4 Şubat 2018

Ciro Nagatiello



Manchester United’ı dünyanın en çok kazanan kulübü yapıp ardından Chelsea’nin yolunu tutan Peter Kenyon, Uzakdoğu pazarını en iyi kullanan yönetici olarak bilinir. Yüksek alım gücü olan Japon futbolseverlere başta forma olmak üzere resmi ürünleri satmak için posterlik futbolculara ihtiyaç vardır. United ve Chelsea’nin böyle bir sıkıntısı yoktu. Beckham ikon futbolcuydu ve önce United ardından Real Madrid ile Japonya fethedildi. Avrupa’nın dev kulüpleri Uzakdoğu turnelerine çıktılar, formalara imzalar atıldı, hatıra fotoğrafları çektirildi, taraftar dernekler kuruldu… Internet çağında para kazanmanın formüllerinden biridir, ürettiğin içerikle bir bir topluluk oluştur ardından elindeki ürünleri onlara sat. Kadrosunda süperstar olmayan kulüpler ne yaptı peki? Japonların duvarlarına posterlerini astıkları futbolcuları kadrolarına kattılar. Nakata 19 yıl önce Perugia formasını giydiğinde binlerce Japon orta halli İtalyan kulübünün formasını satın almış, Çizme’ye maç turları düzenlenmeye başlanmıştı. Nakata yetenekli adamdı ama Japon futbolcuların bir pazarlama objesi olduğu ve takıma faydalarından daha çok ürün satışı için transfer edildikleri de her zaman söylendi, kimi futbolcular da bu tezi haklı çıkardı. Lafı Galatasaray’ın yeni transferi Nagatomo’ya getireceğim ama ondan önce sarı kırmızılı formayı 11 yıl önce giyen Inamoto bir zamanlar Arsenal’e imza attığında İngiliz medyası, Japon futbolunda büyük emeği olan Londra kulübünün hocası Arsene Wenger’e “Inamoto’yu o değil pazarlama departmanı aldı” diye takılmıştı…


Kagawa, Nakamura, Honda, Okazaki, Hasebe ve Ono’yu bugün Avrupa’da bilmeyen futbolsever yok. Yuto Nagatomo da bu listenin bugünlerde manşete çıkan adamı. FC Tokyo’dan ayrıldığı gün 25 bin taraftarın uğurladığı ve Cesena forma giydiği günlerde oynadığı futbolla Avrupa’nın devlerinin radarına giren Nagatomo, uzak ve derin bir kültürün temsilcisi olarak eski kıtaya en iyi uyum sağlayan Japon futbolcu olarak biliniyor. Nakata’nın anılarında bahsettiği üzere Japon futbolcular için Avrupa’da tek sorun dil ya da farklı mutfak değil. Yaşama bakışları, eğitimleri ve toplum içindeki davranışlarıyla Avrupa onlar için Amazon ormanları gibi. “Herkes kendinden bahsediyordu. ‘Ben, ben, ben’i duymak sıkıldım başlarda. Sürekli kendini savunma zorunda kalan bir topluluğun içine gelmiştim. Japon kültürüne çok uzaktı. Bir zaman sonra bizde hiç olmayanı yaptığımı farkettim. İtalyanlar gibi, konuşurken ellerimle de derdimi anlatıyordum” diye anlatır o günleri Nakata…
Nagatomo, kısa süren Cesena macerasının ardından geldiği Inter’de yedi sezon kalmayı başardı. İtalyanların hafif çatlak adamı Cassano takım arkadaşı için “En iyi anlaştığım futbolcu Nagatomo. İkimiz de birbirimizin ne dediğini anlamıyoruz ama çok iyi arkadaşız” demişti. Galatasaray’ın eski 10 numarası Sneijder ile de çok yakın dost olan Nagatomo, Inter soyunma odasındaki eşek şakalarının, kahkahaların da baş kahramanı. Japon futbolcunun güney İtalya kültürüne merakı, Napoliten şarkıları ezberlemesi ona yeni bir isim kazandırmış: “Ciro Nagatiello”. Eşi Tairi’ye evlenme teklifini Inter’in stadı San Siro’da yapan Nagatomo hakkında bugüne kadar yayınlanmış iki kitap var. 25 yaşında otobiyografisi yayınladığında “Biraz erken değil mi?” diyenler olmuştu.
Haziran ayındaki Dünya Kupası 31 yaşındaki Nagatomo için son büyük fırsat. Milano’da kendisine sushi hazırlayan ustasını yanında getirdi mi bunu da öğreneceğiz ama bildiğim bir şey var. 55 numaralı forma Galatasaray taraftarına Sabri’yi hatırlatır. Kariyeri boyunca 5 numara giyip Inter’e geldiğinde Stankoviç 5’in sahibi olduğundan 55’i seçen Nagatomo kendisine Florya’da başka bir numara seçsin, aksi takdirde auta attığı her ortada Sabri’nin kulakları çınlar…


1 yorum:

ATEŞ dedi ki...

Futbol bir pazarlama Enstitüsü değilmidir zaten. Ben Galatasarayın Nagatomo yu bir yönden uzak Doğu pazarındaki populeritesini yükseltmek için alındığını düşünenlerdenim. Dediginiz gibi Nagatomo Dünya Kupası için katkı sağlayacaktır. Ümit ediyoruz. Yazınız için teşekkürler 👏