1 Aralık 2022

Katar 2022 G ve H Grubu

BREZİLYA

Oyunu İngilizler icat etmiş olabilir ama futbol ve Dünya Kupası dendiğinde aklına bir çırpıda Brezilya gelmeyen var mı? Sambacılar son çeyrek asırda kazandığı kupanın ardından bir sonraki finallerde gruptan çıkabilen (2006) tek takım. 5 kupayla zirvede olan Brezilya, Güney Amerika eleme grubundan lider geldiği Katar’da şampiyonluğun en büyük adayı. FIFA sıralamasında 1. Sırada yer alan Brezilya’nın kupa bilançosu: 109 maçta 73 galibiyet, 18 beraberlik ve 18 mağlubiyet.Corinthians ile iki şampiyonluğu ve milli takımla 2019 Copa America’yı kazanan Tite 61 yaşında. Altı yıldır Brezilyayı çalıştıran Tite’nin elindeki kadronun hatlar arası dengesi en büyük avantajı. Kalede Alison önünde Danilo, Thiago Silva, Marquinhos, Telles, orta sahada Casemiro, Fred, Richarlison’un ardında Neymar, Raphinha ve Vinicius Jr ve Fabinho’dan Gabriel Jesus’a Bremer’den Firmino’ya kadar yıldızlar topluluğu kadroda 39 yaşındaki Dani Alves de var. Final yolunda önlerinde Arjantin var, tabii ikisi de yarı finale sağlam gelirse..

 

SIRBİSTAN

Sekiz Dünya Kupası’na katılan Yugoslavya dağıldı ama topraklarındaki spor kültürü sadece futbolda değil her spor dalında yeşermeye devam ediyor. 4 kez finallere gelen Sırbistan, FIFA sıralamasında 21. sırada. Eleme grubunda Portekiz’e sollayıp Katar’a gelen Sirbistan’ın kupa bilançosu: 13 maçta 4 galibiyet, bir beraberlik ve 8 mağlubiyet. 57 yaşındaki Drafan Stojkovic göreve Mart 2021’de geldi. Gol yollarında Mitrovic ve Vlahovic arkalarında yeteneği herkesin ezberinde olan Tadic, asist makinası Kostic, Milenkovic-Savic ve Lukic’li kadro turnuvanın en zorlu gruplarından birine düştü. Brezilya’nın lider çıkması beklenen grupta en az İsviçre ve Kamerun kadar şansları var. Gerisi turnuva performansı!...

 

İSVİÇRE

İsviçre deyince akla futbol gelmiyor olabilir ama milli takımlarının artık net bir turnuva takım olduğu kesin. FIFA sıralamasında 15. sırada yer alan İsviçre, 2018’de finallere gelemeyen İtalya’nın bu kez 2022 yolundaki kabusu oldu ve Gök Maviler’in 2 puan önünde Katar biletini aldı. İsviçre’nin Dünya Kupası bilançosu ise; 37 maçta 12 galibiyet, 8 beraberlik ve 17 mağlubiyet. Bir Basel efsanesi olan ve futbolculuk günlerinde 3, teknik adam olarak 2 şampiyonluk yaşayan teknik direktör Murat Yakın 48 yaşında. Spartak Moskova’da da görev yapmış olan Yakın, Ağustos 2021’den beri İsviçre Milli Takımı’nın başında. Monacolu Embolo en büyük gol ümidi. Amblem oyunculardan Seferovic ise dibe vurduğu Galatasaray günlerinden sonra kulübede. Shaqiri formasını korurken Zakaria, Freuler ve Xhaka’lı orta sahanın gerisinde Akanji, Elvedi ve kalede Yann Sommer var. Türk asıllı Valencia forması giyen Eray Cömert de kadroda. Zor grupta ikincilik koltuğu için Sirbistan ve Kamerun ile kapışacaklar.

 

KAMERUN

Son turnuvayı televizyondan seyreden Kamerun, kupa tarihinde 8. kez finallerin yolunu tuttu. Afrika elemelerinde play-off’ta evinde tek golle kaybettiği Cezayir’i deplasmanda 2-1 devirip Katar’a gelen Kamerun, FIFA sıralamasında 43. sırada. Takımı Galatasaray ve Trabzonspor formaları giymiş 46 yaşındaki Rigobert Song çalıştırıyor. Teknik adamlık tecrübesi olmayan ancak ülkesinde büyük saygı gören Song, 8 ay önce bu koltuğa oturmuştu. Aboubakar ve N’Koudou elbette en tanıdık isim ama Bayern Münih’te son bir ayda fırtına gibi esen Choupo-Moting, Napoli formasıyla uçan Anguissa ve Kasımpaşa’lı Bahoken’li kadronun kalesi ise güven veren bir isimde: Interli Andre Onana. Bakalım İsviçre’nin disiplinini, Sırbistan’ın yeteneklerini alt edebilecekler mi?

 

H Grubu

Portekiz

1966’dan 1986’ya kadar ortalıkta görünmeyen, 2002’den beri ise her Dünya Kupası’na adını yazdıran Portekiz, “Ronaldo röportajı” kriziyle Katar’ın yolunu tuttu. Manchester United’tan takım arkadaşı Bruno Fernandes ile verdikleri olumsuz görüntü finallere yansırsa Fransa’nın 2010’da yaşadığı kabusun bir benzerini Portekiz de yaşayabilir. Messi gibi son Dünya Kupası’na gelen Ronaldo’nun kaprislerine set çekecek bir teknik adam var milli takımın başında. Elektronik mühendisi diploması olan Fernando Santos 8 yıldır görev yaptığı Portekiz ile Euro 2016 ve 2019 Avrupa Uluslar Ligi’ni kazandı. Ronaldo elbette süper star ama Portekiz kadrosunda Bruno Fernandes, finallere damga vurabilecek Leao, Bernardo Silva gibi büyük yetenekler var. Pepe 39 yaşında hala hak ettiği milli formayla sahada olacak ve defans hattındaki Cancelo, Ruben Dias ve Nuno Mendes üçlüsüyle görev yapacak. Kalede ise Roma’dan Rui Patricio ilk tercih. Bu grubun şakası yok. Gana ve Güney Kore, Uruguay ya da Portekiz’den birinin başına çorap örebilir.

 

URUGUAY

Kazandığı kupaları, nüfusuna oranladığında tarihin en başarılı milli takımı Uruguay’dır. 3.5 milyon nüfusa sahip Uruguay’ın müzesinde 2 Dünya Kupası, 15 Copa America var. FIFA sıralamasında 14. sırada yer alan Uruguay, G. Amerika eleme grubunu üçüncü tamamlayıp Katar biletini aldı. Kupa tarihinde 56 maça çıkan ve 24 galibiyet, 12 beraberlik ve 20 mağlubiyet alan Uruguay’ı efsane teknik adam Tabarez’in yerine koltuğa oturan 47 yaşındaki Diego Alonso çalıştırıyor. 20 yıl önce attığı 22 golle Atletico Madrid’i yeniden La Liga’ya döndüren Alonso, Paraguay, Meksika ve ABD’de çalıştı. Galatasaray’dan Muslera bakalım eldivenleri Rochet’ye kaptıracak mı? Sarı kırmızılı takımın 6 numarası Torreira’nın yer aldığı orta sahada Bentancur ve sezonun en çok konuşulan isimlerinden Real Madridli Valverde var. Trabzonsporlu Maxi Gomez’in de alternatif olduğu hücum hattı ise kaymaklı şöbiyet gibi: Nunez, Cavani, Luis Suarez… Portekiz huzuru bulamazsa Uruguay’ın arkasında kalır.

 

GANA

Finallere ilk kez 2006 Almanya’da gelen ve 2010-2014 Dünya Kupaları’na da katılan Gana, FIFA sıralamasında 61. sırada. Afrika elemeleri play-off’unda Nijerya’yı saf dışı bırakan Gana’nın finallerdeki bilançosu: 12 maçta 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 mağlubiyet. 47 yaşındaki Otto Addo Almanya doğumlu ve futbolculuk kariyerinin tamamı bu ülkede geçti. 6 ay önce Gana’nın başına geçen Otto Addo daha önce milli takımda yardımcı antrenör olarak görev yapıyordu. Kardeşi İspanyol Milli Takımı’na seçilen Inaki Williams uzun bir aradan sonra tercihini köklerinin bulunduğu Gana’dan yaparken orta sahada Arsenalli Thomas Partey takımın en güven veren ismi. Avrupa’da ikinci ve üçüncü sınıf kadrolarda forma giyen oyuncu havuzuyla Gana’nın işi Uruguay ve Portekizli grupta zordan öte…

 

GÜNEY KORE

FIFA sıralamasında 28. sırada yer alan Güney Kore’nin 11. Kez geldiği finallerde en büyük başarısı bize kaybettikten sonra 4. oldukları 2002 Dünya Kupası. Eleme grubunda İran’ın iki puan gerisinde Katar biletini alan Güney Kore’nin Dünya Kupası bilançosu: 34 maçta 6 galibiyet, 9 beraberlik ve 19 mağlubiyet. Portekiz’in yer aldığı grupta Güney Kore’nin başında Portekizli bir teknik adam var. 4 yıldır takımı çalıştıran 53 yaşındaki Paulo Bento, Euro 2012’de ülkesinin milli takım teknik direktörüydü. Fenerbahçe’den sonra Napoli’de de müthiş bir performans ortaya koyan Kim, Güney Kore defansının starı. Takımın bir numaralı yıldızı ise şüphesiz ki Tottenham’lı Son. Freiburg’lu Jeong, Premier Lig’den Hwang ve Mainz’dan Sung-Lee dikkat çeken isimler. Turnuvaya renk katarlar ama bundan fazlasını beklemek için topun yuvarlaklığı da yetmez.

 

Katar 2022 E ve F Grubu

 Almanya

Gerçek bir futbol ülkesi ve makine gibi bir takım. Almanya 19 kez yer aldığı Dünya Kupası’nda 4 şampiyonluk kazanırken 4 kez de finalde kaybeden baş aktörlerden biri. Eleme grubunu süpürüp gelen Panzerler’in kupa tarihi bilançosu: 109 maçta, 67 galibiyet, 20 beraberlik ve 22 mağlubiyet. FIFA sıralamasında 11. sırada yer almaları yanıltmasın. 2014 Brezilya’da Löw’ün yardımcısı olan Hans Dieter Flick, iki şampiyonluk, bir Şampiyonlar Ligi ve 1 Süper Kupa ile süslediği Bayern Münih kariyerinin ardından hak ettiği milli teknik direktörlüğü kartvizitini cebini koydu. Müller’in uzun süredir sakatlıkla boğuşması handikap ama başta o olmak üzere Musiala, Sane, Gnabry, Kimmich ve Goretzka ile Bayern Münih’in sırtladığı ideal 11’de Rudiger ve Sule gibi iki sağlam savunmacı ve arkalarında Neuer gibi efsane bir kaleci var. İspanya’lı grupta Almanlar, 2018’de gruptan çıkamamanın dersini alıp gelmişler mi göreceğiz.

 

İspanya

Euro 2008-2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Şampiyonası. Tarihinde Dünya Kupası zaferi ve 44 yıldır Avrupa şampiyonluğu olmayan İspanya’ya ne var ne yoksa kazandıran jenerasyon artık kramponlarını astı. Elemelerde İsveç’in önünde lider finallere gelen İspanya’nın kupa tarihinde oynadığı 63 maçta 30 galibiyeti, 15 beraberliği ve 18 mağlubiyeti var. 2018 Dünya Kupası başlarken teknik direktörü Lopetegui Real Madrid ile anlaştığı duyulunca görevine son verilmiş ve Kırmızılar turnuvayı geçici teknik adamla oynamıştı. 3 yıldır takımın başında olan Luis Enrique turnuvanın en iyi 3-4 teknik direktöründen biri. Euro 2020’de ışık saçan genç kadroda eski kurtlardan sadece Busquets var. Barça’nın son model yetenekleri Pedri ve Gavi, Sarabia ve Carlos Soler gibi zirve yapan isimlerin önünde Ferran Torres ve Morata var. Sergio Ramos ruhunu arayacaklar mı bilinmez ama Pau Torres-Eric Garcia-Alba ve Carvahal’lı defans hattının ardından kaleci Unai Simon bakalım Almanya karşısında “Bayern sendromu”nu yaşayacak mı?

 

JAPONYA

Asya eleme grubunda Suudi Arabistan’ın bir puan gerisinde kalıp Katar biletini alan Japonya FIFA sıralamasında 24. Sırada. 6 kez Dünya Kupası mecarası yaşamış Japonya, ev sahibi olduğu 2002 ve 2010/2018’de üç kez son 16’ya kalmayı başarmıştı. 54 yaşındaki eski bir orta saha oyuncusu olan Hajime Moriyasu U21 takımını çalıştırdıktan sonra 2018’de Akira Nishino’nun yardımcılığını yapıp turnuva bittiğinde birinci adam koltuğuna oturmuştu. Takımın en parlak ismi Real Sociedad forması giyen Takefusa Kubo. Monaco’dan Minamino, Frankfurt’tan Kamada, Frieburg’dan Doan en büyük kozları. Eski Galatasaraylı Nagatomo da 35 yaşında ve milli takım kadrosunda. İspanya ve Almanya’nın olduğu grupta işleri çok zor ama ya ikisinden birinin ayağı kayarsa!..

 

KOSTA RİKA

Brezilya 2014’te tarihinin en iyi Dünya Kupası’nı oynayan ve yarı final biletini  penaltılarla Hollanda’ya kaptıran Kosta Rica, 5 kez katıldığı turnuvada 18 maçta 5 galibiyet, 5 beraberlik, 8 mağlubiyet aldı. Yeni Zellanda’yı play-off’ta tek golle devirip Katar’a gelen Kosta Rica’yı Kolombiyalı teknik adam Luis Fernando Suarez çalıştırıyor. 63 yaşındaki Suarez, 2006’de Ekvador, 2014’te ise Honduras ile finallere gelmişti. Oscar Duerte, Borges, Brian Ruiz gibi tecrübeli isimler dışında genç bir kadroya sahipler ve kalelerinde 14 yıldır milli formayı kimselere kaptırmayan Keylor Navas var. Kötü kura çektiler ve İspanya-Almanya’lı grupta Japonya maçını kazanıp futbol topunun yuvarlığına sığınacaklar.

 

F Grubu

BELÇİKA

Altın jenerasyonu evinde Euro 2004’ü kaybeden Portekiz’e benzer bir hikayeleri var. Parmakla gösterilen Belçika’nın altın jenerasyonu yetenekli ayaklarıyla 2018’de üçüncü sırada yer almıştı ama FIFA sıralamasında 2. sırada yer alan takımın hedefi bu kez bundan fazlası. Eleme grubunda Galler’in önünde zorlanmadan finallere gelen Belçika’nın kupa bilançosu: 48 maçta 20 galibiyet, 9 beraberlik ve 19 mağlubiyet. 14 kez Dünya Kupası bileti almış takımı 51 yaşındaki Roberto Martinez 6 yıldır çalıştırıyor. Premier Lig’de 3 takım çalıştırdıktan sonra Belçika Milli Takımı’nın tarihinin en iyi puan ortalaması tutturan teknik adamı olan İspanyol Martinez’in elinde yıldızlar topluluğu bir kadro var. Lukaku sakatlığı rağmen kadroda ve onun son 16 maçına yetişmesini bekliyorlar. De Bruyne, Tielemans, Witsel, Carrasco’lu kadronun kalesinde Courtois ve Süper Lig’den Mertens ve Batshuayi var. Grubu ikinci sırada tamamlamaları bile son 16 maçı öncesi canlarını sıkar!

HIRVATİSTAN

Dört yıl önce Modric liderliğindeki kadrosuyla Rusya’da finalde Fransa’ya kaybeden Hırvatistan yine onun önderliğinde 6. kez finallere geliyor. Eleme grubunda Rusya’nın önünde lider Katar biletini alan Hırvatistan, FIFA sıralamasında 12. Sırada. Kupa tarihinde 23 maça çıkan ve 11 galibiyet, 4 beraberlik ve 8 mağlubiyet alan takımı 5 yıldır Zlatko Dalic çalıştırıyor. Geçmişte Arnavutluk ve Suudi Arabistan’ı da çalıştırmış olan Dalic, 2018’deki final başarısıyla ülkesini ayağa kaldırmıştı. Modric Brozovic ve Kovacic’li orta sahanın önünde Perisic, Vlasic ve Kramaric’li forvet hattıyla Hırvatistan, Belçika ile grup liderliği için kapışacak. Belçika-Hırvatistan grup aşamasının en keyifli maçlarından biri olmaya aday.

 

FAS

Afrika eleme gruplarından Dünya Kupası bileti almak kolay değil. Grubundan lider çıkıp play-off’ta Demokratik Kongo’yu deviren Fas, 5 kez geldiği Dünya Kupası finallerinde 16 maçta 2 galibiyet, 5 beraberlik ve 9 mağlubiyet aldı. FIFA sıralamasında 22. sırada yer alan Fas’ı 47 yaşındaki Walid Regragui çalıştırıyor. Fransa doğumlu teknik adam ülkesinde iki şampiyonluğun ardından Katar’da da şampiyonluk yaşadı ve 3 ay önce milli takımdaki koltuğuna oturdu. Saiss, Belhanda ve El Kaabi’nin de yer aldığı Fas Milli Takımı’nın en büyük kozları Hakim Ziyech, Eşref Hakimi ve En Nesyri ile Amrabat. Turnuvaya bir hafta kala sakatlanan Marsilyalı Amin Harit ise kadroda yok. Belçika ve Hırvatistan’lı grupta işleri zor değil, çok zor…

 

KANADA

Meksika ve ABD’nin önünde CONCACAF’IN lideri olarak Katar’a gelen Kanada deyince ilk akla gelen isim elbette ki Beşiktaşlı Atiba ve yine siyah beyazlı kulüple şampiyonluk yaşayan Larin. Tarihinde ikinci kez finallere gelen Kanada, 1986’da gruptan çıkamamıştı. FIFA sıralamasında 41. sırada yer alan milli takımı 47 yaşındaki John Herdman çalıştırıyor. Yeni Zelanda ve Kanada Kadın milli takımlarını çalıştırdıktan sonra 2018’de bu göreve gelen Herdman’ın en büyük silahı Lille’de Burak Yılmaz’ın eski partneri olan Jonathan David, Hatayspor’dan Adukugbe’nin de yer aldığı kadroda en dikkat çeken isim elbette ki Bayern Münih’li Alphonso Davies.. Kanada’nın final hatırası temsilden öteye gidecek gibi durmuyor..

 

Katar 2022 C ve D Grubu

Arjantin

Maradona’sız ilk Dünya Kupası bu ve Messi, Maradona’dan iyi ya da Maradona kadar iyi olduğunu kanıtlamak için bu kupayı kazanmalı ya da kazanmalı mı? Arjantin 17 kez yer aldığı finallerden 3 kupa ile ayrılırken, 3 kez de finallerde kaybetti. Güney Amerika eleme grubunda Brezilya’nın ardında kalan takımı Sampaoli’nin yardımcılığından bu göreve gelen ve 2021 Copa America’yı Maracana’da kazanan Lionel Scaloni çalıştırıyor. 4 yıldır görevde olan 44 yaşındaki teknik adam FIFA sıralamasında 3. Sırada yer alan takımıyla sadece grubunun favorisi değil finalin de adayı. Kupa tarihinde 81 maça çıkan Arjantin 43 galibiyet, 15 beraberlik ve 23 mağlubiyet aldı. Messi liderliğindeki kadroda Lauturo Martinez, Di Maria, De Paul, Paredes’li orta saha ve hücum hattının ardındaki defans ve kaleci kalitesi kimilerine göre şampiyonluk için yeterli değil. Lionel Messi için bu Dünya Kupası “Son Tango”… Bakalım dansedebilecekler mi?

 

Meksika

Dünya kupalarının olmazsa olmaz ülkelerinden biri de Meksika. 16 kez finallere gelen Meksika eleme grubunda Kanada’nın ardında Katar biletini aldı. FIFA sıralamasında 13. Sırada yer alan Meksika’yı Arjantinli teknik adam Gerardo Martino çalıştırıyor. 2010 Dünya Kupası’nda Paraguay’ı çalıştıran, Messi sayesinde Barça’da bir sezon geçiren ve iki Copa America finalinde Arjantin’in başında hüsrana uğrayan 60 yaşındaki Martino 2019’dan beri Meksika’nın başında. Kupa tarihinde 57 maçta 16 galibiyet, 14 beraberlik ve 27 mağlubiyet alan Meksika’da kaleci Ochoa 5. Dünya Kupası’na geliyor. Takımın yıldızı Napolili Hirving Lozano. Orta sahada Ajax’lı Alvarez, Pachuca’dan Chaeves ve en uçya Henry Martin. Meksika son 16 bileti için Polonya’yı devirmek zorunda.

Polonya

Messi-Mbappe-Neymar’ın gölgesinde bir büyük golcü Lewandovski ülkesinin büyük umudu olarak Katar’da. Sekiz kez finallerde yer alan Polonya, FIFA sıralamasında 26. Sırada. Finaller tarihinde 34 maçta 16 galibiyet, 5 beraberlik ve 13 mağlubiyet istatistiğini hanesine yazdıran Polonya, eleme grubunda İngiltere’nin arkasında kalmış, play-off’ta Rusya ihraç edilince finalde karşısında İsveç’i bulmuş ve sahadan 2-0 galip ayrılmıştı. Paulo Sousa’nın ihanet olarak kabul edilen ayrılığı sonrasında Ocak ayında teknik adamlık koltuğuna oturan 52 yaşındaki Czeslaw Michiniewicz, 2021 yılında Legia Varşova’yı şampiyon yapan hoca. Lewandowksi ve Milik ikilisinin ardında Zelinski, Zurkowski ve defans hattında tecrübeli Glike’e sahip Polonya’nın kalesinde de usta bir isim Szczesny var. Arjantinli grupta Polonya’nın Meksika ile oynacağı maç ikinciyi belirler.

 

Suudi Arabistan

Arjantin, Meksika ve Polonya’lı grupta bugüne kadar 5 kez finallere gelen Suudi Arabistan’ın işi elbette çok zor. Eleme grubunda birinci aşamayı Özbekistan’ın ardından finaller yolunu açan grupta Japonya’nın önünde tamamlayan takım FIFA sıralamasında 51. Sırada. İlk kez katıldığı 1994’te grubundan çıkan ve kupa tarihinde oynadığı 16 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 11 mağlubiyet alan Suudi Arabistan’ın sonuncusu 1996’da olmak üzere 3 Asya şampiyonluğu var. Takımı Afrika kıtasında büyük saygınlığı olan Fransız hoca Herve Renard çalıştırıyor. 3 yıldır görevde olan Renard, 2012 yılında Zambia’ya Afrika Kupası’nı kazandırdıktan sonra aynı başarıyı 2015 yılında Fildişi Sahili ile yaşamış ve 2018 Dünya Kupası’na Fas’ın başında gitmişti. Ülke dışında forma giyen futbolcusu olmayan Suudi Arabistan’ın starı 10 numaralı formayı giyen ve ülke tarihinin 15 golle en çok gol atan 4. Futbolcusu olan kaptan Salem Aldawsari.

 

D Grubu

Fransa

Rusya 2018’de genç jenerasyonu için bir sonraki turnuvanın favorisi denilen ama kupayı evine götüren Fransa, 15 kez yer aldığı finallerde ilk kupasını da 1998 yılında evinde kazanmıştı. Eleme grubunda Ukrayna’nın önünde elini kolunu sallayarak finallere gelen Fransa kupa tarihinde 66 maçta 34 galibiyet, 13 beraberlik ve 19 mağlubiyet almıştı. FIFA sıralamasında 4. Sırada yer alan takımı Zagallo ve Beckanbauer gibi hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan Didier Deschamps çalıştırıyor. 10 yıldır görevde olan ve finallerinden ardından görevi Zidane’a devretmesi beklenen Dechamps Katar’a bu kez geçmiş yılların yasaklısı son Ballon D’or sahibi Benzema ve elbette ki Mbappe’li kadrosuyla geliyor. Orta sahada Kante ve Pogba’nın sakatlığıyla kaliteli ancak tecrübesiz bir orta sahayla yola çıkacak olan Fransa grubunun elbette ki ağır favorisi. Kalede Lloris, defans hattında Varane, Kounde, Lucas ve Theo Hernandez’li kadro Brezilya ve Arjantin ile birlikte üç büyük favoriden biri.

 

Danimarka

Elemelerde İskoçya, İsrail ve Avusturya’lı gruptan zorlanmadan çıkan Danimarka’nın tarihinde katıldığı 5 finaller var. 1992’nin Avrupa şampiyonu olan ülke Dünya Kupası’nda 20 maçta 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı. FIFA sıralamasında 10. Sırada yer alan Danimarka’yı futbolculuk kariyeri hafızalarda iz bırakmayan, 2012’de ülkesinde şampiyonluk yaşadıktan sonra 2014 yılında Almanya’da Mainz’da görev yapan 50 yaşındaki Kasper Hjulmand çalıştırıyor. Takımın yıldızı Euro 2020’de sahada kalp krizi geçirip mucize bir geri dönüşe imza atan Eriksen elbette ki. Forvet hattında Dolberg ilk tercih. Karizmatik kaptan Kjaer, defans göbeğindeki partneri Barcelonalı Christensen ve sol bekte Atalanta’lı Maehle’li kadrosuyla Danimarka bir sürpriz yaşanmazsa Fransa ile birlikte son 16’ya adını yazdırır.

 

Avustralya

Katar’daki finaller için grup kuraları çekildiğinde Avustralya’da “Yine mi” haykırışı yükselmiştir. 2018’de de Fransa ve Danimarka ile aynı gruba düşen ve Peru’nun da yer aldığı grubu son sırada tamamlayan Avustralya galibiyet sevinci yaşayamadan evine dönmüştü. Çok zor ve uzun bir eleme yolundan gelen ve 2018’de kaybettiği Peru’yu baraj maçında geçip Katar’ın yolunu tutan Avustralya bugünlerde elbette Harry Kewell, Bresciano, Tim Cahill gibi döneminin star isimleri yok. Kupa tarihinde çıktığı 16 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 10 mağlubiyet alan ülke FIFA sıralamasında 38. Belçika ve Hollanda’da geçen futbolculuk kariyerinin ardından teknik adamlığa başlayan Graham Arnold, Avustralya’nın genç milli takımında da görev yapmıştı. 4 yıldır görevde olan Arnold’un elindeki kadroda Avrupa’nın üst düzey takımlarında forma giyen bir futbolcu yok. Takımın en göze batan ismi E. Frankfurt ile Avrupa Ligi’ni kazandıktan sonra geldiği Verona’da zor günler geçiren Ajdin Hrustic…

 

Tunus

2018’deki Fransa-Danimarka-Avustralya’lı grubun 2022’de Peru’nun yerini dolduran ülkesi olan Tunus finallere 5 kez katılmıştı. Afrika eleme grubundan lider çıktıktan sonra Mali’yi eleyerek Katar’a gelen Tunus’un Dünya Kupaları’ndaki bilançosu: 15 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 9 mağlubiyet. FIFA sıralamasında 30. Sırada yer alan Tunus’u 51 yaşındaki Jalel Kadri çalıştırıyor. Bu yıl Afrika Kupası’nda teknik direktör Kebaier Covid’e yakalandığında geçici göreve geldiği Tunus’ta koltuğa oturan ve finallerin yolunu tutan Jalel Kadri’nin elinde 2018 Dünya Kupası’nda sakatlığı yüzünden forma giyemeyen forvet Msakani, Montpellier’den Khazri var. Tecrübesiz teknik adamıyla Tunus bu grupta elbette ki en zayıf halka…

 

Katar 2022 A ve B Grubu

HOLLANDA  

Dünya Kupası'na bizim yer aldığımız gruptan lider çıkıp gelen Hollanda, 10. kez finallerde. 1974, 1978 ve 2010'da finalde kaybeden Portakallar'ın başında kurt teknik adam Van Gaal var. Çalıştığı kulüplerde 8 şampiyonluk, bir de Şampiyonlar Ligi kazanan Van Gaal, Hollanda Milli Takımı'nın başında 2002 Dünya Kupası'na gidememiş ve 2014 yılında ise 3. olmuştu. FIFA sıralamasında 8. sırada bulunan Hollanda, Dünya Kupası tarihinde çıktığı 50 maçta 27 galibiyet, 12 beraberlik ve 11 mağlubiyet aldı. Tarihindeki büyük santrforları arayan Van Gaal'in takımında Van Dijk, Ake ve De Ligt gibi üst düzey savunmacıların yanında De Jong, Blind, Berghuis ve Dumfries gibi üst düzey orta sahalar var. Takımın gol umudu ise Depay, Bergwijn ve Klaassen. Hollanda, A Grubu'nun favorisi ve Senegal ile liderlik mücadelesi verir.



SENEGAL
Son Afrika Kupası'nın şampiyonu Senegal, 2. kez finallere geliyor. Eleme grubundan lider çıkıp play-off'ta Mısır'ı saf dışı bırakan Senegal, FIFA sıralamasında 18. sırada. Takımı 2015 yılından beri çalıştıran Aliou Cisse, 2002 yılında ülkesi Dünya Kupası'na ilk kez katıldığında sahaya kaptan çıkan savunma oyuncusuydu. 2018 Dünya Kupası'nda da takımın başında olan Cisse, 2019 yılında finalde kaybettiği Afrika Kupası'nı geçen yıl kazanmayı başardı. İki Dünya Kupası'nda 8 maçta 3 galibiyet, 3 beraberlik, 2 mağlubiyet alan Senegal'de sakatlığı bulunan takımın yıldızı Sadio Mane kadroda ancak forma şansı zor görünüyor. Kaleci Gomis, süper stoper Koulibaly, orta sahada Gueye, Sarr, Diatta ve forvet hattında Dia ile Senegal, grup liderliği için Hollanda ile kapışacak kapasitede.

KATAR
Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Katar, tarihinde ilk kez finallarde. 2004 yılında kurulan Aspire Futbol Akademisi dünyanın en büyük ve imkânları geniş altyapı organizasyonu olarak biliniyor. FIFA sıralamasında 50. olan ve 2019 yılında Asya şampiyonu olan Katar'ı, Barcelona altyapısından gelen 47 yaşındaki Felix Sanchez çalıştırıyor. La Masia'daki başarısıyla dikkat çeken ve 2013'te Katar U19'un başına geçen Sanchez, 2017 Temmuz'dan beri A takımın başında. Dünya Kupası tarihinde grup aşamasında turnuvaya veda eden ilk ev sahi- bi takım olan Güney Afrika'dan sonra Katar da zorlu grupta en zayıf halka. Sudan asıllı Ali Almoez, Katar tarihinin en çok gol atan oyuncusu. Futbolcuların tamamı kendi liginde forma giyen ve son iki yılda 25'ten fazla resmihazırlık maçına çıkan Katar, bakalım Güney Afrika ile aynı kaderi paylaşacak mı?

EKVADOR
Güney Amerika'nın zorlu eleme grubunda Brezilya, Arjantin ve Uruguay'ın ardından 4. bileti alarak finallere gelen Ekvador, FIFA sıralamasında 44'üncü... 2002, 2006 ve 2014 turnuvalarına katılan, oynadığı 10 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 5 mağlubiyet alan Ekvador'u Arjantinli teknik adam Gustavo Alfaro çalıştırıyor. 60 yaşındaki Alfaro, 2020 yılında Boca Juniors'u şampiyon yaptıktan sonra geldiği Ekvador'da eleme grubunda 24.8 yaş ortalamaya sahip takımıyla dikkat çekmişti. Takımın en büyük silahı elbette ki bu sezon Fenerbahçe'de süper bir sezon geçiren Enner Valencia. Defansta Leverkusen forması giyen Hincapie, forvet hattında Plata ve Bundesliga'da Augsburg'da oynayan Carlos Gruezo dikkat çeken isimler. Ekvador, Hollanda ya da Senegal'den birinin ayağının kaymasını bekleyecek…

A.B.D
Eleme grubunda Kanada ve Meksika'nın arkasında kalan Amerika Birleşik Devletleri, 10. kez finallere geliyor. 1990'dan beri her turnuvaya katılan ancak 2018'i evinden izleyen ABD, kupa tarihinde oynadığı 33 maçta 8 galibiyet, 6 beraberlik ve 19 mağlubiyet aldı. FIFA sıralamasında 16. sırada yer alan ABD'yi 49 yaşındaki Gregg Berhalter çalıştırıyor. Avrupa kıtasında çalışan ikinci ABD'li teknik adam (Hammarby-2011) olan Berhalter, milli formayı da 44 kez giymiş eski bir defans oyuncusu. Katar'da zorlu grupta takımın en önemli silahı Christian Pulisic, Reyna, Dest ve McKennie olacak. İran ile oynayacakları maçın atmosferi elbette ki merak edilen ABD, bu gruptan çıkamazsa bu büyük bir sürpriz olmaz.

GALLER
Ryan Giggs gibi efsane futbolcu
 Dünya Kupası göremedi ama Galler, Gareth Bale önderliğinde ikinci kez finallerin kapısını aralamayı başardı. Eleme grubunda Belçika'nın ardından ikinci olan ve Play-Off Final Four'unda önce Avusturya'yı ardından Ukrayna'yı saf dışı bırakan Galler, ilk turnuvasına 1958'de katılmış ve 4 maçta 3 beraberlik ve bir mağlubiyet almıştı. FIFA sıralamasında 19. olan Galler'i; Kasım 2020'den beri Robert Page çalıştırıyor. 48 yaşındaki teknik adam, bu koltuğa U21 takımının başından gelirken görevi Ryan Giggs'ten almıştı. Takımın starı kariyerine ABD'de devam eden Gareth Bale'e; Joe Allen, Ramsey, Ben Davies, Moore gibi Premier Lig'in tanıdık isimleri eşlik edecek. Galler bu grupta sürpriz yapıp, İngiltere ile kol kola son 16'ya kendini atabilir.

İRAN
Tarihinde 5. kez Dünya Kupası'na katılan İran, Asya eleme grubunda Güney Kore'nin iki puan önünde lider olarak Katar'a geldi. FIFA sıralamasında 22. sırada yer alan İran, 1978, 1998, 2006, 2014 ve 2018 turnuvalarında grup aşamasında evine dönmüş ve oynadığı 15 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 9 mağlubiyet almıştı. 2011 ve 2019 yılları arasında çalıştırdığı İran'a iki ay önce dönen Portekizli teknik adam Carlos Queiroz, ülkenin 90'larda altın jenerasyon olarak kabul edilen kadronun genç takım hocası olarak tanınmış, Real Madrid, Manchester United'ın yanı sıra Güney Afrika, Mısır, Kolombiya ve ülkesinin milli takımında da görev yapmıştı. Takımın yıldızı Porto forması giyen golcü Mehdi Taremi. Forvet hattında Sardar Azmoun'un yanı sıra orta sahada Gholizadeh, defansta ise Kayserisporlu Hosseini'ye sahip olan İran, Asya eleme grubundaki başarısını Katar'a taşırsa bu grupta İngiltere'nin arkasında 3 takımın da ikincilik şansı var.


23 Haziran 2022

İki Okan Bir Galatasaray

 Galatasaray camiası için “Hangi Okan Buruk?” sorusuna cevap bulabilmek için geçmişe dönüp iki anı hatırlamak lazım. Torrent ile devam edilmeyeceğinin çok zaman önce bilindiği sarı kırmızılı kulüpte, 21 Nisan’da SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan’ın gündemi 12’den vurduğu röportajında “Galatasaray için hazırım” diyen Okan Buruk ile anlaşmak için yönetim neden gecikti, neden bir elin parmakları kadar yabancı teknik adamın ismi manşetleri süsledi. Bunu anlayabilmek için işte o iki maça dönmemiz lazım. 

Büyükçekmece’de büyüyen çocuk yaşta geldiği Galatasaray alt yapısından 90’ların başında A takıma yükselen Okan Buruk aynı zamanda futbolcu ağabeyi Fuat’ın da izinden gidiyordu. Fatih Terim’in 4 şampiyonluk kazandığı ilk döneminde oyunun kalbi orta sahada Emre-Okan-Suat üçlüsü daha 90’larda ortalıkta olmayan oyunun iki yönünü de oynayan topu kırmayan ama dört ciğerli Türk futbolculardı. O iki andan ilkine gidelim. 1998 Aralık ayında A. Bilbao deplasmanı… Galatasaray 1-0 geride ve Şampiyonlar Ligi’ne veda edecek. Sarı-kırmızı formalı bir futbolcu ağır zeminde yerde kaldığı pozisyonda rakibin tekmelerine kafa uzatıp verdiği mücadele hakemin son düdüğüyle gözyaşlarına boğuluyor. Okan Buruk o dönem kaybetse de formasının hakkını veren Galatasaraylı futbolcu…

Çeyrek asırdır meslekteyim, Okan da 30 yılı aşkındır futbol sahnesinde. Tanışmadık, röportaj yapmadım ama “Hangi Okan Buruk?” sorusuna yanıt arayacağımız ikinci anın diğer öznesi Emre Belözoğlu, Newcastle United forması giyerken geldiği İstanbul’da karşıma oturmuş ve çok uzun bir röportaj yapmıştık.  2006 yılında Okan ve Emre Galatasaray taraftarı için kulübe kuruş kazandırmadan giden, 5. şampiyonluğun kazanılmamasındaki anti-kahramanlardı. Emre o gün bana “Başkan Süren ve Ali Dürüst’ün bulunduğu odaya girdiğimde ailemle alacağımız ev için peşinat istediğimde vermediler. ‘Avrupa’dan teklifler var’ dediğimde “Seni kim istiyor ki” yanıtı verdiler. Biz o sezon her zaman olduğu gibi formamız için ter döktük, elimizden geleni yaptık” demişti. 

Lucescu yönetimindeki Galatasaray ligin bitimine iki hafta kala sahasında Ankaragücü’ne yenildiğinde Okan kırmızı kart görmüş, bir hafta önce Kadıköy’de derbiyi kaybetmiş sarı kırmızılı takım şampiyonluğu Mustafa Denizli yönetimindeki Fenerbahçe’ye kaptırmıştı. O ilkbaharda Emre ve Okan’ın Inter için sağlık kontrolünden geçtiğini de ilk yazan bendim ama ne o maç ne de öncesi… Ne Galatasaray sahasında sadece Ankaragücü’ne yenilmemiş ne de o sezon kırmızı kart gören tek futbolcu Okan Buruk’tu… Galatasaray’da yönetimler basiretsizliklerini futbolculara yüklemelerinin ilk örneği değildi ama son da olmayacaktı. Buna en güzel örnek Ribery’nin Marsilya’ya sözde “kaçmasıdır.”

“Hangi Okan Buruk?”tan tercihini sözlü tarih belirledi. Genç kuşaklar biraz da Emre’nin Fenerbahçe’ye imza atması yüzünden A.Bilbao maçında tekmeye kafa atan, Trabzonspor maçında ayağı kırıldığında acısının haykırışı tribünlerden duyulan Okan Buruk’a da soğuk bakar oldular…

Abdullah Avcı’nın yardımcısı rolüyle atıldığı teknik adamlık kariyerinde Okan Buruk’un basamakları ağır ağır çıktığını söylemek lazım. Bir teknik direktör için acı tecrübe olan küme düşmeyi hocalık kariyerinin başında Elazığspor’da yaşadı. Gazientepspor’da 313 gün görev yapmış, 42 maçta 15 galibiyet, 18 mağlubiyet almıştı. Sadece 3 ay kaldığı Sivasspor’un ardından Göztepe’de 33 maç koltukta oturduğunda o büyük tehlike onu bekliyordu. Yerli teknik adamlar havuzunda oradan oraya savrulan sezonda iki takım çalıştıran ya da küme düşme adayı bir takıma bahar aylarında Supermen olarak gelecek bir hoca mı olacaktı. Kendini Akhisar’da buldu. Ege’nin düşük bütçeli takımında 15 ayda galibiyet sayısını mağlubiyet sayısından fazla tutmak bir de üstüne Türkiye Kupası kazanmak onun kartvizitine değiştirdi. Artık kazanan adamdı ve Çaykur Rizespor’a oynattığı futbolla artık “Okan Buruk iyi hoca” olmuştu… 

Galatasaray’a 8 puan öndeyken şampiyonluğa kaptıran Başakşehir’de değişim zamanıydı. Abdullah Avcı, Beşiktaş’ın yolunu tutarken akıllarda kaybettiği sezonda 3 santrforunu kenarda oturtup Robinho-Mossoro ile Napoli’nin Mertens-Insigne formatını uyguladığı sezonun ikinci yarısı vardı. Okan Buruk’un elinde iyi bir kadro vardı ama problem gemi fırtınalar içinden çıkıp limana yanaşacak mıydı? Pandemi nedeniyle lige ara verilmese o sezon Trabzonspor ve Galatasaray’dan biri şampiyon olur muydu sorusunun cevabı tarihte yok elbette ama Okan Buruk, lig tarihine şampiyonluk kazanan bir takım hediye etmişti. 

Yine pandemi yüzünden transferde milyonları saçmayan Başakşehir yönetiminin, lige çok kötü başlayan takımın başında Okan Buruk ısrarını sonuna kadar sürdürdüğünü söylemek lazım.. Okan Buruk yorgundu ve kulüpten ayrıldığında o sezon takım çalıştırmayacağı o günden belliydi. Sonra hayat işte. Uzun zamandır Paris’te yaşıyorsa bunun bir ailevi sebebi var. Okan Buruk paylaşmak isterse sorulmadan anlatır ya da konu hemen çok özlediği futbola gelir… 

Okan-Suat-Emre ile sonra Melo-Selçuk-Sneijder ile şampiyonluklar kazanmış Galatasaray tarihinin en kötü sezonlarından birini geride bırakırken orta sahayı hafife almanın bedelini ödedi. Okan Buruk işte buradan yola çıkacak. Kendisinin de kahramanı olduğu bir hattan… Ortada bir yanlış varsa onu düzeltecek kadar futbolculuk ve teknik adamlık geçmişi var. Galatasaray camiasının sabrı var mı; maç kazandığında “Evlat Okan”, maç kaybettiğinde ise “zaten Inter’e gitmiştin” mi diyecekler, bekleyip göreceğiz…

Pirlo vs. Terim

Türk futbolunda Fatih Terim'in futbolculuk dönemine şahit olanlar bugün 50'lerini çoktan geçti, Galatasaray'daki teknik adamlığının da bir ve ikinci dönemine şahit olmayan kuşaklar bugün üniversite çağında… Onlar büyürken İtalyan futbolunda 2005-2015 yıllarında oynadığı futbolla maestro unvanını hak eden Pirlo'yu izlediler ekranda, her söylediğinin de mühim olduğunu sanabilirler. Pirlo 2020 yılında Pro lisans alabilmek için girdiği sınav sonrasında kariyerinde çalıştığı tüm teknik adamlara teşekkür etti, bir hoca hariç: Fatih Terim… Otobiyografisinde Terim'in futbol bilgisini sorgulayan, kıyafet seçimlerini eleştiren, sigara içtiğine dikkat çeken Pirlo'nun derdi neydi peki? 19 yıl sonra Terim'i unutmak bir lapsus değil elbette, o zaman filmi geri saralım...





Galatasaray ile UEFA Kupası'nda Ali Sami Yen'de Milan'ı 3-2 deviren, Fiorentina ile iki maçta da gole boğan Fatih Terim, Milan'ın yeni teknik direktör adayları listesinde ilk sırada yer aldığında sezon bitmemiştir, Galliani, haziran ayını bekler ve imza atılır. Rui Costa, Terim'in Fiorentina'dan getirdiği yıldızdır. Milan o transfer döneminde Inzaghi, Donati, Guly, Brocchi, Javi Moreno, Laursen, Cosmin Contra ve ezeli rakibi Inter'den Pirlo'yu alır… 15 yaşında Brescia altyapısında başlayan Pirlo, Inter'e geldiği 1998 yılından 2001 yazına kadar sürekli olarak başka takımlara kiralanır. 22 yaşında geldiği Milan'da o meşhur "Beyefendiler Masası"na oturmak için 2-3 yıl geçmesi gerekir. Berlusconi'nin sağ kolu Galliani, Terim'e teslim edilen kadroyu 'Gullit, Van Basten, Rijkaard'lı döneme benzetip sezon başlamadan sinsice baskıyı kurar teknik kadro üzerine. Terim'in imza attığı ayda bile Carlo Ancelotti söylentileri tesislerde dolanmaktadır ama Berlusconi patrondur ve onun tercihi Terim'dir.



Bir futbol takımında 11 çıkmayan her oyuncu hakkının yendiğini düşünür, "Ben yedek olmalıyım, daha iyiler var" diyen daha duymadım, Pirlo da Terim döneminde şans bulamaz. 22 yaşında geldiği Milan'da orta sahanın kendisine teslim edileceğini sanıyorsa da şaşırmak bir gençlik eylemidir deyip geçmek lazım. Yıllar sonra da bu kızgınlığını Terim için kurduğu cümlelerle çıkartır. Evet, Terim şık giyinir. Evet, o yıllarda sigara içer. Peki o günlerde Terim hakkında başkaları ne demiş? Kaptan Maldini, "Terim çalışma biçimi ve oyun bakış açışıyla bana Arrigo Sacchi'yi hatırlatıyor." Milan'ın eski yıldızları Baresi ve Donadoni, "Somut ve izleyenlere keyif veren bir futbol oynatıyor." Terim görevden alındığında bunu karşı çıkan Milan'daki etkili isim Ariedo Braida'dı ama Adriano Galliani galip çıktı… O sezonun kalanında Ancelotti, Terim'den maç başına daha az puan topladı ve ancak 4. oldu. Fiorentina mı? Bir yıl önce Terim ile yolları ayıran Başkan Gori'nin takımı, o sezonu 17. sırada bitirdi, iflas edip iki alt lige düşürüldü…



Önceki gün Pirlo basın toplantısında tercüme hatası olabileceğini, Terim ile kısa süre çalıştığını ve ona saygı duyduğunu ifade etti. O günlerde Terim'in coşku dozu yüksek taktik konuşmaları kelime kelime çevrilmemiş olabilir. Tıpkı önceki gün Pirlo'nun açıklamalarının yüzde 20'sinin tercüme edilmesi gibi! O günlerde Milan'da bazı futbolcular Terim'e karşı mesafeli olmuş olabilir. Tıpkı geçen sezon Juventus'ta bazı futbolcuların Pirlo'ya karşı olduğu gibi…

Sahada Maestro Kulübede Pirlo

İlk teknik adamlık deneyimde ziyadesiyle başarılı olan Volkan Demirel ile yeni sezon takım bütçesinde anlaşamayıp yolları ayırmak ne kadar sürprizse, ondan boşalan koltuğu teknik adamlığı değil ama sahada yaptıkları koskoca bir marka olan Andrea Pirlo’yu getirmek de o kadar sürpriz oldu Karagümrük için. Başkan Süleyman Hurma’nın geçen sezon Viviano ile başlayan, Biglia, Bertolacci ve Borini başta olmak çok sayıda Serie A’ya yıllarını vermiş futbolcuyla oluşturduğu “Küçük İtalya” projesinde iki sezonda da başarılı oldu ama doğrusu bu sezon sonu bu projenin yerini Volkan Demirel’in tercihleriyle dinamik genç bir takım beklentisi vardı. Pirlo tercihiyle Hurma’nın -Bertolacci’nin Kayseri’ye, Biglia’nın Başakşehir’e gitmiş olmasına rağmen- İtalyan tutkusunun devam ettiği aşikar…

Son 20 yılda orta saha oyuncularını sayarken onu en iyi ilk 5’ine almayan yoktur sanırım. Milan, Juventus ve İtalyan Milli Takımı’nın Mozart’ı, Maestro’su ve profesörü, bizim sosyal medyamızda ise Başbaşkan Pirlo olarak İtalyan yıldız forvet arkası olarak başladığı kariyerinde derin orta saha olarak devam etmiş ve oynadığı tüm takımların orkestra şefi olmayı başarmıştı. 

Hedonist ve bohem bir karakterdi Pirlo. Zengin bir ailede dünyaya gelmiş ama futbolculuk yıllarının bir yerinde çelik işi yapan aile şirketi iflasa sürüklenmişti. Emlak yatırımları, üzüm bağları ve farklı yatırımlar yanında İtalya’da bir stil ikonuydu futbolculuk yıllarında.. Baggio gibi futboldan koptuktan sonra teknik adamlığa soyunmayacağına inanan ve İtalyanların “Dolce far niente” (Hiçbir şey yapmananın mutluluğu” bir hayat süreceğini söyleyenler çoktu. 

Pro Lisansı’nı aldıktan sonra ona Juventus B takımını teslim ettiler ama Pirlo bir maça bile çıkamadan kendini A Takım’ın başında buldu. Sarri takımı şampiyon yapmış ancak patron Angelli’nin Şampiyonlar Ligi hayali pandeminin ilk aylarında O.Lyon engeline takılmış, Juventus, Lizbon’da Final 8’i evinden izlemişti..

Guardiola sonra birçok Avrupa kulübü kendi Guardiola’sını aradı. Juventus için de bu isim Pirlo idi. İtalyan medyasının ona saygısı ve sevgisi sınırsızdı ama teknik adamlık başka bir meslekti. 9 yıl arka arkaya şampiyon olan kadroyla sorun yaşadı, oynattığı oyun beğenilmedi ve iki kupa finalini kazanmış olmasına rağmen sahadaki profesör dördüncü bitirdiği sezonun ardından yerini kulübedeki profesör, Juve’ye 5 şampiyonluk kazandırmış Allegri’ye bıraktı. 

Geçen sezon adı İtalya ikinci lig kulüpleriyle anıldı. Karagümrük öncesi Partizan’ya “Hayır” dediği söylendi. Montella’nın geçen hafta verdiği röportajda “Türkiye’ye gel Pirlo. Yeniden doğmak için” cümlesini okumadan önce Karagümrük ile anlaştığı kesin. İtalya’nın en güçlü kadrosuyla Serie A’da yapamayan Pirlo’nun orta sıra bir takımla  devlere kafa tutamayacağı ve “Maestro Pirlo”ya zarar vereceği ortadaydı.. “Kaybedersem de bu kez uzakta kaybederim” demiştir iç sesi Karagümrük’e imza atarken… Montella gibi kazanır ve “Oyundan yine zevk alıyorum” derse ne ala… Penaltı kaçırdığı 2005 Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapan Atatürk Olimpiyat Stadı’nda artık ev sahibi Andrea Pirlo…

1 Mayıs 2022

Daha Güzeli ne ki Hayatta

Şenol Güneş, Kemal, Necati, Şenol Ustaömer, Turgay, Bahattin, Güngör, Turgay Soyak, Hasan Vezir, Hasan Şengün, İskender Günen ve teknik direktör Ahmet Suat Özyazıcı… 1984 yazıydı, okuma-yazmayı bir de çarpım tablosunu öğrenmiş bir de bu kadroyu ezber saymayı öğrenmiştin.  İlkokul bittiğinde baban İstanbul’a gidiyoruz dedi. Okulda yeni arkadaşların vardı ve senin tuttuğun takımı tutan yoktu. Seni çok zaman kızdırıyorlardı ama sen takımından vazgeçmiyordun. Sen Trabzonlu babanın oğluydun, ne demek öyle İstanbul’da bir takımı sevmek! Trabzonspor şampiyon olduğunda memlekette televizyon yayınlarının hepsi artık renkliyliydi. ABD’de Reagan başkan seçilmiş, Michael Jackson, Thriller albümüyle 8 Grammy almış, Sezen Aksu ortalığı yıkıyordu ama senin haberin yoktu, çocuktun... 

Orta, lise hep üzüldün, hep uzaktan baktın. Üniversitenin ikinci yılında yüreğin pırpır atıyordu. Yine olmadı. İstanbul’da ve yakınında ne kadar deplasman varsa hepsini koşturuyordun. O son şampiyonluğun elleriyle getiren Şenol Güneş milli takımla Dünya Kupası’nda tarih yazdığı yaz evlendin. İşin, aşın, huzurun vardı ama hasretin büyüktü. Bir oğlun bir de kızın oldu. Onlar yürüdüğünde Trabzonspor forması aldın. 40’larını geçtiğinde biraz yorulmuş biraz tribünden uzak kalmıştın ama bordo-mavi’nin her kazandığı maçın ertesi sabahı en genç sen uyandın…

Dedenin, nineni toprağa verdin. Babanın hastane odasında başında bekledin. Her memlekete gittiğinde 7 yaşındaki seni hatırladın ve vazgeçmedin… Dün boyunu aşmış oğlunla beraber tribündeydin, şampiyon oldun onca yıl sonra , Özkan Sümer geldi aklına, oğluna sarıldın, ağladın… Bu sabah o sofrada rahmetli babaannenin yaptığı kuymağın tadını hatırlayacaksın… Daha güzeli ne ki hayatta…

17 Ocak 2022

Orta Sahayı Hafife Almak-2

 

Bu bir devam yazısı… Galatasaray özelinde “orta sahayı hafife almanın”  bedelleriyle biten satırlardan sonra şimdi Real Madrid örneğine bakalım. Karşımıza bambaşka bir fotoğraf çıkacak.

Kasım 2015. Santiago Bernabeu’da Luis Enrique yönetiminde Barcelona El Clasico’da Real Madrid’i sahadan silerken tabelada 4-0 yazıyordu. Real Madrid teknik direktörü Rafael Benitez’in Modric-Kroos’lu orta sahasında oyuna başlayan 3. adam James Rodrigues sonradan oyuna giren ise Isco idi. Mesut Özil’li yıllar sonra Real Madrid’in 10 numaraları… O sezon Rafael Benitez-Zidane değişimi yaşandı, orta sahadaki değişimi de Zİdane’nın yaptığı söylenemez ama o günden bugüne Real Madrid’in ideal orta saha üçlüsü Zİdane gidip gelse de ve yine gitse de değişmedi. Madrid medyasının çok defansif bulduğu, şıkır şıkır bir 10 numara olmadan koskoca Real Madrid futbol oynar mı dediği takım, 3 yıl arka arkaya Şampiyonlar Ligi kazandı…

 

Ocak 2022. Real Madrid, İspanya Süper Kupa’nın Final Four formatında Barça’yı devirip finale çıkarken de orta saha aynıydı. Yıllar geçiyor elbette iki yıl sonra bu orta sahayı görmek mümkün olmayacak ama Casemiro-Kroos-Modric’li yıllarda Real Madrid’in rakipleri orta sahayı ne kadar hafife almış sorusunun peşinde koşalım. Modric, Real Madrid’e 30 milyon, Casemiro 13.5 milyon, Kroos ise bonservisi cebinde gelmişti. Üçlüye 43.5 milyon Euro ödeyen Real Madrid’in 2016 yılından beri orta saha oyuncuları için kasasından çıkan para 79 milyon Euro. Akla gelen ilk isimler ise Ceballos, Reinier ve bu sezon kadroya katılan genç Fransız Camavinga…

Şimdi Real Madrid’in büyük sahnedeki rakiplerine bakalım. Barcelona, Andre Gomes’ten Coutinho’ya, Paulinho’dan, Arthur’a, Vidal’dan de Dong’a ve en sonunda Pedri’ye kadar 6 yıllık dönemde orta sahası için 437 milyon Euro harcadı.

Atletico Madrid, Gaitan, Lemar, Rodri, Kondogbia ve de Paul başta olmak üzere 8 orta saha transferine 197 milyon Euro akıtırken, Avrupa sahnesinde Real’in karşısına dikilebilecek esaslı takımlar arasında orta sahaya en az parayı harcayan Paris Saint Germain oldu. Krykowiak, Lo Celso, Parades, Gueye, Pereira, Rafinha başta olmak üzere Ben Arfa ve Lass Diarra’nın da bedelsiz geldiği orta saha operasyonlarının faturası 129 milyon Euro…

İngiltere’ye gidelim. 2016 yılından beri Avrupa’da Barcelona’nın ardından en çok parayı harcayan kulüp Chelsea oldu. Kante, Bakoyoko, Drinkwater, Jorginho, Kovacic, Havertz, Ziyech… Londra kulübünün kasasından 6 yılda 352 milyon Euro çıktı orta saha için. Manchester City bu dönemde 166 milyon Euro harcadı. İlkay, Bernardo Silva, Rodri ilk akla gelenler…

Liverpool, 2016 yılından beri orta saha transferine 192 milyon Euro ödedi. Wijnaldum, Oxlade, Keita, Fabinho ve ve Keita….

Almanya’dan Bayern Münih ile bitirelim. Real Madrid ve Barça’nın hayal kırıklıkları olan Rodrigues ve Coutinho’yu kiralık olarak kullandıklarını hatırlayalım. Orta sahaya 133 milyon Euro harcayan Bayern Münih’in bu dönemdeki en pahalı iki transferi Renato Sanches ve Tolisso’dan beklediğini alamadı. Sıfır bonservisle gelen Goretzka ve 15 milyon Euro bonservisle gelen Sabitzer için ise takdir sizin…

Futbolda 11 istikrarını uzun yıllar sağlayabilmek mümkün değil ancak oyunun kalbinde orta sahada Real Madrid örneği ve tam karşısında ilk yazının öznesi Galatasaray bize şunu anlatıyor… Bir hattını sabitlemeden diğer 2 hattında kat çıkamazsın… Ve elbette, taşıma suyla değirmen dönmez…


Orta Sahayı Hafife Almak-1 

13 Ocak 2022

Domenec Torrent

Guardiola 2007'de Barcelona B Takımı'nın başına geldiğinde yardımcısı olarak belirlediği Torrent'i ertesi sezon A takıma geçtiğinde rakip analiz sorumlusu olarak görevlendirmişti. Pep'in 4 yıl boyunca yardımcısı Tito Vilanova'ydı. Torrent, bu dönemde rakip analiz ve scout pozisyonundaydı. Pep, Barcelona'dan ayrılıp 1 yıl New York'ta dinlendiğinde Torrent için Barcelona'da yine scoutluk pozisyonu önerildi ama İspanyol hoca o sezon Tito ile çalışmadı. Ve ertesi sezon Pep ile Bayern Münih'in yolunu tuttu. Bundesliga yıllarında ve ardından Manchester City ve Arteta 2. adamlığa gelene kadar Guardiola'nın sağ kolu Torrent'ti. 

Guardiola, "Benden önce de teknik adamdı. Ondan çok şey öğrendim. Beraberken de birlikte çok şey öğrendik" diye anlatıyor o günleri. Torrent elbette Guardiola gibi obsesif olarak topa sahip olmayı seven, top rakibe geçtiğinde şok presle geri almak isteyen ve ana planı 4-3-3'ün varyantlarını rakibe göre pozisyon alan bir teknik adam. "Eldeki malzemeye göre mi diziliş, dizilişe göre mi kadro?" sorusuna gelince, bir röportajından alıntı yapayım: "Elimde Romario ve Ronaldo gibi adamlar varsa elbette 4-3-3 oynamam. Ama sadece transferle değil bazen futbolcuları da kendi oyun planı için geliştirebilirsiniz." Domenec'i, New York City'nin başına götüren elbette ki aynı patronun kulübü olmasıydı. David Villa'nın ayrıldığı takımda başarısız olduğu da söylenemez. Flamengo ise iki taraf için de gerçekten ilginç bir tercihti. Brezilya'nın köklü kulübü, 1. adamlığı olmayan Avrupalı bir hocayı göreve getirirken Torrent de bir başka futbolun oynandığı Güney Amerika'da üstelikte KOVİD-19 vakalarının tavan yaptığı dönemde çalıştı. İspanyol futbolunda altyapılarda çalışıp 1. adam olmayı başaran elbette çok sayıda teknik adam var. Torrent "Guardiola'nın yardımcısı'' kartvizitiyle La Liga'dan teklif almazken bu duruma şöyle açıklama getiriyor: "Çok fazla gölgede kaldığınızda La Liga, Bundesliga takımlarının aklına gelmiyorsunuz.'' 

Torrent'i, G.Saray'ın masasına getiren futbol aklı kimdir biliyoruz da kendileri bilmiyorlarmış gibi davranıyorlar. Guardiola gibi çığır açan bir hocayla yıllar boyunca taktik konuşacak seviyede olduğundan, oyuna ait tecrübesini sorgulamak gereksiz. Taktik, oyunun çok şeyi olsa da her şeyi değil. 59 yaşına gelmiş bir hocanın G.Saray'la anlaştığı haberleri İspanyol medyasında üç gazetede 4'er satır kutu haber olarak yer aldı. Torrent için G.Saray'la anlaşmak İspanya'da piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmak gibi bir şey. İngilizcesi zayıf olduğundan Türk yardımcısı kadar İspanyolcaya hakim tercümanın kim olacağı da önemli. Unutmayalım İtalyanca'yı çok iyi bilen ama Türkçesi zayıf bir tercümanla G.Saray, Mancini ve Prandelli gibi iki teknik adamla çalıştı. 

Terim dönemleri sonrasında Lucescu, Hagi ve Mancini ile çalışan G.Saray'ın, Torrent tercihi elbette şaşırtıcı ve ilginç. Son 15 gündür yaşananlardan bir senaryo yazsanız izleyen, bu kadar tutarsızlık ve kötü kurgu olur mu diye televizyonu kapatır. O televizyonu açtıracak olan tek şey Galatasaray'ın alacağı galibiyetler. Domenec Torrent işte bu yükle işbaşı yaptı.