25 Ekim 2009

Fenerbahçe 3 - Galatasaray 1

Saat 19:15'de iki şeyi tahmin etmek mümkündü. 1- Kırmızı kart çıkacak. 2- Arda'nın takımına bir katkısı olmayacak. Galatasaray uzun yıllardır olduğu gibi bir derbiyi yine Florya'dan çıkarken kaybetti. Üzerinde takımının forması; kaptanlık pazubandını takan 10 numarasının siyah gömlek-siyah takım giymişçesine racon kesmesinden dolayı. Tahrik falan bahanedir. Luis Figo'nun Real Madrid formasıyla Camp Nou'ya çıktığı ilk el clasico'yu herkes hatırlar. Yetenekleri tartışılmayan futbolcuları büyük futbolculardan ayıran da budur. Geçen sezon oynanan derbideki kavga daha hatıralardayken rakibin en ufak tahriğinde, ittirmesinde tribünlere ekstra enerji yüklemenin ve takım arkadaşlarına da ters elektrik vermenin manası var mı? Yok ama faturası var!..

***

Geçen hafta Fenerbahçe, Antep deplasmanında kazanıp puan farkını beşte tutsaydı, Galatasaray'ın kazanma ihtiyacından bahsedebilirdi. Puan farkının iki olduğu tabloda; deplasmanda 6 puanlık maçta ilk yapılması gereken yenilmemektir. Galatasaray'ın da başaramadığı bu. 9 yıllık mağlubiyet serisinin ardından illa ki kazanmak zorunda hissediyor. Önce bir berabere kalmayı başarabilse... İşte bu akıllarına gelmiyor! Her seferinde de aynı tuzağa düşüyorlar. Daum'un da çözdüğü bu. Karşısında zaafı olan bir takım. Üstüne gelecek. Ne yapmalı? İşte bu onbiri çıkarmalı.

***

Elindeki kaleci, defans dörtlüsü, iki ön libero zaten rakipten daha iyi. Çözmesi gereken ise Galatasaray'ın hücum dörtlüsüydü. İki kanatta Arda ve Keita'yı kademeli savunmayla bitirdi Alman. Mehmet Topuz ve zaten bir savunmacı olan Vederson, Carlos ve Gökhan Gönül ya kademesindeydi ya da ilk basan adamlardı. Serseri mayın karakterli Kazım ile Galatasaray'ın iki stoperini hataya zorlayınca da Mustafa Sarp tandemin hemen önüne çöküvermek zorunda kaldı. Beş Galatasaraylı, iki Fenerbahçeliyi savundu durdu 90 dakika. Baros problemdi, sakatlanınca ilk dakikadan bu sorun çözüldü. Rakip kaleye 40 metrede oynayan Elano'nun sahadaki muadili Alex, ilk golde vuruşu rakip altıpasın içinden yaparken; Galatasaray forvet arkasında oynattığı Brezilyalısını bir kez olsun ceza sahası içine sokamadı. Nonda gibi rakip stoperleri yaya çeken bir santrfor varken orta sahadan dikine pas atamayan adamlarınız varsa kilitlenir, kalırsınız. Saha aynı sahaydı ama oynayacak alan yoktu. İlk gol ofsayt. Penaltıyı da Leo Franco'nun müdahalesinden saliseler önce Alex ustaca almayı başardı. Bir kaleci aynı hatayı bir derbide iki kez yaparsa cezayı keserler elbet. Arda'nın 19:15'de takımına yüklediği negatif enerji Keita'nın yumruğu ile ortaya çıktı. 11 kişi kalabilseler oyunun gidişatı beraberlik havası veriyordu. Bunda Daum'un 2-1'den sonra kapıldığı güvensizliğin ve Alex'in sakatlıktan dönmüş olmasının payı büyük.

***

Fenerbahçe'nin bir topunun direkten döndüğü, 4-5 net pozisyonun olduğu derbi, Aydın'ın pozisyonu (atarsa şaşırmak lazım tabii) gol olsa 2-2 bitecek ve yarın 2-0'dan maçı beraberliğe getiren Daum "korkak" olmakla suçlanacaktı. Memleketin futbolunda dahilik ve korkaklık arasındaki çizgi budur işte.

Rijkaard'ın Galatasaray'daki akıl tutulmasına eşlik ettiği ortada. Ara transfere kadar da mevcut ön liberolarla sistemini oturtma şansı yok. Şampiyonluk yarışında 2 derbi ve Trabzon maçlarını geride bırakan Galatasaray, Fenerbahçe'nin o maçlardaki kaybını bekleyecek. Maçın adamı 19:15 itibariyle Arda'dır (!) Florya'da alt yapı binasının açıldığı gün alt yapısını değil; Arda'nın ceketini konuşan bir camiaya başta kaptanı olmak üzere futbol oynadıklarını hatırlatmak da onca tecrübesiyle Rijkaard'ın görevi galiba...

62 yorum:

srknsrkn dedi ki...

dünyanın en futbolsuz derbisini izledikk...

HeadpOstiChe dedi ki...

futbolsuz futbol maçı.. Bu oyunun zevki kaçmaya başladı...

Ice-Man dedi ki...

artık klasikleşen bir sonuç oldu.hani taraf değilim ama gsnin fb deplasmanında ne zaman puan alabileceğine gerçekten merak ediyorum.maç öncesi yaşananlar ise 2 büyük takım denilen fb ve gsnin futbolcularının oldukça "küçük" olduklarını bir kez daha bize gösterdi.

çagdas dedi ki...

İlk olarak kim Sabri'ye bağlayacak mağlubiyeti bakalım.

Hatta bu yorum Sabri suçlanana kadar yayınlanmasın da sosyal bir deney yapmış olalım :)

İsim dedi ki...

Az bile oldu.
Aksi oyun ve skoru bekleyenler futbolu bilerek izlediğini söylemesinç

burak dedi ki...

Elano 7 milyon.

cortez85 dedi ki...

GRANDE DANIEL ¡¡¡

vamos fener

Urfi dedi ki...

Baros 2 ay yok, emre'ye selamlar. Hakem muthisti..

Büyük Kaptan dedi ki...

10.hafta ve 10'da 10.. bu şekilde daha güzel oldu sanki :)

info dedi ki...

Ya kaptan kimdir? Örnek insandır. Arkadaşlarının en zor anlarında imdadına koşan adamdır. Peki Arda örnek oluyormu? Evet oluyor: Kavgalarda en önde, şovlarda en önde. Fenerbahçe her türlü tahrik edeceği gün gibi belli, takım zaten gergin, stresli, seyirci hırçın. Se de çık arkadan itti diye it dalaşına gir, ondan sonra takımın konsantrasyonu da bozulur, maçın ateşi de yükselir, bunu bekleyen seyirci takımını daha da fazla desteklemeye başlar. Geçen seneki maçtaki kavgada da Arda bey ön sıralarda. Bunun dışında en son hangi maçta Ardanın adamakıllı oynadığını gördük? Topu alıyor pas vereceği yerde çalım atmaya kalkıyor oyunu bozuyor. Arda biran önce kendine gelmeli, eskiden oynadığı onu Arda yapan oyununa geri dönmeli.

Fabian dedi ki...

fener son yillardaki her kadikoy macinda oldugu gibi bu macta da galatasaraya hesabi yuksek acti ve ucledi.

gollu de gecmis olmasina ragmen macin tarafsiz izleyenler icin vasat bir mac gectigini soylemek mumkun. iki takim da ikili mucadelelerden sakinmayip hakem de macin kontrolunu kaybetmemek icin sik sik duduk calinca mac heyecanini korumasina ragmen temposunu yitirdi.

kadrolar aciklandiginda fener tarafinda pek supriz yoktu. Daum her zamanki gibi kazanan takimiyla fazla oynamak istememis sakatlar el verdigi olcude de her fenerlinin sahaya surecegi bi ilk onbir surmus sahaya (belki vedersonun yerine santos dusunulebilirdi). galatasaray kadrosunda ise solda arda ortada elano yerine solda kewell ortada arda ile baslamak daha iyi bir alternatif olabilirdi.

macta ilk goze carpan seyin futbolcularin istegi oldugunu soylemek mumkun. gs'liler mac bitse de gitsek havasinda gibiydiler. fener ise tam tersine ilk dakikadan itibaren alan daraltan adam kovalayan topla oynamaya istekli bi hava sergiledi.

fenerin savunma dortlusu icin cok zor bi mac olmadi. ilk yari cok etkili olamayan gs ikinci yari sadece golden sonra on dakika kadar etkili hucumlar gerceklestirdi ama onda da savunma uzerine dusen gorevi layigiyla yerine getirdi.

orta sahada vederson kulvarini iyi kullanirken, emre-cristian ortakligi da orta sahada cok basariliydi. geri donuslerde ve savunmayla yardimlasarak alan kapamalari ozellikle cristian iyi becerdi. mehmet topuz ise 90. dakikada guizaya asist yapana kadar cok silik bi mac gecirdi. macin agirligini ve gerginligini tasiyamadi.

alex her zamanki gibi derbilerin adami oldugunu gosterdi. yine dogru zamanda dogru yere kosusunu yapti kendine has bir gol atti. Turkiye'de topu bu kadar iyi takip eden, dogru yerlere bu kadar olumlu kosular yapabilen cok az futbolcu top oynamistir. kazim ise takimin oynundan dolayi bugun biraz etkisiz kaldi. servet yerine gokhan zanin ustune oynasa bugunu takimi ve kendi adina cok daha basarili bir noktada tamamlayabilirdi.

Fabian dedi ki...

gs'de leo franco bugun cok buyuk iki hata yapti ve bedelini bir penaltiyla odedi. ilk yarida bir topu alex'e teslim etmisti. alex biraz daha uste vurmus olsaydi topu cezayi kesebilirdi ama ikinci hatayi affetmedi.

basinin cok gol yedigi icin elestirdigi defansini attigi gollerin fazlaligiyla savunan Rijkaard'in artik bu maci bir ders gibi izlemesi lazim. sabri hucumda ortalama gununu oynarken savunmasi keita'nin yardim etmeyisi yuzunden aksadi. hakan balta her zamanki performansinin altinda kaldi. kanadi cok acik verdi. takim on kisi kaldiktan sonra da kewell'in ortaya daha yakin oynamasiyla iyice zora girdi ve bazi pozisyonlarda top cikarmakta hayli zorlandi. savunmanin en sorunlu bolgesi ise ortasi. her ne kadar beraber oynamaya alisiklar dense de servet ve Zan icin sanki birbirlerini tanimiyor gibi oynuyorlar. artik gs'lilerin de top zan'a geldigi zaman bjk'liler gibi diken ustunde olduguna eminim. iki oyuncu da her an hata yapmaya veya kontrolsuz mudahelelerde bulunmaya musait olunca ister istemez o bolge gs icin cok hassas bi yer oluyor.

orta sahanin bence bugunku yildizi mustafa sarp'ti. ayhanla birlikte hic bi toptan kacmadilar her topa ayak soktular. takim on kisi kaldiktan sonra biraz daha ilerde oynayan mustafa sarp o bolgede de teknigi el verdigi olcude iyi isler yapmaya calisti. takimda ayakta kalan nadir oyunculardandi. ayhan ise savunmadan top cikarmada basariliydi ama hucum hatti cok yardimci olmadi ayhana. gs;liler bir ara o kadar oyundan dustuler ki ya bosa kacmiyorlar ya da cok yavas hareket edip ayhanla birlikte cikiyordu yari sahadan hucumcular. savasan oyunculari (ayhan-mustafa sarp) ve teknik oyunculariyla (arda - elano - keita) orta sahayi parsellemesi ve oyunu fenerin en zayif yeri olan defansina basarak baslamasi gereken gs rakibinin orta sahada top oynamasina fazlasiyla musade etti. zaten ilk yari sonunda en cok kosanlar istatistiklerinde stoperlerin (servet ve zan) kanatlardan (arda ve keita) daha cok kostgu ortadaydi. haliyle boyle bi takimin ne istekli oldugundan ne de kazanabilceginden soz edebiliriz.

Rijkaard;in onumuzdeki gunlerdeki antremanlarda ilgilenmesi gereken konulardan biri de hic suphesiz elano olucaktir. geldiginden beri tam anlamiyla takima oturamadi. takim arkadaslariyla uyuma hala kisitli. bugun nondayla da tam olarak anlasamadi. bu anlasmazliga bi de ekstradan keita - nonda anlasmazligi eklenince hucum hattinda gereken verim alinamadi.

arda bugun onemli toplar ezmis olsa da takim on kisi kaldiktan sonra herkesin sahada gozlerinin aradigi isim oldu. bugun kim ne derse desin gs yabancilari macin buyuklugune yakisir mucadeleyi sergileyemedi. arda gibi kulup degerlerine sahip bi oyuncu takim on kisi kalinca sahada olmaliydi.

macin basinda baros'un sakatlanip nonda'nin oyuna girmesiyse tam bir sanssizlikti gs icin. nonda nasil olsa oyundan cikmayacagini bilip alternatifi olmayacagini dusununce hic asilmadi nerdeyse maca. macin bazi dakikalarinda top almak icin orta sahaya kadar gelmis olsa bile gol bolgelerinde gerek atilan paslari degerlendirmeye calismada gerekse rakip savunmayi baskiyla rahatsiz etme noktasinda cok eksik kaldi.

gs icin takimin en iyisi Mustafa Sarp en kotusu ise Keita'ydi

fb icin takimin en iyisi Alex en kotusu Mehmet Topuz'du.

bu arada fb'nin ilk golu ofsayt ikinci golde de penalti olmadigini iddia edenler var (ben karar vermekte zorlandim) polemik olsun diye sormuyorum ama fb'nin en son cani yanip da derbi kaybettigini hatirlayan var mi? yoksa hatalarin lehlerine olmasi sadece tesaduf mu?

rogg dedi ki...

Hataların, rakibi oynatmamanın , psikolojik futbolun ve nefretin derbisi.

Basiretsiz hakemleri, skorer alex'iyle lüzumsuz abartılan Süper ligimizin peeeek bir süper el classicosu.

yolbars dedi ki...

Pragmatizmin zaferi olarak yorumlamak lazım bu maçı. Daum yıllardır süregelen ilk atak-gol çarkının döneceğine güvenerek bir kadro çıkardı, sonrada geriye yaslanarak oynadı. Planıda yüzde yüz tuttu. Rijkaard sisteminden taviz vermedi, rakibin sert orta sahasına diş geçiremedi ve mağlup oldu. Galatasaray açısından bakarsak olabilecek bütün olumsuzluklar oldu her Kadıköy seferinde olduğu gibi. Baroş un sakatlanması, Arda nın sinir harbi, Keita’nın kilitlenmesi, Elano’nun fiziki yetersizliği, kaleci hatası ve silik bir oyun. Sonuç olarak Fenerbahçe Kadıköy deki Galatasaray maçlarını iyi oynuyor, özelliklede saha dışında. Birde Bünyamin Gezer var tabi. Öğrenmenin yaşı yok. Otorite futbolcuları berber çırağı gibi azarlamaktan ziyade, maçın kurallara göre oynamasına ortam hazırlayabilmektir hakem için, aklı olanın değil haklı olanın lehine düdük çalabilmektir, stad Kadıköy olsada…

Murat Çevik dedi ki...

Ben bir galatasaraylı olarak bu oyunla bu skorun normal olduğunu düşünüyorum.

Nedenleri:
defansımız ağır olması ve gereksiz zamanlarada geri paslar yapılması ki yenilen goller incelendiğinde ne demek istediğim anlaşılır.

Kendi sahamızdan rahat bir çıkış yapamayaşımız ve gol yedikten sonra ortasahanın geri oynaması.

Fenerbahçe savunmasını yıpratacak oyuncumuzun daha ilk dakikada sakatlanması.

Sol kanattın Arda-kewell değişikliğine kadar etkili olamaması.

Bu maç sonucunda galatasaray'ın Serveti tamamlayacak bir stopere ve oyunu İKİ YÖNLÜ OYNAYABİLECEK(Linderhoth) orta saha oyuncusuna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

haute_couture dedi ki...

1-ya sıkıcı derbi, futbolsuz derbi, susuz derbi, havasız derbi muhabbetini her maç sonrası döndürmekten bıkmadık. bugün maçı pek çok italyanla beraber izledim ve atmosfer, mücadele, bazı aksiyonlar gayet hoşlarına gitti ve memnun kaldılar izlediklerine.

2-pozisyonu defalarca izlemelerine rağmen bazı yorumda bulunanların inatla subjektif bir şekilde emre'nin baros'un ayağını kırdığını iddia etmeleri komik.

3-Fenerbahçe'nin son yıllarda canı yanarak derbi maç kaybedişinin az olmasının son yıllarda sadece 1(bir) lig derbisini kaybetmesindendir.

Tuğberk dedi ki...

öve öve bitirilemeyen galatasaray hücum hattı bugün pozisyona giremedi..

Fenerbahçe Zico'dan beri Avrupa'nın en iyi alan savunması yapan takımlarından biri olduğunu gösteriyor..

Daum'un istediği oldu..Maç 2-2 olsa Fenerbahçe yine Galatasaray'ın üzerine giderdi..Maçın ilk 15 dakikasında Galatasaray ambele oldu..Herşeyi futbolsuzluğa bağlamayın bence..Fenerbahçe bu oyuncu kadrosuyla maçı böyle kazanırdı ve ortaya koyduğu mücadele ve futbol takdir edilmeli..

Cihan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
thesaint dedi ki...

ilk gol çok az farkla ofsayt, ama 2. golde alex'in penaltıyı aldığını sanmıyorum. franco alex'in ayağını yerden kestiğinde eli daha topa uzanmamış.

rijkaard'ın gs'deki sorununu geldiği günden beri söylüyorum. bu, aragones'in de fener'deki sorunudur. şöyle ki barcelona'da da ispanya milli takımında da bu hocaların sistemini kolaylaştıran xavi bu takımlarda yok. barcelona'ya bakarsanız 4 değil, 3 forvetle oynuyor. forvete arkalarından servis yapan xavi savunması da olan bir oyuncu. ama gs'de hem bu forvet bolluğunun belasına hem de o forvetlere arkalarından servis yapacak bir orta saha olmadığında forvet arkasına arda/elano konuyor, onlarınsa savunması yok. bir orta saha eksikliği de çok şey farkettiriyor.

ayrıca, bir fener-gs konusu olup da burada karşılıklı çirkin sataşmalar olmasın isterdim.
alkiza'nın yorumu çirkin sataşmanın dik alası. herşeye bu kadar yanlı bakarsak hiçbir şeyin içinden çıkamayız. (sanki kavganın büyük kabahatı arda'nın değil, sanki penaltı düzmece, keita basit bir faulde yumruk sallamamış, fener de 10 yıldır hiç futbol oynamadan böyle hilelerle kazanmış).

ayrıca, bir futbolcuya katil diyen (bu da bir hakaret değil midir) ve okuyan birçok kişinin sinirini bozan bir yorum yayınlandığına göre bülent bey'e de sormak istiyorum, buradaki yorum onaylamanın işlevi nedir?

BT dedi ki...

@thesaint
Sorunu cevabı: Günün yorgunluğu. O hakaret içeren yorum yayınlamayı baştan haketmiyormuş.

atigol dedi ki...

ben gerçekten anlamyrm nedir bu yabancı sevdası.Herkesin derbisi kendine büyüktür.Senin süper liginde oynanan futbol ne ki derbinden ne beklyrsn.Akşam boca-river maçınıda izledk.Dünyanın en büyük derbisim o arjantinlilere göre.Futbol mu vardı sahada?

Tatsız tutsuz maç diyrlar.Futbol yokmuş sahada.Birinci golde ofsayt diyenler.1o santimin peşine düseceklerine peşpese 10 saniyede fenerbahçe'nin yaptığı 5 pası izlesinler..

Hakeme çamur atıyorsunuz.Eyvallah hakem kötü.Kazım 3kere karşı karşıya kalacak kaleci ile ofsaytı veren hakem ikisini bayrakla kesti.Madem tribün baskısı onları niye kaldırdı.Vederson'un çevirdiği topu gol versin.Tribün baskısından.Rakip takım alıyor veriyor basıyor çıkıyor senin topçun bisey yapmıyor.Hakem neden bayrak kaldırmıyor.

Figo'nun kafasına Nou Camp'da neler atıldı.Maç boyu ne tekmeler yedi.Ne Figo çıkıp yumruk attı ne de bir ispanyol çıkıp bizim derbimiz bu mu dedi.Önce kendin parlatıp pazarlıyacaksın ki dünya gelip izlesin.

Samiyende 1 dk dan 90. dakikaya kadar sahaya atılmadık şey kalmadı.Biz orda o şartlarda kazandık.Tahrik olup kimseye yumruk kafa atmadık.Hakem o maçı oynattıktan sonra tribünde olan herkes biliyor ki fb-gs maçı tribünde bomba patlasa oynanır.Bana anlatmasın kimse herkes düzeni biliyor sonuna kadar kullanıyor.Samiyen Kadıköy İnönü fark etmiyor..

Kusra bakamyın yerinizi işgal ettim kendi blogum ne yazıcam merak ediyorum :D

Majesty dedi ki...

2. yarının hemen başında Arda'yı oyundan alarak olayı ne kadar kavradığını gösteren Rijkaard'ın tutulduğunu falan düşünmüyorum. Gakatasaray biraz pas çevirince tempoyu eline aldı dün, ama çok çok kısa sürdü bu. Tam hakimiyeti ele almak üzereyken, kırmızı kart geldi, maç ta bitti zaten.

Mert Canlı dedi ki...

Harika bir analiz daha. Kesinlikle her kelimesine katıldığımı söylemeliyim. Galatasaray'ın Fenerbahçe karşısında bu kadar aciz kalmasının tek nedeni psikolojik olarak hazır olmaması, tahriklere boyun eğmesidir. Futbolcunun işi sahada top oynamaktır, yapılan hareketlerin, tahriklerin cezası hakem tarafından verilecektir, ya da verileceğine inanmalıdır futbolcu. Arda'nın gerçek bir kaptan gibi soğukkanlı olması ve arkadaşlarını sakinleştirmesi gerekiyor. Her olayın içinde kendisini izledik ancak sahada eski Arda'dan eser yoktu. Elano'nun ise ciddi anlamda fiyasko görünümü verdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Bu adamın kalitesini biliyoruz ancak bu düşüş nereye kadar devam edecek bekleyip göreceğiz. Şu anki haliyle ilk 11'de oynayabilecek düzeyde değil.

Ekâbir dedi ki...

Aslında bütün futbol camiası rahatladı.

"Öve öve" bitirilemeyen Galatasaray'ın maç kaybetmesi yurtta ve dış temsilciliklerde törenlerle kutlandı.

4 "büyükler" içinde doğru yolda olan tek takım Galatasaray'dır, gerisi hikaye...

Onur dedi ki...

@fabian
100. yıl beşiktaşla türkiye kupası maçı
demirlekin yaptıkları...
2 yıl önce bu sefer gs ile türkiye kupası maçı
gökhan gönülün saçma sapan atılması ve 9 kişi bırakılmamız.

böyle göndermelere gerek yok dostum her yenilgiye bir bahane kabul edin artık

varol döken dedi ki...

kendi takımım açısından derbiyi futbolsuz bulmadım, kazım'ı etkisiz de bulmadım, maçı keyifsiz de bulmadım...

ben gayet memnunum yani:)

Yürüyedur dedi ki...

Aslında mağlubiyet için söylenecek çok şey var. Kewell gibi futbol için kalbi atan bir adamın kenarda tutulması futbola ihanet azıcık. Yaşı kaç olursa olsun golün şut ile geldiğini hatırlatan kaş kişi kaldı ki sahalarımızda?

Arda, Milli takım Bosna ile berabere kaldığından beri yok ortada. Ayhan ile Sarp da takımı 20 metre öteye taşıyamıyorlar. Stoperler ise bir garip etkinin altındalar. Ama bunların ötesinde bir uyuşukluk vat takımda çözemediğim. Sanki kozasını değiştirme çabasında, ha yırttı ha yırtacak. Yumuşak huylu dediğimiz Elano bile Ayhan'a "bi' çay koy gel" diyorsa yakında olacak bu iş. Yeter ki şu Ayhan-Sarp-Topal üçgenine bir adım koyacak birisi bulunsun.

Son olarak maçın hakemine değinmek gerekir. Penaltı pozisyonunda "Baros da olsa verirdi" diyorsanız Alex için de verdiği helal olsun. Yok değil diyorsanız kafayı öne eğme vakti. Fenerbahçe futbol oynatmamak için habire faul yaptığında "Gördüm ben" demekten ötesini ve mindtrick denemelerini itina ile bırakmadı. Maçın başında Baroni ile Arda arasında zaten bir münakaşa var, bu iki adamın rahat durmayacağı belli. Baroni'nin Arda'ya vurması zaten maç öncesi hareketin de planlı olduğunu ortaya koyuyor. Hani Hakem (ler)?

Keita, Carlos'un yumruğu çaktığını gördüğümde sakatlanmasın Carlos dedim içimden. Allahtan savurup vurmamış.

İşin komiği Keita vurana kadar Hakem faul düdüğü bile çalmamıştı. Sarıl, Ayaklarına makasla hala faul çalınmasın.

Sonrasında da Keita kendince adaleti sağladı ve haklı olarak oyundan atıldı.

Hani Hakem?

Büyük Kaptan dedi ki...

bülent beye şu konuda katılmıyorum.

galatasaray, maç 2-1 iken attığı gol de dahil tek bir net pozisyona girememiş ve bu gol kendilerine hiç yoktan maça ortak olma şansı sunmuştur..

buna rağmen bu golden keitanın kırmızı kart görmesine kadar geçen yaklaşık 20 dakikalık sürede galatasaray biraz toparlansa da etkili sayılabilecek hiçbir pozisyon üretememiştir..

süper ligin en iyi hücum hattına sahip ve en çok pozisyona giren takımı olduğu söylenen galatasarayın derbi sonrası akılda kalan pozisyonları; ilk yarıda sabrinin güzel ortasına nondanın yapamadığı kafa vuruşu ve maçın sonlarında aydının sağ çaprazdan dışarıya gönderdiği şutundan ibarettir..

penaltı pozisyonunda tartışılması gereken bence kartın rengidir. franconun müdahalesi sırasında alex gökhan zanın ilerisinde, top altı pasın köşesine doğru açılıyor.. bariz gol şansı için illa topun kaleye doğru mu yönelmesi gerek??

ayrıca kırmızı kart pozisyonunda zaten sarı kartı bulunan keitanın atılmasına yüzde yüz gözüyle bakılırken, kırmızıyı gördükten sonra kendisinin dumura uğramış halleri beni benden almıştır..

Fabian dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
june.one dedi ki...

en çok televizyona çıkan anlı şanlı en az 20-30 yıllık gazetecilerin "total futbolla-alman disiplininin maçı olacak" yorumlarına sinir oluyorum.iki yüzlülüğün,insanları aptal yerine koymanın bu kadar açık seçik örneklerinin görüldüğü başka bir spor medyası var mıdır ? acaba.sıkıldık gerçekten de bu yorumlardan.insanları aptal yerine koymayın kardeşim .hangi total futbol.

dogan pamuk dedi ki...

şunu trafatar anlıyor ama teknik heyet ve yönetim anlamıyor; her maça yenik çıkıyoruz orada biz. psikolojik yeniklik aşırı hırsı ve rahat oynayamamayı getiriyor.
arda turan bir an önce avrupa ya gitmezse kariyeri büyük düşüşe girecek bence. inşallah duyguları değil mantığıyla hareket edip gider.
rijkaard tamam türk futbolunu çözmüşsün çok haklı ama. adnan polat da haklı. daha öğreneceği çok şey var. hepimiz rijkaard ın arkasındayız ama rijkaard gibi adamın takımında disiplin ve mücadele olması gerek.
yönetim;yıldız diye senelerdir birsürü artist gitirip sanki bizi kandırıyorlar. sadece yetenekli oyuncu mu yıldız olur. taraftarın içindeki "hagi" boşluğu fırsat bilinip kandırılıyoruz. ben artistleri seyretmekten bıktım artık. bana iki sene önce kupa maçında feneri kadıköy e gömen yürekli ve işini yapan oyuncular lazım. serkan çalık barış topal. kadıköyde nasıl maç oynanır izletsinler bu artsitlere o maçı.
fener kadıköydeki her maçta olduğu gibi daha sakin daha sabırlı ve istediğini alan taraftı.
ben artık fenere hediye maç vermekten bıktım. bir jenerasyon gitti hediyeci başka jenerasyon geliyor.

chero23 dedi ki...

harika bir yazı olmuş maçı çok iyi yorumlamışsınız elinize sağlık..maç kesinlikle futbolsuzdu,fenerbahçe profesyonellikle çirkefliğin ortasını tutturarak maçı kazandı..umarım sami yendeki maç sonuç ne olursa olsun futbol dolu bir maç olur...

joe kleine dedi ki...

Bu maçtan çıkarılması gereken sonuçlar var ve göz ardı ediliyor...

1)Gökhan Zan-Bütün iyi niyetine rağmen Mustafa Sarp-Aydın-Nonda Gs Kalibresinde değil...Formsuz Ayhan-Servet ve Elano, dengesiz Sabri ve hücum yetersiz Balta ise ancak yedek kadroyu süsleyecek durumdalar.
Bunları sayınca ilk 11 de 7 tanesi artı Nonda'yla 8 edecek bir takımın kardosu iyi diye niye gaz yapılır...

2)Rijkaard kesinlikle takıntılı ve inatçı artı ne zor bir durum görmüş ne de bizim gibi adamlar...

3)Arda'nın yolu yol değil...

4)Derbi futbolsuz falan değildi hatta son yılların en iyi orta saha performansını veren bir takım vardı sahada...

5)ve en önemlisi zamanlar, mekanlar değişiyor ama iki tarafın birbirine nefreti azalmıyor yapısal değişiklik şart...

aksilaz dedi ki...

fenerbahçe maçı maç öncesinden planlamayaı iyi biliyor. kazanmak için her yol mübah mantıgını kullanıyorlar. gelen her yeni oyuncusuna ne söyluyolar bılmıyorum ama cristianın kulagınada bişeler üflendiği kesin. o hareketi kasti yaptıgı apaçık ortada. sahada ise rakibini tahrik etmekten baska bir şey yapmaya calısmayan bir 11 vardı. kazıma şişirip durdular maç boyu. kanatlarda 2 şer adamla durdular.

Galatasarayımıza bakarsak tek kelime ile isteksizdik. Bu maçı kazanmayı daha çok istemedik. Rijkaarda acıyorum sadece. Elindeki oyunculara katabileceği şeyler sınırlı bunu anladıgı zaman zaten gidecektir takımdan. Ardaya maç öncesi sakin ol demiştir belkide defalarca.Ancak Arda aynı Ardaydı dün. Hala Acunla gezmeye devam etsin. Çok fazla iyi niyetliyiz klüp olarak. Maçı sadece sahada kazanacagımızı sanıyoruz ...

beckham07 dedi ki...

arda futbolcu değil kabadayı sanki. ondan büyük futbolcu olmaz yapabileceği en fazla emre yada nihatın yaptığı kadar olacaktır.

Yusuf Kenan Çalık dedi ki...

Dün oynanan River Plate - Boca Juniors maçında da futbol yoktu ancak bu derbinin ambiansı ve tarihsel değeri yeter...

Aslında en güzelinin Yılmaz Özdil yazdı..Bizimkisi sidik yarışı...her derbinin ya sosyolojik, ya demografik, ya politik ya da dini bir başlangıç noktası var bizimkisi ise bunlardan noksan...

Bence sergilenen futbol Fenerbahçe açısından çokta kötü değildi..Galatasaray bekleneni sergileyemedi...

Maalesef derbi veya büyük mücadelelerde son dönemlerde beklenen futbol olmuyor...Premier League'in dışında, ne İnter/Milan, ne Marsilya/PSG, ne Boca/River vs...gibi maçlar zevk vermiyor

veritayrd dedi ki...

Fark şudur.

Bir tarafta, aleni terör koşullarında dahi yapılabilecekleri yapamadıkları için kendi takımlarına yüklenmekte rasyonalite adına beis görmeyen; benzer ortamı kendileri yaratmaya kalktıklarında "güzel oyun" adına buna sonuna kadar karşı duran; özetle öfke dahi duysalar temel ahlak ilkeleri adına tutarlı davranmaya çalışan bir medya ve taraftar grubu var, diğer yanda ise tarihi kılıflardan ibaret bir yapı. Bugün de aynı yapı yekvücut
terörü kutsallaştırmakla meşgul.

Bu asimetrik bir durum.

Gelgelelim, ilkeli cenahtakiler de, rasyonalite adına aslında ilkelerini çiğnediklerinin farkındalar mı merak ediyorum açıkçası.

Dün gecenin ardından futbol konuşmak, "İsviçre'ye az bile yaptık" veya "19 Mayıs'ta Ali Sami Yen'de Galatasaray taraftarının en büyük hatası isabet ettirememektir" demekle eşdeğerdir bence.

Dün gece Galatasaray takım kaptanının psikolojisini sorgulamak, tribün saldırganlığını, hukuksuzluğu savunmaktır bana göre.

Delikanlılık adına pek çok kez şiddeti teşvik eden Erman Toroğlu'nun vahşi üslubunu yerden yere vuranların şu an onu örnek almak durumunda kaldıklarını görmek acaba bir utanç vesilesi oluyor mudur?

Yoksa körler ülkesindeki kuşatmaya direnmekten zaten vaz mı geçtiler?

Gerçekten yazık.

şalgam dedi ki...

Yazının ortasındaki söz dikkatimi çekti, mevcut ön liberolarla sistemin oturma şansı yok. Buna bence Hakan Balta hariç, defanstaki diğer 3 oyuncuyuda ekleyelim. Sistemin oturmayacağı ilk haftalardan belliydi, her maç 5-6 tane net gol pozisyonu veren bir takım. hemen hemen her maç gol yiyen bir takımdan bahsediyoruz. Bunu 10. haftadan öncede söyleyebilirdik. 4.5 aydır takımın başında olan, 10 lig maçına çıkmış, uefa maçları oynamış Rijkaardın ne zaman göreceğini merak ediyorum. Görüpte taktiksel olarak değişikliklere gitmiyorsa hala bir inancı varsa durum daha da vahim. Elindeki kadroya, oyuncu kalitesine göre sistemini uygulamaya çalışırsın. Son 2 sezondur performansında büyük düşüş olan, alternatifi bulunamayan! yanlara pas vermekten başka bir özelliği kalmayan Ayhan'dan Xavi performansı beklemek ve sadece defansif yönü iyi, yetenekleri sınırlı Mustafa Sarp yada Mehmet Topal üzerine orta sahanın tamamını teslim etmek. Buna ek olarak defansta Servet-G.Zan gibi kanımca Galatasaray tarihinin en kötü defans ikililerinden biri olmasıda, her maç 5-6 gol yiyebilecek bir takım görüntüsü kazandırıyor. Rijkaard'ın şansıdan dolayı, son 3 lig maçında istikrar sağlanmış her maç 3 gol yemiş bir Galatasaray buluyoruz. Song-Tomas ikilisinden beri son 3 senedir, defansın göbeğine kaliteli bir savunmacı almayan (meira hariç sadece 1 dönem kaldı)ve ön liberoda 4-5 adam olmasına rağmen bunların gerekli özellikleri barındırmamasını göremeyen yönetimin Avrupa'daki final sözü bu sene ne zaman sonlacak merak ediyorum. Bu sezon grup maçında Pana gibi ortalama bir takımın Galatasaray'a 5-6 gol rahat atabileceğini gördük. Açıkçası gruptan çıktıktan sonra 2 sene önceki gibi bir Leverkusen faciası bekliyorum gerekli önlemler alınmadığında. Maçlar kazanılır kaybedilir önemli değil. Dünkü oyuna baktığımızda üzüntü verici olan bir çok şey var, kaptan Arda'nın yanındaki adam boş durumdayken 3 kişi üzerine gidip çalım atmaya kalkışması, Keita'nın laubali oyunu, Elano'nun takımdan ne kadar kopuk oynadığı, C. Kazım'ın tek başına defansın göbeğindeki muhteşem ikiliyi! bir sağa bir sola götürmesi, Ayhan'ın ayağındaki her topu hücuma çıkarken rakibe vermesi, bunlarla beraber gelen rezil bir futbol ve sonuç. İlerleyen haftalarda Rijkaard bunları değiştirmek için taktiksel anlamda hamle yapar mı? Umudum yok. Devre arasında 3 senedir yapılmayan defansa yönelik takviyeler yapılır mı o da soru işareti? Parantez içinde merak ettiğim bir konu, Galatasaray'ın orta sahadaki en iyi oyuncusu olup, oyunu iki yöndede oynayabilen Linderoth nerde? 2 hafta önce sakatlıktan kurtulup A-2 takımıyla maç yapan, Ts ve Fb maçında 18 kişilik kadroya alınmayan, bu adam sakat değilse neden kadroya alınmıyor?

Mahmut Alpi dedi ki...

gsnin en iyisi leo frankoydu topu topu iki hata yaptı, ama tüm takım teknik heyetinden oyuncusuna kadar maçı biz zaten keybedicezz ki!!??? edasıyla izledi...
gsnin sitemi yada o herneyse ondan bi şeyler aradık ama eser yoktu, teknik adam neye yarar????
ilk yarı sabrinin ortası hariç pozisyon yok, ikinci yarı volkanın hediyesi ve aydıncığın atamadığı pozisyon, başka? Allah aşkına bu derbi mi?
Fener 2. golu yese herhalde daha çok atardı, Kazım serseri bindirmelerini akıllı şutlarıyla süsleyebilirse iyi bi oyuncu kazanmış olur türk futbolu. Elano? gözlerimiz aradı kendisini? gören varmıydı? guizanın kaçırdığı kafa şutu Fenrbahçede oynayan bi oyuncuya hiç yakışmayacak bi enstantane olarak kaldı,
Dauma kadro tercihi iyi, gs golunden sonraki tedirginliği izleyişi kötüydü....

geriye Godoyu bekler gibi bi gs galibiyetini beklemek kaldı, cimbomun Feneri yenebilme ihtimalini hiç bu kadar sevmemiştim :))))))

tofi dedi ki...

bir takım 3 gol atip, 3 net gol kacirip, rakibine de pozisyon vermiyorsa iyidir, ama taraftar olarak memnunmuyum hayır, bence Daum'a ragmen yendik, ikinci yarıda emrenin ve geldigi gunden beri 90 dk oynayan baroni'nin yorulacagini bile bile, bastıran Gs önünde orta sahaya deniz yada selcuk'u almıyıp beni yine deli etti sahsen, yada özer...kazim, konusunda gelince yakından görünce tekrar şuna inanıyorum ki, servet bu ligde bu kadar zorlanmadı, boyle güclü biriyle de mucadele etmedi, her topu aldıi sakladı, deparlarda ezdi gecti, bir de kafası yarılmayan yan hakem izin verseydi, maç baştan kopabilirdi, en kritik zamanlarda, güçlünün ayakta kaldıgı pozisyonlarda faul çaldı, böylesinin ingilterede lisansını yırtarlar bence. wedersonun cevirdigi topta da o topun cizgiyi gecip gecmedigini gördügünü de pek sanmiyorum, eve gelip özetleri gordügumde de her ay verdigim 98 tl ye yazıklar olsun dediö, cicitürk icin, insan boyle maca cizgiye de adam gibi bi kamera koyar, kimsenin aklında soru işareti kalmaz.
Gs baskılı gözüktü, ayakta kalan tek adam, genc olsa her yerde oynıycak kapasitedeki Ayhandır bence, gerisi hikaye..arda mı? skorborda baktım 56 yi gösteriyordu, ne kadar yildiz görün işte.

orangejuice dedi ki...

arda'nın maç öncesi gerilimlere kendini kaptırması kaptanlık pazubandına yakışmasa da yaşının küçüklüğü itibariyle hafifletici sebebi vardı... saha içerisinde de epeydir bir konsantrasyon problemii olduğunu hepimiz görüyor hissediyorduk...

fakat yaşı ve ikinci kaptanlığı itibariyle ayhan akman'ın lakayit tavırları ve pasları, leo franco'nun bi kez sol ayağıyla deneyip yakın düşürdüğü top deneyimini bir kez daha denemesine ve kalesinde iki kez net gol pozisyonu görmesine kadar yansıdı... balık baştan kokar... ki franco'nun ikinci denemesi, penaltıya ikinci gole ve sarı karta maloldu...

ayhan'ın sakatlıktan döndükten sonraki hal ve tavırları hiç olumlu değil, tribünden görünüyor ki ayhan kafasını kaldırıp baktığı yere pas atıyor ve kesik yiyor... eliyle işaret ediyor pas atacağı arkadaşına ve kesik yiyor... hantallaşma emarelerinin son noktasında ayhan...

üzülüyorum... mağlubiyetten çok, bu kişisel yok oluşlara üzülüyorum...

カディルカン dedi ki...

Şu maç uzatmalarda 2-1 iken gs bir gol atmış olsa ve 2-2 bitmiş olsa kalitesiz derbi futbol yok diyenler kadıköy de zafer kazandık yorumları yapacaktı.Sonuca göre yorum yapmayalım ve futbol dışı etkenleri abartıp fenerin galibiyetine kulp takmayalım lütfen.Kadıköydeki maçların bilimsel olarak incelenmesi gerekir.Ordaki oyunun teknikle taktikle zerre kadar ilgisi yok.Tarihininin en iyi kadrosunu kurup türkiyenin en iyi hucum hattı bizde diyerek her seferinde yenilmenin altında yatan tek şey psikolojik etkenlerdir.Bence gs fb maçlarına bir gün td ile çalışsın kalan günler psikolog eşliğinde hazırlansın ve o maça çıksın onbirinci yılında kazanması mümkün olabilir.Birde şu var fb gs maçlarında nedense inanılmaz şanslı nerdeyse her vurduğu gol oluyor bu faktörde sonuca etki ediyor.Sonuç olarak herşeye rağmen heyecanlı ve kaliteli bir maçtı.

fox dedi ki...

ayhan
bu günden sonra kesilmeli
ayhan son iki maçdır kritik hatalar yapıyor ve hatası golle sonuçlanıyor.
yaşı ilerledi ve son sakatlıktan sonra iyice bocaladı. vazgeçilmeyecek bir oyuncu değil sonuçta.

Murat dedi ki...

Arda'nın sinirli olan arkadaşlarını yatıştırıp durumu sakinleştirmek ve diğerlerine örnek olmak gibi bir görevi varken..Bakıyorumda istisnasız bütün olayların içinde Arda Turan.O takım arkadaşlarını değil takım arkadaşları onu sakinleştirip kırmızı kart almasını engelliyor.Arda Galatasaray da kaptanlık yapacak en son insan bana göre..Şahsen servet , hakan balta, kewell v.s. kaptanlık yapsın ama arda kesinlikle kaptanlık yapmasın..Tribünlerle , rakip oyuncularla dalaşmaktan oyununu oynayamıyor..Umarım Balon gibi sönmez arda bu gidişle sönmeye başladı gibi ama hayırlısı diyelim..

orkun dedi ki...

GS'li arkadaşlar yapmayın, Sami Yen'de sular seller altında yapılan maçı unuttunuz mu? Orada yapılanlarla dün akşamkiler kıyaslanamaz bile.

Dün akşamki maçtan ben de gayet zevk aldım şahsen.

Baroni'nin hareketinin büyük planın bir parçası olduğu gibi komplo teorileri bana komik geliyor doğrusu. Maçtan önce haddinden fazla gerilmiş iki adam fiziksel olarak fazla yaklaşınca kıvılcım ateşe yol açtı sadece.

Hakemin kafasına gelen cismi atan hayvana allah akıl fikir versin, o konuda gerçekten üzgünüm. Keita'nın elinde su şişesiyle ortalıkta dört dönüp tribünleri galeyana getirmesi tamamen ayrı bir durum ama.

Bence sorgulamanız gereken konular, Nonda niye Kazım kadar çalışmadı, koca bir ilk devre niye bir tane bile pozisyonunuz olmadı, v.s., olmalı. (Gerçi onları da sorgulayan arkadaşlar sorguluyor zaten)

efet dedi ki...

Mac baslamadan hakemin kafasini yarmis olabilirler, ilk attiklari gol ofsayt olabilir, ikinci goldeki penalti uydurma olabilir, 28989443 faul yaparak oyuncularimizi sindirmis ve 1 kart dahi gormemis olabilirler, mactan once kaptanimizi ve mac icinde hem kaptanimizi hem de keita'yi taciz etmis olabilirler ancak takimin boyle oynamaya hakki yok......... diye yazilan yorumlari okudukca iyice kafam atiyor. Hayir kardesim olamaz, olmamali. Bu sartlar altinda bu takim gotunu yirtsa da degisen bir sey olmaz. Ofsayttan golu veren lazim olursa 1 tane daha verir, o yetmezse 1 uydurma penalti daha verir. Yeter artik, pes ediyorum. Haysiyetsiz baskan istiyorum. Ayni seviyeye inmeden Adnan Polat gibi beyefendi adamlarla bunlari alt etmemiz mumkun gozukmuyor.

hakang dedi ki...

Koskoca derbiyi Ardaya bağlamışsın ya aceto ayıp etmişsin. Derbiyi tv den izliyosun sanırım. Maça gitsen bu yazıyı yazmazdın çünkü. Bu kadar basite indirgemen için 3 sebebin var tabi Alex Alex ve Güiza. Bu derbi ancak bu kadar basit ve isteksizce yorumlanır. Keşke hiç oynanmamış gibi yapsaydında senin yazılarını okuyan biri olarak bizi üzmeseydin. River Boca maçını uzun uzun yaz bari Ardaya sallayacağına

arttvendelay dedi ki...

keita'yi kim taciz etmis biri anlatirsa cok iyi olacak. sanki ilk defa formasindan cekilen, beline sarilinan oyuncu gormus rollerine yatmasin kimse. 36 yasindaki adami 75'nci dakikaya kadar bir pozisyonda bile basip gecemeyen keita kendi kendini tahrik etmis olmasin?

Ortega dedi ki...

Derbilerde kazanan hem 3 puan açısından memnundur hem de rakibini devirmenin verdiği bir mutluluk olur.

Tarafsız olanlar futbolu beğenmemiş olabilir, üçüncü golün geldiği dakikadan önceki son 15 dakikayı saymazsak, güzel bir futbol gecesiydi benim açımdan.

Ghetto Ultras Tribune Group dedi ki...

Maçtan önce bu maçı boldlamadığını yazmıştım Bülent abi :) Abi total futbolu bilmem ama benim nacizane futbol bilgime göre Arda ve Keita'nın ne derece iyi futbolcular olduğunu bilen Daum Santos'u oynatmayıp mehmet-gökhan vederson-carlos kanatları ile galatasaray'ı yenmiştir ve bana göre Daum rijkard'tan daha iyi maç öncesi takım kurmuş!Kazım resmen Servet ve Gökhan Zan'ı koşturarak yordu maçın sonunda bu iki adam koşamıyordu tribünden görünen bizim takımda iyi bir forvet olsa 80den sonra en az 3 gol daha olurdu.Tatiksel bir disiplinsizik var galatasaray'da bence bu nedenle çok gol yiyorlar.Bu sezon bu arka dörtlü ve defansif ortasahalarla daha da çok gol yerler açıkçası Alex'i saha da gördüğüm anda takımıma güvenim tamdı.Herşey Seninle güzel Alex diyor ve Tüm 1999yılında skor 2-1 iken net penaltımızı vermeyen hakeme selam ederim onun yüzünden tarihi ötesi rekor kıramıyoruz hala :) Ayrıca o maç hayatının futbolunu oynayan Hasan'a da Yuh diyorum kınıyorum :D

adsumcu dedi ki...

bülent abi'nin dediği gibi maçı biz aslında saatler 19.15i gösterirken kaybetmiştik.kaptanımız arda son zamanlarda kendisinden görmeye alıştığımız ağır abilik hastalığına yakalanıp, bunu da açık edince psikolojik harbi daha başlamadan kaybettik.

yine de onun çok ötesinde şunu anlayamıyorum.maçı beraber izlediğimiz arkadaşımla mütemadiyen şu soruya cevap aradık.haydi oyuncular kötü gününde olabilir, pozisyon verebilir-kaçırabilir...hepsine eyvallah.ama mücadele etmekten ve koşmaktan kaçınmamalılar.bunun bir özrü olamaz, olmamalı.dün akşam takımda arzu denen şeyden eser yoktu dakika 90a kadar.e maçı almaya istekli bir takımla almaya azmetmeyen bir takım arasında da elbette siyah-beyaz farkı doğaldır.
hakem, keitanın atılması, roberto carlosun güreşçiliği, ofsayttan atılan gol...hepsine eyvallah.ama dünkü takımda arzu denen şeyden eser olmamasıdır bizi yenik kılan esasen.

yönetimin acilen ardayla konuşup derdi neyse çözmesini, ara transferde adam gibi pas yapabilen -eldekilerde bu özellik graz maçından beri yok zira- ve koşan bir ortasaha oyuncusu bakmasını, bir de beyzade linderoth'un akıbetini tüm insanlıkla paylaşmasını bekliyorum.frank'a güvenimiz sonsuz, ama neticede içinde bulunduğun şartlara göre takımı yönetmen gerekir.bunu da unutmamalı derim ben.

level_scarab dedi ki...

ah be Bulent abi sende Arda'yı astın ya daha ne diyeyim ki?

fizban dedi ki...

kimileri fenerbahçe'nin en kötüsü mehmet topuz demiş ama, mehmet topuz görevini çok güzel yaptı. önce önündeki arda'yı yıldırdı, arda keita sağdayken dahi sağda oynadı bir süre, önüne yer yer keita geldi, onu da sağa gönderdi. hücuma katılmadı, gökhan katıldığında açıklarını kapattı.

bu adam, verilen 10 küsür (hatırlamıyorum ne kadar) milyon euroluk oynamadı belki ama, bu adam sahanın en kötüsü falan değildi, işini pekala yapması gerektiği gibi yaptı.

bu maç aslında kewell la kazanılabilirdi bir tek, ki o girdiğinde tehlikeli sayılabilecek pozisyonlar da doğdu. fenerbahçe nasıl bir forvet transfer eder (kezman, güiza) ve sayılan paralardan dolayı oynatır; aynı şekilde elano galatasaray'da oynatılıyor gibi geliyor bana.

elano kesilse galatasaray sezon başındaki şaşalı günlerine dönebilir belki, fakat anlamadığım bir ısrarı var rijkaard'ın bu konuda.

tüm bunların yanı sıra, fenerbahçe futbolu çirkinleştirmiştir, şunu yapmıştır, bunu yapmıştır demek ayıptır. bir taraf futbol oynadı sahada, koştu, mücadele etti, ayağa hızlı paslar yaptı, yeri geldi uzun pas attı. öbür taraf ise izledi.

96-2000 arasında çok pres yapıp rakibe sahayı dar edip iyi paslaşan galatasaray çirkin futbol mu oynuyordu ?

takımları fanatik gözlükleriyle izlemek ne kadar çok değiştiriyor görüşleri.

ariel dedi ki...

bana göre derby maçları bundan sonrada kadıköy de fenerbahçe nin galibiyetleriyle bitecek, sami yen de ise her sonuç olabilir, taa ki galatasaray ın seyrantepe projesi bitene kadar, bu noktadan itibarende bana göre fener de galatasaray da evindeki maçları kazanır.fenerbahçe nin kadıköyde bu kadar büyük bir üstünlük sağlamasının nedeni tamamen şükrü saraçoğlu stadı ve taraftarlarının oluşturduğu ambians, sonuçta türk futbolu ve futbolcusu türkiyede bu tip stadlara ve ortamlara alışık değil.burda akıllara takımdaki yabancı ve kariyerli futbolcular gelebilir fakat bana göre takımların kimliğini dışardan transfer edilen yıldızlar değil altyapıdan yetişen futbolcular oluşturur. sözün özü, galatasaray ın kadıköyde bundan sonrada galip gelmesi pek kolay değilken rakibine de aynı durumu kendi evinde yaşatabilmesinin tek yolu seyrantepe projesinin tamamlanmasıdır.

T.Ç. dedi ki...

aceto fenerin organize rakibe sertliğini yazmamışsın.fener maçı tek sarı ile bitirdi. bu normal mi? biraz insaf etmek lazım.hakem sence iyi niyetlimiydi.fenerli oyuncular iyi niyetlimiydi.fenerin organize olarak yaptığı sertliği görmemek bence iyi niyetten yoksunluktur.

T.Ç. dedi ki...

bu maçın taktiğini konuşmak için önce ortada kurallara uygun adaletli bir maç oynanması lazım.gs gelemedi çünkü rakibin artniyetli oyunu karşısında sindi.sen ne taktiğinden bahsediyorsun aceto. fener aynı sertliği barcaya yapabilirmi.yaparsa kırmızısız kalırmı? önce bunları konuş.bu maçta taktik falan konuşulmaz.

sam dedi ki...

HER MAÇIN RÖVANŞI VARDIR.

Şükrü Saraçoğlunda yapılan rezilliklerden memnun olanların yarın Ali Sami Yen'de yaşanacaklardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Galatasaraylılar bunlara karşılık vermek zorundadır.Fenerbahçeli bu arkadaşları rövanş maçına bekleriz. Çünkü Emre Belezoğlu ve Cristian denen zatlar gelecekler.

gica dedi ki...

aaa yine suçlu aydın oldu. o çıkaramadı ikinci golde topu zaten, o ilk golde kademesini kaybetti zaten. hayır yani naaptı bu aydın anlamıyorum varsa yoksa aydın. geçen sene de aydına endeksli bi yazı vardı cidden düşünüyorum bu çocuk böyle suçlanacak ne yaptı diye

nikosmahlas dedi ki...

Arda denen zat tribününe giderken maratona hareket çekiyor, christian da gıcık oluyor ve arda'yı ittiriyor. Sonra da delikanlı Arda geliyor adam ol diyerek, rakip takımın ısınma alanında karakterini sergiliyor ama allahtan dayağını yiyor.

Bu Galatasaray maçı sürecinde elinde olmadan insan holiganlaşıyor ama öyle bir kısır döngü ki bu her şeyin bir rövanşı var noktasında. Her sene Sami Yen'e giden birisi olarak bu sene o kadar mutlu oldum ki Galatasaray tribünlerine böyle şarkılarla, pankartlarla eziyet yapılmasına ilk defa Sami Yen'deki işlerin karşılığı alındı dedim. Saatlerce bekletmedik belki ama yetmiştir sanırım bu.

Sami Yen'de ne yaşanırsa yaşanır ama şu futbol anlayışıyla Galatasaray taraftarı ancak kendi sinirini bozar.

sMAnia dedi ki...

mac neyse ne - yine gittik üclendik geri döndük - önemli olan gelecek cezadir - saha kapatma minimum 3 mac seyircisiz - kameraman-hakem-keita ... arti saha ucan diger maddeler...

samiyende olsa 5 mac olacakti - o belli...

bunlarda max 1 mac o macta izmirde ... belki bir kapama oda tr kupasinda ...

migde bulandirici ... türk olmasam bu ligin yanindan gecmezdim -belkide sansizligimiz budur...

hücum futbol dedi ki...

buradan aslında galatasaray yönetiminin ve belki de rijkaard ve ekibinin doğru bir transfer plnalaması yapmadığını görüyoruz. acaba esas ihtiyaç elano muydu yoksa orta sahada topa basan, iyi pas yapan, kaliteli bir ön-libero mu? çünkü elanoya verilen parayla bu mevkiye çok iyi belki de iki tane adam alınabilirdi.

rijkaard ayhan, sarp, sakat linderoth, formsuz ve sürekli sakatlanan topal ve teknik kapasitesi yetersiz barışla bu istediği sistemi oturtamaz. tarz olarak da daum veya denizli gibi idare-i maslahatçı veya günü kurtarmaya yönelik biri olmadığı için sırf maçı kazanmak veya kaybetmemek uğruna inanmadığı bir kadro da çıkartmaz.

yaptığı doğrudur. zira bu sistemi ayakta tutan işleten orta sahdaki pas trafiğini etkin, hızlı ve kesintisiz olarak sağlayabilecek orta saha elemanlarıdır. ne arda, ne ayhan, ne de başkası henüz o kıvamda değil. mevcut personelle bunları yapması da en azından kısa vadede zor görünüyor.

bence yapılması gereken en acil iş devre arasında eğer bulunabiliyorsa ortaya bir adam almak. hatta 2 adam almak. defansa da aynı şekilde adam alınması şart.

ama genel olarak fener maçlarını herhangi bir şeyle ilişkilendirmeyi doğru bulmuyorum. zira bu maçlardaki olanlar çizgi dışı. rijkaar doğru bildiği yoldan şaşmayacaktır. yeterki ona sahip çıkılsın.

Anelka dedi ki...

tabii hakeme değinmişken Kazım'ın rüzgarıyla yıkılıp faul alan Galatasaray stoperlerini de atlamamak lazım hem de saliselik farklar da yoktu orada daha net ölçümler elde edilebilirdi.