15 Ağustos 2010

Mamadou Niang

Bugün Fenerbahçe taraftarının yüzünü bile görmek istemediği Daniel Güiza, iki yıl önce santrfor arayan Aziz Yıldırım ve yönetimi için doğru transferdi. Haklıydılar da. Dünyanın en iyi iki liginden birinin 27 gol atarak gol krallığını kazanmış, İspanyol milli takımında oynayan bir adamı alıyorlardı. Bugün Niang da yaklaşık aynı kriterlerle tercih edilmiş bir isim. Fransa Ligi'nin son gol kralı ünvanıyla ayak basacak İstanbul'a. Peki aradaki fark nedir? Güiza'yı böylesine kötü yapan ve Niang'ı göklere çıkartan... 3 Büyükler için her zaman marka santrfor gerektiğine inanırım. Tecrübeli, yetenekli olduğu kadar büyük takım topçusu olan, şampiyonluk baskısını omuzlarında hissetmiş golcüler gelmeli bu ülkeye. Güiza'nın yeteneklerini tartışmak komik olur. Güiza iyi profesyonel değil, onu geldiği günden bu yana İstanbul dışında bir villa verip, bunalım takılmasına sebep olan yöneticiler de iyi yönetici değil. Her insanın özel hayatında sarsıntılar olur, kısmet ki Güiza'nın yaşadığı sarsıntılar Fenerbahçe dönemine denk geldi. 2 yıl boyunca sahada ayaklara yere sağlam basmayan, güçsüz, çelimsiz, yüzü kedere batmış bir "golcü" izledik.Güiza, küçük takımların büyük golcüsü olmadığını Fenerbahçe'de ispatlayabilirdi. Başaramadı. Niang'ı İspanyol'dan ayıran budur. Niang, büyük takımın büyük golcüsü olduğunu Strasbourg sonrası Marsilya basamağında kanıtladı. 5 sezon boyunca 10 golün altına düşmedi. 19 yıl sonra gelen şampiyonluktaki payını "Gol Kralı" olarak yazdırdı kulübün duvarına. Niang'ın Fenerbahçe'de başarılı olması için bu yeterli sebeptir.Lorik Cana'dan kaptanlığı devralan Niang, Arnavut oyuncunun ardından aynı ligin yolunu tuttu. Onlar artık aynı formanın değil farklı yakaların futbolcusu. Fransa basınında çıkan aylık 480 bin Euro ücreti abartı bulduğumu belirteyim. Bu rakam brüt bile olsa, net rakamın 4.5 milyondan fazla olması pek anlaşılır değil. (Fransız basını Marsilya'da 320 bin brüt alan Niang'ın %50 zamla 480 bin aldığını, ayrıca açıktan 1 milyon Euro imza parası aldığını iddia etti ) Fenerbahçe tarafında rakamın 3.5 milyon Euro olduğu söyleniyor.Niang, ikili mücadelerde ayakta kalan yapısı, son vuruş ustalığıyla Fenerbahçe için nokta transfer. Amatör futbol oynarken işler yolunda gitmeyince 20 yaşında futbola bir dönem ara veren, o günlerde bir süpermarkette çalışan Niang, Fransa'nın sert çocuklarının şehri Le Havre'da yetişti. Onu parlatan, patlama yapmasını sağlayan teknik adam ise Zidane'ı da bize hediye eden Jean Fernandez. Niang 24 yaşında kiralık gittiği Metz'de kariyerinin en önemli virajını döndü. Takımı 2. ligden bir üst lige çıkarken (partneri Adebayor idi), bonservisini elinde tutan Troyes o sezon küme düşünce, 1. Lig'de kalmaya karar verdi ve Strasbourg'a gitti. İki sezon 21 gol... Marsilya'da 5 sezon ve 10 yıllık Fransa kariyerinde 100 gol...

21 yorum:

alper dedi ki...

Asamoah Gyan ismi geçtğinde soru işaretleri fazlaydı.Belki Niang'a göre yaşı genç ve ileri de tekrar satabilme şansı da olsa Gyan için istenen ücret oldukça yüksekti.

Ben Niang'ı Gyan'a tercih ederim kendini kanıtlamış bir oyuncu,tecrübe desek kralı var,golcülük var.Guiza'dan sonra biz FB taraftarına ilaç gibi gelecektir Niang.

Fransa'da 5 sezon boyunca en iyi gol ortalamsına sahip oyuncu Niang.Fransa gibi bir ligde bu kadar istikrarlı bir istatistik yakalamak kolay iş değil.

Aykut Kocaman'ın istediği hızlı futbola uyan bir oyuncu Niang ama Aykut hocanın istediği merkezi forvete ne kadar uygundur tartışılır.En önemlisi ne kadar iyi kullanılabilecek A.Kocaman Niang'ı.Kezman,Guiza hatta Semih ve Gökhan Ü'dan sonra aynı akıbate uğrar korkusu elbette var taraftarda.

Şu bir gerçek ki bu sene hücum açısından alternatifler bayağı bir çoğaldı.Stoch,Dia,Alex,Niang,Özer,TTopuz,Semih,G.Ünal.Bunları Aykut Kocaman bakalım ne kadar iyi harmanlayacak.

Ama bu transferin bizdeki sorunları bitirebileceğini düşünmüyorum arkadaki sorunlar hala daha yerli yerinde duruyor.

Pasetto dedi ki...

fotolar dehşet. fransa ligi gol kralından çok jean cristopher grange karakteri gibi duruyor.

yoney dedi ki...

Hızlı, güçlü ve zenci forvetler ülkemizde her zaman iş yaparlar. İyi transfer...

unknown dedi ki...

Niang'ı hep çok beğenerek izledim ve o gol atınca mutlu oluyodum anlamsızca.. Ama artık beni sadece gol kaçırınca mutlu edebilcek.. Ligimize katılan bir diğer yıldız oyuncudur kendisi. Umarım diğerleri gibi bitirmez onuda Fenerbahçe. Ancak ödenen paralar kendisinde Katar ligine gelmiş hissi uyandırabilir.

memduh95 dedi ki...

Adamın maaşını kendi vergileri üzerinden (%40), ya da daha mantıklısı Türkiye'de bildiğim kadarıyla uygulanan en yüksek gelir vergisi olan %35 üzerinden hesaplamış olmaları muhtemel. Neticede bizim gibi değil, brüt paralar üzerinden konuşuyor Avrupalılar.

Bu durumlarda net maaş 3,5-3,75 civarlarına denk gelir ki bunun bir tesadüf olduğunu söylemek zor.

kafa radyo dedi ki...

evvela takımımızın ihtiyacı olduğuna inandığım bir transfer.
ikinci olarak klişe olacak belki ama fenerbahçe'de bu kadar çok gol kralı olmasına karşın gol sıkıntısı çekmesinin nedeni ne olabilir sorusunu artık daha yüksek sesle sormak lazım. bana göre cevapta aslında o kadar karmaşık değil ve bu cevap alex'e endekslenmiş olan yapıdır. fenerbahçe'nin efsaneleri arasına girmeyi hak eden bu adamı ya göklere çıkardık ya da koşmamasından dem vuruldu. halbuki maç sonu istatistiklerinde kat ettiği mesafeler o kadar kötü de sayılmazdı. alex'in takıma asıl etkisi attığı goller veya asistlerden ziyade takım oyununu kendisine göre belirlemesi diye düşünüyorum. kısaca takımın yeni planlara ihtiyacı var ve kocaman adam da bunu yapmaya çalışıyor.

niang ise sadece forvet sorunu için gelmiş gibi değil takımın ikinci bir lideri olarak da bakılmalı.

son olarak uzun isimli kiristian'ın bir türlü dolduramadığı boşluk ve defansın sallantıda olması bizlerin içini daraltmaya devam ediyor.

beckham07 dedi ki...

niang transferine sevinmemek elde değil. ancak defansa ve ortasahaya birer transfer yapılmadığı sürece hiç bi değeri olmayacak transferdir gözümde.

Del Piero dedi ki...

akıbeti Guiza gibi olacak tahminim. Semih'i en azından bu yıl için deneseydiler, yazık adama genç semihten kel semihe doğru gitti...
Tutarsa şampiyon oluruz olmasa Aziz'den kurtuluruz nerden bakarsan mantıklı görünüyor :)

FASLI dedi ki...

Sağ bek ve Defansın göbeğine transfer bekliyorum.

Mel dedi ki...

Fenerbahce'nin Alex'li sistemi yuzunden gol sıkıntısı cektigini dusunenlerin bir an once Alex'li Corinthians'ın kac gol attıgına bakmaları gerekiyor. Zira Fenerbahce'yi kısırlaştıran temel faktör skora yönük oynamaya alışmış bir oyuncu grubu ve bu anlayışı destekleyen antrenörlerle çalışılmış olmasıydı. Fenerbahce yıllardır skor avantajını eline gecirdigi zaman özellikle deplasmanlardaki maclarda tüm maçı rolantide, pas yaparak - ancak bunu da yavas bir tempoda yaparak -goturmeye calısıyordu. Bununla Alex'in en ufak bir ilgisi yok. Ote yandan Selcuk-Ugur Boral-Kazım'ın beraber 11'de oldugu donemlerde Fenerbahce zaten vasat bir kurguya sahip oluyor, oyun hicbir sekilde hız, akıskanlık, tempo kazanamıyordu. Bir de stoperde oyun kurma becerisi olmayan adamların bulunması takımın sıradanlasmasına yol acıyordu. Alex'li Fener'i bu sene seyredin - hem hızlı oyunu benimseyen bir antrenör, hem sürekli arayan, tarayan, ve zorlayan bir Stoch, hem de Niang ve Dia gibi iki guclu, cabuk oyuncuyla Alex bu sene en iyi yıllarından birini yasayacaktır.

pushkin dedi ki...

iş yapar ya da yapmaz (ben başarılı olacağına inanmıyorum 10 golü geçemeyecektir ) ama bu paraların emekliliği yakın adamlara saçılmasına karşıyım. Federasyonun kulüpleri denetim altına alması şart. Beşiktaş , Fenerbahçe , Diyarbakırspor ve özellikle de Galatasaray devletten aktarılan kaynakları bu gibi transferlerle ve bazı şaibeli komisyonlarla savurup sonra gene devlete avuç açıyorlar. Sponsorluk ayağına haraca bağlanan ve binbir türlü şantajla yakasından düşülmeyen Ülker gibi özel şirketlerden gelenler de cabası. Delgado yüzünden Beşiktaştan 8-9 milyon Euro kazık yediler gerisini siz hesaplayın. 2006 - 07 sezonundan itibaren TSL korkunç düşüşte bir takım asalaklar bu sistemden temizlenerek, temiz eller gibi bir operasyona gidilmedikçe gelecek karanlık.

pushkin dedi ki...

Bi de şu Stoch meselesi var. Bu adam Maldonado'nun bi "çeşit" i. Dünya kupasında bütün maçlarını seyrettim kimse kusura bakmasın o paralara alınıp takım kurtarsın diye beklenecek topçu değil.İnsiyatif almıyor , adam eksiltemiyor , sert ve görece isabetli şut atabilmesine rağmen ( TSL'de frikik ve uzun mesafeli şut özelliği olan çok az adam var ve bunların da çoğunluğu yabancı. alt yapılarda çoluğa çocuğa bu konuda birşey öğretilmiyor herhalde ) bu özelliğini kullanabilmesi için çok markajsız olması gerekiyor.Gerçekten vasat taraftar da yeterince bilgilendirilmediği için önce bu foto-x gazlarına gelip sezon sonunda da hayal kırıklığına uğruyor . Benim bu seneki hayal kırıklığı ilk 3'üm Stoch , Cana ve Q7 ... Geçen sene sezon ortası Jo ve Dos Santos operasyonlarında da ham hayal olduğunu söyleyenlerin arasındaydım futbol seyreden herkes gibi. Son bir söz de Dia için Gökhan Emreciksin'den 5 kat pahalı olan bu adam Gökhan Emreciksin'den 5 kat iyi futbolcu mu peki ? Ya da Niang'a bu para verileceğine Portekiz Ligi gol kralı Deivid neden denenmez ? Bu trafikten birileri mi nemalanıyor yoksa ?

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Mehmet Demirkol'u dinledim bugün. Niang'ı karşılamaya gidenleri aşağıladı baya. Bu kadar aşağılık kompleksi niye falan dedi taraftara. Niang kim? 26 yaşında ki Maradona'yı böyle karşılıcaksın dedi. Kendisi Quaresma için Havaalanına giderim derken farklı düşünüyordu herhalde. NTVSpor'u Fenerbahçe yanlılığıyla suçlayan arkadaşlar mutlu oluyordur muhtemelen. Sanırım ondan seviyorlar bu adamı.

Mel dedi ki...

@cengizhan

Evet, aslında Mehmet Demirkol'un söyledikleri beni şaşırtmadı. Tonla getirilecek eleştiri var adama, üslubundan şu vasat spor medyasında sivrilmesine yol açan ısrarla farklı bir şey söyleme hastalığından muzdarip olmasına kadar, ama beni asıl sinirlendiren son beş sezonda aldığı paranın karşılığını sonuna kadar sahada vermiş, takımının şampiyonluğunda başrol oynamış bir oyuncuyu basbayağı yıllarca üst düzey futbolda kendine yer edinememiş Quaresma'dan hakir görmesi. Basbayağı emek yerine sansasyonu seçmektir bu, ki bu da Mehmet Demirkol'un normal, gündelik hayatta yaptığı eleştirilerle korkunç bir tezat oluşturmaktadır. Havalimanına oyuncu karşılamaya gitmek elbette dingilliktir, ama Mehmet Demirkol bir yandan bu dingilliği savunurken, diğer taraftan kendisinin aslında Türk medyasının en kötü hastalıklarından ikisinin - Fenerbahce aleyhtarlığı ve sansasyonculuk - kurbanı olduğunu bas bas bağırmaktadır.

@pushkin

Blogları da mı trolller bastı bilemiyorum ama Stoch'u eleştirmek için gerçekten kör olmak gerek. Öncelikle Dünya Kupası'nda sakatlandığı için ilk iki maç kullanılmayan, geri kalan maçlarda da vasat oynayan bir adamı bu performansıyla eleştirmek en basitinden Cristiano Ronaldo'ya Hıncalvari bir şekilde "futbolcu falan değil bu" demektir. Stoch koskoca bir sezon Twente'de şiir gibi top oynarken nerdeydin bilmiyorum ama canlı seyrettiği maçları bile yukarıdaki gibi yorumlayabilen biri olduğun için Twente'yi seyretmen herhalde pek de farkettirmezdi bakışını.

pushkin dedi ki...

@Mel
Söz uçar yazı kalır. Sezon sonu tekrar tartışırız. Üslubun içinse hoş değil diyeceğim sadece. Twente kısmı attığı 12 gole göndermeyse Hollanda liginde leblebi çekirdek gibi gol atan adamlar son yıllarda dışarı çıkınca dökülüyorlar. Dünya kupası 4 maç ve 193 dakika sahadaydı. Toplam 4 şutu var, 3 tanesi ceza sahası dışından 1 tanesi ceza sahası içinden. Kaleyi tutan bir şutu var o da ceza sahası içinden olanı. Pas yüzdesi %63 ancak söz konusu uzun pas olunca bu %44 e düşüyor. Zaten Maldonado'ya da o yüzden benzetiyorum. İnsiyatif almadan 3-5 metre yan taraflara garanti pas atan "idareci topçu" bence.Topsuz oyunda ise ben olumlu bir varyantına denk gelemedim seyrettiğim 5 maçında ki Antalyaspor bu sene berbat durumda ona karşı bile çok etkili değildi bence. Umarım PAOK maçlarında sen haklı ben haksız çıkarım. Ayrıca Gökhan Emreciksin - Dia , Deivid - Niang konusundaki maliyet / Fayda dengesizliğini sanırım sen de kabul etmişsin.

Del Piero dedi ki...

pushkin
stoch bence de abartıldığı kadar değil ama maldonado kadar da kötü değil(maldonado antalyada bile oynayamaz) fenerin yaptıklarına aklım ermiyor artık, Deivid'e yazık ettiler bence de, talihsiz bir sakatlık geçirdi ama bir daha şans tanınmadı. maksat yeni yüzler görmek herhalde fenerin, nihayetinde aziz ve ekibinin despotundan kurtulacaz umarım...

Mel dedi ki...

@pushkin, del piero

Şimdi Türkiye'de sene başından beri abartılan oyuncular belli - Guti ve Quaresma. Rıdvan Dilmen'in Fenerbahce'nin son yıllarda yaptığı en iyi transfer dediğini hatırlıyorum, başka da abartık duymadım. Konu konu gidelim:

1-Dünya Kupası Sorunsalı: Öncelikle senin de farketmen gerektiği gibi 193 dakika 2 maçtan biraz fazla yapıyor, zira ilk maçtan bir hafta evvel sakatlanan Stoch ilk iki maçta yalnızca son beş ve son sekiz dakika oyundaydı. Dolayısıyla bu adam aslında iki maçta oynadı, ve bunlardan bir tanesi İtalya'ya karşıydı. Ki o maçta da aslında vasattı, Hamsik'ten iyiydi, kesinlikle kötü değildi. Hollanda maçını seyretmedim.

2-Twente: Stoch ligde 10 gol attı, 4 asist yaptı. 63 gol atan takımının 14 golünde bu adam vardı. Ruizle beraber de en iyi ve etkili iki adamından biriydi. Twente, malum, şampiyon oldu.

3-Chelsea: Chelsea Stoch'u iyi olmadığı için değil, onbir garantisi veremediği icin sattı. Çünkü Stoch 21 yaşında düzenli forma giyeceği bir takıma gitmek istiyordu. Eğer ilgileniyorsan konuyla ilgili İngiltere'de çıkan haberleri, taraftar forumlarında Stoch'un satılmasının ardından yaşanan infiali de takip edebilirsin.

4-Fenerbahce kariyeri: Stoch 3 tane resmi maça çıktı, takımın rezalet olduğu iki maçta bir gol attı, diğerinde saçma bir kırmızı kart gördü. Ama ikisinde de takımın öne çıkan ismiydi. Geçen günkü maçta da sırf dinamizmi, hareketliliği, ve oyun zekası sayesinde Fenerbahce bir sürü boş alan bulabildi. Antalya kötüydü deyip geçmek en basitinden Sergen Yalçın'cılık, Erman Toroglu'culuk olur. Eger Semih bir iki pozisyonda hattrick yapmaya çalışmayıp efendice pas verseydi 1-2 gol de atmış olurdu Stoch.

5-Hollanda Ligi: Bu ülkede çok gol atıp ileride de kariyerlerini başarılı şekilde devam ettiren oyuncular bir yana (Hooijdonk, Romario, Ronaldo, Nistelrooy, Van Persie, ve ileride de muhtemelen Suarez - eksi Kezman), gecen sezon Hollanda liginde takım başına düsen gol sayısı 48.8. Türkiye'de bu rakam 43.5. Ki Ajax'ın 103 gol attığı bir sezondan bahsediyoruz - ardından gelen ilk iki takımın attığı gol sayısı 72 ve 64. Abartmayalım.

6-Kıyaslama sorunsalı: Maldonado'nun pozisyonunda oynayan bir oyuncuyu her ne olursa olsun Stoch'la kıyaslamamak lazım. İspanya Dünya Kupası'nda kazandığı butun macları 1-0 kazandı - sürekli kısa pas yaparak oyunu domine etmelerine ragmen fazla pozisyona da giremediler kupada. Ne diyelim o zaman, İniesta da mı vasat? Keza ispanya ligine dönelim - o zaman İniesta yine etkisiz, zira kendisi gecen sene 29maçta 1 - BİR - gol attı İspanya liginde, ve Barcelona gibi bir takımda.

8-Adam geçme hastalığı:
Şimdi sanırsam bu bizde olan bir hastalık. Öncelikle Aykut Kocaman zaten iyi pas yapan, hızlı top dolaştıran, adam geçmeyi zorunlu kılmayacak bir oyun tarzı benimsiyor. Ki Stoch bu dediklerime rağmen çalım atamayan bir adam da değil. Eger Twente'deki istatistikleri yerine oynadığı oyuna bakabilirsen nasıl çalım attığını, ne kadar seri oldugunu, driplinglerini falan görebilirsin. Eger Hollanda'daki savunmacılar kolay çalım yiyorlarsa sana göre, o zaman Türkiye'de oldukça zor çalım yiyen Gökhan Gönül'ün Stoch karşısında ne hale düştügüne de bakmanı öneririm.

pushkin dedi ki...

@mel
verdiğin bilgilere teşekkür ederim.Stoch için futbolcu değil demiyorum o paraları etmez diyorum. benim Stoch, Q7 vs. özelindeki itirazım maliyet / fayda oranıdır. Altay'lıyım ancak futbolu mümkün olduğunca 2. ve 3. ligler , PL başta olmak üzere takip etmeye çalışıyorum ve seviyorum. Stoch , Dia ve Niang transferlerinin iyi çıkmasını umalım ama çıkmazsa bu paralar tüm ülkeden çıkıyor bir şekilde. Son 5 yılda sadece 3 büyüklerin transferde çöpe attığı parayla bu ülkede binlerce insana iş sahası açılırdı . Devlete olan borçlar dağ gibi (SSK,vergi vs.) el altından sponsorluk gelirleri vs. hep birkaç avantacının cebine gidiyor. Ben kendi adıma Ajax ya da Sevilla hatta Bursa gibi transfer yapan takımlara sahip olmayı diliyorum. Özellikle de G.Saray ve Diyarbakırspor bu ülkenin sırtında kamburlar ve birilerinin menfaat kapısı durumundalar. Şeffaflık olsun derim ben mesela Niang ve Dia hangi tavsiyelerle alınmış ,bu transfere kimler aracı olmuş bilmek isterdim. Komisyon işi Türk Futbolunun kanayan yarasıdır. Medyada gerek susturuldukları için , gerekse işlerini kaybetmekten çekindikleri için insanlar bu işleri açık açık yazamıyorlar. Biz de burda boşuna çenemizi yoruyoruz...

Mel dedi ki...

@pushkin

Niang ve Dia tavsiye gerektirmeyecek derecede kariyerli / potansiyelli oyuncular. Üstelik kendilerine harcanan para korkunç bir miktar değil. Niang'ı kimse gidip 3-4 milyon Euro'ya alamıyor, alamaz. Sevilla dediğiniz takım ciddi paralar ödeyerek transfer yapan bir kulüp, ancak futbolcuları İspanya liginde oynadığı ve dogru secimler yaptıgı için çogunlukla karlı cıkıyor transfer işinden.

Sonuçta 2 tane yüksek potansiyelli, 1 tane de oldukça iyi kariyerli ve formda bir oyuncu için 2-3 seneye bölünmüş 19 milyon Euro gayet makul bir rakam. Zira 2 sampiyonluk alındıgı takdirde bu oyunculara harcanan paranın 2 katı elde ediliyor. Sonucta bir yatırım olarak görmek gerekiyor transferleri de. Misal, Fenerbahce Robinho'ya 24 milyon Euro verip alsaydı eleştiren ilk ben olurdum, çünkü bu hareket benim gözümde hem plansızlık, hem açgözlülük, hem de az biraz futbolcudan anlamamak olurdu. Ama burda benzer bir durum söz konusu değil kanımca.

Son olarak - futbol böyle bir endüstri. İçinden tek bir örneği alıp eleştirmek dogru degil. Lakin ben de eger bir ornek verecek olsaydım öncelikle futbol yorumcularının kazandıkları sacmasapan paradan baslardım. Emin ol cok insana is fırsatı yaratılırdı o parayla. Sergen'i dinledim dün, bildigin jelibon olmus beyni.

brk dedi ki...

guizda eşinden ayrılıp biten jardel sendromu vardı galiba. heo o sevgilisi bitirdi bu çocuğu :)

Sekhranikos dedi ki...

canlarım hepsi hoş güzelde bu maldonadoya döşenme kısmı biraz ağır. Antalyada oynar/oynamaz tartışması yaptığınız adam şu an flamengoda top koşturuyor. Şili milli takımında 39 maça çıkmış bir oyuncu. türkiyede bu ön liberolardan batman performansı beklemek ne iş onu anlayamadım? Ön libero dediğin adam rakibi defans evveli kesmeye çalışır, defansdan aldığı topu rakibe kaptırmadan oyuna sokmaya çalışır. Bunu süper yapanları maldonado fiyatına bulunmaz zaten.

Diğer transferler içinse en güzeli beklemek performanslarını görmek gibime geliyor. devre arasına kadar stoch da, dia da, niang da belli eder kendini. İlhanı saymıyorum:) o zaten şahane bir şey:)