19 Eylül 2011

Fatih Terim'in Puzzle'ı

Bir takımda kadro mühendisliğinden bahsedeceksen o takımı uzun yıllar aynı teknik adamın kontrolü altında tutmalısın. Birinin gelip bir diğerinin valiz toplarken o sonradan gelenin de bir sonraki sezon olmayacağını bildiğin bir futbol aklına sahipse o kulüp varolan kadronun üstüne koymak, eksikleri tamamlamak, mevkisinin daha iyisini almaktan bahsetmek masaldan öteye gitmez. Galatasaray'da taraftarın yüzünü bile görmeye tahammülünün kalmadığı adamlar başta olmak üzere beklenildiği üzere kadro boşaltıldı. Fatih Terim'in omurgayı yeniden kurarken stoper dışında kaliteli tercihler yaptığı ortada. Muslera-Melo-Selçuk-Elmander bu ülkenin futbol standartlarının üzerinde bir omurga...

İlk hafta kaybeden ikinci hafta daha Süper Lig'e geldiğinden bihaber Samsunspor'u deviren Galatasaray, Terim'in elinde 1000 parçalı bir puzzle gibi. Geçen seneden devraldığı tablo, parçaları birleştirilemeyecek kadar renksiz ve sıradandı. Şimdi transferler sonrasında açtığı paketten puzzle'ın parçalarını ayıklayan Terim'in mahareti sadece bu parçaları birleştirmekle sınırlı olsa Galatasaray'ın işi kolay olurdu. Lakin bu puzzle'dan benzer parçalar var ve tablonun altıyla üstü arasında yine ton farkı var. Terim sezon başından beri Sabri'ye iki maçtır da Eboue parçalarının doğru yerini arıyor ve bulamıyor. Tablonun hangi köşesine koysa parça oturmuyor yerine. Ortadaki kallavi kılavuz parça Melo'nun etrafında örmeye başlayacak takımı... Paketten çift çıkanların işi zor... Kadroda yer bulmakta zorlanacaklar.

Ujfalusi'nin iyi bindirme yapan bir sağ bek olduğu gerçeği ortadayken, iki yerli -sallanan- stoperle yola çıkan Galatasaray'da Eboue transferi şimdilik kağıt üzerinde lüks duruyor. Onun yerinde sağ iç oynayacak ve takımın ilerideki futbol aklı olacak bir transfer çok daha iyi iş yapabilirdi. Lakin bu kez enkaz edebiyatı dalında Nobel alacak bir takım teslim alan Terim'e eksik parçaları sipariş verebilmesi için en az bir transfer dönemi daha lazım... Parçalar tamamladığında tutkalını vurmak zaten onun en iyi yaptığı iştir...

7 yorum:

Buğra Sarıyıldız dedi ki...

Melo harika performans sergilemeye devam ediyor hazırlık maçlarından beri. Eboue garibim bir sağda bir solda bir içte bir bekte oynamaktan ambale olmuş bir hali var. Kötü futbola rağmen 3 puan ilaç oldu moral oldu hem bize hem takıma. Çarşamba Karabükspor maçı daha zor geçecektir, Galatasaray ile ilgili gerçekçi yorumları bence 6 7 hafta sonra 3 deplasman maçı gördükten sonra yapmak en doğrusu olur. Şöyle bir gerçek de var ki bu takım her gün daha iyiye gidecektir çünkü geçen senelerdeki gibi kalite eksikliği olan bir takım değil.

Murat dedi ki...

1996-2000'le kıyaslarsam, bence Terim'in takımdaki en büyük eksiği Mehmet Ağar!

Comandante dedi ki...

Malesef ki Galatasaray'da işler puzzle çözmekten ibaret değil... Takım hala önceki seneler gibi 18 de çoğalamıyor.Tek forvette çok yanlız kalıyor Baros.Hatta İbrahim Tatlıses'in Yanlızım Dostlarım şarkısını bilse bi küçük açar herhalde yanında.Galatasaray'ın tek yaptığı şuan oyunu ilerde kabul ettirmek ve rakip ceza sahası çevresinde top çevirmek.Pozisyon üretemiyor,gol pozisyonuna giremiyor.Karşı karşıya kalamıyor,bu nasıl kaçar dedirtemiyor.

Sorunlar hala aynı bana göre Bülent Abi.Geçen seneye göre fark şu ki;Basıyoruz,önde kabul ettiriyoruz kendimizi,kalemizden uzakta oynuyoruz.Attığımız gollerde tezimi doğrular somut örnektir bana göre.Elmander'in de Melo'nun golü de uzaktan atılan şutlar.Diğeri zaten penaltı.Kısacası iyi kapanan takımları açmakta zorlanır,açamaz Galatasaray tıpkı Belediye gibi takımlar kontrataktan golü atarlar ve yine sesler yükselmeye başlar...

alperensaylar dedi ki...

Mutlaka 6-7 hafta daha beklenmeli ama katılmadığım bazı noktalar var. Öncelikle eğer Melo bu ülkenin futbol standartlarının üzerindeyse gerçekten ligimiz adeta bir "balon". Yanlış da anlaşılmasın Melo hakikaten kaliteli bir futbolcu ve doğru bir şablonda çok iş yapar ama o kadar değil. İtalya'yı yakından takip eden biri olarak siz daha iyi bilirsiniz Fiorentina sonrası Melo'yu. 2010 Dünya Kupası'nı seyrederken çıldırmıştım Melo yüzünden. Elmander ise evet ülkemizde nadir görebileceğimiz oyuncu tiplerinden biri; hücumda nereye koyarsan koy oynar gibi.

Ayrıca Galatasaray'ın en büyük sıkıntısı geri 4 lü ve yerli oyuncu kalitesi. Geri 4'lü de hangi kombinasyonu denerseniz deneyin sol bekte Hakan/Çağlar, stoperde Servet/Gökhan olduğu sürece hücum hattının gücü yetmeyebilir maçları kazanmaya. Ayrıca yerli oyuncu kalitesi bakımından da Selçuk dışında istikrarlı bir şekilde ilerleyen oyuncu yok. Servet, Sabri -diğerlerini saymıyorum bile- ise her an patlamaya hazır bomba gibiler.

Son olarak Eboue'den maksimum faydayı almanın yolu ya 4-4-2'de sağ kanatta oynatmak, ya da başka bir taktikte sağ bek. Yoksa sağ iç, sol açık gibi yerlerde çok sıkıntı çeker diye düşünüyorum Galatasaray.

4numara dedi ki...

sabri-servet-zan-balta dörtlüsünün isimleri bile tüylerimi ürpertir hale geldi...artık bu adamlar kariyerlerinde zirveyi birkaç sene önce yapmış ve inişe geçmiş isimler...bu saatten sonra da içlerinden herhangi birinin sezonu etkileyecek çapta üstün bir performans gösterebileceğine inancım sıfır...transferde serbest bırakılsalar bile gidecekleri yer en fazla mustafa sarp'ın samsunspor'u ayarında bir takım olur...öyle ya da böyle milli takım da da birlikte oynamış bu dörtlünün sonu geldi, daha fazla ısrar, futboldan aldığım zevke darbe vuruyor, oyundan sıkılmaya başlıyorum, takıma tahammülüm azalıyor...eskiyen bu yüzlerin, yenileriyle değişmesi gerekiyor...illa her sene her mevkiye yeni transfer değil ama, zamanının en zayıf halkası sabri şimdi kaptanlık pazubandı takıyorsa düşünmekte fayda var...

M.Cagdas dedi ki...

Kim soylemisti hatirlamiyorum, Servet - Zan - Balta, milli takima Gs'de oynadiklari icin aliniyor, GS'de de milli takim oyuncusu diye oynatiliyor. Bu donguyu bir kirabilsek iki takim da rahatliyacak gibi.

Mental Futbol dedi ki...

Takım tam 4-4-2'ye döndü diye sevinirken Muslera'nın kırmızı kartı takımı 4-4-2 formasyonunda izlememizi yine engelledi. Eskişehir maçında hoca 4-4-2'yi bozmaz umarım. 4-4-2 ile puzzle'ın parçalarını bulmak, alt ve üst renk ayrımını en aza indirgemek daha olası.