27 Ocak 2011

Beşiktaş vs. Trabzon ve Ersan

Ligin ikinci yarısında Beşiktaş için kilit, iki stoperin sağlıklı kalması ve düzenli onbirde oynaması. Ersan ve İbrahim Toraman ikilisi bozuldukça ileride 6 yabancı da rotasyona girmek zorunda kalır... O zaman hem Schuster'in hem de takımın kafası karışır...

13 Aralık'ta Beşiktaş'ın transferleri kesinleştikten sonra "Jorge Mendes dörtlüsü" başlıklı posttan devam etmek zorunda bıraktı bu akşam İnönü'deki maç. Bir sakatlık bazen bir takımın bir sezonunu heba edebilir, ettiği de olmuştur. Bu havalarda, bu kaygan zeminlerde ayak bir kere yere sağlam basmasın, krampon o çimi tutmasın, gider diz.. Ersan sezonun en flaş stoperiydi ve ne yazık ki sezonu kapadı. Beşiktaş bu akşam da dahil yeni transferleriyle 4 maçta 13 gol attı. Golden öte takımın tribündeki taraftara, ekran başındaki futbolsevere verdiği heyecan ve keyif en önemlisi. Kısacası "Schuster oynatıyor ağabey" idi... Alman hoca kafasındaki kadroyu iyi kötü en sonunda kurdu. Tartışılacak kararlarla birlikte... Neden Fernandes geldi, pek de sorgulanmadı. Necip-Ernst neden gözden düştü? Ya da Ekrem daha tam hazır değilken; Hilbert'ten de bu kadar kolay vazgeçebilir miydi? Hepsinin ortak cevabı iki yerli stoperde gizli. Ersan ve İbrahim Toraman. Beşiktaş'ın 4 maçta kalesinde verdiği pozisyon sayısı 23. Maçlar kazanıldığı için yenen 6 golün pek de önemi yok diyelim ama ya bundan sonrası. Toraman'ın yanında Sivok artık vazgeçilmez. İlerideki İber kare asına da dokunamazsın. Beşiktaş'ta Ernst-Fernandes ve Hilbert'den artık sadece biri forma giyecek. Schuster'in çift forvet tercihini de hesaba katarsak, Ernst ve Fernandes ideal onbir oyuncusu olma şanslarını kaybediyorlar. Her şey ideal onbir değil elbette. Beşiktaş 3 kulvarda yürüyen tek takım. Bardağın dolu tarafında Schuster'in elinde rotasyona açık bir kadro var... Önemli olan bu rotasyonda ne verim alınacağı...
*******
Trabzonspor, Şenol Güneş'in tercihi ile Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu gibi... Ankaragücü beraberliği sonrasında, Beşiktaş istim üzerindeyken, Fenerbahçe de tek ihtimale sahipken zincirleme trafik kazası bekliyordum. Güneş de iki maçı da %50 kaybetme şansım varsa, ikincisindeki oranı -beraberlik de kendisine yararken- asları dinlendirerek yükselteyim dedi. Güneş'in yanılıp yanılmadığını görmek için Pazar akşamını bekleyeceğiz...

8 yorum:

4numara dedi ki...

esas kazanç, stoperler dışında o ilerideki muhteşem 4'lünün içerisinde 1 yerli olabilmesi (lincoln-kewell-baros-arda) ama nihat pek alternatif olacak vaziyette değil. ersan'ın sakatlanmasına bir adanalı olarak ayrıca üzüldüm. hem son dakikada olması çok dramatik hem de bir yandan futbol bu manevraları yapma zorunluluğunu doğurduğu için çok zevkli.

RMC dedi ki...

schuster ileriki zamanlarda fernades'i guti yerine oynatabilir çünkü guti çok maç oynuyor ve elbet yorulacağı zaman gelecek yaş itibariyle, hücum olarak ta iyi fernandes.ersan'ın sakatlıgı cok kotu oldu acaba transfer sezonu bitmeden bir yerli takviye yapabilirler mi ?

Erdal dedi ki...

@4numara: Nihat İspanya'dayken Nobre'nin oynadığı mevkide oynadığında en başarılı dönemlerini yaşadı. Sociedad'ta Kovaçeviç ile yaptığı işbirliğini burada Almeida ile de yapabilirse çok büyük kazanç olur Beşiktaş için. Tabi önce iyileşmesi gerekiyor. Ayrıca fiziken 1,5 sezondur olduğundan daha diri olması lazım.

Bülent abi, Ersan'ın sakatlığına hepimiz üzüldük. Son dakika golü yeyip elensek bu kadar üzülmezdim. Umarım sözleşmesini uzatarak kendisine bu zor zamanda en güzel desteği verir Beşiktaş yönetimi. Ama hayat da devam ediyor. Yerli bir stoper muhakkak alınması lazım. Hem senin de belirttiğin yabancı kontenjanını daha efektif kullanabilmek açısından, hem de çok kolay sakatlanabilen Ferrari ve sakatlıktan henüz çıkmış Sivok'a çok fazla güvenilemeyeceğinden acilen yerli bir defans oyuncusu almak gerek. Rize'de kiralık olan Sezer Özmen geri çağrılabilirse (böyle bir ihtimal var mı bilmiyorum) cuk oturur oraya. Olmuyorsa formasını Serdar Aziz'e kaptıran İbrahim Öztürk de iyi bir seçim olabilir.

sedatabinintavsiyeleri.blogspot.com dedi ki...

Şenol hoca doğru olanı yaptı bence. As kadro Beşiktaş'a yenilseydi, o çöküntüyle Trabzon Kadıköy'den biraz zor çıkardı.

Ersan içinde çok üzüldüm. Umarım geri döndüğünde eski formuna çabuk kavuşabilir.

gofis kralı dedi ki...

burda evdeki bulgurdan olduğumuzu nerden çıkardınız ben anlamadım? bence şenol hoca en doğrusunu yaptı, ve kupadan elenmek de bana göre takım için en hayırlısı oldu. kupayı kazanmak hiçbirşey ifade etmeyecekti ve biz sadece şampiyonluk yolunda bir yükten daha sıyrıldık, bir modülümüzü daha uzay boşluğuna bıraktık. fenerbahçe maçını kaybetsek bile doğru olanı yaptık, daha bunun çeyrek finali, yarı finali... olacaktı çünkü. aynı zamanda bence yedekleri görmek adına güzel bir hazırlık maçı oldu, bu iki takım arasındaki asıl karşılaşma iki hocanın da aslarını süreceği 24. hafta karşılaşması olacak.

not: %50 kaybetme şansını ben anlayamadım? 2 ihtimal üzerinden mi gittiniz acaba? yoksa sizce trabzonspor'un puan kaybetmesi de "kaybetme" olarak mı sayılmalı?

CDiS dedi ki...

yabancı sıkıntısı olur deniyor ama beşiktaş son 2 maça zaten 5 yabancıyla çıktı. ersan'ın gidişiyle çekilebilecek sıkıntı, ekrem'in dönüşüyle ortadan kalkar gibime geliyor.
bir de sanal ortamlarda şurada burada hala bu oyun eleştiriliyor, e kardeşim birşeyi de beğenin ya..

MBC dedi ki...

Ersan´in yerine Sivok oynar..
Hilbert´in yerinede Ekrem Dag oynar..
ileriside herzaman oynadigi gibi oynamaya devam eder bence..

Ace Ace dedi ki...

@gofis kralı
evet kaybetmekten kasıt puan kaybetmek olmalı. Trabzon açık ara bu sene şampiyonluğa koşan bir ekip. Herhangi bir beraberlik(buna istanbul takımları da dahil) Trabzonun hanesine kayıp olarak yazılacaktır. Burda kötü bir şey yok. Tam aksine iyi bir şey var. O da takımın gerçekten başarılı olduğudur.

Yalnız, maçı "Les Adnans" izlerken "Acaba bizim kıvırcık Rijkaard'ı kovmasaydık istediği transferleri de yapsaydık, bizim takımda böyle oynar mıydı?" diye düşünmüşler midir? Çünkü maçı izlerken Türkiye sınırları içersinde oynanan bir maç olmadığını düşünmeye başlamıştım.