26 Ocak 2012

Barcelona: 2 Real Madrid: 2

Yine yenilmişsin, kulüp karışmış, soyunma odası karışmış. Eski başkan sallamış, teknik direktör köstebek avını çıkmış. Bir adamından tüm dünya nefret etmiş. Bielsa’nın Bilbao’sunu geçeceksin ve turu geçmek için yemeden iki gole ihtiyacın var. Rakibin adı Barcelona olunca senin adının ne olduğunun pek önemi olmuyor bu şartlarda. Ne yapmak lazım? Çıkıp aslanlar gibi oynayacaksın. Öyle yaptı Real Madrid. Bilbao maçında denemesini yaptı hücumcularla. Kaka ve Mesut’un birlikte oynaması bir taktik tercihten öte Di Maria’nın yokluğuyla alakalı. Takımın en iyi asistçisini iki maçta da aradı Real Madrid. Kaka ilk 20 dakika eski Kaka’dan 2-3 görüntü verdikten sonra yeniden çıkışı için gereksiz riskler alınca yaptığı top kayıplarıyla arıza yarattı sahada. İlk saniyelerde Higuain atsa böyle biter miydi değil ardından 3 net pozisyon daha buldu Real Madrid. Bir de Mesut’un çataldan dönen nefis şutu.

Bu maçı güzel yapan, Mourinho döneminin en iyi El Clasico’su dedirten belki de topa sahip olma yüzdeleridir. Barcelona, kendi sahasında ilk kez yüzde 55’lere kadar düştü. İkinci yarıda ReaL Madrid % 51 ile oynadı ki bunu en son kim başarmıştı, sanırım yıllar öncesine gitmek lazım. Oyuna ortak olan, ver şu topu biraz da biz oynayalım diyen Real Madrid, tenis maçına çevirdi ilk yarıda oyunu. Bunda kaybedecek birşeyi olmayan takımın önde basan yapısı da önemliydi tabii. Barça’nın öndeki dörtlüsü top almaya geri gelmediler o dakikalarda.

Devre arasında düştüğüm not iki gol üzerine. İspanyol edebiyat tarihinde böyle bir dram yazılmamıştır. Oyuna bu kadar ortakken, 4 net fırsatı harcamışken o meşhur kural girdi devreye -atamayana atarlar- Messi’nin pasıyla.. Pedro işi bitirdi. Dani Alves de soyunma odasına giderken tabutun çivisini çaktı...

İlk yarıyı izleyenler, tabelaya bakıp "bu maç geri gelir mi"? yoksa "beşe gider mi?" sorusuna sanırım ikinci yanıtı verirlerdi. Olmayınca olmuyor ile başlayan oyunda Mesut, bu forma altında en iyi El Clasico performansını ortaya koydu. Bilbao maçının yıldızıydı, oradan aldığı rüzgarı Barselona’ya da taşıdı. "Katil Pepe" tezahüratlarıyla sahaya çıkan saykoyu onbire koymak da Mourinho’nun tercihi. Kavga istiyordu takımından, buldu da...


Real Madrid golü bulana kadar Barça’nın pas trafiğine yükselen oleyler... Uğursuzdur bu futbolda. Maçın daha üçte biri oynamamışken çekilen oley adamın başını yakar. Fabregas ve Messi’nin kaybolduğu dakikalarda saç modeli G.O.R.A'daki Arif Işık'tan emanet Cristiano Ronaldo çaprazdan golü buldu. Nefis asist Mesut’tan. Puyol, Katar reklamının üzerine devrildi. Olur öyle... Bir dakika önce Barcelona tribünleri “Mourinho çık dışarıya oynayalım” ve "Mourinho seni seviyoruz. Madrid'de kal" diye bağırıyordu. Real Madrid El Clasico tarihinde 4 dakika ara ile 2 golü en son Kenan Evren memlekette ihtilal yaptığında atmış.

Uzatmalarla birlikte kalan 22 dakika, nefisti... Pozisyon çok muydu, hayır, kartlar yine havada uçuştu, saha yine karıştı ve Barcelona turu geçti. Madrid şimdi Jose Mourinho’nun neden bu onbiri Santiago Bernabeu’da çıkarmadığını tartışacak. Maçın sonunda Ramos’un kırmızısı sonrasında Mourinho’nun kenara gelip onunla kurduğu iletişim de 3 gün önceki krizi çözdük işareti. Barcelona, bu Real Madrid onbiri karşısına Busquets’in yanında artı bir adamla çıksaydı, sanırım işi daha kolay olurdu ama o da Guardiola’nın tercihi.. Bu gece kısmetliydiler, Aziz Jordi fazla mesai yaptı... Real'in kaçırdıkları, Iniesta’nın sakatlığı sonrasında oyuna giren sezonun küskünü Pedro’nun golü bulması, Alves’in köşeye yapışan topu ve çıldırtan bir hakem (Casillas tünelde hakeme "Git Barça ile tura çık demiş" Soyunma odasında futbolcular Mourinho'ya "Burada kazanmak imkansız" demişler) Herkes evine döner muhasebesini yapar elbette... Guardiola iyi adam, Mourinho daha iyi taktisyen... Hangisini isterdin ki tuttuğun takımın başında?

22 yorum:

raul #7 dedi ki...

Mou isteseydi portoda ve interde senelerce kalıp Tanrılığını ilan edebilirdi.o hep zoru,sıfırdan başlangıçları denemeyi seçti.bence Mou,the special

omega dedi ki...

Biraz Ahmet Çakarcılık oynamak gerekirse;
Bakın demiştir demiyorum ama ya kırmızı kart pozisyonundan sonra Mourinho Sergio Ramos'a "çıkışta görüşçez seninle sütoğlan" dediyse?

Bu arada hakeme de Akdeniz turu falan yaptırırlar bir süre. Dolaşmasın ortalarda pek.

open your mind dedi ki...

Harika yazi, eline saglik. Tabii ki Mou'yu gormek isterim. Pep once kiyaslanmak icin baska takim calistirip bu basarilara yakin seyler yapacak sonra Mou ile kiyaslanacak.

pohurtsi dedi ki...

barça'nın öne geçip rehavete kapılarak puan kaybı yaptığı lig maçlarına benzedi. rakibin real madrid olması dışında hiçbir fark yoktu. geri kalan yorumların hepsi abartıdır. lass'a ve pepe'ye kırmızı "yürek" istedi. hep aynı masal.

WiLdHoney dedi ki...

Saha dışı olaylar için düşünürsek, Pep iyidir, ama saha içinde adım atılacaksa, birşeyler yapılacaksa Mou hakkaten "Special One".
Hangi teknik adam bu kaos ortamında 1 hafta içinde takımını bu mental seviyeye çekebilirki?...
ama gerçek olan birşey var, bu maçlar sonucunda, ekran karşısında harcadığım zamana hayıflanmadım. "Adamlar oynuyo abi"

Büyük Kaptan dedi ki...

alvesin golünden önce lassı 2. sarıdan atma cesaretini gösterseydi hakem, tarihi fark olurdu. ramosun da 2. sarıyı çok daha önceden görmesi gerekiyordu. ama en çok ömer üründülün messinin pozisyonuna kırmızı kart demesine güldüm. neticede yine bir el-classicoda sahadan ihraç edilmeyen adamlarıyla ayakta kaldı real madrid.

hakem o kadar şaşkındı ki verdiği kararlarda bir taraf tutma güdüsünün etkili olduğuna inanmıyorum.

son olarak pepe, gitsin odunculuuk ya da kasaplık falan yapsın. belli ki kesip biçme işleri onu rahatlatıyor.

İsim dedi ki...

Ömer abi şahane adam seviyoruz kendisini.
Maurinho bile Messi'nin pozisyonuna direk kırmızı diyemezdi herhalde.

tofi dedi ki...

son yılların en mücadeleci barça-real madrid maçıydı sanırım, evet kora kordu ama fazla sertti, hakem real madridlilerin yaptıklarına seyirci kaldı, casillas hala neye isyan etti anlamadım. böyle maçta zaten çok pozisyon olmaz, daha 10. saniyede öyle ikramı geri çevirmemelisin, ve 25. dakikada hayatımın en güzel gollerinden birini atıcaktı devrekli mesut ama kısmet diilmiş...

tomates dedi ki...

İki takımın diğer takımlara oranla sivrilmesi La liga için iyi oldu aslında….
bir futbol dersi olarak izleniyor artık El clasicolar…

Real Di maria aradı elbette. Mesut u merkez de oynatıp leylek bacaklı Di maria ile hucum genişliği yaratabilirdi. Şöyle bi kadro ile çıkaydı iyiydi…
http://www.idealkadro.com/kullanici-kadro/di-maria-nin-yoklugu-real-i-el-clasico-da-cok-etkiledi

Barcanın asıl önlem alınamayan özelliği korkutucu pas trafiği değil , 5 saniye kuralıdır.
Hani şu kaptırdıkları topu 5 saniye içinde almak için pirana gibi saldırmaları.

Barca nın pas trafiğini kırmak için kullandığın adamlar (Pepe, mepe) , bu ikinci özellikte işe yaramayınca sıfıra sıfır elde var sıfır olarak kalıyorsun.

İnter’le ise yaradı çünkü adamlar doğuştan kart görmez savunmacı.
Bence daha önce elenmesine rağmen Arsen Wenger Barca nın anti tezini üretebilecek bilen bir teorisyen…

Ben hangisini seçerim. Tabi ki Jose yi.. Coldplay hayranı genç arkadaşımız gittiği her ülkede “Yeniköy kasabı çırağı” muamelesi görecektir.

efe bey dedi ki...

Bir önceki maçla ilgili olarak 20 ocak tarihinde yorumlarda demişim ki:
"%27 topla oynamayla rakibin oyununu bozamassın, top kullanan adamların kenarda oturdukça yüzdeni arttıramazsın... Bence MORinho hala İnter ile yendiği Barca'yı yine İnter'de uyguladığı taktik ile yenebileceği inadından vazgeçmeli, Pepe ve Benzema ve Xabi Alonso ısrarından vazgeçmeli, Kaka ve Özil ile başlayıp yenilecekse de vuruşa vuruşa yenilmeli... Real belki bu yıl şampiyon olacaktır ama bunu Barca'yı devirmeden yapması kimseyi memnun etmeyecek."

Maçtan önce görüntüler verilmeye başlandığında Barca'nın El-classico oynayacağı bir atmosfer yerine sanki gösteri maçına çıkılıyormuş gibi bir atmosfer vardı, çocuklar, hatıra fotoğrafları falan... Bir an aklıma Rocky filmi ve Apollo-Ivan maçı geldi ve korktum. Bu korkumda ne kadar haklı olduğum 20.saniyede neredeyse tescillenecekti, ama futbol tanrıları müsaade etmedi, bir de üstüne en meşhur kural olan "atamayana atarlar" kuralını işletti!!

Barca ilk kez pas organizasyonunu ve piranha savunmasını düzenli bir şekilde işletemedi. Açıkça Iniesta sakatlandığında bunun fiziksel değil başka bir sakatlık olduğunu düşünmedim değil, ama açıklamalar benim yanlış düşündüğümü söyledi. Ama Barca oynamadığı oranda Real heveslendi ve oynadı, Barca oynamaya çalıştığı anlarda ise Real'in motivasyonu yükselmişti ve bu defa onlar oynatmadı.

Bu futbolu taraftar gözü ile değil temaşa sanatı olarak izleyen herkesin dün geceki maçtan zevk aldığını, bu maçı Real'in kazanması halinde hakederek kazandığını düşüneceğini sanıyorum. El-classico'nun tek taraflı oynanmadığı zaman verdiği seyir zevki (her ne kadar Barca taraftarı olsam da) bence de çok farklı birşey.

Pep ile Mou arasında karşılaştırma ise bence düşünülmemeli bile! Pep bir projede üst düzey görev alan proje yürütücüsü, Mou ise projeyi kendi yaratıp kurgulayan ve uygulayan proje sorumlusudur!

Umuyorum Mou bir sonraki maçta bu oyunun üzerine birşeyler ekleyerek, Pepe ve Xabi yerine top koşturan alternatiflerle takımını oynatır, bizlerde "futbol maçı" izleme zevkine erişiriz...

hücum futbol dedi ki...

real ilk defa barcanın yüzüne faça attı yıllardan sonra. yakışıklılığını bozdu. canını acıttı. barca'lı futbolcuların kafasına acaba sorusunu soktu. rocky 1'de kaybeden balboa'ydı ama herkes maçı hakedenin balboa olduğunu biliyordu. bunu en çok da apollo biliyordu.

bir bir maçlık bir şey mi yoksa devamı gelecek mi bence bu biraz da bundan sonra Maurinho'ya bağlı. eğer bu oyuna devam edecekse bir tercih yapması lazım. korkmadan, cesurca ve korakor oynayıp üstüne giderse maça ortak oluyor, üstelik camğ nou'da 2-0'dan maçı çevirebilecek kadar.

barca'nın anti tezi bence şu. aynen onların yaptığı gibi piranha gibi topu kaybettiğin anda ve hemen oracıkta yani kaybettiğin bölgede basıp topu geri almak.

zaten top kullanma yüzdelerinin ilk defa bu kadar yakın olması bir tesadüf değilç barca bir türlü trafiği kuramadı. çünkü real önde ve çok adamla devamlı bastı. olay budur! bu oyunu oynamak çok zor, özellikle mesut, kaka (di maria), ronaldo, higuan ya da benzeme ile min. 4 forvet sahada iken oynamak 2 kat daha zor.

bence maurinho bunun üstüne gitmeli o zaman kazanır ya da kaybedersin. en azından barcanın rakibi olabilirsin...

pohurtsi dedi ki...

barcelona seyircisi "oley" çeker, huyu o. bunun uğursuzlukla ilgisi yok, 5-0'lık maçın daha 20. dakikasında başlamıştı, bir uğursuzluk göremedik o gün bildiğiniz gibi. klasik öne geçip skoru koruma güdüsüyle hareket edip hata yapan ve gol yiyen barcelona idi. madrid haybeye bu kadar abartılıyor. bir hakem de hak ettikleri kartları çıkarsa da barcelona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterse kendilerine. ama yok tabii, nerde.

Del Piero dedi ki...

Guardiola'yı küçük görüp "başka takımlarda rüştünü ispatlamalı" diyenler, Messi için de "ama arjantinde..." diye başlayan cümleler kuruyorlardır eminim.
Mourinho bence dünyanın en iyisi ama Pep de onunla kıyaslanabilecek kadar başarılı. Barcelona çok çok iyi takım olabilir ama her babayiğidin karı değil böyle bir takımı tıkırında çalıştırmak.
Aslında durum biraz da şu;
Pep Messi ise Mourinho da Ronaldo'dur. Biri Barcelona ile tüm dünyayı büyüledi ve tüm kupaları kaldırdı diğeri ise farklı takımlarda "special one" olduğunu kanıtladı.

otti dedi ki...

vay arkadaş guardiola bi maçla ne hallere düşmüş. ha adam deniyor saçma şeyler ben de ayar oluyorum oturmuş sistemle oynamak böyle arada arızalara yol açıyor ama o sistem de kendisi oturmadı. hep bi yerde sorun veriyordu.

mourinho zaten en iyilerden. ama real'de kasap havası oynatmasından ötürü sevdiğim kişiliğini kaybetti. realdeysen inter taktiğiyle oynamayacaksın..

ligde barça tokatlar yine..

LaCatolica dedi ki...

Aceto anladık Marca'dan çeviriyorsun da çeviriyi de keşke düzgün yapsaydın.

"Teixeira, ahora te irás de fiesta con el Barça"

"Git Barça ile tura çık demiş"

Akkavak dedi ki...

Pellegrini hiç sürüncemede kalmadı Mourinho gibi.Hep hücum oynattı,daima hücum oynattı.Takımın potansiyelinin nerede yattığını iyi biliyordu.O sezonki Real'i hatırlayın.Alt sıra takımlara gol yağdıran,oyunu tamemen rakip alana yığan,set hücumlarla farka giden ve nihayetinde 96 puan alıp gol rekoru kıran.

Yine o yıl,Real Barça'ya sahayı iki maçta da dar etti.Çok ufak ayrıntılarla kaybetti Real.Ama kim bunları hatırlar ki.

Mourinho geldi sanki bir enkazı devralmış da hiç olmayan şeyleri başarıyormuş gibi bir hava estiriliyor.Mourinho'nun kapalı alan savunması ve hızlı geçiş hücumları söktü mü barça'ya?Tabi ki hayır.Kasti faullerler ve sertliklerle bezenmiş alan savunması hep ters tepti.

Mou sadece iyi bir lider,iyi bir motivatördür.Aynı zamanda bir şov adamıdır.Teknik taktik açıdan hiç bir zaman bir dahi değildir.Futbol öyle kimsenin bilmediği sırları olan karmaşık birşey değildir ve futbol saha içindeki oyuncular tarafından şekil alır.Sonsuz bir varyasyon içinde.

Nihayetinde bir teknik direktöre bir yıldız fubolcu muamelesi yapmak futbolu yanlış yorumlamaktır.Mou son maçta yine iyi bir liderlik örneği göstermiştir ve oyuncularını toparlamasını bilmiştir.Sonuç "taktik dehası" nın sonucu değildir.

dogan pamuk dedi ki...

eline sağlık abi.geçen sene benzer bir anlayışla camp nou da ilk yarıya çıktılar.maç sonu 5 0 lık hezimetti.o günden sonra çok şey kattı madrid üstüne.madrid de bu düzen tutmayabilir.barca ya karşı lucescu da çok iyi oyun çıkarmıştı camp nou da önde basarak.bu maçın havası diğerlerine göre faklıydı.2 0 dan sonra turu cepte gören bir barca.önceki maçlarda da barca madrid e karşı öndeyken hep bu havaya bürünüp rolantiye oynamıştı.guradiola bunu göremedi kaç maçtır.önde olan barca gibi bir takım madrid gibi bombayı andıran takıma karşı nasıl rolanti oynar.barca bir gün kaybedecekse bu anlayış sayesinde önde götürdüğü maçı kaybedecek.mou nun bu takımdan sezon sonu gitmesi demek en az 2 yıl daha kayıptır madrid için.barcelona da bu yıl xavi iniesta messi ye her zamankinden daha fazla yük binecek.sanchez pozisyon yaratıcılığı henüz iyi değil.atılan paslara iyi koşuyor.ama kaç tane pozisyon hazırladı bunca maçtır.cesc geldiğinden beri yayılış ve pozisyon almada sorunlar oluyor ilerde.aşırı zeki oyuncular sayesinde cesc oyun düzenini aksattığı belli olmuyor.iniesta orta alanda sol çizgiden daha faydalı.son soruya cevap.ben pep in kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi olan başka bir ligde başarılı olacağını düşünmüyorum.pep in barca dan gitmek istemesinin asıl sebebi bu zaten..o da bunu merak edip kendini sınamak istiyor ki ingiltere de yakında göreceğiz kendisini mutlaka..jose çoğu kişinin nefret ettiği en iyisi..

Spirit Of 10 dedi ki...

Başlığın altındaki ilk fotoda Pepe'nin arkasındaki siyah beyaz Türk bayrağı????

BT dedi ki...

@LaCatolica
İspanya'daki bir maçın perde arkası için kaynak başka ne olabilir? O cümlenin çevirisindeki hata nedir? Bir de bugüne kadar buraya küfürlü yorum bırakan sen değil misin?

LaCatolica dedi ki...

Bt@

Öncelikle küfür konusunda yanılıyorsun.Hiç tanımadığın bir insanı da elinde bir kanıt bulunmadan suçlaman hoş değil.Ha iddianda çok ısrarcıysan araştırır bulursun.Bunun birçok yasal yolu olduğunu biliyorsun.

Marca konusuna gelince ise bu konuda sana katılıyorum.Zaten ilk postta bununla ilgili bir eleştiri yok.

Çeviriye gelirsek ben o cümleyi ''Şimdi Barça ile partiye gidebilirsin'' diye çevirirdim fakat bu konuda da herhalde sana yüklenmenin çok anlamı yok çünkü Türkçe'de fiesta'nın tam olarak karşılığı olduğunu sanmıyorum.

Blogu uzun zamandır takip ediyorum.Zaten beğenmesem takip etmezdim.Eleştiriyi biraz kabullenmek gerek sadece...Hoşçakalın.

Büyük Kaptan dedi ki...

@Spirit Of 10
Resmi büyütürsen Libya'nın yeni (eski) bayrağı olduğu anlaşılıyor

Trofolo dedi ki...

@Spirit of 10
Siyah-beyaz ay-yildizli bayrak, Libya'nin bolgelerinden biri olan Cyrenaica'a ait. 2011'deki Libya Sivil Direnisinin basladigi, alev aldigi yerlerden biri. Bingazi'nin eski adi. Bingazi adini sanirim gecen yil sikca haberlerden duymussundur.

Ancak fotoya tiklayarak buyuk haline bakarsan aslinda altta yesil, ustte kirmizi seritleri de goreceksin. Bu bayrak aslinda Libya bayragi.

Surada Libya ve eyaletlerin bayraklarina iliskin daha detayli bilgi bulabilirsin:
http://en.wikipedia.org/wiki/Flag_of_Libya