12 Haziran 2010

Dünya Kupası Gün #1

Özellikle son iki yıldır Avrupa liglerinde seyrettiğimiz üst düzey futboldan sonra Dünya Kupası'nda da aynı futbolu beklemek, hele hele ilk günden büyük haksızlık. Ekran karşısına geçtiğimizde doğal olarak her maç bir roman olsun istiyoruz. Kupanın ilk gündeki maçlar basit birer öykü olmaktan ileriye gidemediler. Parreira, Güney Afrika ile başka bir adam olmuş. Topa sahip olan, hücuma yavaş çıkan ve set oynatan Brezilyalı elindeki kadro zayıf olunca haddini bilen olmayı seçmiş. Kontrataklarla istediğini aldı, fazlasına da direk engel oldu. Meksika çok çalışan ama hücum varyasyonlarında zayıf bir takım. Israrla oyunu göbekten oynamayı denediler. Kanatlardan gelmeyi denemediler. Fransa-Uruguay beklentileri boşa çıkarmadı! Fransa bildiğimiz Fransa. Kağıt üzerinde iyi kadro ama Domenech ile birlikte sıradan bir takım olmaktan öteye gidemiyorlar. Skor üretmeyi öğrenemediler. Uruguay'ın savunma ve hücum hattı tamam ama orta sahasıyla çok ileriye gidebilmesi zor görünüyor. Dünya Kupası'nın vuvuzela eziyetiyle geçeceği geçen yıldan belliydi ama bu kadarını beklemiyordum. İlk günün iki maçını da bitse de dizi izlesem diyerek bitirdim. Vuvuzelalar 90 dakika susmayınca, tribünden pozisyon reaksiyonu göremiyorsun. Ne hakemi, ne rakip takımı etki altına alan bir tezahürat ne de tribün şovu var. Ne stadın kapasitesi önemli ve pozisyonların ne olduğu. Stat değil arı kovanı. Futbol kültürü olmayan bir ülkede Dünya Kupası düzenlemenin faturası bunlar...

10 yorum:

m47 dedi ki...

bir gun bizim ulkemizde de dunya kupasi duzenlecek elbet o zaman biz ne gibi ozelliklerimizle anilacaz bakalim... bu vuvuzela eziyetinden lig tv deki gibi arka sesi kissalar diyicem o zaman da macin hc bir zevk kalmaz... herkese gecmis olsun diyelim.. 1 ay ari viziltisiyla..

90 + 3 dedi ki...

Az daha gayret edip şu telaffuz hataları ile dolu, yüzeysel yorumları da bastırsalar, hiç değilse işe yaramış olurlar bence.

Şaka bir yana, oyuncular, teknik adamlar ya da hakemler açısından nasıl olup ta sorun yaratmıyor bu durum? Galiba, bazı oyuncuların yasaklanması yönünde itirazı olmuş ama reddedilmiş. Sanki, daha geniş çaplı bir baskı olsa sonuç alabilirlerdi gibi.

Ayrıca, 90 dakika bunu öttürüp, bu gürültünün ortasında oturan dangalak ne anlıyor bundan, onu da merak ediyorum özellikle.

delioglan dedi ki...

daha bi tane maçi 90 dakika izlemedim. ne biçim dunya kupasi arkadas. grup maçlari bitene kadar kendimi nba final serisine adayacagim bu gidisle :D

erdincinho altunozzi dedi ki...

bülent abi gideceğiniz herhangi bir maç var mı dünya kupasında? yoksa evde televizyondan mı izleyeceksiniz?

Murat dedi ki...

Vuvuzalaya birşey yapamayız ama en azından tepki vererek Üründül'den kurtulsak?
Üründül'lü bir final istemiyorum.

eyasin dedi ki...

futbol kalitesi düşükte olsa milli maçlardaki mücadele herşeye değer. hele dünya kupasının tadı bambaşka.

Fatih Sevinç dedi ki...

Vuvuzela mı Ömer Üründül mü?

emireri dedi ki...

bizde de bu vuvuzella illetinin benzeri bir alet var adını bilmediğim. hangi stada gitsem o takımın rengine bürünmüş boru gibi bir alet var ya o işte.. bu vuvuzellanın intikamını o aletle yirmi birinci yüzyıl içerisinde ülkemizde düzenlediğimiz ilk kupada mutlaka almalıyız..! bkz

http://img22.imageshack.us/i/macborazansestezahurate.jpg/

delorean dedi ki...

''Parreira, Güney Afrika ile başka bir adam olmuş. Topa sahip olan, hücuma yavaş çıkan ve set oynatan Brezilyalı elindeki kadro zayıf olunca haddini bilen olmayı seçmiş. Kontrataklarla istediğini aldı.''

Feyyaz Uçar, siz ve sizin gibi düşünen Mehmet Demirkol'a 180 derece zıt bir yazı yazmış. Parreira'nın, klasik topa daha fazla sahip olmaya yönelik anlayışını devam ettirdiğini düşünüyor, yazısının başlığı: 'Parreira'nın Sabrı'. Alıntı: ''Dünya Kupaları’nın tecrübeli hocası Parreira, oyun anlayışını hiç değiştirmemiş. Defansta oyun kurulurken, iki stoper açılıyor, bekler öne çıkıyor.''

Mirgün Cabas'ın bir tweet'i var bugün konu hakkında.

Murat dedi ki...

Bu vuvuzela meretini öttüren G. Afrikalılar gerçekten çok büyük aptallık ediyorlar. Eğer 'hatırlanalım, damga vuralım' çabası içindeyseler hatırlanacakları kesin de iyi hatırlanmayacaklar. Hayır bi daha bu kupa afrikaya s..sen verilmez, bari iyi değerlendirin di mi arkadaş? hayır düdüklü şekerlerden çıkan düdüklerin bile sesi bu borudan daha güzeldir. 90 dakika onu üflemekten beyinlerine kan gitmiyor herhalde. bülent bey'in de parmak bastığı gibi, seyirci reaksyonu çok önemli. bir pozisyon oluşurkenki o gerilim, topun kale ağzına gelişi, gol kaçıncaki o 'uuu' tadındaki tepki vb. dünya kupasını dünya kupası yapan şeylerden en öneml,leri belki de. yoksa koy ispanyayla arjantini antrenman sahasına, kazanana da ver dünya kupasını bu mudur arkadaş yani?