13 Haziran 2009

Google Translate Gazeteciliği

Transfer spekülasyonları iyidir, güzeldir, okuması da keyiflidir. Bugün bir Servet Çetin haberi gördüm. Der ki "Fransa’nın Selon La Provence gazetesinde yer alan habere göre, Gerets’in takımın başından ayrılmasına rağmen Marsilya, 28 yaşındaki milli futbolcumuzdan vazgeçmiş değil. "
***
Bu Google Translate, spor medyasını bitirmiştir. "Selon" kelimesini çevirmedi mi acaba bu Google? "x'na göre demektir "selon". La Provence gazetesine göre.. Evet transfer haberlerindeki saçmalıkları artık yazma vakti... Avrupa medyasından bırakın bir büyük spor gazetesini; irili ufaklı yerel basının haberleri bile kaynak gösteriliyor. Peki bu adamlar bu haberleri nereden alıyor? Elbette ki Türkiye'den. Google translate'in artık Türkçe'den çevirisi var! Haftalar önce çıkan Servet-Marsilya haberi bugün La Provence gibi Avrupa'nın en önemli(!) gazetesinde haber olunca büyük değer kazanıyor tabii! "Galatasaray-Dos Santos" haberi de ilk Türkiye'de çıktı. İngiliz basını buradan alıntılıyor, haber ertesi gün "İngiliz Times gazetesi yazdı" oluyor. Alman Bild, "Luca Toni'ye Fenerbahçe yıllık 8 milyon euro veriyor" diyor. Güler misin, ağlar mısın? Biz burada duyum almışız; ilk kez gazeteye Juande Ramos yazıyoruz, haberi akşamında As ile paylaşıyoruz, orada okuyanın eli ayağı karışıyor, Juande Ramos yerine Pellegrini fotoğrafını manşete çakıyor Türkiye'de! Real Betis'li Ricardo Oliviera için İspanya'da çıkan tüm haberleri kaynağı bizim burada yazdıklarımız! Peki sonra ne oluyor? El Mundo'ya; yok bilmem neye göre... Bir doğru okusalar bazı dış haberciler, haberin daha önce nerede yazıldığını. Ama yok, yaşasın google translate. Rijkaard'ın İstanbul'da basın toplantısında söylediklerini İspanyollar haberleştiriyor. Ertesi gün oradan haber buraya "Rijkaard, İspanyol medyasına konuştu" olarak dönüyor. Daha çok var böyle hikaye... Avrupa'da yayın yapan irili ufaklı ne idüğü belli olmayan siteler muteber kaynakmış gibi manşetlere taşınıyor. "Tribalfutbol ne lan" diye kimse sormuyor. Bu sitelerin arkasında menajerlerin çevirdiği spekülasyonlar, uydurma haberler var mı yok mu diye kimse merak etmiyor. Taraftar diyor ki; "Belçika basını yazıyor Dos Santos G.Saray'da" ama sorgulamıyor. Kardeşim bu adam eski Barcelonalı, Meksika asıllı, Tottenham'a (edit) satılmış, oradan kiralık gitmiş, transferde adı geçen kulüp, Türk kulübü. Peki Belçika'daki gazetenin spor müdürünü bu istihbarata iten ne? Yine kasmış bu adam böyle bu habere! "Leo Franco'ya İspanyol medyası yeni uyandı" diyor bir diğeri; iki gün önce imza haberini görünce. Yazık adamlar 1.5 aydır yazıyorlar. Bu iş artık çok ucuzlamıştır, hepimize geçmiş olsun...

17 yorum:

blaxus dedi ki...

Sayin Aceto ;

Soylediklerinize aynen katiliyorum ancak bugun Guardian gazetesinde turkiye den su gazete dedi medi olamdn kendi haberi olarak Dos santos yayinlandi.Belcika heberini bilmiyorum ama..

pclion dedi ki...

Bülent abi, baştan sona haklısın ama sonda klavyen sürçmüş galiba, Man.City yazmışsın Dos Santos için.

Türk basınına güvenilmeyeceğini çoktan öğrendik artık. "Drogba yeşillikler içinde yaşamak için Trabzon'a gelecek." yazan fotospor'dan hiçbir farkı yok diğerlerinin. Transfer haberlerini gazetelerden ve onun paralelindeki spor sitelerinden takip etmeyi bırakalı uzun zaman oldu, herkese de tavsiye ederim...

Taylan Özgür Topçuoğlu dedi ki...

Ben sahsen fransız lisesine gidiyorum ve çok güldüm yani bu kadar da rezil gazetecelik olmaz :)

31 ligas y 11 eurocopas dedi ki...

in champions cup sivas sport and besiktas. what are they ? where are gala and roberto carlos team ? what's happening ?

Berke dedi ki...

Buletn Agbi

Sende bu bahsettigin gazetelerden birinde calismiyor musun?

fd dedi ki...

olaganüstü bir yazi, tebrikler aceto!

BT dedi ki...

@berke
özeleştiri olarak da alabilirsin gazetecilik mesleği adına..

zenmaster dedi ki...

@ Ramon
Fenerbahçe and Galatasaray were absolutely bad this season. 4th. and 5th. place. they'll be in UEFA Europe League

İlker dedi ki...

Güzel yazı. Umarım bu yazıyı da google translate ile çevirirler.

Bu arada Drogba'nın terapi için bir yıl Trabzon'a gelip futbol oynayacağı haberini duydu ya deli bünyem, daha ötesi yok.

berserk dedi ki...

koskoca feneri roberto carlos team yapti ramon; ama şu var carlos team = mehmet topuz team, sivas neyse beşiktaş ı da bilmiyor.

ben de RM ye hoca hoca what the f.. is this? GS-RM 3-2 :) demek istiyorum.

Pads dedi ki...

BT,

Cok haklisin, biz de internette olsun gunluk hayatimizda olsun hep elestiriyoruz dalga geciyoruz ama biz ne yapiyoruz? Her sey olacagina varir anasini satayim, bu isleri bilen biri olarak sen bir site kur, etrafina blog'lardan genc cocuklari, Ali Okanci, Okay Karacan gibi hem tecrubeli hem genc isimleri topla, bir kac duayene de abilik gorevi ver, gor bak bir sure sonra o site ne kadar onemli bir yere geliyor, basin da yavas yavas o seviyelere yanasmaya basliyor. Bizim ulkemizde boyledir maalesef ortada rekabet veya yaptirim yoksa herkes yayar.

Andrei Shevchenko dedi ki...

Google'yi geçtim çoğu taraflı medya grubu, haberlerini antu.com gibi ait oldukları taraftar sitelerinden kopyala&yapıştır yapıyorlar.

Geçen hafta TRT 2'deki bir programda Altan Tanrıkulu bu tip haberlerin sebebini kulüpler ile medya arasındaki güven zayıflığına ve tiraj peşinde koşan patronların dayatmasına bağlamıştı ki oldukça mantıklı.

brombie dedi ki...

birde böyleleri var aceto;

http://brombie.blogspot.com/2009/06/kahin-editorler.html

=)

hebenneka dedi ki...

@ blaxus

Guardian onu haber olarak yayınlamadı ki farklardan biri bu. Guardian "transfer dedikoduları" başlığı altında hemen her gün yaptığı derlemelerden bir tanesini daha yapmış ve bahsettiğiniz ifade de orada geçen cümlelerden birisi. Zaten başlangıç cümlesinde de derlemenin içeriğiyle hafiften bir dalga geçiş var. Bahsettiğiniz cümlenin internet sitesinden yayına verilişi Cuma sabahı. O kadar bahsettik, linkini de verelim ki ne demeye çalıştığımız daha iyi anlaşılsın:

http://www.guardian.co.uk/football/2009/jun/12/transfer-rumours

Bizdeki örneklerde durum farklı, sıkıntılardan birisi Guardian'ın bu derlemesindeki her dedikodunun bizde ayrı bir haber olarak yayına sokulması. O yazıyı cevval bir muhabirimizin eline ver, altı sayfayı doldurur.

Bir diğer sıkıntı da işin bokunun adam gibi tercüme etmeye dahi tenezzül edilmeyecek derecede çıkarılması. İçinde iki takım ve bir futbolcu adının geçtiği her cümlenin google translate aracılığıyla bir "haber"e dönüştürülmeye çalışılması.

Ben bir de "Various gazetesi"ni hatırlarım bu incilerden, iki yıl önce parmak basmıştı Aceto olaya :)

Umutation! dedi ki...

bu adamlara kim iş veriyor, neden bunlar barındırılıyor, kaliteli insan neden ekmek yiyemiyor... sadece spor medyasında değil ki bu, tüm ülkeyi sarmış durumda.

"doğuya giden bir gemide batıya koşuyoruz," demiş Sakallı Celal.

gemi batıyor artık, batarsa geminin tamamının batacağının farkına varamamışlar, deniz suyuyla uyanacaklar mevzuya. bence de geçmiş olsun.

Honda dedi ki...

Ben de ekmeğimi bu meslekten kazanıyorum, gün geçtikçe de halimize acıyorum. Güzel bir özeleştiri yapmışsın, kendimden utandım. Zaman zaman biz de sayfaları doldurabilmek için beynimizin cidarlarını zorlayarak -bu kadar abartmadan- haber yaptık.

Önemli olan "Nasıl ve ne zaman kurtuluruz" sorularının cevabını bulabilmek.

Senin de hak vereceğin gibi; eğer spor servislerini falancaların tanıdıkları doldurmazlarsa, yaptığı ilk meslek "gazetecilik" olanlar kapı dışarı edilmezse, spor servisleri sadece "üniversite bitirdi, gazetecilik okudu, İngilizcesi var" dediğimiz arkadaşlarla doldurulmazsa, mesleğe yeni başlayanların hayali 3-5 futbolcuyla tanışıp arkadaşlarına "ben gazeteciyim, x benim kankam olm" diye hava atmak olmazsa biz de düzlüğe çıkarız.

Bi' mesleğe ilk başladığım zamanlardaki kendime bakıyorum, bir de üniversite bitirip haberden eli boş dönenlere.

Bu düzen böyle giderse, biz de düzülenler olarak bakkal açarız galiba!

Selcuk dedi ki...

Neden böyle ciddi spor siteleri "spor" gazetelerini kaale alıyor anlamak mümkün değil. Adamların doğru söylemek, doğru kaynaklara ulaşmak umurunda mı sanıyorsunuz? Düşünün elinizde doldurulması gereken 12 A3 boyutunda sayfa var. Lig bitmiş,henüz kamplar başlamamış. Zaten daha önceki alanlarınız yüzünden ne sporcular ne yöneticiler sizi kaale alıp da röportaj vermiyor. Ne yazardınız? Gündemde sadece transfer sezonu var. Zaten satışlar düşmüş, insanlar doğru ya da yanlış haberi önce internetten zaten alıyor.
Gazeteyi sattırabilmek için manşete ilgi çekecek "bomba" bir haber bulmak zorundasınız ama sular her takımda durgun. O zaman ya atacaksınız ya da spor gazetesi olmanın hakkını verip farklı sporlardan haberlerle gazetenizi dolduracaksınız. Ama elinizde diğer sporları bilen neredeyse hiç eleman yok. NBA'de bir Türk'ün oynadığı takım hem de o Türk'ün büyük başarısı ile finalde mücadele ediyor. Ben olsam en az 2 sayfa buna ayırırım hergün. Amerikan gazeteleri neler yazmış? Ne yorumlar yapılmış? Mesela ABD'de saygın bir NBA yorumcusundan doğrudan değerlendirmeler almaya çalışırım.
TBL'de final serisi devam ediyor, durum 2-2'ye gelmiş. 2 sayfa takımların analizine, takımların nasıl kazanıp neden kaybettiğine yer ayrılamaz mı? Oyuncu performansları, maçların sayı kralları manşet olmayı haketmezler mi? Ama eminim gazeteki basketbol editörüne sorun finaldeki 2 takımdan 15 oyuncu sayamaz.
Futbol sezonu bitti. Kaç "spor" gazetesi doyurucu bir lig analizi yapabildi. Neden 3 puanlı sistemde şampiyon takımın puanları yıllar içinde bu kadar düştü. Bir zamanlar 90 puana yaklaşan şampiyonlar neden artık 75 puanı bulamıyor lig sonunda? İlk 4 takım dışında göze batan, ligin diğer yıldızları kim? Hangi takımlar geçen sezon kaç teknik direktör değiştirmişler? Neden? Ligin gedikli teknik direktörleri geçtiğimiz sezonda kaç takım çalıştırmışlar? Kendileriyle röportajlar yapılmış mı neden takımlarından ayrılmışlar, yeni takımlarıyla ne şartlarda anlaşmışlar?

Ama bunlar ve bunlar gibi çalışma gerektiren, emek gerektiren işleri bugün "spor" gazeteleri çıkaramazlar. Neden? Çünkü aslında adam gibi ne fotomuhabirleri vardır ne de adam gibi ropörtaj yapacak elemanları. Muabirler karın tokluğuna çalışır. Çoğu da tatildedir zaten bu dönemlerde. Eh böyle zamanda en kolay haber nederen çıkar. Tabii ki sırt ve bacaklar arasından. Masabaşında müthüş hayal gücüyle.
Merak ediyorum kaç tane daha futbolcu gelecek gidecek ülkemize. Son 2 yıldır gazetelerin yaptığı transferlerin toplam tutarı sanırım GSMH'yı 2'ye katlamıştır çoktan.
Ciddiye almayınız efendim. Siz araştırınız, öğreniniz yazınız, biz de sizlerden gazete eleştiri yerine haber alalım, hitinizi, tıklamanızı arttıralım. Gazetelere güvenmeyi 20 yıl önce bıraktık, bari sizlere güvenelim.

Sevgiler