27 Ocak 2009

Aceto'ya Mektup 2

Sevgili Aceto
Haftasonu stad stad dolaştım.
Yıllar sonra ilk defa basın tribününün tam karşısındaki kalabalığın arasında maç seyrettim.
Aslıma rücu ettim anlayacağın.
O taraftan daha farklı gözüküyor be kardeş, yani daha bi iyi hissediyorsun kendini..
Çocuklar yemiş yutmuş futbolu; ne yorumlar ne espriler, herkesin birbirine artist artist bakıp hava yaptığı, selamlaşmamak için gözgöze gelmekten kaçındığı ego cumhuriyeti basın tribünü ile kıyaslamam bile, bu kombine uygulaması küçük küçük topluluklar yaratmış..
Millet tribünlerde kanka olmuş, hatta karşılıklı evlere gidip gelmeler başlamış..
Cumartesi evde oturmuş Commandante Che Guevera’nın maceralarını okuyordum, telefonum çaldı.
- Abi Beşiktaş-Denizli maçına gelirmisin fazladan kapalı kombinem var..
Baştan çıkaran bir teklif ama kardeşim Digitürk’e verdiğim paranın karşılığını alamadım hala oturup bir maç izlesem şöyle..
-Abi hadi atla hadi hadi....
Üsküdar’a indim.Eski günlerdeki heyecanın bir benzerini bekliyorum ya, yanılmışım üç beş taraftar ancak var motorda..
Nerde eski kaşkollu bayraklı Kadıköy- Kabataş, Üsküdar- Kabataş hatları..
Aramadan firesiz çıkıp girdik kapalıya, polis bozuk paralarımı almasın diye iyice bir saklamıştım.
Yaşasın sahaya atabileceğim 8 adet 1 lira var..Çok kızarsam ayakkabı atarım zaten...
Nasıl olsa geri veriyorlar..
Ya Aceto öyle bir şey oynuyor ki adamlar sahada, bu ürünü sahnelemek için futbolcu olmaya filan gerek yok be kardeşim! Sen, ben ve blog’a takılan arkadaşlar çıkıp oynarız üç aşağı beş yukarı benzerini
Neyse maçtan çok arka sıradaki çocukların makarasını dinledik zaten...
75’te onlar sıkılıp çıkınca, biz de basıp gittik arkadaşımla..Yusuf ile bir makara yaptılar anlatamam..
Ha bir ara takıma gelen futbolcuya sahip çıkalım çıkmayalım münazarası yapıldı arka sırada ama genelde stand-up takıldılar..
Bu arada benim anladığım Beşiktaş takımında kimse yerinde oynamıyor; soldaki sağda, sağdaki ortada, ortadaki biraz geride, gerideki nerde? Acayip bir Mustafa Hoca dizilişi..
Beşiktaş’ı bu kadar kötü oynarken hiç hatırlamıyorum.
Birde ilgisizlik gerçekten üzüntü verici.. Şampiyonluğa oynayan takımın maçından 75’nci dakikada çıkanlarla üsküdar motorunu tıklım tıklım doldurduk inan..
Neyse tribünde bizi güldüren iki espriyle Cumartesi gecesini kapatayım.
Bir ara Ümit Kayıhan yerinden fırladı.
Hoca koyu ve şık elbiseler giymiş, pek bir havalı..
Gel gör ki renkli kıyafetleriyle ün yapmış Ümit Hoca..
Arkadan soru cümlesi geliyor.
- Şu kulübeden fırlayan kim oğlum?
- Ümit Kayıhan, tanımadın mı?
- Aaa ..! Beyaz takım elbise, turuncu gömlek olmayınca çıkaramadım usta pardon..
Çocuklar bu makarayı yaparken Yusuf ayağındaki topu kaptırıyor.
Seneye Fener’den kim ayrılıyor oğlum diyor biri
Bilmem diyor öteki. Uğur, Selçuk biri gelir mutlaka..
Deli gibi gülüşüyor çocuklar
Yusuf pas atıyor Serdar Özkan’a çarpıp taç oluyor..
Arkadaşım “üşüyorum gidelim” falan diyor ama arkadaki esprileri bir türlü bırakamıyoruz.
Yusuf’un transferi üzerine yapılan mizahın zirveye çıktığı ana geliyoruz sonunda..
Birden birinin aklına yeni birşey geliyor.
-Abi biliyor musun iyi ki İbrahim Üzülmez bizde vallaha..
+ Ya git sen de delirdin
-Yok be ne delirmesi
+ Niye öyle konuşuyosun öyleyse
-Hayır abi, İbo bizde olmasaydı, başkan almak için 2 milyon dolar verirdi o yüzden diyorum..
-............?!!!!??!!!!
-Kardayız yani..
Beni maça davet eden dostuma teşekkür ettim gecenin sonunda.
Abi ne teşekkürü, çok kötü maçtı diyecek oldu.
Sonra güldük..
Cem Yılmaz’a gitsek bu kadar gülemezdik..
Pazar akşamı kızkardeşimin eşinin davetlisi olarak Maraton üst tribündeydik.
Ama 22’nci dakikadan itibaren..
Aksilik işte. Bu kez Avrupa yakasından Anadolu’ya geçmek zorundaydım ve Eyüp’ten Fener Stadı, 2 saat sürdü. Park yeri bulma, park etme ve stada yürümeyi koy: 2.5 saat...
Ne haftasonu ama...
UEFA Finali konusunda içime şüphe düştü. Burada maç günü bütün yolları trafiğe kapatmazlarsa final falan olmaz onu söyleyim..
Neyse içeri girdik kimse bizi aramadı bu kez hayret! ama ayaktayız..
Ya bu Türkiye’nin en modern stadı değil mi kardeşim? Niye oturmuyoruz?
Oturmak bir yana bir koltukta iki kişi ayakta durmakta zorlanıyoruz.
Eminim onlarca kaçak var içerde. Aziz bey kızar mızar ben zıpçıktılık yapmayayım..
Fener tribününde İnönü’den farksız bir makara var..
“Dede Dedeeeee” diye bağırıyor birisi..
Aragones’e Semih’i niye oynatmıyosun Dedeeeeee diye bağırıyor.
Guiza’nın Küçük Emrah bakışları üzerinden sorgulanması mı dersiniz..“Hoca, Emre’yi çıkart Semih’i al; iki forvete dön” çığlıkları mı yoksa Selçuk ağzıyla kuş tutsa olmaz geyikleri mi!
İnönü’de Yusuf, Saraçoğlunda Guiza şamatasından bir stand-up çıkar Aceto..
Bunlar bir yana tribündeki ikilik çok can sıkıcıydı. Oysa pırıl pırıl bir topluluk var neşeli,kimileri kendisiyle takımıyla barışık.. Bu arada Volkan önüne geleni kurtarıyor.
Emre ayağındaki topu kaptırıyor, gözucuyla bakıyorum, ama sahaya konsantre olmak mümkün değil zaten koltuğun üzerinde ayakta zor duruyoruz..Haa bir de dün İnönü’de titremiştik bu sefer ısıtıcılar tam gaz çalışıyor bunalıp, soyunup dökünüyoruz kışın ortasında...
Bu arada bir taraftar ilgimi çekiyor ne zaman sessizlik olsa Bünyamin Gezer’e avaz gırtlak bağırıyor.. Bırakın hakemi karşıdaki basın tribünü bile duyuyordur herhalde...
Kadıköy’de bu tribüne gelmeyeli tam 26 yıl olmuş..
Ayakta kalıp, maç izlemeye çalıştık diyebiliriz.
Bu arada maçı izlerken Selçuk ile ilgili iki farklı montaj yaptım zihnimde; birincisi maç içindeki klas hareketleri içeriyor, ikincisi hatalarını..
İnan ki birinci kaset ile Selçuk’u Real Madrid’e satabilirsiniz..
İkincisi ile işi çok zor..
Guiza boş koşuyor, Nobre doğru yollar katediyor. Nobre’nin sorunu pas bağlantısı kuracağı, top alış verişi yapabileceği adamların kısıtlı oluşu.. Guiza ise, yine de hakkını yememek lazım biraz takımdaki Semih sevenler tarafından az besleniyor..
Nobre ile Semih iki forvet, arkalarında Alex ile bu fener süper olur kanımca..
Bence ne yapıp edip Beşiktaş’tan Nobre’yi alsın, Beşiktaş’a ne bileyim mesela Uğur’u, Selçuk’u versinler. İki taraf içinde iyi olur.
Çok teknik konuya girmeyeyim, eski topçular kızıyor. Ayağına top değmeyen gazeteciler falan filan diyorlar..Tabii futbol çok karmaşık bir oyun; bakıp bakıp anlamıyoruz, anlasak da anlatamıyoruz...
Eve dönmem 23.00’ü buldu..
Ama ne haftasonuydu.
Barcelona B yine badem oldu!..
Okay Karacan

Aceto'ya Mektup 1

19 yorum:

selaminko dedi ki...

ibo esprisine bizim tabirle yarıldım be abicim. Çok güldürdünüz bizi. Hakikaten stand-up olmus. Bunun benzerleri Adana'da da yasanıyor. Bir örnek mesela gecen sene basımıza geldi. maç başladı delikanlılar mac daha bismillah baslamadan küfüre basladılar. onumuzde oturan bi abimiz cocuklar ayıp oluyor kufretmeyin dedi. Nese aradan biraz zaman gecti hakem kötü kararlar vermeye basladı. kufurler gırla. beyler ayıp oluyor yapmayın dedi abimiz. nese millet sustu susar susmaz abimiz basladı kufretmeye. abi dedik az once cocuklara kızıyordun sen niye yaptın. toplu küfür yasak olum bireysel serbest demez mi. sonrasında mac ne oldu hatırlamıyorum desem yeridir :)

yorkut dedi ki...

Okay abicim gene döktürmüşsün. Çagatay Yolda misali bir oraya bir oraya gayet güzel olayı özetlemişssin bize. Bu sene 3 büyüklerde taraftarını en heyecanladırabilen takım Galatasaray'dır kanımca. Birde Trabzonspor'un Brezilyalısı gelince Trabzon taraftarı keyifle veya beklentiyle maç izleyebilir herhalde. Eline sağlık abicim nice yazılara:)

MOURINHO dedi ki...

Abi biliyor musun iyi ki İbrahim Üzülmez bizde vallaha..
+ Ya git sen de delirdin
-Yok be ne delirmesi
+ Niye öyle konuşuyosun öyleyse
-Hayır abi, İbo bizde olmasaydı, başkan almak için 2 milyon dolar verirdi o yüzden diyorum..


Bu harikaymış be abi:)

syd dedi ki...

Sosyal medyanın klasik medyadan son transferi: Okay Karacan :)

O değil de, çok güzel yazıyorsun Okan abi. Bloga mektup yollayacağına, Bülent abiyle beraber yazsanıza şu güzelim blogda.

Sandor dedi ki...

Okay abi sen de bir blog açsan tadından yenmeyecek aslında. Yediğin içtiğin senin olsun, sen bize gördüklerini anlatsan yeter :)

aşkın dedi ki...

Türkiye - İngiltere maçı, tansiyon yüksek.Milli takım daha ortasahayı geçmeden ''yürü oğlum, yürü be'' nidaları.Şişman bir abimiz ataklar daha embriyo halindeyken kendini kaybediyor.Hemen arkamızda, her atak başlangıcında eller bizim sırtımızda (kendisi bunun farkında bile değil), top kaptırılınca küfrederken boğulurmuş gibi sesler çıkarıyor.
Bir- üç - beş defa derken akıllandık, Emre B. topla daha ortasaha çizgisindeyken biz öne eğiliyoruz abimiz bize yüklenmesin diye, bir yandan birbirimize bakıp gülüyoruz.
Bir diğeri, gençten biri, maç boyunca ''gülümse, tüm Türkler, İngiziliz s..er'' şeklinde melodik bir tezahürat yapıyor.Maç kazançsız bitince durduk yere kankasına saldırıyor, çocuk karşılık verince onları ayırmak kız arkadaşlarına kalıyor.
Fenerli arkadaşın ısrarıyla Saracoğlu'na gidiyoruz, Lorant kovulmuş Oğuz Çetin'in ilk maçı.
Genç bir çift gelmiş, yaşları 26 - 27 gibi.Tribün hep birlikte zıplarken kız arkadaşıyla birlikte zıplıyorlar.Ne yapsın kızcağız.Delikanlı öylesine fanatik ki kaçan pozisyonların ardından yanındaki tanımadığı birine dönmüş ''abi o pozisyon kaçar mı ya'' diyor.Bir ara herkes ayakta, bir de baktım kız oturmuş başı öne eğik sigara içiyor.Fanatik erkek arkadaş hatrına çekilen çilenin bini bir para.
Yanılmıyorsan Adanaspor - Ankaragücü maçı, bir sebepten saygı duruşu yapılıyor.Stadda çıt yok, biri bağırıyor:
- Yılmaaaz, Yılmaaaz, ananı avradını..
Herkes kahkaha krizinde, o sırada diğer futbolcularla saygı duruşundaki Yılmaz renkten renge giriyor ama yapacak birşey yok.

major dedi ki...

okay abi daha sık yazzz! =)))))

jeyhun dedi ki...

Abi 25 dk.dir mailini ariyorum nette bulamiyorum,fazladan Maraton kombinem var,gel bir macta bizle izle. Sadece Istanbul kulupleriyle olmaz,Izmit-Istanbul arasi nedirki?

Pasetto dedi ki...

Okay abi yine çok eğlenceli bir yazı olmuş.Şu birinci kaseti yollayalım Madride :-) Yazıyı okurken yeni kanalında bu tarz bir program çok hoş olur diye düşünüyorum.Kendi kalıplarının dışında bir taraftar profili belki de bazı bünyelere iyi gelir.

adozzi21 dedi ki...

Okay abi eline koluna sağlık çok güzel bir yazı olmuş..yeni mektuplarını bekliyoruz :)

mondo trasho dedi ki...

"digitürk’e verdiğim paranın karşılığını alamadım" diyorsun okay abi. gir şu lig tv'ye de bir çeki düzen ver allah aşkına. maçları sunsan, türk izleyici nezninde ne kadar artar değeri ligimizin, biliyor musun? tarzın digitürk ile pek uymuyor biliyorum ama süper olmayan turkcell ligi'nin süperlik kıvamına en azından sayende anlatım açısından gelmesini izlemek isterdim.

varol döken dedi ki...

pazar günü bir tanesi de şöyle bağırıyordu telsim'de

- drogba'yı alsana hoca, çürüdü adam kenarda...

:) olmayınca mabut neylesin bizim dede mahmut:)

Utku dedi ki...

alıştığımz 4-4-2 muhabbetlerinden,sağda şu solda bu oynasın geyiklerinden farklı bir yazı,ben okurken sanki bir arkadaşımla muhabbet ediyormuş gibi keyif alıyorum,gerçekten birkaç tane var bu adamlardan,hep bu yazılarla karşılaşmak dileğiyle...
Teşekkürler Okay Karacan

ermansire dedi ki...

Okay Abi kendi blogunu açmak 15 dakikanı ya alır ya almaz.. ;)

Alfredo Di Stéfano dedi ki...

BT'ten ricamızdır.Okay Karacan'ı blogger aleminde görmek isteriz...

İlk mektuptada yazmıştım ama...

iletirseniz seviniriz...

erdemkursat dedi ki...

süper yazı ellerine sağlık...

IBRAcadabra dedi ki...

aceto'ya mektup 1,2,3,4....
umarım hep devam eder.umarım biz her hafta,hatta mümkünse her gün :) okay karacan'ın mektuplarını burada okuma şansı buluruz.sivas deplasmanından bitik halde istanbula dönüp, mac sonucu ile ilgili başlıktaki telegol tadında ve rıdvan dilmen agzında yapılan copy paste yorumlardan sonra okay karacan'ın yazıları insanın siniri moralini iyileştiriyor,futbol aşkını geri getiriyor.

josemarcelosalas dedi ki...

Okay Abi blogda böyle arada bir mektupların yer alıyor ya, nasıl zevkle ve heyecanla okuyoruz inan. Teşekkürler.

OmerBurger dedi ki...

Herkese katılıyorum Okay abi, gel gel gene gell...