30 Mart 2010

Rijkaard&Elano&Leo Franco

Son 20 yılda futbol çok yeteneği yiyip bitirdi. Değişen sistemlere, hızlanan oyuna ayak uyduramayanlar çemberin dışında kaldı. 90'ların klasik kanat oyuncuları mesela. Steve McManaman'ın Real Madrid kariyeri aklıma gelir her seferinde. Bugünden de Quaresma, Mancini örnek olabilir. Bir de başlıkta adı geçen Elano. Orta sahasının skora katkı yapmadığı bir takımın şampiyonluk şansı yok gibi artık futbolda. Ya Cristiano Ronaldo, Messi gibi rakibi tek başına deviren adamlara sahip olacaksınız ya da sezon genelinde orta sahanız, forvetle gol yükünü paylaşacak ve her biri asist hanesinde bir elin parmaklarını geçecek. Bursaspor'u bugün zirvede tutan bu paylaşımdır zaten. Elano da günümüz futbolunda mevkisini kaybeden adamlardan. 10 numara mı? Sağ açık mı? İkinci forvet mi? Ön libero. Hepsinden bir tutam olduğunda işte bu performans çıkar ortaya. Sezon biterken, iyi top atıyor denilen Elano'nun asist hanesinde sıfır yazması istatistikçilerin hatası değil! Arda'nın sezon başında oyun kuruculuğa soyunduğu dönemdeki performansını tahmin etseler bugün Galatasaray'a Elano formasını giydirmezdi teknik kadro ve yönetim. Geriden iyi çıkan Lucas Neill transferi sonrasında bile Elano rakip sahaya 20 metre daha yakın oynamayı başaramıyorsa bu elbette ki o göbekteki iki partnerinin yerinde sayan (Mustafa Sarp) ve geriye giden (Mehmet Topal) performansı yüzündendir. Sezon başında anlattığım yerli ve yabancı arasındaki kalite makası da budur zaten. Her koşu istatistiğinde takımının ilk beşinde olan bir adamın saha içinde hayaleti oynamasını da "Alex koşmuyor"cular açıklasın; ne yapayım! Rijkaard, Linderoth'un gidişi sonrasında yeni bir ön libero almayarak Elano'nun da yolunu taş dizdi. Oyun melekeleri, adam geçmek, şut atmak, son pası vermek olan bir adamı, rakip kaleden 50 metre uzakta oynattığınızda da 90 dakikada ancak iki 40 metrelik diyagonal pasına mahkum kalırsınız. Onu 20 yıl önce Cevat Prekazi de atıyordu!
****
Bir sezonda en büyük rakibiyle oynadığı iki derbide de skora direkt etki eden bir kaleci eğer sezonun diğer 32 haftasında şapkadan tavşan çıkartmamışsa işi zor. Türkiye'de artık faşizanlığa varan yerli-yabancı futbolcu/teknik adam süzgecinden bakmıyorum Leo Franco'ya. İyi futbolcu, iyi teknik adam vardır sadece!
Transfer olduğunda daha ortalıkta Rijkaard yoktu. Madem herkes şimdi çuval diyor ben de demiştim diyeyim o zaman. 8 Mayıs 2009'da çuval gibi kalecidir demişim Leo Franco için. Bonservisi yok, Atletico Madrid'de 5 yıl oynadı referansları imza attıranlara elbette ki cazip gelmiştir. Buradan sonrası ise Rijkaard'ın sorumluluğu altında. Barcelona'da ilk yılında Rüştü kötü oynadığında kaleyi gözü kapalı Valdes'e teslim eden Rijkaard'ın, demek ki 7 yıl sonra refleksleri Leo Franco gibi zayıflamış!..

17 yorum:

Nerazzurri dedi ki...

Her koşu istatistiğinde takımının ilk beşinde olan bir adamın saha içinde hayaleti oynamasını da "Alex koşmuyor" cular tarafından açıklansın, ne yapayım!

Koşu istatistiklerine inanırlar; ona göre yorum yaparlar ama Alex'in gol ve asist istatistiklerini söyleyince ona da Real ve Barca'da oynayamaz yorumu yaparlar. Biz de biliyoruz oynayamaz ama bu Alex'i değersiz yapmıyor.

Elano'ya gelince, Rijkaard geldiğinde Türk futbolu için herşeyden biraz var ama hepsi tam değil demişti. Elano'da bu sistem içinde bu örneğe uyan bir oyuncu. Kesinlikle kaliteli ama bunu henüz tam manası ile gösteremedi.

cerkez1905 dedi ki...

abi bide şu mehmet topalı yazsan_? ne oldu bu adama_? ingiltere primier takımları isteyen adam nerde_? taraftarın gitmesin giderse orta sahasız kalırız diyen adam nasıl bu hale gelir_?

eğer hala istiyolarsa isteyenleri kırmamak lazım sanki artık..

zargonyali dedi ki...

sorunları bu kadar güzel anlatan bir yorum daha göremedim spor basınında. çok net ve doğru bir tahlil.

yerli oyuncuların kalitesinin yabancılarla paralel olmaması ve hatta ortasahada bu farkın iyice açılması en büyük sorun bence de.

valdes konusu ayrı bir muamma zaten(ayrımcılık vb konular var gibi işin içinde) ama keşke aynı deliliği yapsa.

juan dedi ki...

Bülent Abi senden bir de Adnan Polat&Adnan Sezgin yazısı bekliyoruz ben ve arkadaşlarım.İki senedir 4.,5. oluyoruz bundan sonraki 2 sene de bunların sorumlusu başkanla devam edeceğiz. Rijkaard'ın geldiğini ilk duyduğumda umarım yanına iyi de bir Türk yardımcı antrenör verirler diye düşünmüştüm;TSL'de başarılı ol ki CL'ye gidesin,ama nerde Adnan Polat'da o vizyon.Katar takımı gibi transfer yapmak yetmiyor,nerde Adnan Polat'da bunu anlayacak vizyon.Belki yanılıyorum,senden ricam mümkünse bizleri aydınlatman..

delioglan dedi ki...

elano beni hayal kirikligina ugratiyor. istekli gibi gozuksede maçlarda kayboluyor. topu surunce de no-look pas veya defansi yaran paslar bekliyoz ama hep tahmini kolay ve markajda olan adama top atiyor veya top kaptiriyor! tabi elano-baros ikilisi daha fazla beraber oynayabilselerdi, elano nun performansi/asisti artardi. baros yaptigi kosularla defansi gafil avlayan toplar alabilirdi elano'dan. papaz çayirindaki ugursuz sakatliktan sonra baros uzun sure oynayamadi. gerçi oynayinca da zirt pirt sari gorup cezali duruma dusuyordu, aynen bu hafta sivas maçinda oynayamayacagi gibi.

leo hakkinda fazla seyler soylemek istemiyorum. sezon sonu cebine haslik koyup gonderirler. keske sinan bolat'i alip kaleye koysak. aykut'u da hayrina bi anadolu takimina gondersek orda zaman geçirse, takim arkadaslarina latince ogretse. ufuk'ta bolatla kiyasiya rekabete girer, birbirlerine destek olur iki genç oyuncu.

kisaca gobekteki oyuncular hiç bisey vermiyor takima. ayhan-topal keske 7 maçlikta olsa, tekrar eski formlarina donseler. baris'ta arasira oyuna dinamizm getirmek için girse sonradan ? topal'i avrupa'dan bi takima gondermekle, ayhan'i parayla motive edebilir yonetim. su son yedi maç için futbolculara ozel motivasyon sart!

thp dedi ki...

Elano'dan orta alanda verim almamamızı saglayabilecek kac tane yerli oyuncu var? Emre belozoglu,Mehmet topuz,Hamit altıntop,bir de iyi bir aurelio. Aurelio zaten bitmis durumda hamit altıntop senerlerdir alınmaya calısılıyor,gelmiyor. Diger 2 adam ezeli rakibinde oynuyor. Ulkemizde cift yonlu orta saha oyuncusu yetismiyor ki elanodan bir sey bekleyelim. Rijkaard'da sabredersek eger hem bu sisteme uygun cift yonlu oyuncular yetistiririz hem de rijkaard sayesinde o yonde cektigimiz sıkıntıları iyi transferlerle kaparız. Aksi takdirde elano boyle agızlara sakız olur,daha cok konusulur.

Jordi Metal dedi ki...

Üstad sen mayısta ben de nisanda yazmıştım

http://hakanbaysal.blogspot.com/2009/04/leo-franco-spekulasyonu.html

erdem diye biri dedi ki...

bülent abi ellerine sağlık, bu yazıdan sonra elano hakkında insanların biraz daha töleranslı olacağını düşünüyorum.

Ferhat dedi ki...

Şartlar ve yönetim zaafı aynı hataların tekrardan yaşanmasını sağlıyor.Ama seçimde bir oyum olsaydı yine de Adnan Polat'a verirdim.Ama yönetim kronik saçmalama sorununa bir türlü çözüm getiremedi.Birşeylerin zamanlaması hep hatalı.Geçen yıl Sanctis ve Baros geç geldi CL'den elendik.Stoperler hep sakatlanıyordu Meira'yı sattık.Bu yıl da forvetler sakatlandı diye ortasaha takviyesi yapamadık.Üstelik yabancı kontenjanını işgal etmek dışında bir olayını göremediğimiz Franco yüzünden de iyi kötü bir kaç ay daha oynayabilecek Nonda'dan olduk.

Rijkaard hep eleştiriliyor ve eleştirilmelidir de ama üç yılda 5. teknik direktörünü değiştiren bir takımın da ne olursa olsun istikrarlı büyüyemeyeceği çok açık.O yüzden kimsenin bu yılın hesabını tamamen Rijkaard'a çıkarmaya hakkı yok.Yönetimin transfer planlaması ve zamanlaması bence Rijkaard'ın yanlış hamlelerinden çok daha fazla zarara uğrattı bizi.

lecek sezon için kadroyu iyice düzene sokmalılar.Her oyuncunun iyi bir alternatifi olmalı.Eğer Kewell oynayamaz durumdaysa gönderilmeli, Elano Dünya Kupası'ndan sonra iyi para ederse gönderilmeli,Franco her türlü gönderilmeli.Açılan kontenjanlara iyi ortasaha oyuncuları getirilmeli.Caner solbek olarak değil de sol açık olarak kalmalıdır.Çünkü kimse sol açıkta ne kadar etkili olduğunu inkar edemez.Bu durumda Hakan Balta'yı yeni bir oyuncuyla yedeklenmelidir.Jo ücretiyle de bonservisi ile de el yakar.Zaten bu Brezilyalı milletinden bize hayır yok.Jardel'in çok feci ahını aldık.Kim geldiyse ondan sonra fayda etmedi.Giovani elde tutulmalı.Adamı bir derbide yenildik diye hurdaya çıkaramayız.Ne kadar etkili oyuncu olduğu, kumaşının kaitesi belli.Bence ne pahasına olursa olsun kalmalı.Keita'yı tutamayız.Gözü dışarıda.Biz bağlasak da teklif geldiğinde durmayacaktır.

Onun dışında bu yıl şampiyonluk zor ikincilik büyük başarı üçüncülük de teselli olur.Daha geriye düşersek de bunun çözümü teknik ekibi kovmak olamaz.Belki iyi yerlileri bir türlü transfer edemeyen Adnan Sezgin gönderilir.Haldun Üstünel biraz daha elini çabuk tutar ama Rijkaard giderse Polat da gitmeli.Yeter artık bu kaçıncı hoca! Bir de tahmin Rijkaard giderse yeni hocamız Tugay Kerimoğlu'dur.Şu an Skibbe sonrası gelen Bülent Korkmaz gibi bir stepnedir artık benim gözümde.

Gwain dedi ki...

Bandırmasporumuzun pazar günü gittiği Balıkesir deplasmanı dönüşünde, trafik terörüne Damla, Buket ve Kadir Emre isimli arkadaşlarımızı kurban verdik, 3 arkadaşımız da yaşam mücadelesine devam etmekte. Tüm futbol ve tribün camiamızın başı sağolsun, Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın.

ilquer dedi ki...

Bence Rijkaard'ın refleksleriyle alakalı bir durum yok. Rüştü hatalı goller yedi ama Valdes'in de onlarca hatalı gol yediğini biliyoruz. Fakat Rüştü'de ısrar etmeyen Rijkaard Valdes'de ısrar etti. Daha sonra Türkiye'ye geldiğinde Rüştü'yü niye tercih etmediği soruldu o da sistemi sebep gösterdi. Rüştü'nün gelen toplara bam güm vurmasının sisteme uymadığını Valdes'in ise hep bu sistemde oynadığını o yüzden alışık olduğunu söyledi. Sanırım Leo Franco'nun sistemine daha uygun olduğunu düşünüyor.

yiğit dedi ki...

mondragon gitti gideli kaleci sorunu bitmedi galatasarayın.bitecek gibi görünmüyor.görünüşe göre ufuk da aykut gibi turşusu kurulup hiç bir işe yaramaz özgüveni bitmiş bi hale getirilecek.beğenmeyip oraya buraya yolladığımız kingston bile premiere ligde oynuyor...

lions dedi ki...

şu iki yazı Rijkaard&Servet ve Rijkaard&Elono hiç size göre yazılar değil nedense sipariş usulu bir yazı gibi geldi bana .. moda ya ayak uydurmak zorunda değilsiniz bence.. siz modayı yaratın

hell why not! dedi ki...

Bence Ufuk bundan sonraki maçlarda kaleyi korumalı zaten morali bozuk olduğundan Franco oynasa da daha kötü olur.Hem seneye de hazırlık olur.G.Saray'a acilen sol bek, orta sahada iki yönlü iki oyuncu yani toplam 3 oyuncu alınırsa yeter gibi.Ne Balta ne Caner o kanadı işletemiyor.Topal ve Sarp için de aynen Bülent bey gibi düşünüyorum.

Ace Ace dedi ki...

Sorun şu ki o sürekli bahsettiğimiz 4-3-3, total futbol vs. muhabetinde zaten Elano gibi 10numara kavramı olmamalıdır. Rijkaard Türkiyede kendi futbol felsefesinden bariz bir şekilde istifa etmiş, küçük liglerde büyük işler çıkartan 10 numaralı oyuna geri dönmeye çalışmıştır.

Elano'nun geriye gelip oyun kurmasıda bunu değiştirmez. Sonuçta oyuncu kendisinin çok yapmadığı ve yapılması istenen şeyi yapmıştır.

Valdes konusunda herhangi bir yorum yapmaya gerek olmadıgını dusunuyorum cunku buyuk ıhtımalle herkes Bülent beyle hemfikir.

franchi dedi ki...

29 nisan 2009 gunu bu adam(leo) hakkında yazdıklarımdan sonra blogda ve sozlukte cok buyuk kufurler yedim..

gelinen nokta ortada.. leo franco'dan memnun olan kisi sayısı gunden gune eriyor.. ki bu adamdan memnun olmak baslı basına bir hataydı ona hic girmiyorum..

bahsi gecen yazı su :

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16061408

Simon Templar dedi ki...

rijkaard geleli beri aynı şeyi iddia ediyorum. bu ülkeye geldiklerinde aragones'in de rijkaard'ın da sorunu aynı oldu. ikisi de xavi'li sistemde başarılı olmuşlardı ve onla oynamaya alışmışlardı. orta sahanın ortasında hem koşan ve hem de top dağıtan biri. o yüzden alex, arda, elano gibi olmayacak adamları orada denediler ve hem takımlarına zarar verdiler hem onlara.

franco'yu pek beğendiğimi söyleyemeyeğim. ama o yediği golde kolay yön değiştiren yeni topların ve o şutta topun aldığı falsonun etkisini de belirtmemiz gerek.