16 Şubat 2009

Yabancılar

İngilizler milli takımlarının her mağlubiyet sonrasında aynı tartışmayı gündeme getiriyorlar: Premier Lig bir İngiliz ligi mi? Yabancı sayısı azaltılmalı mı? Bu tartışmada Liverpool kaptanı Gerrard'ın her zaman sesi gür çıkıyor. Alex Ferguson da destek veriyor. İkili yabancı kısıtlaması getirilmesi taraftarı. Premier Lig, %59.1 ile -kendi milli takımda oynama kriterine rağmen- Avrupa'nın en çok yabancı futbolcu bulunduran ligi. Arsenal kadrosunun da %91.7'si yabancı futbolculardan kurulu. Avrupa'nın büyük liglerinde top koşturan 11 bin futbolcunun 3.900'ü Avrupa Birliği dışında bir ülkenin vatandaşı. İngiltere'den sonra en çok yabancı %54 ile Portekiz'de. İtalya'da Inter kadrosunun %85'i, İspanya'da Atletico Madrid ve Sevilla'nın %69; Real Madrid ve Villarreal'in % 62.5'u yabancı futbolcu. İspanya'da yabancı oranı ise %37. İngilizler bunu uzun zamandır tartışıyor ama bir icraat ortada yok. Gelecek sezon için de önlem alacaklarını söylüyorlar. Bir taraftan da FIFA Başkanı Blatter'in 6+5 projesi var. Bizim ligde 6+2 yabancı hakkının tam kullanmayan birkaç kulüp var. Ortalama 5 yabancı oyuncuyla onbirlerin kurulduğunu söyleyebiliriz. Maksimum 8 rakamı, yabancı sayısının ligde %33 üzerine çıkmasını engelliyor. Bir taraftan yokluktan dolayı bir sürü kazma Türk oyuncunun forma giydiği, diğer taraftan Alanzinho'nun Barış Memiş'e tercih edildiği bir lige sahibiz.

12 yorum:

altan yerdenayaga dedi ki...

bütün gün arkadaşlarla barış memiş alanzinho üzerine konuşuyorduk tam güzel denk geldi :)alanzinho şoparın önde gideni.robinho yanında efendi kalır:))

anial dedi ki...

hele bir soluklanın! adam daha yeni geldi daha bi şeyini görmedik.

C.A dedi ki...

alanzinhodaki dripling ve cabukluk şuan Türkiye'deki 3 futbolcuda yok. Barış Memiş'i tabiki değerlendirmesi lazım Ersun Beyin ama Alanzinho için bekleyin diyorum beğenemeyenler..

Murty dedi ki...

"diğer taraftan Alanzinho'nun Barış Memiş'e tercih edildiği bir lige sahibiz" çok manidar çok. % 100 haklısın abi.

İsim dedi ki...

Bu Barış Memiş-Alanzinho konusu çok güzel olmuş.
Ersun hoca,Trabzon gibi bir şehirde bu tercihde ne kadar ısrarcı olabilir göreceğiz zamanla.
Umalımki Trabzonspor camiası hocanın işine karışsın ve bu ayıp bir an önce sona ersin.
Senin kreatif oyuncu sıkıntın var,altapından yetişmiş 'oynasa' Milli Takım seviyesinde bir çocuğun var bu eksiğini kapatabilecek,bütün tarihin gösteriyorki başarı için bu modelden başka bir çaren de yok gel görki bu çocuk süre bile alamıyor.
Aptalca!

ix dedi ki...

Bülent abi saçı da gitti yokluktan oynayan adamın. Belki kalkındırır kendini..:)

azadbeg dedi ki...

her mevkide dünyaca ünlü bir yıldızın oynadığı takımda "yıldız" olmanın ne anlamı kalır ki...
birilerinin dur demesi lazım tabi ki.
benim hafızamda hala keeganlı , sheltonlu , andersonlu ingiltere var...
posted by : homodinosourus :)

hücum futbol dedi ki...

hüseyin kazmasının oynadığı takımda barış'ın oynayamamasına ne demeli. sonuçta alanzinho gelmeden önce de barış yedekti...

kozniku dedi ki...

İngiltere istese de Avrupa Mahkemesi'nin dolaşım ve çalışma izni ile ilgili aldığı kararlardan dolayı yabancı sayısını azaltamaz. Nasıl EU-dışı oyuncularda min. milli olma sayısı arıyorsalar, EU futbolcularında da milli olmama şartı koymaya baksınlar belki onları milli yapabilirler ama hukuken mümün olduğunu sanmıyorum. Altyapıdan oyuncu oynatma mecburiyetini arttırarak dolaylı şekilde İngiliz oyuncuların sayısını arttırmayı deneyebilirler.
Bay Y.

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Alanzinho'ya tabiiki biraz şans tanımak lazım ama bu fiziğiyle Türkiye Ligi'nde işi çok zor diyebilirim.

delgado dedi ki...

adam daha 1 buçuk maça çıktı topu topu, şimdiden "alanzinho gibi oyuncular" gibi ifadeler kullanmak akıl karı değil pek. ha, görürsünüz ki birkaç ay sonra gene analiz ettiğiniz performansın üstüne değişik ve yeni bir şeyler göremediniz, o zaman haklısınız derim, gelecekte haklı olsanız bile şimdiden "topçu değil" damgası yapıştırmak için çok erken."

barış'ı a takıma çıkaran da ersun yanal'dı bunu belirtelim. alanzinho'nun barış'a tercih edilmesini trabzon iyi karşılamaz falan diyorsunuz da, trabzon bu aralar bambaşka bir havaya büründü, deli gibi şampiyonluk istiyorlar. yarın yanal barış'a 2 maç 11'de şans verir de barış başarısız olursa ters tepkiyle de karşılaşabilir yanal, takımı getirdiği bu noktaya ve yaptıklarına rağmen.

no christ requires dedi ki...

AB'nin kurucu anlaşması olan Roma Anlaşması'ndaki (1957) AB'nin 4 temel ozgurlugune (mallarin, sermayenin, hizmetlerin ve iscilerin serbest dolasimi) dayanilarak verilmis bir karardir Bosman kurali. Sonuna kadar da haklidir cunku futbolcular da iscidir ve AB vatandasi bir kisi bir diger AB ulkesinde hic bir kisitlama olmaksizin calisabilir, is kurabilir ve hatta oy kullanarak secimlere katilabilir (bizzat bir Ingiliz gidip de Polonya'da aday olabilir).
Peki hic mi bir yolu yok yabanci kisitlamasina gitmenin? Elbet arayan kilifini bulur. Ornegin secmen olabilmek icin kimi ulkelerin kendilerine gore kurallari var. Bir Italyan Fınlandiya'da secime girmek isterse minimun 10 senedir orada ikamet ediyor olma sarti araniyor(ulke isimleri rastgeledir). Ya da mallarin serbest dolasimina ornek olarak cok bilindik bir sorun vardir AB'de; bu adamlar recelle ilgili duzenlemeler yapmislar ama recel nedir bunu tanimlamamislar. Buna istinaden de Isvecliler kendi recellerini ic pazarda korumak icin ithal edilen bir Ingiliz recelini gumrukte durdurarak "hopp hemserim bu recel degil ki, marmelat bu" diyip yine killik yapiyor ve bir sekilde sokmayabiliyor(sonrasinda dava acilarak bu tur cinlikler onleniyor tabi).
Fakat su var ki AB cok uzun yillar "AB Vatandasligi" yaratmak konusunda terler dokmustur ve en onem verilen konulardan biridir bu. Basta da soyledigim gibi kurucu anlaşmadaki Maastrich'teki vatandaslik kavramina yapilacak bir terse ters tepki verir fena halde. O yuzden AB ulkesine mensup oyuncularin sayisinin kisitlanmasinin biraz hayal oldugunu ve cok sorun cikaracagini dusunuyorum.
Zaten adi ustunde; AB ulkesinin vatandasi kisi AB'nin de vatandasi. O bir yabanci degil ki..