26 Temmuz 2009

Alex Ferguson'u Üzenler

Milano'dan uzaklardaki Milano derbisini bekliyorum. 15 dakika kalmış. Yılmaz Vural NTV Spor'da "Ben Barcelona'yı hücum oynarken, basarken görmedim" dedi. Bunu İspanya Ligi'ni yayınlayan kanalda yorumcu olarak söylemek ayrı bir güzel... Neyse! Alex Ferguson'un baltayı taşa vurduğu transferler listesi var elimde. Liam Miller dışındakilerin hepsini hatırlıyormuşum. Tek tek devam edeyim. Ferguson ve hayal kırıklığı deyince sınıf birincileri hemen el kaldırır ve David Bellion deyip 10 alır oturur. Üzerinden 6 yıl geçmiş. Bellion gerçekten de büyük bomba çıkmıştı. Onun yüzünden şimdi oralarda Obertan'a da şüpheyle bakıyorlar. William Prunier'den 1-2 kez bahsettim blogda. Cantona refaransıyla gelip 2 maç oynayıp giden Fransız stoper. Liam Miller'i ben hatırlamıyorum bu takımda. Roy Keane'nin yerini doldursun diye almış Sir onu, gün gelmiş Keane'nin çalıştırdığı Sunderland'e düşmüş yolu. Eric Djemba-Djemba, ekolu ismi dışında bir şey ifade etmiyor. O da yalan olmuştu. Beşiktaş'a gelen Kleberson da listede. Hargreaves'i de listeye almışlar ama Ferguson'un ne suçu var ki? Adam sakatlıklardan belini doğrultamadı. Kalede Massimo Taibi sadece 4 maça çıktı. Manucho da geçen sezon büyük ümitlerle gelmişti, Ferguson ona da kapıyı gösterdi. Sona Diego Forlan ve Veron'u bıraktım. İlki, Alex Ferguson'un kötü tercihi değil ama sabredemediği adam. Bugün 35-40 milyon euro değer biçilen golcüyü Villlareal'e satmıştı 9 milyon sterline. Olur öyle... Forlan biri geçen sezon olmak üzere iki kez gol kralı oldu La Liga'da. En büyük hayal kırıklığı Juan Sebastian Veron. Manchester'da ne yiyip içtiyse iki sezon hayalet gibi dolandı durdu. Ferguson'un 30 milyon üstü para saçtığı adamdı. Olmadı gitti Chelsea'ye... Derbi başlıyor. İyi haber, Murat Kosava anlatıyor. İyi seyirler...

15 yorum:

alperensaylar dedi ki...

ilk sezonunda fena değildi veron ama ingiliz futboluna ayak uyduramadı diyelim:)

vakilinchuk dedi ki...

Veron büyük topçudur aslına.Lazio'da ne oynamıştı be...

Blog alemlerinde "Barcelona organize olamıyor,yıldızlarıyla kazanıyor." diyen bir arkadaş görmüştüm,ama Vural teknik direktör be abi,behey...

Milito iyi golcü,Ronaldinho mümkünse hiç gülümsemesin,hakeme selam ederim,güzel şakaydı...

EurdyNkhe dedi ki...

Gerard Pique es geçilmiş :)

Karamurat dedi ki...

Bu Boriello denen arkadaş Milan'da ne geziyor? Ben bir pozitif yönünü göremedim arkadaş. Sanki hadi bugün seni(yani beni) Milan'da oynatacağız bakalım kimse anlayacak mı havası var.

Biz Sabri'yi beğenmiyoruz ama adam en azından pozisyonun bazı özelliklerini taşıyor. Hızlı, kondisyonu yüksek, driblingli falan. Boriello da hiç santrfor özelliği yok. Ne adam eksiltiyor, ne boşa kaçıyor ne verkaça girebiliyor. Pozisyona hiç giremiyor zaten. arada top ayağına gelirse de geri veriyor. Tamam Milan'dan önce hiç izlemedim ama bi adam hiç mi ışık vermez. Genoa hariç iyi bir istatistiği de yokmuş zaten.

aşkın dedi ki...

Vakilinchuk
Kim o arkadaş?

volkandinho dedi ki...

sanırım yılmaz vural, radomir antic zamanından beri barcelona'yı izlememiş :)

ix dedi ki...

Chelsea karşısında sinen, Manchester United karşısında ilk bölümlerde paralize olan Barcelona değil miydi? Yılmaz Vural takımların önemli maçlarındaki mentalitelerinden bahsediyordu, ve bence kısmen de haklıydı. Ağzından böyle talihsiz bir cümle çıkması Barcelona'nın genel olarak böyle oynadığını iddia ettiği anlamına gelmez bence. Adamın düşüncesinin özü 'Önemli maçlarında takımlar atak oynamaktan ziyade kendilerini sağlama almayı düşünürler' idi. Kısmen haklı diyorum, çünkü Liverpool ve Manchester United, hatta Arsenal istisnadır. Onlar maç başlayınca yıldırmaya çalışırlar.

Huelva'ya, Gijon'a herkes atak oynar yoksa...

vakilinchuk dedi ki...

@aşkın,

tardini'nin arşivden,0-0 biten chelsea maçıyorumlarına bir bak,bende buraya nik yazmamış olayım...

tunç dedi ki...

gerçekten bende o noktaya takıldım kaldım yaa :) adam resmen Barcelona baskılı oynarken görmedim dedi. bende kanalı geçtim.Ercan Taner zor durumda kaldı düşüün yani...

berserk dedi ki...

Forlan harbiden kazmaydı Manu' dayken, gerçekten şimdi uzaklardan vurup deli gibi gol atan adamla alakası yoktu o vakitler.

Burçin Baygül dedi ki...

Sanırım Yılmaz Vuralın da diğer büyük takım spor yazarları gibi hücum oynamaktan, basmaktan anladığı topla oynama %75-25 olsun, rakip takım kaleye şut atamasın, skor da en az 5-0 olsun'dur

pisicik dedi ki...

liam miller alan smithle falan aynı sene gelmişti herhalde, sezonun ilk birkaç maçında ilk 11'de çıkmıştı sonra pek gözükmedi ortalarda. kapasitesinin çok yüksek olmadığı belliydi ama biraz sabredilseydi fletcher ayarında bir oyuncu olurdu.

matiasemilio dedi ki...

ercan taner Nou Camp'ta iyiydi hocam dese de yılmaz hoca öyle biliyor değişmez artık fikri..

şambalici dedi ki...

veron patladı diyoruz ama united'daki 2. sezonunda şampiyon olduklarında lig'de 25 maça çıkmıştı. yani parasının hakkını veremese de iş gördü diyelim.

Lev_Yashin dedi ki...

Karel Poborsky' i de unutmayalım büyük umutlrla getirmişti Sir ama olmadı... Zaten o sene Euro 96 da parlayan çok az futbolcu beklentileri karşıladı...