30 Haziran 2010

İkinci Perdenin Finali

Bu sezon Barcelona’nın şampiyonluğunun en basit açıklaması, Cristiano Ronaldo her takımı yendi. Barça da Ronaldo’nun takımını iki maçta da yendi. Portekizlinin tek kişilik şovuyla yıkamadığı tek takımdı Barcelona. Kısaca İspanyol milli takımı. Kupaya Ronaldo ve saz arkadaşları olarak gelen Portekiz’in, ölüm grubunda en iyi yaptığı iş savunmaydı. Kuzey Kore gibi ikinci yarı kamikaze gibi saldıran bir takıma 7 gol atmış olmak ancak istatistiktir. Eksik Brezilya karşısında bu şablonla İspanya maçında ne oynayacaklarının işaret etmişlerdi elbette. Carvalho ve Alves’in önüne geçelim ön liberoyu; 5 metre öteye 3. stoperi , Pepe’yi yerleştirmek Carlos Quieroz’un korkunun ecele faydası yok dedirten oyun felsefesini yeteri kadar anlatıyordu. Sezonun ikinci yarısında coşan Tiago ve Meireles ile orta sahada geride kalan iki büyük maçta ezilmemişlerdi ama işin hücum tarafında bir planları yoktu. Ronaldo kanatta mı? En uçta mı? Mesafe tanımaksızın her yerden vuran ve egosu milli formadan taşan bu adam, anlamsız bir gol dışında bir şey yapmadı turnuvada. Simao her zaman ki Simao. Biraz fizik, sertlik gördüğünde ezilen giden... Takımın en iyisi sol bekte Coentrao idi. Bastos ile birlikte kanat oyuncusundan devşirme bu genç adam kupaya gidemeyen Fenerbahçeli Santos’a da verilmiş bir selamdı. İlk yarı Ramos’un kanadını haşat etti ama önündeki Simao yokları oynayınca tecrübesizliğinden dolayı kondisyonunu 90 dakikaya yayamadı ve ikinci yarıda Ramos’un da önde basmasıyla 30 dakika ortalıktan kayboldu. Almeida, golcü yetişmeyen bu takımda ne arar, onu bilen yok.İşte bu Portekiz karşısında 2 yıl önce bugün Euro 2008'de kupayı alan İspanya o finalin ilk onbirinden 3 adam farklı olarak sahaya çıktı. Marchena, Fabregas ve Senna , 2008’de sahadaydı. Iniesta ve Torres’in sakatlık dönüşü güçsüz olmaları zaten grup maçlarında yaşadıkları sıkıntının nedeniydi. Bugün de kondisyonu 90 dakikayı çıkartması mümkün olmayan Iniesta, aktif dinlenmelerle büyük profesyonel olduğundan nefesini bütün oyuna yayarak maçı bitirebildi. Torres ise bu kez ilk 15 dakikada hırs yapıp, ardından yine silinip, gitti ve bir kez daha oyundan alındı. Del Bosque’nin oyunu kendi sahasında kabul edeceği belli Portekiz karşısında çift ön libero kullanması elbette ki eleştirilebilir ancak İspanyol hoca ilk maçtan beri bu şablonu bozmamıştı. Bugün bu şablonla oynayıp kaybetse; hem eleştirilerden etkilendiğini belli etmiş olacak (bu bilettir) hem de takımın ayarlarlarıyla oynadığı için topa tutulacaktı. Sol beki çıkmayan İspanyollar'da Coentrao ile boğuşan Ramos da çıkmayınca iş elbette kanata çıkıp top alan David Villa’ya kaldı. İspanyol milli takımının 3 değerli kanat oyuncusunu da kulübeye çekmesi de anlamlı. Açıkçası ben gol öncesindeki Torres-Llorente değişikliğini doğru bulmadım. Sorun orta sahadaydı ve son adamlara top akmıyordu. Silva ya da Mata’yı beklerken, Torres’den tek üstün yanı yüksek toplar olan Llorente’nin girmesi beni şaşırttı. Kanattan yüksek top atmayan İspanyollar, golü yine bir Barça klasiği akınla buldular. Gol ofsayt mı? Tartışılır.
Beklenildiği üzere İspanyollar kazandı. Fransa ve İtalya’nın zaten soru işaretleriyle geldiği turnuvada Gana dışında 7 takım da grubunu birinci sırada bitirmişti. Onlar da işi uzatmada bitirip buraya geldiler. Sürpriz var mı? Yok. Çeyrek finallerden elbette ki bir Copa America yarı finali de çıkabilir, bir bacağında Euro 2008 finalinin rövanşı da. İspanya için yarı finalde diyebiliriz. Diğer 3 eşleşmede ortada. Benim adaylarım Gana, Brezilya ve Almanya.Son 8 maça girilirken;
Turnuva başından beri finalin ardından tek konuşacağımız şey inşallah vuvuzela olmaz diyordum. Bugün keşke sadece vuvuzela olsa diyorum. 2010 Güney Afrika'da futbol büyük yara aldı. Skandal hakem hataları, risk almayan teknik adamlar, silinip giden bir teknik adam kuşağı, gol sıkıntısı, bir elin parmaklarını geçmeyen iyi maç sayısı, Rooney, Anelka ve Torres'ın sıfır çekmesi. Bizim olmadığımız finallerin en güzelinin bir Türk olması ise bardağın dolu tarafı. Bu turnuva şimdilik Mesut Özil'in turnuvası...

(Maçın skorunu ve golü atanı bilen Ali Cahit. Tebrik ederim. Bana adresini yollamasını rica ediyorum.)

16 yorum:

sembolist dedi ki...

Bu yıl intikam yılı olur abi.Morionho-Figo'un organizatördlüğünde Ronaldo'nun tetikçilğinde:)
Barcelona, başına bela aldı:)

Sevdiş dedi ki...

Yazınızı gerçekten beğendim.Özellikle Ronaldo ve Portekiz milli takımını çok iyi tanımladınız.Ancak İspanya kısmında katılmadığım bir nokta var.Ben Llorente-Torres değişikliğinin çok doğru olduğunu düşünüyorum. İspanya oyunu kanatlara yayamazdı çünkü karşısında ceza sahasına 10 kişi ile gömülen bir takım vardı.Kanatlardan yapılan bütün ortalar Portekizli oyuncular tarafından çok rahat bir şekilde karşılanacaktı (keza İsviçre maçında olduğu gibi). Llorente sırtı dönük top alabilen hava toplarına hakim ve fiziğini kullanarak sürekli rakip stoperi rahatsız edebilen bir oyuncu. Llorente değişikliği oyunda kendini hissettirdi İspanya rakip alana daha iyi yayıldı göbeği delmeyi başardı.Xavi bu değişiklikle forvet arkasından orta sahaya geçti ve özlediğimiz Xavi geri döndü.Yani kısacası ben değişikliğin kilidi açtığını düşünüyorum..

Çağrı dedi ki...

Ayew, Mensah, Cygan'dan yoksun bir gananın uruguayı eleyebileyeceğini zannetmiyorum, arjantin-almanya maçı efsane olmaya aday bir maç olur sabırsızlıkla bekliyorum ...

Esen dedi ki...

Bu mactan once tanimadigim Coentrao gercekten de cok iyiydi bugun. Birden, iyi bir paraya uc buyuklerden birine gelebilir diye dusundum ama ondan sonra da kafamda tek maclik transfer yaptigimi fark edince utandim. Daha takip etmek, arastirmak gerek tabi ki.

karAkus dedi ki...

Demekki neymiş 55 metreden her topa abanmakla,serbest vuruşlarda topun arkasına geçip dev ekranları inceden süzüp saç düzelten populer çocuk olmakla,lider oyuncu olup takımına değer katmak farklı şeylermiş.

istatistiklere 7 gol atıp son 16'ya kalan,sadece 1 gol yeyip elenen takım olarak geçtiler yani izlemesek vay anasını ne takımmış dedirtecek şu sayılar...adamı istatistiktende soğutur bu portekiz.

Sabaha Kadar Futbol dedi ki...

Gol 22 santim ofsayt olarak belirlendi. Kaynak Portekiz Televizyonu TV GLOBO.

hücum futbol dedi ki...

villa'nın ileride tek santrafor; kanatlarda pedro - silva - mata'dan ikisini olduğu; ön liberoda xabi alonso; sağ ve sol iç xavi ve iniesta.
bu takım böyle oynar.
dün akşam buskets ve torres gereksiz yere yer işgal ettiler.
Villa gibi adamı çizgiye hapsetmek delilik. Adamın her türlü kaleye yakın olması lazım.
Ayrıca sırtı dönük de top alabildiği için xavi ve iniestanın veya kanat adamlarını her türlü duvar pası varyasyonlarına da girebilir.
kanattan akıp gidecek pedro ve david silvayı kullanmaması da enteresan.
artık teknik direktörlere birinin dur demesi lazım. Kiminin elinde imkan yoktur oynatmaz, kimi de böyle süper bir takımı 60 dakika mundar eder.
Portekiz takımı bu kadar aciz bir takım mıdır? bir tane gol pozsiyonu olmadan maç bitti.
Bu kadar defansif oynamak, sürekli kendini rakibe göre ayarlamak falan futbol bu gidişle iyice sıkıcı bir oyun haline gelmeye başladı.
FİFA'nın değişiklik yapmak için ne beklediğini anlamıyorum. 20 senede 1 kural değiştirip beklemek sinir bozucu. hepsi dinazor kılıklı, köhnemiş, kravatlı, avrupalı!..dinamizimden uzak, sürekli yavaşlık ve ataletten yana bu adamlardan futbolu canlandıracak hamleleri yapmalarını beklemek gerçekten abes oluyor.
Biri onlara İbrahim Altınsay'ın futbol oyun kuralları için önerilerini, M. Demirkol'un hakemlerle ilgili önerilerini, Uğur Meleke'nin de gol artışını sağlayacak önerilerini anlatsa fena olmaz!!!

armandolionel dedi ki...

messiyle ronaldoyu karşılaştıranlar dünkü maçtan sonra bidaha düşünürler inş.
bacakları açarak frikik kullanırken poz vermeyle,90+2de 35 metreden şut çekmeyle,1-0 gerideyken ters aayakla artistik pas vermekle,kendini yerlere atmakla olmuyo bu işler.
manchesterda real madridde prim yapmak kolay,al sırtına götür bakayım milli takımını süperstarsan.
bu adam kendine oynayan,medya tarafından yaratılmış bi apaçi
bi tarafını kaldırdılar işte o da haala o havayla süperstarım sanıyo kendini
messinin tırnağı olamaz bana göre.
abi uruguay ı elemişsin olmadı :),final bekliyorum ben onlardan
çeyrek final maçlarından sonra yine konuşalım bunu

Cengizhan dedi ki...

Yazı süper fakat "Almeida, golcü yetişmeyen bu takımda ne arar, onu bilen yok." demişsiniz. Dün bence takımın en iyi iki oyuncusundan biriydi Almeida, Coentrao ile birlikte. Çıkıncada gördük ne olduğunu Portekiz'e. Bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi fakat Ömer Üründül ile aynı fikirdeyim =)

Sercan dedi ki...

@Esen: Coentrao bütün sezon boyunca Benfica'da çok başarılı bir performans sergiledi. Turnuvaya gelirken de Portekiz'de ekstra katkı sağlaması beklenen bir oyuncuydu çünkü önünde oynaması planlanan C. Ronaldo'nun içeri kat etmesiyle tüm kanadı kullanacaktı ki asıl pozisyonunun sol açık olduğunu düşünürsek bence iyi bir kupa geçirdi. Sezon boyunca yanlış bilmiyorsam sol bek/kanat arasında oynadı ve 45 maçta 3 gol 11 asist yaptı. 22 yaşında olduğunu da düşünürsek en az 2 Dünya Kupası'nda daha izleriz gibi geliyor.

Silva/Mata/Pedro/Navas yedek otururken, İspanya oyunu kanatlara açamayıp sıkıştırmak zorunda kalırken, genişliği sağlayan tek adam aslında takımın en etkili forveti David Villa'yken, 1-0 bile olsa da çeyrek finale geçip Paraguay'la eşleştiler. Yarı finalde çok ama çok zorlanırlar eğer atak yaparken genişlik yaratamazlarsa.

Portekiz her zamanki gibi forvetsizliğinin bedelini ödedi. Orta saha ve defansıyla sağlam görünen takım aslında ofansif olarak koca bir sıfır. Nani'nin sakatlığı da bu kısırlığı ne kadar etkiledi tartışılır tabi.

Cetin Cem dedi ki...

yazı çok güzel, özellikle son paragrafa katılıyorum, ama sadece "bir elin parmaklarını geçmeyen iyi maç sayısı"na katılmıyorum. ilk turun son maçlarından beri oynanan futboldan çok memnunum. kalite de, seyir zevki de git gide artıyor bence.

suat kotan dedi ki...

kupa arjantin-brezilya finaline doğru gidiyor başından beri tahmin ettiğim gibi, zaten hep favoriler çeyrek finale kadar geldi. bence yarı finalde uruguay-arjantin ve brezilya-ispanya karşılaşacak ve biz rüya bir final izleyeceğiz inşallah...

keymark9 dedi ki...

5 dakika farkla skor tahmininde 3. olmuşum yazık ki ne yazık :p

Çağrı dedi ki...

Bizim millet kendi seksepalitesine zarar gelmesinden korktuğu ve kıskandığı için yakışıklı, artist, kızların hayranı olduğu adamı sevmez Ronaldo ile Messi arasındaki farkta bundan kaynaklanıyor aslında birisi fakir çelimsiz zayıf küçükken hastalanmış ve tedavi için barcelonaya gelmiş sevimli şey diğeri Portekiz'de iyi şartlarda büyümüş uzun boylu jöleli Paris Hilton'u götüren tu kaka Ronaldo ...

Sahi Messi hiç kendini yere atmıyor (Chelsea-Barcelona), hiç hakemi aldatmaya çalışmıyor (barcelona-zaragoza) neyse ...

Messi'nin portekiz milli takımında bundan daha iyisini yapacağını iddia eden var mı ?!

karAkus dedi ki...

C.ronaldo mevzusu açılınca nedendir bilinmez C.Ronaldo'yu eleştiren,oyun tarzını beğenmeyen ve Messi'yi tercih edenlere bir arabesk seven insan havası katılmaya çalışılır,Sanırsınız MEssi sırf küçükken yaşadığı acıklı hikaye nedeniyle sevilir oynadığı topun hiç anlamı yoktur.

Arda'da yapar bunu Param var,pulum var güzel bir kız arkadaşım var beni kıskanıyorlar... iyide güzel kardeşim göbeğinin olmasını söylememin tek nedenini koşmana engel olduğu içindir ayrıca homofobik bir insanım erkeklerden nefret ederim seni koynuma alacak değilim,

futbol konuşuyoruz banane yahu c.ronaldo'nun seksepalitesinden sanırsınız hergün aynı barlarda fink atıyoruzda benim takıldığım kızı araklayacak (paris hilton demişken c.ronaldo'dan sonra ''hiç zevk almadım kız gibiydi'' sözü seksepalitesine gereken notu vermiştir artık bize laf düşmez''

C.Ronaldo kötü futbolcu demek farklı lider oyuncu değil, kendine oynuyor demek farklı,Real Madrid'e geldiğinde formasının arkasına C.Ronaldo değilde sadece Ronaldo yazdırması bile komedi unusurdur neymiş efendim gerçek ronaldo kendisiymiş,yani sokaktan adam çevir Ronaldo nerde oynuyor diye sor ''o Brezilyaya gitmemişmiydi kardeşim'' demezse birşey bilmiyorum.

madjer dedi ki...

Bosque'nin Fabregas, Navas, Pedro, Mata gibi yıldız oyuncuları yanında oturtması, kolay maçı zora soktu. Llorente kumarı tuttu ve kazandı.

Ben Ricardo Costa'ya takıldım. Üç kere Villa'ya, birer kez Xavi ve Inıesta'ya mücadeleler sırasında yumruk attı. Hakemler nasıl görmedi, anlayamadım. Net gözükmeyen pozisyonda ise atıldı.
İyi ki Galatasarayıma gelmemiş.