22 Ekim 2009

Wolfsburg:0 Beşiktaş:0

Süper Kupa finalinin ilk yarısından beri gördüğüm en iyi Beşiktaş bu akşamki maçın ikinci yarısında sahadaydı. CSKA Moskova deplasmanındaki kadro tartışmalarını bitiren, amacı belli bir onbir vardı sahada. Grupta şansın sürebilmesi için Wolfsburg'a yenilmemek birinci şarttı. Mustafa Denizli'nin hesabı İnönü'de oynayacağı iki maç. Almanya'da kaybetseydi en iyi ihtimal üçüncülük için Almanların Moskova'da kazanmasını bekleyecekti. Şimdi kendi kaderini çizebileceği skorla dönüyor İstanbul'a. İlk yarıda İbrahim Kaş'ın çöken sağ kanadından skorun değişmemesi gecenin güzel tarafı. Bekleri hücumu desteklemeyen bir takımın yaratabileceği hücum varyasyonları ancak bu kadar olabilir. Çok keyifli bir ikinci yarıyıdı. Maçın kader anı elbette ki her maç 60'da oyundan alınmaktan dolayı Armin Veh ile kavgalı olan Grafite'nin gördüğü kırmızı karttı. Muhtemelen Almanlar son çeyrekte 11 kişiyle çok daha fazla boğabilirlerdi. Denizli'nin kariyeri için de önemli bu beraberlik... Maçın adamı Ferrari...

27 yorum:

yusuf dedi ki...

and the oscar goes to;

ibrahim kaş

tari dedi ki...

bülent abi nasıl beğendin beşiktaş'ı anlamadım. adamlar üç pas üst üste yapamadılalar. en son ne zaman bir türk takımı avrupa arenasında bu kadar acz içersinde oynadı şahsen hatırlamıyorum.

canavar dedi ki...

"Denizli'nin kariyeri için de önemli bu beraberlik... "

ilk puan kolay değil.

ELANO dedi ki...

yahu sen şampiyonlar ligi'nde ülkeni temsil edeceksin; hala kadronda ibrahim kaş gibi, üzülmez gibi, ekrem gibi, fink gibi, tello gibi, nobre gibi ikinci sınıf oyuncuları barındırıyorsun. rus takımlarını izliyoruz, adını yazamadığımız romanya takımlarını, israil takımlarını izliyoruz hepsi bizim şampiyonumuzdan(!) daha karakterli top oynuyor. hiç bu kadar sıkıldığım bir cl maçı olmamıştı.

kıvanç türker dedi ki...

teknik adamı 9.maçında ilk puanını anca alabilen forvetinin ş.ligi tarihinde golü olmayan takımımdan bir beklentim yok bu kupada sadece beni rahatsız eden bir noktanın altını çizip çekilecem..

maç sonu röportajlarda nihat kahveci hazır olmamasını şöyle açıklıyor: ''uzun bir askerlik döneminden sonra...'' takıma katıldım vs diye devam etmiştir heralde sonra bende film koptu... güzel kardeşim zaten ülkedeki saçma sapan bir yasal düzenlemeden dolayı 21 gün askerlik yapmışsın birde kalkıp bunun üzerine abuk yorumlar yapıyorsun... ibrahim altınsay emre döndükten sonra ''emre döner nihat dönmez'' diye bir güzelleme yazmıştı nihat için... şimdi ne düşünüyor acaba çok merak ediyorum... bu kendini ispanyol zanneden , empati yoksunu, veteran yıldız için...

T.Ç. dedi ki...

kötü maç ve bir puan.maçın özeti.istatistiklere işlendi sadece.

suny dedi ki...

Alman sampiyonuna karsi deplasmanda bir puan basaridir...

Ekrem dedi ki...

gs'nin oynadığı avrupa ligi maçlarında rakiplerin nasıl gol pozisyonlarına girdiğini hatırlatmama gerek yok sanırım. bu gece beşiktaş'ın rakibi olan wolfsburg' da dzeko ve garfite ikilisi geçen sezon 54 gol atarak rekor kırdılar. bu kadar gölcü bir takım karşısında gayet başarılı bir defans yaptı beşiktaş.

Majesty dedi ki...

Fink niye oynamaz diyorlardı Denizli'ye sezon başından beri. Bu muymuş Fink dedim, çok kötü çok kötü.

Tabata ve Nobre'yi daha erken alsa maçı alabilirdi Beşktaş. Ama çok kötü maçtı, fon müziği olurdu ancak salon muhabbetinde.

natura horror vacui dedi ki...

maçın 60. dakikasından sonra beşiktaş çok net bir şekilde daha iyi oynadı. bence maçın kırılma noktası grafite'nin kırmızı kartı değil, beşiktaşlı taraftarların meşaleleri yaktığı andı. oyun durduktan sonra wolfsburg'un baskısı kırıldı ve beşiktaş baskın oynamaya başladı.

özellikle ilk yarı fink çok kötüydü, kaç pas hatası yaptığını ben sayamadım. bir de toraman'ın iki bacağı olduğu sürece bu kaş'ın yerine oynar.

Cetin Cem dedi ki...

benim çok keyif aldığım bir 0-0'lık maçtı. beşiktaş ligde ürettiğinden çok pozisyon üretti. e tabii pozisyon da verdi bir yandan, ama rakip avrupa'nın en çok hücumu düşünen takımlarından birisi, old trafford'da bile frene basmıyorlar.

bu takıma karşı kim gol yemeden maç tamamlarsa başarılıdır zaten. ama tello yerine tabata biraz daha erken girseydi daha iyi olabilirdi. tello'yu beğenmiyorum hiç.. daha doğrusu canı isteyince oynayan futbolcuda hiç yokum.

hücum futbol dedi ki...

istanbulda nasıl yeneceğini zannediyor ben de bunu anlamıyorum. top mu oynadı ki? beşiktaşın vasat ve kalitesiz bir takımı var. bırak beşiktaşı orta sıra bir süper lig takımında bile zor oynayacak en az 5 oyuncu ilk 11'de oynadığı gibi geri kalanlar da vasatın biraz üstünde.

en iyi adamları ferrari. gerisi sıradan. geçen yılki şampiyonluk balı bir daha olmaz. bu grupta sonuncu olur. ligde de 2 hafta sonra dağılır.

İsim dedi ki...

Abi Grafite detayı için teşekkürler.
Dün maçı izlerken Wolfsburg'un Grafite değişikliğini yapmadıkça maçın gidişatını değiştiremiyeceğini düşünüp ve hayret etmiştim değişikliğin yapılmamasına.
Demek böyle bir baskı varmış Wolfsburg hocasının üzerinde.
Büüyk teknik direktör olmak da böyle bir şey ama galiba.
Dün Grafite çıkmalıydı o oyundan öyle ya da böyle.

İsim dedi ki...

Bu arada Tabata'nın da kalın Wolfsburg orta sahasında nasıl mekik dokuduğu gözlerden kaçmadı.
Umarım bir fikir vermiştir Denizli'ye İstanbul'daki rövanş için.

Ortega dedi ki...

Beşiktaş beklenenden daha iyi mücadele etti ve en azından 1 puan almayı hak eden bir oyun ortaya koydu.

M.United'ın ligi açık ara önde götüreceği öngörüsünde bulunursak, Beşiktaş'ın esas rakipleri diğer iki takımdır. Bu iki takımdan birine deplasmanda yenilmemek bu bakımdan önemliydi. Ben de Bülent Ağabeyle aynı düşünüyorum.

darkhorse dedi ki...

2. devre iyiydik ama değişiklikleri son 10 dk kala yapmak hiç akıl karı değildi.3 puan bile alabilecekken 1 puanla yetindik.

okka dedi ki...

şu wolfsburga karşı, gökhan zan,sabri gibi birinci sınıf oyuncuları içeren takım oynasaydı ne olurdu acep!

Ekrem dedi ki...

hücum futbol'a

yazdıklarını unutma. sezon sonunda karşılaştırma yaparız. beşiktaş bir şey yapınca hep balla zaten. maç öncesi salyalarınızı akıta akıta fark belklerken beşiktaş'ın puanla dönmesi yıpratmışa benziyor seni.

carambole dedi ki...

lig uzun bir maraton, sans ve basari ligde kisa sureli birliktelik yasarlar.

Murat dedi ki...

Beşiktaşın berabere kalmasına sevindim bundan sonra bir seri yakalayacak moralleri iyice düzelteceklerdir....

Bu arada nefret ettiğiniz beğenmediğiniz futbolcular varsa bana söyleyin hemen etkileyim performanslarını..Uefa sitesindeki şampiyonlar ligi oyununa başlayalı beri takıma kimi alsam rezilleri oynuyor (gerrard torres eto c.ronaldo messi v.s.) sakatlanıyor, kırmızı kart görüyor..Son umut grafiteyide dün gece kırmızı kartla evine gönderdim evet nefret ettiğiniz birini söyleyiniz takımıma transfer edicem bekleyip görücez neler oluyor :)

vence dedi ki...

Önceki iki maçında da puanı hak eden Beşiktaş nihayet hak ettiği puanı aldı.

Orta sahada Ernst-Fink ikilisini birlikte oynatan Beşiktaş zor kaybeder. Misimovic'in orta sahadaki etkisizliği ile birlikte Ernst'in bu kadar rahat ileri çıkabilmesi beğenilmeyen Fink sayesindedir. Fink-Ernst ikilisi olmasaydı ben görürdüm orta sahayı..

Sonuçta Avrupa'nın en etkili forvet ikilisine karşı maçı deplasmanda gol yemeden tamamlamıştır Beşikaş.

Grupta asıl mücadele Beşiktaş, Wolfsburg ve CSKA arasında olacağına göre CSKA ve Wolfsburg deplasmanlarından alınan 1 puan kötü değil.

Cetin Cem dedi ki...

@Murat: artı bir! dün bende de grafite vardı, messi, gerrard da aynı şekilde :) lampard kurtardı da üç beş puan gördük.

Fabian dedi ki...

kim ne derse desin bu mac bizim acimizdan olumlu gecti. Almanya'da Alman sampiyonuna karsi nasil oynanmasi gerekiyorsa oyle oynadik ve amacimiza da ulastik. sampiyonlar liginin "yenemiyorsan yenilmeyeceksin" kuralina uygun bir mac cikardik ve rakipten bir puani kopardik.

Mustafa Denizli uzun zaman sonra sapkadan tavsan cikarmaya calismadi ve dogru bir kadro surdu sahaya. Toraman veya Yusufla baslar mi maca diye de dusunmedim degil. Her seye ragmen Ekremin yerine Serdar Ozkan bugun dogru bir tercih olabilirdi.

Macin Besiktas icin artilari:

1) Her seyden once onemli bir deplasmandan puanla donuldu. Bunun takim uzerine cok buyuk psikolojik artilari olacaktir. Besiktas bu galibiyetle gruptan cikma sansini surdurmekle birlikte daha gercekci bir hedef olan ucunculuk icin de onemli avantaj saglamistir. Ayrica bundan onceki iki maglubiyetin donusunde ligde hem Galatasaraya hem de Kayseriye kaybedilmisti. Simdi kart cezalilariyla gidilen Eskisehir deplasmani bizim icin cok daha moralli olacaktir. Olasi bir galibiyet takimi tekrar istenen havaya sokup inonude bahar ruzgarlari estirebilir.

2) Sivok - Ferrari ikilisi her macta oldugu gibi yine kalitelerini ortaya koydular ve takimi bir cok pozisyonda ipten aldilar. bu ikilinin bizim lige fazla oldugu ve su anda Turkiyedeki en iyi savunma gobegini olusturduklari bence asikar.

3) Ernst - Fink ikilisi bugun Besiktas icin ikinci bir arti oldu. Her ne kadar Fink'in kabiliyetleri kisitli olsada o mevkide su anda Ernst'ten sonra oynayacak bir numarali adamdir. Bugun hem geri kostu hem savunmada stoperlere yakin oynayarak oyunu rahatlatti. Ernst her zamanki Ernst'ti hatta bugun daha dikine oynadigini da soylemek mumkun.

4) Denizli son iki mactir Bobo'da israr ediyor ve Bobo bugun bunu hakettigini gosterdi. Diriydi, gucluydu ve istekliydi. Mucadelelerde hep ayakta kaldi. Son vuruslarda biraz daha becerikli olabilse gunu kendi adina daha farkli noktalayabilirdi.

5) Takimin hucum organizasyonlari bugun genel olarak basarili sayilirdi. Rakip eksik kalana kadar hizli hucum futbolunu en iyi sekilde yansittik. Az pozisyon bulduk ama bence etkili de oldu takim. Hatta bir kac pozisyonda final paslarini dogru oynayabilseydik gol bulmamiz da icten bile degildi.

6) Kenar yonetim. Mustafa Denizli uzun zamandir kendisi hakkinda soru isaretleri yaratmisti kafalarda. Gerek ilk onbir secimleri olsun gerek oyun sirasinda yaptigi yanlis hamleler ve mudahelelerle (bir kac mac inatla surekli bekleri degsitiriyordu oyun sirasinda) olsun sikca elestirildi fakat bugun artilari coktu. Her seyden once dogru bir onbirle cikti. "Ben yaptim oldu!" zihniyetini bir macligina terk etti. Oyunu okumasi ve mudaheleleri de yerindeydi. Ilk yari Besiktas'i kanatlardan yikmaya calisan rakibini ikinci yari iyi kapatti. Ilk yari top rakipteyken Uzulmezin onune gelen Bobo'nun yerine Ernst top rakipteyken sola kaydirildi. Boylece hem sol taraf buyuk olcude desteklendi hem de Uzulmez iceri kateden rakip oyunculari daha rahat takip edebildi. Ayrica rakip eksik kalana kadar da Ekrem, Ibrahim Kas'a daha yakin oynadi. Iki kanat arasindaki onlibero mevkinin buyuk yukunu ikinci yari -Tello'nun da yardimiyla- Fink cekti. Bobo ve Nihat da geri donuslerde basariliydi.

Fabian dedi ki...

Macin Besiktas icin eksileri:

1) Rustu en iyi gununde bile rahat mac izlettirmiyor. Hakan buyuk kaleci olma yolunda ciddi calismalar sarfeden parlak bir kaleci. artik lig maclarinda isindirilip onun kaleye gecmesi lazim. her ne kadar bugun yan toplarda genel olarak basarili olsa da Rustu, maci yuregim agzimda izledim. ikinci yarinin basinda kalesini terk ettigi pozisyon geceyi kabusa cevirebilirdi.

2) Ibrahim Kas. Ilk yari tam bir felaketti. Ozellikle Ekrem'in geri donus yapamadigi pozisyonlarda rakibe karsi cok etkisizdi. Mevkisindeki basarisizligi Ferrari'yi bir cok pozisyonda isyan ettirdi. Ilk yari boyunca onun kanadi kullanildi ve rakip ciddi pozisyonlar buldu. ikinci yarida da top hakimiyetindeki ve pas atma becerisindeki eksiklikler adeta sac bas yoldurdu.

3) Ibrahim Uzulmez. Bugun her seye ragmen onu sahada gormek istemistim ama Ismail Koybasi'ni mumla aratti. Mactan once ilk onbirler aciklandiginda beklerimizle bugun cakili savunma yapicagimizin sinyalini vermistik ama Denizli bile muhtemelen bu kadar acik vericegimizi tahmin etmiyordu.

4) Ekrem Dag. Takimin gorunmez kahramanlarindan diyebilecegim Ekrem bugun cok tutuk ve etkisizdi. Basit top kayiplari yapti.

5) Tello. Gecen sezonun sonundan beri girdigi bunalimdan hala cikamamis gorunuyor. Bugun sampiyonlar ligi hatirina biraz kostu baski yapti rakibe ama yine de istenen duzeye yaklasamadi bile. Belli ki umursamaz ve kayitsiz futbolunun altinda sadece aldigi ucretin dusuklugu yatmiyor.

MACIN ADAMI: FERRARI

umutjean dedi ki...

sabri gibi gökhan zan gibi first class oyunculara sahip olmadığımız için özellikle defansta çok zorlandık.. keşke takımımda sabri olsa.

shelbyl dedi ki...

Siklikla dile getirilenlere, Besiktas'in tum maclarini izleyen birisi olarak diyebilirim ki:

Fink cok kotu degil. Fink dun, Ernst ve Ekrem'in sol ic ve sag ic oynadigi ilk yari boyunca sadece atak kesici gorev yapti, onda da basariliydi. Bir adami 2 mac oynattiktan sonra 5 mac dinlendirirsen, FM diliyle "lacking match fitness" olayi vuku bulur. Ikinci yaridaki performansi da, sene basinda izledigimiz Fink'e cok yakindi.

Besiktas'in orta sinif Super Lig takiminda zor oynayacak en az 5 adami kimdir cok merak ediyorum. Hakikaten agiz torba degil yani..

Ayrica dunku maca "cok kotu, cok sikici" diyen birinin iyi mactan ne bekledigini bilmiyorum. Ilk yarida Besiktas normal olarak savunma guvenligini on plana tuttu, ikinci yari Wolfsburg'un etekleri tutusunca saldirmaya basladi, Besiktas kontratak firsati buldu, hele kirmizi karttan sonra cillop gibi mac oldu.

Neyse, herkesin fikri kendine tabii.

f. Beckanbauer dedi ki...

@en üstteki cimbom tayfasına,
terbiyesizlik yapmayın, futbol içinde haset ve küstahlık barındırmaz.dünkü maçta 3 pas yapamadık demek, acziyet vardı demek? futboldan anlamadığınızın kanıtıdır.başka bloglara gençler...