15 Haziran 2010

Dünya Kupası Gün #5

Günün adı "Yeter artık" günüydü. Sıra ölüm grubundaydı ve Portekiz-Fildişi Sahili gibi yakışıklı bir maç vardı. Yeni Zelanda-Slovakya maçı sanırım Stoch transferine kadar kimsenin umurunda değildi. O da onbirde olmayınca izlemenin tek anlamı maçtan sonra yorum yapacak olmaktı. İlk yarı yine çekilmezdi. Sırbistan'dan sonra Slovakya da kağıt üzerindeki kadronun hakkını veremedi sahada. Hamsik gibi bir adamın Yeni Zelanda gibi tek oyuncusu Premier Lig'de oynayan ve 82'den sonra ilk kez finallere gelen bir takımı tek başına yenmesi gerekiyordu. 5 kafa golünden biriydi Slovakya'nın attığı. Ardından kupanın ilk gününden beri oynanan futbolun faturası çıktı Slovakya'ya. Baba Weiss maçı kazandığını sandı, değişikliklerle takımın içini boşalttı ve tek golü yeterli görünen takımı geriye yasladı. 11 maçtır çile olan futbola Yeni Zelanda'nın golü bir tokat gibi geldi. Yine arka direk, yine kör nokta. Drogba nasıl iyileşti bunu anlamadım, biz de evde dirseğini kıran bir çocukla uğraşıyoruz 19 Mayıs'tan beri. 3 hafta alçıda kaldı kolu. Drogba 10 gün sonra özel izinle bandajla ikinci yarıda sahaya çıktı. Portekiz, Cristiano Ronaldo ve arkadaşları ama istatistik de garip. Ronaldo, 10 maçtır milli takımda gol atamıyordu, top direkten döndü ve 11 oldu. Fildişi forması sinir bozucu bu arada! Biz giysek pot yapar! İki takım da yine bekleneni veremedi. Bunda sıkı ön liberoların payı var tabii. Son 8'de oyuna giren Keita oyuna hareket getirdi, iki de pozisyonları var ama tüccar hoca Eriksson ile bu gruptan çıkabilirler mi?
İkinci maçta Brezilya, Fildişi'ni geçerse Portekiz maçında kadroda rotasyona gider mi mesela? Brezilya'nın sahadaki onbiri ideal onbiri. Formalar 1'den 11'e sıralanmıştı. Yedek olduğunu adamlar FIFA'ya liste gittinde biliyorlardı. Kuzey Kore, Yunanistan, Cezayir gibi takımlardan çok daha iyi. Ellerinden geleni yaptılar. Kaka'nın aksaması normal. Bu da ilk yarıyı heba etti zaten. Devrede azarı yedikleri belli, tempoyu yükselttiler ve skor geldi. Maicon'un golü için İspanyolların yorumu, Roberto Carlos'un Tenerife'ye attığı gol. Açıkçası Carlos'unki çıok daha güzel. Elano'nun bir gol ve bir asisti var. Bastos sol bekte ilginç bir tercih. Kaka bu haldeyken Ronaldinho'nun 23'te olmaması ve ön liberoların zayıflığı Dunga'nın intiharı olabilir turnuvanın ilerleyen günlerinde. 8 yıl önce kırmızı beyazlı bir takımın üç harfli futbolcusu gol atmıştı. 8 yıl sonra bir başka kırmızı-beyazlı takım benzer bir golle ve aynı skorla, 2-1 ile mağlup oldu Brezilya'ya. 14 maçta 23 gol. Bu en kötüsü bugüne kadar. 86'da ilk 14 maçta 28 gol atılmış. Biz yokuz ya, insanı en çok yoran her maçta bir takım tutmak. Arjantinliyiz, Messi'den değil; Kempes'ten...

16 yorum:

Anıl dedi ki...

Arjantinliyim, gayet de Messi'den...

Tuğberk dedi ki...

http://atleticobonito.blogspot.com/2010/06/helal-olsun-sana-ji-yun-nam-brezilya-2.html

Brezilya'nın lider oyuncusu yok..Ne Kaka ne Robinho ne de Fabiano elini taşın altına koyan oyuncular değil..Hele Kaka şu formuyla istese de bunu yapacak durumda değil..

Brezilya'nın liderliğini Maicon üstlendi..Kaleci ve savunma hattı (Lyon'da forvet arkası gibi oynayıp milli takımda bek oynayan Bastos hariç )dışında her bölge kime sorsanız daha iyi kurulabilirdi..

Ronaldinho ve Pato gibi iki oyuncu mutlaka şu takımda ilk 11 çıkmalıydı mesela..En azından Ronaldinho , Milan'da kendisine iyiden iyiye yüklenen liderliği milli takımda çok daha iyi yapabilirdi..

Elano - İtalya'da yılın bidonu Melo ve yılların Gilberto Silva'lı ortasahasını Fildişi-İngiltere-İspanya hatta kassak Arjantin ve İtalya bile ezer geçer..

RMC dedi ki...

carlos'un golü çok daha güzeldi,Brezilyalıyım,Ronaldo'dan ötürü.

oRay dedi ki...

maradonadan gardaş,

messiyi öpeyim sana bişey olmasın...

sátántangó dedi ki...

kuzey kore bugün "futbol temelde bir insan oyunudur" dedi. ve açık ara turnuvanın en sempatik takımı olmayı başardılar. takımın toplam maliyeti 1o milyon euro imiş. yaşı 30un altında olanları toplayıp getirseler bizim takımlara dağıtsalar ne güzel olurdu.

Sonbahar Vurgunu dedi ki...

Maçları tek tek ele almak yerine gün hesabı bir araya toplamak iyi bir seçim olmuş bence. Çok daha öz ve okunası ürünler çıkıyor bu şekilde.

Kuzey Kore'ye hiç değinmemişsiniz ama "demir leblebi" olmasalar da, hırsları ve tutkularıyla sağlam bir mücadele verdiler.

vakilinchuk dedi ki...

Ah Kim il Sung göremedi bu günleri... Çocukları zorluyor!

TA dedi ki...

brezilya fazla sıkmadı.brezilya ciddiye alacağı her rakibi dağıtacak kapasiteye sahip.tam bir takım olmuşlar.iyi pres yaptılar.tabi böyle çok az hücumu düşünen takımlara karşı oynamak boş alan bulmak zor oluyor.bundan sonra k.kore gibi tamamen defansı düşünen rakipler olmayacağını düşünürsek brezilyanın işi fazla zor olmasa gerek.ronaldinhonun çalımlarının devri kapandı artık.mesut özil stili oyuncular daha faydalı.c.ronaldo bile birşey yapamadı portekizde.kimse alan bırakmıyor çünkü.ama tek pas hızlı düşünce efektif pas yeteneği üst düzey oyuncular(mesut özil gibi) daha faydalı oluyor takımlara.dunga bunu düşünerek doğru bir iş yapmış bence.zaten takımda bir adet dar alanda iyi iş yapan bir robinho var ikincisi bu takıma lüx kaçardı.2006 da brezilya yıldızlar takımıydı ama sadece çeyrek final oynayabildi.

SirEvo dedi ki...

Özellikle Melo çok sırıttı. Top kullanmaktan aciz, pas vermeyi beceremiyor. Kaka dediğin gibi rezaletti ama bir de şu var bu Dunga motive mağduru. 0 motive ya. Karşıdaki takım belki Kora ama sen de Brezilyasın birader. Yapma etme, insanlar deliler gibi senin güzel oyun oynamanı, samba yapmanı bekliyor.
Şu takımda Ronaldinho'nun olmaması da tam bir skandaldır herhalde...

EZLN dedi ki...

Ronaldinho Italya'da esti bu sene.Ayrica kim ne derse desin...en iyi Messi olabilir en iyi sutör Ronaldo olabilir ama bazi seyler vardir ya hic kimsenin yapamayacagi iste onlari sadece R10 yapar...

Kaderin cilvesi...tribünde Brezilya taraftari olan biri tavsan disleri ile gülümsüyordu...

Disler var kendi yok...

Bu arada Kaka'nin Milli Takimda iyi macini hatirlayan varsa yazsin...ben hatirlamiyorum.Kendisi Madride gittiginden beri kilise ve misyonerlik islerinden futbolu unutmus sanirim.

erdemkursat dedi ki...

gecmis olsun. cocuklarin kollari da cok kolay iyilesir, babalarin cani daha cok yanar.

varol döken dedi ki...

brezilya'nın formasını seviyorum içindekilerini değil...

içindeki ve dışındaki ezelden ebede kadar hollanda!

ispanya çeyrek finalde elenecek bu arada, notumuzu düşelim...

IBRAcadabra dedi ki...

Düşüşteki Robinho'nun yerine iyi bir sezon geçiren Ronaldinho olabilirdi.Hatta R10 bütün sezon yatsa bile olmalıydı :) Dünya kupalarının tadı tuzudur bu tarz adamlar.Ayrıca Adriano'nun da Luis Fabiano'yu cebinden çıkaracağı düşüncesindeyim , en azından ilk 11 olmasada kadroda olmalıydı.Maicon'un golünü biraz abartmışlar , aslan payı Koreli kalecinindi derim ben.Kaka-Elano ikilisini arkadaki bidonlar ne kadar idare eder ilerleyen turlarda göreceğiz , umarım Elano'nun grafiği yükselerek devam eder ve bizde ondan bu şekilde faydalanırız.Ya da iyi paraya satıp transfer(ler) yaparız.Malum sıkıntılar var , başkanda demişken 7 M EUR verin o zaman alırım Gio'yu diye..

SirEvo dedi ki...

Düşüşteki Robinho mu? Maçın en iyisiydi be :)

IBRAcadabra dedi ki...

@ SirEvo

Real Madrid > Man. City > Santos ???
Düşüşte değil mi şimdi bu adam ? Bu sene itibariyle daha mı fazla haketti Ronaldinho'dan burada olmayı ? Tek maç olarak algılamışssın söylediğimi.Ha tek maç olarak diyosan onuda söyliyim , maçın en iyileri Maicon-Elano dur bana göre.

SirEvo dedi ki...

Sana göre Maicon Elano'dur, bana göre Robinho'dur maçın en iyisi.

Ama dediğin gibi kariyer olarak ciddi bir düşüşte. Ben maç olarak algıladıydım. :)