Çeyrek asır önce Vatikan'dan bir kare. Papa 2. Jean Paul, sarı saçlı ufaklığı severken bir taraftan da annesine çocuğun adını mı soruyordur acaba? Eğer öyleyse soyadı Totti olan kadının cevabını biliyorum: Francesco.
13 Şubat 2008
Vatikan'daki Sarı Saçlı Çocuk
Çeyrek asır önce Vatikan'dan bir kare. Papa 2. Jean Paul, sarı saçlı ufaklığı severken bir taraftan da annesine çocuğun adını mı soruyordur acaba? Eğer öyleyse soyadı Totti olan kadının cevabını biliyorum: Francesco.
Kilit adam Mourinho
Plazalarda çalışanlar iyi bilir, büyük şirketlerde tenkisat yapılağının söylentisi 3 ay önceden çıkar. Önce çaycı, office boy yayar bu haberleri. İnanmayan da olur, öğrendiği ilk gün de paniğe kapılan da. Sonuç, o tenkisat illa ki olur, giriş kartlarını, kahve makinesi anahtarlarını toplar İnsan kaynakları. boşaltılmış çekmeceler, öksüz bilgisayarlar kalır geride. Barcelona'da da durum farklı değil. Uzun zamandır Rijkaard'ın gideceği konuşuluyor. Ligde Real Madrid'in 8 puan gerisinde kalmış, "Real Madrid bizden daha iyi" diyen Rijkaard illa ki gidecek. Peki kim gelecek Barça'ya? El Mundo Deportivo anketlere başlamış bile. Mourinho önde gidiyor. Camp Nou'da kale arkasında açılan "Mourinho'ya hayır" pankartı belirli bir grubun fikri demek ki.
Pazartesi akşamı Futbol Kulübü'nde Okay Karacan da çok güvendiği bir kaynaktan aldığı habere göre Mourinho'nun kesin olarak Barça'ya geleceğini söyledi. Arsene Wenger Arsenal'i bırakmaz bence. Ben en kısa yoldan bir Ancelotti-Rijkaard takası bekliyorum Milan ve Barça'dan sezon sonunda. Kilit adam Mourinho ve yanında getireceği Drogba. Mourinho, Milan'a giderse, Donadoni de İtalyan milli takımıyla Euro 2008'de hüsrana uğramazsa, Ancelotti'ye Barça kapıları açılır. Açıkta kalan da Rijkaard olur.
12 Şubat 2008
Camp Nou'da
90'a Taktığım Akşam
Yıllardır halı sahada beraber top koşturduğun arkadaşlarına "Camp Nou'da maç ayarladım. Kalkın gidiyoruz" desen; adama "sen git bir çay koy" derler en efendisinden. Evet bu da oldu. Artık parayı bastıran giyecek formaları, çekecek kramponları ve Camp Nou'da maç yapabilecek.Daha önce bir kulübün aklına geldi mi; en azından ben bilmiyorum, Barcelona'nın pazarlama ekibi parlak bir fikre imza atmış. Barça taraftarı ne düşünür acaba kutsal saydıkları stadın kiraya verilecek olmasına? Detayları nedir ona bakalım biz...
Camp Nou'da bu sezonun son maçı 11 Mayıs tarihinde oynanacak. Stadyum, Ağustos ayına kadar sadece bir gece rezerve edilmiş. 19 Temmuz'da Bruce Springsteen konseri var. Nasıl para kazanırız diye oturmuşlar masaya ve stadı hayatlarında bir kez olsun Camp Nou'da oynamayı hayal eden aynı zamanda cüzdanı da kalın futbolseverlere açmaya karar vermişler. Stadın bir günlük kirası 40 bin Euro. Bu fiyata 35 kişi dahil. Kadroları biraz daha geniş tutalım diyorsanız 50 kişiye kadar genişletme imkanı var. 35'den sonrası için her kişi için 600 Euro istiyorlar. Bu fiyata, hakem, ses tesisatı, sahada çekilen hatıra fotoğrafı ve "Camp Nou'da oynadım" sertifikası dahil. Bitmedi, maçtan sonra Camp Nou'nun VİP salonunda kokteyl var. Camp Nou'da maça çıkmışız, hanım, çoluk çocuk bizi seyretmeyecek mi diyenler için de fiyat belli. Tribüne gelenler 60 Euro ödeyecek. Bu fiyata Barça müzesine giriş ve kokteyl de dahil. Havaya girdik; otelden Camp Nou'ya Ronaldinho-Messi'nin kaba etlerinin değdiği koltuklara oturup gidelim diyenler için Barcelona'nın kulüp otobüsü devrede. Kirası 800 euro. Kardeşim gündüz Barselona'yı gezeceğiz, La Liga'daki 23:00 maçı gibi biz de gece oynayalım diyenler 2800 Euro fark ödemek zorunda. Bütün mahalle toplandık, Camp Nou'da maça çıktık, memlekettekilere nasıl ispat edeceğiz diyenler valizlerinde bir adet DVD ile dönmek isterlerse Barça TV emrinizde. Maçın 90 dakikasını çekiyorlar. Siz de 6000 Euro daha bayılıyorsunuz. Rezervasyonlar Mart ayında başlayacak.
Ekstralar dahil günü 50 bin Euro'dan 2 ayı satsalar; kazanacakları para 3 milyon Euro. "Barcelona gibi bir kulüp için para mı bu, değer mi" diyebilir insan. Kazanmak istediklerinin 3 milyon Euro olmadığına adım gibi eminim. Benim aklım yine de Barselona+Camp Nou+Bruce Springsteen de kaldık. Göze, kulağa ve mideye hitap ediyor, daha ne olsun...
Kolpa Bolton
İngiliz tribünleri, taraftarının kulübe bağlılığı için, tribünlerin tıklım tıklım dolu olması üzerine hepimiz binbir methiye düzeriz. Perşembe akşamı Bolton, Atletico Madrid ile karşılaşacak UEFA Kupası 3. turunda. Önemli maç hani! Kulübün mağazasında 30 sterlin harca, bedava bileti kap kampanyası var. Bu mudur yani? Demek ki Bolton tribünlerinde işler yolunda gitmiyor. Alttaki fotodaki parçalı maç gününe özel atkıları bizim kulüplerimiz bugüne kadar satışa çıkarmayı akıl etti mi acaba?
Atina'da İspanyol Modasına Son
2 hafta öncesine kadar Komşu'da AEK'de işler yolunda gidiyordu. 3 maçtır kazanıyorlardı, 4.sü çantada keklikti. Panionios ile kendi sahalarında oynayacaklardı. Haftanın bombası oldu o maç. 3-2 kaybetti seyircisi önünde AEK. Bu hafta Larissa deplasmanında da 1-0 kaybedince liderin 4 puan gerisine düştüler. 3 hafta önce lider olan takımın hocası İspanyol Serra Ferrer'i de kapının önüne koydular. Bunda geçen hafta sahalarında 3 yedikleri Panionios'a deplasmanda Olympiakos'un 3 atması ne kadar etkili olmuştur acaba? Geçen sezon Panathinaikos, Victor Munoz 'u yollamıştı evine. Bugün de AEK, Ferrer'i. Atina'da İspanyol modası sona ermiştir.
Genç Ufuk
Hey gidi Genç Ufuk hey! Genç Semih'ten önce o vardı bir zamanlar. 32 yaşına gelmiş. Avustralya'ya dönmüş FC Sydney'de oynuyordu. Transferi haberi düşmüş İtalyan kaynaklara. Japon 2. liginden Avispa Fukuoka'ya transfer olmuş genç Ufuk (Talay). İlhan Mansız'dan başka Japonya'da oynayan Türk var mıydı?
Milli Takımdan Kaytarmak
Catania-Inter maçı sonrasında Catania, ofsayttan yediği ilk gole isyan ederken 24 saat sonra federasyona maçın 3-0 hükmen galip ilan edilmeleri yönünde bir itiraz bulundu. İtiraz ettikleri Materazzi'nin maçta forma giymesi. Geçen hafta ortasında Portekiz ile oynanan hazırlık karşılaşması öncesinde milli takım kampından doktorların onayı ile "oynayamaz" raporu alan ve Milano'ya dönen Materazzi, haftasonunda Catania deplasmanında birden iyileşip sahaya çıktı. İtalyanlar bunun kuralını çok önceden koymuşlar:" Milli takım maçları öncesinde sakatlık sebebiyle kampa gelmeyi reddeden ya da kadrodan çıkartılan futbolcu bir sonraki resmi maçta forma giyemez."* Biz milli takımlardan sakatlık sebebiyle affını isteyip 3 gün sonra kulüp formasıyla tazı gibi koşan az futbolcu görmedik bu memlekette. Bizde bu kural var mı? Yok.* I calciatori che, denunciando un impedimento per infortunio, o comunque, per una infermità non rispondono alla convocazione per l'attività di una squadra nazionale, di una rappresentativa di Lega e di rappresentative dei comitati in occasione di manifestazioni ufficiali, sono automaticamente inibiti a prendere parte, con la squadra della società di appartenenza, alla gara ufficiale immediatamente successiva alla data della convocazione alla quale non hanno risposto
Maurizio Abi ve İbrahim Üzülmez
Palermo ve Beşiktaş'ın gündemi aynı bugünlerde. İki takımın futbolcuları da "kız takımı" sıfatına layık görüldüler. Önce bizdeki hikaye. Beşiktaş 2. başkanı Levent Erdoğan, Kayseri'de mağlup olan futbol takımını kız gibi oynamakla suçlamış. Beşiktaş bir zamanlar kolej takımı olmakla övünürdü. Bu ağır olmuş elbette. Asıl garip olan Beşiktaş kaptanının kalkıp cevap vermesi. İbrahim Üzülmez "Levent Abi" diye başlıyor savunmasına. Ne söylediği hiç önemli değil. Sen yönetim kurulu üyesiyle "abi-kardeş" olursan olacağı budur işte. Ne yönetici mesafe koymuş, ne futbolcu aralarındaki iletişime. İtalya'da da Palermo, Torino'da 3 gol yerken ruhsuzlar ordusuymuş. Benim değil; Palermo başkanı Maurizio Zamparini'nin yorumu bu. Zamparini "kız takımı gibisiniz, yarın gelip hepinizden tek tek hesap soracağım" demiş. Cevap veren futbolcu var mı? Hani; "Maurizio Abi, Torino'da zemin bozuktu" falan diyen? Yok tabii... Mevzudan gayri Palermo başkanı, Zeki Triko'nun sahibine benzemiyor mu?
Maurizio Zamparini, Palermo'lu futbolcuları kesmeye giderken!...
11 Şubat 2008
Bira Cips ve Adriano
Inter onu adam olsun diye ülkesine yolladı lakin onun öyle bir niyeti yok. Fotomaç'ın sevgilisi Adriano hesapta Sao Paolo'da adam gibi top oynayacak; bilmem kaç gol atacak ve Haziran'da Milano'ya dönecekti. Bu evdeki hesap. Çarşıdaki vukuata gelelim. Santos maçında (3-2) rakibi Domingos'a kafa atmış, hoş kendisi inkar ediyor ama hocası Ramalho bile kabul etmiş olayı. Brezilya'da bu türden kabadayılıkları hiç affetmiyorlar. Eski Galatasaraylı Felipe de kafa atmış sağlam bir ceza almıştı. 120 günden 540 güne kadar ceza gelebilir yorumları var. Tek iyi haber Adriano'nun Copa Libertadores maçlarında oynayabilecek olması. Ben onun yerinde olsam 50 kasa bira alır, eve stok yaparım. Başka türlü geçmez bu 3 ay. Ceza da haftaya belli olacak bu arada.
Buraya kadar Arjantin basını kaynaktı, "Adriano kafa attı" denilen pozisyonu seyrettim, atmaya teşebbüs etmiş, kalıbının adamı değilmiş "ne var ne var" tadında kafayı uzatmış rakibine. Adriano'nun bu hareketine 120 gün ceza olursa; Zidane'a müebbet hapis vermek lazımdı. Arjantin basını da az top değil...
Çok Bilinmeyenli Top 20
Sports Illustrated her yıl en çok kazanan sporcular için 2 liste yayınlıyor. Top 50, Amerika için geçerli. Bir de Amerika dışındakiler için top 20 listesi var. 2006 yılında dünyanın en çok kazanan sporcuları listesinde 5 futbolcu vardı. Rooney, Beckham, Zidane, Ronaldinho ve Vieri. Evet Vieri. Saçma bir listeydi. Geçen sezon Vieri'dan fazla kazanan 30 futbolcu sayarız şurada 2 dakikada. 2007 yılında Top 20'de Alonso'nun 1 numarada olduğu listede 9 futbolcu var. Yaptıkları yorum futbolda kazançların yükseldiği ve doların euro'ya karşı olan değer kaybı. Ben listedeki 9 futbolcunun da kazancını pek anlayamadım. Bu rakamlar kulüplerinden aldıkları yıllık ücret olamaz. SI, olsa olsa futbolcuların reklam anlaşmalarından, sponsorluklardan kazandıklarını da toplamış. Aksi takdirde haybeye bir liste olur bu. Listenin son sırasındaki dayıoğlu Gerrard'a herşey yakışır bu arada.1. Fernando Alonso. Auto Racing. $35m.
2. Ronaldinho. Barcelona. $32.7m.
3. Roger Federer. Tennis. $31,343,885m.
4. Valentino Rossi. Motor Sports. $30m.
5. David Beckham. Real Madrid/LA Galaxy. $29.7
6. Yao Ming. Basketball. $27.455m
7. Ichiro Suzuki. Baseball. $24m
8. Maria Sharapova. Tennis. $23,799,501m
9. Thierry Henry. Arsenal/Barcelona. $21.4m
10. Michael Ballack. Chelsea. $20.9m
11. Ronaldo. Milan. $19m.
12. Hideki Matsui. Baseball. $19m.
13. Dirk Nowitski. Basketball. $18,101,625m.
14. Ralf Schumacher. Auto Racing. $18m.
15. Andriy Shevchenko. Chelsea $17.3m.
16. Alfonso Soriano. Baseball. $17.25m.
17. Vijay Singh. Golf. $16,411,026m.
18. Alessandro Del Piero. Juventus. $15.7m.
19. John Terry. Chelsea. $15.5m.
20. Steven Gerrard. Liverpool. $15.4m.
Diego Capel'in Fiyatı
Diego Capel'in bonservis bedelini merak ediyordum. Sevilla'nın sol açığının Barça karşısındaki performansı sonrasında hafta başında adının transfer spekülasyonlarında geçmesi imkansızdı. Hayır Fotomaç Fener'e getirmedi! Juande Ramos eski takımından önüne gelene talip olduğundan Capel'i de istiyor Tottenham. Diğer bir taliplisi Juventus. Sözleşmesindeki bonservis bedeli 12 milyon euro. Bu sezon 40 maç ve üstünde oynarsa bu rakamın 15 milyon euro olacağı yazılıymış sözleşmesinde...
Fernando Cavenaghi

River Plate'deki kader arkadaşı D'Alesandro Avrupa'da tutanamayıp Arjantin'e geri dönerken Fernando Cavenaghi anlamsız Moskova kariyeri sonrasında Fransa'da işleri yoluna koydu. Cavenaghi Ligue 1'in en efektif golcüsü bu hafta itibariyle. Metz'i 3-0 yendikleri maçta da biri penaltıdan 2 gole imza attı. Bordeaux'yu zirvede tutan Cavenaghi'nin 11 golü var. 65 dakikada bir yazmış. Marsilya'dan Cisse'nin ortalaması 77; O.Lyon'dan Karim Benzema'nın ise 99 dakika. Cavenaghi daha 24 yaşında ve bu gidişle fiyatını yine 20 milyon euro üzerine taşıyacak.
Arz ve Talep
EURO 2008'in biletlerini her ülke federasyonu kendisi satıyor. Bizim federasyon başvurular için 20 YTL alıyor, garipliği Sabah'ta Emrah Kayalıoğlu güzel dile getirmişti. Almanya'da başvuru için ücret alıyorlar mı bilmiyorum ama federasyonun elindeki 14.400 bilete gelen talebi not düşeyim buraya: 2 milyon! Çekilişle 2 milyon kişi arasındaki 14.400 talihliyi belirleyecekler. Ben kendilerine İstanbul 6. noteri Nihat Beyan'ı tavsiye ediyorum...
Çizme'nin Çivisi Çıktı
Roma kovalıyor Inter kaçıyor da nasıl kaçıyor. Sezon başından beri bütün hakemler Inter'e çalışıyor. Catania deplasmanında oyun sıkışınca yine kalkmayan bir bayrakla golü buldular. Cambiasso da açık ofsayttan golü attı. Arjantinli'nin 7 golü oldu Serie A'da. En efektifi sezonudur bu sezon. Maçtan sonra fair-play adına yapılan 3. devre uygulaması yine yalan oldu. Hakem Farina bile katılmadı. Roma ile puan farkı 8. Milan koptu geliyor; Şampiyonlar Ligi için 4. sıradan Fiorentina'yı indirecekler birkaç hafta içinde...Serie A Puan Tablosu
Clausura 2008: 1.Hafta

Arjantin Clausura 2008'in ilk haftası River Plate'e yaradı. San Lorenzo ve Independiente mağlup, Boca Juniors deplasmanda berabere. Şampiyon Lanus kaldığı yerden devam ediyor. 10 maçta 26 gol var ilk haftada.
San Lorenzo 0 - 2 Newell's Old Boys
Estudiantes 2 - 1 Banfield
San Martin 2 - 0 Argentinos Juniors
Tigre 2 - 1 Gimnasia La Plata
Velez Sarsfield 4 - 3 Colon
Racing Club 1 - 1 Olimpo
Lanus 1 - 0 Independiente
Rosario Central 1 - 1 Boca Juniors
Arsenal S. 2 - 0 Huracan
River Plate 2 - 0 Gimnasia J
San Lorenzo 0 - 2 Newell's Old Boys
Estudiantes 2 - 1 Banfield
San Martin 2 - 0 Argentinos Juniors
Tigre 2 - 1 Gimnasia La Plata
Velez Sarsfield 4 - 3 Colon
Racing Club 1 - 1 Olimpo
Lanus 1 - 0 Independiente
Rosario Central 1 - 1 Boca Juniors
Arsenal S. 2 - 0 Huracan
River Plate 2 - 0 Gimnasia J
İspanyol Silindiri
Öğlen Manchester derbisiyle ekran başına oturunca kafa da kalmıyor insanda. Martin Petrov'un ortasına sanki Raul vuruyor kafayı; ya da Song'un kaptırdığı topu Raul yuvarlıyor kaleye. Ibrahimovic'in kafasını köşeden çıkartan Volkan mı yoksa! Real Madrid maçına ilk yarıda skor bakmak için açtığımızda Bay K ile 2-0 gibi kabul edilebilir bir sonuç vardı. 2. yarı döndük; Ercan Bey 5 oldu dedi. Sonu da 7 oldu zaten. Valladolid, Raul'un en fazla gol attığı takım. 7 gollü akşamın en güzel 7 numarasının kariyerinde 14 golü var Valladolid'e. Zaragoza, Racing ve Espanyol filelerini ise 12 kez havalandırdı. Real Madrid ligde en son 7 golü 2002'de Las Palmas'a attığında Morientes'in 5 golü yazılıydı skor tabelasında.
Sergio Ramos oyundan çıkınca yerine giren Diarra'nın stoper; forvetteki Baptista'nın, Gago'nun yerine Soldado girdiğinde, ön libero olabildiği bir takımdan bahsediyoruz. Skor 6-0 iken Real Madrid'de 10 futbolcunun da topun gerisinde olmayı başardığını not düşmek lazım. Puan farkı 8, kalan haftalarda bu 4-11 aralığında gider gelir gibi...1-0 Baptista (8')
2-0 Raul (30')
3-0 Robben (32')
4-0 Raul (38')
5-0 Guti (43')
6-0 Guti (61')
7-0 Drenthe (79')
10 Şubat 2008
Alberto Paloschi
UEFA'nın Türkiye'ye yolladığı uyarıda derler ki "Gelecek sezon 1990 doğumlulardan büyükleri PAF liginde oynatamazsınız". Adamlar elbette ki işi biliyor. Biz 20-21 yaşındaki adamları PAF liginde oynatıp bir halt yediğimizi sanıyoruz bu ülkede. Dünya futbolunda profesyonellik 16-17 yaşa gerilemişken üstelik!.. Milan Pato'nun sakatlığında bir başka genci piyasaya sürdü. Alberto Paloschi. Siena maçında oyuna girdi ve 20 saniye sonra ayağına değen ilk topla golü attı. 1990 doğumlu. Batuhan'ı o uzatmalarda attığı golden sonra ilk kez Kayseri'de gördüm sahada. "Çok şımardı" diye yazıp çiziyorlardı. Siz o yaştaki çocuğu A takımı aldıysanız bir daha PAF'a yollarsanız olacağı budur işte..
United Çarpılırken
27 Aralık 1974. Manchester City'nin Old Trafford'da kazandığı son derbinin tarihi. 33 yıl sonra Manchester United'ı evinde devirdiler. Futbol endüstrisi adına tek bir kitap yazılsa bu dünyada kapağına konulacak kulüptür Manchester United. Herşeyi onlar başlattılar, bu oyunu en çok da onlar kirlettiler. Bugün oynadıkları derbi 50 yıl öncesine bir saygı duruşu muydu yoksa günah mı çıkardılar. Reklamsız, alengirsiz düz kırmızı 1'den 11'e formalar. City, 5-4-1 ile ölümüne çarpıştı.
Herkes yapmıştır bu yorumu, ben eksik kalmayayım! Formalar uğursuz gelmiştir. Old Trafford'dan çıkan United taraftarı başka ne diyebilir ki? Bence futbolun ruhu çarptı United'ı. Müzeydi, oteldi, kredi kartıydı, Uzak Doğu turuydu, çekik gözlü futbolcu, sezonda 5 forma, David Beckham, Peter Kanyon vs. derken çarpıldılar en anlamlı günlerinde.
Oleguer Bakkala Giderken
Bu sonuç (1-1) iki takıma da yaramadı. Real Madrid kazanırsa puan farkı yine 8'e çıkacak. Sevilla gelecek sezon Şampiyonlar Ligi göremez. Beklenen ne ise o oldu maçta. Oleguer'in anası ağladı. Capel karşısında tutunamayacağı belliydi. Sağ kanatta Navas'ın karşısında Abidal olduğundan Oleguer'in üzerine yıktılar oyunu. Bir de ağırlaşan Thuram'ın üzerine oynayan Kanoute'ye. Dos Santos bu takım için hala 2 numara ufak ama oynuyor işte. Ronaldinho frikikler öncesinde yine anlamlı bakıyor kaleye ama vuruşları rezalet. Edmilson gitsin Barça'dan. Xavi geçen hafta 3 puanı getirmişti bu hafta da 1 puanı kurtardı. Henry'nin kanallarını Keita ve Poulsen iyi kapattı. Keita ve Kanoute, Afrika Kupası -Mali- yorgunu ve daha La Liga'ya dönmüş gibi değildiler. Kaleci Palop sakatlık sonrasında eskisi kadar güven vermiyor.
İlk yarı Valdes'in çıkardıkları olmasa Sevilla kolay koparırdı maçı. 2. yarıda klasik atamayana atarlar oldu. Diego Capel ve Gökhan Gönül'ün 180 dakikası ilginç olacak; hele ki Deivid yardıma gelmezse. Sevilla 2 UEFA Kupası aldı ama kafalar hala ufak. Bugün Barcelona'ya 1 puan verdilerse ait oldukları ligde kendilerini yeteri kadar büyük hissetmediklerindir. Barcelona'da hikaye tanıdık. Eto'o olmadığında zorlanıyorlar. 2 yıldır da buna çözüm bulamadılar. Yaya Toure ve Eto'o olsaydı eve 3 puanla dönebilirlerdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



