1 Temmuz 2018

Dünya Kupası Notlar #6


VAR’I BEN BULDUM 15 MİLYON EURO İSTİYORUM
VAR, spor dünyası için yeni bir teknoloji değil ama bir elin parmağı kadar ligde kullanıldıktan sonra elbette ki Dünya Kupası ile vitrine çıktı. Seveni var sevmeyeni var ama bir de bu teknolojiye sahiplenen var. İspanya’da biri kişi çıktı ve VAR teknolojisinin patentini aldığını iddia etti ve FIFA’ya tazminat davası açacağına açıkladı. Francisco Lopez, 1999 yılında İspanya’da eğitim ve kültür bakanlığına “21. Yüzyılın futbolu. Hakemlere gelecekte teknolojinin yardımı” başlıklı dosyayı teslim ettiğini ve patentini aldığını söylüyor. Lopez’in FIFA’dan istediği rakam ise 15 milyon Euro. Davayı kazanır mı, hiç sanmıyorum. VAR, “benim aklıma gelmişti” diyen milyonlarca futbolseverin icadı çünkü aynı zamanda…

RUSYA’DA KULÜBE GAZİLERİ 
Dünya Kupası bileti alan milli takımlara seçilmek zor, finallerde forma giyebilmek de bir o kadar daha zor. Rusya topraklarına ayak basmak, formayı kapmanın garantisi değil sonuçta. 23 kişilik kadrolarda bu sezon ortaya çok iyi performans koyan birçok futbolcu 270 dakika boyunca şans bulamadı. Barça kalecisi Alman Ter Stegen ile başlayalım, Roma’nın Arjantinli stoperi Fazio, PSG’de banko oynayan Brezilyalı Marquinhos, Atletico Madrid’in orta sahasındaki dinamosu Saul. Fransızların yükselen yıldızı Thauvin de kulübeden çıkamayan isimlerden. Arjantin’in hocası Sampaoli, orta sahada PSG’li Lo Celso’ya forma vermemek yemin etmişti sanki. Uruguay’da önünde Cavani ve Luis Suarez olduğunda İspanya La Liga’da 21 gol atan Stuani de maçları kenardan izledi.

AFRİKALILAR NEDEN TOPTAN ÜZÜLDÜ?
Sekiz yıl önce Gana kendi kıtasında ilk kez düzenlenen Dünya Kupası’nda Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg’da Uruguay ile çeyrek final oynamış ve turnuvaya penaltılarla veda etmişti. Rusya’da 5 Afrika ülkesinde son 16’ya kalamadan otellerini boşaltıp evlerini yolunu tuttular. 36 yıl aradan sonra ilk kez bir Afrika ülkesi gruptan çıkamazken bu fiyaskosunun nedenleri için de kıtanın efsane oyuncuları görüş belirttiler. Bunlardan biri de Fildişi Sahili’nin eski golcüsü Drogba. “Sadece yetenek yetmez, Avrupa ve Güney Amerikalılar ile baş edebilmek için sağlam bir oyun planını ve devamlılığa ihtiyacımız var” dedi Drogba. Hak vermemek mümkün değil ama ekleme yapayım: Afrika futbolunun karakterini yansıtanlar Nijerya ve Senegal’di. Gana ve Fildişi Sahili’nin olmadığı kupada Mısır, Tunus ve Fas’ın yetenekli ayakları vardı ama ne fizik ne de kondisyon olarak sert rakip olamadılar. Sadece Fas’ın pozitif futboluna İspanya ve Portekizli zor grupta yazık olduğunu söyleyebilirim. Kupada silinen Galatasaraylı Belhanda’nın buradan çıkarması gereken bir ders var. Şampiyonlar Ligi’nde aktör olmak istiyorsa Dünya Kupası’ndaki 3-4 katını oynamalı, çünkü Galatasaray’daki futbolu onu Rusya’da ancak figüren yaptı.

Arjantin bu filmi izlemişti

20 yıl önce Arjantin Milli Takımı’nda Passarella görevi bırakmış yerine Marcelo Bielsa gelmişti. İspanya’da Espanyol’da görevdeyken milli çağrıya hayır diyemeyen Bielsa, 2002 Dünya Kupası’nda Arjantin tarihinin en iyi kadrolarından biriyle dibe vurdu. 20 yıl sonra Bielsa’nın öğrencisi Sampaoli ile Tangocular benzer bir bozgunu yaşadılar. Geçen sezon Sevilla’da başarılı bir sezonun ardından Sampaoli de Bielsa gibi milli takımın teklifine hayır diyememişti. Icardi’yi Messi istemediği için kadroya almayan dün milli takım kariyerinde ilk kez sahte 9 (Messi) taktiğiyle sahaya çıkan Sampaoli, Rusya’da Barcelona’nın 10 numarasının anahtarlığındaki şirin maskot olmaktan öteye gidemedi. Kimse onu, Şile’ye Copa America’yı kazandıran teknik adam olarak hatırlamayacak. Sampaoli denildiğinde Fransa’dan 4 yiyip evine dönen dört maçta da ne yaptığını bilmeyen hoca diyecekler…



Hiç yorum yok: