19 Kasım 2008

Küçük Takım Büyük Yürek

Doğduğun, büyüdüğün, yaşadığın toprakların takımını tutmak. Doğrusu ve zor olan da bu değil mi zaten? Nereye gitsen, hangi şehrin kahvesinde soluklansan; Fenerli, Cimbomlu, Kartal çıkıyor karşına. Fotoğrafta yürüyenler Atalanta taraftarı. Yaşadıkları Bergamo'ya çok da uzak olmayan Milano'nun iki büyüğüne Milan ve Inter'e de sevdalanabilirlerdi. Şampiyon olamayacaklarını biliyorlar, 2. ligdeki şampiyonluğu saymazsan kupa görmemişler. Serie A şampiyonlukları yok tarihlerinde. Onlar Atalanta'nın peşinden yürüyorlar...
Küçük-neye göre!- takımları sevmek büyük yürek istiyor her seferinde...

34 yorum:

ziggytheking dedi ki...

Yaşa abi. Senden de bu beklenirdi. Büyük! Kime göre neye göre? Anadolu? Kime göre? Her Anadolu takımı İstanbul'daki bir statta sözde büyük karşısına çıktığında arenaya Gladyatör'in karşısına çıkmış yaralı aslan olmak zorunda mıdır? Değildir tabi. Geçen sene İnönü'ye akan EsEs ve Bolu seyircisi bunun en güzel örneğidir. Ve basının gösteremeddiğinin aksine o maçtan önce ve sonra iki takım seyircisi birarada dolaşabilip köfte ekmek yiyebilmiştir. Bundan kelli Büyük! takım taraftarı arkadaşların da bizim sevdamız üzerine azıcık empati yapmalarıdır dileiğimiz ne diyelim!

MARADONADONI dedi ki...

İş arkadaşlarıma Manisasporluyum dediğimde gerçek takımın ne diye soruyorlar? Gerçek işte Manisaspor.

Anıl dedi ki...

Böyle yazıları okuyunca kendimi kötü hissediyorum. Sonra bir de çıkıp Anadolu takımlarının başarı ihtimalinden dem vuruyoruz.

Svetlin dedi ki...

bir de hangi takımı tutuorsun diye sorulunca bursaspor dediğimde "nasıl yani sadece bursaspor mu? büyük takımlardan birisini tutmuyo musun?" diye soranlara da okkalı bi kafa atmak lazım.

Dabenti dedi ki...

FM (eski CM) oyunlarında her ülkeden favori takımlarım vardı. İtalya'dan Atalanta'yı alırdım hep. Büyük bir sevda olduğunu hissettiriyordu o takım bana. Yetiştirdiği ya da takımına aldıktan sonra parlattığı bir sürü oyuncu var. Damiano-Cristian Zenoni ikizleri, Cristiano Doni, Massimo Donati ve Filippo Inzaghi de sayılabilir bunların yanında. Büyük kariyerine başlamadan önce son küçük! takımıydı Atalanta. Ve tabii ki Riccardo Montolivo.

Seviyorum ben bu takımı. Doni'nin kaptanlık yapmasını da seviyorum. Birkaç sene daha durur umarım.

MARADONADONI dedi ki...

Bülent Abi sayesinde Atalanta taraftarları artıyor.Çıkış noktası Lazio olsa da "Irridicubili Atalanta" kurabiliriz hep beraber

Genel Sekreter Vak dedi ki...

Şayet futbol asla sadece futbol değilse çok doğru bir düşünce...
Ha futbol sadece futbolsa...Ne fark eder ki?Eğleniyoruz işte...

Büyük-küçük laflarının oldum olası karşısındayım.Futbol takımlarına olumlu ve olumsuz bir çok sıfat takılabileceğini düşünüyorum ama büyük ve küçük bunlardan değil.Herkes kendine büyük zaten...

Adsız dedi ki...

biz de isterdik doğup büyüdüğümüz toprağımızı sadece karşıyakamızı tutmak ama babadan geçmiş bikere 3 büyüklerden birinin sevdası bırakılmıyor oda.

Temur dedi ki...

Kabul etmek gerekir ki ülkemizde futbol sevgisi ve tutkusu yok. Kazanma tutkusu var. Biz kazanmayı seviyoruz. Takımların adları kaybettikten sonra önemsiz detaylar haline geliyor. Yoksa 2. ve 3. Liglerde her maç dolu stad'a oynayıp Birinci Lig'e çıkınca stadı bomboş kalan Anadolu takımlarımızı nasıl değerlendireceğiz. Alt liglerde kupa kazanma, Şampiyon olma, İddialı olma ihtimalleri var ve herkes kazananın yanında olmayı seviyor. Üst liglere çıkınca İstanbul takımlarından dolayı kazanma imkanları sıfıra inince futbol sevgilerinde! bir azalma mı oluyor ne? Bir kaç istisna dışında Atalanta gibi örnekleri bu topraklarda zor görürüz maalesef.

alengir dedi ki...

Figo nun vakti zamanın da "Dünya nın en büyük kulübleri sayılan Barcelona da da Real Madrid de de oynamış biri olarak bana göre dünyanın en iyi takımı Sporting Lisbon dur"gibi bir açıklaması vardı yanılmıyosam,yazıyı görünce o aklıma geldi.

Lâ Mekân dedi ki...

teşekkürler aceto...

handjar dedi ki...

ankaragücüüü..
adıyla takımıyla taraftarıylaa...
teşekkürler aceto

bozo dedi ki...

biz lige düzden bakınca sıkıntı çeken takımların taraftarıyız...

ama eğer şartlar öyle gelişirse tersten bakmak gerekirse onuda yaparız şampiyon olduk deriz:D

kalsada son nefes illede körfez

bu hafta antalya-kocaeli maçında antalya tribünlerine bakmanızı rica ederim tabi istanbul basını es geçmezse...

Robaggio dedi ki...

Bu posta tepki verenlerin sadece "küçük" takım taraftarları olması da ayrı bir tartışma konusu olabilir..
berezilya.com da Ege Görgün'ün Beşiktaş-Kocaelispor maçı ile ilgili yazdığı yazıdaki İzmitli Kartallar-Liverpoollu Chelsealiler benzetmesi yaşadığımız traji-komik durumu çok güzel ortaya koyuyor. (http://www.berezilya.com/ege-gorgun-korfez-carsi-ve-baska-futbol-manzaralari/)
tabi biz bunları yazmış olmak için yazıyoruz, 50 yıl sonra da Fenerbahçeliler çıkıp 30 milyon küsür taraftarımız var diyebilecekler, değişen birşey olmayacak..
ama herşeye rağmen insanın kendisini sürüden ayrı, özel hissetmesi çok güzel bir duygu..
futbol hastası olmayı seçmediğim gibi Kocaelispor hastası olmayı da seçmedim, bu özel ve güzel duyguyu bana bahşettiği için de Allaha şükrediyorum..
Ne mutlu sürüden ayrılana!

Jeyhun® dedi ki...

Kendimi gordum bu resimde. Hayatinda 1.Lig sampiyonlugu gormenden,89'da takimin 5-2 maglupken Istanbulda,ellerini acip yesil siyah diye bagirmanin hazzini,yasamayan yada empati yapmaktan aciz olan anlayamaz..

Rhye dedi ki...

EsEs ulann!
İster Hasan emminin tarlasında, ister Şükrü Saraçoğlunda...

ALTINORDU dedi ki...

Doğduğum, büyüdüğüm, yaşadığım toprakların takımı : "ALTINORDU"

pek yakında...Turkcell Super Ligde...

Unknown dedi ki...

@temur: Cok dogru soyledin. Insanlar takimlari degil, kazanmayi seviyor.

Ornegin, gecen birkac sezonda Muglaspor once 2.Lig B grubundan daha sonra da 3.ligden dustu (malesef) o zamanlarda yeterli taraftar destegi bulamadi. Simdi ise Amator ligde oynuyor ve 5 mactir kazaniyor. Tribunler mi? Tabi ki tiklim tiklim.

Atakan dedi ki...

şehrime ihanet etmiyorum, ankaragücü'lüyüm..

ix dedi ki...

Düşünüyorum da, babamın yıllarca formasını terlettiği, benim de alt yapısında küçücük bir çocuktan olgun bir genç olana kadar oynadığım Tarsus İdman Yurdu'nu masaya yatırasım geldi.

Ne yönetimi yönetim, ne de futbolcusu futbolcu. İki maç üst üste kazandıktan sonra üçüncüyü 'veriyor'.

Açıkçası büyük takım olma kriteri başarı veya kupa değil. Ruh meselesi. Ben şehrimin takımında göremiyorum bunu, bu yüzden de desteklemiyorum. Arada skorlarına bakıyorum, o da geçmiş yıllarımın gözlerimde yarattığı parıltının hatrına.

barış dedi ki...

abi bu biraz popüler kültürle alakalı bir olay.çocukluğumda adanada otururken gsyi sadece tvden ve gazeteden takip edebiliyordum.hiç maçına bile gitmeden kilometerelerce ötedeki bir takımı destekliyordum.medya ve çevre dayatmasıydı tabii.
şimdi olaya göreceli bakarsak şampiyonlar liginde küçük takım durumuna düşen biz oluyoruz.büyük ihtimalle yenileceğimizi hatta fark yiyeceğimizi bile bile destekliyoruz.yani küçük takım psikolojisini hiç bilmiyor da değiliz.aslında kim bilir belki koşullandırılsaydık biz de sıkı bir barcelona ya da chelsea taraftarı olabilirdik ama çevremizden 3 büyükleri gördük naapalım.

Baris dedi ki...

http://demirgibiyiz.blogspot.com/2008/11/bir-ma.html

Okumanızı tavsiye ediyorum..
Benim blogum değil ama güzel yazılmıştı.. Paylaşayım dedim..

Cakko dedi ki...

Zaten ekonomik koşullarla zorlanan ve kendine ait başarılı bir hayatı olmayan toplumumuz (hepimiz,çoğumuz) bize yaşayamadığımız o duyguları tattırsın diye genelde 3 büyüklere bağlanıyor.

En azından kendi liginde 1. olmak, kendi sıradan hayatında başarısı olmayan birinin o şampiyonluğu sahiplenmesini sağlıyor.Mutlu olmasını da.

Aslında 3 büyük takım aileden çocuğa geçtiği kadar, o çocuğun gazetede tvde en çok sempatisini kazanan ve en çok okuduğu gördüğü takımı benimsemesinden kaynaklanıyor.

Aslında Avrupa maceralarımızı düşününce 3 büyüğü sevmekde Atalanta'yı sevmek gibi.Ya birgün o görmediğimiz şampiyonluğa ulaşırsak diye inatla hep zafer bekliyoruz onlarca dev takım arasında, yurtdışında ses getirsin takımımız istiyoruz.Atalanta'dan belki bir farkımız var: o kupalardan birini almayı tattık bir kere...

Ahmet C. Toker dedi ki...

lou reed ne guzel yazmis:

There is only one good thing about small town
There is only one good use for a small town
There is only one good thing about small town
You know that you want to get out!

cozker dedi ki...

burada Atalanta'yla ilgili yazi gormek cok mutlu etti beni. Cunku italya'da ki takimim Atalanta'dir.. Fenere 4 cektikleri mactan sonra baslamisti sempatim ve halende devam eder.. Stromberg, Caniggia'nin oynadigi yillardi. Guzel bir takimdi Atalanta. Caniggia'nin takimiydi ne de olsa.
her zaman oldugu gibi bu senede orta siralarda takiliyoruz :). ilerde birgun sampiyonlar liginde oynamak umuduyla..

redfox93 dedi ki...

Aceto Senden Avrupa'nin en cefakar ya da en sadik taraftarlari adli bir yazi yazmani rica edebilir miyiz.futbol basarisi adina hiç bir iddiasi olmamasina ragmen taraftariyla yasayan ve taraftariyla buyuk olan takimlar yazisi yani.ingiltere de tottenham,almanya da dortmund,fransa da psg gibi takimlar gibi mesela

masa bekleyen cocuk dedi ki...

te$ekkurler bülent abi ve bravo sıze arkada$lar. eskı$ehırlısı, bursalısı, manısalısı, altınordulusu.... ben trabzonlu, trabzonsporlu olarak sizler de kendi memleketinizle, takımınızla savaşımıza devam edelim hep böyle lüften..

Unknown dedi ki...

bizim (wacker innsbruck) kardeşimiz sayılırlar :) sık sık buralara uğrayıp bizi ziyaret ediyorlar sağolsunlar

fataliyev dedi ki...

Büyük Altay...

Renklerine gurban olam.

Unknown dedi ki...

bu konuda göztepeyi takdir ediyorum..

Dobrowski dedi ki...

yürüyün be.. böyle adamları gördükçe yüreğim coşuyor.

Aylak Adam dedi ki...

teşekkürler aceto!

benim durumum farklı sayılmaz; 22 yaşındayım 99'dan beri Karşıyaka tribünlerindeyim, Atalanta'lılar gene şanslılar, ben takımımı ne zaman süper lig'de seyredebileceğim onu bile bilmiyorum. Burdaki bazı futbolsever(!) arkadaşlar da istiyorlar Karşıyaka veya Altay'ın çıkmasını, neden mi? gs, fb, beşiktaş izmir'e gelecekmiş onu seyredeceklermiş.

msaylan dedi ki...

bu konuda biz trabzonspor'lulardan daha muzdarip olan yoktur heralde. ya da herkes muzdarip ama biz kendimizi daha çok deşiyoruz belki de.
benim futbol konusunda kanım şudur futbol lokal bir mevzu olmalıdır. yani bursalı bursayı adanalı adanayı tutmalıdır. yoksa adana'daki bir adamın ha bir istanbul takımını tutması ha da real'i barca'yı tutması. benim için ikisi de aynı. izleyemediğin göremediğin (yılda 2 kez izlemeyi saymıyorum), aynı sokaklarda turlayamadığın aynı cafe'lerde çay içemediğin futbolcuları desteklemeyi içime sindiremiyorum.

Semt Aşığı dedi ki...

Bu konuda Kocaeli,Bursa,Eskişehir hatta ts taraftarları konuşmuş üstelik şikayet etmiş eyvallah."İstanbul takımı tutumanın anlamı yok."Ee.. bizde istanbul takımıyız.sizin bahsettiğiniz 3 büzükteşler.Tribünlerimiz boş olacak,deplasmanlarda tek pankart olacak.Ama gerçek sevdalılar olacak.Mecburmuyum lan sarı-siyah atkımın siyahının lacivert olmadına sizi inandırmak.GSlisi ayrı,FBlisi ayrı,BJKlisi ayrı.

@redfox93
King santiana bloguna bak istersen merak edilen taraftar psikolojileri die bi yazı dizisi var.

@f
düşünki bi oğlun oldu.okula gönderdin tüm notları 1 okumayı çözemiyor.onu desteklemeyi bırakıp komşunun çocuğunumu okutacaksın?

@msaylan

2 sene trabzonda ikamet ettim okul dolayısıyla.Gurbette kendi takımını tutmak kadar güzel bişey yok.