10 Haziran 2010

Mourinho'nun Karanka Tercihi

Jose Mourinho, Real Madrid'in kapısından içeri girdiğinde Portekiz'den dayısının oğlunu yardımcı olarak getirse Perez ve yönetimi itiraz eder miydi? Sanmıyorum. Peki ne yaptı Mourinho? Valdano ile yaptığı görüşmede kulübe yakın bir antrenörle birlikte çalışmak istediğini söylemiş. Yardımcısı Real Madrid'in yapısını, İspanya'daki futbol düzenini iyi bilen biri olmalıymış. Mourinho kendisi de uzun yıllar çalıştığı İspanyol futbolunu yakından tanımıyor mu? Rakipler desen; eminim hepsinin ideal onbirini de sayar. Aitor Karanka tercihi futbol dünyasına önemli bir mesaj. Yabancı bir ülkeye giden teknik adamın kendine bizim boğazdaki gibi kılavuz kaptan alması... Basklı Karanka futbolu bırakalı 3 yıl oldu. Teknik adamlık kariyerinde yazan sadece İspanya 15 yaş altı takımı var. Federasyon da Real Madrid egemenliğinde olduğundan, oranın esas adamlarından Hierro aracı olmuş bu ortaklığa. Yeni sezonda Mourinho'nun yanında yedek kulübesinde Aitor Karanka'yı göreceğiz. Soruyla bitireyim: Rijkaard, ekibine bir Türk antrenör almayı neden akıl etmedi? Daum, Türkçe'yi bile zor konuşan Ayhan Tumani ile neden yola çıktı da kulübün eski futbolcularından biriyle çalışmayı tercih etmedi? Aragones'in ekibine neden bir Türk yardımcı giremedi?

13 yorum:

meinkissen dedi ki...

Skibbe'nin yanina Ümit Davala'yi koyduk da ne oldu?

mre dedi ki...

yanına değil de üstüne bir yerli gelince (aykut kocaman gibi) adamı yiyor. korkudan getirmiyor olabilirler :)

baris_gerceker dedi ki...

"Mourinho farkı" derken "İstediğini yaptırır" anlamı taşınmıyorsa bir bakıma da "Yönetimin hocanın işine az karışması farkı" demek daha doğru olmaz mı? Yani, evet, Mourinho "Bir bilen" olsun yanımda derken farklı. Ama talep ondan geldiği için ona aferin de akıl etmeyen herkes mi tukaka? Kafa karıştırıcı oldu biraz ama...

Selocan dedi ki...

Bu tamamen hocaların kendi tercihi. Jose'nin çalışma tarzı bu, Rijkaard'ın çalışma tarzı bu.

90 + 3 dedi ki...

Mourinho'nun bir şeyi talep ediyor oluşu, o şey her neyse bence önemli bir referanstır.

Bizde bunun olmamasını ise bence , böyle bir staff profilinin olmaması ile açıklayabiliriz.

Ya Ümit Davala gibi sadece eski futbolcu olması ve Almanca bilmesine bakılarak yetersiz biri getiriliyor, ya da Aykut Kocaman veya Sinan Engin gibi teknik adamın önüne çıkan menajerler tercih ediliyor. Her işte olduğu gibi ortayı bulamadığımız için de olmuyor.
http://doksanartiuc.blogspot.com/

Borges dedi ki...

Jose Mourinho, bugünkü konumunu bu sekilde calisan bir hocaya borcludur zaten. Kendisi, zamaninda Van Gaal'in her gittigi yerde o klubü ve ülkeyi taniyan bir asistan almasi sonucu teknik adamlik kariyerine Van Gaal'in yaninda baslamistir. Bunun ne kadar önemli oldugunu en iyi Mourinho bilir zira bir dönemin Karanka'siydi sevgili Mourinho.

)-( Asabi BalıK )-( dedi ki...

Aceto walla ben sana kısaca olayı deyiverim. Affına sığınıyorum.

Bizimkiler mal olduklarından, eğitim almadıklarından, bizimki gibi bir memlekette bir anda trilyonları görünce ne tür çılgınlık yapacağını şaşıran, karı-kız, araba ve kıyafetten başka bişeyle ilgilenmeyenlerden yardımcı hoca olsa ne yarar gelir. 1 sene de oradan cukka yapar.

Ben olsam bi profesyonel Türkiye danışmanı koyarım yanına, ne de olsa bizde herkes anlar futboldan, eski futbolcu olmasına gerek yok yani.

giannichedda dedi ki...

bizim yöneticilerimiz her şeyi çok iyi bildikleri için, teknik direktörün yarıdımcı seçimini teknik direktöre bırakmıyorlar,yoksa biri çıkıp aragonese dese ki hocam bak futbolcularla daha iyi iletişim kurman için bi tane türk asistan bul kendine istediğin bi asistan seninde iyi anlaşıcağın biri olsun,adam heralde tutup bizi kendine asistan yapıcak diil ama nolur yine olmaz çünkü trde ki kulupler her transferi plansız yaptığı için aldıkları hocaların da tr hakkında bir bilgisi yoktur yine tutmaz bu iş, plan program lazım strateji lazım.

biri leri dedi ki...

Mourinho bunu gittiği HER takımda yaptı.

Benfica'ya gittiğinde yanına yaşlı Jesualdo Ferreira'yı önerdiler, o "otuz sene eşşek olarak çalışmış ama hiç at olamamış adamı yanıma almam" dedi, yanına takımın eski oyuncusu Carlos Mozer'i aldı

Chelsea'de yanında yine eski Chelsea'li Steve Clarke'ı getirdi.

Inter'de Giusseppe Baresi'le çalıştı.

Yani adam işi biliyor beyler.

QuaresmA dedi ki...

Abi hala Rijkaard'ın çalışma tarzı bu diyenler var ya. Çok değil, 1 yaz sonra bu Rijkaard ne yapsa alkış tutanlar kralın çıplak olduğunu anladıklarında ne yapacaklar, çok merak ediyorum.

İşin doğrusu budur. FB yönetimi Daum'un yanına değil de üstüne Aykut Kocaman'ı getirdiyse bunun sebebi Daum'un Türk futbolunu olası Türk yardımcılardan çok daha fazla tanıması. Aynısı Lucescu-Sinan Engin için de geçerli. Bakalım Schuster'in 1 altında kim oalcak, veya biri olacak mı ?

Yaman dedi ki...

e hiddink de gelirken oğuz'u istemedi mi yanında? O da benzer bir hamle. Ve saygı duyulan bir hocanın kendi verdiği karar. Ama Rijkaard neden istemedi? Bilmiyorum. Ama senin kuyunu kazmayacak, sana saygı duyan, klübün eski futbolcularından birinin teknik kadroda olması bence de her zaman için faydalı bir hamledir.

pilot santrafor dedi ki...

beşiktaş'ta schuster'in yardımcılarından biri tayfur olacak.

DUAYEN dedi ki...

dün akşam lig radyo'da adnan polat ile yapılan bir röportajı dinledim. muhabir hasan şaş, hakan ünsal, hakan şükür gibi eski oyuncuların tv'de teknik kadroyu ve yönetimi eleştirmeleri ile ilgili bir soru sordu. polat 'onlar önce kendilerini geliştirmeye baksınlar' dedikten sonra şunları söyledi: 'rijkaard gelince yanına eski gs.li futbolculardan birini yardımcı olarak istedi ama iyi ingilizce konuşan, en azından rijkaard ile doğrudan iletişim kurabilecek birini bulamadık, bizim eski oyuncularımız kendilerini geliştirmek bir yana, bizim onlara teklif ettiğimiz görevleri de kendilerine yakıştıramayıp geri çeviriyorlar. bütün dünyada kulüpler altyapılara efsane olmuş eski futbolcuları getirirken, bizim altyapı hocalığı teklif ettiğimiz eski oyuncularımız 'başkan bana bunu mu layık gördün?' diyerek kabul etmiyorlar.' başkan sanki aceto'nun postunu okumuş gibi cuk oturan bir açıklama yaptı. bu açıklama çok önemlidir, ve çok acıdır, bizim eski oyuncularımız bir yabancı dili bıraktım, türkçeyi ne kadar düzgün konuşabiliyorlar ki? rijkaard kendine rakipleri izleyip rapor etmesi, oyuncularla iletişim kurması için bir eski futbolcuyu yardımcı olarak istemiş ama koskoca galatasaray'da bu çapta bir oyuncu bulunamamış. acı olan budur. (muhabir sormadı, adnan polat da bahsetmedi ama, tugay kerimoğlu'nun altyapının başına getirilmesi planı bu ihtiyaçtan doğmuş olabilir) bu konuda rijkaard ve yönetimin suçu yok. diğer takımlarımız için de aynı şeyler geçerli tabii... bütün kabahat bizim eski oyuncularda. kendilerini zerre geliştirmeden bir yerlere gelme peşindeler. vizyonları yok, gelecekleri ve kariyerleri ile ilgili uzun vadeli planları yok, (mehmet özdilek ve ertuğrul sağlam hariç) varsa yoksa bir tv kanalına kapak atıp ona buna sallamak... hakan şükür bile yorumcu oldu... sanki türkiye'nin hakan'ın yorumlarına, hakan'ın da paraya ihtiyacı varmış gibi... 'bana jübile yapmadılar' argümanını aşamayan bir efsane... çünkü o çok daha kolay, hakan gibi inanılmazları başarmış bir efsanenin tercihi çok daha farklı olmalıydı, daha zor olanı seçmeliydi... onu 'ne şiş yansın, ne kebap' kabilinden yorumlar yaparken görmek içimi sızlatıyor...