12 Aralık 2009

2 Ağustos 1994

İspanyol futbol tarihi üzerine yazıp çiziyorum bir kenarda. Bir gün kitap da olur kim bilir! Bu kare de arşiv çalışmasından. 2 Ağustos 1994 tarihli. Cruyff ve Hagi. Sarı farenin yüzünün güldüğü yıllar. Maç ya da bir transfer, tozlu sayfalardan görmek istediklerinizi yorum bölümüne not düşün, düşerim peşine...

22 yorum:

Marsilya Ruleti dedi ki...

Harika ya,zaten bir mazi meraklısı olan benim için çok güzel çalışmalar bunlar,thanks to aceto.

vakilinchuk dedi ki...

Di Stefano'nun Real'e,Cruyff'un Barça'ya transferleri olaylıdır,onları birde buradan okumak isterdim şahsen. Ayrıca Josep Sunyol'la ilgili 1-2 satırda hoş olurdu.

cerkez1905 dedi ki...

kesinlikle figonun nou camptaki ilk maçı..böyle öfke görmedim..sahada domuz kafası da görmemiştim :))

bu arada düşünüyorum da bu HAGİ yi Türkiyeyi getirebiliriz diye düşünen yöneticisileri kutluyorum...ve sonunda bizlere izlettiren ve futbolun iyi futbolcularla oynandığını ispatlayan yöneticileri

Faruk Alpaslan dedi ki...

2 usta yan yana bize tebessüm etmek düşer.

FIRAT dedi ki...

http://iyiortagololur.blogspot.com/2009/04/cruyff-hagi-barcelona.html

Daha geniş açıdan görülen şeklini kullanmışım blogta.2 Ağustos 1994 tarihli El Mundo Deportivo...Tarih itibariyle transfer dönemi çekilmiş bir fotoğraf olma olasılığı yüksek.

HaCiTo dedi ki...

"debut" ve "groningen" ifadelerinden çıkardığım kadarıyla barça'nın sezon öncesinde hollanda kampında yapacağı ilk hazırlık maçı öncesi bi transfer haberi bu. zira 94-95 sezonu başında hagi brescia'dan barcelona'ya geçmişti; brescia'yı serie a'ya, romanya'yı da dünya kupasında son 8'e taşıyan performansından sonra... o romen milli takımında da florin raducioui vardı, nerden aklıma esti bilmem şimdi.. selam olsun :)

Shareef dedi ki...

Santillana'nın altın yıllarını istesek çok şey mi olur :)

Clean Shit dedi ki...

barcelonanın sol beki sergi'nin hikayesi..

hakanu dedi ki...

barcelona nın bir düşüş dönemi vardı sanırım 2003 yılında, reklam anlaşması yapmışlardı pekin olimpiyatlarıyla taraftar küsmüştü, o karanlık dönemleri, öncesindeki güzel günleri ve bugünlere gelişi görmek, okumak isterim sizin kaleminizden.

Ali dedi ki...

Karpin-Mostovoi'li Celta'yı özlüyorum sanırım.Hem o Ceta Vigo'nun maçlarında Ossasuna atakları bile ender gelişmezdi sanki.I.L.De la Pena ile Ronaldo (Bizim yani Luis Nazario olan) ikilisi de hep özlemimdedir.

delioglan dedi ki...

geremi ve zidane transferinde yasananlar..

josemarcelosalas dedi ki...

Zidane'ı Bordeaux'a imza atarken görmek enfes olurdu, veya cannes formasıyla herhangi bir seremonide.

kuzen larry dedi ki...

Baliç in real madrid' e transfer hikayesi bizim buraları da ilgilendirdiğinden hoş olur.

montana dedi ki...

efsane maçlardan, kral kupası eşleşmesinde barcelona - a.madrid karşılaşmaları

ilk maçı madridde 3-0dan 4-3 alan a.madrid, 2.maçı yine 3-0dan 5-3 alan barcelona'nın tur atlaması

çocukluğumun en iyi maçlarındandır, bunla ilgili birşeyler varsa görmek isterim

BT dedi ki...

@montana
bunlar var blogda.

balic transferiyle baslayalım

Temur dedi ki...

Bu foto'nun öncesini de kapsayan Hagi'nin Barca transferini işlemiştim önceleri..

http://jesusalmeyda.blogspot.com/2009/04/boom-hagi-eski-gunlerden-bir-transfer.html

revenant dedi ki...

penaltı ile kaçan şampiyonluktu sanırsam,93 senesinde deportivonun başına gelen. o seneyi ve deportivoyu okumak güzel olurdu

peralta dedi ki...

abi sen real madrid'i biliyorsun. yapısını, transfer politikasını falan. elvir balic'e nasıl 20 milyon dolar verildi çok merak ediyorum... herhalde anelka dahil bizden dışarıya en yüksek bonservisle giden oyuncudur baliç. toschack komisyon aldı diyecem, real madrid hocası tenezzül etmez.

tarık ziya dedi ki...

HAGİ NİN REAL MADRİD TRANSFERİ DE İLGİNÇTİR.

atakan dedi ki...

galatasaray dergisinin verdiği 'unutulmaz sayfalar' ekinde bi haber vardı benim gözüme çarpan.
gs uefa'yı aldıktan sonraki yaz yanılmıyosam milliyet ' galatasaray juventusun yıldızı zidane ile anlaştı' haberi vermişti. o da bir efsanedir yani.

suat dedi ki...

20 takımlı İSPANYA Primera Division da sadece 3 takımın Teknik direktörü yabancı. Bu 3 teknik adamda Amerika kıtasından ve resmi dilleri İspanyolca olan ülkelerden.(Şili,Arjantin ve Meksika).
Bunun yanı sıra İspanya dışına çıkan Tek.Direktörlerin de yakın tarihte çok başarılı olmadıkları bir gerçek.Burada Rafael Benitez i ayırmak lazım ama orada istenen PL şampiyonluğu gelmedi ve bu sene de durum çok iyi gitmiyor.
Juande Ramos,Luis Aragones,Del Bosque,Luiz Fernandez …daha başkalarıda sıralanacaktır.
Ülkemize de gelen ve neredeyse silah zoruyla gönderilen 2 teknik adam var.Birde İspanyol gol kralımız var ama onunda yaptıkları hiç kimseyi memnun etmiyor.
Yani İspanyollar genelde kendi ülkeleri dışında istedikleri ortamı bulamadıklarından ya da şu anda adını benim koyamadığım başka sebeplerden dolayı başarılı ya da uzun soluklu başarılar sağlayamıyorlar.Baktığınız zaman ise kendi ülke takımları ve milli takımlarında da inanılmaz başarı sağlayabiliyorlar.Adı konabilcek bir sebep yok gibi görünüyor.

gözbek dedi ki...

Ben 1930'dan bu yana İspanya'nın taraftar profili ile ilgili bir yazı okumak isterim, Franco döneminin tribünler üzerindeki etkisi ve ölümünden sonraki değişim. Bir Akdeniz ülkesi olmasına ve başarıların hasını yaşamalarına rağmen Yunanistan, İtalya ve bizim gibi futbola tepki vermemeleri, maça giderken forma bile giymemeleri.