut ettiğim o pahalı şarapların bizim içtiğimiz 20-30 euroluk şaraplardan çok daha güzel olduğu. Öyle olmalı değil mi? Bir malın fiyatının oluşabilmesi için aynı malın daha iyisi ve daha kötüsü olmalı en azından. Bizim memleketin şarapçılığında olduğu gibi... Güler Sabancı'nın G serisi, Bozcaada'da İstanbul'dan göç eden Reşit Soley'in Corvus'u, Akın Öngör'in Selendi'si ile tanışmasaydı şarapsever; yıllardır adını ezberlediğimiz markalar ile aralarında iyi/kötü, ucuz/pahalı dengesini kurabilir miydik acaba? (İstismar edilmedi de değil)
Arda Turan'ın fiyatı da, Türk şarapçılığı gibi işte. Avrupa'ya daha 20 euroluk şarap ihraç etmeden, yollayacağınız ilk parti için "şişesi 100 euro" diyemezsiniz. Şarabı geçtim; önce şişeniz iyi kalite olacak, mantarınız parçalanmayacak, etiketiniz iyi bir tasarımcının elinden çıkmış olacak. Dünyanın hangi Michelin yıldızlı restoranında Türk şarabı vardır ki? (vardır inşallah). 40 euroluk bir Bordeaux şarabından çok daha iyi olduğuna inandığınız bir Kalecik Karası'nı Avrupa'nın şarap dükkanlarına bugün kaça satabilirsiniz ki? Peki, futbolcu ihracatında Avrupa pazarına bugüne kadar tavanı 5 milyon dolar olan bir ülke, Arda için kapıyı 30 milyon eurodan açabilir mi? Avrupa pazarına konsinye bile değil; bedava, promosyon ürünü gibi yolladığımız futbolcuları hiç katmıyorum hesaba...
Arda Turan bu memleketin mahsülü. Toprak, üzüm, hava bir araya gelmiş. Bilmeden bir 1987 Petrus'umuz olmuş. Şimdi ona fiyat biçmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar Avrupa'nın raflarına daha bir Chateau Margaux; bir Chateau Latour muadilini; hak ettiği fiyatıyla koymamış; koyamamış bir ülke değil miyiz peki biz? İtalya'nın, Şili'nin ucuz sofra şaraplarına memleketin restoranlarında tonla para saçan da biz değil miyiz?
Elin oğlu; "Sen ver bakalım o şarabı fıçıda, ben 100 yıllık mahzenimde yıllandırayım, şişeleyip satarım bir 3 Michelin yıldızlı restorana" demez mi şimdi? Şarap olan değil de; futbol kulübü olan Porto, yıllardır bunu yapmıyor mu?

41 yorum:

fabio luciano dedi ki...

bir de öküzgözü boğazkere vardır ki tadının güzelliği yanında fiyatının uygunluğu adama gecede 3 şişe rahat içirir.

fatih's dedi ki...

Bizde arada arkadaşlarla toplanir köpeköldüren lerden içeriz :)

31 ligas y 11 eurocopas dedi ki...

holy virgin mary !!!. arda turan is everywhere. jejejeje

your qualification depends on spain babies. dont worry we'll beat bosnians.. but you should beat them. turkey-bosnia is important for me. i met a lot of turks in zenica when i was in bosnia with nato...but bosnia is favourite for me this game. everything can be change of course.

david silva > arda turan

Number 7 dedi ki...

Peki bu 4 büyük ligin dışında kalan diğer ülkelerin tümü için geçerli mi?

Yani atıyorum Rusya'dan, Bulgaristan'dan ya da Romanya'dan yetişen bir yeteneğin kendi ülkesindeki futbol piyasasına göre yüksek fiyatlarla bu 4 büyük lige transfer olabilmesi için bu liglerin de daha önceden dış ülkelere verdikleri futbolcular yüksek fiyata mı gitmişti?

Arshavin 16.5 € gibi bir fiyata Arsenal'e gitmeden önce kaç Rus oyuncu büyük liglere böyle yüksek rakamlarla gitmişti?

pclion dedi ki...

Fikirlerimle birebir örtüşen bir yazı, elimden geldiğince her yerde dile getirmeye çalışıyorum bunu. 'BT betimlemeleri'yle bezenince daha şık durmuş. "Modric 23 ederse Arda 35 eder." sığlığından kurtulabilmemiz lazım artık...

31 ligas y 11 eurocopas dedi ki...

después de vencidos por los serbios, ahora sólo 8 puntos en contra de los británicos. 84-76

Los que criticábais a Garbajosa y gasol, no os escucho con Navarro y Ricky hoy..La hipocresía al poder, y atacar al que interesa.Ricky sobrevalorado,es muy joven y le queda mucho por aprender, y Navarro uno de tantos q no triunfa en la NBA. Más claro agua
echarle en cara solo a scariolo es no saber de baloncesto, no es el mejor entrenador del mundo pero tampoco es el peor, los jugadores tienen mucho que ver en esto, desde lo de lituania se les ve frustrados y confusos en cuanto fallan una, scariolo es el culpable del porcentaje de tiros libres? repartamos la culpa, hasta que no se quiten el exceso de responsabilidad esto no va a funcionar, cuando empiecen a disfrutar jugando otra vez cambiara todo. Si, las rotaciones no parecen coherentes pero todos los jugadores tienen calidad mas que contrastada y cualquiera de ellos es mejor jugador que cualquiera de los ingleses...

BT dedi ki...

@Number 7
Piyasanın oluşmasından bahsediyorum. İstisnalar elbette olacaktır. Soruna iki örnek Roman Pavlyuchenko ve Shevchenko ya da Arshavin sonrası 20 milyon Zhirkov

scugnizzi dedi ki...

Yıllar önce Fenerbahçe Okocha ve Baliç'i sattı çok büyük paralara (gerçi Baliç'te Toshack faktörü var). Ondan sonra o derece büyük paraya 5 büyük lige sattığımız futbolcu hatırlamıyorum...

Şairler Parkı dedi ki...

Türkiye'den yurtdışına satılan alkollü içeceklerin ülke piyasasının altında olduğunu kaç kişi biliyor acaba ? Misal 70'lik rakı Türkiye'de 70tl ama yurtdışına 35'den satılıp 50'ye raflara düşüyor. Bunu ilk öğrendiğimde çok şaşırmıştım ama daha sonra mantığının sizin şarap çözümlemeniz gibi olduğunu öğrendim.

şimdiye kadar hiç içmediğiniz sadece trakya bölgesinde bulunan Gacal şarabını edirne merkezinde 5 ytl ye alırsınız. Küçük yerleşimlerde ise 4 tl'ye bulabilirsiniz. O şarap istanbula gelse 10 tl ye zor alırsınız.


marmara

gkslsrt dedi ki...

Bilmemiz gereken bir şey var ki Avrupa piyasasında Türk futbolculara kuşkuyla bakılıyor ve bu yüzden hiçbir kulüp Türk futbolcuya para ödemek istemiyor. Çünkü ne çıkacağını bilmiyor adamlar. Evet çok yetenekli ama gerisi gelir mi kimse bilmiyor!

Çok anlamlı bir yazı olmuş ve Arda konusuna "cuk" oturmuş. Bir sürü başarısız Avrupa deneyiminden ziyade Çağdaş ve Sinan'ın yaptıklarını tercih ederim. O tip futbolcular Arda'nın da değerini arttıracaklar!

gkslsrt dedi ki...

Yukarıdaki yorumuma ek olarak Arda'dan önce İlyas Kahraman'ı göndereceksin ki Avrupa'ya Arda'nın değeri artsın!

burusvilis dedi ki...

Arda'dan önce kafasını yollamak lazım Avrupa'ya.Sergen Yalçın'ın Bayern Münih beni istedi ama araştırınca almadılar itirafı bize her şeyi anlatıyor gibi.Bu açıdan daha albenisi olan Gökhan Gönül'ün Arda'dan daha önce ve daha yüksek bir ücrete Avrupa'ya transfer olacağını düşünüyorum.

joe kleine dedi ki...

Biz bu ülkenin ürünlerine, toprağına saygı duymuyoruz ki biz de kofti milliyetçilik var ama vatanseverlik yok, işte o bahsettiğin bu toprağın özgün üzümü kalecikkarasını daha fazla para için mahvedebiliyoruz yada ideallerle yola çıktım diyen Corvus, yabancı tadımlarına özel şişeler doldurtup bizleri kandırmaya çalışabiliyor.
İşte Arda'ya olan yaklaşımımızda bu...Biz Arda'yı sevmiyoruz onu kullanıp atmanın, satmanın peşindeyiz zaten futbolu futbolcumuzu bu ülkenin bir üretimi olarak görüp onları sevmiyoruz, derdimiz davamız kuru bir dövüş sen koydun ben koydum davası, işte Arda'da kendi gerçeğiyle yüzleşemeden, doğru düzgün eğitim dahi alamadan bir yolda yürüyor, derdi futbol olmayanların goygoy kayığına bindiriliyor, düşmeden tutmanın bir yolu varsa o da Fransız'ın Petrusuna gösterdiği dirayetle yaklaşmaktan geçiyor.


Not: Türk Someliye sayesinde Fat Duck isimli 3 yıldızlı restoran geçen yıl kavına Imperial markalı Türk şarapları dahil etti.

Can dedi ki...

@BT

Yanılmıyorsam hala var Boğa Kanı ama, sadece A.O.Ç'den temin edilebiliyor diye duydum. Dünya çapında ödüller almış bir şaraptı ama nedendir bilinmez üzerine düşülmedi. Benim de tattığım en iyi şaraplardan biriydi. Artık üretilmiyor sanırım ama, isteyen varsa bakınabilirim.

Arda konusunda da benzer fikirlerim var ama, bunun kullanılmasına izin verilmemeli. Arda'nın gelişimi takip edildiğinde zaten sıradan olmadığı, emsalleri kadar bonservisi hakettiği ortada. Bir yanım üçe beşe bakmadan yollayalım, dünya oyuncu görsün diyor. Bir yanımda Frank Ribéry'ye paha biçilemez, Luka Modric'e 30 milyon Euro verilirken, Arda'nın da bir 25-30 milyonu hakettiğini, altına fiyata gitmesine izin verilmemesi gerektiğini söylüyor.

Her durumda zararı Galatasaray'a. İster 50 versinler ister 15 farketmez.

Bağnaz dedi ki...

Eğer ki Arda gittiğinde Galatasaray'da aynı kumaşta ama daha tecrübesiz bir isim olacak veya G.Gönül gittiğinde Fenerbahçe'de yerini aldığında 3-5 maç sonra unutturacak adam olacak; o zaman bazı şeyler değişecek, o zaman Arda fiyatı 30 luk olsa da 20 ye gittiğinde kimse üzülmeyecek.

Sulo dedi ki...

Gerek Arshavin gerekse Zhirkov orneklerinin istisna oldugunu da dusunmuyorum pek. Zira 2008 yilinda Zenit bagirta cagirta UEFA Kupasini aldi (Eze eze Manchester United'i yendikleri 2008 yilinin Super Kupasini saymiyorum bile) ve o takimin oynadigi top gecen yilin Barcasindan sonra ikinci gelir benim icin. Arda bu yil Galatasaray ile Avropa Ligini kazansin, pasaport masaport bile gerekmez ona (Kapi gibi Rijkaard var referans mektubu verecek arkasinda). Bence problem onde gelen Avrupa kluplerinin ic piyasanin sisirilmis oldugunu dusunmeleri ve Turk pazarina uzaktan bakmalari. Haksiz da sayilmazlar di mi?

mre dedi ki...

Referans olmadan sağlam bir bonservisle giden Türk futbolcu düşündüm düşündüm bulamadım. Sorun Arda'nın gitmesi mi(ki isterse Avrupanın her ligindeki direk veya rotasyonda yer alır) yoksa EDERİYLE gitmesi mi? Burada milliyetlerinden ayırarak Arda ve emsallerini karşılaştırdığımızda Arda'nın ederini bulup gitmesinin imkansız olduğunu düşünüyorum. Pasaport açısından bakarsak da Mesela Arjantinli olsaydı 3-4 yıl önce yeni Maradona olarak İspanya'ya ya da İnter'e falan kapağı atmıştı. Minumum 10-15 milyon euro'ya.

mre dedi ki...

"Drente Davut olsaydı Real Madrid formasını Adidas mağasazında görürdü"

Not: Ersin Düzen'in yazısına yorum olarak not düşmüştüm buraya da iliştireyim dedim.

thesaint dedi ki...

aoç'nin ürünleri ankara'da da ist.'da da bazı marketlerde bulunabiliyor. listesi şurada.
yalnız, aoç'nun şaraplarındaki sorun (eskiden tekel'de olduğu gibi) kalite farklılığı. bir sonraki boğa kanı şişesi gayet kötü de çıkabilir yani. (belki bu da futbolcularımız benzetmesine uyarlanabilir).

hebenneka dedi ki...

Beklediğim bir yazıydı, öğlen ilk sinyallerini almıştık :)

Uzun zamandır anlamaya çalıştığım bir konudur bir futbolcunun fiyatını neyin belirlediği. Öyle transfermarket sitesine dalıp ne olduğuna bakmak, ya da cm/fm mantığıyla bir oyuncuya standart bir fiyat addetmek mümkün değil bence. Benim anladığım ilk etkenin bu yazıda bahsedilen olmadığı, elbette ki burada bahsedilen de önemli ama bence birinci öncelik alıcının kim olduğu. Ortalama üzeri bir TSL takımı olduğunuzu düşünelim... Diyelim ki iyi olduğu kabul edilen bir forvet oyuncunuz var. Üç de talibi var. Birisi geçen yıl dünyanın en çok gelir elde eden takımları arasında yer alan Fenerbahçe olsun mesela. Diğeri de bu ülkede hemen her sezon şampiyonluk hedefleyen Trabzonspor olsun. Üçüncüsü de lige yeni çıkmış bir İstanbul takımı olan Kasımpaşa olsun. Üçünden de aynı parayı istemek mantıklı mıdır? Bence değil, geliri ve bütçesi büyük olan takımdan gelen teklifi sizin için bir nimet olarak görürsünüz. Oyuncunuzu o takıma satmak birinci önceliğiniz olur. Futbol dinamikleri bize bunu gösterdi geçmiş yıllarda. Abramovic için farklı, diğerleri için farklı fiyatlar çekildiğini gördük. City için de bu dinamikler işledi. Hatta Tuncay için dahi işledi. Villa transferi gündemde iken telaffuz edilen rakamları Stooke'a gidişindeki rakamlarla karşılaştırmamız bile yeterli olacaktır. Veya x oyucusu Brezilya'dan Türkiye'ye gelse Fener'den istenen para ile Antalya'dan istenen para aynı mı olacaktır? Keza Antep'ten istenen ile Beşiktaş'tan istenenin arasında farklar olabileceğini de öğreniyoruz şu günlerde :)

İkinci etken belirtilen husus: Satıcının kim olduğu. Hollanda takımlarının bunun ekmeğini çok güzel yediğini düşünürüm. Ne adamları ne paralara yedirdiler, hâlâ da yediriyorlar. Bu trendin iki yıldan daha uzun sürmeyeceği gibi bir fikrim var, yaşarsak görürüz. Onların yerine hafiften Belçika ve İsviçre'nin talip olduğu gibi bir hissim var. Ruslar ve Sırplar da sınırları zorlamakta. Arda Modriç'ten daha mı kötü? Bilinmez... Ama o yolu açan da Krancjar'dı belki Redknapp özelinde(Modric'i alan Redknapp değildi, farkındayım). O yoldan ilerlemek de Sir Ferguson'ın tercihlerinden biri oldu.

Üçüncü etken ise aslında en olması gerekeni: Oyuncunun kapasitesi. Yapabileceklerinin sınırı, ya da cm/fm diliyle ifade edersek potansiyeli. Ne yazık ki bu da ilk ikiye kurban gider görünümde. Emsallerinin fiyat/performans verimine bakılıyor önce. Tuncay kâr ettirdi. Belki görüntüyü tersine çevirecek bir örnek olabilir bu. Ama yeterli olduğunu söylemek de zor. İlk aşamada bonservislerin sıfıra ineceği günün kollanacağı günlerin gözleneceğini görmek zor değil.

brdfckr dedi ki...

Bulent bey , supersiniz .

Anca boyle anlatilabilirdi konu . Herkes bizim en tepede oldugumuzu zannediyor . Arda ' ya 18 milyon $ verirlerse , gonderirler zaten .

Doruk dedi ki...

Yorumlari okumadim yalniz fiyat konusunda sadece yakindan tanidigimiz ilginc detaylari gecmek istedim.

1998 senesinde Real Betis Brezilya'nin Sao Paulo takimindan Denilson'i alarak o donemin dunya rekorunu kirmisti transfermarkt'e gore tam 31.500.000 €. Yani vakti zamaninin Cristiano Ronaldo transferi. Fenerbahce'de o sene Jay Jay Okocha adinda Turk vatandasi bir Nijeryali'yi PSG'e tam 11.500.000 €'ya yani asagi yukari rekor fiyatin yarisina satmisti.

Bu rekor bir sene sonra Inter'in Lazio'dan Vieri'yi 45.000.000 €'ya almasi ile kirilmistir. Yine Fenerbahce o sene Real Madrid'e Elvir Baljic adinda Turk vatandasi bir Bosnak oyuncuyu tam 23.000.000 €'ya yani rekor fiyatin yarisina satmistir.

Baljic de Okocha da satildiklarinda 25 yasinda yani ya kariyerlerinin zirvesinde ya da o noktaya varmak uzereydiler. Hadi o zamanalr Nijeryalilar baya piyasa yapmisti 98 dunya kupasindaki sempatik performanslari vs. bi de Afrikalilar uzerine olan genel pozitif yaklasim ama peki daha henuz hic bir onemli turnuvaya gidememis Bosnak oyuncu icin ne dememli? Yugoslavya'nin mirasini mi yedi? Toshack Baljic icin israr etmis de olabilir ama Real yonetimi su kadardan fazla vermeyiz de diyebilir ondan sonra karsi ciksin Fener yonetimi bakiyim adami Real Madrid almak istiyo tutamazsin artik o oyuncuyu takimda. Sonuc ihtibari ile bu oyuncualr da Turk vatandasi idi Arda'da ole ve vakti zamanin rekor ucretlerin yarisina gittiler.

Simdi sizlere sormak istiyorum Arda Turan adinda Turk vatandasi olup baska ek vatandasligi olmayan, son 10 yil icersinde ciddi bir cikis yapan Turk milli takiminin belki de su anda en iyi oyuncusu olan, belki de su anda yerli yabanci dahil Turkiye liglerinin en iyi oyuncusu olan daha henuz 22 yasinda kaptanlik yapan bu oyuncumuz neden su anki rekor fiyatin yarisina satilamasin?

anotherday dedi ki...

Aklından şarap hiç geçmeyinin yazıyı okudukdan sonra canı şarap çekmiştir bu gece.Porto örneğinden yola cıkarak Fransa da uzun yıllar soğuk hava deposunda çalışan gurbetçi akrabam çeşitli ülkelerden gelen şarapların hatta bir kaç defa nevşehirden de geldiğini söylemişti fransada etiketlerinin değiştirilip fransız markasıyla ihraç edildiğine çok kez şahit olduğunu hatta bir çok defa mal kendilerine ilk geldiğinde şişelere iz yaptıklarını test etmek için fransız markası ve made in france etiketi vurulduktan sonra aynı şişelerin tekrar depolarına geldiğini ordan ihraç edildiğini bir çok defa anlatmıştır ne zaman şarap mevzusu acılsa
Arda yada x,y,z Türk futbolcusu da ancak avrupaya cıktıkdan sonra gerçek değerini bulur

adozzi21 dedi ki...

Arda da zaten şişesinin üstündeki Türk etiketinden dem vurmuyor mu? Eğer Bordeaux çıkışlı bir şarap olsaydım demeye getirmiyor mu? Ben hala Arda'nın arkasındayım ve 25-30 M ettiğini savunanlardanım. Ama tabi ki Arda'nın bir Avrupa kupasında ve dünya kupasında vitrine çıkması gerekiyor herşeyden önce.o günler de yakındır..

selamlar..

Pad dedi ki...

Yukarida bahsedilmis, oncelikle sadece Turk oldugu icin averaj bir mala ayni paraya yabancisini almak varken para dokmeye karsiyim. Turk sarabinda da esas problem benim gibi adamlar oluyor zaten! Sarabimiz kotu, cunku kulturumuz yok bu kadar basit. Michelin yildizli restorani bilemeyecegim ama New York'ta birkac iyi restoranda Turk sarabi gormuslugum var (Kavaklidere). Ancak sen adamina rakidan biradan baska bir icki iciremedikten sonra ne kadar bekleyebilirsin ki oralarda malimizi gormeyi?

Arda konusu burada benzesiyor sanki, degerini anlamamak degil de, degerini "sozde" bilmekten. Kismen katilabildim o yuzden.

Harbiden verelim gitsin Porto'ya Lyon'a falan ulkece rahatlayalim. 35'inde doner ulkesine o zamana kadar transfer haberi yapariz "ekonoomi canlanir".

cinkean dedi ki...

Aragones&Ferran Adria dan sonraki en güzel benzetmen olmuş.
Yorumlarda Sulo'nun söylediği gibi; bizim ligin rekabetinin düşük olması oyuncularımızı olduğundan değerli gösteriyor. Tuncay, Aurelio gibi hırsı,mücadelesi ve yeteneğiyle bizlerin tamam dediği oyuyncuların Avrupa nın vasat/vasat altı takımlarına gitmiş olması da bunu göstermez mi? Benzer durum Hollanda için de var. İki sene öncenin bir maçta 7 gol atan Afonso Alves i, bugün Katarda oynayacak. Ne zaman Avrupaya ligimizi pazarlayabiliriz o zaman oyuncularımızı da değerinde satabiliriz diye düşünüyorum.
İspanya'da Hollanda yerine Türkiye Süper Liginin yayınlanması tercihinin bir başlangıç olması diliyorum.

danny dedi ki...

Söylenenlere katılmakla birlikte Rijkaard referansının da Arda için bir artı olduğunu düşünüyorum..

beera dedi ki...

1. Arda Turan'ı,

2. Corvus Blend I'i tek geçerim :)

okan dedi ki...

Aceto'nun yazisindaki sarap-futbolcu benzetmesi edebi olarak cok guzel ve yazi da cok keyifle okunan bir yazi olmus hemen hemen butun yazilari gibi. Ancak sarap ile futbolcu bu kadar benzer mi? Bu benzetmeden yola cikarak bazi sonuclara varilabilir mi? Bence burada biraz ihtiyatli olmak lazim.

Burada gozden kacirdigimiz bir nokta bilginin/ enformasyonun artik cok hizli dolasiyor olmasi. Turk futbolcularin genel olarak pazari dusuk olabilir ama su andaki sistemde istisnalar yakalanbilir. Scout'lar ne is yapar? Gelip Sergen'i arastirip almamalari dogru enformasyon almis olmalari degil midir? Arda'nin veya Sercan'in kac yillik istatistikleri goz onunde degil midir? Mancherster United Sercan gibi Bursaspor'da oyanyan bir futbolcuyu nasil buldu?

Sozun ozu, bir futbolcu ile ilgili bilgiye saraba gore daha cabuk ulasilabiliyor ve bu bilgi daha guvenilir gibi sanki. Bir arkadasimizin da belirttigi gibi boga kani seneden seneye cok fark ediyor ama bu sene cok iyi oynayan bir futbolcu ne kadar degisebilir seneye eger karakteri saglam ise? Ki karakter konusundaki enformasyonun da dogru bir sekilde dolastigi Sergen orneginden anlasiliyor. Bu sene cok iyi olan futbolcunun seneye kotu olma olasiliginin cok yuksek oldugunu degerlendirebilmis sistem (sarap icin bu ne kadar mumkun?). Eger enformasyon, ozellikle scout'lar vasitasi ile duzgun bir sekilde dolasabiliyorsa -ki bunna inanmak icin bence yeterli derecede neden var, bkz Sergen ve Sercan- Arda da hakettigi fiyat duzeyinden Avrupaya gidebilir.

varol döken dedi ki...

richmond leb-i derya'ya git, migros'ta 18, avrupa'da 3 euro ya satılan frontera şarabının şişesine 100 küsur lira ver, ondan sonra süper bir şarap içmiş gibi hisset!

bu memleketin insanı yalan söylüyor, esnafı yalan söylüyor, politikacısı, futbolcusu, sanatçısı, herkes yalan söylüyor... düne kadar çay bahçesi olan, bardağını 50 kuruşa satan asmalımescit bugün şişesi 13 lira olan bazooka votkanın bardağını 20 liraya satarsa ben öyle votkanın içine tükürürüm! 25 liraya hayal kahvesinde ele güne karşı yapayalnız ı izlediğimde aklıma tükürdüğüm gibi...

bütün bu yalanlar yüzünden hiçbir şey gerçek değerini bulmuyor... değer verme kavramımız yok olmuş çünkü... kaçacak yer kalmamış... kısırdöngülerin memleketi, lafla peynir gemisi yürümezlerin en güzel örneği...

arda, bütün bunları aşabilecek zekaya da yeteneğe de sahip... yeter ki çok tarz bir pembe ceket giyip antrenmana geldiğinde sabri: "ohahahıhohoh o ne lan öyle pembe pembe" diye anırmasın... zekayı zeka artırır... fiyatı da...

arda, bütün bu genellemelere karşı duracak bence... değeri düşündüğümüzden çok daha fazla, yeter ki önce biz verelim hak ettiği değeri...

bu arada, ben söyleyince kavga çıkıyor, lütfen bir arkadaş arda'nın buradaki ispanya maçında david silva'nın eline defalarca kaç kere verdiğini hatırlatsın! tuncay estonya karşısındaki gibi oynasaydı, o ispanya ya da 4 atardık biz... çünkü o sahada arda ile karşılaştırabilecek kalitedeki tek adam torres'ti... bu kadar da iddialıyım! boğa kanlıyım...

onoore dedi ki...

son zamanlarda okudugum en saglam yazıydı.teşekkürler aceto..

mre dedi ki...

@varol döken
Sizin de elinize sağlık.

untildie dedi ki...

Mevcut yönetim son 2 sezondur ağzımızı açıkta bırakan dışarıdan transferlere imza attı.(Canaydın dönemine inatla)
Ben inanıyorum ki sadece Arda değil yaşı 30 u geçen futbolcuyu dahi kimsenin ummadığı bedellere satacaktır.(Canaydın dönemine inatla-Bknz:Ribery)

tahtabacak dedi ki...

Liberya'li Weah, Togo'lu Adebayor degerini buluyor da Arda mi bulamayacak.

Hicbir sarap 20milyon euro civarlarina satilmiyor... Ust duzey oyuncular icin pasaportunuzun ne oldugunun onemi gozardi edilebilecek kadar kucuktur.

Vasat veya vasatustu diyebilecegimiz oyuncu grubu icin daha onemlidir hangi ulkeden oldugu. Cunku o kalibrede kendi ulkenden, kulturune yakin ulkelerden alabilecegin pek cok oyuncu olacaktir.

Arda ustduzey oyuncular arasina henuz girememistir. Estonya macindakli oyunuyla girmesi ise mumkun degildir.

Belki Denilson'un calimlari gibi Arda'nin calimlari da bir kulubun gozunu boyar ama bu kalici olmaz. Daha hizli ve efektif oynamadigi surece istedigimiz yere gelemeyecek maalesef. Ben daha 20 firin ekmegin Arda'yi bekledigini dusunuyorum...

Umarim Rijkaard bi an once yedirir o ekmekleri Arda'ya...

june.one dedi ki...

arda kafasını; etiket fiyatıyla değil rijkard bana ne diyor ? ne yapmamı istiyor ? bu iki futbol bilgesinden ne alabilirim gibi sorulara yorsa çok daha hayırlı olur kendisi için.zira futbolcuyken sacchi,cruyff,michels,capello vs vs dünya ve avrupa futbolunu temelinden sarsmış isimlerle çalışmış td var karşısında.gs yönetimi rijkard ve neeskens'in futbolculuk ve td kariyeri ilgili bir cd yapıp önce kendi futbolcularına sonra bazı basın çalışanı kişilere dağıtmalı bence.

dogan pamuk dedi ki...

arda yerden göğe kadar haklı diyemesemde asıl anlatmak istediği konuda haklı. avrupalıların türk oyunculara yüksek bonservis vermedği bizim de onları iyi pazarlayamadığımız doğru. ayrıca türk oyuncusuna bakış açıları da çoğu zaman "yetenekli ama bu para edecek oyuncu değil" yaklaşımında.
arda nın hala üst düzey oyuncu olmadığını söyleyenlere inanamıyorum. iyi bir euro 2008 tecrübesi. iyi bir uefa kupası 2008 tecrübesi. gerektiğinde sorunluluk alabilmesi,maçın her dakikasında maçta soğukkanlı bir şekilde kalabilmesi vs. bir sürü özellik sayabiliriz.
tüm bunların üstüne genç ve halen gelişime açık olması arda yı da biraz haklı çıkarmıyor mu?
bence 25 milyon euro dan aşağı aslan etmez şu haliyle. eğer daha aşağıda satılırsa arda çok haklıdır. yok bu fiyat olursa avrupa da türklere yönelik tabuları da yıkmaya başlayan öncü adam olur. ben tabuları yıkacağına eminim.

conqierors dedi ki...

Bizim avrupadaki tek başarımız Galatasaraydır. Milli takıma bakıyorsun sistem yok, oyunvu yok kalbur takım bir anda şaha kalkıp maçı çeviriyor :) Durum böyle olunca Avrupa insanı şahıs olarak futbolculara güvenemiyor. Çünkü sistem adamı değil. Ayrıca din ve sosyolojik konular yüzünden Türk milleti Avrupada bence 2. planda oluyor, tabiri caizse dışlanıyor.

thesaint dedi ki...

bu akşamki maçta gördüğüm arda kendisini kral sanıyor. bu da bir an önce buralardan gitmesi gerektiğini gösteriyor. yoksa, böyle kral olmaya alışmış bir oyuncuyu hiçbir büyük takım istemez.

inancozdag dedi ki...

kendisi 2010 dünya kupasında tribünlerde olup messi'yi izleyecekmiş. hayırlı olsun

june.one dedi ki...

arda gazı öylesine almış ki dün akşam önüne kim geldiyse çalımlamaya kalktı .inanılmazdı gerçekten.arda paraya pula falan bakmadan acilen yurtdışına kapağı atmalı bence.bu kamuoyu onu hasan şaş2 olma konusunda adeta arkasından itiyor.çok yazık olcak çok.

dt.ibo dedi ki...

Baliç i 20 milyon euro civarına satmamışmıydık ki ? :))
bu arada öküz kanı (boğa kanı) isimli bir şarapta Macaristanda çok meşhurdur "Egri Bikaver" yazar şişesinde. 7 euro dan 30-40 euroya kadar değişir fiyatı ki 13-15 euro olanları bile oldukça güzeldir. Yolunuz düşerse deneme amaçlı alabilirsiniz bir tane