30 Temmuz 2009

İki Büyük Balık

Temmuz ayını genelde 3. sınıf takımlarla hazırlık maçı yaparak geçiren ikili bu sezon resmi maçların mesaisine erken başlayınca oyun konsantrasyonu da kendiliğinden geldi. Yoksa ha Alman 3. ligi takımıyla oynamışlar ha İsrail, Macaristan temsilcisiyle. Bunlar aynı akvaryuma atılacak balıklar değil aslında. UEFA'nın işgüzarlığından çok bu eski kıtanın çizilmiş sınırları işte. Büyükler ve küçükler arasındaki makas giderek açılıyor futbolda. "Küçük takım olmaz bu oyunda" sadece maç öncesi bir teknik adam uyarısı olarak kalıyor. Galatasaray ve Fenerbahçe torikse bu gece karşılarına çıkanlar istavritti işte. Biraz ter, biraz moral, biraz ülke puanı. Çok daha fazla anlam yüklememek lazım. Galatasaray'ın Tobol maçları için gelen yorumlar biraz aceleciydi. İlk onbirin 5-6 bankosu sahada yokken ya da transfer devam ederken uzun cümlelere kurmamak gerekir. Tel Aviv'e gidersek, Leo Franco tecrübesi ve fiziğiyle iyi başladı. Golde çıkmadı diye yan topları zayıf yaygarası yapan mutlaka olur. Hakan Balta'nın en az 20 güne ihtiyacı var. Hala sallanıyor. Servet ve Gökhan ikilisi bu halleriyle Galatasaray'ı iki ö liberoyla oynamaya mecbur ediyorlar. Onların başına sadece Mehmet Topal'ı bağlayıp gözün kapalı maça çıkamazsın. İkilinin milli takım birlikteliklerine rağmen koordinasyonları soru işareti. Sağda Sabri'yi rakip çok zorladı. Önündeki Aydın en iyi maçlarından birini çıkarsa da arkasındaki takım arkadaşını kollayan kafaya sahip değil. Ayhan ve Mustafa'nın, Linderoth devam ettiği takdirde kulübeyi zengin gösterecekleri kesin. Ayhan sıkı profesyonel ama hala takımın hızını kesiyor. Mustafa Sarp o pozisyon için fazla kalın kalıyor. Elano transferi sonrasında Arda'nın eski yerine sol kanada gideceği kesin gibi. Bugün sazı eline alıp yine yaptı asistlerini. Kewell mevcut kondisyonu ile zaten rotasyona girmeye dünden razı. Keita için yorum yapılamaz. Baros ise kaldığı yerden devam ediyor. İlk etapta yeni bir transfer olmazsa Emre Güngör, Gökhan Zan'dan daha iyi bir alternatif duruyor. Spikere göre 40 derecede -neme de 90 derece dedi ya(!)-oynanan oyunun orasını burasını daha fazla çekiştirmemek lazım.
Fenerbahçe'de Daum'un kanat futbolu Roberto Carlos sakatlanmasa daha görkemli bir galibiyet getirirdi. Santos'un beke geçmesi sol kanadı örselese de, sağ kanatta Gökhan Gönül sezona uçarak giriyor. Galatasaray gibi Fenerbahçe'nin de tandemi sallanıyor. Sıkıntılar ortak. Göbekte ise Emre farkı var. Serseri toplarda bir asist yaptı, kaptıkları takımı ileride tuttu. Böyle zayıf rakipler karşısında ön liberoların performansını değerlendirmek mümkün değil ama Cristian'ın ikinci yarıda Kazım'a attığı uzun bir top var, Maldanado-Josico ikilisinin bir sezon boyunca yapmaya cesaret edemediği. Kulübeden Can Arat, Gürhan, İlhan'ın gitmesi ve yerlerinde Mehmet Topuz, Uğur ve Özer'in oturacak olması Fenerbahçe için sezonun en büyük artısı. Topuz'un oyuna girdikten sonra gittiği bölge, onun bu takımda onbir olmayacağını gösteriyor yalnız. Ya sağ kanatta oynayacak ya da solda bir arıza çıkmasını bekleyecek. Deivid'in kaderi stoper transferine bağlı olduğundan, Kazım'ın alacağı dakikalar çoğalacak gibi duruyor. Alex aynı Alex. Güiza ise tarif edilen, bilinen kimliğinden farklı goller attı bu akşam. Son vuruşu zayıf İspanyol, altı pasın tilkisi kesildi. Raul gibiydi bu gece. Bu hat-trick onun için beyaz sayfa olmuştur. Pazar günü Süper Kupa finali bol gol vaadediyor ve harika bir sezon bizleri bekliyor. Keyfini çıkartın...
***
Bir başka yazının konusudur. Euro 2008 Fenerbahçe ve Galatasaray'dan geçen sezon ne çaldıysa kapıdaki Dünya Kupası da bu sezon geri verecek. G.Afrika hayali kuranların yüksek performansı taşıyacak bu takımları. En basit örneği banko onbir oynamak için Galatasaray'a gelen Elano. Detayı vakit olunca...

9 yorum:

oralardaniyivurur dedi ki...

Güiza iyi güzel oynadı da
acaba bu hırsı mücadelesi transfer yapmak istediğinden midir diye sormaktan alamadım kendimi..

Can dedi ki...

Kesinlikle harika bir sezon bizi bekliyor. Sanırım birkaç transfer daha göreceğiz bu dönemde. İşin kötü yanı alt tarafla ara açılacak gibi duruyor potansiyeller göz önüne alındığında...

Alper Öcal dedi ki...

Şampiyonlukta puan barajı 80'e dayanır, hatta birkaç puan da ötesine geçer diye notumu düşeyim.

cortez85 dedi ki...

güiza seleccion. vamos daniel !!!

i like fenerbahce roberto carlos güiza and aragonés

i dislike galatasaray and rijkaard.

AbSurDMaN dedi ki...

Galatasaray Deco ile anıldığında ilk sezon Dünya Kupası için kasar diğer sezonlar yatar diyordum, şimdi Beşiktaş için yazılıyor, aman diyim hata etmesinler tamam Mustafa Denizli günü kurtarıyor ama geleceği de düşünmeleri lazım. Tigana'nın verdiği geleceği dağıttılar zaten, ondan geriye bir tek Bobo kaldı onun da durumu belli değil.

Bu sezon yine Galatasaray ve Fenerbahçe arasında geçecek gibi... İzleyip görelim.

joe kleine dedi ki...

city-real-barca familyasıda babatorik oluyor heralde, ama doymayan zihniyetleriyle köpek balığı olabilecekleri gibi, büyük bedenleriyle balina da olabilirler.

fans of fenerbahce dedi ki...

Bulent abi seni çok pozitif gordum :)

slum dedi ki...

fenerbahçe ve galatasaray taraftarları için geçen yıldan daha iyi bir lig geçireceklerini söylemek hatalı olmaz. bu da diğer takımların geçen yılı aratacağına delalet ediyor.

abi yazında değindiğin gibi, 2010'da olabilmek için elano, guiza, dos santos ibi oyuncular performanslarını üst seviyede tutmaya gayret edeceklerdir. bu durumda da kazanan izleyiciler olacak.

Bhdrslr dedi ki...

bi fenerbahçeli olarak gsnin transferlerini beğendim, iyi futbolcular. fenerbahçede santos gerçekten harika transfer ve gökhan gönül, emre, güiza çok iyiydi. özellikle emreden çok şey bekliyorum bu sene.

ligin harika geçeceği kesin, çok güzel maçlar olacak. bjkden pek bişey beklemiyorum açıkcası fenerbahçe ve galatasaray kapışır. bu ikilinin diğer takımlarla yaptığı maçları bol gollü geçer. geçen senenin aksine anadolu takımlarına fazla puan kaybediceklerini düşünmüyorum hatta çoğu maçlarını farklı galibiyetle geçicektir fenerbahçe ve galatasaray.