8 Aralık 2009

Beşiktaş 1 - CSKA Moskova 2

Sahaya çıkan bu 11! Bu gruptaki deplasman maçlarında olsa, eyvallah. Bu gece beraberlik sana yarasa, hadi ona da tamam. Mutlak kazanman gereken, üstelik ikili averajdan dolayı bir yediğinde 3 atman gereken finale bu kadroyla mı çıkılır İnönü'de? Hadi bu kadroyu dün kurdun kafanda. Bugün olmayacak şey olmuş, adamların defansına doping bombası düşmüş. Türk futbolunda tarih yazan adam, bize bu akşam masal anlattı İnönü'de. Adam adama savunma mı kalmış dünya futbolunda hocam; 3 stoper, 3 İbrahim ile mi kazanacaktın bu maçı. Tamam bu sene duvar örmüşsün, yemiyorsun da; atarken de can çekişirken; iki 10 numarayı, 2 santrforu yedek kulübesinde oturtmak ne demektir? Beşiktaş için fırsat bir kere geldi. Old Trafford'da daha zoru başaran Tello dışarı attı ve Denizli'nin kafasındaki plan da o dakika kendini imha etti. Rakibin geliyorum diye bağırdığı dakikalarda ise dondu kaldı kulübede Denizli. Karşındaki takım İstanbul'a çifte hedefle gelmiş. Kazandığında Almanya'da İngilizlerin eline bakacaklardı -ki istedikleri oldu- Krasic'in 3 kez harmanladığı orta sahadan dördüncü de aynı adamın klas son vuruşuyla buldular golü. Maç da orada bitti. Sonrasında 3 gol gereken bir takımın ilk değişikliği 70. dakikada! İkinci yarının bir anlamı yoktu. Attık, kazanmayı haketmişlerdi, attılar. Mustafa Denizli'nin dahilik ile delilik arasındaki ince çizgiden yalpalayarak yürüdüğü ve düştüğü bir akşamdı. Resmen delirtti.... Fink-Uğur değişikliğiyle de yuhalandı. O soğukta oraya gelen taraftarın da bu kadarı hakkıdır değil mi?

31 yorum:

ender tolga dedi ki...

sudafed içenlere ceza var da sahaya birer şişe pasiflora içip çıkan 11+3 beşiktaşlıya ceza yok mu

aydın dedi ki...

Cska benim için efsane oldu.
2 hoca gitti, 90+da İngiltere'de galibiyet gitti, iyi oynadığı maçta 3. golü bulamayınca Wofsburg'a ikili averaj üstünlüğü gitti, şu maç öncesi 2 önemli oyuncu gitti, şu maçta skor avantajı gitti, sezon öncesi önemli isimler gitti, devre arasında Krasic gitti gidecek.
Bütün bunlara rağmen Cska Şampiyonlar Ligi 2. turunda.
Biz de burada saydıklarımın bir tanesini yaşasa ağlayıp taraftarını da ağlak yapan trilyonluk takımların nazını çekiyoruz.

salamy dedi ki...

Kaş bu kadar formdayken elinde İsmail Köybaşı gibi Avrupa standardının üzerinde bir sol bek açık varken, kanatlardan neden bindirmez bu takım anlamak mümkün değil!

Georghe dedi ki...

1987 Galatasaray - PSV Eindhoven maçı, Şampiyon Kulüpler Kupası eleme usülü sistem. İlk maç 3-0 yenilmişiz, ikinci ayakta ilk yarı 2-0 önde bitirmişiz. Herkes ikinci yarı üçüncüyü atıp oyunu uzatmaya götüreceğimizi düşünüyor. Ve Mustafa Denizli 70. dakikada takımda ayağına top yakışan nadir kişilerden Cevat Prekazi'yi kenara alıyor, Savaş Koç'u yanlış hatırlamıyor isem oyuna alıyor. Ne Cevat ne de tribünler bunu anlayabiliyor. Sonuç ah-vahlar arasında maç 2-0 bitiyor ve Eindhoven o yıl kupayı kazanıyor, tek yenen de Galatasaray...

sozcelykk dedi ki...

sayın abim bi tane atar yatarız diye düşündü olmadı

tello denilen iblis boş kaleye soksa kazanırdık ama bi boka yaramazdı

olsun kazanrdık lan pffff

Barış dedi ki...

O değil de, yok artık Ronaldo...Messi-Ronaldo tartışmalarını yeni perdeye taşır bu gol.

Taner357 dedi ki...

M.Denizli kimseyi sasirtmadi yine, mutlak kazanman gereken macta rakip de eksik oldugu halde yine defans adamlarini doldurmus 11'e. Olan 450bin euro'ya oldu bitime 8 saniye kala.

Yalniz CSKA'nin kontraataginda sahaya atilan 2. top resmen kalleşlik. Sorumlu cocuk derhal kovulmali, Züper Lig'e benzemez burasi adamin puanini silerler (gerci silseler ne farkeder)

JCP dedi ki...

20.dakikadan sonra gol geliyorum dedi aslında ama maçın başındaki baskı hem seyirciyi hem de Denizli'yi kandırdı heralde.

İsim dedi ki...

Jupp Derwall mezarında ters döndü bu gece.

joe kleine dedi ki...

Hayır insanların anlamadıkları bir durum var...
Adam, bu şekilde oynatabiliyor takımı...
Koskoca Denizli bilmiyor mu bu kadar defansif çıkmaması gerektiğini, ama sezon başında denemelerinden bir sonuç alamadı ve en sonunda defansa yaslanıp kontra oynayarak (Yunan taktiğiyle) maç kazanabildiğini farketti...

Şöyle bir düşünün Beşiktaş'ı, bu oyundan başkasını oynayabilir mi bu kadroyla, yani bol paslı, dinamik ileri geri çalışan dengeli bir takım oyunu oynayabilir mi? Kim kiminle paslaşacak, hangi bek ileri gidip hücuma yardım edecek, hangi stricker top indirip pas yapıp gol atacak, yani demem o ki bu kadroyla bu takımın oynayacağı ve başarılı olmuş sistem budur ve Mustafa Denizli onu oynatmaya çalışmıştır. Tello golu atsa, takım iyice geri kapanıp adamları sinir edip bir tanede kontradan sıkıştırıp maçı koparacaktı hatta rakibi üstüne gelmeye başladığında yapacaktı bunu ama olmadı...
Ha kadroyu o kurdu, 1980 model taktiklerle şampiyonlar ligine çıkıyor diyorsanız haklısınız...Ama bu memleket neyi hakkıyla yapıyor yada kim yenilikçiliğe cesaret edebiliyor ki, işte adam öyle böyle şampiyon oluyor.

pepp dedi ki...

Denizli, erken emeklilik için işlemleri öne aldı sanırım!

montana dedi ki...

yaşımdam ötürü 80leri çocuk olarak geçirdiğim için bilmem o yılları ama hiç kafam basmıyor bu denizli'nin gs ile millete nasıl kafa tuttuğunu, yaşlılık mı sebeptir bilemem ama bu kadar korkak olmamalı hiçbir teknik direktör

6 yıl önce chelsea'ye son 10 dakkada yediğimiz 2 golle umudu diğer maça bırakmış ve babayı almıştık son saniyede, bugün de diğer maç bizim maçı anlamsız kıldı ama anlamlı olsa da birşey değişmezdi

en azından 6 sene önce almanya'da chelsea'yle oynuyorduk ve 0-0a yatıyorduk ve o 1 puan yetecekti bize, bugün neye yatmak üzere böyle bir kadroyla çıktık anlamadım ama hayra yorayım bari

nestavarro dedi ki...

mustafa hoca maçı maniple etti kutluyorum...haydi saldır beşiktaşım la bu işler olmuyo bunu birkez daha gördük gol trübünden atılmıyo öyle olsa şuan madrid yerine biz vardık postacı kapıyı kaç kere daha çalar bilmem ama ah uln dediğimiz bir avrupa macerasıda 90+6 da son buldu...

kaanbaba dedi ki...

ilker yasin'in güzel(!) anlatımı için teşekkürler...
bıraksın artık bu işleri...

endi dedi ki...

herşeyi geçtim grupta en zor iki deplasmandan 4 puan çıkarıp, içerde 3 maçta 0 çekmek herhalde sadece mustafa denizli'nin başarabileceği bir durumdur.

ramon sanchez pizjuan dedi ki...

futbola ıhanet edıyor..
futbolu kırletıyor..
bu işi besiktas'ın basında yapıyor..

uzun uzun yazmaya gerek yok..
bu guzel oyuna ıhanet edıyor..

geiger dedi ki...

kendi evinde kazanmak zorunda olduğu bir maçta çıkardığı takıma bakalım denizlinin... 4 stoper(sivok-ferrari-kaş-toraman) 2 ö.libero(ernst-fink) 3bek(ekrem-ibo-tello)+ bobo... denizli günümüz futboluna milyonlarca km uzakta... hala 20sene öncesinde zannediyor kendini...hala adam adama savunma... ona rağmen delik deşik oluyo savunması o ayrı... en çok koyan da bu adamın ilkel futbolunun tslde iş yapması... yazık o kdar harcanan paraya, emeğe...umarım cska ihraç edilmez de avrupa kabusumuz burada son bulur. yoksa iki kaleciyle de çıkabilir dahi denizli önümüzdeki maçlara bu kadar savunmacının da yetmediğini görünce...

hücum futbol dedi ki...

bülent abi dahilik delilik:) falan nezaket etmişsin bence. ne dahisi ne delisi allah aşkına. bildiğin mustafa denizli!
futbol adına kariyeri boyunca hangi metotu sistemi uygulamış ki? bir takım süprizlerle maç içi ince işlerle kısa vadeci zihniyetle tamamen ve hayatı boyuca makyavelist ve pragamatiktir denizli. adam markajı, 5 tane stoper, hala dediğin gibi ibrahimler, ekremler, finkler falan...hocam maçı kazanman lazım. kendi sahanda oyunuyorsun.!!!

bu beşiktaş eğer ligde yine şampiyon olursa o zaman diyecek söz yok. vasatın boğucu atmosferinde beni sinirden güldüren maçlarını 1-0 kazandıkça bir lucescu, milne zamanlarının sinir takımı olan beşiktaş vasattır!!!hocası, kadrosu da hele hele başkanı daha da vasattır.

bu başarı denen tatsız tutsuz tanımsız şey, estetik ve güzellikle birleşmediği sürece ibrahim kutluayın istatistik basketbolu kadar zevksizdir gözümde.

larende dedi ki...

Kazanmak da yaramıyordu, ama en azından beraberlik daha hoş duracaktı. CSKA'ya tebrikler, "Aydın" doğru söylemiş; her şeye rağmen başardılar.

benden bu kadar dedi ki...

bülent abi o değil de kış söyleşilerini yarım kestin yahu. daha olmayacak mı yoksa?

Schumy dedi ki...

Avrupa'da tek başarısı Fenerbahçe'ye 0 çektirmek olan bir adamdan ne bekleniyor anlamış değilim ? Şu Beşiktaş'ın kazandığı maçlar dahil sene başından beri oynadığı oyun oyun mu Allah'ınızı severseniz. Hatta geçen sene şampiyon olurken ne oynadı Beşiktaş ?

Ck-Ex dedi ki...

8 defans ve defans ağırlıklı bir takım çıkarttığın maçı kazanmak gerçekten biraz da mucizeydi.

Koca takımın içerisinde bir tek Boboya birazda Tello ya bağlı kalırsan ve sonuca gideceğin zaman beceri kabiliyetini kaybediyorsan o zaman bu sonuçlara mecbur oluyorsun.

şalgam dedi ki...

Beşiktaş Avrupa Ligine doping olayından dolayı devam eder mi bilemem ama Şampiyonlar Ligin'e devam etmeyecek olması futbolu sevenler adına, özellikle benim gibi Beşiktaş taraftarı olmayanlar için sevindirici bir olay oldu. Yani 6 maçta da bu kadar mı kötü, ne yaptığını bilmeden oynar bir takım. Hücum yapamadıkları gibi, Süper ligin Büyük Mustafa'sının topla tüfekle yaptırmaya çalıştığı savunma oyununuda beceremedi. Bence euro 2004'teki Yunanistanı bir daha izlesin böyle devam edecekse. Juventus-Bayern, Marsilya-Real maçları varken, Beşiktaş- Cska maçını izleme zorunluluğu ayrı bir işkenceydi. Tıpkı önceki haftalardaki iyi maçları izleyememenin verdiği his gibi.
Star tv'nin Şampiyonlar ligi kadrosuda çok heyecan verici. İlker Yasin'in ve Ertem Şener'in gaflarına alışmıştık ama Oktay Derelioğlu'da katkı yapayım dedi. Dün maçtan sonra Oktay'ın, Tabata'ya verilen 8.5 milyon euro yorumunda; Real Madrid, Milan, Arsenal gibi takımların bile bütçelerinden bu paranın zor çıktığını söylemesine gülsek mi? ağlasak mı?

suat dedi ki...

Mustafa Denizli büyük hoca?yaptıkları da yapmadıkları da büyük olay..olaya ve maça herkesten farklı baktığı da bir gerçek..akşam maç sonunda da öyle diyor."İstanbul da oynadıkları Şamp.ligi maçlarını kazanmamak için hiçbir sebepleri yokmuş" ama hepsini kaybetmişler.Niye kaybetmişler o yok.

Büyük Kaptan dedi ki...

ilk 11e neden herkes bu kadar takılıyor anlamadım. inönüdeki fenerbahçe maçı çok daha az mı önemliydi? aynı kadro çıkmadı mı o maçta da? belki denizli'nin son şansıydı fener maçı ve olası bir mağlubiyette dün akşamki maçta onun yerine başka birini konuşuyor olacaktık..

beşiktaş budur daha fazlası değil. fenerbahçe maçında da beşiktaş ilk golü atana kadar topla daha çok oynayan kaleye daha çok giden takım fenerbahçe idi.. ama beklenmedik zamanda gelen ardarda 2 golle beşiktaş maçı koparmıştı..

ikinci yarının başında ofans anlamında değişiklik düşünülebilirdi, ama denizli bekledi ve beşiktaş oyuna ağırlığını koyar gibi oldu, sonra bu takım bu kadro yapısıyla hücum yapamadığını tekrar gösterdi bize.. dakikanın 60'a tekabül ettiği bu anlarda bir yusuf veya tabata değişikliği iyi olurdu. tabi bu değişiklik beşiktaşın klasik oyun şablonunun değişmesi demek ve elbette risk demekti. risk kelimesini fazla sevmeyen denizli de bundan kaçındı..

maçın en ilginç yönü ise cska'nın isteksizliğiydi. özellikle ikinci yarı tüm oyuncularda bitse de gitsek gibi bir hal vardı. maçın son çeyreğinde beşiktaş yarı sahasında müthiş boşluklar ve pozisyonlar yakaladılar ama golü atmaya hiç de istekli değildiler.. maç oynanırken csklı futbolcuların almanyadaki skordan haberleri varmıydı, bu konuda şüpheliyim.. 1-1de yetecekti belki ama beşiktaş şuursuzca saldırırken cska 2yi atıp rahatlama düşüncesinde olmadı.. zaten maçın bitiş düdüğüyle beraber değil de, krasic'in yedek kulübesine geldikten sonra müthiş sevindiğine şahit olduk..

MrtYLMZ dedi ki...

mustafa denizliyle,rüştüyle,i.kaşla,üzülmezle,e.dağla daha iyisini beklemiyorduk elbette.Adam sırf farklılık olsun diye resmen beşiktaşlılarla dalga geçiyor.Normalde takım iyi oynasa muhakkak 46.dakika sırf dahilik ayağına birini çıkarır,3 gol atmamız gereken ikinci yarıda adam en erken 72.dakika da oyuncu değiştiriyo.
bu adam bildiğin beşiktaşımla dalga geçiyor....
ligimize döndük...

Sabaha Kadar Futbol dedi ki...

Bence ilk 11'i haksızlık olur fakat ikinci yarı takım 1-0 maglup duruma düşmüşken hiçbir önlem almamak, oyuncu değişiliği yapmamak kabu edilemez. Bu kadro ile sadece 1-0 galip gelinir, hiçbir maç geri dönülüpte çevrilemez

kadir dedi ki...

Fink müthiş oyuncuymuş.Ferro-Sivok-Ernst-Fink gerçekten BJK'nın bu 4 oyuncusu müthiş.
Tello-Bobo ve Nihat'ıda kalburüstü sayarsak.BJK ilk 11 inide 4 tane adam gibi adam lazım.
En başta iyi bir kaleci,iyi bir sağbek (solu Köybaşı idare eder),ve iyi bir sağ kanat.Ve tabikide yeni bir Teknik Adam :)
Ekrem Dağ ne korkunç adammış resmen boşa kürek sallayan kayıkçılara benziyor.Hareket çok ama bereket 0 herifte.

futbolzede dedi ki...

Dün akşam Rıdvan Dilmen'in de durmadan dile getirdiği "adam adama markaj" konusuna girmeyeceğim. Benim anlamadığım, sanki Denizli bunu ilk kez yapıyormuş gibi şaşıran insanlar. Fenerbahçe maçında farklı bir düzen ile sahaya çıkmadı Beşiktaş, ya da gücünün kendisine denk olduğu takımlar ile oynadıkları herhangi bir maça farklı çıkmıyor. Bütün numarası rakibi kadroyla, sahaya dizilişle ve bilumum saçmalıkla şaşırtıp; onlar uyanana kadar golü bulup beklemek. Bekleme işini de pek iyi yaptığı söylenemez ama elinde Türkiye Ligi'nin çok üzerinde defansif oyuncular var. Tello ilk dakikalarda golü kaçırdığında sinirden nasıl kendini kaybettiğini gördünüz. Çünkü o da biliyor ki; üst düzey bir maçta, bu düzenle, (bir anormallik olmassa) bir daha net gol pozisyonuna giremeyecek.
Bir kulüp, bir teknik direktörü göreve getirirken neler bekler?

#Takımınıza uzun sürede de olsa bir sistem oturtmalı. (Abdullah Avcı-İ.B.Belediye, Fatih Terim-Galatasaray, Pellegrini-Villareal)

#Taraftarlar ile aranızda sıkıntı vardır, onlara sempatik görünmek için onların sevdiği birilerini getirirsiniz. (Trabzonspor-Şenol Güneş, Rıza Çalımbay-Beşiktaş, Alan Shearer-Newcastle United)

#Takıma genç oyuncular kazandırmalı. (Ersun Yanal-Gençlerbirliği/Manisaspor, Ertuğrul Sağlam-Kayserispor/Beşiktaş/Bursaspor, Jean Tigana/Monaco)

#Bir geçiş dönemindesinizdir ve kısa sürede takımı toparlayacak birine ihtiyaç duyarsınız. (Cevat Güler-Galatasaray, Guus Hiddink-Chelsea, Yılmaz Vural-Hangi birini yazayım?)

#Sizin için salt başarı önemlidir. Kupalar, şampiyonluklar istiyorsunuzdur. (Mircea Lucescu-Beşiktaş, Christoph Daum-Fenerbahçe, Jose Mourinho-Chelsea/Inter)

Daha birçok neden yazılabilir. Son 10 yılda Mustafa Denizli bu maddelerden hangisini gerçekleştirmiştir?

Şampiyon yaptım!" diyebilir.
"Sen mi yaptın?" derler adama sonra.

otti dedi ki...

beşiktaş'ın azıcık dişli bir takıma karşı ilk golü yedikten sonra kazanma şansı sadece şansı yaver giderse gerçekleşecek bi ihtimal. 10 defansla da çıkar yakında maçlara. 4 defans 1 toraman 2 ernst ve fink etti 7 ekrem'i de say 8 tane defansif adam. verilen pozisyonların haddi hesabı yok karşıdaki takım da 19-20 yaşında veletler.

menderes mete dedi ki...

Beşiktaş CSKA 'ya mı yoksa Fenerbahçe'ye mi kaybetti anlamadım yorumları okuyunca.Fenerbahçe topla fazla oynamış hatta kaleye daha çok gitmiş,hala topla oynamayı iyi oynamak sananlar var.Fenerbahçe yıllardır topla fazzla oynamayı iyi oynamak sandığından bu hallerde kimse farkında değil.İleriye ,hızlı oynamak iyi oynamaktır.Beşiktaş maçının istatisklerine iyi bakın.3.Bölgede kim daha çok topla oynamış,kaç kanat akını yapılmış,forvet oyuncuları kaç kez topla buluşmuş ondan sonra fenerbahçe beşiktaş maçında iyi oynamış diye yorum yapın.CSKA maçına gelince BEŞİKTAŞ'ın 3 büyük sorunun etkisi ile kaybedilmiştir.Teknik Direktörü,kalecisi ve forveti yok bu takımın.Sene başında da 10 numara sevdası yüzünden bunlar görmezden gelindi.Oyuncu tercihleri,mevkilerle oynama ve çağdışı taktiklerle hangi takım bundan daha farklı bir sonuç alırdı ki? Birde bazı arkadaşlar başka maçlar izleyemedik BEŞİKTAŞ yüzünden diye yorum yazmış.Yıllardır Ş.L de ülke takımlarımızın maçları yayınlanıyor -ki olması gereken budur- mevzu bahis Beşiktaş olunca bunu söylemek kolay geliyor.Tatmin olmak için bir çok TV kanalı var açar izlersiniz...