9 Ağustos 2010

Liverpool'a Aşık Olmak

Bizde sezon açılışı kalmadı. Zaten yeni transfer dediklerini de transfer sezonunun son gününe kadar getirmeyi başaramadıklarından herşey topal yürüyor bizim kulüplerde. Liverpool’un geçmişte gelir amaçlı olduğu kadar çocuklara takım sevgisini aşılayan bir sezon açılış organizasyonu vardı. Ailenle geliyor, futbolcularla fotoğraf çektiriyor, kaleciye şut atıyor, beraber vakit geçirip, yemek yiyorsun ve sırtında imzalı formanla evine mutlu gidiyorsun. Taraftarlık ruhunu böyle aşılıyor adamlar. Başka türlü Kop’da taraftar olunmaz ki zaten. Nasıl "Asla yalnız yürümeyeceksiniz" diye bağırırsın ki başka?

Buna benzer bir kampanya var bugünlerde. Trabzonspor maçı için. Muhtemelen 19 Ağustos tarihinde İngilizlerin çoğu tatilde olacak. Stadın boş kalma ihtimali var. Sonuçta play-off maçı. Oturmuşlar Aile Gecesi altında bir kampanya başlatmışlar. Biletler çocuklar için 5 Sterlin. Aileleri de 10 Sterline bilet alacak. Şehirde okullar açılmadan önce çocukların gün ışığında bir maç izlemesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Muhtemelen o akşam yüzlerce çocuk göreceğiz tribünlerde. Aralarında bazıları o gün Liverpool’a aşık olup ayrılacak tribünden. Biz ne yapıyoruz, play-off öncesi turlarda açıklanan bilet fiyatlarına bakın! Hangi kulüp kendi stadında bir hazırlık maçı oynadı? Hangi çocuk aşık oldu renklere?

13 yorum:

unknown dedi ki...

bu konu çok derin..

ısmarlama gezgin dedi ki...

Şu da var, asla içinden ingiltere geçen örneklerin benzerleri bizde olamayacak! Kör milliyetçi bakış açısından değil bu söylediğim; kafası rahat bir toplum olmadığımızdan! Doğru da olsa, özgün olmadıkça, bize ait olmadıkça, başkasının güzel örnekleri bizlerde hayat bulmaz! Biz maalesef, aksini yazmak isterdim ama çoğunlukla "tek örneği bizde olsun ama eğri olsun"cu bir toplumuz..maalesef..

Futbol Reisi dedi ki...

Abi keşke bu konuyu büyütsen de bir yerlere getirsen. Bizim büyük kulüplerde kaleler surlar inşa ediyor taraftardan kaçmak için.

Çağrı dedi ki...

Biz tuttuğumuz takıma aşık olmak için futbolcusuyla fotoğraf çektirmek, hocasıyla yemek yemek, stadında kaleye 2 şut atmaya gerek duymuyoruz ...

mre dedi ki...

@çağrı
keşke bunları yapıp takıma aşık olsak. körü körüne babamız, dayımız, amcamız o takımı tuttuğu için değil de o takımla bir bağ kurduğumuz için tutsak. başarıya değil renklere aşık olsak gerçekten. daha yazılacak çok şey var da zaten hepsini biliyoruz hemen hemen.

dchetin dedi ki...

Bizim büyükler, Anadolu'nun her parsasına halısahalarda işletilen futbol okulu açıyor. Bu yetiversin vasat ülkenin çocuklarına. Çocuğu birey olarak görüp ona değer vermek buraların geleneği değildir.

ASVALTTAICENLER dedi ki...

bulent bey bizim futbolcular kendi taraftarlarinin uzerine yuruyup, dovuyor, ama biz hala seviyoruz takimimizi.. Nede olsa Taraftarla Futbolcunun iliskisinin arasina kimse giremez..

sato dedi ki...

eskiden bütün yaz dört gözle beklerdim Kadıköy'deki sezon açılış törenini, futbolcuların tek tek tanıtılması, ilk defa sarı lacivert formayla gördüğümüz yeni transferlerin yaptıkları ter idmanını bile heyecanla izlerdim. hey gidi günler hey

pushkin dedi ki...

bizde tutulan takıma televizyondan aşık olunuyor. çıplak gözle bir kez dahi izlemediği takıma "kan - can " taraftar olan adam çok memlekette. bank asya 1. lige 2 takım geldi bu sene akhisar ve tavşanlı , bu ikisi de 1976-77 de Kırıkkalespor'un 1.lige çıkışından beri en büyük başarıya imza atmış ilçe takımları. eminim o ilçelerde önümüzdeki sezon takımların bir tek maçına gitmeyip kahvelerde , birahanelerde kendileriyle hiç ilgisi olmayan "horoz dövüşleri"ne takılacak gene benzer adamlar. bu düzenin bozulmasına da soyguncu komisyoncu yöneticiler , başkanlar , rüşvetçi menejerler , avantacı gazeteciler (blog sahibini tenzih ederim ) hiçbir zaman izin vermeyecekler ...

raul #7 dedi ki...

zaten bu dediklerin yapılsa ülkede fenerin gsnin yada bjknin renklerine aşık olma oranı düşer Anadoluda. hiç şükrü saraçoğlunu görmemiş fanatik fbliler azalır misal. hatayın mardinin vanın kastamonunun renklerine aşık olanlar çıkar yavaş yavaş. çok zor ve derin mevzu harbiden !?

Comandante dedi ki...

Çok doğru demişin Bülent Abi... Basit bi örnek geçen sene oynanan Atletico Madrid maçı eski açık 50 TL geçen hafta oynanan Ofk Belgrad maçı 45 TL...Bilmiyorum ben mi yanlış düşünüyorum ? Temmuzun sonunda renklerini bile maçta gördüğümüz takımın maçına 45 lira verilir mi ? Atletico Madrid maçında ben Sergio Arüero'yu Dünya Kupasının en değerli oyuncusu Diego Forlan'ı izledim...Yanlış mı düşüncelerim ?

Cihan dedi ki...

Çok güzel konu. Benim Galatasaray sevgim de daha 4-5 yaşındayken antrenmana götürülmem ve Derwall & Prekazi ile fotograflarımı çekmeleriyle başlamıştır mesela. Daha çocukluktan böyle yakın bir bağ kurmak apayrı bir takım sevgisi aşılıyor insana, daha fazla sahipleniyorsun sanki. Prekazi geçenlerde maç anlatırken 20 sene öncesine gitmiş kadar oldum. Erkek kardeşimse yeni çağın çocuklarından; internetten takip ettiği müddetçe sorun yok, maça gitmiş, gitmemiş pek takılmıyor.

kakam gelmis olamaz mı dedi ki...

Bilet fiyatlarını da geçtim kim çocuğunu alıp o tribünlere götürmeye cesaret edebilir? Daha yeni Young Boys maçına gittim. 30 lira gibi çok da ucuz olmayan kale arkası fiyatına rağmen tıklım tıklım bir tribün vardı. Ufak çocuklarıyla gelme gafletine düşen insanları görünce özellikle dikkat ettim. Cocugunu yanına oturtucak yeri geçtim ayakta duracak yer zor bulunuyor. O kalabalıkta bir yer bulan babası kızını omzuna almış, zavallı kız da noluyor burda diye korkudan babasına sarılmış kalabalığı izliyor. Şimdi taraftarlıktan dem vurup orası tribün tabiki kalabalık olacak, bağırıp destek olacaksınız diyenler olacaktır. Herkes görmüştür ki Young Boys maçında öyle bir tribün de yoktu. Şöyle özetliyeyim ne ateşli bir taraftar grubu ne pahalı biletin karşılığı hizmet ne de birlikte maç izlemeye giden insanların birbirine saygısı var. Bu tablo değişmediği sürece ben çocuğumu o tribüne götürmem, bilmem siz götürür müsünüz?