Türkiye: Volkan Demirel, Gökhan Gönül , Hakan Balta, Emre Aşık,İbrahim Üzülmez, Tuncay Şanlı, Mehmet Aurelio, Emre Belözoğlu, Arda Turan, Semih Şentürk, Nihat Kahveci
İspanya: Iker Casillas, Sergio Ramos, Gerard Pique, Carlos Marchena, Joan Capdevila, Marcos Senna, Xabi Alonso, David Silva Xavi Hernandez, Albert Riera Fernando Torres

Yoğun bir iş temposunun içinde seyredip üstüne bir de 2010 finallerine gidememe ihtimali tavan yapınca uzun tutmamak lazım satırları. Madde madde gideyim bu gece.
* Ali Sami Yen eskiden, çok eskiden cehennemdi. Artık değil. Tribünler sanıyorum yine davetiyeli futbol seyircisiyle dolmuştu. Casillas da şaşırmıştır bu duruma!
* Madrid'deki onbirin sahaya çıkması, o 11 doğru 11'di demekti sanırım! Ben Nihat'ın yedek olduğu, Tuncay'ın forvet, Sabri ya da Ayhan'ın olduğu bir onbir bekliyordum.
* Kaleyi tutan, tutmayan şutumuz yokken golü bulduk. Ardından "Nihat atsa 5 olurdu" bile dedik yahu(!)
* İspanya tandemi sallandı, durdu, klasik onbirinden 3 eksik, kanat adamlarıyla geleneksel kısa paslar yerine çapraz uzun toplar ve arka direkler... Çalışmadığımız yerden geldi galiba!
* Bizim milli takımda bu iyiydi, o kötü demenin manası yok. Ası, yedeği, teknik kadrosu mutlak kazanmaları gereken maçı 1-0'dan 2-1 verdiler.
* Değişiklikler yine garipti. Batuhan'ı bu yaşta "Vieri" yaptık milli takıma!
* İspanyollar yenilmezlik serisini 31 maça çıkardı. Clemente dönemini egale etti. 11. seri galibiyetlerini aldılar.

* Bosna'nın 6 puan aldığı 4 günde sıfır çektik. 2010 Haziran'ında Arjantin'i tutmak zorunda kalacağım ya, ona yanıyorum şimdi... O Arjantin de ben bu satırları yazarken (dk 70) Bolivya'da 4'lük oldu. Ne gece ama! 6-1 bitti. La Paz'da Maradona ve adamlarının beyinlerine oksijen gitmedi demek ki)
* Yorumlarda lütfen kimseyi kırmayın, hakaret etmeyin, vaktinize yazık. Ricamdır...