13 Mayıs 2008

Euro 2008: Portekiz

Scolari'nin Euro 2008'deki Portekiz'i. Atletico Madrid ve ardından sezonu Inter'de tamamlayan ve bol bol yatan Maniche kadroda yok. Bizim grupta iki galibiyet alacaklarını tahmin ediyorum. Ümit ediyorum kazanamadıkları maç bizimle oynayacakları olur. Bu kez geçmişte olduğu gibi yarı final görebileceklerini sanmıyorum.
Kaleci: Ricardo (Real Betis Balompié), Quim (SL Benfica), Rui Patrício (Sporting Clube de Portugal).
Defans: Paulo Ferreira (Chelsea FC), Ricardo Carvalho (Chelsea FC), Bosingwa (FC Porto), Bruno Alves (FC Porto), Jorge Ribeiro (Boavista FC), Miguel (Valencia CF), Fernando Meira (VfB Stuttgart), Pepe (Real Madrid CF).
Orta Saha: Petit (SL Benfica), Deco (FC Barcelona), Raul Meireles (FC Porto), Miguel Veloso (Sporting Clube de Portugal), João Moutinho (Sporting Clube de Portugal).
Forvet: Nuno Gomes (SL Benfica), Simão Sabrosa (Club Atlético de Madrid), Cristiano Ronaldo (Manchester United FC), Nani (Manchester United FC), Hugo Almeida (Werder Bremen), Ricardo Quaresma (FC Porto), Hélder Postiga (Panathinaikos FC).

Euro 2008: Türkiye

Gol Krallığı: Premier League

31 Ronaldo (Manchester Utd, 3 rig*.)
24 Torres (Liverpool), Adebayor (Arsenal, 3 rig.)
19 Santa Cruz (Blackburn)
16 Keane (Tottenham, 3 rig.)
15 Yakubu (Everton, 1 rig.), Berbatov (Tottenham, 1 rig.)
14 Tevez (Manchester Utd)
13 Carew (Aston Villa, 1 rig.), Rooney (Manchester Utd), Mwaruwari (Portsmouth-Manchester City)
11 Agbonlahor (Aston Villa), Anelka (Bolton-Chelsea), Gerrard (Liverpool, 3 rig.)
10 Lampard (Chelsea, 4 rig.), Owen (Newcastle, 2 rig.), Kitson (Reading), Ashton (West Ham)9 Young (Aston Villa), Forssell (Birmingham City), Downing (Middlesbrough, 2 rig.), Martins (Newcastle, 1 rig.)
8 Fabregas (Arsenal), Barry (Aston Villa, 4 rig.), McCarthy (Blackburn, 5 rig.), Drogba (Chelsea), Lescott (Everton), Tuncay (Middlesbrough), Defoe (Tottenham-Portsmouth)
7 Ballack (Chelsea, 2 rig.), J. Cole (Chelsea), Kalou (Chelsea), Cahill (Everton), Elano (Manchester City, 1 rig.), Viduka (Newcastle), Bent (Wigan)
6 Rosicky (Arsenal), Van Persie (Arsenal, 1 rig.), Laursen (Aston Villa), Jerome (Birmingham City), Larsson (Birmingham City), Bentley (Blackburn), Essien (Chelsea), Johnson (Everton), Dempsey (Fulham), Vassell (Manchester City), Alves (Middlesbrough), Doyle (Reading), Harper (Reading), Chopra (Sunderland, 1 rig.), Jones (Sunderland), Bent (Tottenham)
*rig:penaltı

12 Mayıs 2008

El Monumental

Saldıray Chelsea

Sezonun en iyisi Cristiano Ronaldo olabilir ama bu yılın Premier Lig'deki en iyi transferi de Fernando Torres. Rafael Benitez kulüp tarihine geçecek bir para ödetti onun için. 36 milyon euro. Atletico Madrid de büyük bir keyifle harcadı kaptanından gelen parayı ve sezon sonunda "win-win" hikayesi çıktı ortaya. A. Madrid Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayacak, bu takımın şanı o lige yakışır. Liverpool da sezonu İspanyol ekibi gibi 4. sırada tamamladı. Elbette ki Torres'in golleriyle... İşte bu noktada bu mesut ortama giren kötü ama zengin adam Chelsea. 50 milyon euro teklif etmişler Liverpool'a Torres için. Bunu her zaman yapıyorlar, Messi'ye 100, ona 50, buna 70. Bir durun kardeşim, bir nefeslenin yahu. Liverpool doğal olarak reddetmiş. "The Kid" kırmızıları kuşanmış, Anfield Road'da kahraman olmuş, kulüp kalkıp Torres'i satacak. Hani Kop var ya; "adamın... alır Kamil" diyeceğim şimdi...

Youtube ve Beşiktaş


Bay E. yolladı, blogu takip edenlerle paylaşayım dedim. Kim demişse güzel demiş...
-Youtube kapandı; Beşiktaş yurtiçinden transfere yöneldi.
Tehlikenin farkında mısın?

Rui Costa ve Lizbon

bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
/Kavafis

Rui Costa da bıraktı. 36 yaşında. 91 Portekiz altın jenerasyonunun en iyisi. 11yıllık Serie A kariyeri sonrasında Benfica'ya, çıkış yaptığı kulübe dönmüştü. 7 sezon Fiorentina, Batistuta'lı yıllar ardından Terim'in Milan'ındaki Ruhi. Milan'da 4 sezon ve yine Benfica. Evine dönen vefalı adamların belki de en güzeli..

Materazzi Penaltıyı Kaçırınca

Inter taraftarı böyledir. Sahaya illa ki birşey atacaklarsa motosiklet atarlar! Dün de Materazzi penaltıyı kaçırınca Pisa'da bir Inter taraftarı almış televizyonu pencereden fırlatmış. Plazma ya da LCD değilmiş. O biraz sıkar işte. Vukuatın elbette ki fotosu yok; biz eski motosiklet fotosuyla idare edelim. Inter'de şampiyonluk kaçarsa bence Materazzi'ye takımdaki herkes bir Zidane kafası atacak. Haftasonunda Inter ve Roma'nın deplasmana taraftar götürüp götürmeyeceği ise tam muamma.

2 Katalan vs 2 Hollandalı

Barcelona'da Rijkaard Camp Nou'da taraftara mağlubiyetlş veda etti. Sezonun bir özetiydi aslında. Mallorca'dan 3 gol yediler sahalarında. Tribünler Rijkaard'a teşekkür ederken başkan Laporta'yı bombaladı. Bu Barcelona tarihinin tekerrür etmesi demek. 90'larda efsane kadroyu yaratan ve 4 yıl üstüste şampiyon olan Cruyff da dönemin başkanı Nunez'in hışmına uğramış ve kapı önüne konulmuştu. Ama o Cruyff du ve Barça'nın bütün arka kapılarının anahtarları cebindeydi. Nunez onu yolladıktan sonra Hollandalı kulübü örgütledi ve başkan aleyhine çalışmaya başladı. Barcelona tarihinin en başarılı başkanı Nunez 2000 yılında 22 yıllık iktidarını bırakmak zorunda kaldı. Bugünün başkanı Laporta her zaman Cruyff'u dinleyen adamdı. İki Katalan, iki Hollandalı. Nunez ve Laporta. Cruyff ve Rijkaard. Katalanların koltukları Hollandalılar'ı yolladıktan sonra sallanmaya başladı ve sonunda yıkıldılar. Dün Camp Nou'yu dolduran taraftardan daha iyi o tarihi bilen yok tabii. Rijkaard'ı alkışlayıp, Laporta'ya beyaz mendil sallamaları da bu yüzden....

Clausura 2008: 14.Hafta

Arjantin'de haftada iki maçı kaldıran yok. Copa Libertadores'de tur atlayan Boca ve San Lorenzo mağlup, kupadan elenen Estudiantes ve River Plate galip. Bitime 5 hafta kaldı, River ve Estudiantes 30 puanla zirvede. Velez'i kimse hesaba katmıyordu, sadece 3 puan gerideler. Boca Juniors ise 26 puanda kaldı.
Arsenal S. 1 - 0 Tigre
Gimnasia J 2 - 2 Colon
Banfield 2 - 1 Olimpo
San Martin 1 - 2 Lanus
Velez Sarsfield 2 - 1 Rosario Central
Racing Club 1 - 1 Argentinos Juniors
Estudiantes 1 - 0 Boca Juniors
River Plate 4 - 2 Gimnasia La Plata
Newell's Old Boys 0 - 1 Huracan
San Lorenzo 0 - 1 Independiente

11 Mayıs 2008

5 Mayıs ve Hector Cuper

5 Mayıs Inter tarihinde uğursuz gün. 6 yıl öncenin hikayesine dönelim. Inter ligin bitimine 5 hafta kala Juventus'un 6 puan önündeydi. Ertesi hafta sahasında Atalanta'ya kaybetti. Juve kazandı puan farkı 3'e indi. Son 3 haftaya girilirken Inter Chievo deplasmanında berabere kaldı. Juve kazandı. Puan farkı 1'e indi. Ve sezonun son haftası. 5 Mayıs 2002. Inter, Lazio deplasmanında -o Lazio'lular Inter'de şimdi- 4-2 kaybetti ve Udinese deplasmanında kazanan Juventus şampiyon oldu. Bugüne gelelim. İki hafta önce Roma, küme düşen Livorno deplasmanında 2 puan bıraktı. Inter kazandı. Puan farkı 6. Geçen hafta Inter, Milan'a derbide kaybetti. Kazansalar 5 Mayıs sabahına rahat uyanacaklardı. Roma, Sampdoria deplasmanında kazandı. Puan farkı 3'e indi. 37, hafta; Inter kazansa şampiyonluk turu atacağı maçta Siena ile 2-2 berabere kaldı. Materazzi penaltı kaçırdı. Roma, Atalanta'yı devirdi. Puan farkı 1. Inter'in 5 Mayıs 2002'deki hocası Hector Cuper idi. Hector Cuper nerede şimdi? Son hafta ligde kalmak için kazanmak zorunda olan Parma'nın başında. Rakibi kim Inter? Roma'ya şampiyonluk yolunu açan ise Del Piero. Catania'nın 1-0 önde olduğu maçta Del Piero 89'da golü atmasa Catania ligde kalmayı garantileyecek ve Inter, küme düşmesi kesinleşecek Parma deplasmanına güle oynaya gidecekti. Roma peki son hafta nereye gidiyor? Catania deplasmanına...

-Ben bu postu attıktan birgün sonra Parma, Hector Cuper'i görevden aldı. Parma, Inter maçına genç takım hocasıyla çıkacak...

Kezman Arkası Materazzi

Roma teknik direktörü Spalletti'nin La Gazzetta'daki bugünkü demeci: "Şampiyonluk şansımız %1" idi. Abartmış mıydı ters manyel mi yapıyordu bilinmez ama Roma son haftaya şampiyon olabilme ihtimaliyle giriyor. Inter'in bir ara puan farkını uzak ara yaptığı Serie A'da. Inter bu sezon şampiyonluğu kaybederse suçlusu Materrazi olur. Şampiyonlar Ligi'nde de Liverpool deplasmanında anlamsız ve erken bir kırmızı kart görüp turu daha ilk maçta Anfield Road'da mundar etmişti Materazzi. Inter 3 puan farkla girdiği haftada Siena'yı devirse San Siro'da şampiyonluk turu atacaktı. Olmadı. Siena 2-2'den sonra kapandı, Inter sağlı, sollu geldi, olmayınca olmuyor işte.
Penaltı saçma sapandı. Materazzi rakibine sarılmış, rakibi Materrazi'ye, un çuvalı gibi serildiler yere. Materrazi kaçırdı penaltıyı maçtan sonra da "ben değil Cruz atmalıydı" deyip özür diledi. Ulen o zaman niye attın? Adamın elinden topu alıp dayılanan sen değil misin? Mancini de "Materrazi atmamalıydı" diyor. Sen niye attırdın o zaman? Biraz Kezman'ın Ankara'da kaçırdığı penaltıya benziyor. O da Fenerbahçe açısından sezonun kader anıydı. Başkan Moratti'yi tribünde çıldırttılar. Bu adamın da kaderi bu! San Siro'yu dolduran 80 bin taraftar takımı yuhaladı, ıslıkladı. Son dakikada Cruz dışarı atmasa alkışa boğacaklardı elbette şampiyonluk turunda. Roma'yı son haftalarda golleriyle Panucci sırtlıyor. Atalanta'dan 3 puanı 2-1 ile aldılar. 37 maçta topladıkları 81 puan kulüp tarihinde bir rekor. Bugüne kadar hiçbir sezonda 24 galibiyet alamamışlardı. Son 14 maçta 10 galibiyet, 3 beraberlik aldılar ve tek yenilgiyi de derbide gördüler. Puan farkı 1. Inter haftaya Parma deplasmanına gidiyor. Roma ise Catania deplasmanında. Kağıt üzerinde elbette ki Roma'nın maçı daha zor. Bu hafta da öyleydi ama...

17

Dün Galatasaray bugün Manchester United 17 yaptı şampiyonluk sayısını. İkisi de haketti, kimsenin itirazı olmaz sanırım. Sezon boyunca Bez Bebek ile futbolseveri çıldırtan Fox Tv son hafta iki maçı da dönüşümlü verdi ve gözlerimizi yaşarttı. Gelecek sezon görüşmek üzere dedi gibi anladım spikerleri ama umud ediyorum bir başka kanal alır bu ligin yayın hakkını. Cristiano Ronaldo 31 golle tamamladı sezonu. Manchester United de 2. Chelsea'dan 15 gol fazla attı 38 haftada. Man. United Giggs ile 2-0 öne geçtikten sonra Chelsea, Bolton'dan yer ve onları rahatlatır diye düşündüm. Yediler de. Alex Ferguson'un 10. şampiyonluğu. Liverpool'un tahtına bir adım daha yaklaştılar. Rafael Benitez kalacaksa artık şampiyon yapsın şu takımı. Everton'un istikrarı dikkat çekici, yine 4 büyüğün arkasına takıldılar. Parası çok ruhu yok takım Man. City ligi 8 gol yiyerek tamamladı.

Euro 2008: Türkiye

Şimdilik kısa bir not düşeyim. Benim için ligin en iyi oyuncusu Mehmet Topuz üstelik Hamit sakatken kadroda yok. Emre Güngör yok. Mehmet Yıldız yok. Ümit Karan yok. Forvette hak etmeyen oyuncu yok ama neden sadece 4 kişi? Ne işi var dediklerim: Tolga Zengin, Gökhan Zan, Kazım Kazım ve Tümer Metin. Bu kadrodan 3 kişi gidecek. Tahminim Kazım, Ayhan ve sakatlığı geçmezse Hamit. Kalırsa; Uğur Boral. Sonuç; kötü ve adaletsiz bir seçim...
Kaleci: Volkan Demirel (Fenerbahçe), Rüştü Reçber (Beşiktaş), Tolga Zengin (Trabzonspor)
Defans: Gökhan Gönül (Fenerbahçe), Sabri Sarıoğlu (Galatasaray), Gökhan Zan (Beşiktaş), İbrahim Kaş (Beşiktaş), Servet Çetin (Galatasaray), Emre Aşık (Ankaraspor), Hakan Balta (Galatasaray)
Orta saha: Mehmet Aurelio, Uğur Boral (Fenerbahçe), , Mehmet Topal (Galatasaray), Emre Belözoğlu (Newcastle United), Tümer Metin (Larissa), Yıldıray Baştürk (Stuttgart), Hamit Altıntop (Bayern Münich), Ayhan Akman (Galatasaray), Arda Turan (Galatasaray), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Kazım Kazım (Fenerbahçe), Gökdeniz Karadeniz (Rubin Kazan)
Forvet: Nihat Kahveci (Villarreal), Halil Altıntop (Schalke), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Mevlüt Erdinç (Sochaux)
Edit: Servet Çetin'in sakatlığı sebebiyle Emre Güngör de kadroya çağrıldı.

Servet

Servet'in sezonuydu. Duvar gibi...

Pazar Maçları

Akşam güzel maç var. NTV Spor naklen veriyor. Estudiantes-Boca Juniors. Boca'da Riquelme bir sürpriz olmazsa kadroda yok. Saat 20:10'da naklen. Öğleden sonra Inter'in şampiyonluk maçı var. Ardından Premier Lig'de şampiyonu belirleyecek 2 maçı Fox TV dönüşümlü olarak naklen veriyor. Akşamın son maçı NTV Spor'da. Şampiyon Real Madrid, Zaragoza deplasmanında. Zaragoza kümede kalmak için kazanmak zorunda, Madrid de ayıp etmez artık..

Laporta

10 Mayıs 2008

Plaza de Toros de Las Ventas

Bu kez Matadorlar ve boğalar çıkmayacak Plaza de Toros de Las Ventas'a. İspanyollar Eylül ayında Davis Cup'daki İspanya-ABD maçları için Madrid'in efsane arenasını kullanacak. Fotoğraf orijinal değil, fotomontaj. Ama fikrin güzelliğini anlatmaya yetiyor...

Sadece Bir Oyun Mu?

Cunda 'da rakı içmeyi özledim. Sevgili dostum İsmail ile o sofrada futbol konuşmayı da. Bir kitabı paylaşmış benimle e-mail aracılığıyla. Alıntıladığı bölümü bloga aktarmak istedim. Kitap eski İrlandalı futbolcu ve bugünün yorumcusu Eamon Dunphy imzalı:Sadece Bir Oyun Mu? . 21 yıl önce yayınlanmış, orijinali amazon'da var.
"Sadece Bir Oyun Mu?"yu yazdığımda bunu çocuklarıma, anne ve babama, eşime, kardeşime, çok sevdiğim herkese değil de onlara ve aslında tüm dünyaya, diğer bütün hayal mahsullerinde olduğu gibi soyut görünen bir karaktere, "gerçek futbolcu"ya adadım. Benim için esas olan olan gerçek futbolcuydu. O benim olmak istediğim, 1966 ile 1973 yılları arasında ikinci ligde oynadığım dönemde etrafımda görmek istediğim kişiydi. Gerçek futbolcunun profesyonel sporların asıl kahramanı olduğuna inanırım. Çok büyük bir oyuncu olmak zorunda değildir, kendi takımı içerisinde bile en iyisi bile o olmayabilir, ancak bunların ikisi birden de olabilir. İyi olması sadece yeteneğine değil, aynı zamanda manevi yapısına da bağlıdır. Gerçek futbolcu zoru deneyendir, günümüzde topu otomatik bir biçimde orta saha oyuncularına aktaran o zavallı gençler gibi değildir. Bütün o kan ter içinde kalış ve kemik sesleri çıkaran müdahalelerine rağmen daha asil bir sporcu özelliklerine sahiptirler. Gerçek futbolcu sorumluluk alır, hem kendisi, hem de işler zora girdiğinde sizin adınıza... Sahip olduğu meziyetlerin bir çoğu tribünlerden göze çarpmaz. Takımı savunmadayken daima tetiktedir, rakibini takip eder ve tuttuğu adamın pozisyona girebilmek için zaman veya boş alan bulmasına engel olur. Öte yandan etrafını da bir sorun çıkıp çıkmadığını görmek amacıyla sürekli gözetler. Eğer pozisyon hatası yapmışsanız ve rakibinizin eline fazladan bir iki metrelik, can alıcı bir avantaj geçmişse veya bir anlığına konsantrasyonunuzu kaybetmişseniz; gerçek futbolcu, kendi adamını bırakıp sizin pozisyonunuzu yerinde bir müdahaleyle kurtarmaya veya tribünlerden basit bir kademeye girme hamlesi olarak görülebilecek bir harekette bulunmaya çalışır. Tüm iyi, büyük takımların bünyelerinde onlardan bir tane bulunur. Hücuma kalktığınızda, kendisi topu alabilmek için boşa kaçar, üstelik sadece evinizde 2-0 önde ya da deplasmanda 2-0 geride ve kaybedecek bir şeyinizin kalmadığı zamanlarda değil, daha çok iş ahlakı ve cesaret gerektiren anlarda da yapar bunu. Örneğin, sabırsızlanmakta olan taraftarlarınızın önünde, skordaki dengeyi kendi lehinize bozmak için çabaladığınızda veya deplasmanda maçın bitimine beş dakika kala skorun üzerine yatmaya çalıştığınız anlarda... Koşar, ceza sahası içinde kritik bir müdahalede bulunur, geriye yaslanmaktansa tekrar pas almak için de boşa kaçar. Hücumda veya savunmada, iç sahada yahut deplasmanda, Ocak ayının çamurunda, Nisan'ın rüzgârında ya da Ağustos'un güneşinde, her maç bir sınavdır ve bunlarda hile yapmanın, takıma karşı olan sorumluluklarınızdan kaçmanın binbir yolu vardır. Fakat gerçek futbolcu bunlara başvurmaz. Bazen çok yorulur, çoğunlukla ümitsizliğe kapılır ancak toptan asla kaçmaz. Adamımdır o benim. Futbolu takımı için oynar, sporu spor için yapar. Futbolun varoluş sebebi o olmayabilir; hele ki futbol insanlara ilham kaynağı olabcak kadar büyük anlamlar ifade ediyorsa. Ancak onun doğruluğu, asil ruhu, kendini işine adaması ve amaca ulaşabilmek için büyük bir kararlılıkla çalışması, futbolun bu usta profesyonel için varoluş sebebidir... Bugün takım arkadaşlarımı düşünürken basın tribünündeki koltuğumda oturmaktayım. Gerçek hayatta kendime bir yer edinmiş durumdayım. Şimdi ben de maçları seyredip orada ne olup bittiğinden haberdar olduğunu zanneden, dünyanın dönmesini sağlayan, futbolu basit bir şey, sadece bir oyun olarak gören, futbolcuların gizlice küçümsedikleri kişilerle aynı saftayım. Gerçek hayatta da gerçek futbolcular vardır fakat gerçek bir futbolcu olmak, hayatta başarılı olmak için bir önkoşul değildir, asla! Hatta genellikle gerçek futbolcunun bünyesinde barındırdığı değerlerin çoğu gerçek hayatta başınızın belaya girmesine neden olur. "

Boavista Yanarken

Futbolda skandal İtalyanlara özgü değil elbette. Porto şehrinin iki takımını da yaktılar. Porto büyük ağabey sıfatıyla ucuz yırttı. 6 puanları sildiler, daha fazlasına da güçleri yetmedi. Olan Boavista'ya oldu. 103 yıllık tarihinde tek şampiyonluğu olan kulübü küme düşürdüler. Taraftarının hali budur, kelimeler kifayetsiz kalır...

9 Mayıs 2008

Unai Emery Valencia'ya

La Liga'da bence sezonun teknik direktörü ne şampiyon Real Madrid'in Schuster'i ne de Villarreal'i 2.lik koltuğuna oturtan Pellegrini. Almeria gibi takımla mucize yaratan Unai Emery. 35 yaşında ve 2004-2005 sezonunda formasını giydiği Lorca'da teknik direktör görevi bırakınca koltuğu ona devrettiler. Almeria'da bu sezon ligin en çok konuşulan hocası oldu. Gelecek sezon için Valencia ile anlaştığı söyleniyor. Valencia, Rafael Benitez'i de ikinci ligden Tenerife'de almış, Benitez 2 şampiyonluk kazandırmıştı takıma. Sezon sonunda yıldızlarını satmak zorunda kalacak olan Valencia için ideal hoca Unai Emery...