16 Eylül 2008

Camı Kim Kırdı?

Mahallede sokak arasında, boş arsada kıran kırana geçen maçı tatil eden bir şangırt efekti olurdu kimi zaman. Bonhof'a, Roberto Carlos'a özenen biri topa abanır ve cam çerçeve aşağı inerdi. Bu durumda devreye tabanları yağlamak deyimi devreye girerdi. Herkes kaçar; sahanın, sokağın ortasında bir çocuk kalırdı: "Topun sahibi" Sermayeyi kaptırmamak için, camı kırılan evden ümitsizce topun geri gelmesini beklerdi. "Kesim mi lan topunuzu" repliği de buraya uygundur. "Camı kim kırdı?" sorusunun cevabı önemsizdir aslında. Topun sahibi çocuk değişirdi ama hiçbiri de "Ahmet çekti şutu, Mehmet attı voleyi" diye ispiyonlamazdı. Camı kırılan; topun sahibini suçlu bellerdi.
***
Hacettepe maçında Fenerbahçe'nin yediği 2. golde topu kendi kalesine atan Can Arat da o topun sahibi çocuk. Camı kıran ve kadraja bir girip bir çıkan ve Can acı içinde yerden kalkarken olması gerektiği yere yürüyen de Roberto Carlos. Fenerbahçe'de stoperlerin toptan kariyerini bitirecek bu adam. Önce en taze pozisyon. Haccettepe atağında yine ileriye gezmeye giden Roberto Carlos kalesine pek uzaklarda. İstanbul dönüşü Yalova'da arabalı vapur kuyruğuna takılmış tatilci havası var. Yasin sol stoper, mecburen kademeye giriyor. Can Arat da ön direkte tek başına kalıyor. İşin piri bir santrfor zaten ön direğe koşu yapar ve stoperin önüne geçip son vuruşunu yapar. Can Arat bunun telaşıyla vuruyor kendi kalesine.
Geçen sezon Edu'nun kendi kalesine attığı gollerde de, verdiği hatalı geri paslarda da Roberto Carlos'un hovarda futbolunun etkisi var. Edu geçen sezon sol bekin kademisini toparlamaktan helak olmuştu. Bu sezon da değişen birşey yok. Roberto Carlos'un oyun disiplini, alan sorumluluğu, "gidersem geri dönemem"; gidiyorsam geri dönmeliyim gibi kaygıları yok. O kafasına göre takılıyor.
Aragones'in Hacettepe maçı öncesinde Josico-Maldonado ikilisinin tercih etme sebebi olarak verdiği yanıt da arızayı belgeliyor. "Bizim bekler ileriye çıkmayı çok seviyorlar" diyor Aragones. Nazik adam, "geri dönmüyorlar" demiyor ama. Formül üretmiş: "Benim planım iki ön liberonun çıkan beklerin kademesine girmesi." Josico ve Maldonado da seri oyuncular olmadığından kanat kademesine yetişmekte sıkıntı yaşıyor ve göbekte idare ediyorlar.
"Deivid'in dönüşü sonrasında 6. yabancı kim?" sorusuyla karşılaşacak olan Fenerbahçe'de lüks olan Roberto Carlos'tur. Ümit Özat en az 7-8 orta keserdi sağ ayağıyla o kanattan. Carlos ne asist yapıyor ne savunma. Arada bir ters kanattan kademeyi girmeleri dışında bir artısını arayalım..
Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sol beki Türkiye'de tatil yapıyor. İmzası sonrasında dünya medyasında çıkan haberler iyi reklamdı. Çeyrek final oynayan Fenerbahçe'nin artık bu türden bir reklama da ihtiyacı yok. Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı maçlarda "ben Roberto Carlos" kimliğiyle hakemleri etkilediğini es geçmeyelim tabii. Bu da 2. artısıdır.
***
Can Arat ilk gol öncesindeki vuruş tekniğiyle "kim" olduğunu bir kez daha hatırlattı. A Milli takıma kadar yükselebilmiş olması da bir başka acı futbol gerçeği... Bu ülkede Fenerbahçe olmaz bir başka takımda gider futboldan hayatını kazanır, kazansın da... Lakin camı kıranı o da söyleyemiyor ekranlarda. Carlos yerini kaybetti diyemiyor elbette...
Camı çerçeveyi indiren ve her seferinde olay mahalinden topuklayan ve kavgalara en önde gidip mahallenin gönlünü alan arsız çocuk Roberto Carlos; bu giden kaçıncı toptur? Sahibi sen olmadığın...

73 yorum:

Gökçe dedi ki...

Kesinlikle cok dogru bir yazi. Ama cocuklar hayalleeriyle yasar hatta kimi zaman buyukler de... Bu insanlar hayallerindeki adam hakkinda kotu konusamiyorlar ki bu da cok anormal degil bence. Anormal olan Roberto Carlos'un Turkiye'de oynamasi. Ha bu sezonda biter, iyice alisiriz R. Carlos'un yaslanmis bir tanri olup bizden bir farki olmadigina, o zaman baslar elestiriler ki herhalde bu sezondan sonra da Turkiye'de devam etmez... Bu arada Bulent Bey dun aksam sizi gormek supriz, izlemek ayri zevkti. Genelde cok yogun calisan gec gelen biri olarak ABD krizi sonrasi tum toplantilar ertelenince erkenden eve gidip Amsterdam'da olsa da LIG TV acip sornasinda aaaa demek ve bira yudumlarken sizin yorumlarinizi dinlemek zevkti. Tesekkurler...

http://civilikrampon.blogspot.com/

soon dedi ki...

sen futbolun pablo neruda 'sı sın birader, öylesin hakkaten.

FIRAT dedi ki...

Tadından yenmez bir yazı daha...Ekmek banıcam bilgisayar ekranına neredeyse.

Anonim dedi ki...

geçen sene herkes kezman, lincoln, ricardinho vs derken ve asıl tartışılması gereken adamın ismi bile geçmiyorken ders niteliğinde bir yazı olmuş. eline sağlık aceto.

gerçekten çok büyük bir fiyasko. hücumu geçtim, savunmayı bile yapamıyor artık. ha biz sadece reklam için getirdik diyorlarsa o zaman diyecek bir şey yok.

Anonim dedi ki...

Biz de bu sezona kadar aynı şeyi Üzülmez ve Tandoğan için söylüyorduk. "Şimdilik" kurtulduk!
Bu beklerle Nesta ve Terry olsa bile bir şey olmaz diye az dil dökmedik.

Fenerbahçe'nin sol kanadına hücum eden maden bulur Carlos olduğu sürece.

sonny dedi ki...

gerçekten de carlos karizma dışında fenerbahçeye hiçbirşey katmadı, yattara karşısında adem dursundan farksızdı geçen sene.

Anonim dedi ki...

Eline sağlık hocam, çok hoş bir yazı olmuş.
İnsanlar hep göz önünde olan yanlışlıklar ile ilgileniyorlar. Buna sebep olan faktörlerde dikkate alınmalı..

mustafa

Anonim dedi ki...

Roberto Carlos'un Şampiyonlar Ligi'nde hakemleri etkilediğini iddia etmek komik olmuş. Nicolita da o tipsiz yüzüyle hakemleri etkiledi herhalde, dünya yıldızı Nicolita.

methaldar dedi ki...

RC'nin formsuzluğu konusunda haklısın, adam 35 yaşında zaten, buraya gelirken de düşüşteydi, bir de bu sene sakatlıktan yeni çıktı, çok üstün bir performans beklememek lazım. Ama bir de şu var, RC ileriye çıktığında onun açığını solda önünde oynayan Uğur Boral'ın kapaması gerekmiyor mu? Vederson zamanında RC ile yer değiştiriyorlardı arada, Uğur Boral'ın ne savunmaya ne de hücuma pek bir katkısı oluyor. O koridoru RC tek başına kullanmak zorunda kalıyor çoğu zaman. Tökezliyor doğal olarak.

Anonim dedi ki...

Top oynıycak adam zaten R.Madridi bırakıp buralara gelmezdi. Senede 4 m Euro kazanıp tatil yapılabilen kaç ülke var ki Katardan sonra?

Anonim dedi ki...

oh be biri doğruyu söyledi sonunda...

cnbce

prometheus dedi ki...

ve tüm bunların bedeli yıllık 4 küsür milyon €

pseudomondo dedi ki...

aceto bigün bizlerle oturup maç izlesede bu yorumları olay anında canlı canlı dinlesek "tabi abi haklısın, bencede" desek. Yapalım bi ayarlama ŞL olur lig olur yanında bira olur çay olur. Ses gelsin sayın aceto olmaz de hay hay de.. de işte

Anonim dedi ki...

kunefge ye katılıyorum.RC-Vederson ikilisi olursa daha az açık verilir o bölgeden.

erdincinho altunozzi dedi ki...

futbolu iyi bilen aziz başkana sevgilerle,ümit özat kendini fc köln'de gün be gün sevdirirken,roberto carlos ise türkiye'de düşman sayısını arttırsın.
son olarak aziz yıldırım'da para bitmez,bizse de eleştiri ve çene..:)

varol döken dedi ki...

kibar adamsın aceto, diline gelip de sonra fener düşmanı diyecekler diye söyleyemediklerini bir fenerbahçeli olarak ben söyleyeyim!

geldiği günden beri herkesin idol, onunla oynamak büyük zevk, ondan bir şeyler öğreniyoruz yalanlarını dinlemekten usandım... carlos insana ancak yalan söylemeyi, ispanyolca küfretmeyi ve karı kız kaldırmayı öğretir, onu da öyle gençlere falan değil, kendisiyle takılabileceğine inandığı adamlara...

uğur boral'ı bitiren, bu taraftarın önüne atan adam roberto carlos'tur... geçen sene çizgide son sürat giderken kendisine seslenen roberto'ya geri dönüp topu verdiği gün anlamıştım bunu... mahallenin kabadayısına biz de çok pas verdik öyle iyi biliriz...

güiza en azından açık açık söylüyor, ben buraya para kazanmaya geldim diye... roberto carlos kıvırtıp duruyor... istanbul'u da sevmediğini madrid'i özlediğini daha önce defalarca belirtti röportajlarında...

ibb maçında da perişanları oynuyordu, imdadımıza kırmızı kartlar yetişti... ama beni deli eden kötü futbolu değil... hacettepe maçından sonraki o çirkin suratı, o bütün sahanın kralı benim tavrı... ayaklar işlemeyince mecbur çene konuşur, önemli olan konuşturmamasını bilmekte...

roberto carlos büyük ihtimal topunu alır gider bu sezon sonu, bize de her sene büyük bir topçu masalları kalır... gökten 3 elma düşer, ayvayı her zaman taraftar yer!

Çetin Cem dedi ki...

biliyorum çok küfür yiyeceğim, ama zaten roberto carlos buydu ki.. dünyanın en iyi sol beki olduğuna hiç inanmadım, en ekstra işler yapan, en frapan, en göz alıcı adamı olabilirdi.. ama atağa katıldığında yerden sert orta yapıp o ortaları aynen geri gönderilen, savunmada da olmadık işleri yapan adamdı. gençken bacakları geriye dönmeye yetiyordu tamam, ama yine de hiçbir zaman güvenilen savunmacı olmadı. hadi bayern'e birinci dakikada yaptığı hatayı (ki real'de ipini çeken gecedir) unutalım. kariyerinin zirvesinde, 1998 dünya kupasında danimarka maçında yedirdiği golü anımsayalım. ceza sahasında rövaşatayla top uzaklaştırmaya çalışırken ıskalayan adam.. ha, orada kahramanım brian laudrup'un olması, nefis bir gol atması da carlos'un talihsizliğiydi :)

yanlış anlaşılmasın, stilini sevmesem de roberto carlos bir ikondur, mevkiinin sınırlarını zorlamıştır, futbola bambaşka tatlar katmıştır. ama ters mevkiinde oynayan ve kariyerinin son yıllarına kadar nedense hak ettiği değeri alamayan cafu kadar beklik yapmamıştır. önceden ne yaptı ki şimdi yapsın diyorum sadece.

aksilaz dedi ki...

o yuzden wederson ıle oynatıyordu zıco gecen sene.wedersonun gelmesıyle biraz daha duzelır ama asla iyi bi performans ortaya koyamaz.bir diger ornegı ıcn bkz. cannavaro

Anonim dedi ki...

katılmamak elde değil, neredeyse yenen her golde r. carlos hiç teleş etmiyor ve ekranın köşesinden ağır ağır geriye geldiği görülüyor... (bu haftaki ilk goldede aynı 'soğukkanlılıkta' hareket ediyor).

Anonim dedi ki...

Aceto'nun güzel tespitleri sonucu gaza gelmiş insanların yorumları var yine. Tamam iyi oynamıyor Carlos da, geçmişine de laf söylemek bana mantıklı gelmiyor.
Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sol bekinin Türkiye'de olması her zaman gurur kaynağıdır. Yaşlı olması sebebiyle takımın her şeyinin ona bağlı olmaması lazım sadece. Zaten değil. İleride yedeğe düşecek olsa da Carlos Carlos'tur. En azından kulübede otursun, oradan hakeme bir iki laf atsın.

İLKER dedi ki...

OHHHHH be en sonunda en sonunda birileri yazdı bu detayları.Vederson da gelse borallada oynasa ileride topu kaptırdığında hemen arkasında bıraktığı arkadasının pres yapıp topu kapmasını bekliyor.

Anonim dedi ki...

ver gazı aceto :)

Fb'nin bekleri ileri çıkacak, çünkü vasıflarına uygun kullanım tarzı o. Takoz olarak isim yapmadılar. Yerden yavaş, top tekniği düşük ama hava toplarına hakim bir santraforu önüne top yuvarlayarak mı kullanırsın?

Luis ne demiş bak: "Benim planım iki ön liberonun çıkan beklerin kademesine girmesi"

Bunu da sen demişsin: "Josico ve Maldonado da seri oyuncular olmadığından kanat kademesine yetişmekte sıkıntı yaşıyor ve göbekte idare ediyorlar."

Kim kırmış camı? Luis, Josica, Maldonado? Ben söyliyeyim: "Her şeyi bilen adam."

Avrupa Şampiyonu İspanya, orta alanda gerçek bir kanat oyuncusu olmadan, kanatları böyle beklerle yardımlaşmalı, göbeği de hem sağlam tutarak hem de burda top yaparak sonuca gitti. Burda malzeme Kazım, Uğur... bir de Burak aldı Luis'in takımına "herşeyi bilen adam".

Roberto Carlos antipatisine hüsn-i talil icat etmeye gerek yok.

Cembo

manial dedi ki...

perfect ....

Anonim dedi ki...

helal baba. söyleyecek laf bırakmamışsın diğer fener yorumcularına. artık yarın benzer bir yazıyı okuruz gazetelerden.

yorkut dedi ki...

Roberto Carlos adiyla oynuyor futboluyla degil malesef.

Can Arat gol atip, asist yapip birde ofsayti bozup penalti(!) yaptirdigina gore gercekten cok buyuk topcu olucak tabi karsi takimlar icin.

Zaten Can Arat'in www.canarat.com sitesine mactan hemen sonra baksaniz adamin topla alakasi olmadigini verilmis yari ciplak Ricky Martin pozundan anlardiniz, simdi site bakimdaymis Hacettepe macindan sonraya kismetmis sitesini yenilemis demek ki.

Carlos cok tatli adamsinda bide top oynasan varya, gerci Baskan ne demisti Alex kossa bizim takimda isi ne; Carlos top oynasa Fenerbahce'de Türkiye'de isi neydi.

Anonim dedi ki...

"sen futbolun pablo neruda 'sı sın birader, öylesin hakkaten."

Biri içimden geçenleri söylemiş.

Anonim dedi ki...

wederson geldiginde kesilmesi gereken adam ugur degil carlos bence. tabii ki de cesaret edemiycek aragones ama sorunun carlos'ta oldugunu da görmesi lazim. hacettepe macinda kendisini gecen, iki adim ötesindeki adama kosmak yerine eliyle "biri sunla ilgilensin" der gibi bi hareketi vardi. kosup yerini alacagina, en yakin adam olarak müdahele edecegine buyruklar yagdiriyor pasa.
bu arada disiplin getirsin denilen aragones de maymun oldu. kazim her oyundan ciktiginda hareket cekiyor, formayi yere atiyor. ugur taraftara küfrediyor. ne lan bu?

Anonim dedi ki...

Geçen seninin devre arasından beri sürekli karşılaştığım bir olaydır bu.

Carlosun umurunda değillll

Nihayet yazan biri çıktı. Helal olsun ağabeyime ne diyelim.

Şu ofsayt bozma olaylarınıda ek yapabilirdin. Son 1 küsür yıldır. Sürekli ofsayt bozan bir sol bek. Antep maçında bir pozisyon var. Genç Murat Ceylan'ın topu direkten dönüyor. Herkes ofsayt diyor. Ama carlosun orda işi ne herkes çıkmış. Carlos neden 5 metre geride.

Unknown dedi ki...

konu dışı ama Galatasarayda da servet mahalleliye son iki maçtır(belçika-antalya) camı kıranın kendisi olmadığını anlatıp duruyor. suçluluk hissettiğinden mi diyor bilmiyorum biraz ayıp ediyor.

erenbatum dedi ki...

ABİ YİNE YAPMIŞSIN YAPACAĞINI HELAL OLSUN VALLA....

Anonim dedi ki...

valla aceto çok klişe olcak ama gene 12 den çakmışın voleyi. ben de fenerbahçeliyim. ve son hacettepe maçını zilerken r.carlosun bu takıma lüks ve fazla olduğunu düşünmüştüm. bir de istatistik vereyim. daum döneminde ümit özat ve tuncaylı sol kanat gol asist falan derken 20 yi geçiyordu. ümit ve tuncayın sol bek sol açık olarak anlaşması bir yana takıma liderlik etmesi ve ateşlemesi de cabasıydı.

Arasmus dedi ki...

Eline saglik Aceto.

Ben uzun suredir yorumlara bakamiyorum, kisitli zamanimda yazilari okuyup geciyorum ama Ramon ne alemde acaba? Icinden diyor mudur "haksizlik etmeyin lan Carlos'a" veya tam tersi "hahayt tam zamaninda paketledik size, tepe tepe kullanin simdi" diye? Ramon abimiz de rengini belli etse ne guzel olur bu tartismada :))

sannti dedi ki...

Carlos'un Fenerbahçe taraftarına çektirdikleri ortada, sende harika bi yazıyla dile getirmişsin bunu abi ama kimse Carlos'a hop napıyosun bilader demedikçe senin bu yazdıkların, taraftar olarak bizim de bu serzenişlerimiz boşa gidecek gibi.

Anonim dedi ki...

Keman'ı istemeyenler Carlos'u nasıl görmüyor..şaşırtıcı valla..

Carlos eskiden en iyi sol bekti..Madrid'dede son yıllarda çok hatalar yaptı..hatta herkezin hatırladığı 3-3lük maç..3golde soldan..Carlos'un hatalarından..

Anonim dedi ki...

Aziz yıldırım futboldan epey bir anlıyor: Tuncay, Ümit Özat, Rüştü, M. Yozgatlı, Aurellio gibi bu takım için canını dişine takarak oynayan adamları bedava gönderip yerlerine ruhsuz yerli ve yabancıları getirdi.

Aziz yıldırım fenerbahçe'yi mali ve idari açıdan bir yerlere getirmiştir. parası, pulu stadı, kombineli taraftarı olan bir kulüp yaratmıştır. Bunlara diyecek bir şey yok.

Ama 10 senede 100 milyonlarca dolar harcayıp sayısız futbolcu alıp satıp 12 teknik direktörle çalışıldıktan sonra gelinen noktada hala en iyi ben bilirim demek komik oluyor.

Milan'daki Galiani tarzı futbolun başına bu işi bilen transferi, altyapıyı, futbolcu scoutingi, teknik direktör ve teknik heyet seçimini yapabilecek bir futbol aklına ihtiyacı olduğu apaçıktır.

Ama bunu öğrenmesi için bu sene takımın CL ve Ligde perişan olmasını beklemesi gerekecek. Bu kafayla, bu kadroyla bu ruhsuz ve bitik futbolcularla bu sene dibe vuracak. Ondan sonra hala başkan olarak hatalarından ders alır mı ben hiç sanmıyorum? Bu kadar egosu yüksek, otoriter kılıklı birinin değişebileceğine ve hatalarından ders alabileceğine ihtimal vermiyorum. Hele de onu medyada gerçek anlamda eleştiren Hıncal Uluç dışında kimse yokken bu imkansız.

Gerçek bir yönetici gibi operasyonel işleri bilene devretmesi ve yıl sonunda veya dönem dönem aldığı raporlarla, görüşmelerle işi uzaktan karışmadan!!! idare etmesi gerekir.

Başkanın işi kulüp gelirlerini daha fazla nasıl artırabilirim, tesisleri nasıl daha güzelleştirebilirim, amatör şuebeleri nasıl geliştirebilirim gibi startejik hedefler olmalı? Başkan kulübün bugünlerini değil 5-10 sonra nerede olması gerektiğini düşünmeli.

Umarım bir gün bu model Feberbahçe ve diğer tüm kulüplerde hayata geçer.

RaRe dedi ki...

@kunefge : adam madrid'te Zidane ile oynuyordu sen zidane'ın oralara geri geldiğini kaç defa gördün...wederson falan hikaye...Adamın içinde olsa koşar..ki iddia ediyorum hala o enerjiye ve kondisyonsa sahip...

Anonim dedi ki...

Roberto Carlos'un oyununun her geçen gün zayıflamasını ve takımı için çalışıp futbol oynamak isteyen bir görüntü çizmemesini geçtim, geçen seneki maçta görmemiş gibi yapıp yan hakemin suratına suyu boca etmesi ve son maçta sanki centilmenlik yapıyomuş gibi gidip hakemin elini sıkması ama bu arada burnundan ve kulaklarından ateş fışkırarak hakeme bir şeyler söylemesi bana "bu mudur büyük futbolcu" dedirtmeye yetti.

methaldar dedi ki...

@rare: Madrid'in kaliteli defansif orta sahaları zaten atakları oraya gelmeden kesebiliyorlar veya yavaşlatabiliyorlar. Fener'deki iki defansif orta saha da ağır olduğundan sahayı kullanamıyorlar. Bir de Fener RC'nin ayağına hücumda Real Madrid'den daha muhtaç (çünkü önündeki Uğur bir şey yapamıyor hücumda), o nedenle daha sık ileriye gidiyor.
35 yaşındaki adamın da pazartesi-çarşamba ile senede 40 maçta bunları yapacak enerjisi olduğunu sanmıyorum.

prometheus dedi ki...

@pure_life gerçekten bu da carlosun futbolu(!) kadar tartışılması gereken bir nokta... herkesin gözünden kaçmış nedense?

üstelik De Sanctis'in Kayseri maçından sonra karşı takım oyuncularına ve hakemlere sergilediği örnek davranışlar konuşulmazken...

Anonim dedi ki...

Carlos ve diğerlerine verdiğimiz 3.5-4 milyon eurolara acıyorum. Yazık oluyo bu paralara...

Anonim dedi ki...

valla edebiyat yapmaya gerek yok. Can Arat sadece camı kırmadı evdeki Lcd'yi, mutfak dolabını filan da halletti bence.
Ben de mahallenin kıskanç coçuğunu oynayım. Çok uzun süredir blogu takip ediyorum, acaba ne zaman beşiktaşımla ilgili bi teknik taktik inceleme okuyabileceğim .Bu aklıma gelince de şöle bi geriye dönüp bakmıştım ve baya hayal kırıklığına uğramıştım.Sanki bi FB li bi de GS li iki kişi yazıo blogu :)

Oral

Kalten dedi ki...

Buraya yorum yazan neredeyse herkes bir nick/isim belirtiyor ama arada çok nadir çıkıp da ayar vermeye çalışan başarısız agresifler "anonymous" ismiyle imzasız bir yorum atmayı "nası kodum lafı" sanıyor heralde

Yazara katılmazsanız kibarca belirtirsiniz (ki zaten böyle yapanlar anonymous olmuyor --nedense!), belirtmekten aciz olup hönkürmeyi seçmek isterseniz de yazarsınız nick'lerinizi; nedir bu korku?

Anonim dedi ki...

Çok doğru tesbitler. Reklamasyon açısından önemli bir adımdı,ilk geldiği sene takımın özgüveninin artmasına da büyük katkısı oldu,Carlos macerası tadında kalmalı bence. Sene sonu Atouba boşa çıkıyor ama Azizyum'dan şimdiden çalışmalara başlamasını beklemek resmen şapşallık...

Yine GS taraftarına sarıyorum ama GSlilerin yine mal bulmuş mağribi gibi atlayıp "ulan biz bunu ne zamandır söylüyoruz ama annamıyolar bea" triplerine girmelerine gülmekten de kendimizi alamıyoruz. Çok biliyonuz siz... Çok yaşayın siz...

Anonim dedi ki...

ya bir de benim anlamadığım, sanki r. carlos harika frikik kullanıyormuş gibi, her frikiğin ona attırılması. benim bildiğim frikikten 2, bilemedin 3 golü vardır. tüm frikiklerde abanıyor topa ve baraja çarptırıyor. hayır barajlarda genç, gelecek vaat eden futbolcular var, onlara yazık.

Anonim dedi ki...

cihan o tiplerden sadece bizde var sizde hic yok degilmi?

Yok birbirimizden farkımız, bunu kimse inkar edemez...

Anonim dedi ki...

İstanbul dönüşü Yalova'da arabalı vapur kuyruğuna takılmış tatilci havası var


ahahah abi bu naptın bu nası bi benzetme monitore püskürttüm tüm ictiklerimi

yoz dedi ki...

Ah aceto ah, bir fb'li olarak en cok takildigim nokta bu. Hacettepe macinda kale arkasindaydim. R3 ileri ciksa bisey yapamiyor, yapamadigi gibi geri de donemiyor. Gecen sene baslarindaki oyunundan eser yok ortada. Yuregimi aklimi okudun, harika bir yazi olmus. Umarim bu hafta da Volkan Babacan'ı harcamaz bizim taraftar.

Anonim dedi ki...

@kalten
bıraktığım yorumun altında adım yazdığı için üzerime alınmadım ama baktım ki benden başka eleştirel yorum yapmış ananymous yok alınayım bari dedim.
Ben sadece uzun süredir bayılarak takip ettiğim blogla ilgili çok ufak bir eleştiri yaptım.Ondan öncede R.carlos olayına katılmadığımı belirtmişim.bunu da yaparken senin gibi nickin arkasına saklanmamışım, direk ismimi yazmışım.
Sana ne oluyo? Başarısız, agresif, hönkürmek, korkmak?

Bak yine yazıom adımı sonra saydırma yine.
Oral

Anonim dedi ki...

aceto dan birde aziz yıldırıma teşekkür yazısı bekliyoruz. dünya yıldızlarını getirip onları canlı canlı izleyip onları eleştirebilcek kadar kendine yakın görmemizi sağladığı için...

Acaba carlos real madridde devam etse ya da ordan chealse ye falan gitse bu şekilde eleştirilcek seviye de görcekmiydi yoksa kariyerine saygı duygusu daha mı öne çıkacaktı...

Anonim dedi ki...

Hacettepe maçında stadyumda olan biri olarak gördüğüm tek şey Carlos'un lakayıt hareketleriydi. Golden önce (Can'ın kendi kalesine attığı gol) etrafımdaki herkes Carlos'a bak yine dönmedi diye söyleniyordu ki orta kesildi Can ters vurdu topa.
Çıplak gözle Carlos'u izleyenler farkındadır savunmaya yönelik hiçbir girişimi olmuyor, savunma yapmıyor değil çok bariz yapmak istemiyor ama bunun yanında devamlı diğer arkadaşlarına kademeye girmeleri için eliyle alan gösteriyor. Bunu Carlos değilde başka bir futbolcu yapsa soyunma odasında kavga çıkar. Sol açık, sol stoper ve ön libero hep onun kademesini kovalarsa bu sene ne ligde ne de cl de bir şeyler beklememek gerekir Fenerbahce'den.
Ama tüm bunlara rağmen Hacettepe maçında ki Can tam bir rezaletti, yanına Terry'i, kanatlara da Alves'le A.Cole'u koysanda bir cacık olmazdı. Ben 3 büyük klüpte fundemental olarak bu kadar zayıf bir futbolcu görmedim Cihan ve Baki dahil hemde. Bakalım bu sezon neler göstercek bizlere..
Ama tek bildiğim var sezon kötü giderse Aziz Yıldırım hedef haline gelir...

tofi dedi ki...

dediklerinin çoğu dogru, seyirci olarak da yalakayız, wederson sagindan atip solundan gecince bir sey yapan yok, bunu carlos yapınca seyirci galeyana geliyor, kesinlikle dunyanın en iyisiydi bazi arkadaslar katilmamıs, bi insan iyi olmasa kimse sampiyonlar liginde 100 den fazla maça cıkarmaz, bi o kadar da dunyanın en kuvvetli milli takımında.
bunlar yonetim hatasi, forma satışı filanmıs, bunlar son derece komik, kesinlikle patlamıs bir transfer, aklıma gecen yil sayesinde kaybettigimiz kayseri deplasmanı, inter deplasmanı filan geliyor, kademeye girmez, pres yapmaz, maca gittigimizden yakından göruyoruz, ugur borala her mac firca, bir insan her ataga cıktıgında pası almak zorunda değil, ugur boral o geldi geleli bütün topları geriye oynuyo.. neticede fenerbahce toparlancaksa bu deivid ile olur, alexi anlayan dikine oynayan baska adam yok, bi de tümer ama o da dengesiz.

AAAA dedi ki...

carlos benim içinde büyük hayal kırıklığı oldu. adam daha 1,5 yıl önce real madrid de oynayan bir efsaneydi. bugün oynadığı futboldan kendisi de memnun dğeildir herhalde.
carlos'un gerçek yaşını bilmiyorum ama 37 felan diye düşünüyorum (wiki'ye göre 10.04.73 doğumlu). yoksa tugay'ın (wiki'ye göre 24.08.70 doğumlu) 2-3 yıl önce premier league'de oynadığı oyunun yarısını bile oynayamamasını açıklamkta güçlük çekiyorum.

neticede carlos'un futbol açısından türkiye macerasının kötü gittiğinden kimsenin şüphesi yoktur herhalde.

ayrıca josico ve maldonado'lu bir orta saha ile başarıyı hedeflemenin de ne kadar gerçekçi olduğunu tartışmak gerekiyor.

cl kuraları çekilmeden fenerbahçeme sağlam bir grup çıkmasını istiyordum ki bu sezon transfer adına yapılan saçmalıklar daha rahat görünsün diye (en azından kiev yerine atletico madrid olmalıydı). galiba bu saçmalığın görünmesi için atletico, chelsea, bayern gibi takımların olduğu bir gruba gerek kalmayacak.

Anonim dedi ki...

abi yani bilmiyorum ama, şu tuttuğun yere bak bağladığın yere bak. gerçekten son aylarda okuduğum en doğru en güzel yazı. ellerine sağlık. aslında ben bunu 1 senedir söylüyorum ama şimdi diğer taraftaki isim de roberto carlos. ister istemez heycanlandırıyor ismi ama sadece ismi var ortada, sadece ismi. yarardan cok zararı var takıma. ama yine de fenerli arkadaşlar mutluysa kadrolarında carlos'u görmekten elbette bu onların tasarrufu.

Kalten dedi ki...

@oral

sana demedim, neden üstüne alındığını da anlamadım?

zaten ilk yorumunu da bana cevaben yazdığın ikincisini de şu anda gördüm; hatta bir beşiktaşlı olarak katıldım da "hakkaten beşiktaş analizi olsa da okusak" diye

özellikle emre yazısından sonra artan bağırış çağırışlara, güzel futbol yazılarının anonymous'lar tarafından fb-gs savaşına dönüştürülmesine kıl oluyorum, bunu belirteyim istedim

bir daha isimsizlere cevap verirken saat belirtirim de cevaplar ıska geçmez bu şekilde

Anonim dedi ki...

roberto carlos kariyeri boyunca ileriye çıkıp zamanında geri dönmüş bir futbolcu olmadığından camın kırılmaması için carlosun etrafındakilerin bir şeyler yapması gerekiyor.zaten takımı alıp götürsün uçursun diye yapılmış bir transfer değil.can'da sütten çıkmış ak kaşık değil.
ercü

Anonim dedi ki...

Bir Galatasaray`li olarak diyebilirimki bir zamanlar dunyanin en iyi sol bekiydi ama bunun sonsuza kadar surmiycegi a$ikar futbolda gecmisine saygi duymak diye bir sey yoktur R.C a Fb nin bir vefa borcuda yokki gecmisine saygi duyulsun futbol olarak hic bir sey vermedi ayni hatalari vederson ümit özat veya baska bir futbolcu yapsaydi en agir kufurleri yemisti

papaz dedi ki...

aynı sebeplerden carlos geldiğinden beri wederson arkada carlos önde oynamalı max. verim için diye yazıyorum raporlarımda şirketime.

ki carlos da en iyi dönemini inter maçıyla başlayan wederson'la beraber oynadığı genelde maç içinde değişmeli oynadıkları dönemde yaşamıştı.

dusendeli dedi ki...

Başarısız sonuçlar sonrası fatura illa ki birisine kesilecektir. Gazeteler genel olarak son maçın faturasını Can Arat'a kesti. Aceto da marjinal takılayım diye Roberto Carlos'a kesmiş faturayı.Belki de maç sonu hakeme gösterdiği tepkiçe içerlemiş de olabilir.

Sezon başı alınan bu başarısız sonuçlar ne Can'ın ne Güiza'nın ne Carlos'un ne de bir başkasının suçu. Suçlu aramak yersiz. Bazen her takım bu tip sonuçlar alabilir. Yarın Şampiyonlar liginde yerden yere vurduğumuz bu adamlar iyi futbol oynarsa yazdıklarımız havada kalmış olacak. Ne takımların performansını ne de Oyuncuların formunu günlük olarak değerlendirmemek gerekir.

Roberto carlos da bu takıma geçen sene sakatlanana kadar çok önemli katkı yapmış, bu sene de Şampiyonlar ligi ön eleme maçlarında yine ciddi katkı da bulundu. Kimse Carlos'u bir iki hareketi yüzünden asmasın...

Anonim dedi ki...

Her maç "soldan soldan gelenler" yüzünden mutsuz olan bir FB'li olarak Carlos'un sorumsuzluğu veya yetersizliği ile ilgili Aceto'nun görüşlerine bire bir katılırken,Carlos'un yaşını dikkate alarak aslında bir futbolcunun (kariyeri ne olursa olsun) kaç yaşına kadar futbol oynayabileceğinin sorgulanması ve her şeyi bilen futbol alimince(!)transferlerin buna göre yapılması gerektiğini düşündüm.
Bu düşünce beni 25 yıl öncesine götürdü.
Yıl 1983, çifte kupalı şampiyonluk yılı . Ki o muhteşem-meşum yıl Türkiye kupasının en son alındığı yıldır fb için. 35 yaşındaki Kaptan Alpaslan Eratlı formunun zirvesinde.Harika bir yıl geçiriyor. Ama 2 kupayı kaldıran koca Kaptan sezon sonu gözünü kırpmadan bırakıyor futbolu. Etrafından "bırakma, daha oynarsın" diyenlere aldırmıyor bile. "Zirvede bırakmak lazım. Bu seyircinin Cemil'i yuhaladığını gördüm. Böyle bir şeye asla izin vermem" diyor. Alkışlarla veda ediyor efsane kaptan.
Yakın tarihtenden de Zidan muhteşem örnektir paraya tamah etmeyip zirvede bırakmaya. Ki o Zidan Türkiye, Yunanistan gibi ülkelerde en az 3 yıl efsane bile olurdu,küpünü doldururken bir yandan.
35 yaşındaki libero, 35 yaşındaki 10 numara (ki bu mevkiler en az koşmayı gerektiren mevkidir)yeter artık tadında bırakmak lazım derken, aslında dünyanın en iyi kesici sol beki değil hücum solbeki olan ve futbol karakteri itibariyle en çok depar atan adamı oynamak zorunda olan Carlos'u Türkiye'de de olsa oyamaya iten şey futbol aşkımı yoksa başka bir şey midir? Tamam o, başka bir şey için gelmedi,iyi niyetle topunu oynamaya geldi diyelim. peki bir hücum solbeki 35,36,37 yaşlarında ne verebilirdi takımına, bu Carlos bile olsa?
Geçen yıl bozduğu ofsaytlar yüzünden yenilen goller gün gibi ortada idi, ancak hücuma hala verebildiği destek ve sahada duruşu ile bir şekilde bu açığını kapatıyordu seyircinin gözünde 35'lik efsane.
Ancak Sevilla maçında sakatlandığından bu yana fiziksel olarak toparlanamadığı için (bundan sonra da toparlanması zor)artık depar atamıyor, hücuma destek veremiyor.
Savunmada zaten olmayan "paslanmış kaslar" hücumda da olmayınca hatalar örtbas edilemez bir şekilde ortaya saçılıyor, kapatılamaz hale geliyor. Ve artık Koca Carlos sorgulanıyor taraftarlarca.
Carlos fenomendir ama dokunulmaz değildir.Elbetteki sorgulanacak,madem ki muhteşem kariyerini değil yıllık 4 milyon euro'yu seçti!!! Diyeceğiz ama bunun FB'ye bir faydası olur mu bilmem.
Sözü Vatan şairi Namık Kemal'i anarak bitirelim. Hürriyet kasidesinde "Çekildik İzzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten" der Üstad.Anlayana tabii...

Anonim dedi ki...

Carlos konusunda tabi birde tobi arkadasımın söylediği bazı önemli noktalar var, misal biz Ali Şen dönemiyle birlikte öyle bir alıştık ki yıldız futbolcu olayına gelen futbolcunun tanınırlığı yüksek olsun, oynadığı takımlar arasında 3 büyük ligin kalburüstü takımlarından birkaçı olsun hemen kabullenmeye başlıyoruz ve yanlış burada başlıyor.
Bizim kabul etmemiz gereken bazı noktalar var, meselea Fenerbahce bugün maddi yönden Türkiye'nin en önde gelen klubü (buna kimsenin itirazı yoktur sanırım) ama yönetim "dünya klubü" olacağız derken kendini Real Madrid,Barça veya Milan bazında bir klup ayarında tutuyor oysa senin etin ne budun ne?? Real Madrid yayın hakkını 1.000.000.000 $ lık rakamlarla piyasaya sürüyor (yanlış varsa düzeltin aklımda kalan budur) senin kapasiten belli o zaman ne saçmalıyorsun!!! 2-3 yıldır bonservisyle oyuncu satamıyorsun, tamamen bir inat uğruna Marco'yu kaybediyorsun -ki asıl yöneticilik Bayram Tutumlu veya Ahmet Bulut gibi adamları anlaşma masasına oturtmak gibi kaidelerle ortaya çıkar- ve sonra Josico'yu alıp medyadaki kendi adamlarına Senna, Josico'nun yedeğiydi diye yazılar yazdırıyorsun. Taraftarları "aptal" yerine koyuyosun, sonra da diyorsun ki bana, ben futboldan herkesden iyi anlarım..
Realite ortada Aziz Yıldırım bu klube kimsenin veremeyeceği şeyleri vermiştir (kurumsallaşma,tesisleşme,ekonomik kalkınma vb..) bunlar küçümsenemez asla ama bugün oturup düşünme zamanıdır benim şahsi kanaatim...
Geçen transfer sezonunda aklımda kalan iki transfer var mesela, Lyon Ben Arfa'yı Marsilya'ya 18.500.000 € ya sattı yerine Metz'den Miralem Pjanic diye 18 yasında bir çocuk aldı 7.500.000 € ya ve bu çocuğu izleyen varsa ne demek istediğimi anlar.
Biz ise inatla günü kurtarmaya çalışalım bir yanda Arda Turan diğer yanda Aydın Karabulut varken...

Anonim dedi ki...

Bence sorun Carlosta degil. Carlosun yasinin 35 oldugu artik eskisi kadar geri donemedigi gorusune katiliyorum.Zira Real Madrid te bile geri donusunde problem olurdu. Carlosun Fenerbahceyi umursamadigi soylenmis. Sampiyonlar Liginde gecen sene sakatlanana gosterdigi performansin gayet iyi oldugunu dusunuyorum. Bence sorun sol ve sag kanatta. Takimin en cok tepki goren oyuncularindan biri Ugur Boral. Ne hucumda ne de savunmada etkili. Kazim ise iyi gununde cok buyuk ofansif silah ancak defansi her zaman zayif. Bu durumda defans yapamayan iki kanat oyuncusu, bir de kotu gunlerindeyse ofansa da katki yapamiyorlar. Arkalarinda iki bek ise hem ofans hem de defans yapmaya calisan ve gecen sene de bunu basarabilen iki oyuncu. Iki bekin bir ortak noktasi da cok uzun suren sakatliklar gecirmis olmalari (Piyer Arzuman in torpilini hep merak etmisimdir. Bilen varsa yazsin. Kac oyuncuyu heba etti. Carlos kirik ayakla maca cikmis, Appiaha yanlis tedavi uygulanmis, sakatlik sureleri surekli uzuyor. Takimin sakatliklarla basi surekli dertte Hacettepe macindaki sakatliktan yeni cikmis ya da sakat olanlar: Semih, Emre, Deivid, Vederson, Tumer, Edu,Selcuk). Demek istedigim sudur ki gokhan gonul ve carlos, kazim da etkisiz bir gununde ise hem hucum hem savunma yapmaya calisiyorlar. Ikisinin de sakatlik sonrasi formlari dusuk. Ikisi de gecen sene hem hucum hem de defans yapabilmisler. Bu sene de yapmak istiyorlar ancak formsuzluk ve carlos icin yas sebebiyle ikisini bir arada yurutmeyi basaramiyorlar. Eski kondisyonlarina sahip degiller.Bu da ileri ciktiklarinda savunmaya donuste aciklara neden oluyor.

Carlos icin bir arti da isabetli uzun ters top atabilmesi.Cok yuzdeli olmasa da tehlikeli toplar atabiliyor. Ozellikle Guiza ve Semih in defansin arkasina sarkma konusunda iyi olmalari nedeniyle bu onemli ozellik bence.

Anonim dedi ki...

ooo arkadaslar adam ne guzel yazi yazmis sizde burayi eksi sozluk etmisssiniz yok bizimki iyi sen neden onu dedin kavgaya gelin diye.

Anonim dedi ki...

Guzel yazi. Fener'in sectigi yol malesef bu idi gecmişte halen de devam ediyor; klubun adini ettiği transferle duyurmak, sonra ettiği transfer uefa.com a cikinca cocuklar gibi seviniyorlar, amac o zaten.

Ayrica bu kurumsallasma lafları bi hayli komik, Tiranlar ne zamandan beri kurumsallık peşinde koşuyorlar. Transferleri kim hangi kıstaslara göre yapiyor, CL inde oynayacaksin 2.kalecin Volkan Babacan, en istikrarlı en cok katki yapan adamina 2.5 verme 10 mac oynamis adama 3.5 ver, sonra kurumsal olduk de. AY kendisi açıkladı, bonservis meselesinde amortisman yapiyormuş; yılda 2 milyon alan, 8 milyon bonservis verip de 4 sene oynattıgi adam sonra bedelsiz baska klube gidince zarar etmiyormuş klup amortisman uygularsan. Alın size AY usulu kurumsal futbol yonetimi :) Sadece 5-10 dukkan acip 40milyon ciro yaparak kurumsal olunmuyor. Zaten sene sonunda onda da gecileceksin, GS Store'ın gecen yilin ilk aylarına gore cirosu %116 artmış. 22 milyon imiş gecen senenin cirosu.

Anonim dedi ki...

sadece ikinci gol değil ilk golde sadece macın tamamında gozuken goruntulerde soldan saga dunyanın engereksiz pasını atıp gokhan golunulu zora düşürüp kotu pas atmasını salayan hucuma cıkan takımın tandem bogesindeki oyuncunun ilerde kalıp arkasına dusen topa kotu mudasini meydana getiren bir numaralı adam carlos.

devletli dedi ki...

gerets'li galatasaray'da cihan'ın song'a çektirdiklerini hatırladım nedense...

del piero dedi ki...

yahu carlos zaten kendide belirtiyor, real madrideteki gibi oynamadığını!!!!

carlos'un saha içinde bulunması önemli olan nokta, hatada yapıcak ama form düşüklüğü yüzünden carlos'u eleştirmek bana mantıklı gelmiyor...

eğer uğur boral eleştiriyi kaldıramayıp ıslıklanmaya küfürle karşılık veriyorsa, can yılardır kendini geliştiremiyorsa bence topun sahibi olan kişiler bunlar demektir....

asıl hatayıda bunları klüpte tutanlar yapıyor..

aceto kendi bakış açısından carlos'u suçlu görmüş olabilir tabi ama aceto'nun yazısını kollayıp carlos'a giydirme çabaları bana komik geliyor......

Anonim dedi ki...

1-2 hareketi yüzünden Carlos'u asmayan diyenler ya hiç bir maçını izlememiştir ya da görmek istemediği şeyleri görmemiştir. Geçen seneden beri Carlos'un savunmada (hücumu söylemiyorum bile) yaptığı hatalara bir bakın isterseniz.

1-2'miş... Şaka gibi.

varol döken dedi ki...

carlos'u değerlendirmek için bir de gelin statta yüz ifadesine bakın... kimse takımında böyle bir adamla oynamak istemez... geçen sene de fener in tempo yaptığı maçlarda iyiydi ama çok da canımızı yaktı...

carlos görevini yaptı, ismiyle, reklamıyla... ama artık bu futboluyla fenerbahçe'ye katkı sağlayamaz, pek sağlama derdinde de değil zaten... 3 yıllık sözleşme önermesek gelmezdi, 1 sene idare ederim 2 sene yatarım planlarıyla gelmediyse ne olayım!

bu arada roberto carlos'a yazarken özen gösterilen parmaklar can arat'a giydirirken bayağı serbest kalmışlar... ondan sonra uğur boral gelişemez tabi, can arat bir adım ileri gidemez... insanın gelişmesi için çevresinin de gelişmesi gerek önce...

Anonim dedi ki...

türk hakemlere mutlaka portekizce ve ispanyolca günlük yaşamdan kısa (!)cümlecikler öğretilirse,eminim yararlı olacaktır.özellikle tartışmalı kararlarda ve maç sonlarında aldıkları(!)tebriklerin niteliği hakkında bilgi sahibi olurlar...italyanca ve fransızca da olsa fena olmaz tabi...
ne alaka diyenlere carlosun penaltı ve maç sonu görüntülerini incelemelerini öneriririm.

Anonim dedi ki...

Fenerbahçe futbolcu yetiştirecek bir kulüp değildir. Semih bile hala yedekse, antu forumlarında hala "Ama Semihle de bir sezon geçmez" yazılıyorsa sık sık, ısrar etmenin anlamı yok. Yönetimi-taraftarı-medyası kaldıramaz böyle toyluk hatalarını. "Hala kendini geliştirememiş" denir kapının önüne konur seneye. Can Arat'ın bu düzeni bozma şansı yok.

Sezonun yüzde 99'unu kulübede geçirmiş genç bir savunma oyuncusunun böyle hatalar yapması anormal değil ama Fenerbahçe'de hoşgörü gösterilmez.

Anonim dedi ki...

carlos'un futbolculuğunu tartışan çarpılır.adam futbol yaşamı boyunca aceto'nun istediği gibi oynamamış ki.geçen yıl ve ondan önceki yıl tüm önemli maçları denizi savunmanın önüne sigorta koyarak önemli başarılar elde etti zico.aragones deniz'i silmiş anlaşılan ki bu intihar demek.
ercü

Anonim dedi ki...

Komik buluyorum..
Carlos`un hakeme yaptiklarini elestirenlerin efsaneleri haginin yaptiklarini oyun hirsi deyip kafalarini kuma gommelerini komik buluyorum..
carlos`un yaptigi hatalari yasini unutup elestirenlerin, gecen sene Hakan Sukur`un 3 metreden kacirdiklarini `kral` deyip gormezden gelmelerini komik buluyorum..
cok para aliyomus, hakemi etkilemeye calisiyomus mus da.. gecin bunlari bunlarin tek bir nedeni var, Carlos FB`de oynuyor.
(anonymous degil ismimi yazdim, disarda mi bekliyim??)
Fikret

Anonim dedi ki...

hala carlos'tan memmnun olanları görmek şaşırtıcı. biz farklı maç mı izliyoruz acaba?..