16 Ekim 2010

Ricardo Quaresma Röportajı

Bu röportajı Portekizli arkadaşıyla birlikte çeviren ve blogda yayınlamam için yollayan Mehmet Güren'e çok teşekkür ediyorum. Orijinal metine buradan ulaşabilirsiniz. Röportajın Porto başta olmak üzere Portekiz futbolu konulu iki bölümü daha var.

Ricardo Quaresma: "Beşiktaş'ı seçmek hayatım boyunca yaptığım en iyi seçimdi."
Quaresma, röportajında İstanbul'da kendini "evde" hissetiğini anlattı. Ricardo Quaresma kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Inter'de geçen yılların ardından Portekizli bugün, binlerce kişi tarafından havaalanında ve stadyumda karşılanan bir yıldız. Quaresma Maisfutebol ve TVI İstanbul'daki yaşamını ve 2007 yılında başlayan "aşkı" Beşiktaş'ı anlattı.
* İstanbul'da bu şekilde karşılanmayı bekliyor muydun?
RQ: Dürüst olmak gerekirse bana "Seni İstanbul'da binlerce kişi karşılayacak" denildiğin şaka yapılıyor sandım. Ama uçaktan indiğimde çevremde onlarca insan gördüm. İnanamadım. O an hissettiklerim gerçekten anlatılmazdı. Söyleyebileceğim tek şey bana inanan, bu kadar değerli olduğumu düşünen insanların olması beni çok mutlu etmişti..
* Taraftarlardaki bu çılgınlık sen 2007 yılında Porto formasıyla İnönü stadına çıktığında başladı. Rakip takım taraftarları tarafından alkışlanmak nasıl bir duyguydu?
RQ: Deplasmandaki taraftarlar tarafından alkışlanmak çok değişikti. Ama bir futbolcu olarak çok mutlu edici bir duyguydu çünkü. Bu demek oluyor ki oynadığım futbol ve mücadelemle onları etkileyebilmişim. Aramızdaki bağ aslında orada başladı. Bugün Beşiktaş forması giyiyorsam, o günün büyük bir etkisi var."
* Beşiktaş forması giymek Portekiz dışında yaşadığın en iyi tecrüben mi?
RQ: Sanıyorum öyle. Yaşadığım bütün ülkeler, oynadığım tüm takımlar arasında şimdiye kadar kendimi en mutlu hissettiğim ve evde hissetiğim yer şüphesiz burası (Beşiktaş). Herşey, şimdiye kadar hep hayalini kurduğum şekilde.* Bu seferki fark nedir?
RQ: Öncelikle Inter'de kaybettiğim futbol oynama coşkumu tekrar kazandım. Keyif, güven, mutluluk... Hepsi. Artık Beşiktaş'ın daha iyi yerlere gelmesi için mücadele etmek istiyorum.
* Sezon başında İspanya'da (Atletico Madrid) oynayacağın konuşuluyordu. Ters giden neydi? Neden olmadı?
RQ: Hayır, ters giden hiçbir şey olmadı. Çünkü ben Türkiye'ye gitmeyi seçtim. Çünkü ben mutlu olacağım yerin orası olduğunu hissediyordum. Menajerim bana seçenekleri sundu. Karar vermemi istedi. Ve ben kendim için seçtim. Dürüst olmak gerekirse, verdiğim karar (Beşiktaş'a gelmek) hayatım boyunca verdiğim en doğru karardı.
* Portekiz'e geri dönecek misin? Şu an bunu düşünüyor musun?
RQ: Neden şu an? Şu an değil. Belki gelecekte, kim bilir?...
* Peki Portekiz'de hangi takım?
RQ: Şimdi konuşmaya gerek yok. Çünkü şu an kesinlikle bunu düşünmüyrum. Gelecekte konuşuruz.
* Görünen o ki, çabuk adapte olmuşsun. Nasıl bir ülke orası?
RQ: Türkiye'de çok mutluyum! Bana gerçekten çok güzel davranıyorlar ve bana her zaman güven aşılıyorlar. İnsanların bana olan sevgisini ve saygısını her zaman hissediyorum. Açıkçası, bu ülkeden çok keyif alıyorum ve gerçekten çok mutluyum.
* Türkçe hangi kelimeleri biliyorsun?
RQ: Türkçe zor bir dil. Ama "Merhaba" Merhaba demek. Ne zaman klübe girsem herkese söylüyorum bunu. Ayrıca "Afiyet olsun" yemeğin keyfini çıkar demek. Ben her zaman acıkıyorum, o yüzden bunu çok duyuyorum!

11 yorum:

RMC dedi ki...

açıkçası q7 geldiğinde baya endişelerim vardı acaba sorun çıkarır mı diye.şimdi görüyorum ki tam bir Beşiktaşlı olmuş.Umarım uzun yıllar hizmet eder formaya.

benden bu kadar dedi ki...

vasat bir tekniğe sahip futbolcu. uzaktan şutları zayıf, ayrıca yavaş.

borcunuz toplamda 0,6 alex.

muzoz dedi ki...

abi belki alakasız ama dünki nuri şahin kapağı için iki kelam edersen sen iyi bilirsin futbolda intkamları :))

yoney dedi ki...

Şu "Türkçe zor dil" cümlesini duymaktan bıktım artık. Haydi yine Quaresma daha yeni geldi de, 4-5 yıl bu ülkede yaşayıp, dil öğrenme konusunda en ufak bir çaba göstermeyen oyuncular bu moda tabire sığınıyorlar ya, çok sinirleniyorum!

MadLover dedi ki...

Adamsın adam! ilk geldiginde yedek bile kalmasına razıydım simdi bunları okudukca ve oyununu gordukce cok mutlu oluyorum

bonaventure dedi ki...

yoney@
ivan ergiçe ingilizce soru soruyor muhabir türkçe cevaplıyor. sanırım 1,5 sene oldu türkiyeye geleli.

Hakan dedi ki...

çok teşekkürler bülent abi bu röportajı bize ulaştırdığın için. emeği geçen herkese teşekkürler (çeviri vs)

uzun yıllardır böyle bir yabancı gelmemişti ülkeye. bahsettiğim müthiş yeteneklerinden ziyade, adamlığı ve taraftar kafasına sahip olması en çokta tribünle müthiş diyalogu.

on numara futbolcu, on numara adamsın ricardo.

porto maçında kendisi için hazırlanan "prince do besiktas" pankartını sahada olmasa bile tribünde görecektir.

Drunk Coyote dedi ki...

Rica ediyorum bırakın ay gün hesabını yapmak isteyen yapar dil işini. Mehmet Topal şu an eminim klasik "derdimi anlatıcak kadar biliyorum" seviyesini geçmiştir. Bu işin en ikiyüzlüsü Daum'dur. Ay-yıldız tişört giyip zerre Türkçe konuşamamak en büyük yeteneği!

Justice dedi ki...

@yoney
@bonaventure

hala bir turist, "su, merhaba, nasılsın" dese o abuk aksanıyla, heyecanlanıyoruz bok varmış gibi.

sen adama "sözleşeye eklediğimiz madde sebebiyle şu türkçe kursuna beleş gidiceksin, hadi yine iyisin" şeklinde emrivaki yapılmazsa bu böyle gider. bakın mehmet topal ispanyaya gitti, eşiyle birlikte direk kursa katıldılar. çünkü orada bunu, yani iletişimi önemsiyorlar.

bizde önemsediğimizi göstermeliyiz. havaalanında "memleketi kurtaracak" "büyük başkan" edasıyla karşılamayı bırakarak.

Hakan dedi ki...

şu golünü izlediğimden quaresma benim için uzaylı kategorisi futbolcularındandır.

http://www.facebook.com/video/video.php?v=114799205245804

Kemal dedi ki...

Portekizceyi doğru dürüst konuşamadığı için dalga geçilen Quaresma reyisin Türkçe kelimeler öğrenmesi ilginç geldi bana