8 Aralık 2011

Galatasaray 3 - Fenerbahçe 1

Derbiden bir gece önce iki takımın da antrenörleri Lig TV canlı yayınında elbette ki onbirleri ve taktiği vermediler ama alt metinlerde nasıl oynayacaklarının ipuçları vardı. Tahmini kolay olan Galatasaray’ın taraftarını arkasına alıp maça hızlı başlayacağı, Fenerbahçe’nin antrenörü İsmail Kartal’ın dediği gibi; “Biz oyunu dengede tutup geçen yıl ikinci yarıda kazanmayı bilmiştik” hesabı.. Aykut Kocaman’ın onbirini şekillendiren, muhtemelen 60’dan sonra gelen değişiklikleri skor yüzünden ikinci yarı başına çeken de bu senaryoydu...

Üç yıldır Fenerbahçe derbisi kazanamayan Galatasaray bu dönem içinde kağıt üzerinde çok kaliteli forvet hatlarına sahipti ama her seferinde orta sahası rakibinden eksikti. Orta sahadadaki kalite farkı da derbilerin sonucunu belirliyordu. Bu sezon transferlerle o dengeyi bulan Galatasaray karşısında Aykut Kocaman, Mehmet Topuz’un olmadığı, Sezer’in sakat, Özer’in de kayıp olduğu orta sahayı Selçuk ile sağlamlaştırdı. Kadroyu kara tahtaya yazarken, Bekir’in yokluğunda Bilica tercih edilince de Stoch kenarda kaldı. En formda adamı; Alex ile birlikte tahtaya önce yazsa, son iki maçın uçan adamı Stoch’a yer açılacaktı. Futbol kalitesi olarak ne Orhan Şam ne de Semih, Bilica ve Bievenu’den eksik adamlar değiller.

Galatasaray tarafında gol sıkıntısının sebebi tek ya da çift santrfor oynamakla alakalı değil elbette. Kanat adamlarının sıfır katkı yaptığı bir de Engin’in cezalı olduğu takım için Terim büyük bir risk aldı. Teknik adamları büyük yapan da bu tercihleri zaten. Yağmurlu bir akşamda ağırlaşan bir zeminde, üstelik de bir derbide Emre Çolak ile başlamak, Ayhan’ı kenarda tutup, Kazım da soru işaretiyken, sağlam Fenerbahçe orta sahasının karşısına Baros ve Elmander ile çıkmak... Tutmayabilirdi de ama tuttu... Bunun sebebi Galatasaray’ın ilk dakikadan itibaren Fenerbahçe yarı sahasında rakibe pas yapmasına olanak vermeyen presiydi. Hücum girişimlerinden dönen bütün topları kendi yarı alanına geçmeden toplayan Galatasaray’ın koşu mesafesi düşünce daha zinde kaldılar. İlk 20 dakikada kaçan fırsatlar, Bilica’nın bireysel hataları... Fenerbahçe kroke olduğu bu bölümden ancak geçmişte örnekleri çok olan ilk atakta gol ile çıkabilirdi. Bu da olmadı... Yobo kademesiz yakalandı, Eboue’nin karşısına çıkması gereken ilk adam Ziegler’di...

Ardından Bilica’nın bireysel hatası. 2-0’ın ardından Aykut Kocaman’ın oyunu tutarım ikinci yarıda Stoch ile 3 puan için denerim senaryosu çöpe gitti. 3 puan önde geldiği bir derbide iki ihtimal benim diyen bir hocanın “Önce kaybetmeyelim, fırsatını bulursak atar kazanırız” taktiği geçmişte çok iş yapmıştır...Başka bir ihtimal kalmayınca değişiklikleri ikinci yarı başına çeken Kocaman’ın Stoch yanlışı bir kez daha ortaya çıktı. İlk yarıdaki yüksek temponun ardından 45-60 arasında oyunun ritmini Fenerbahçe’ye bırakan Galatasaray, sezonun ve hatta son iki yılın en iyi futbolunu oynadığı maçta, Stoch’un direkten dönen topunda kendisi de direkten döndü. O pozisyon maçı değiştirebilirdi. Melo farkı üçe çıkardığında bu ihtimali de ortadan kaldırdı...

Maçın yıldızı Emre Çolak, Galatasaray’a ufak fiziği ve gençliğiyle dinamizm getirdi. Melo ve Elmander de farkı yarattı... Kazım yine vasatı aşamadı. Riera’nın kenardan gelip yine sıfır katkı yapması da skoru 3-1’e getirdi. Fenerbahçe’de Volkan Demirel kalesinde 3 gol görmesine rağmen muhteşem oynadı. Kenardan gelen Stoch vasatı aşan tek isimdi ama iş işten geçmişti artık...

6 yorum:

varol döken dedi ki...

hacımat!

mre dedi ki...

Kazım'a rağmen hücuma katkısı, attığı gol, özellikle 2. yarıda Stoch'u etkisiz hale getirmesiyle Eboue'nin de maçın en iyilerinden olduğunu düşünüyorum. Bir de Volkan'la birlikte takımı ayakta tutan Yobo çok iyiydi. Öyle ki bir ara diğer 3 savunma oyuncusunun da açıklarını kapatmaya çalışıyordu.

hücum futbol dedi ki...

semih olmuştu, emre çolak da artık oldu. bu maçta rüştünü, kalitesini ispatladı.
son olarak caner mertan'ı da sağ kanada monte ederse Fatih Hoca kupa kazandırmış gibi olur. riera ve kazım'ın yerine gençleri adapte eetiğimizde tek eksik net bir golcü.
baros'u satıp, çok net bir golcü alırsak uçarız. bilmiyorum kim ama bulup getirirsek super olur. başka bir şeye luzüm yok

Kenan Yilmaz dedi ki...

Yıllardır maça giderim, 10 dakika kala falan kadrolar skorkoard'a yazılır. O an tribünde bir uğultu olur, onu niye koydu, bu niye yok diye. Dün akşam ilk kez ve irticalen, GS kadrosu yazıldığında bütün stad alkışlamaya başladı, tek bir şikayet homurdanma olmadı. Bence maçı o dakika kazandık!

enes dedi ki...

Galatasaray çok iyi oynadı ve hakederek kazandı daha fazla da fark atabilirdi..

Semih ve Emre Çolak'ın kazandırılması da ayrı..

Ghetto Ultras Tribune Group dedi ki...

Bilica'nın yerine Fenerbahçe A2 takımından dahi bir adam oynasa skor farklı olur ben bu kadar ülkeye gelmiş kalitesiz defans oyuncusu görmedim hemde yabancı oyuncu statüsünde oynuyor. resmen yazık.