28 Ekim 2018

Messi ve Ronaldo'suz



Yüz milyon dolar bütçelik bir Hollywood filminin fragmanı kalitesinde hazırlanan “El Clasico’ya” doğru videolarında 11 yıl sonra hem Cristiano Ronaldo hem de Lionel Messi yok. Dünyada hiçbir lig maçı Barcelona-Real Madrid kapışması kadar izlenmiyor. Sezonda iki maçı tribünde izleyebilen şanslı futbolsever sayısı 178 bin. Bugün Barselona’nın efsane stadı Camp Nou’daki 90 dakika 183 ülkede naklen yayınlanacak. İspanya La Liga’yı global bir marka gibi yöneten beyinler bu maçın Uzak Doğu’da izlenebilmesi için yerel saatle 16:15’e (TSİ 18:15) aldılar. Delhi’de 22:45’te ekran başına geçilecek, Tokyo’da saatler 00:15’i gösterdiğinde ilk düdük çalacak ve Buenos Aires’te öğle yemeği için cafeleri dolduranlar ekranda Barça-Real’in düellosunu görecekler.  Kolu kırılan Messi ve sezon başında kariyerinde yeni bir sayfa açıp Juventus’un yolunu tutan Cristiano Ronaldo yok ama ekran başında olması beklenen futbolsever sayısı 650 milyon. Sosyal medyada da 700 milyon kişinin El Clasico’yu takip etmesi bekleniyor.
Dünya Kupası, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Şampiyonası finalinden sonra en çok reyting getiren 90 dakika olan El Clasico’daki yayın teknolojisi de televizyonculuk dünyasının adeta pusulası. Camp Nou’da 30 ultra yüksek çözünürlüğe sahip 30 kamera olacak. 5 ana kamera oyunu ve topu takip ederken, 9 kamera detaylar için çalışacak. 12 kameraman ise özel görevle stadyumda alacak. Stad dışı, kale arkası, helikopter ve drone kamera ve stad üzerinde gerili telde gezen kamera… 4 kamera ise maçın aktörlerini 90 dakika takip edecek. Barça’da Coutinho, Real’de Modric’in her hareketi kayıt altına alınacak. El Clasico’yu kaybederse koltuğunu kaybedecek olan Real Madrid’in hocası Lopetegui ve Barça’nın teknik direktörü Valverde’nin de her jesti reji masasına gelecek.
Son 10 yıldaki amansız Messi-Cristiano Ronaldo rekabetiyle büyüyen El Clasico heyecanı elbette ki bu iki süper star yokken de vardı. Onların olmadığı son El Clasico’yu hatırlayalım o zaman. 11 yıl önce Aralık ayına dönmemiz gerekiyor. Barça’nın başında daha sonra Galatasaray’ı çalıştıracak Frank Rijkaard, Real Madrid’in kulübesinde ise yolu Beşiktaş’tan geçecek Schuster vardı. Messi sakat, Cristiano Ronaldo ise Manchester United forması giyiyordu. Real Madrid’in 11’inde Galatasaraylı Sneijder, Beşiktaşlı Pepe, Sivassporlu Robinho, Barça’nın santrforu ise Antalya ve Konyasporlu olacak olan Samuel Eto’o… Camp Nou’ya lider gelen Real Madrid, o akşam Baptista’nın golüyle El Clasico’yu 1-0 kazandı. Sezon sonunda Real Madrid şampiyon oldu, Barça’da Rijkaard’ın görevine son verdiler. Hayat işte, ertesi sezon Schuster, “Barça’yı evinde yenmemiz imkansız” deyince Real Madrid ona da “valizini topla ve git” dedi. Her El Clasico bir roman… Bugün bir yenisi yazılacak, bakalım bu romanın kahramanları kim olacak?

4 yorum:

Adsız dedi ki...

real madridin şu anki durumunun faturasını lopetegui ye kestiler.lakin unuttukları bişey var.zidane döneminde de la liga da real madrid harikalar yaratmıyordu hocam.cl de kazanılan 3 şampiyonluk sanki la ligada da kazanılmış havası yarattılar bazı yorumcular.son 10 sezonda real madrid 2 kez şampiyon olmuş la ligada.orta sahanın biraz yumuşak kaldığını söylemek lazım.real madride biraz diego simione enerjisi verilmesi gerekiyor.yada ileri üçlün grizzman icardi mbappe olacak ki gol yesende 1 fazlasını atabilesin.hem yumuşak orta saha hemde skor üretemezsen sıkıntı yaşıyorsun

alfatesisat dedi ki...

adsız gayet güzel anlatmışssın.söyleyecek bir şey kalmamış.

Web Kenti dedi ki...

Futbol ile çok alakamız yok lakin uzun soluklu bir blog olmanızı takdir ettik.

duygu dedi ki...

elinize sağlık güzel bir blog sitesi ve güzel bir paylaşım.