20 Şubat 2011

Beşiktaş:2 Fenerbahçe:4

Beşiktaş üç kulvarda çarpışan tek takım, rotasyon da bu tempoda bir mecburiyet. Ancak mümkünse bu kadro değişimini ilerideki beşlide yapmak kaydıyla. Defans dörtlüsündeki değişim teknik adamın rotasyon tercihi değil, Ersan'ın sakatlığı sonrasında, 6 yabancı kuralı yüzünden bir mecburiyet. Sivok neden tribünde, Ferrari sahada. Bir fikrim yok. Schuster'in var ki sahaya sürdü. Fenerbahçe tarafında ise haftalardır bozulmayan ve yavaş yavaş makine düzeninde işleyen bir onbir. Gökhan Gönül iğneyle sahada, Emre sakatlığın izlerini taşıyor. İkisi de kötü başladılar oyuna. Biri ortayı tutamadı, diğer ezberlettiği bindirmeleri yapamadı; Mehmet Topuz da taca çıktı...
Beraberliğin kimseye yaramadığı bir oyunda Kocaman'ın takımı hızlı başladı. Maden, Ekrem'in kanadıydı. Bunda Gönül'ü sakatlığı nedeniyle fazla zorlamamak istememeleri kadar Quaresma'nın savunma zaafiyetinden de yararlanma fikri yatıyordu hiç şüphesiz. İlk 25 dakikada Ekrem sürklase oldu; kim olsa, olurdu da! Dia'nın her ikiye birinde ve Niang'ın sarkmalarında ne gerideki stoperden kademe alabildi Ekrem ne de önündeki Quaresma'dan. Alex'in el bombası, Necip'in kafasında patladı ki bu pozisyonda oyuncuyu eleştirebilmek mümkün değil.
Oyunun 2-0'a doğru aktığı dakikalarda ilk kader anı geldi. Dia'nın direkten dönen topu... Gol olsa film kopabilirdi. Ardından önde basan Niang, Alex ve Dia üçlüsüyle geri dörtlü arasındaki mesafe uzadı. Beşiktaş o bölgeye Simao'yu da yollayınca oyun dengelenmeye başladı. 25-45 arası Aykut Kocaman işler yolunda gitmezken izlemekle yetindi. Emre ve Selçuk top tutamıyor ve çok top kaybediyorlardı. İleride 4 kişiyle işi bitirmek isteyen Beşiktaş, karşısında 7 adam bulunca bir iki cılız şut dışında pozisyon yaratamadı ama iki atak da iki bekin bindirmesinden geldi. İsmail'in sıfıra indiği pozisyon ve Ekrem'in golü attığı çıkışı...
İkinci yarının Rus ruleti olacağı belliydi... Simao'nun frikiğinde topun İbrahim Toraman'ın önünde kalması bir futbol cilvesi. İyi vurdu Toraman... Kiev mağlubiyetinin ardından derbide geriden gelip 2-1'i bulan Beşiktaş, taraftarı da arkasına almıştı ki, Almeida filmi kopardı. Bir saat geride kalırken karşı karşıya o pozisyonu gol yapsa; bu kez de Fenerbahçe tarafında film kopacak, muhtemelen 90 dakika sonunda fatura Aykut Kocaman'a kesilecekti. İmdada Ferrari yetişti. Önceki pozisyonda Lugano'yu indirdiğinde Çakır devam demişti, bu kez açık ve netti. Lugano'nun da oyunu tatlı sert ama rakibe vurmayacaksın! İlker Yasin'in hem penaltı hem golü gibi hem kırmızı kart hem penaltı... Rakibe, misafire daha fazla ne ikram edebilirsin ki sahada... Sonrası bir Alex klasiği... Sahanın kötülerinden Emre'nin ortasına kafa ve sıfırdan farkı ikiye çıkartan gol...
Geçen sezon Galatasaray hangi senaryodan geçtiyse; Beşiktaş da bu sezon aynı filmi perdeye koyuyor. Teknik adam, transfer tercihleri, yıldız politikası ve sonu hüsran akşamlar... Avrupa'da kendi sahasında yenilen 4 gol ve ilk kez Fenerbahçe'nin İnönü'de 4 gol atması...
Maçın en iyileri Dia, maçı çeviren Volkan ve işi bitiren Alex. Maçın en güzel anı ise Niang'ın rakip kaleye 70 metre uzakta iki rakibini terse döndürüp, 55 metre harmanladığı ve gol vuruşu yaptığı pozisyon ve Guti'nin İsmail'e attığı ara pası...

41 yorum:

Hakan dedi ki...

aykut kocaman'dan ziyade, hugo almeida ve matteo ferrari'den sevgilerle demek daha doğru olur.

farka gidecek maç, 1 anda terse döndü.

xavinin görümcesi dedi ki...

bekliyoruuuzzz (:

hashimov dedi ki...

Maçtan sonra herkes doğal olarak ferrariyi konuşacaktir ama fenerbahce de iyi bir takım olmasa böyle çeviremezdi herhalde...Maalesef ferrari fenerbahcenin olumlu yönlerini de gölgeledi...

Umut dedi ki...

abi, basın mensubu olsam Aykut Kocaman'a soracağım ilk soru: 2-1 ken Semih giriyordu. Kimi çıkaracaktı. Ferrari'nin malum hareketinden sonra işin rengi değişti. Eminim ki değişiklik Alex-Semih değişikliği olacaktı bana göre tabii. Futbol böyle bir oyun işte ama bu sorunun cevabını sanırım bulamayacağız.

epsvl dedi ki...

"Geçen sezon Galatasaray hangi senaryodan geçtiyse Beşiktaş da bu sezon aynı filmi perdeye koyuyor. Teknik adam, transfer tercihleri, yıldız politikası ve sonu hüsran akşamlar..."

Şu cümle o kadar doğru ki..

İsim dedi ki...

Schuster'in çıkması gereken Ekrem'i kadrodaki yerli yabancı dengesi yüzünden çıkaramaması,çıkarılamayan ve aslında çoktan kırmızı kartı da görmüş olması gereken o Ekrem'in şahane bir gol atması.

Maçanın Papazı dedi ki...

hatırlatma ilk kez 4 gol atması derken ? lig maçı 2000 -2001 yılı GS ı şampiyon yapan maç Bjk 2 FB 4,Moldovan ve Boliç ...

Berber Kenan dedi ki...

Yumruk atanı kovan Başkan acaba "canlı yayında" dirsek atanı kovabilecek mi ? Dünya izliyor ya bizi...

BT dedi ki...

@Maçanın Papazı
3-1 değil mi o maç? Moldovan/ 2 Preko 1999-2000'de

raul #7 dedi ki...

fenerin bjk ye ilk kez 4 gol attığı bilgisi lig tv istatistiklerinde de verildi. bu konuda ince eleyip sık dokudukları kesin..

SA dedi ki...

Maçın 11'i;

1- İlk 25 dakikada 0-3 olabilecek bir maçtı. Acaip iyi oynadık.
2- 35-60 arası da 3-1
3- Maçın ilk kırılma anı Dia'nın direkte patlayan şutu oldu; 0-2'den maç çevirmek kolay olmazdı.
4- İkinci kırılma anı Almeida'nın kaçırdığı Volkan'ın kurtardığı, 3. bilindiği gibi Ferrari'nin olayı.
5- Lugano'nun yere kündelenmesini kaçıran Çakır, 10 dk. sonra penaltıyı faiziyle verdi haklı olarak.
6- 2-1 olduğu zaman maçı bırakıp Fenerbahçe'ye küfür eden taraftarın "desibel kalitelerine" yakışmadı yaptıkları; ama cevaplarını çok geçmeden aldılar.
7- Niang'ın 60 metre 2+1 Beşiktaşlıyı terse yatırdıktan sonra peşine takıp, topu Rüştü'nün yumruklarında patlatması maçın hareketiydi.
8- Ama Alex koşm... Taş oluruz valla.
9- BJK'li "kalın çerçeveli gözlüklü genç yönetici" maçtan sonra çıkıp yine hakem falan dedi. Şaka yapıyor olmalı.
10- Son 6 maçta 18 puan, 13 gol, ensendeyiz Trabzon.
11- Sırasıyla iyi oynayanlar; Dia, Niang, Alex, Lugano, Yobo, Volkan, Santos, Emre, Selçuk, Gökhan, Topuz

cerkez1905 dedi ki...

her fbnin olduğu derbide lugano ile eşleşen adam kırmızı kart görüyor..biz izliyoz hakem izliyo bu sefer işin içinde bjk olduğu için dünya da izliyodu...yazık ki ne yazık

flamy1907 dedi ki...

Fener adamı verem yapar derler ya işte bundan. Şimdi herkes maçın dönüm noktasını Almeida nın kaçırdığı gol ve sonrasındaki Ferrari nin kırmızısı olarak gösteriyor. Oysa ki ilk yarıdaki boğucu oyundan çok rahat 2 gol daha çıkartabilirdi fenerbahçe ancak ne zaman bize rahat bir maç izlettirdi ki. Ayrıca Aykut Hoca nın da ilk yarının son 15 dakikasını sadece izlemesi hoş olmadı kafalarda ileriye dönük soru işaretleri bıraktı. Son olarak da oyuncuların sakat sakat olarak oynatılmalarından hoşlanmıyorum nihayetinde bugün sahada ne Emre ne Gökhan ne de Mehmet vardı o zaman yedeklerimiz niye oturuyor o kulübede...

mre dedi ki...

Maçtan bir nebze bağımsız bir yorum olacak ama filmi biraz geriye sararsak Yeni Malatyaspor yenilgisi sonrası Aykut Kocaman gönderilseydi Fenerbahçe aynı konumda olur muydu? Tabi kesin bir cevap verilemez lakin bence hayır. Bu Aykut Kocaman'ın çok iyi bir teknik direktör olduğunu düşündüğüm anlamına gelmesin. Söylemek istediğim başarıyı getiren unsurların en önemlilerinden biri istikrar. Adnan Polat aynı konumda olsa Malatya maçı sonrası "Camiamıza büyük hizmetleri geçmiş olan hocamızla çok üzülerek de olsa yollarımızı ayırma kararı aldık." Gibi başlayan ve devam eden bir açıklamayla karşılaşmaz mıydık?
Galatasaray 80-90'ların Fenerbahçesi olmak yolunda hızla ilerlemeye devam ederken rakibimiz de doğru yolu buluyor. Devre arası transfer yapmaması bile bu değişimin sonucu. Acı ama gerçek!

Fratz dedi ki...

yanlissam lutfen soyleyin macin daha ilk dakikalarinda ekremin kirmiziyi cok rahat almasi gerekiyordu. niang`a yaptigi iki hareket dogrudan sakatlamaya yonelik. cift sari kart oyun disi. 1-0 geriden 10 kisiyle, hem de sag beksiz.
belkide artik hem hakemler, hem futbolcular hem de yonetimi suclamak yerine ulkenin mantelitesinin sorgulanmasi gerek. Akilla hareket etmek gerek, gonullere ek.

http://bloglarasibaglanti.blogspot.com/ dedi ki...

O karşılaşma 4-2 değil 3-1'di. Beşiktaş Münch'ün penaltıdan attığı gol ile 1-0 öne geçmiş, Fenerbahçe Preko(2) ve Moldovan'la kazanmıştı. 2000 yılı

Kedi Tasarım dedi ki...

beşiktaş ve galatasaray fenerbahçeyi 20 sene geriden takip ediyor. Fenerbahçe nin 20 sene önce yaptıklarını yaparak başaralı olabileceklerini sanıyorlar...

Bora dedi ki...

bir oyuncu ısrarla kendi takımı aleyhine penaltı kırmızı kart alırken neyin kritiği ki bu? maçların yalnızca sahaiçinde kazanılmadığını öğrendiğini rahatlıkla söylebilen dokunulmaz bir klüp başkanına sahip bir ligle ilgili ne tür teknik taktik fikriniz olabiliyor şaşırıyorum.

Ali dedi ki...

eminim bunları yaparken Fenerbahçe 20 yıl önce bunları yapmıştı biz de yapalım demiyolardır

enis dedi ki...

@cerkez1905 ya durdun durdun yine mi başladın komik yorumlara. ferrari, macın baslarında kündesiyle bile penalti yaptırdı hakem çalamadı, kırmızı karttan önce de lugano faul yaptı ama neticesinde yüzünü dağıtması mı lazım...eze eze kardeşim, derbi maçında sakin olucaksın, yıldızlarınla maçı alıcaksın...gerçek parlayan yıldız da bu geminin kaptanı, sizin hala alex mi hagi mi dediğiniz ALEXANDRO DE SOUZA.

Alptug dedi ki...

Maçın en güzel anlarından bahsederken Ekremin golünü es geçmişsin be abi. Bence sezonun en iyi gollerinden biriydi.

tomates dedi ki...

Ekrem'in çaresizliği tamamen Quaresmanın geri dönmemesindendi. En azından Quaresma ile Simao nun yerini değiştirerek Ekrem'e daha fazla yardım gönderebilirdi.

Necip i alarak evlatlığı Aurelio yu oyuna sokarak ne düşündü bilmiyorum (sarı karı vardı ve sinirliydi. - gerçi kim değildi ki- ) Alex in kilidini çözmesi de en az ferrarinin hareketi kadar çocukcaydı bence....

Evde bıraktığı iki yabancının fellik fellik aranması, kulubedeki 2 yabancıyı hiç kullanmaması maçın stratejisini yapamadığı göstermiyor mu?

İspanyol bi öğrenci ile beraber seyrettiğimiz bi maçta bana şunu söylemişti. "Biz Guti yi 26 yaşındayken bile en fazla 60 dk oynatıyorduk. Sizi 35 yaşındaki adamı 90 dk sahada tutuyorsunuz"

Maçın 4-5 tane kırılma anı vardı. Güzelliği de buradaydı zaten.

Beşiktaş (iyi anlamda ve kötü anlamda) her şeyi yapabilecek bir takım. Şampiyon olacak takıma karşı bir maçı idman havasına da çevirebilir, Kesme şeker gibi de dağılabilir de. Bu maçın senaryosuna bakarak söylemiyorum ilk yarıdaki 5. haftadan beri her maç aynı git-gel'lerle dolu...

Yerlilerle yabancılar arasındaki kalite farkı ve kadro mimarisindeki hatalar Beşiktaş ın takım olamamasına neden oluyor. Umarım senenin takımı yapılırken (nereden bulacaklarsa artık) (elalem cenk tosun ları buluyor) kaliteli yerliye daha fazla önem verirler...

Bana yazma fırsatı verdiğin için teşekkürler...

Bir de Fener bahçe taraftarına bir sözüm var;
Bağırdığınız tezahüratların %80 i bizim tezahüratların içine küfür tıkıştırılmış hali. Ben sizin adınıza utandım...

Çarşının da basiretinin bağlanmasını da araştırmalı birisi...

Ben Beşiktaş'a paramı helal etim. Önemli olan heyecandı ve Beşiktaş maçlarında bunu fazlası ile buluyorum hem de haddinden fazlasıyla

freeland dedi ki...

@enis

Hagi'nin bir UEFA bir de Süper Kupası var... Alex'in ?

orkun dedi ki...

@SA;

10. hariç tamamına katılıyorum. Bence Trabzon'un Manisa'da işi zor, enselerinde değil önlerindeyiz artık.

Bir yorumda yazılmış zaten, ilk 20 dakikada üç tane net sarı kartlık pozisyonu olan Ekrem gidip 44'te zımbayı çakıyor, pes birader!

ultrAslan dedi ki...

skor ne olursa olsun 2 takım da beni ilgilendirmez kim kazanmış kim daha iyi oynamış kim şampiyon olmuş benim Galatasarayım şampiyon olmadıktan sonra hiç önemli değil.lakin bi galibiyet alınca bu fblilerin havaları beni öldürüyor.yok 20 sene sonra takip ediyomuş Gs ve bjk fb yi.hadi ya 20 sene öncesinde avrupa şampiyonu oldunuz da bizim mi habermiz yok süper kupayı falan mı aldınız çaktırmadan da önden gidiyosunuz.adama önce 20 sene de bi türkiye kupası al derler.tek konuştuğunuz stad vardı kralını yaptık onu da geçtik.alex de gol atınca Hagiden iyi falan filan.

sonuç olarak her fb galibiyeti takımlarını daha da antipatik yapan insanlar varken o takım da lugano oynamış bilica oynamış cristian oynamış çok mu?

Tuncay Tuncer dedi ki...

Bu maçı çok bekledim aslında... Galibiyet almamız bir şeyi kanıtlayacaktı ve bu da oldu...

Futbol iyi futbolcularla oynanır denir hep. Evet doğrudur, ancak iyi futbolcu tanımı bizde sadece "pahalı" yabancılar, "bir şekilde şöhret" olan futbolcular ve ucuzlayan anlamıyla "yıldız futbolcular" olarak bilindiği için yanılırız. İyi futbolcu illaki tek bir kelime ile ifade edilecekse bu "verimli" olabilir. Verimlilik de verilen görevine göre takıma yaptığı katkı ile orantılıdır. Maalesef bireysel olarak bu verimi almak çok zordur, bir kaç maç göz boyar ancak süreklilik sağlanmaz. Çünkü bu iş ekip işidir, takım işidir... Yıldız kavramı takımın önüne geçmeye görsün, bir anda beklentiler buruşturulup çöpe atılır..

Yıllarca biz yıldız futbolcuları yığdık takıma. Kimler geldi, kimler geçti üstünde çubuklu sarı lacivert forma ile.. Bu isimlerin bir çoğunun ismi, takımın isminin önüne geçti çoğunlukla... Hiç bir yerde göremeyecekleri ilgi ve alakayı, desteği gösterdik onlara... Paralar döktük hatta... Hani zevk için para verilir ama biz acı çekmek için döker olduk adeta bir ara...

En son R.Carlos ile bir şeylere tamam dedik... Yeter... Olmuyordu çünkü... Zorlamanın bir alemi yok... Belki tam anlamıyla "verimli" adamlar alınmadı yıldızların yerlerine ama en azından, takımın adının önüne geçen isimler değildi artık kalanlar...

Ancak rakiplerimiz bizim bu hatamızı anlamamış olacaklar ki, onlar düştüler bu sefer aynı yanlışa.. GS'nin durumu 2 senedir ortada... Bu sene de BJK yaptı aynı hatayı...

Tek farkla, GS taraftarı başarının ne olduğunu, nasıl kazanıldığını bildiği için çabuk uyandı ve tepkisini koydu ortaya... Ama BJK taraftarı hala aynı sarhoşluğu yaşayıp kendisini avutuyor... Bu durum içler acısı bir hal alıyor çünkü BJK, geleceği açısından da iyi sinyaller vermiyor. Neyse taktiri kendi taraftarı yapsın tabi...

DÜnkü maça bir FB'li gözüyle baktığımda ilk olarak internette kadroları arattım... BOBO var mı sorusu geldi aklıma... Alex BJK'ye bilmem kaç gol attıysa BJK takımında da sanırım en fazla golü Bobo attı bize.. Sadece istatistik değil tabi önemli olan, ancak bizim bildiğimiz haliyle en sıradan BOBO bile şu Almeida'dan her zaman daha tehlikelidir bizim için. Çünkü lugano ve Yobo her türlü yerler ağır bir forveti.. Ama Bobo gibi adamlar zarardır bizim defansa her zaman...

Dia'nın direkten dönen topu, Almeida'nın kaçırdığı gol falan hikaye aslında... En başta maç başlamadan belli oluyor bazı şeyler...

Almeida golü atsaydı bunları yazamazdın diyeceklere, Bobo olsaydı o noktaya bile gelmezdik diye yaşanmamış olanlardan bir demetle karşılık verebilirim. Dİa atsaydı, Niang yazsaydı demiyorum bile...

Sonuçta anlatmak istediğim şu, kapılmayın yıldızların büyüsüne... Taraftar olarak bu kadar kolay kanmayın... Bilgisayar oyunu değil bu, özelliği belli seviyede olan oyuncular maç kazanmıyor burada...

YiG dedi ki...

@freeland
Alex'in maalesef uefa ya da süper kupası yok. Saygınlığı ve onuru var.Ya Hagi'nin? Dur ben söyleyim, taraftarlrını telefonunu calmakla suclayacak kadar aymazlıgı, dogmgununu kutlamayan basın mensuplarına küsecek kadar ezik bünyesi, hakeme kafa atmaya yeltenip tükürecek kadar kontrol edilemeyen çirkefliği,vs..vs..daha da sayıp uzmek istemem seni,bunlarla idare et bir süre sonra sorarsan yine yazarım birkaç tane..

hebenneka dedi ki...

@ Bora

Süper anlamışsın meseleyi.

Fener geçen sene Galatasaray'ı iki maçta da yendi. Niye biliyor musun? Çünkü Galatasaray'lı futbolcular şerefsiz. Veriyosun parayı alıyosun maçı.

Geçen yıl Beşiktaş'ı yenerken de böyleydi. Niye biliyo musun? Çünkü onlar da şerefsiz. Veriyosun parayı, alıyosun maçı.

Bu sene Trabzon'u yenerken de böyleydi. Neden biliyo musun? Çünkü Trabzonlu topçular da şerefsiz. Veriyosun parayı, alıyosun maçı.

Ondan önceki sene de öyle, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sen de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de...

Fakat iş pek umursanmayan Türkiye Kupası'na gelince hepsi çok şerefli oluveriyor anasını satayım. Ondan önceki sene de öyleydi, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de, ondan önceki sene de...

-----

Şu ifadeleri kullandığım için başta muhatapları olmak üzere herkesten özür dilerim. Kullanılan ifadeler tamamen ironiktir. Bi de böyle deneyeyim dedim anlatmayı.

Hıncal Uluç ortaya bir laf attı, insan olan bu lafı nasıl bu hale çeker dedik o zaman. Ama anlaşılıyor ki pek çok kişi inanmak istemiş.

Aziz Yıldırım'ın lafı benim hatırladığım kadarı ile şöyle: "Anladım ki şampiyonluklar kazanmak için gereken tek şey iyi kadro kurmak değil."

Eğer istersen bu laftan hâlâ aynı sonucu çıkartmak mümkün, itirazım yok. Ama o zaman şunları da söyleyelim:

Bu laf dünyanın neresine gidersen git doğrudur şeker kardeşim. Aziz Yıldırım bu kadroyu kurdu ve şampiyon oldu. Ama ertesi sene kadroyu dağıtmak zorunda kaldı. Bonservisine 10 milyon dolar(o zamnki kurla 11 milyon Euro) ödenen Rapaic gibi adamları, Revivo'yu serbest bırakma noktasına gelmek zorunda kaldı. Neden sence? Üstelik bir seferde vazgeçilen bu para o dönemki kulüp bütçesinin dörtte birini aşıyordu. Neden sence?

Ya da Galatasaray stad yapmak için neden yaklaşık 15 yıl uğraştı sence? Trabzon neden enerji şirketi kurup ihalelere giriyor, tesislerin elektriği mi kesikmiş? Beşiktaş kıskançlıktan mı yeni stad yapma peşinde? Arsenal bu lafın söylendiği tarihten dört beş sene önce Ashburton Groove(senin bildiğin adıyla Emirates) projesini açıklarken, daha ortada Abramovicler şeyhler yokken neden "Manchester United ile rekabete devam edebilmenin tek yolu bu projeyi gerçekleştirmek" diyordu sence?

Barcelona neden formasına reklam aldı sence? Ya da Real Madrid transfer ettiği oyuncunun ne kadar forma sattırabileceğini de neden hesaba katıyor sence?

Bişey duyduğunuzda sizin için bu kadar önemliyse aslı astarı neymiş bi bakıverin önce. Sonra bi durup düşünün yahu, bi durup düşünün. Bunları yapmazsanız kim nereye çekerse oraya gidersiniz, hayatınızın yönünü sürekli başkaları belirler.

Öbür türlü farkında olmadan bir sürü insanı şerefsizlikle suçluyorsun, hiç düşündün mü bunu?

hebenneka dedi ki...

Hızımı alamadım, kusura bakmayın. Meselenin biraz daha netleşmesi için şunu da belirtelim:

Maçın ilk yarım saatinde Ekrem iki kere daha sarı kart görüp oyundan atılmış olabilirdi. Kimse de hakemi suçlayamazdı. O zaman da Ekrem'i mi satın almış olacaktı Aziz Yıldırım? Ya da Ekrem "satın alınmış" mı olacaktı?

BT dedi ki...

Arkadaşlar, ricam etsem her derbi sonrasında burası Şenkardeşler Kıraathanesi'ne dönmese...

ultrAslan dedi ki...

YiG

bak birader Haginin büyüklüğü saha dışından gelmez sahanın tam ortasından o çim kokusundan gelir her büyük futbolcu da olduğu gibi.maradona gelmiş geçmiş en büyük futbolcudur ama kokain bağımlısıdır ve bu büyüklüğünü değiştirmez.öle büyük futbolcular çok sempatik olacak yardımsever olacak basınla arası çok iyi olacak diye bi kural yoktur.büyük oyuncuların hepsi sorunludur ki senin bu alexi korumaya çalışıp ezilip büzülerek yazdıklarında HAGİ zaten en büyük olmuştu bunları yaparken hocaydı artık oyuncu değil.senin o büyük dediğin adam brezilya dışına çıkmazken Türkiye kupasında 2.lig takımlarına elenirken Hagi ispanya da el classico oynuyodu.Hagi bu ülkeye Uefa kupasını Super kupayı aldı getirdi sen öle ağzın açık bakarken.HAGİ ile bi başkasını karşılaştırmaktan vazgeçin artık taa ki bi avrupa kupası getirmeyi başaran bi futbolcunuz olana kadar ki bu da olmayacak malasef.

onun için seneye çok çalışın gayret edin lugano itsin kalksın azizi yıldırım hakem odasından çıkmasın bilica kazı çalışmalarında teknolojiyi kullansın Türkiye kupasını kazanın da HAGİ Uefa kupasını Super kupayı kazandı diye birileri böle sorarsa alex de Türkiye kupasını kazandı diyebilin.yine gülerler ama bu kadar boş konuşmamış olursun hiç olmazsa..

Metehan dedi ki...

maçta anlamadığım bir şey var, ferrari'nin kırmızı gördüğü pozisyonun penaltı olması mı gerekir di yok endirekt serbest vurus mu ?

raul #7 dedi ki...

sadece komedi olsun diye yazıyorum millet.

Bir "ferrari" görürsün, almak için çok uğraşırsın, aileni ikna edersin, alırsın hevesin kaçar. Bir ""Q7"" görürsün almak için didinirsin, borca girersin, alırsın çok geçmeden hevesin kaçar. Sonra bir KARTAL görürsün ! Kolay binersin ! Zor vazgeçersin :D :D

bunu da ciddi yazıyim.
alex de sonsuza :)

enis dedi ki...

@ultraaslan ya renkdaş niye boş konuşucakmış, hagi kariyerinin en iyi futbolunu yıllardır 15. haftada havlu attığınız bu ligde oynadı, bir de parladığı steaua bükreşte...real madridde, barça'da neler yapmıs?? bi romario mu olmus, stoichkov mu olmus? brezilya dışına çıkmadığın dediğin ülke, yıllardır dünyanın en iyi 3 takımı arasında, beğenmediğin alex brezilyada, amc oynadığı halde dünyanın golünü atmış, türkiye ligindeki performansını sen bile herseye ragmen biliyorsundur. ayrıca sana neden cevap vermme gereği duyuyorum bilmiyorum, fener-bjk yi yendi, sen ne alınıyorsun, sen bi 4 hafta bekle bence.

turhanatakan dedi ki...

@metehan,
endirekt serbest vuruş olmazdı, çünkü oyuncuların birbirine teması var pozisyonda. ancak, ilk müdahale lugano'dan geldiği için beşiktaş lehine serbest vuruş verilip attığı dirsek nedeniyle ferrari oyundan atılsa daha doğru olurdu. sanırım cüneyt çakır lugano'nun hareketini faul olarak tespit etmedi ve sadece ferrari'nin dirseğini kusurlu hareket olarak değerlendirdi.

ultrAslan dedi ki...

@ enis

ben ilk yazan arkadaşa cvp yazdığımda sen neden yazıosan bende bir Galatasaraylı olarak bjk-fb maçına ondan yorum yazıyorum.kurabildin mi aradaki bağlantıyı.hiç sanmıyorum ama zorla biraz.

revivo rapaiç hojdonk(böle mi yazıodu unutmuşuz) alex. bunları neden yazdım biliomusun hepsinin ortak bi noktası var HAGİ.hepsine Hagi den iyi dediniz 3 ü gitti bi yerlerde bak ismini bile yazamıyoruz alexin de kaderi bu olcak.HAGİ mi o birileri ile karşılaştırılıp hep gündemde olmaya dewam edecek.

özür:şen kardeşler kıraathanesine çevirenlerin arasındaysam özür dilerim aceto.çoluk çoçuk da olsa bilmeden de yazsa yine de sarı tende kırmızı akıyo kanımız cevap verme gereği duyuyoruz.bu son msj diğer haberlere geçiyorum.kalın sağlıcakla

enis dedi ki...

@ultraaslan

Hagi'yi saydığın futbolcularla kıyaslayanlar anadolu yakasından değil avrupa yakasından ilk önce bunu belirteyim. benim bağlantı kurmakta zorlandığım bir şey yok sen merak etme..Çoluk çocuk demişsin de muhtemelen sen Hagi Hagi derken, ben üniversiteden mezun olmuştum.sizn cemazül evvelinizi de bilirim yani o konuda endişen olmasın.asıl ben senin o uefa taraftarı ergenlerden olduğunu düşünmüş ama değinmemiştim.bu fırsatı verdiğin için sağol.(zorla biraz kendini)

orkun dedi ki...

@turhanatakan; @metehan;

Biraz zorlama beyin cimnastiğine girecek, biliyorum, ama pozisyona şöyle bir yorum da yapılabilir mi? Cüneyt Çakır Lugano'nun faulünü gördü, Ferrari devam edebildiği için avantaja bıraktı, sonrasında Ferrari dirseği çakınca da faul+kırmızı verdi.

ultrAslan dedi ki...

@ gereksiz

tabii yaa Galatasasay avrupa şampiyonlukları yaşarken biz işi gücü bıraktık Hagi mi onlar mı diye tartışıyoduk emin ol sen.sen daha tohumken tribündeydim ben uniyi her insan gibi zamanında bitirdiysen.bu arada hani çoçuk demişim ya burdan bütün çoçuklardan da özür diliyorum.

vallaha da billaha da son msj aceto bidaha dönüp okumam bile bu haberin yorumlarını yeter bu kadar çoçukluğumuza inmeler..

Valthord dedi ki...

@ultraaslan:

peki sizin alex'le karşılaştırdıklarınıza ne demeli? , felipe'den ilic'e, carrusca'dan lincoln'e, elano'dan misimovic'e... bir yığın adamı alex'le karşılaştırmadınız mı utanmadan? alex attıkça siz de bunların bonservislerini sezon bitmeden eline verip apar topar yolladınız. hagi'den beri yeni bi hagi değil "alex'ten iyisi"ni arıyorsunuz sadece. ama siz değil iyisini, yanına yaklaşanını bile bulamadınız daha. eh, zaten bulsanız yıllardır şampiyonlar ligi göremeyen, şu anda da ligde kalmaya oynayan bi takım olmazdınız.

neyse, en azından ben alex'in kıyaslandığı futbolcuların isimlerini yazabiliyorum. ama başarılı olduklarından değil, bazılarının aksine doğru dürüst yazmayı bildiğimden.

cihan dedi ki...

Bülent Abi,

Bence bu fanatizm kokan yorumlara bir filtreleme yapsan yazılarla daha uyumlu olup arada kaybolan mantıklı yorumları da gün ışığına çıkarır.40 yorumun yuzde sekseni taraftar atışmalarından ibaret nerdeyse.