11 Kasım 2009

Kış Söyleşileri 2:
Mehmet Demirkol

Okay Karacan ile başladığımız Kış Söyleşileri'ne Mehmet Demirkol ile devam ediyoruz. Bu kadar uzun bir Mehmet Demirkol röportajı ben okumamıştım:) Dergicilik tecrübemle söyleyeyim: Bu röportaj bir dergide fotoğraflı kullanıldığında 25-30 sayfa yer kaplar! Soru sahiplerine ve sevgili dostum Mehmet Demirkol'a teşekkürler. Herkes keyfini çıkarsın...
Haftaya konuk Banu Yelkovan

***********

Yusuf Ziya Özdemir: Kendisi dünyada oynanan futbolun eriştiği bu son aşamanın geleceğine dair nasıl bir öngörü içerisinde, futurist bir gözle geleceğin futbolunun diziliş, oyun kurgusu, saha içi ve saha dışı sorumluluka vb konusundaki fikirleri nelerdir? 2-8-0 gibi diziliş görecek miyiz, ya da tam olarak neye gereksinir? yoksa kendi tasarımı ne olabilir?
Zor bir soru. Bence artık mevzu dizilişlerin ötesine geçti. 2-8-0 ya da 4-6-0 zaten uygulanıyor. O yüzden oyunu 3 temel duruma bakarak değerlendirmek lazım: Yapı, tempo, strateji. Kulüpler genel olarak yapı ve strateji anlamında benzer işler yapıyor. Burada herkesin seviyesi yüksek. Ama bazıları bunu iyi oyuncularla ve yüksek tempoyla yapıyor. Onları geçmek çok zor. Onlar başka bir lig… Ama milli takımlarda durum farklı. Çok az takım, Brezilya, İspanya, Zidane’lı Fransa bu 3lüyü tama yakın yapıyordu. Bu yüzden bu alanda 2004’ün Yunanistan’ı gibi bir durum yine olabilir. Dolayısıyla ayrı değerlendirmek lazım sanki. Öte yandan orta uzun vadede fark yaratmak için kuralların daha hızlı değişeceğini düşünüyorum. Misal oyuncu değişkliği sayısının 11’e kadar çıkabilmesi gibi. Oyun akarken oyuncu değiştirmek, ya da devre arasında sınırsız oyuncu değiştirmek, çıkan oyuncunun yeniden girebilmesi gibi durumlar olabilir.

Anial: Ferrari yorumunuz konusunda pişman mısınız veya arkasında duruyor musunuz?
Hayır değilim. Orada anlatmak istediğimin çoğunluk tarafından anlaşıldığını düşünüyorum.

Efess: Söyleyip yazdığınız bir sürü mantıklı şey,spor medyasının anlamsız ve sunni gündeminde kaybolup gidiyor."yeter ya,sizle mi uğraşıcam" demeyi düşündüğünüz oluyor mu?
Yok hayır. Başka iş kollarında da çalıştım. Aynı sıkıntılar orada da vardı. Benim çektiğim zorluk bir onkoloğun kendisini anlatırken çektiği zorluğun yanında ne ki! Ya da gerçek bir edebiyatçının!

dizi-analiz: Şu ana kadarki en iyi fenerbahçe hangisi?

88-89 ve Löw’ün takımı. Zico’nun takımının da hakkını yemeyelim

Ermansire: Hıncal Uluç hakkında bugün ne düşünüyorsunuz?
Pek düşünmüyorum.

Belgarath: Fenerbahçe için geçmişte sadece taraftar olarak deplasmanlara gittiği doğru mu?
Doğru. 88-89’da dağ taş dolaşmıştım.

Ahmet: Yabancı sınırlaması kalkınca fiyatı düşecek olan Türk futbolcuların avrupa'da futbolu öğrenmelerine izin vermiş olmayacak mıyız?

Piyasa entegre ve şeffaf olduğunda, yani bunun bir ihracat kalemi olduğu ortaya çıktığında bu da bir sektor olacak zaten. O zaman biz de burada öğretiriz. Ama önce öğretmen yetiştirmek lazım.

Marat:Spor yazarlığı kariyeriniz nasıl başladı? Medya dışında futbol organizasyonlarında aktif görev almayı düşünüyor musunuz?
1997’deydi sanırım. Melih Şabanoğlu’yla aynı şirkette çalışıyorduk. “Sen bu işten anlıyorsun. Gazete Pazar diye bir dergi çıkıyor, yazsana bir yazı” dedi. Yazdım. Kapak yaptılar. Heyecanlandım. "Her hafta yazar mısın?" dediler. Heyecanlandım. Yine yazdım. Sonra askerden sonra asıl işim olan metin yazarlığını bıraktım. Ne iş yapsam acaba diye düşünürken Altan Tanrıkulu, Yeni Bin Yıl’da yazsana dedi. Yazdım. Sonra sıkıldım, ABD’ye gittim. Dönmeye yakın, ne yapsam acaba diye düşünürken Yiğiter Uluğ Radikal’e çağırdı. Komik bir para veriyordu. Ama iyi gaz verdi. “Çok iyisin vs.” Düşüneyim dedim, “Dünya Kupası’na yollarız seni” dedi. Düşünmekten vazgeçtim.

Slum: Fatih Terim hakkındaki yazınızda onun tek seçenek olduğuna dair bana göre altı yeterince doldurulmamış bir argüman vardı. Terim konusunda onun takımı ülke için bir nefret nesnesine dönüştürmüş olması ile ilgili ne düşünür (bkz isviçre maçı, emre olayı ve diğerleri)?

Argüman şuydu: Şu adamın yerine koyacak bir kişi bile yetiştiremedik bunca senedir. Evet Fatih Terim gerçek hayatta dünyanın en sempatik adamı olmasına karşın sahnede başka bir adam oluyor. Ve doğru çok rezil durumlara düştük.

Twi: Ntvspor'da F. Terim karşısında niye stres altındaydı. Terim'e istediği soruları soramadı. Bunda R.Dilmen'in de Terim'i desteklemesi etkili miydi?

Bilmem ki! Bana sordum gibi geldi. Tekke vs.

CdiS: Emre Belözoğlu'nun Fenerbahçe'nin başında kaptan olarak maçlara çıkmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Kaptanlık dediğiniz şey artık kaptanlık değil ki! Ümit Özat Fenerbahçe’ye kaptan olduğunda sanırım sadece 64 kez o formayı giymişti. Kaptanlığın artık o kadar anlamlı bir şey değil! 4 büyük takıma bakın kim kaptan?

andy82: Fatih Terim mi, Lucescu mu ? Catenaccio mu , 70'lerin Hollandasi mi?

Lucescu - İkisi de değil!

Akay:Bildiğim kadarıyla siz kamu yönetimi, Okay Karacan ve Uğur Meleke iktisat mezunu. İdari bilimlerden mezun olanların futbol için daha akılcı yorumlar yaptğını söyleyebilir miyiz?
Bunu söylebilir miyiz bilmiyorum. Ama sanırım üniversitede bir iki iyi hocanızın olması, analitik düşünme yeteneğinize katkı yapıyor.

FIRAT: Mehmet Demirkol,Tanıl Bora,Semih Gümüş,Banu Kılıçoğlu,Ahmet Çiğdem vs.vs...Askerde iken kız arkadaşıma aldırıp arşivleyecek kadar fanatiği idim.Bence Türk basınında büyük boşluğu dolduran bir fenomendi. Radikal Futbol günleri hakkında ne düşünüyorsunuz bugün?
Ah! Ah! Çok güzeldi, heyecan vericiydi! Unutulmaz yıllar! Ne diyebilirim. En başta üç kişi çıkardık o dergiyi. En büyük gururumdur. Ama satmadı!

mondo trasho: 5-5 biten Lyon-Marsilya maçından futbol orgazmı gibi bahsettiniz ama 4-3'lük Galatasaray-Trabzon maçını tam tersi bir minvalde yerdiniz. biraz haksızlık yapmıyor musunuz? onlar bol gol atınca hücum çılgınlığı ve futbol ganimeti, bizim ligde atılınca goller taktik ve disiplin israfı oluyor. neden bu yaklaşım?

Tempo abicim. Tempo! Temponun yarattığı hata kabul edilebilirdir. Hatta güzeldir. Tempo en iyi savunma yapanın kalesini kırmak için şarttır. Durarak oynanan ve iki pasın yapılamadığı maçlarda yüz gol olsa ne yazar! 4-4 lük Fenerbahçe - Galatasaray Kupa maçı. 4-3’lük Beşiktaş-Fenerbahçe maçı. Bunlarda da benzer mutluluklar yaşadık.

Bellamy: Ercan Saatçi olayı hakkında ne düşünüyor, Türkiye'nin en tirajlı gazetelerinden birinde böyle bir olaya rağmen mevkisinde devam etmesini nasıl karşılıyor?

Şimdi! Ne desem yanlış olacak. Çünkü bu işin neresinden tutsan elinde kalıyor. Tam diyorsun ki ‘Ercan yanlış’;başka bir şey çıkıyor! O yüzden ben de nereden bakacağımı şaşırdım. Herşey yanlış!

Asd: 1. Galatasaray Lisesi içinde Fenerbahçeli olmak nasıl bir duygu? 2. Emre Belözoğlu hakkındaki gerçek düşünceleriniz nelerdir?

1- Kolay değil!
2- Hazır olursa en iyisi. Hazır olduğu çok nadir…

Lolindir eledwhen: Fenerbahçe'nin bu kadro yapısı ile Avrupa’da ve ligde başarılı olacağını düşünüyor mu? Takımlarımızın yaptığı transferler hakkında ne düşünüyor? güiza'ya inanıyor mu ve son olarak türk hakemleri ve şike hakkındaki düşünceleri?

Europa Lig Avrupa’nın 2. Ligi. O yüzden bekleyip durumu görmek lazım. Ama ben Daum geldiğinden bu yana aynı şeyi söyledim. Fenerbahçe hedef küçülttü. Bence umurasmıyorlar. Zaten sonradan bu yönde açıklamalar da yapıldı. Ama umarım kendi beklentilerinin de üstüne çıkarlar.
-Guiza’nın Türkiye’yi önemsediğini düşünmüyorum.
-Selçuk Dereli İtalyan olsaydı bu boşlukta Dünya Kupası Finali yönetirdi.
-Kötü bir şey!

Gökhan Dogancan: -Avrupada hangi takımı destekliyorsunuz? -Boca mı River mı? -Özer’in oynamamasının nedeni Daum’un Aykut Kocaman’ın varlığından rahatsız olması olabilir mi? -Milli takımın hangi ekole sahip olmasını isterdiniz?


- Moenchengladbach, Torino, SainEtienne- Tottenham – Celtic - Kızılyıldız- Valencia olmazsa Real –CSKA’lar! Çocukluğumun takımları!
-Kesin Boca
-Hayır! Hazır oyuncu istiyor.Rrisk almıyor
-İberik

Can: Profesyonel futbolculuk kariyeri olmayan insanların teknik direktör olabilmeleri, ve bu insanlara genel bakış hakkında ne düşünüyorsunuz? Akademik bilgisi, analitik düşünme yetisi daha fazla olan kişilerin dezavantajları nelerdir?

Futbolun garip güzelliği, her beden yapsındaki adamın oynayabiliyor olması. Diğer güzel yanı da her zeka seviyesindeki adamın yıldız olabilmesi. Ben konu futbolsa insanları sınıflandıramayacağımızı düşünüyorum!

Aksilaz: Milli takıma hangi antrenörün gelmesini istersiniz?

Bence önemli değil! Ama en uygunu sanki Abdullah Avcı.

Frentzen: George Best mi, Johan Cruyff mu? Fatih Tekke mi, Hakan Şükür mü?

İkisini de seyretmedim. O yüzden Maradona! İkisini de seyrettim o yüzden Feyyaz!

Her Yol Roma: Onu ilk tanıdığımız Radikal Futbol, 90 Dakika ve Milliyet hakkında mukayeseli bir analiz yapabilir misiniz? Milliyet bünyesinden de bir "Radikal Futbol" çıkmaz mı?

Sondan başlayalım. Dışarıdan destekle çıkar. Ama zaten artık o işi bloglar yapıyor. O yüzden çok manalı olmaz. Radikal Futbol bir meydandı. 90 dakika bir café. Milliyet bir üniversite.

Aşkın:Stadyum programında geniş kitlelerin karşısına çıkması söylemlerini etkiledi mi? Ferrari - Gökhan Zan kıyası yaparken kullandığı terminolojinin sebebi bu mudur? Hitap ettiği kitle konusunda hassasiyetleri veya tam tersi rahatlığı var mıdır? Neden Terim eleştirileri birden aksi yönde değişip savunmaya dönüştü?

Din hariç her konuda rahat konuşurum. Ferrari - Gökhan Zan kıyaslamasıyla hedeflediğim amaca ulaştığımı düşünüyorum. Az lafla çok şey anlatılması gereken bir gazete ve programdan bahsediyoruz. Ayrıca bilmenizi isterim ki, Gökhan Zan’ın yurtdışı algılaması bizdekinden çok farklı. Yanlış hatırlamıyorsam Giresse onu için "solide et mangifique" demişti. Biz bazı oyuncularımız değerini bilmiyoruz. Yuırtdışında yüksek piyasası olan ender oyunculardan biri Gökhan. Terim konusunu sanırım cevapladım. Mesele o değil, diğerleri!

Futbol-kolik: Blog yazarları hakkında neler düşünüyorsunuz? Takip ettiğiniz blog yazarları var mı?

10 numara olanlar var. Gerçekten 10 numara olanlar. Rezil olanlar da var. Tıpkı Türk basınında olduğu gibi.

Fabio Luciano: Blogları takip eden biri olduğunu biliyoruz.özellikle Galatasaraylı blog yazarlarından bazılarının kendisi hakkında yazdıklarından haberdar mı? Bu eleştiriler hakkındaki düşünceleri neler?

Bazılarından haberdarım. Yapacak bir şey yok. Burada olduğunuz zaman, hakaret ve iftira içermeyen her türlü eleştiriyi otomatikman kabul etmek zorundasınız. Beni en çok yaralayan zaman zaman anlaşılmamak oluyor. Kendimi anlatamadığımı hissetiğim zamanlar üzülüyorum. Ama tamamen renklerle ilgili bir algı kapanması sözkonusuysa daha çok üzülüyorum.

DJAN: 1- Hıncal Uluç kavganız ve 90 dakikadan ayrılışınızın sebebi, gelişmeleri şu anki duygularınız neler? 2- TRT'deki Stadyum'dan ayrılışınızın nedeni ve şu anki duygularınız? 3- Spor Servisinden olur ya ayrılırsanız ki bence 2-3 yıl içinde olacaktır bu ayrılış, nedeni ne olur? 4- Kişisel yorum olarak beni affedin ama çok günübirlik yorumlar yaptığınızı düşünmekteyim ve bu ayrılışların sebebi de bence bu günlük havanız, düşünceleriniz. Siz kendinizi hiç eleştiriyor musunuz en azından bu düşüncem konusunda fikriniz nedir?

1-Sebep Hıncal Uluç’un benim hakkımda bir yalan söylemesiydi. En azından sezonu tamamlamak için kendimle mücadele ettim ama olmadı. Şu anda her hangi bir pişmanlığım yok.
2-Son derece rahat ve hafiflemiş durumdayım ama sebebini söyleyemem.
3-Umarım dediğiniz gibi olmaz, çünkü artık yapacak bir şey kalmadı dediğim anda, çok mutlu olduğum bir iş yapmaya başladım.
4-Estağfurullah.
Birkaç hatırlatma: Milli takım turkuvaz giydi Hakem sayısı arttı. Naklen yayın gelirleri daha adaletli dağıtlıyor Uefa’nın satüsü değişti Fenerbahçe sahaya bir şeyler atanları yakaladı. Fenerbahçe bir futbol aklı atadı Bunlar ve daha fazlası seneler önce kulunuz tarafından defalarca yazıldı. Atladınız herhalde.

Özment: Acetoblog'u sizin bir yazınızla tanışmıştım, öncelikle teşekkürler. A.Gücü G.Saray maçında TRT'de G.Saray için "Ne olurdu ki 0-0 dönsen İstanbul'a" 1 puan yetmez miydi?” dediniz. Gerçekten bu bütçede bir takımın son 20 dakikada 1 puana yatması sizce taraftarını mutlu etmeli mi?

Yatmak başka şey, tedbiri elden bırakmamak başka şey değil midir?

Komutan: Türkiye'de, istanbul dışında gitmeyi en çok sevdiği stad/şehir

Antep, İzmir ama Alsancak ve tabii ki Trabzon…

Sayerlack: Sabahlara kadar süren canlı yayınlar,Statda izlenen onlarca maçlar,yurtdışı maçları. Eşiniz-aileniz buna nasıl katlanıyor onları nasıl ikna ediyorsunuz?Para mı? Yoksa sözünü geçirme mi?

Biliyordu. Sürpriz olmadı yani. Ve tabii ki eve ekmek geliyorsa erkeğin işi kolaydır.

Cino: Bu denli taraflı olup da herkesi tarafsız olduğunuza nasıl inandırabiliyorsunuz?

Herkesi değil demek ki… Sizi inandırmamışım!

İsim: -İzlediği yerli futbolculardan en iyi 11 -İzlediği yabancı futbolculardan en iyi 11 -İzlediği en kuvvetli kulüp takımı -İzlediği en kuvvetli Milli takım.

Ooooo çok zor yahu!
- Şöyle toparlayalım. 90’da Dünya Kupası’na gidemeyen milli takım ve 2002’deki milli takım. Artı Cemil Turan. Feyyaz ve Aykut Kocaman
- 82 Brezilya kalede de Dasaev ya da Buffon! Santrforda Van Basten, orte sahasından atamıyorum ama bir de tabii ki Maradona. Farkındayım 100 kişi dışarıda kaldı
- Maalesef her zaman ManU… 2000 Real, 2005 ve 2009 Barça. Korkarım ki Chelsea de oraya doğru gidiyor. Hollandalı Milan!
- Bu da zor ama 2000 Fransa ve 2002 Brezilya da total olarak çok iyiydi.

Rıza yaşar:Şu ana kadar kendisini en çok etkileyen Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası hangileridir? 2002 Dünya Kupası sırasında kaleme aldığı "Tae Han Min Guk" kitabından sonra ikinci bir kitap denemesi olacak mı? Kendisi üzerinde 80'li 90'lı ve 2000'li yıllarda en çok iz bırakan futbolcu kimdir?

-Galiba hepsi ama 76, 88, 2004 Avrupa ve 78, 82, 86, 2002 Dünya diyeyim. İlla birini seçeceksek 82… -80’ler Maradona, 90’lar Van Basten- Zidane- Ronaldo, 2000 Cannavaro – Messi. Ve her zaman Raul!

Tarık ziya:Beğendiğiniz spor yazarları kimlerdir ? Türkiye de beğendiğiniz teknik direktörler kimlerdir?

Spor yazarı çok vallahi. Özgün olanı çok severim. Taklitçilerden nefret ederim. Yorumcu pek yok ama. T. direktörler. Yerli herhalde! Bu da zormuş. Terim’in ilk dönemleri efsaneviydi. Şansı da yaver gitti. Ersun Yanal bambaşka bir şey öneriyordu ama kaldıramadı. Zor bu soru kusura bakma!

june.one: Galatasaray’ın bu sezonki defans ve orta alan kurgusuyla rijkard'ın oynatmak istediği futbolu oynaması mümkün müdür?

Linderoth tam olarak dönerse olur. Sol bek bulmak lazım bi de.

L'imperatore: Galatarasaylı ve Fenerbahçeli yorumculardan oluşan stadyum programının objektif olması ne kadar mümkün. Beşiktaş seyircisinin azlığının nedeniyle o programı izlememesi reyting açısından önemli değil biliyorum ama herkese hitap eden bir programda yer almak istemez miydiniz ?
Ben artık orada yokum! Beşiktaşlı olsun mu olsun! Ama kim?

Siraktan: Uğur -Meleke'nin bi röportajında "bir gün bi takımda sportif direktör olarak çalışmak istediğini" okumuştum. sizin böyle bi düşünceniz var mı? gerekli şartlar oluşursa adınızın önüne "x takımı sportif direktörü" sıfatını eklemek ister misiniz?

Asla! Yapabileceğimi düşünmüyorum. Uğur kırılmasın onun da yapabileceğini düşünmüyorum.

Tuncay Tuncer: Herkesin bir şekilde fikir sahibi olduğu (!) bir konuda yorumlar yapmak, fikir belirtmek ve belirttiği fikirlerin milyonlarca çok bilen tarafından tartışılması kendisini zaman zaman ürkütüyor mu? Biz sporsevenlerin bile zaman zaman takip ederken sinirlendiğimiz, kendimize hakim olamadığımız türden gelen yorumları, görüşleri gördüğünde neler hissediyor?
Kolay bir duruım değil tabii. O tip durumlarda kendimi Arda ve Zico’nun yerine koyuyorum.

Emre Gürkan:: 1-bizim tv de izlediğimiz kadarıyla bile son derece yorucu bir tempo ile yaşıyorsunuz kaldı ki işin bizim göremediğimiz boyutu da var (gazete yazıları maçları canlı takip seyahatler gibi). her ne kadar sevdiğiniz bir işi yapıyor olsanız bile sizin da pes deyip sıkıldığınız anlar oluyormu? stres atmak için ne gibi hobileriniz var? mesela genç spor yazarları gibi Football manager PES vs. oyunlarını oynarmısınız?

Artık oynayamıyorum. Bir dönem sabahlara kadar başından kalkmazdım. Yazıyorum dinlenmek için. Misal şu anda kafam boşalıyor. Bir de ellerinizden öper iki velet var; onlarla boğuşuyorum. TV kitap dergi vs. Arada da dışarı çıkıp kafa çekiyorum. Yetiyor işte! Ama gezmeyi özlüyorum. Amaçsızca İspanya’da dolaşmak! Ah ah!

Mre: Tv'de söylediklerine kulak asan, yazdıklarını takip etmeyen çalışan bir Galatasaray taraftarı ama önce sporsever olarak soruyorum. Zaman zaman yazdıklarını ve söyledikleri bir diğer yazdığı ve söylediğiyle çelişiyor. Bu da eğer bir takım lehine veya başkası aleyhine olunca okurun/izleyiciniz gözünde taraflı olduğu izlenimi yaratıyor. Bu çelişkilerin sebebi oyunun gereği yani değişim midir? Yoksa medyada fazla bulunmanın yol açtığı bir yan etki midir? Kendisi bu çelişkilerin farkında mıdır?

Valla insan isteyerek kendisiyle çelişmez. Örnekler daha net olsa belki cevap verebilirim. Belki zaman zaman kendimi iyi anlatamıyorumdur. Ancak şu bir gerçek ki benim iş olarak yaptığım bir şey, karşındakinin keyfi, hırsı. Böyle bir konuda fikir yürütmenin zorluğunu takdir edersiniz. Din gibi; milliyet gibi bir alandan bahsediyoruz. Bir takım taraftarını eleştirmek bir dinin mensuplarını eleştirmek gibi. Anlatabiliyorumdur umarım!

Hamit: Bugün bir çoğumuz spor ile ilgili tüm bilgileri bloglardan takip ediyoruz. Medyada bunun tiraj kaybı anlamında yansıması var mı? Eğer varsa spor basınının olumlu anlamında yenilenmesini bekleyebilir miyiz? Yoksa her şey aynı tas aynı hamam devam mı eder?

Gazeteler ölüyor. İşin nereye gittiğini kestirmek çok zor. Muhtemelen torunuma ne iş yaptığımı anlatamayacağım. Yenilenme değil de; bir şekil değiştirme olacak ama kimsenin ne olacağını bildiğini sanmıyorum. Çünkü aletler belli deği daha! Hiçbir şey aynı olmayacak! Tarım yapın.
Attika: Yazmak ve yorumlamak zorunda olduğu maçları izlemek futbol keyfinden birşeyler götürüyor mu? Mesleği gazetecilik olmasaydı da futbolla bu kadar içli-dışlı olur muydu?
Götürmez mi. Şarabı alıp rengine kokusuna bakıp, bir yudum alıp tasa tükürmek gibi bizim iş. Tabii doğru yapmaya çalışyorsan! Zaten içli dışlı olduğum için bu işi yapıyorum. Ama şunu söyleyeyim deliler gibi maç seyrettiğim bir çok arkadaşım artık ne maça gidiyor ne televizyonda seyrediyor. Dolayısyla ben de düşünüyorum! Haftada 20 maçı niye seyrediyorsun hala diye!

Berk: Hayatının sonuna kadar sadece son bir maç izleme hakkı olsa, hangi takımların maçını hangi stadta canlı olarak izlemek ister?

Güzel soru. Gerçekten mi? Sadece 1 mi? O zaman, Gençlerbirliği bir büyükle oynuyor. Kazanan şampiyon olacak!

Siraktan: Her transfer dönemi ortaya çıkan "fantastik türk spor basını" hakkında basının içinden biri olarak ne düşündüğünü öğrenme şansımız var mı? Bir gün köşesinde "yeter artık kandırmayın insanları" yazmayı düşünür mü?, düşünürse yazar mı?

Spor gazetelerinin en çok gazete sattığı ay, Dünya kupası ve Avrupa Şmpiyonası'nın olmadığı haziranlar!

Canoğlan: Ben ve benim gibi artık azınlıkta olan Fenerbahçe'nin içindeki Aziz Yıldırım ve yalancı kurumsal despotizmi neden daha yüksek sesle eleştiremiyor medya? türkiye'deki bilet fiyatlarıyla ilgili bir standartın getirilmesi için daha çok yazı yazması gerekmez mi?

‘Kurumsal despotizm’ güzel! Ama kim nerede durumdan memnun ki!

Ozan: Fenerbahçeyi yorumlarkenki tonuyla diğer herhangi bir takımı yorumlarkanki tonu neden bu kadar faklı?

Yazıda ton veremediğim için cevap vermeyeyim…

Tuncaua: Sizce Türkiye'de "Spor" yazarı olmak için torpile, eski futbolcu olmaya yada babadan oğula geçen bir kavuğa mı ihtiyaç vardır?

Hayır yok… Yani şöyle söyleyeyim. Durum diğer hiçbir iş kolundana farklı değil!

Çetin Cem: Bir Galatasaraylı olarak Mehmet Demirkol'un "taraflılığı" konusunun fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum. Kendisinin televizyonda maalesef çok kısa süren "Futbol Kulübü" dışında TV'de hiçbir zaman tam potansiyelini kullandığı, tam anlamıyla rahat hissettiği bir programda yer almadığını düşünüyorum. Acaba bu gözlemim doğru mu kendisine göre?
Böyle düşünenler olması güzel teşekkür ederim. Günümüz dünyasının genel sıkıntısı ne söylediğinin değil, kimin söylediğinin önemli olması zaten. Programlara gelince kendimi en iyi hisettiğim program “İleri Üçlü”ydü. Spor Servisi ise 4 hayırsız oğlandan sonra gelen şahane bir kız çocuğu gibi. Onu başka türlü seviyorum. Gazete Pazar’daki yazıları yazarken 26 yaşında ve bugünküne oaranla çok az görmüş geçirmiş bir adamdım. Sertlik ondandı, gençlikten. Artık 40 yaşındayım ve hiçbirşeyin o gün gördüğüm gibi olmadığını biliyorum.

Tuncaua dedi ki: Giyim tarzınızı çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Bu konuda yardım veya tavsiye aldığınız kimse var mı acaba?

Teşekkür ederim. 95 kiloluk bünyeme olabilenleri giyiyorum. Alışverişimi kendim yaparım ama eşime sabah evden çıkarken oldu mu diye sorarım.

Payne:Yazılarınızda çok sık bir "yeterli yer kalmadı, burda keselim , belki sonra tekrar döneriz" havası sezinliyorum. Siz de bir blog'da yazmayı, haftada bir iki gün kontenjanına ve vuruş hesabına takılmadan dilediğinizce yazmayı düşünmez misiniz?
Bir sayfa istersen 1 lira. Tek cümle istersen 10 lira demiş üstad. Maalesef asla az kelimeyle derdini anlatacak kadar iyi bir yazar olamayacağım. Ondan yerime sığmıyorum. Ve hergün yazabilecek kadar zengin bir hayatım yok. Blog beni aşar.

Siraktan: Futbol dünyasını çok iyi ve çok yakından takip eden gençler evde tv izlerken "Bilica'ya Romen diyenler"in tv'de yorumcu olarak sahne almasını nasıl değerlendiyor?

Onlar da risk alsınlar uğraşsınlar ve fikirlerini anlatabilsinler istiyorum.

Tuncaua: Sivri diliniz ve ukteli anlatımınızla meslektaşlarınız arasında pozitif bir şekilde göze çarpıyorsunuz. Bu tarzınız başınıza iyi-kötü bir şey gelmesine sebebiyet verdi mi? Verdiyse bizimle paylaşmak ister misiniz? Spor yazarı kimliğinizle herhangi bir adli yargı süreci içerisinde bulundunuz mu? Devam eden bir davanız var mı?

Ufak tefek olaylar oldu. Ama büyük bir şey yaşamadım. Bir kaç tehdit oldu. Yargı ve internet suçları birimi miydi, onlar halletti. Birkaç kez hakkımda dava açacağını söyleyenler oldu ama şu ana kadar elime bir celp gelmedi. Herhalde vazgeçtiler.

Karıncaezmez dedi ki: İstanbulda en çok sevdiğiniz yer neresi? İstanbulda en çok ne yapmaktan mutlu oluyorsunuz?

Ben Beyazıtlı bir ailenin çocuğuyum, gerçek İstanbul’un her yerini severim. Ama Anadolu yakasına geçmekten çok hoşlanmam. Aya Sofya’ya girip tam kubbenin altında sırt üstü yere uzanmaktan.

Doğan Pamuk: Sizce nasıl bir yorumcu profili olmalı? Bunu bize tarif eder misiniz?

Özgün, mizahi yönü ve bir hayat görüşü olan, yazı yazabilen, konuşabilen herhalde! Ben böyle miyim bilmiyorum. Ama böyle biri çıkarsa ben de yeniden program seyretmeye başlayacağım.

tuncaua: - Sinema ile arasınız nasıl acaba? - Ne tarz filmlerden hoşlanırsınız? - Son izlediğiniz film ve okuduğunuz kitap nedir acaba?

Valla fena değil. Bu aralar Sokullu’nun hayatını bir kez daha okuyorum. Alan Parker Wes Anderson’ın hastasıyım. Ama her şeyi seyrederim.

redfox93: 1-)Bu Sene TSL ve diger buyuk liglerde ki sampiyonluk adaylariniz kim
? 2-)2010 dünya kupasini kim alir/kim alsin? 3-)Dunya gozuyle en cok izlemek istediginiz maç hangisi ? 4-turkiye'de ki Spor yayinciligi ile Dünyadaki spor yayinciligini karsilastirsaniz turk tv'lerine 10 uzerinden kaç verirsiniz? 5-) son olarak Kirmizi mi Mavi mi? :)

1- FB – GS
2- Brezilya alır sanki. İngiltere alsın.
3- Gençlerin şampiyonluk maçı
4- 10 alacak olan yok. En yüksek 8. Türkiye 5
5- Mavi.

Tuncaua: -Futbol sizin için bir işten çok hobi diyebilir miyiz? -Evinizde tüm şifreli kanalları(canal+ vs) izleyebildiğiniz bir Tv sistemi var mı? -Özellikle zevk alarak ve sürekli takip ettiğiniz bir lig var mı
?
-İkisi birden. Ya da maçına gore değişiyor.
-Yasal tüm platformlarımız mevcuttur.
-Almanya

GialloRosso: UEFA Euro 2016 organizasyonunu kazandigimizi varsayarsak, 2016 yilinda sahada olacak milli takimin ve ayni zamanda ligimizin kalitesini artirmak icin ne gibi onlemler almamiz lazim?

Bu konuda bir yazı yazayım dersem kızmazsınız umarım. Çünkü geniiiiiiiş bir konu. Kadro bu ülkede tahmin edilemez. Bakınız Gökhan Gönül’ün durumu.

Manny: Emre Belözoğlu hakkindaki dusuncelerinde, Fenerbahce'ye transfer olduktan sonra cok ciddi bir (s)empati gorulmesinin sebebi nedir? Ozellikle Emre'nin "o hareketi"nin kendisine yonelik oldugunu iddia etmisken?
Emre Belözoğlu’yla ilgili görüşlerimde hiçbir değişiklik yok. Galatasaray’da oynarken onun en iyi Türk futbolcusu olduğunu yazdım. Avrupa’da kariyeri sakatlıklar nedeniyle sekteye uğrayınca milli takımın o ve Yıldıray’ı hesaba katarak planlama yapamayacağını… Şimdi Emre’nin sürekliliği var, hesabı ona gore yapmak mümkün. Ben değişmedim değişen Emre. Emre o hareketi bana yapmadığını söyledi. Yine de onu eleştirdim. Ve yapmış olsaydı da yargıda hesaplaşırdık ama bugün hakkını verirdim. Elimden geldiğince tabii!

Alirizaabi: Rijkaard da Daum gibi Türkleşir mi?

Sanmam. Daum türünün tek örneği bence.

Oylum Tanış: Babadan kalma bir Fenerbahçeliliğiniz var, bunu biliyoruz. Lakin yorumlarınızı sunarkenki gösterdiğiniz özen sayesinde, başta Galatasaray olmak üzre birçok takım taraftarlarınca takibe değer görülüyorsunuz. Hatta bunu bir tv röportajınızda "çocukluk figürlerimi artık taşımıyorum" diyerek de özetlemiştiniz. Bu durum halen daha geçerliliğini koruyor mu peki? 2- Spor Servisi programında Galatasaray tribünlerinin şu zamanda bile yönetim tarafından beslendiğini ve Leeds döneminden bu yana bazı şeylerin idame ettirildiğini kabaca söylediniz. Bu söylemin altını şimdi yine çizebilir misiniz? Ayrıca bu durumu diğer kulüplerde görmek de mümkün müdür mesela?
1- Valla ben artık bu mevzuuda konuşmayı çok istemiyorum. Çünkü derdimi anlatamıyorum.
Kısaca evli olanlara sorayım. Kaçınız ilk aşkınızla evlendiniz? Boşanma ve bir daha evlenmeme ihtimalinizin kesinlikle olmadığını söylemeniz mümkün mü? 2- Bu durumun önünü kesmeye çalışan yönetimler her kulüpte zaman zaman oluyor. Başarabilenler var başaramayanlar var. Buna kulüp bazında bakmayın. Yönetimlerin niyetine bakın.

Onur: Son 10 yılda kulüp takımlarımız ve milli takımımız Avrupa ve dünya futbol arenasında birtakım başarılar elde ettiler. Takımlarımızın elde ettiği bu başarıları, süreklilik göstermedikleri için, “tesadüf” olarak nitelendirebilir miyiz?
Bu da karmaşık bir konu. Örnek vereyim. Ben 90’daki milli takımın Terim jenerasyonu kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Dezavantajları o zamanki futbol dünyasıydı. Yugoslavya. Doğu Almanya, SSCB, İngiltere’de çok şans bulabilen Ada futbolcularının oluşturduğu İrlanda hatta Kuzay İrlanda milli takımları vs. bizim için geçilmez derecede köklüydü. Milli takım organzayonlarındaki kontenjanlar da azdı. Bu yüzden yukarıda durmak zordu. Biz Yugoslavları asla yenemezdik. Şimdi yenebileciğimiz 7 takım çıktı oradan. Keza SSCB de öyle. Bunlar da etken. Almanya’da üst düzeye çıkan 3 ve 4. jenerasyon gençlerden yararlanabiliyor oluşumuz da. Hereksin oyuncuları dağılırken biz bir arada ligde tutup takımlaşma avantajına da sahibiz.
Tabii biz de bayağı ilerledik ama onlar büyük krizdeydi. Şimdi herkes toparlanıyor ama biz durduk. Bu konuda daha derin bir yazı yazacağım yakında.

Yiğit: İzmir futbolu hakkında ne düşünüyor? bir İzmir takımını süperlig'de olamamasının sebeplerini neler olarak görüyor?

Altay’ı ayrıca severim. Bence bu konuda gerçek tespiti yapabilen henüz yok. Ben de buradan uzaktan konuşmayayım.

Emilio Santos: Kendisinin yemek yapmayı ve yemeyi sevdiğini biliyoruz. En çok hangi yemekleri yapmayı ve yemeyi seviyor? Ve 3 büyüklerin şu anki hallerini bir yemeğe benzetecek olsa bu hangi yemekler olurdu?

Fransız tencere yemeklerini yapmak çok keyifli benim için. Ağır ateşte… Her şeyi yerim. İspanyol mutfağını ayrıca severim. Her türlü pirirnç yemeğini yapmayı severim. Keza bin türlü makarna yapmışlığım da var. Fenerbahçe: Fırın sütlaç ;Galatasaray: Aşure ;Beşiktaş: Kazandibi

Joe kleine: Radikal futbol günlerinden bu yana fikirlerinde, kulüpler ve futbol egemenlerine karşı duruşunda bir değişim yada gelişim olduğunu düşünüyor mu?
Tabii ki fikirlerimde çok değişiklik var. Değişimi ne anlamda soruğunuz önemli. Benim düsturum şu: Doğru mesafade dur. Herkesle ilişki kur ama kimseyle arkadaş olma. Bunda bir değişiklik yok.

SAFÆ: Hiç spikerlik yapma isteğiniz oldu mu? Spirker olsaydınız anlatmak istediğiniz maç ya da sportif olay ne olurdu?

İsterdim. Kosova gibi atletizm, Okay ya da Güntekin gibi futbol anlatabilmek güzel olurdu ama yapamam herhalde. Olimpiyatlarda 800 metre, futbolda İngiltere federasyon kupası finali. Arsenal-Tottenham

gerisi önemli değil: Neredeyse tüm fenerbahçeli spor yazarları gibi yazmamanızın ve davranmamanızın nedeni galatasaray lisesi mezunu olmanız mı?
Vallahi sadece kendim gibi yazmak istiyorum. Çünkü bir yazarın zirvesi budur.

Can: Zamanında lise takımında mıydı? Grand Cour'da futbol oynuyor muydu? Eğer evetse şimdi neden mezunlar turnuvasında oynamıyor?

Hayır istenmeme rağmen oynamadım. Fena değildim halbulki. Mezunlar turnuvasına bir kaç kez katıldım. Sağ bileğimde iflah olmaz bir problem var. Artık oynayamıyorum.

Gala's: Emre Belözoğlu'nun özne olduğu bir cümle kurabilir mi ?

Emre’yi Real, Barça’dan kaçırabilirdi.

Sasha: Milli takım hocası olsaydı sahada nasıl bir ilk 11 görürdük?

Volkan, Gökhan – Gökhan – Servet – Ferhat/ Sabri- Emre - Nuri – Arda – Özer / Tekke.

Ibt:Gününüzün kaç saatini futbola ayırıyorsunuz?
Hımmm. Ortalama 8 saat olabilir.

Brain Damage:Selçuk Yula ile aranızdaki 7 farkı, Uğur Meleke ile aranızdaki 7 ortak noktanızı sayabilir misiniz?
1- Fenerbahçe ve Galatasaray’da oynamadım. 2- Bir kulüple iş ilişkisine girmedim. 3-Hiçbir kulübe üye değilim. 4- Dünyanın en etkileyici driplinglerini yapamadım. 5- Almanya’da oynamadım 6- Penaltı almak konusunda dünyanın sayılı oyuncularından biri değilim. 7- O kadar şık kafa vurşlarım olmadı.
1- Milliyet’te yazıyorum. 2- Habertürk’te çalıştım 3- Evliyim 4- Futbolu seviyorum 5- Dünyayla ilgiliyim. Beş tane yeter mi?

Siraktan: Fatih Terim'in kariyerinde bir tane Şampiyonlar Ligi ikinci turu bile olmamasına rağmen "Terim Avrupa'nın en iyi teknik adamlarından biridir" demek; kendimizi çoğu zaman dev aynasında gördüğümüzün resmi değil midir?
Terim Avrupa’nın en başarılı Türk teknik adamıdır desek.

Tolga: Müptelası olduğum Futbol kulübü programında Robinho için "Beşiktaş'ta bile yedek kalır" yorumuyla beni kahkahalara boğmuştu, bu cümlede cidd imiydi, halen aynı görüşte mi?
Anelka Fenerbahçe’de yedek kaldı mı? Bence cevap yeterli ama. Detaya gelirsek 1- Robinho Türkiye zeminleri hakemleri ve savunmacıları için fizik olarak çok zayıf. Kendisini adama sorunu da var. Bunların onu yetenekleriyle alaksı yok 2- Bir oyuncunun değeri içinde bulunduğu takımla alakalıdır. Ronaldinho PSG’de yedekti… Robinho şahane bir yapı içinde keyif veren bir futbolcudur. Ama Beşiktaş’ta Ernst’in her zaman yeri garantidir. Anelka’nın Fenrbahçe’de değildir. Anlatmak istediğim bu. Yoksa Pep’in bilmediği bir şey biliyor değilim. Pardon memleketi biliyorum.

Chao Grey: Bülent Korkmaz'ın teknik adamlığı hakkında hala olumlu düşünüyor mu?
O şansı hak etmişti. Böyle gitmeyi hak etmedi.

Ceyhun agaoglu: Galatasaray Lisesi'nde Fenerbahçe taraftarı olduğunuz için devre arkadaşlarınız tarafından herhangi bir yaptırımla karşılaşmış mıydınız?
Ben kadayıftım. Yani sınıfta kaldım çok erken. O yüzden sıkı hiyerarşi içinde sorun yaşamadım. O dönem bizde çok Fenerbahçeli vardı. Gerçi sonradan hepsi döndü ama grup olmanın avantajını yaşadık.

Yobby: Elinizde sihirli bir değnek olsa ve size bu değnekle Türk futbolunda "sadece" bir şeyi değiştireceğiniz söylense neyi değiştirirdiniz?
Sadece ekonomisini. Bu her şeyi rayına oturtur zaten.

Emrah:şu ana kadar yaptığınız programlardan en fazla hangisinden keyif aldınız?
İlk 2 yılında Stadyum, Spor servisi ve ileri üçlü.

Quaresma7: Uğur Meleke ile arkadaşlığınız sadece aynı gazetede spor yazarlığı yapmaktan mı ibaret yoksa kahve eşliğinde sohbetleriniz oluyor mu?
Uğur’u severim. İyi bir insandır. Ama özel hayatımızda sıkı fıkı bir ilişkimiz yok.

# Futbol Kulübü Programı'nda Robinho hakkındaki komik açıklamalarını hatırlıyorum. Pep'in Robinho'yu ısrarla istediğinden haberdar mı? Pep hakkındaki düşüncelerini öğrenebilir miyim?
Bunu cevapladım sanırım. Ama eklemek gerekirse, iki isim vereyim. Del Bosque ve Aragones. Pep’i şöyle bir alalım İnönü’ye. Bakın Rijkaard geldi. Ve futbolu bilmiyor. Arkadaşlar burası başka bir gezegen.

# Ferrari'nin mükemmele yakın oynadığı her hafta Üstad Noat Samisa size selam gönderdi. Bu selamları aldınız mı?
Mükemmele yakın! İlginç! Değerli arkadaşlar! Ferrari’yi sanıdığınız gibi dün tanımadım ben. Youla’nın karşısında ne hallere düştüğünü 2003’de gördüğümden bu yana bilirim takip de ederim. Geniş alanda zayıftır. İnsan 30 yaşında hızlanmaz. Ferrari Türkiye’de oynar mı? Oynar tabii. Ama transferi bu şekilde olursa ben itiraz ederim. Hele Gökhan bu kadar kolay elden çıkıyorsa. Bu transfer bu paralara olurken kim ne kazandı ona bakın.

Delioglan: Zamaninda "sampiyonlar ligini kaldiracagiz" diyen Aziz Yıldırım şimdi neden "uefa kupasini alacagiz" diyemiyor ?
Hedef küçüldü. Sebep bu! Baskı var mı? Tabii var. Olmaz mı?

Tuner: Bunda bir sure önce NTv' de evet ben de bir takım tutuyorum ama sizin tahmin ettiğiniz takımı değil, hatta bu ülkeden değil demiştiniz. O takım Liverpool mu?
Bu gezegenden bile değil. Hangi takımı tuttuğum önemli mi gerçekten!

Lleyton: Günümüz Türkiye'sinde spor yorumcusu olmasaydınız hangi meslekle uğraşmak isterdiniz? Çocukken sahip olduğunuz bir meslek hayali var miydi?
Meslek var. Kasap olmak istedim hep. Sonra diplomat olayım dedim. Ama oluru yoktu anladım. İyi bir bestekar olabilmeyi isterdim.

Karamazov: "Takımdan ayrı düz koşu" kitabındaki yazısında Bursa deplasmanında yaşadıklarını anlatmıştı. Bursa şehrini ve Bursaspor'u nasıl değerlendiriyor?
İyi bir stat ve iyi bir yönetimle ülkenin Valencia’sı olmak mümkün.

Selçuk: Şimdiye dek izlediği en iyi veya onu en cok heyecanlandıran maç hangisiydi?
Türkiye’de 4-4 ve 4-3’lük Galatasaray- Fenerbahçe. Aynı skorlarla Fenerbahçe – Antep, Beşiktaş- Fenerbahçe (Pancu). Beşiktaş – Gençler ya da daha doğrusu İlhan – Gökhan maçları. Galatasaray-Milan 3-2. Aynı skorla Galatasaray- Real. Fenerbahçe- Chelsea, Sevilla-Fenerbahçe. Galatasaray- Neuchatel. Dışarıda çok var yahu. Say say bitmez.

Nkuler: Kendisine göre tüm zamanların en iyi GS 11'i ile en iyi FB 11'ini kurmasını ve arada oynanacak tahmini bir maçın yorumunu rica ediyorum kendisinden.
Bu da zor. 2000 Galatasaray’a kimi ekleyebilirim bilmiyorum. Prekazi olabilir. 88-89 Fenerbahçesi’ne de kim eklenir? Selçuk Yula olabilir. Cemil Turan tabii. Alex de fena olmaz.

Komazo: Çeşitli konularda (fatih terim, ferrari, emre, lincoln vs.) söylediklerinin içeriği üzerinden değil de "x takımını karıştırmak istiyo tabi" şeklinde niyet okumalarla tartışma yapılması hakkında ne düşünüyor? Yazdığı söylediği herşeyin hep bu niyet okuma kültürü yüzünden boşa bir çaba olduğu fikrine hiç kapılmıyor mu?
Öyle bir gücüm olduğunu düşünenler varsa sadece bravo derim. Hangi Terim diye sorarım önce? Ferrari’nin Beşiktaş’I nereden nereye getirdiğini sorarım. Emre hazır olmadığı sürece milli takımda olmamalı demenin nesi günah? Lincoln değil, Kewell bu takımın lideri olur demek yanlış mı?

Bülent Uygun gibi Demirkol'un bugüne kadar savunduğu bir sürü şeye tamamen zıt olan bir ismi bu kadar kabullenmesinin gerekçeleri neydi?
Hayat görüşlerimize gore insanları değerlendirirsek benim ülkemde 1000 kişi kalır. Mesele 4 yılda Sivas’ın nereden nereye geldiğidir. Bu az şey değil. Hakkını vermek lazım gelir. Benim hayat görüşüm en çok Denizli’ye uyar ve en çok eleştirdiğim o. Hocayla vakit geçirmek en yakın arkadaşımla vakit geçirmek kadar keyiflidir benim için. Ama konu futbolsa başka galaksilerde yaşıyoruz.

Serkanakkoyun: Gazetecilik okumamış, zerre kadar tekniğinden anlamayan ama hayatını sporun yönlendirdiği artık sporcu olmak için çok geç olan ve idolleri M.Demirkol,U.Meleke olan bir genç için ne tavsiye edebilirsiniz?
Teşekkür ederim once. Her gün yaz. 2 sayfa her gün. 2 saat sonra yazdığını oku. Sil sonra. Ertesi gün yine yaz. Olana kadar. Olduğunu anlarsın merak etme. Yazmak disiplin işidir.

Faruk Alpaslan: Bir maçtan sonra hiç ağladığınız oldu mu ? Barça mı ? Real Madrid mi? Messi mi? Ronaldo mu? Hagi mi? Alex mi ?
Galiba Senegal maçından sonra ağladım. Real, tartışmasız Messi, Kupa farkıyla Hagi…

Canavar: spor (özellikle futbol) sosyoloji ile ilgili akademik çalışmaları da takip ediyor mu? Kendisini gazeteci olarak mı yoksa yorumcu olarak mı görüyor? Yaptığı yorumların eleştirel yaklaşımında marmara kamu'dan mezun olmasının etkisi var mı?
-Bazı çalışmalar geliyor okuyorum.
-Futbol yazarı, hatta yazanı…
-Galatasaray Lisesi’nin garip hiyerarşik, elektrikli, sanata ve spora önem veren ama bir sınıfının kahvehane; diğer sınıfının meyhane olan bir Beyoğlu mektebi olmasının ve en azından o zamanlar yatılı olmasının etkisi daha fazla sanki. Ama Kamu’da da bir iki hocanın etkisi var tabii.

Linguisticsfc: TSL'de bu sene özellikle Anadolu takımları arasında oynanan maçlar çekilmez. Ligimizdeki kalitenin düşüşünün sebebi ona göre ne?Denizlispor,Gençlerbirliği ve Gaziantepspor'un o dönem Avrupa'da yakaladıkları çıkışın arkasında yatan asıl etken neydi?
Dünya futbolunun içinde bulunduğu kriz, daha doğrusu geçiş dönemi ve Galatasaray ve milli takımın Türkiye’ye verdiği gaz önemliydi. Ama bugün durum gerçekten çekilmez bi hal aldı.

Karakalem dedi ki: Futbol ile alakalı bir kitap yazsanız ilk paragrafı nasıl olurdu? “Omuzlarda sahayı terkediyordu. Attığı onca gol, çıktığı onca maç birer hayaldi artık.” Jübileyle başlamak fena olmaz!

MentorDCT: Semih Şentürk, Mehmet Topal ve Gökhan Gönül Ingiltere'de hangi seviyedeki bir klupte ilk 11 oynayabilirler?
Everton - Everton - hepsi!

50 milyon avrosu olsa Liverpool'a hangi oyunculari transfer ederdi?
Torres’i Tottenham’a satardım. 3-5 kuruşa

Alper Ecevit: Spor yazarı olmasında para kazanmak hariç amacı nedir? Spor Servisi programında olmayı kabul ederken, neyi düşünmüştür, programın hedefi nedir? 5 Yıl sonra Fenerbahçe altyapısından A takıma çıkacak isimleri sayabilir mi?
-Bu işe normalde kazandığımın sanırım 7’de birine girdim. Hem de 30 yaşında, evliyken ve kiracıyken. Devam etseydim şu anda bugünkünden çok daha fazla kazanacağıma eminim. Ayrıca bu işte gelir garantisi çok düşüktür. İyi kazanma ihtimali ise çooook daha düşük. Binde bir neredeyse. Ben ‘kurtlu’ olduğum için meslek değiştirdim.
- Gündem, mizah, Türk basınına saygılı ve kendimizce bir ayar vermek
-Onu Aziz Yıldırım bile sayamaz.

Srknblt: Sigara yasağı hakkında ne düşünüyor? Hangi tür müzik dinliyor ve kimleri dinliyor?
20 yıl önce olsa bugün bir tiryaki değildim. İnanılmaz bir şekilde Sanat Müziği’ne kaymaya başladım. Ben bile inanamıyorum. Queen manyağı sayılabilirim. Deep Purple, Led Zeppelin hala heyecan verici. Eskidik işte napalım? Metalciydi abiniz. Saçlar uzundu. 25 kilo zayıftı ama. Yırtık kot, zımbalı bileklik, deri mont. Feci yani! O dönem kim varsa hala dinlerim. Gerçi şimdi en poptan daha yumuşak geliyor ya hepsi. Zamane şarkılarını da dinliyorum canım. Virgin ve Power FM açık oluyor arabada.

Selim Ugur: Internette yayinlanan Blog'lari takip ediyor musunuz? En cok begendiginiz 5 blogun ismini verebilir misiniz?
Vermesem. Gereksiz nefret yaratmayalım. Ama etmeye çalışıyorum.

Dennis Bergkamp: Neden bir Terry, Ferdinand gibi savunma oyuncuu yetişiremiyoruz? fundamental sıfır defans oyuncularımızda, acaba sorunun biraz köküne mi inmek gerekiyor?
Temel eğitim yahu! Bir de üstüne kıtlık olduğu için herkes kendini 22 yaşında oldum sanıyor…
İnanamıyorum… Bitti galiba.
Umarım tatminkar olmuştur.
Herkese sevgiler ve de saygılar!

73 yorum:

sozcelykk dedi ki...

çok kaliteli bi röportaj olmuş ama benim gibi bi futbol delisini bile dizaynıyla boğdu. sorular arasında boşluk bırakılabilirse veya sorular farklı renkte olabilirse okunabiliritesi artar diye düşünüyorum.

ayrıca ferrari zan konusunda hala yanılmakta kendisi , bahsettiğim şey başkaydı anlayan anladı anlamayanlar anlayanlara anlatsın tarzı konuşmaları bana samimi gelmedi.

kırlangıç dedi ki...

Hayır değilim. Orada anlatmak istediğimin çoğunluk tarafından anlaşıldığını düşünüyorum.


benim gibi anlayamayanlar için açıklasaydınız keşke. ferrari hangi standartlara göre gökhan zan'dan kötü futbolcu? hayır almanyadaki maçta bile beğenmemişsiniz o hafta şampiyonlar ligi haftanın 11'ine girdi ferrari.

apaç dedi ki...

''Sol bek bulmak lazım bi de''

güzel söylemiş. kendisine katılıyorum.

rijkaard, oynatmak istediği futbolu hayata geçirmek istiyorsa ilk iş olarak hakan kadir balta'nın kulüple ilişkisini kesmeli.

bülent uygun'la ilgili söylediği şeylerin de altına imzamı atarım.

şahsen doydum.

emeği geçen herkesin eline sağlık..

frentzen dedi ki...

Teşekkürler, müthiş olmuş. Cevaplamadığı soru yok herhalde

fitneci dedi ki...

Ferrari konusunda yanılmak diye bir şey yok. Bunun adı bildiğin "inat"tır. Eğer lafını geri alsaydı başkaları da "lafını geri aldı" diyecek, bunu dedirteceğine marjinal bir yazar olarak anılmak isteyecektir.

Ve evet marjinal olarak anılıyor ama iyi anlamda bir marjinallik söz konusu değil.

yusuf dedi ki...

bir çırpıda okudum. mehmet demirkol zaten en sevdiğim -kendi deyimiyle- spor yazanı. teşekkürler bülent abi.

D.A dedi ki...

kaçırmıştım soru yazma kısmını... okuduktan sonra da sorum hala geçerli:
Almanyadaki Wolfsburg maçında Ferrari yerine G.Zan olsaydı neler olurdu...?

orko dedi ki...

dayanamayacagim yazacagim : gokhan zan'dan bjk nin kazandigi 0, ferrari'nin bonservisine verdigi para 5milyon euro, benim hatirladigim Mehmet Demirkol futbolculugundan cok bunun altini cizmistir ferrari yazilarinda... Sirketi olan birisi, ya da ekonomi okumus biri BJK'nin yaptigi bu alis-verisi degerlendirebilir mi? Futbolun bir endustri olduguna herkes hemfikir umarim...

Soylesi icin tesekkurler, cok guzel olmus...(hem de yazdigim soru sorulmamis olmasina ragmen :) )

Jay Jay dedi ki...

"Daum türünün tek örneği bence." sırf bu cümle bile mükemmel bir röportaj olduğunun ispatı.
Teşekkürler Bülent abi.

Quaresma7 dedi ki...

Harika olmuş. Mükemmel. Çok İçten..
Teşekkürler Mehmet Abi. Saygılar Bülent Abi...

moist dedi ki...

Gala's: Emre Belözoğlu'nun özne olduğu bir cümle kurabilir mi ?

Emre’yi Real, Barça’dan kaçırabilirdi.


Bu cumlenin oznesi Real yalnız... :) Çok tuzak soru olmuş. Mehmet abi de yanlış cevaplamış sanki :)

h.kahvaltı dedi ki...

bülent abi soruları yüzyüze mi soruyorsun, maille mi?

stalker dedi ki...

kendisine gökhan zanla bi ömür boyu mutluluklar diliyorum.

Cherubim dedi ki...

Ferrari Youla karşısında kötü duruma düşmüş olabilir, ama çoğu defans oyuncusu kontratak oynayan takımlara karşı rakibin hızlı forvetleriyle başa çıkmakta zorlanır. Daha birkaç sene önce Servet'in Shevchenko ile olan valsi malum, iki sene önce Song ile Servet'i perişan etmişti Holosko. Ferrari'ye özgü bir durum değil ki bu..

Yaman dedi ki...

çok kaliteli bir röportaj olmuş. ben de doydum. bülent abi sen de sıkıştır araya bikaç tane.

rot dedi ki...

müthi$ olmu$.. o kadar soru vardı ki, bitmez sanıyordum. a$ırı keyif aldım. sağol bülent abi, sağol mehmet demirkol..

ibt dedi ki...

Röportaj yine çok güzel olmuş. Bu kış söyleşileri de ayrı bir güzellik kattı bloga. Emeğine sağlık Bülent abi.

Bu arada
Soru:Hıncal Uluç hakkında bugün ne düşünüyorsunuz?
Pek düşünmüyorum.

Güzel cevap olmuş

sinem dedi ki...

süper röportaj olmuş, soranın da, cevaplayanın da ellerine sağlık :) ayrıca en heyecanla beklediğim röportaj da buydu, rahatladım :)

Abdurrahim Çetin dedi ki...

Banu hanımdan sonra Burcu Esmersoyu ayarla abi ya.sonra bizi diskoya götür.:D

Faruk Alpaslan dedi ki...

Çok sağlam olmuş yahu, bir ara yarıla yarıla kahkaha atıyordum.

Bülent ağabey size vede Mehmet ağabeye sevgiler saygılar.

ELANO dedi ki...

süper.

SAFÆ dedi ki...

süper röportaj olmuş, teşekkürler.

otti dedi ki...

@ moist
orda amaç dil bilgisi ölçme amaçlı bi soru-cevap değil bence. emre'yi olayın kahramanı olarak vermek istemiş bence yoksa herkesin dikkatini çekmiştir.

bir de torres'i tottenham'a 3-5 kuruşa satarken yanında gerrard'ı da versin tottenham'ı adam etmek istiyosa:)

delioglan dedi ki...

keyifli sohbet için emegi geçenlere tesekkurler

Roux dedi ki...

fenerbahçe'nin 10 yıldır kadıköy'de biz galatasaraylılara yaşattığı ızdırabı arsenal 10 yıldır hem içerde hem de dışarda mehmet demirkol'a yaşatıyor galiba...(bkz: tottenham)

şaka bir yana da: mehmet demirkol'dan biraz daha cesur cevaplar bekliyordum.şiş te kebepta sağlam kalmış.

Mr.Eko dedi ki...

Ben stadyum programında onun yerinde olsaydım, tek ayrılma sebebim ömer üründül olurdu sanırım.

Umutation! dedi ki...

Gündelik hayatıyla ilgili paragraf paragraf yazarken benim de cevabını merak ettiğim can alıcı sorularda kısa cevaplarla sıyrılmış.

ferrari ve emre konularında da bence de inat var biraz.

ferrari'ye cannavaro maldini muamelesi yapılması bence de saçma ama, kesinlikle lugano'yla beraber ligin en iyi yabancu defansı şuan. gökhan zan'la karşılaştırılmamalı bile. emre konusunda ise hiç ikna olmadık...

yine de zaman ayırdığı için teşekkürler

Umutation! dedi ki...

Hocam bir de Banu Yelkovan'a bir sorum var, Asmalımescit'te gördüm, biraz muhabbet edeyim dedim ama korktum sonra kızar falan, nasıl karşılar acaba böyle şeyleri :D

AnAvArzA dedi ki...

"Frentzen:George Best mi, Johan Cruyff mu? Fatih Tekke mi, Hakan Şükür mü?"

"İkisini de seyretmedim. O yüzden Maradona! İkisini de seyrettim o yüzden Feyyaz!"

feyyaz gene futbol yazsın kardeşim
futbolumda gülümseme artsın ki ortalık şenlensin, de mi ama?

aşkın dedi ki...

Şu andan itibaren milli takımdan ümidi kesebiliriz zira kim gelirse gelsin Terim'in alternatifi olamaz.
Bu nasıl bir fikr-i sabittir anlamak mümkün değil.
Bir cümleyle de olsa şu sebeptern Terim vazgeçilmezdir dense neyse.

arapasi atkinson dedi ki...

uzun, dolu dolu bir röportaj.emeği geçen herkese teşekkürler...

Georghe dedi ki...

Mehmet Demirkol burada da sıkıştığında (epey de sık olmuş bu) kaçamak yanıtlar vermiş, genelde itici bulduğum kendini beğenmiş edasını da terketmemiş.

darkhorse dedi ki...

bal dök yala yani o derece keyif aldım röportajdan.Eline sağlık Bülent abi :) Mehmet Demirkol'a da çok teşekkürler :)

hayyam dedi ki...

@Moist
Sanirim benden once okumussun roportaji Emre'ni ozne olmasi gereken cumleyi okudugum an yorum yazmak istedim ama bende once davranan birisi vardi. Bence Demirkol hatasini en azindan kosesinde duzeltmeli.
Gercekten cok guzel bir roprtaj olmus.
En cok H.Sukur mu F. Tekke mi sorusuna verdigi Feyyaz cevabi muhtesemdi.

mre dedi ki...

Bülent abi; kış ropörtajlarında en çok sorusu yaynlanan arkadaşlar arasında yapılacak çekilişte bir kişinin seninle ropörtaj yapma hakkı kazanacağını duyduum (!) Hatta burada yayınlayacakmışsın. Doğru mu :) Yoksa popom açıkta mı kalmış?

Sorana cevaplayana ve aracı olana teşekkürler...

Ahmet dedi ki...

torres'i tottenhama 3-5 kuruşa satardım cümlesinde robbie keane transferine bi gönderme yapmış diye düşündüm. haksız mıyım?

Oylum Tanış dedi ki...

Güzeldi. Önce Aceto'ya sonra da Mehmet Demirkol'a teşekkürler tekrardan.)

T.Ç. dedi ki...

nefret edenide sevenide bol olan bir yazar. bu bakımdan enderdir kendileri.bir taraftar bir spor yazarını ya sever yada nefret eder.ama mehmet demirkol sözkonusu olunca hem seviyor hemde nefret ediyor.sanırım buda mehmet demirkolun olaylara her zaman farklı pencerelerden bakabilmesinden kaynaklanıyor.

twi dedi ki...

Beşiktaşli arkadaslarim adam bu yaşta bu bonservis odenir mi dedi? Sadece bu. Bundan onceki bonservisleri yillik ucretinin 10 da biri falan. Yilda 2.5 milyon avro verilen bir adamin bonservisi 15-20 milyon avro olmali ve yasi maksimum 26 olmali.

30 yaşinda bu para verilir mi dedi sadece adam.

Bende Beşiktaşlıyım......

T.İ. dedi ki...

Gala's: Emre Belözoğlu'nun özne olduğu bir cümle kurabilir mi ?
Emre’yi Real, Barça’dan kaçırabilirdi.


Bu cümlenin öznesi Real.

CDiS dedi ki...

çok ince davranılmış, hemen her soruya cevap verilmiş, hem acetoya hem m.demirkol'a teşekkürler. ancak ferrari konusunda beni ve birçok insanı hala ikna edebilmiş değil.

amanteramco dedi ki...

Okay Karacan'ın bütün soruları içtenlikle cevapladığı röportajdan sonra M.Demirkol röportajı çok yavan olmuş.Hep kaçamak cevaplar.Biraz daha açık olmasını beklerdim.
Bi de "hagi" sadece kupa farkıyla mı???

CaRtMaNtR dedi ki...

Çok detaylı ve uzun bir iş olmuş. Soruları yazanlara, cevaplayana ve düzenleyip bizle paylaşana sonsuz teşekkürler.

Fakar bu Ferrari konusunda bence ciddi bir hata var. Ferrari'nin maliyetinden bahsediliyor fakat bu gün devre arasında BJK yönetimi Ferrari'yi satmak istese kuvvetle muhtemel maliyetinin üstüne satabilecektir. Fakat Gökhan Zan bedelsiz olarak transfer olduğu bu yaz yurt dışına transfer olamamıştır. Ha bunda belki kendi seçimide etkilidir ama devamlılığı bu kadar soru işareti olan bir defans oyuncusunu hiç bir iyi ligde göremeyiz diye düşünüyorum.

Ayrıca Youla karşısında izlediği Ferrari'yi keşke biraz daha geniş olarak Parma kariyerinde ve son sezon Genoa'da da izleseymiş o zaman pahalı yabancı oyuncu yorumunu yaparken bu kadar tartışılacak bir (bence) yanlış örnek vermezdi.

delgado dedi ki...

ayrıca mehmet demirkol ferrari maliyetini birinci planda tutmamıştır, yazın kaç kere programlarında söyledi bunu, açıp izleyelim tekrar. ferrari çok kötü oyuncudur dedi, argümanları ise 7 sene önce youla'nın karşısında oynayıp turu geçememesi, kariyerinde kendisine bonservis ödenmemesi vs. idi. şimdi hikaye anlatmasın ben onun oyunculuğunu eleştirmedim, transferi eleştirdim diye. niye bu kadar komik duruma düşmek istiyor, bilmiyorum. transferi eleştirdim derken de "geçen sene zapo'yu yabancı kontenjanından dolayı oynatmadın, bu sene aynı mevkiiye yine yabancı oyuncu alıyorsun, skandaldır bu." demişti. zapo'nun geçen sene yabancı kontenjanından oynamadığını bilmeyecek kadar dışında kalmıştır olayların kendisi.

aks111 dedi ki...

30 yaşında bonservis bedeli verilir bi oyunca çok normal.Milito 20m euro değilmi inter aldı tamam forvet oyuncusu dersin de 5 katı nerdeyse yani bence normal açıkçası milito nun geçmişindede pahalı transferler yok.Ben beşiktaşlı değilim ama Ferrari iyi bir sezon çıkarıyo ceza dışında her maç sahada gökhan zan 1 ay yoktu sezonu açtı galatasarayda :).Bide milli oyuncu olayı var.Şimdi Gökhan türk milli takımında arkasında kim var bekleyen ?.Eren güngör belki ee başka ?.Emre güngör sürekli sakat emre aşık var önder oynuyor belçika maçında güven vermedi açıkçası.Peki italya da kim var da ferrari milli takıma girsin ki zaten girmişte bilmiyorum bu konu bence çok uzatıldı defans oyuncuları herhalde hata yapar youla Terry i de perişan edebilir şartlara göre.Senin takımın bütün riskleri alır giderse ileriye youla gibi jaba gibi balili gibi adamlar perişan edebilirler :).Shevcenko servet örneğide verilmiş zaten yukarıda.

ibt dedi ki...

Bülent Abi Uğur Meleke ile de röportaj olacak mı? Yapılsa çok güzel olur. Futbol yazarları arasında bilgisine güvendiğim bir kaç kişiden biridir de kendileri.

TrexxxXx dedi ki...

+ rep :)

administrator dedi ki...

+ hagi mi alex mi sorusunda kupa farkıyla hagi demese olmayacak sanki (!) severim kendisini güzel röportaj olmuş teşekkürler.

+ stadyumdan ayrılmasının sebebi olarak hakan şükür'ü görüyorum. birbirlerine çok laf sokuyorlardı.

shadowturk dedi ki...

iyi güzel de yazılan soruların hepsi sorulmamış.sansür var.iyi günler kolaylıklar.

Yusuf Ziya Özdemir dedi ki...

sağolasın aceto ve sağolasın demirkol

kendisinin futbolun koca arena stadyumlarda git gide basketbola dönüşeceği öngörüsünü benimsiyorum. oyuncu değişiklikleri hususunda özellikle

lakin soru soruyu doğurur. o vakit futbolda tekrardan adam markajını bambaşka bir formatta görecek miyiz mesela?

yoksa daha akla yatkın gelen, adam kovalamak ve topu kovalamak ile topu ve adamları topun peşinden koşturup fizikman çökertmek arasındaki yarık daha mı büyüyecek? 2009 barcelonasının zirveye çıkardığı oyuna karşı, oyuncu deşiklikleri ile tazelenmesi muhtemel bir rakip karşısında, modern sonrası total futbol için akil beyinler nasıl stratejiler üretecek?

keşke diyorum radikal futbol günlerinde olsak da, kaleminden ter ve bal damlayan m.demirkol, y.uluğ ve elbette u.meleke gibi yazarlar etraflıca bu "gelecek futbolu ne getirecek" meselesini tartışsalar. biliyorum türkiye futbol gezegeni için fazla devrimci bir tartışma olacaktır, teorisi pratiğine her daim fazla gelmiş çabalar gibi siyasetimizde, amma velakin en çok ihtiyacımız olan şeylerden birisi de bu çünkü onunda dediği gibi biz durduk ve diğerleri yeniden toparlandılar, hızlandılar yapılandılar, en çok ihtiyacımız olan ortak bir futbol aklı için heves uyandıran, düşünmeye ve tartışmaya bizleri provoke eden bir söyleşi çok yakışır sizlere, ve elbet bülent bey'in moderatörlüğünde :)

ne demişler, bilim kurgu en güçlü devrimci sanattır! oysa sadece beş on sene sonrasını tartışabilmek, gündemde tutabilmek bahsettiğim

çünkü bahsettiği milli takımlarda zidane'lı fransanın mimarı aime jacquet şu an gayeten kilit bir isim, ikinci bir piontek ya da aslına birinci aime olarak abullah avcı gibi genç futbol direktörlerini geliştirmesi için bu ülkeye getirilmelidir gibisinden satırlar hiç okumadım daha oysa, jacquet'in fransası sahayı enlemesine ve boylamasına alabildiğine etkin kullanan bir takım ikenkıta avrupası tarihinde futbolu hep daha ileriye götüren tartışmalardan da çok beslenmişti...

umarım yorumlarını okuyorsa dikkate alır ve alırsınız...


ey ahali, futbol geleceğinde ne var ise biz talip olabilir ya da patentini alabilir miyiz? bence en önemli gündemimiz olmalıdır. girdaplardan fırtınalar yaratmasını bilen ve isteyenler için akledin gündemi üstatlar...


bir kez daha teşekkürler aceto...

alicansolak dedi ki...

zoraki cevaplar olmuş, bitse de gitsek havasından daha ilk verdiği cevapta bile kurtulamamış

anlatırım da çok uzun olur, anlatsam da anlamıyorlar ana fikri röportajın

Okay Karacan'ın verdiği cevaplar ne kadar içtense Demirkol'unki o kadar dıştan olmuş

seanpenn dedi ki...

bülent abi trt nin bizim vergilerimizle ,u 17 dünya şampiyonası ve benzeri şampiyonaları alıp isviçre kolombiya maçı esnasında saygıdeğer milletvekillerini seyrettirmesi hakkında ne düşünüyorsunuz.

Sade dedi ki...

Böyle bir söyleşi için BT'ye teşekkür ederken MD'nin aman etliye sütlüye dokunmadan orta yoldan gideğim düşüncesine boğulmuş kısa cevaplarını beğenmediğimi söylemek istedim.

Okay Karacan'ın söyleşini okurken hissedilen samimiyet, içtenlik ve doyurucu cevaplar maalesef yoktu. Tabi farklı insanlar ama vakti yoksa ertelesin varsada kendini daha iyi ifade etmeye çalışsaydı daha şık olurdu diye düşünüyorum.

Mustafa dedi ki...

Demirkol'un Ferrari hakkındaki sözlerini anlamayanlar nolur artık bir zahmet o yazıyı bir daha okusunlar, yine de anlamıyorlarsa bu blogu zaten boşuna okuyorlar demektir bana göre. Oradaki temel eleştiri Ferrari'nin futbolculuğuna değil, Türk futbolunun temelsizliğine, sistemsizliğine ve plansız oluşunaydı açık bir şekilde. Piyasada dinlemeye değmeyecek o kadar futbol sansarı varken sabaha kadar konuşsa dinlenecek birkaç isimden biridir Mehmet Demirkol. Kaçamak cevap vermiş, taraflıymış, inatçıymış vs... Teferruat... Böyle pozitif ve mantıklı düşünebilen adamlar sadece futbolumuza değil, genel olarak ülkeye lazımdır. Teşekkürler Aceto.

Mustafa dedi ki...

Demirkol'un Ferrari hakkındaki sözlerini anlamayanlar nolur artık bir zahmet o yazıyı bir daha okusunlar, yine de anlamıyorlarsa bu blogu zaten boşuna okuyorlar demektir bana göre. Oradaki temel eleştiri Ferrari'nin futbolculuğuna değil, Türk futbolunun temelsizliğine, sistemsizliğine ve plansız oluşunaydı açık bir şekilde. Piyasada dinlemeye değmeyecek o kadar futbol sansarı varken sabaha kadar konuşsa dinlenecek birkaç isimden biridir Mehmet Demirkol. Kaçamak cevap vermiş, taraflıymış, inatçıymış vs... Teferruat... Böyle pozitif ve mantıklı düşünebilen adamlar sadece futbolumuza değil, genel olarak ülkeye lazımdır. Teşekkürler Aceto.

carvel dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ultrANIL07 dedi ki...

Bülent abi Rıdvan Dilmen röportajı da olacak mı? :)

quanch dedi ki...

kendisini sevip sevmediğim konusunda bi fikrim yoktu bu röportaj bi fikir sahibi yaptı beni sadece bu yönden teşekkürler mehmet demirkola sadece bu yönden.Bülent abi sana çok teşekkür ederim.Gökhan Zan bir yönetim hatası mıdır?Çifte kupa zamanı Beşiktaş 2-1 Galatasaray
Kaçamak cevaplar:(( Okan Karacan seni çok seviyorum.

yalçın dedi ki...

Kupa farkıyla Hagi mi :)

Ayıp olmuş bir hayli.


* Dünya Kupalarına katılma: 1990, 1994, 1998
* Avrupa Kupalarına katılma: 1984, 1996, 2000
* Romanya şampiyonu: 1987, 1988, 1990
* Romanya kupa şampiyonu: 1987, 1989
* Romanya yüz yılın futbolcusu
* Romanya yılın futobolcusu: 1985, 1987, 1993, 1994, 1997, 1999, 2000
* Romanya gol kralı: 1985, 1986
* Türkiye şampiyonu: 1997, 1998, 1999, 2000
* Türkiye kupa şampiyonu: 1999, 2000
* UEFA-Cup-Şampiyonu: 2000
* Supercup-Şampiyonu: 1986, 2000
* Avrupa kupalar galibi: Finale 1989
* Ispanyol Supercup: 1990, 1994

Teknik Direktör olarak: Türkiye kupası şampiyonu 2005

Tuncay dedi ki...

kusura bakmasın ama kendisi de türklüğünü ferrari yorumlarıyla ispatlamış..

yahu bi laf yedim halt ettim, özür dilerim demek bu kadar mı zor be kardeşim?

euphrates dedi ki...

Yahu şu tartışmada Alex'i neden harcıyorsunuz ki ?

Hagi gibi efsane bir oyuncuyla çok iyi bir oyuncuyu karşılaştırmak o iyi oyuncuyu harcamaktır.

Ne bileyim;

Alex - Revivo,
Alex - Lincoln,
Alex - Diego,
Alex - X olmalı karşılaştırma.

Yoksa; Alex - Maradona
Alex - Pele
Ne kadar absürdse Alex - Hagi de o kadar absürddür.

Cetin Cem dedi ki...

röportajı okurken emre'nin o cümlede özne olmadığını ben de fark ettim, ama şöyle bir gülümsedim geçtim. 140 tane soru veriliyor bir spor yorumcusuna, adam bilgisayar başında saatlerini harcayıp cevap yazıyor (bunu okuyacak binlere saygısından, o değilse bile bülent abiye sevgisinden). ama herkes bunu "geçirme" fırsatı biliyor.

ben galatasaraylıyım. hagi-alex karşılaştırmasının karşılığı benim için hagi'dir. ama alex diyenin de elinin boş olmadığını bilirim. "fenerli" diye sevilmeyen demirkol hagi dediği için asılacak neredeyse. neden? parantez içinde "kupa farkıyla" demiş. parantez koymamalıydı "hagi'nin köpeğiyim" yazmalıydı ki galatasaraylılar tatmin olsunlar.

beşiktaşlılar da tatmin olmuyorlar, çünkü adam ferrari'nin olağanüstü bir defans oyuncusu olmadığını, 8 milyona mal olan, kapısında yatılan, karısına tv'de iş bulma garantisi verilen bir adam olmaması gerektiğini düşünüyor. bence de ferrari şu an ülkedeki en iyi savunma oyuncusu, ama demirkol öyle düşünmüyor yahu, ne yapacaksınız, ellerini bağlayıp işkence mi yapacaksınız? aynı düşünmüyor işte.

soru sorana, farklı düşünene tahammülsüzlüğün güzel bir göstergesi daha. kendisine sorum ulaştığı için mutluyum. kendisine "bence türkiyedeki en iyi futbol yorumcusu" dediğim ulaştığı ve kendisinin de teşekkür edip "bunu duymak güzel" yazdığı için daha da mutluyum :)

bu soruları yanıtladığı için teşekkürler demirkol'a. bu söyleşiyi gerçekleştirdiği için de bülent abi'ye teşekkürler.

Troilos dedi ki...

Maalesef bu söyleşiyi beğendiğimi söylemem mümkün değil. Ki Mehmet Demirkol'u televizyonda izlemeyi çok sevmem ve düşüncelerinin bir çoğuna katılmama rağmen. Sanki soru sayısı fazla gelmiş, hemen hızlı hızlı cevaplayayım da bitsin gibi bir durum oluşmuş. Pazar akşamı ödev yapan çocuk gibi.

Özellikle bazı kilit konularda daha geniş ve detaylı açıklamalar yapmasını beklerdim. Bu kadar uzun bir söyleşiden, altı çizilecek bu kadar az cümle çıkması üzücü..

Canto dedi ki...

Teşekkürler emekleriniz için.

Aceto benim nacizane tek önerim, soru sorma süresini biraz daha uzun tutman, ve sorulan soruları eleyerek haftanın konuğuna sunman yönünde olabilir sadece. Zira birbirine çok benzer sorular olduğunu, öte yandan keşke şu da sorulsaymış denen konular olduğunu görüyoruz.

Maslow dedi ki...

adam ferrari konusunda görüşünü açıklamış, neden bu kadar üstüne gidiliyor ve olay kahve muhabbetine çekiliyor anlamıyorum. bunun dışında stadyum programında neden bjk'li yok gibi komik (!) vb. sorular dışında genelde keyifli bir röportaj olmuş.

Maslow dedi ki...

yazılan yorumlar ve çıkan polemikler ekseninde düşünüldüğünde bazen bize bu blogların böyle futbol sever adamların fazla olduğunu düşünüyorum. bu tüketici kitlesine pas-fanatik-fotogol yeter de artar bile.

BT dedi ki...

Kış söyleşileri sona ermiştir arkadaşlar.

Emir dedi ki...

Bülent Abi kıs soylesilerini devam ettirmeni diliyorum, hatta burada agirlayabilecegin daha pek çok değerli yorumcu ve yazar bulundungunu dusundukce lütfen devam ettir rica ediyorum diyorum. Her alanda olduğu gibi burada da söyleşileri amacından saptırmaya çalışanlar pek tabi olacaktır. Sen mücadeleyi bırakma lütfen, çok kaliteli bir is basariyosun bence burada.

İyi çalısmalar.

eroltolstoy dedi ki...

Yuh bin kere yuh! Selçuk Dereli dünya kupası finali yönetir diyen bir insan Fenerbahçeli olamaz( mecazi anlamda). Olmamalı, olursa da Fenerbahçe böyle her ortamda şamaroğlanı gibi hakkını kaptırmaya devam eder.İnsaf 2006'daki denizli- fener maçını tatil etmeyen bir hakem italya'da ikinci lig maçı bile yönetemez. Bu konu haricinde Mehmet Demirkol'un vizyoner ve yenilikçi fikirlerini bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

Roland dedi ki...

Stadyum programından ayrılmasının nedeni galiba Hakan Şükür...

Bir yerde Stadyum programından ayrılma nedenimi söyleyemem diyor, başka bir yerde de Stadyum programının ilk 2 yılını en çok keyif aldığı programlar arasında görüyor.

Ömer Üründül olsaydı 90 Dakika programındaki gibi beklemzdi diye düşünüyorum.

Alper Ecevit dedi ki...

Benim sorumu yanlış anlamış:) sanki para için bu işi yapıyorsun demişim gibi anlamış, halbuki ben para haricinde ne için yapıyorsunuz demiştim. İnsanın bir sebebi daha vardır diye düşünerek. Altyapından gelen oyuncuları Aziz Yıldırım bile sayamaz demiş bir de:) e zaten aziz yıldırım'ın değil spor yazarlarının bilmesi gerekiyor bu işleri. O da enteresan bir karşılaştırma olmuş.

Gökhan Yıldız dedi ki...

ferrari konusunda ben halt ettim demedikçe kuş cıvıltısı kadar değer vermeyeceğim bu yanlışta ısrar eden insanın sözlerine. türkiye liglerindeki açık ara en iyi defans. bir de gökhan zan ile ilgili badem gözlü sırma saçlı diyip durmuyor mu hala, ne arıyor burada bu adamın ropörtajı diyesi geliyor insanın. ulan bir ton adamı bir yanlışta asabilen bizim gibi bir millet bu adama nasıl ferrari konusundaki bu pot katliamından sonra ipi boynuna dolamadı, gerçekten beşiktaş'ın etkisiz eleman görülmesinden başka hiçbir şeyle açıklayamıyorum.
saygıdan önce doğrular gelsin.

quanch dedi ki...

mehmet abi daha önce yorum bırakmıştım seninle ilgili bir fikrim yok diye ama bu yazıdan sonra seni sevmedim diye ama ntvdeki programın izleyince süper yorumları olan bir insan olduğunu anladım.Fuat abiyle çok güzel bir program yapıyorsunuz.Bana sanki burdaki yazıların zoraki yapıyormuşsun gibi geldi samimi bulmadığım için öyle yazdım.Halbuki senn tarzın buymuş.Burdan senden özür diliyor ve acetoya bu işi devam ettirmesi için rica ediyorum.