30 Mart 2010

Rijkaard ve Servet Çetin

Derbi sonrasında basın toplantısında ilk konuşan Servet'ti. Kaybedilen bir derbinin ardından konuşmak zordur. Servet de kaybedilen her maçtan sonra aslında aynı şeyi söyler: "Yeteri kadar mücadele etmedik." Yeteneklerinin farkında olan ve kalbiyle oynaması gerektiğini bilen bir futbolcunun başka bir şey söylemesini de beklememek lazım. Servet haklı mıydı? Evet. Derbiler kaybediler, hatalı goller de yenir ama o akşam Ali Sami Yen'deki 11 Galatasaraylı'nın oyuna konsantrasyonu, mücadelesi taraftarını tatmin etmedi.
Ardından Rijkaard geldi basın toplantısına. Haftalardır iyi oldukları dakikalarda kaçırdıkları gollerden dert yanıyordu. "Golü atamazsanız kaybederseniz"e getiriyordu lafı. "İyi mücadele ettik" deyince, doğal olarak medyadan Servet'in aksi düşündüğü yönünde bir soru geldi. Geride kalan haftalarda zaten problem yaşayan ikili için düello vaktiydi! Oynatmadığı maçtan sonra "Neden oynatayım?" dediği, -savunduğu Emre'yi bireysel hatası nedeniyle kulübeye yollayan- Rijkaard, oyuncusunun bu açıklamasına bozuldu. Benzer düşünmek zorunda değildiler ama Hollandalı usta bir manevrayla kapatacağı soruyu deşti ve takımının mücadele gücünden çok aklını kullanmadığını söyledi. Bu da direkt Servet'e giden bir kurşundu. Asıl sorun teknik adam ve futbolcunun bir ağızdan konuşmaması değil. Farklı düşündüklerinde nasıl anlaşacakları? Bu sadece Servet ile de sınırlı değil. Keita, Ayhan, Nonda, Mehmet Topal, Barış, Arda da sezon içinde teknik adamlarıyla sorun yaşadılar. Peki sorunların çözümünde tercümanlık yapacak olan kim? Mert Çetin. Aylar önce yazdım, Kapalıçarşı'da hanut işinde çalışanların İngilizce'siyle bu iş yürümez diye. Galatasaray yönetimi vizyondan bahsediyor ama 80 kelime ile konuşan bir tercümanı dünya markası hocasının peşine takıyor. Şimdi pratiğine bakın. Servet sıkıntılarını hocasıyla paylaşacak ve bu tercüman onun söylediklerini Rijkaard'a aktaracak! Hadi canım oradan! Teknik adam tercümanlığı, antrenmanda beşe iki oynarken kaytaranı uyarmak ya da oyuncu değişikliğinde bir cümle "çizgide oynayacaksın, sağa geçme demek" değildir sadece. Sezon başından beri bir tek gazeteye röportaj vermedi Rijkaard. Kimse kendisine tek soru soramıyor. Galatasaray TV'de iliştirilmiş gazetecilikle yöneltilen çanak sorularla da bu iş yürümez. Rijkaard'ın Türk futbolunu, Galatasaray'a dair fikirlerini 100 kelimelik dağarcığıyla "can you make some comment"çi Mert Çetin iletiyor futbolsevere. Madem Rijkaard deyince lafa Total ile başlanıyor bu da Total Kepazelik olarak geçsin kayıtlara...

63 yorum:

Ayhan Sahin dedi ki...

duygulara tercüman olmak dediğimiz bu sanırım...

Clean Shit dedi ki...

bi gün rijkaard "yes i can" diyip arkasını dönüp giderse suratta oluşacak ifadeyi merak ediyorum. hayır işin garibi kendini yeterli görüyor olacak ki herhangi bir gelişim kaydetmiyor, yoksa zor değil iki üç tane daha soru kalıbı öğrenmek, azıcık vocab çalışmak falan..

maliano dedi ki...

Kimisi eksik kimisi yanlış çevirir, kimisi de hocanın açıklamaları yerine kendi yorumlarını söyler..Çok basit bir işte bu kadar hatalı seçimler olması gerçekten enteresan..Bizi en ufak bir başvuru için 72 mülakattan geçiren zihniyet bu işlerde devreye girmiyor herhalde..

İsim dedi ki...

Anlayamadığım bir şey var Bülent Bey.
Bunu siz gazeteciler görüyorsunuz,biz futbolseverler görüyoruz sezon başından beri.
Konuşuluyor,yazılıyor,çiziliyor.
Galatasaray'ın futbolunun yönetim kısımında yetkili kişiler yabancı lisana haiz insanlar.
Nasıl farketmiyorlar,sorgulamıyorlar?
Bu arkadaşın torpili mi var?Rijkaard kardeşi gibimi sevdi bu arkadaşı yoksa?Olmaz bırakmam mı diyor acaba.
Nedir sebebi anlayamıyorum,anlayamıyoruz gerçekten.

Sade dedi ki...

Şikayet mercilerine tercümanınızdan şikayetçiyiz şikayetinde bulunun. A.Polat bu şikayeti duysa sanırım gereğini yapar. Bence haberi bile yoktur.

emre dedi ki...

ben ağzımı açmama rağmen, duygularıma tercüman olunuyor, koca raykard'a (daha adının nasıl telaffuz edildiğini bilmiyoruz, görün iletişimsizliğimizi) tercüman bulamıyoruz.

çok ciddiyim ki; galatasaray'ın başarısızlığında bu adamın payı var. başarısızlığa kılıf bulmak değil bu. ayhan'a, barış'a, adnan sezgin'e "canınız sağolsun beeee" diyen bi adamım. ama gözgöre göre bu adamın, her haftasonu, rijkaard'ın söylediklerini yanlış çevirmesi beni yarıyo.

torpil bu olsa gerek.

cerkez1905 dedi ki...

bence bu olayı basın bu kadar uzattı.keza servet mücadele etmedik falan demedi istediğiniz oyunu bi türlü sahaya yansıtamadık dedi ve sorun da sadece buydu bencede

Büyük Kaptan dedi ki...

iyi demişsin de rijkaard'ın ingilizcesinin de mert arkadaşınkinden pek bi farkı yok. rijkaard "simple english" konuşuyor, mourinho bile pl'deyken daha kompleks cümleler kurabiliyordu o aksanına rağmen.. yani takımdaki sorunlardan sorumlu olarak bula bula mertceğizi mi buldun? almanca bilenler daum'un tercümanına çok gülüyor, portekizce bilenler de samet'in çevirilerinde kullandığı ekstra cümlelere..

tabi şimdi rijkaard'ın kalitesi belli, galatasaray tarihindeki en pahalı kadroya sahip, "ee o zaman niye hala fenerbahçeyi yenemiyoruz?" sorusu zihinleri bulandırıyor. her fenerbahçe maçından sonra t.direktörü veya takımın yarısını yollayanlara alışmıştık da, faturanın bir kısmının tercümana çıkmasına ilk kez şahit oluyorum.

galatasaray her yıl ezeli rekabette gergin, takımda kim olursa olsun farketmiyor. son maçta takım olarak kötüydü, daha baskılı gözüktü ama takım organize değildi. daum taktiksel anlamda rijkaard'dan üstündü. gs yine de kazanabilir veya kaybetmeyebilirdi ama şanssızdı..

galatasaray bu sene 4. bile olsa, rijkaard en azından 1 sene daha takımın başında kalmayı hakediyor bence..

Kayra dedi ki...

Bir yerde okuduğum kadarıyla Mert Çetin'in hala görevde olma sebebi Rijkaard'la olan iyi ilişkisiymiş. Eminim FR'a sorulmuştur memnun olup olmadığı ve büyük ihtimalle olumlu yanıt alınmıştır ki Mert Çetin hala görevde.

extensor dedi ki...

Bu ne büyük bir torpildir benim de şaşırdığım o

Plastik Dikenli Kaktüs dedi ki...

Başkanın oğlunun okul arkadaşı diyorlar kendisi için.

nit dedi ki...

@Büyük Kaptan

Diğer çevirmen arkadaşlar cümle ekleyebilir o lisanları bilmiyorum ama dışardan samet i dinlediğinde adam duralamadan çatır çatır akıcı bir şekilde hem soruyor hem anlatıyor..En azından dile bu açıdan hakim. BJK'deki ispanyolca tercüman da iyiydi oldukça geçenlerde dinledim.

Uğur dedi ki...

Abi bu tercüman sorununu gazetede dile getirme gibi bir şansın var mı acaba ? Eğer böyle bişey olursa belki dikkati daha fazla çekebilirsin. Lütfen böyle bir imkanın varsa bu kepazelikle ilgili bir yazı yaz gazetede.

delioglan dedi ki...

hersey için tesekkurler servet. aldigin para helal olsun ama artik git su takimdan. ingiltere,fransa veya rusya'dan alici çikabilir. hem servet hem gs için en iyisi olur yollarin ayrilmasi.

Ferhat dedi ki...

Daha önce FlyingDutchman blogda da bu çağrıyı yaptım.Belki tekrarlarsam etkili olur:

Tercuman'ın yetersizliği konusunda herhalde herkes hem fikir.Yani Mert Çetin iyi bir tercuman değil.En azından ingilizcesi yeterli düzeyde değil.

Ama böyle söylenmekle de sorunlar çözülmüyor maalesef.Galatasaray'ın Basın ve Halkla İlişkiler sorumlusu kişi kimse bu sorunu ya şimdiye kadar görmedi ya da bu sorunu hiç önemsemedi.

Ama madem biz bu sorunu önemsiyoruz yapabileceğiniz bir şeyler var.

Galatasaray.org'un ana sayfasına girip sağ üstten "üye ol" kısmına tıklayıp gayet basit bir şekilde üye olduktan sonra;

http://www.galatasaray.org/bize_ulasin.php

sayfasına gidip kategoriden Medya-İletişim Galatasaray TV bölümünü seçip Mert Çetin konusunda fikrinizi belirtin.

İspiyonculuğu sevmem.Ama bundan daha çok sevmediğim birşeyler varsa bunlardan biri de işini layıkıyla yapamayanlardır.Taraftar bazen birisinin işine mal olacağını bilse de tavrını ortaya koymalıdır.Rijkaard'ın anrenmanlarda veya futbolcuları ile ilişkilerinde kullandığı dil İngilizceyse Mert Çetin sayesinde insan karşıdakiyle kavga bile eder.Servet konusu bunun örneği.

Ha illa Mert Çetin'i kovmaya da bilrler ama ne olursa olsun işini en iyi yapan uzman biri tercumanlık yapmalı.Mert Çetin'in yeterliliği Fenerbahçe'de Sametle kıyaslanamaz.Samet çevirilerine yorum bile katsa gayet akıcı ve etkili.Mert'se basının her sorusunu "Can you make some comments about..." diye yapıyor.

jermanc dedi ki...

genel olarak katiliyorum. Bir iletisimsizlik var Turk oyuncular ile. Bir hatirlatma: Frank biri TFF'nin dergisine olmak uzere en az 2 tane reportaj verdi diye biliyorum.

Schumy dedi ki...

İngilizce'yi ilk defa Bülent Korkmaz'la konuştuysa sonuç gayet normal. Zira kendisini getiren Bülent Korkmaz'dı...

Her galibiyete victory diyen bir adamdan ne bekliyorsunuz ki ?

Kalten dedi ki...

Ama bu fotoğraf, bu fotoğraf! :)

delioglan dedi ki...

keske rijkaard anadilinde yani felemenkçe verse roportajlari, basin toplantilarini. acil durumlarda yabanci oyuncularla gene ingilizce anlasir ama basinla ve yerli oyuncularla arasina mesafa koymasi açisindan felemenkçe konusmasi daha iyi olur.gereksiz spekulasyonlar engellenmis olur. bir diger avantaj ise, bazan rijkaard'in da ingilizcesi'nin yeterli omadgini veya kendini rahat ifade edemedigini gozlemliyorum. bu açidan da iyi olabilir felemenkçe/hollandaca konusmasi. gs yonetimi, sezon sonu tercumani degistirip 'alin size yenilik' diye yutturacagina, simdiden boru sesli,sert bakisli (bunyamin gezer gibi kas goz oynatip çirkin suratiyla adam korkutmaya çalisan degil, dogal sert bakisli birini kast ediyorum :D) birini getirsinler. bu degisiklik takima ve teknik ekibe çok iyi gelir.

adsumcu dedi ki...

her şeyi geçtim.teknik direktör futbolcularla olan iletişimini ana diliyle sağlamak ister.yani ben td olsam öyle isterim, eğer başkaca dillere de çok hakim değilsem.
ne hikmetse bizim reykard hocamız "bana hollandaca konuşan birisini bulun" demiyor mu acaba da ingilizceyle idare ediyor -ki katılıyorum, kendisinin ingilizcesi de hallice bir ingilizce.

ben mi yamuluyorum yoksa alem mi?

adsumcu dedi ki...

tercümanımızın buradaki fotoları neye delalet ediyor bülent abi bir de onu açıklasan?

Uğur dedi ki...

resimler bir casting ajansında çekilen resimleridir. oyuncu adayıymış kendisi zamanında.

tayfun gurkas dedi ki...

Rijkaard bu tercümanla haftalarca ligde ikinci olurken ingilizcesi daha mı iyiydi ya da Beşiktaş'ı yenerken? soruyu şöyle soralım: tercüman iyi olsa bizimkiler bir anda ligin tozunu atacak yani, öyle mi? demek ki futbolda mucize teknik direktör diye herkesin söylediği, bir anda galatasarayı barcelona gibi oynatacak arda'dan messi yaratacak bir adam var. yahu biz türkçesi mükemmel(!) Terimle de yenildik, kurt hoca Kalli ile de genç yetenek Skibbe ile de. her derbi sonrası faturayı birine yollayacağımıza biraz daha soğukkanlı olsak...

gica dedi ki...

sorun, ardanın servetin barışın vs rijkaardla sorun yaşaması değil; yaşanan sorunların gazeteciler tarafından bilinmesidir. bu da tüm kötülüklerin anasıdır..

mre dedi ki...

Benim de merak ettiğim (yukarıda yazan arkadaşlar gibi) neden raykart'ın ana dilini kullanmadığı. Bununla ilgili kötü bir anısı falan mı var? Şaka bir yana adamın ingilizcesi sonuçta ana dili değil, bizim tercümanın ingilizcesi zayıf, türkçesi ingilizcesinden hallice. Küçükken oynadığımız kulaktan kulağa oyununun bir başka versiyonu.

dersini almış da ediyor ezber dedi ki...

gören de tercüme edilen dil ingilizce değil de zuluca filan zanneder. koskoca ülkede tercüman mı yok allasen?!
ayrıca, bence esas problem iyi ingilizce konuşan tercüman değil.. niye ingilizce? flamanca bilen tercümanların soyu mu tükendi?

EmrE dedi ki...

Herkesin atladığı, bilmediği, araştırmadığı bir konu var. O da Mert denilen elemanın asıl bildiği dilin İspanyolca olduğu. Ayrıca orta derece Portekizce de biliyor. Rijkaard antremanda, toplantılarda ya da maçta futbolcularıyla İspanyolca konuşuyor.(malum ispanyolca bilen oyuncu çok, Leo, Jo, Santos, Elano) Artı bu adam bugün gazetelerde okudunuz mu bilmiyorum ama Jo'nun son ev partisini polis basınca sorunu halletmeye olay yerine gidiyor. Polisleri ikna edilor fln falan. Yani bu adam sizin ezdiğiniz kadar mal kötü İngilizce bilen bir adam değil. Sıradan bir tercüman da değil. Birinci yabancı dili İspanyolca olan, futbolcularla da arası iyi olan (bkz Samet) bir eleman. Kafamız hep kötüye çalışıyor, hemen torpilli muhabbetlerine başlıyoruz ama bunları yapmadan biraz araştırsak görecez.

Ha derseniz Rijkaard o zaman neden İngilizce basın toplantısı yapıyor, herkesin konuşulanları daha rahat anlamasını istediği için derim. Yani ortada tamamen iyi niyetli bir hareket var. Ben bir Fenerbahçeli olarak bunu merak edip araştırdım, siz de hemen girişmeden bir araştırsaymışsınız keşke!!

peixesloucos dedi ki...

twitter'dan bir kac ay once yazismistik, Barcelona'da ne gibi bir yontem izledigini Rijkaard "Barcelona'daki ilk sezonunda italyanca konuştu ve sorun yaşanmadı. ikinci sezondan itibaren katalanca devam etti." demistiniz. Demek ki Ingilizce yerine en kesinlikle anadili Dutch ile devam etmeli. Antreman fotograflarina bakilacak olursa Mert Cetin ile iyi bir dostluk var. Takimin bir parcasi olmus ama bu aradaki iletisim problemine bir fayda saglamiyor.

ender tolga dedi ki...

mert çetin'in cast33 teki bilgilerine bakınca sporla gayet ilgili birisi olduğu görünüyor. en azından bu sebepten yola çıkarak çeşitli blogları ,sporla ilgili internet sitelerini, twitter vs.yi takip ediyordur diye düşünüyorum. buralarda ingilizceyi gerçekten iyi bilenlerin yorumların yanı sıra ingilizce bilgisi vantutiriten götü boklu ayten kıvamında olanların da yorumlarını okuyup bir insan nasıl sessiz kalabiliyor ilginç. ilgisiz mi bilgisiz mi anlamadım.

dt.ibo dedi ki...

arkadaş ne demek FR a memnunmusun diye sormak . FR Türkçe'mi biliyor ki nasıl çevirdiğini farketsin?

Adamın sadece arkadaşlığı iyi işte, yine dursun yanında, sağında solunda ama çeviri işini başkası yapsın.

basın toplantısı gerilmiş son soru diyor, yeni soruları da hala çeviriyor ve bi türlü kalkamıyor Rijkaard. sonra da basınla tersleşiyor

BT dedi ki...

@EmrE
Emek vermişsin araştırmışsın. Bloga katkıda bulundun teşekkür ederim lakin araştırmandaki kaynakların seni yanıltmış.
1- Rijkaard, futbolcularla iletişimde İspanyolca kullanmıyor. Rijkaard'ın Katalancası daha kuvvetli ve İspanyolcası zayıf. Tercümanı ile İngilizce anlaşıyor. Madrid'deki basın toplantısında da İspanyolca değil İngilizce konuştu.
2- Rijkaard ve Neeskens ekiplerindeki iki Katalanın da konuştuklarını anlamaları için aralarında İngilizce konuşuyorlar.
3- Giovani ve Franco'yu anladım ama Jo ve Elano'nun İspanyolcası nereden geliyor. Jo çat pat konuşuyor. Elano ise İspanyolca denemedi bile.
4- Yazıda ne İspanyolca ne de Portekizce konusu geçmiyor. Bu sebeple Jo'nun evinde ne olmuş konumuz değil.
5- Rijkaard'ın medya karşısında kullandığı İngilizce vakıf olduğunun %50'si olduğunu Bağış Erten ile yaptığı röportaj vasıtasıyla öğrendik.
6-Rijkaard'ı birinci dili İspanyolca değil Hollandaca olan bir tercüman lazım. 11 ayın özeti budur.

Ferhat dedi ki...

Bir kaç kez GalatasarayTV'de Rijkaard'la Soru Cevap programında dek geldim.Hoca'nın anlattıklarını ya eksik ya da değiştirerek aktarıyor.Dikkatli ve özenli değil.Ha ben kimim ki yeterli olmadığını iddia ediyorum? Anadolu lisesinden 7 yıl ve Üniversiteden bir yıl İngilizcem var.(Muhafiyet sınavını kaçırdığımdan amele gibi bir yıl üniversitede bildiğimi tekrarladım.)

Ama rahatça söyleyebilirim ki İngilizcesi yeterli değil.Basınla diyoloğu futbolcularla da aynıysa Rijkaard'ın çevresiyle iletişimi olması gerektiği gibi olamaz.Bu sebeple bence işini iyi yapan Hollandaca'sı ve İngilizcesi çok iyi olan birisi şart.

Yoksa Mert Çetin işinde Hagi'nin tercumanı kadar kötü değil ama yine de yeterli değil.

EmrE dedi ki...

@BT
Eyvallah, araştırdım evet. Hatta ve hatta GS TV'de Rijkaard'ın Mert ile İspanyolca konuştuğu görüntüleri de izledim. Zaten burada asıl olay şu, bir yazı yazılmış, yazıda Mert denilen eleman eleştirilmiş ve özellikle de kötü İngilizce'sinden dem vurulmuş. Ben de diyorum ki bu adamın en iyi bildiği yabancı dil İspanyolca ve Portekizce. Jo çat pat, Elano da denemedi diyorsun ama bu adamlar herhalde Portekizce'yi biliyorlar değil mi? Bunda hem fikirsek, Mert'in varlığı da daha mantıklı bir hal alıyor.

Yani buraya adamın mankenlik ajansından resimlerini koyup altına da 80 kelime ile İngilizce bilen yazınca aşağıda 50 tane yorum oluyor. Haklısın abi, bu adam neyin nesi gibi. Beni asıl rahatsız eden durum bu. Önce biraz araştırsak baksak etsek. Hemen yargılamasak.

Katalanca için de halen dil mi lehçe mi tartışmaları sürüyor. Evet farklı kelimeler vardır ama İspanyolca'ya ve Portekizce'ye çok benzer. Rijkaard'ın sürekli hangi dili konuştuğunu bilemiyrum antremanlara gitmiyorum ama tercümanıyla İspanyolca konuştuğuna çok sefer denk geldim. Katalanca da dediğim gibi İspanyolca'ya çok benzeyen bir dil.

Jo'nun evi meselesine de şu yüzden girdim, yazında Kapalıçarşı'da çalışanlarla bu iş yürümez dediğin adamın aslında o kadar da boş bir adam olmadığını anlatmaktı. Yabancı futbolcularla bire bir ilşkiler çok önemlidir. Hele ki Jo gibi sorunlu bir oyuncun varsa. O adam da orada sadece Rijkaard'ın basın toplantılarındaki İngilizce'sini çevirmek için durmuyor ki!!

Son madde tamamen farklı bir tartışma konusu, daha doğrusu tercih meselesi. Benim yazım onunla ilgili değil zaten.

İşin özü şudur ki, burada iyi, kötü bir yorum yazılıyor ve anında onlarca insan eleştirilen konu hakkında bodoslama yorum yapıyor, önce gir bi bak bu adam nedir neyin nesidir, neyi bilir, ne yapar?? Hemen yerin dibine sokmak en kolayı. Neyse benim düşüncelerim bunlar. Kolay gelsin, saygılar...

Kenan dedi ki...

@ EmrE

"Katalanca, Portekizce Ispanyolca ayni yea" demissin, olayi bitirmissin.

Yurtdisinda "sizin diliniz arapca degil mi" diyen yabancilara kizmayacagim bundan sonra.

wilson dedi ki...

mert çetin işini yapması gerektiği kadar yapıyor.
gs o kadar kötü oynuyorki neye sarılacağımızı şaşırdık vallahi.
benim gözümde başarılı bir genç ve ayrıca emre'ye de fikir sahibi olmadan yorum yapma konusunun yarattığı sıkıntı durumu hakkında katılıyorum...
mert çetin'in hatalı bir davranışını görülse orada tutulmazdı. Sonuçta Frank'ın da büyüttüğü bir delikanlı değil.
Torpille gelmiş olsa dahi işini yanlış yaptığı anlamına gelmiyor.

Sarp dedi ki...

İnstituto Cervantes Estambul'da İspanyolca dersi alıyorum. Orada kaç tane hocamla konuştuysam (İspanyol ya da Güney Amerikalı oluyorlar) Katalanca'yı öğrenmenin dışarıdan zannedildiği gibi hiç de kolay olmadığını, öyle çok benzeme gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve Kastilyanca bilenin ekstra çalışma göstermeden Bask, Katalan ya da Galiçya dillerini de mükemmel derecede anlayıp üstüne bir de konuşmasının mümkün olmadığını söylediler. Belli bir yere kadar anlaşılıyor olabilir ancak. Ülkemizde nedense İspanyolca bilen Katalanca'yı, Portekizce'yi de biliyor gibi bir kanı var; ama o iş o kadar da kolay değil. Elbette, bu dilleri bilen bu iki dili, Fransızca'yı ve İtalyanca'yı daha kolay öğrenebilir; ama bahsettiğimiz şey farklı. Kısacası, Portekizce bilenle İspanyolca bileni yan yana getir, mükemmel anlaşırlar diye bir şey demek pek doğru olmaz.

Burada yazanlara yukarıdan bakarak, araştırın yazın derken, bu üç dil aynı demek pek de doğru değil.

EmrE dedi ki...

@Kenan

Yazılan o kadar laf arasından onu alıyorsun ya ben de sana başka bir şey demiyorum. Orada anlatılan tek şey o mudur, illa bişi bulacaksınız ya !! Ayrıca aynı fln da demedim, sadece birbirine baya benzer İspanyolca ve Katalanca. Birçok kelime de aynıdır fln falan. Neyse bahsettiğim bunların çok ötesinde bir şeydi. Gerisi fasa fiso.

jeankier dedi ki...

Tercüman arkadaşa (frodo ya benzemiyor mu, lord of the rings teki) fazla yüklenilmiyor mu sanki? servet' in derdini kim çözebilmiş te rijkard veya birileri çözecek derim.

EmrE dedi ki...

@Sarp
Olay başka yere çekiliyor, banane Katalanca'dan İspanyanca'dan, ben başka bir konudan bahsediyorum. Ben demedim ki Rijkaard Katalanca konuşuyor, benim bildiğim ve gçrdüğüm İspanyolca konuştuğu, ha arada konuşuyodur Katalanca da. Ama burada olay bahsi geçen şahsın öyle boş bir adam olmadığı, ana dilinin de İngilizce değil İspanyolca ve Portekizce olduğu.

Ayrıca nasıl oluyorsun da öyle bi yorum yapıyorusn. Ben diyorum ki adam İspanyolca'yı çok iyi biliyor, Portekizce'si iyi. En azından İngilizce'sinden daha iyi. İki dilin benzer olduğu daher yer de yazıyor. Birini knouşan diğerini çok rahat konuşur demiyorum, zaten en başından o konuyla da ilgilenmiyorum. Kendi kendinize gündem yaratmayın yahu. Ben çok farklı bir durumdan bahsettim, toplumca çok meraklı olduğumz birden bire parçalama kültüründen. Biri bir şey yazar, herkes peşinden gider. Ama biri de merak edip sağı solu araştırmaz. Ulan bu adamın İngilizcesi iyi dğeil ne diye vermişler Rİjkaard'ın yanına demez. Hemen torpilli fln diye saçmalar !!

Utku dedi ki...

kesinlikle Dutch bilen adam lazım, vizyondan bahsediyoruz ama şuna bakın sadece bu olaydan sonra değil daha ilk basın toplantısında ulan bu adamın dilini çevirecek adam mı yok demiştim.
Hangi dili ne kadar iyi bilirseniz bilin ana dilinizle anlatabildiğiniz kadar derin anlatmak çok zor.Bir arkadaş yazmış Rijkaardın İngilizcesi de simple diye kesinlikle katılıyorum,kendi dilinden anlayan bir adam olsa belki daha başka şeyler de anlatacak.
O kadar tuhaf şeyler oldu ki şu takımda 3 aydır gerçekten inanmakta zorluk çekiyorum.

kidfromleeds dedi ki...

super bir yazi olmus. mert cetin istedigi kadar spora ilgili olsun, istedigi kadar iyi niyetli olsun, ingilizcesi berbat, yazik degil mi harcanan milyon eurolara? Koskoca Galatasaray kulubu bu adamin (olmayan) ingilizcesine mi bel bagladi? Ben Fenerliyim, Almanca bilmiyorum ama umarim Ayhan Tumani'nin cevirmenligi buna benzer degildir.

octaine dedi ki...

kelimeleri de direk türkçe'den çeviriyor kendisi.. maçta yeterince pozisyon bulamadınız diyor basın mensubu, bu da hemen you couldnt find enough positions during the game diyiveriyor. rijkaard da garibim anladığı kadarıyla o da saçmalıyıveriyor keita ve santos çeştli pozisyonlarda oynayabiliyor diye..

ouz dedi ki...

galatasaray yönetimi bu tercüman arkadaş yerine keşke hollanda'dan flemenkçe bilen herhangi bir gurbetçi getirseydi. rijkaard neden ingilizce kullanıyor anlamıyorum. kullansana anadilini sana göre bir tercüman bulsunlar.

Diego dedi ki...

-Sezon boyunca Mert Çetin'in İngilizce'siyle, daha doğrusu çevirileriyle dalga geçtik. Sonra Portekizce de tercüme yaptığını görünce neden orda olduğunu anladık.
-Ben "bu gitsin, şu gitsin" diye herkes hakkında yapılan yorumları boş buluyorum. Yerine daha iyi bir aday çıksaydı bulurlardı. Tanıdığınız varsa tavsiye edin.
-Fenerbahçe'de Samet Portekizce ve İngilizce biliyor. Diğer tercüman İspanyolca biliyor. Daum Guiza veya Brezilyalılara laf anlatırken önce biri Almanca'dan Türkçe'ye sonra ikincisi Türkçe'den o dile. Bu da pek güzel değil ama Almanca, Portekizce ve İspanyolca'yı iyi bilen bir Türk bulmanın zorluğunu geçiyorum var mı diye sorsanız dalga geçerler.
-Rijkaard İngilizce'ye gayet hakim. Özellikle İtalya ve İspanya'da uzun yıllar yaşamış bir Hollandalı konuşmak için İngilizce'yi tercih ediyorsa kendinden emindir mutlaka.
-Katalanca Fransızca'ya daha çok benzer. İspanyolca ile alakası yok. Portekizce dilbilgisi olarak ve kelimelerin yazılışı olarak İspanyolca'ya benzer dolayısıyla birbirlerinin dilindeki yazıları okuyup anlayabilirler ama konuştukları zaman anlaşamazlar. İtalyanca bile İspanyolca'ya çok daha fazla benzer ki bu iki dili bilenler anlaşabilirler.

Maslow dedi ki...

bence çok abartılıyor, oyunculardan ya da hoca'dan şikayet gelseydi saniyesinde konusu yapılmaz değiştirilirdi, bana kalırsa reykard memnun.

bu arada daha reykard'ın adını daha doğru söyleyemiyoruz, görün iletişimsizliğimizi diyen arkadaşara gülüyorum... ya ingilizler bizim tuncay'a tunkay diyorlar ama bir tanesi de türk futbolcunun adı böyle değil ne beceriksiz, iletişimsiz heriflersiniz deyip kendisinden tiksinmiyordur. geçelim artık bu 3. dünya vatandaşı triplerini

Honour dedi ki...

Olaya sadece tercüman tarafından bakmamak lazım. Bazen Rijkaard'ında duygularını tam olarak ifade ettiğini düşünmüyorum ingilizce olarak. Çok iyi derecede ingilizce biliyor olabilir, ama genelde kalıplaşmış basit kelimeleri seçtiğini rahatlıkla anlayabiliyoruz. Bu durum geçen sene Skibbe içinde geçerliydi, sanki almanca tercüman bulmak çok zormuş gibi, adama ısrarlı ingilizce konuşturttular. Asıl olan bence teknik direktörün kendi dilinde konuşup, kendini daha rahat hissetmesi ve daha iyi ifade edebilmesidir.

emre dedi ki...

@EmrE

katalanca, ispanyolca, portekizce birbirine benzer tabi. tıpkı, nihat doğan'ın antonio banderas'a benzemesi gibi. sonuçta ikisi de esmer di mi?

hepinize spor blogu açma ilhamı vermiş bu adama laf sokucam diye girmediğiniz hal kalmıyor.

bu ülkede, başarısız olduğuna dair herkesin hem fikir olduğu bu Mert Çetin kişisini savunuyorsunuz ya. allah size başka dert vermesin.

fuat dedi ki...

ingilizce, kapalıçarşı hanutcusu, torpilli, cast ajansı fotoğrafı, ispanyolca, rijkaard onu çok seviyor, ha biraz da portekizce... hocam hepsi boş laf. tayfun gurkas en doğrusunu söylemiş. fatih terim nece konuşuyordu da galatasaray, fenerbahçe'den altı gol yedi?

kaldirimlar dedi ki...

Yurtdisindan bildiren birisi olarak @EmrE nin soyledikleri tam olarak gercegi yansitmiyor. Katalanca'yi bir Fransiz ya da Italyan; Ispanyol' a gore cok daha rahat anlayabilir ve ogrenebilir. Benim Ispanyol arkadaslarim ile Katalan arkadaslarim aralarinda Ispanyolca konusmak zorunda kaliyorlar. Portekizce' ye gelince, bir Portekizli Ispanyolca' yi cok daha rahat ogrenirken Ispanyol' lar icin bu tam olarak gecerli olmuyor. Sonucta anadili Dutch olan bir teknik direktor ve takimin cogunun Turk oldugu Galatasaray' dan bahsediyorsak bu tartisma son derece gereksiz.

Not: Su anki duzende Rijkaard Ingilizce konustugu icin Galatasaray' in cogu yabancisinin da Ingilizce' si iyi oldugu icin iletisim problemi onlar icin gecerli degil. Sahada da bunu goruyoruz.

kayra dedi ki...

Tercümanın bir özelliği daha var.İyide reklam yapıyor.Derbi maçı sonrası Jo nun evdeki alemini Gazetecilere haber veren ve manşetlerde Tercüman Jo yu kurtardı haberlerini çıkaran kim acaba ? Galatasaray gibi bir kulübe Tercüman, Servet, Ayhan, Barış gibi mustafa gibi oyuncular yakışmıyor..

Daniel Agger - Liverpool
Ryan Babel - Liverpool
Nuri Şahin
Hamit Altıntop
Mustafa Pektemek

Görelim o zaman Fenerbahçe Deplasmanda Galatasarayı yenmeye cesaret edebilecek mi ? bu maçların futbolla falan ilgisi yok ama gönüle bir teselli )

Barakuda dedi ki...

buna mı taktınız yani minvalinde atılan bütün yorumlar beni dehşete düşürüyor.. yahu adamın kendisini ifade edemediği bu kadar barizken, futbolculara saha içinde ve idmanda söylediklerinin ne denli doğru aktarıldığı şüpheliyken, her an yönetimle oyuncularla taraftarla en ufak bir çevirme hatası yüzünden karşı karşıya gelinebilecek bir ortam varken, binbir çeşit risk etrafımızı donatmışken nasıl es geçilebilir bu olay..? adam soruyu anlayamıyorum diyor ve bir spor yazarı çıkıp durumu düzeltiyor.. var mı böyle bir rezillik yahu.. galatasaray'a her fırsatta çakmak için boşluk kollayan ölüsoyucularına sürüyle malzeme verildi bu saçmasapan çevirilerden dolayı.. bir de rijkaard'ın ingilizcesine laf edenler var.. yahu adam en basit haliyle konuşmaya çalışıyor onu bile çeviremiyoruz.. insanlar bu beyinlere mahkum olduğu sürece daha çok yırtınırız "biz hata var takım zarar görüyor düzeltin" diyerek.. bu beyinlere her şey müstehak.. yazık..

EmrE dedi ki...

@emre
senin gibi yalaka olacağımıza, her okuduğumuza he diyeceğimize rahatsız olduğumuz şeyleri yazmak daha iyi geliyor bana. Hayatımda ilk defa yorum yazdım buraya. Amacım da Aceto'ya laf sokmak değildi. Daha çok buraya yorum bırakan ve gözü kapalı eleştiri yapan tiplereydi.

Aceto bir şey yazmış, üstüne vur vurabildiğin kadar, eleştir dur. Benim dediğim buydu. Sen hala İspanyolca da Katalonca da. Tek anladığın bu di mi ?? Asıl senin yaptığın okuduğunu anlamadan, değerlendirmeden illa yazılan da bir hata, açık aramak. Sonra da sevgili aceto'nuzu korumak. Ne geçiyor elinize bilmiyorum ki!!

Rijkaard'a adam gibi bir tercüman gerektiği (flemenkçe bilen) ayrı bir konu, ana dili İspanyolca ve Portekizce olan bir tercümanı itin bi tarafına sokmak ayrı bir konu.

Ferhat dedi ki...

Bir yanlış anlamayı düzeltelim.Mert Çetin'i eleştirenler takımın veya Rijkaard'ın kötü performansını doğrudan doğruya çevirmene bağlıyor değil.Sezon başı kampından bu yana basın açıklamalarını GSTV şifrelenmeden önceleri izlerdim ve o günden beri her platformda çevirmenin eksik ve hatalı çevirdiğinin konuşulduğunu da görürdüm.Yoksa Mert Çetin'in yanlış çevirisi iki günlük bir olay değil hep bilinen birşeydi.Biraz araştırınca yanlış aktardığı cümleleri ve orjinallerini bulabilirsiniz.

Yani işler kötüye gidince birden çevirmeni kurban seçtiğimiz, günah keçisi ilan ettiğimiz yok adamı.Ekşi sözlüğe girin tarih tarih nasıl saçmaladığına bakın.Olmadı herhangi bir röportajın tamamını izleyin ve nasıl çevirdiğine bakın.

Beni Portekizcesi, İspanyolcası da ilgilendirmez.Basınla İngilizce anlaşıyorlar.Ve ortada büyük bir iletişim sorunu var.Servet de bu acemi çevirmenin yüzünden belki de kesik yemeye devam edecek.Bu da iyi bir çevirmen ihtiyacının en bariz göstergesi.

Çevirmen konusunda herhangibir haksız itham yok.En azından beni İngilizcesi bağlar.Antrenmanda hangi dili konuşuyor bilemem ama basınla İngilizce konuşuyor ve hatalı konuşuyor.Yoksa kötü performansın sorumlusu olarak doğrudan onu hedef aldığım(ız) yok.

Sarp dedi ki...

@EmrE,

Buradaki insanlara, blogun yazarına araştırıp yazın dedikten sonra, Katalanca ve İspanyolca birbirine benziyor diye sallamak abes kaçmış. Sonuçta, sınıfımda İtalyanca bilen arkadaşım da var. Zannetmiyorum ki, kendisi kursa para vermeye meraklı olduğundan gelsin. Bir dili Kapalıçarşı seviyesinde öğrenmekten bahsetmiyorsak eğer, her dil için ayrı ayrı çalışmak gerekir. Buradaki insanları araştırmadan sallamakla itham ederken, sen araştırmadan yorum yapmışsın. Bu kadar basit.

Sonuç olarak,

Rijkaard İngilizce konuştuğunda bu arkadaş kötü çeviri yapıyor mu, yapıyor. İspanyolca'sı mükemmel bile olsa, yeni ve İngilizce'ye ya da mümkünse Hollandaca'ya hakim biri gerektiğini gösterir bu durum da.

BT dedi ki...

@EmrE
Konu Rijkaard'ın medya karşısında kullandığı İngilizce'sinin çevirisi ve takımla iletişimde kullandığı aynı dilin ne kadar sağlıklı tercüme edildiği.
Ben bu konu dışında bir yazı yazmadım.
Sözkonusu bu Latin dilleri arasındaki bağlantı ve kim kimi anlara geleceksek:
Ben İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Kim kimi ne kadar anlar? Dil bilme performansı ne kadardır? Bu konuları iyi bilirim.
Ben İspanyolca konuşamam ama İtalyanca yüzünden net okurum anlarım ama bu beni İspanyolca tercümanı yapmaz. Üstelik bu iş mütercim tercümanlık gerektirir.
Bu iş ciddi bir iştir. Yılda 5 milyon kazanan bir adamın iletişimi 100 kelime ile sınırlı kalmamalı.
Madem Rijkaard marka, bu ülkeye engin tecrübelerini aktarabilmeli, bugün gitse arkasında onu hatırlatan 3-4 özlü söz bırakabilmeli.

EmrE dedi ki...

@Sarp

Blogun yazarından öte diğer yorum bırakan ve boş boş eleştirmekten başka bir şey yapmayan tiplere dedim. Blogun yazarı evet koyduğu resim ve yazdıklarıyla hedef göstermiş ama en azından bir yorum yapmış, haklı olduğu yerler de var. Ben kendimce eksik olduğu yerleri söyledim.

İspanyolca-Katalanca konusu da gereksiz uzadı, ayrıca araştırdım. İspanyolca dersi almadım, bu konuda pek bir bilgim yok. Ama araştırdığım kadarıyla Katalanca'nın Portekizce ve Fransızca'ya benzediğini gördüm. Ayrıca birçok yerde de İspanyolca'ya da benzediği yazıyor. Kelimelerle örnek örnek yazılmış. Olayın lehçesini filan bilmeden yorum yapıyorum. Ayrıca söylemekten de yoruldum. Ben hangi dilin hangi dile benzediğinden bahsetmiyorum. Başa bir şeyden bahsediyorum, üstteki yazılarımı okursan belki anlarsın. Neyse kolay gelsin herkese.

EmrE dedi ki...

@BT

Dediğin gibi bahsettiğin konu tamamen farklı bir konu. O konuda haklısın ama burada daha önce konuyulması gereken Neden Rijkaard basın toplantılarını kendi dilinde yapmıyor ve yanında da kendi dilini iyi bilen bir tercüman yok?? Demek ki ortada başka bir durum var, bu adam antremanlarda İngilizca konuşmuyor belli ki. Oradaki tercüman da İspanyolca ve Portekizce'yi iyi bilen bir tercüman.

Dersin ki o zaman bir tercüman daha olsun bu adam da sadece Güney Amerikalı oluncularla ilgilensin. Buna varım ama adamı maymun edip, üstüne de 30 tane onay mesajı alınca bana batıyor. Yoksa ortada bir terslik olduğu konusunda hem fikirim.

mrt dedi ki...

ben yazıda başarısızlığın nedeni budur tarzında hiçbir şey göremedim. Alakası yok hatta. Neden bazı arkadaşlarımız bahane bulunuyormuş havasına sokuyor anlamak güç. Maç düzgün geçince sevinci nasıl yaşayacaklarını şaşırdılar herhalde. Yellenmeden nem kapar oldular..Tabi başarılar tesadüf diyen bir başkanın taraftarı yenilgide de her daim bahane arayacaktır..Herkesi kendiniz gibi görmeyin =)

Simon Templar dedi ki...

valla, ben de onay yorumu yapacağım, çünkü gs'li olmasam da rijkaard önemli bir futbol adamı ve şimdiye dek rastgeldiğim tüm basın toplantılarını can kulağıyla dinledim. ve hepsinde ama hepsinde sinirden kendimi camdan aşağı atacaktım (zaten bunu daha önce burada alakasız yazıların yorumlarında bile belirtmiştim). bu tercümanın çevirdiği, abartmıyorum, tüm cümleler yanlış, en azından teknik olarak. yarısında direk yanlış bir ifade kullanıyorsa yarısında da çok daha doğru bir ifadeyi kullanmamış oluyor.

yorumlarda önerilen kendi dilini kullansın'a çok katılmıyorum. zaten herhalde bunu düşünmüşlerdir. ama artık her türlü uluslararası toplulukta ortak payda ingilizce oldu. ingilizce ile takımın yarısına seslenmiş oluyordur. bir türkçe-ingilizce çevirmen yetebiliyordur. yoksa her cümlesinde hollandaca'dan türkçe'ye ve ispanyolca'ya, portekizce'ye, ingilizce'ye, çekçe'ye derken hiç pratik olmazdı. zaten adamın ingilizcesi sorunlu değil. çok rahat değil belki, ama kendisini istediği gibi ve hatasız ifade ediyor. en azından çevirmeni gibi gol pozisyonu için position demiyor. (böyle konuşan çevirmenin diğer dillerinden de kuşku duyarım ya, o ayrı).

dogan pamuk dedi ki...

işin özü budur.
"total kepazelik" sağol abi.ama anlayan gs taraftarına.

knnckr dedi ki...

Tercüman mı arıyorsunuz? Trabzona gelin....Trabzonsporun en iyi transferidir son zamanlarda ki Halil Yazıcıoğlu..

laucian dedi ki...

yazıya harfiyen katılıyorum ama yorumlarda mert çetin'e çok yüklenilmiş. eleman elinden geldiği kadar çeviriyor işte ama dile "can you make some comments about the victory" kadar hakim. bu olay sezon başında medyada yer buldu, yönetim bir şey yapmadı. sebebini sanırım kimse bilmiyor, ben hiç bir yerde okumadım en azından. sadece rijkaard cümle cümle konuşmaya başladı..o zaman gene kısmen doğru çeviriyordu. ama türkçe soruları ingilizceye hep yanlış çevirdi.
bir de şu var, ben türkiyede anadolu lisesi bitirdim, almanyada master yapıyorum. türkçe, almanca, ingilizce 3 dile de fazlası ile hakimim, ama gel daum'un, rijkaard'ın tercümanlığını yap deseler feci çuvallarım. tercüme olayı bambaşka bir olay, dili çok iyi bilmekten biraz daha fazla bi şeyler istiyor. lakin kıskanmıyor değiliz, eleman yaşayan futbol efsanesi rijkaard ile arkadaş oldu nerdeyse, GS'ın her maçını izlenecek en kral yerden izliyor. birde üstüne krallar gibi yanlış çeviriyor...yok yok siz haklısınız bu kadar yüklenmekte..

Mert dedi ki...

bataya mı? bataşa mı?