23 Şubat 2010

Naklen Yayınlar

23 Şubat Salı
19.00 Benfica – Hertha Berlin (EUROFUTBOL)
21.45 Stuttgart – Barcelona (FUTBOL SMART)
21.45 Olympiacos – Bordeaux (EUROFUTBOL)
22.00 Manchester United – West Ham (SPORMAX)
24 Şubat Çarşamba
19.30 Fiorentina – Milan (NTVSPOR)
19.30 CSKA Moskova – Sevilla (FUTBOL SMART)
21.45 Inter – Chelsea (STAR TV)
25 Şubat Perşembe
20.00 Galatasaray – Atletico Madrid (STAR TV)
20.00 Unirea – Liverpool (FUTBOL SMART)
22.05 Fenerbahçe – Lille (EURO FUTBOL)
22.05 Sporting Lisbon – Everton (FUTBOL SMART)

A.Madrid'in İstanbul Kadrosu

Atletico Madrid'in Galatasaray rövanşı için durumu belirsiz olan iki futbolcu da kadroda. Kaleci De Gea ve Kun Agüero kadroya alındı. İspanyollar yarın 15:00'de İstanbul'a geliyorlar. Önce kadroda olmayanları yazayım. Sarı kart cezalısı Dominguez kadroda yok. Stoperde Ujfalusi oynayacak. İlk maçta sol bek oynamıştı, yedek bekleyen Antonio Lopez sol beke geri döner. Valera da sağ bek çıkar. Kadroya alınmayan bir diğer isim Pablo İbanez. Tiago ve İbrahima da UEFA listesinde olmadıkları için kadroda yoklar.
Kaleci
1 Asenjo.
42 Joel.
43 De Gea.
Defans
2 Valera.
3 Antonio Lopez.
4 Pernia.
16 Juanito.
17 Ujfalusi.
21 Perea.
24 Cabrera.
Orta Saha
6 Ignacio Camacho.
8 Raul Garcia.
9 Jurado.
12 Paulo Assunçao.
14 Salvio.
19 Reyes.
20 Simao.
35 Ruben Perez.
Forvet
7 Forlan.
10 Kun Agüero

Totti vs Mihajlovic

Aynı formayı da giydiler ama birbirlerinden nefret ediyorlar. Totti ve Mihajlovic. Totti, A takıma çıktığında Sinisa Mihajlovic de kadroydaydı. 2 sezon sonra ayrıldı. Sampdoria'dan sonra da başkentin öteki tarafına gitti ve Totti ile yıllarca rakip oldular. Geçen sezon Bologna'nın başındayken yine Totti aleyhine açıklamalar yapmıştı Mihajlovic. Bu hafta da Roma-Catania maçı öncesi sataştı. Totti sakattı. Onun için "Halip harap, keşke oynasa diyorum ama sonra aklıma geliyor, Totti hep hakemleri kandırıyor. Bu yüzden oynamasın" dedi. Totti de bunu duyunca açtı ağzını yumdu gözünü. Mihajlovic için "Sen oynarken de rakibe ve rakibin tribününe saygı göstermezdin. Her sene iki kez adımı anıp manşetlere çıkıyorsun. Geçen sezon da Bologna'da aynı şeyi yaptın. Dersini verdik. Şimdi yine aynısı olacak. Ben yokum ama Vucinic var" dedi. Roma maçı 1-0 kazandı, maçın ilk görüntüleri tribündeki Totti ve kulübede Mancini atkılı Mihajlovic idi. Vucinic golünü attı ve tribündeki Totti'yi işaret etti. Kapağı takmışlardı...

22 Şubat 2010

Inter vs. Chelsea?

Liverpool-İstanbul Derbisi

Fenerbahçe-Lille maçı öncesi turun kaderini belirleyecek sakatlık haberi dün gece Fransa'dan geldi. Lille'in Rennes deplasmanında 2-1 kazandığı maçın 38. dakikasında sakatlanan Gervinho oyundan çıktı. Dizindeki sakatlığın ciddi olduğu söyleniyor. Bu kadar kısa zamanda ödem bile zor çözüleceğinden MR'de ciddi birşey çıkmasa bile Gervinho'yu İstanbul'a getireceklerini sanmıyorum. Kadıköy'de mutlak gole ihtiyacı olan Fenerbahçe yüklenirken, Gervinho Fransızların kontrataklarında en büyük silahları olacaktı. Bu haber Daum'un yüzünü güldürmüştür. Atletico Madrid cephesinde ise yine hayal kırıklığı var. Ligde yine mağlup oldular. Flores, Agüero dışında geçen perşembe oynattığı kadroya yakın bir kadroyla sahaya çıktı. Tiago da sakatlıktan döndü. Hem Fenerbahçe ve hem de Galatasaray için zor bir gece olacak ama ufukta İstanbul-Liverpool derbileri görünüyor sanki.
***
23:30 Lille'de sakatlık raporu netleşti. Mathieu Debuchy ve Gervinho Fenerbahçe maçında yok.
Atletico Madrid'de Agüero ağır grip. Antrenmana çıkmadı. Çarşamba sabahı yol öncesi durumu netleşecek.

21 Şubat 2010

Beşiktaş 1 - Galatasaray 1

Kağıt üzerinde puan farkı sekizdi ama Beşiktaş'ın eksik İstanbul Belediye maçı ve Ankaraspor maçından gelecek 3 puanı, Galatasaray'ın Eskişehir deplasmanına gittiği haftada puan kaybıyla Denizli'nin takımını zirveye taşıyacaktı. Denizli, Atletico Madrid'in yapmadığını denedi. Kanattan ortalarla yüksek toplarla vurmak istedi rakibini. Leo Franco'nun Madrid'de yakaladığı havanın devamını getirmesi ve yüksek toplarda yumruğunu iyi kullanması Beşiktaş'ın hesaplarını bozdu. Yine de biri tartışmalı iki kafa topuyla pozisyon yakaladı Beşiktaş. Birinde Nobre'nin kafası çıkmaz köşeye gitti ve direkten döndü. Diğerinde Holosko'nun kafasında topun bir kısmı çizgiyi geçti. Sahaya çıkan onbirde sırıtan adam Tello idi. Holosko'yu kanada çekerek, diğer tarafta Ekrem de işlerken, Bobo ile oyuna başlamak daha mantıklı görünüyordu.
***
Galatasaray maça bir antrenmanla hazırlanabildi. Atletico Madrid maçı bu derbinin provası mıydı yoksa bu derbi, o maçın ezberi mi oldu? İkisi de aynı kapıya çıkar sanırım. Orta alanda Mustafa Sarp'ı yedeğe çekip Barış-Elano ve Topal ile iyi bir duvar oluşturdular. Madrid'de aksayan Servet de yerini geçen hafta da iyi oynayan Emre'ye bıraktı. Aksayan adam Madrid'de olduğu gibi Uğur oldu. Kısa deparlarda hep ezildi, hücuma destek veremedi ve ilk topları da savurarak kullandı. Galatasaray'ın mecburiyetten forvet Arda tercihi Bursaspor deplasmanından beri iş yapmıyor. Kazanılan ve elenilen Antalya kupa maçı dahil 5 maçta Arda en uçta oynadı ve Galatasaray, 3 beraberlik, bir yenilgi ve bir galibiyet aldı. Rijkaard takımını iyi yönetti. Caner-Jo değişikliğiyle Arda'yı kanada attı ve golü de buldu. Futbolda hesap edilemeyenler vardır. Arda'nın sakatlığıyla top tutmakta zorlanmaya başladılar. Beşiktaş'ın bu arada ikinci yarının ilk yirmisinde oyunda olmadığını da belirtmek lazım. Giovani'nin çok da gerekli olmayan faulü sonrasında Leo Franco karambolde tek hatasını yaptı ve Sivok da gecenin günahkarı olacakken kendini affettirdi.
İki Atletico Madrid maçı arasında Galatasaray'ın sakatlarına rağmen İnönü'den çıkması başarıdır. Neill sezonun en iyi transferi olmaya aday. Elano da üstüne koyarak yola devam ediyor. Beşiktaş'ta iki bekle birlikte orta göbekteki iki Alman da eski günlerinde değil. Hücumlarda hiç rol almadılar ve şut denemediler. Oyuna sonradan girenlerin da konsantrasyon problemi vardı. Hakem Aydınus birkaç pozisyon dışında temiz maç yönetti. Barış'ın karttan sonra eline ikinci sarı çıkar mıydı? Toraman'ın Topal'a sarıldığı pozisyon penaltı mıydı? Ya da Keita'nın sıfıra inerken dirseği nizami miydi?....
***
İnönü'de taraftar ve Yıldırım Demirören arasındaki soğuk savaş sürdüğü sürece; Beşiktaş'ta futbolcuların böyle viraj dönecekleri zorlu maçlar öncesinde akıl sağlığını sorgulamak yersiz. Yönetici Mete Düren'in maçtan sonraki açıklaması da ilginç! "Hafta başından beri başkanın maça gelmekten imtina ettiğini biliyorduk. Başkan maça gelerek bu derbiye ekstra bir önem verildiği yorumunun yapılmasını istemiyor. Sonuçta bu maçta alınacak 3 puanın bizim üzerimizdeki diğer takımlardan alacağımız 3 puanlardan farkı yok. Gelseydi belki de takım biraz da stresli olabilirdi. O yüzden gelmemiştir."

Ne demekse artık!..

Madrid'de Milan-Man.United

Ekmeğini yazarak ve konuşarak kazanan biri için tatil galiba klavyeden uzak durmak ve mümkün olduğunca kısa cümleler kurmak demek. Ben de onu yaptım bir hafta Madrid'de. Biriktirmeyi ihmal etmedim tabii. Hafta içinde Frente Atletico'dan, Santiago Bernabeu'ya yazılası çok hikaye var. Geçen hafta salı akşamı Madrid'de izlemesi kolay olan maç O.Lyon-Real Madrid idi tabii. Maç yayınlayan her mekanda o maçın açık olacağı kesindi. Biz Milan-Manchester United maçını gözümüze kestirmiştik. Akşama doğru bir arkadaşım aradı, Star vermiyor dedi maçı, çıldırmış doğal olarak. D-Smart gibi kısıtlı bir platforma mahkum etmelerine bir anlam veremiyorum Şampiyonlar Ligi'ni. Ellerindeki en büyük futbol organizasyonunda bu turun en değerli maçını naklen vermiyorsan neden yayını elinde tutarsın ki! Arkadaşım iyi dileklerini iletti Star'a ve kapattık. Biz de biraz şansımız varmış ki güzel bir İrlanda pub'ı (Moore's) bulduk akşam için. İyi yerden seyredelim diye de 1.5 saat önceden perdenin karşısındaki masaya oturup İrlanda biralarına verdik kendimizi. Güzel maçtı, İtalyanlar da pub'ı doldurunca izlemesi keyifli oldu. 4 Türk, Madrid'de bir İrlanda pub'ında bir İtalyan ve bir İngiliz takımının maçını izledik. Üzerimize yapışan globalizmi de otele yürürken Madrid yağmuru sildi attı.. Şimdi baktım programa. Inter-Chelsea maçın Allahtan Çarşamba akşamı ve Star naklen veriyor...

19 Şubat 2010

Hafta Sonu Futbol

20 Şubat Cumartesi
13:30 Bucaspor-Kartalspor / D Spor
13:30 Göztepe-Şanlıurfaspor / Yeni Asır TV
14:45 Everton-Man United / Spormax
15:00 Eskişehirspor-Gençlerbirliği / Lig TV
16:30 Nurnberg-Bayern / TRT 3
17:00 Wolves-Chelsea / Spormax
19:00 Trabzonspor-İstanbul BB / Lig TV
21:00 Barcelona-Santander / NTV
21:45 İnter-Sampdoria / NTV Spor
22:00 Paris-Toulouse / Kanal A
23:30 Corinthians-Rio Branco / Spormax
21 Şubat Pazar
13:30 Altay-Rizespor / D Spor
16:00 Aston Villa-Burnley / Spormax
16:00 Bologna-Juventus / NTV Spor
16:30 Freibourg-H.Berlin / TRT 3
17:00 Man City-Liverpool / Spormax
18:00 Marseille-Nancy / Kanal A
19:00 Beşiktaş-Galatasaray / Lig TV
19:30 Portsmouth-Stoke City / Spormax
21:00 Palmeiras-Sao Paulo / Spormax
21:45 Bari-Milan / NTV Spor
22:00 Rennes-Lille / Kanal A
22:00 Real Madrid-Villareal / NTV
22 Şubat Pazartesi
20:00 Dardanelspor-Karabükspor / D Spor
20:00 Fenerbahçe-Bursaspor / Lig TV
22:00 Blackburn-Bolton / Spormax (Premier League)
22:00 Valencia-Getafe / (La Liga)

11 Şubat 2010

Hafta Sonu Futbol

9 gün tatil arası. Futbol, Prado, Tapas... Okuyan, paylaşan herkese selam ederim. Görüşmek üzere...
12 Şubat Cuma
21.30 Mönchengladbach – Nürnberg (TRT 3)
21.45 Milan – Udinese (NTVSPOR)
13 Şubat Cumartesi
13.30 Mersin İdman Yurdu – Altay (D SPOR)
14.00 Chelsea – Cardiff (NTVSPOR)
16.30 Bayer Leverkusen – Wolfsburg (TRT 3)
19.00 Gaziantepspor – Beşiktaş (LİG TV)
19.15 Manchester City – Stoke City (NTVSPOR)
19.30 Bayern Münich – Dortmund (TRT 3)
20.00 Ituano – Sao Paulo (SPORMAX)
21.00 Xerez – Real Madrid (NTVSPOR)
22.00 Lyon – Lens (KANAL A)
23.00 Villarreal – Athletic Bilbao (NTV)
14 Şubat Pazar
14.00 Denizlispor – Kayserispor (LİG TV)
15.30 Bolton – Tottenham (NTVSPOR)
17.45 Crystal Palace – Aston Villa (NTVSPOR)
18.00 Auxerre – Rennes (KANAL A)
18.30 Frankfurt – Freiburg (TRT 3)
19.00 Manisaspor – Fenerbehçe (LİG TV)
21.00 Santos – Rio Claro (SPORMAX)
21.45 Napoli – Inter (NTVSPOR)
22.00 Atletico Madrid – Barcelona (NTV)
22.00 Bordeaux – St. Etienne (KANAL A)
15 Şubat Pazartesi
20.00 Bursaspor – Trabzonspor (LİG TV)

Atletico Madrid vs. Barcelona

Pazar akşamı Barcelona namağlup çıkacak Vicente Calderon'a. Atletico Madrid bu akşam 4-0'un rövanşında Santander ile oynuyor Kral Kupası yarı finalinde. Mucize olmazsa finalin adı Sevilla-Atletico Madrid olacak. Barcelona'nın belalısıdır Atletico Madrid ve ezeli rakibi Real Madrid'e de her seferinde kıyak geçmişlerdir Katalanları devirerek. Guardiola'nın bu kez işi zor. Rafa Marquez ve Pique kırmızı kart cezalısı, Dmitro Chygrynskiy, Abidal ve Dani Alves sakat. Defans hattında adam kalmadı. Sağ bekte genç takımdan Marc Bartra, sol bekte Maxwell'i kullanacak. İki stoper ise Puyol ve Gabriel Milito olacak. Sport gazetesi bardağın dolu tarafından görmüş bu sakatlık haberlerini. En iyi defans hücumdur demişler. Göreceğiz...

Raul&NY

Real Madrid taraftarı sezon başında yapılan ankette onu gözden çıkardığını belli etmişti. 14 Ocak tarihli ankette de forvette Benzema oynasın çıkmıştı. Sezon sonunda ABD'ye gideceği haberleri de yeni değil ama manşetlerle yavaş yavaş ısındırıyorlar. New York Red Bulls'un adı geçiyor transferde. Aynı kulüp Henry ve Maldini'ye de talip. Bildiğin Cosmos stili işte... Gittiği gün, sorulacak soru şudur elbette: "Real Madrid'in yeni bayrak adamı kim?" Cevabı da basit aslında: Casillas... İker Casillas 28 yaşında ve hafta sonunda Real Madrid kalesinde 500. resmi maçına çıkacak...

10 Şubat 2010

Buonanotte

Kazadan 45 gün sonra Buonanotte, Ole gazetesine konuşmuş. Durumu iyi. En azından fitness salonunda çalışacak kadar kendine gelmiş. Paramparça olmuş otomobilden çıkması mucizeydi. Bu mucize onu kiliseye daha fazla bağlamış. Ölen arkadaşlarını aklından çıkartamıyor tabii. Bu sezon sahalara dönmeyeceği kesin...

ALS İçin Futbol Kitabı


Bu projeyi bloglarınızda duyurmanızı rica ediyorum.

Geliri tamamen ALS MNH Derneği'ne bağışlanacak olan bir futbol kitabı
projesi...

Anadolu futbolunu yazan bloggerlar olarak en büyük çabamız
sesimizi duyurmaksa, sadece ama sadece Anadolu üzerindeki ilgisizliği biraz
olsun kırabilmekse; sadece blog satırlarından değil; sahaflardan, kitapçılardan
da insanlara seslenmeliyiz. Bunun için birkaç kitap yazıldı Türkiye'de, lakin
çok büyük kitlelere ses duyurulamadı, Anadolu içinse hala aynı tas aynı hamam!
İlgisizlik had safhada...

Bizler, biliyoruz ki Anadolu'da büyük bir
potansiyel, lakin büyük olumsuz koşullar var. Bu olumsuz koşullardan birisi de,
bilgisizlik. Madem takımını destekliyorsun, madem kalemine sarılıyorsun; sen de
katıl! Destek ver...

Takımına dair yazabileceğin şeyleri, insanların
ilgisini çekeceğini düşündüğün yönlerini; geçmişi, bugünü ve yarını harmanlayıp
yaz...

Sayfa sayısı konusunda bir kısıtlama olmamakla beraber, 10 - 15
civarı bir sayfa sayısı olursa iyi olur. Yazı konusu olarak belli bir kıstasımız
yok, sadece okuyanın gözünde takımın eskiden bulunduğu ve şimdi içinde olduğu
koşullar, futbolun ana şartı taraftar, oyuncular gibi futbol ögeleri canlanmalı.

Futbol bizimle güzel, futbolu güzelleştirmek de bizim elimizde!
Yazıları yollamak veya projeye dair bilgiler almak için adres:
flagg.a@gmail.com
Twitter: http://www.twitter.com/alsicinfutbol
Facebook
Grubumuz: http://getir.net/kvo

9 Şubat 2010

Napoli vs. Collina

De Sanctis, Napoli kalesinde 6 maçtır gol yemiyordu. Hafta sonunda eski kulübü Udinese deplasmanına gittiler. Hakem de Napoli'yi çatır çatır yedi. Udinese maçı 3-1 kazandı ama bir penaltı tartışmalı, Napoli'li Maggio'nun oyundan atılması tartışmalı. En büyük hata da sarı kartı olan Lukovic'e çıkması gereken ikinci sarının Gökhan İnler'e gösterilmesi. Napoli, Şampiyonlar Ligi için saldırıyor. 4. sıra önemli. Hafta sonunda Inter gelecek Napoli'ye. 50 yıllık hikayedir. Güney takımları her zaman hakemlerin Kuzey takımlarını kolladıklarını iddia ederler. En çok korunan da Juventus'tur tabii. Hakem Komitesi başkanı Collina'yı bu maskelerle protesto edeceklermiş. Maç da iyi maç olur o da ayrı konu tabii.

Forza İtalia

Melissa Satta/Sport Illustrated
10 yıl önce Christian Vieri
Vieri ve Formaları

Naklen Yayınlar

9 Şubat Salı
21.30 W. Bremen – Hoffenheim (KANAL A)
21.45 Man. City – Bolton (SPORMAX)
10 Şubat Çarşamba
16.30 Trabzonspor – İstanbul Belediye (TRT 1)
20.00 Galatasaray – Antalyaspor (TRT 1)
20.00 Bayern Münich – Greuther Fürth (KANAL A)
21.45 Arsenal – Liverpool (SPORMAX)
21.45 Parma – Inter (NTVSPOR)
11 Şubat Perşembe
16.30 Denizlispor – Manisaspor (TRT 1)
20.30 Bursaspor – Fenerbahçe (TRT 1)

8 Şubat 2010

Derdimiz Zemin

San Siro'nun zemininin birkaç sezon önceki halini hatırlarsınız. Kelleşmiş zemine yamalar yapmışlardı, iki takımın lig, kupa ve Şampiyonlar Ligi trafiğinden nefes almayan sahayı iki sezondur adam ettiler. San Siro yeterli güneş ışığı almadığından çimler tutmuyordu. Çare sahaya yerleştirilen lambalar oldu. İnönü'de Beşiktaş-Bursaspor maçı kağıt üzerinde zevkli geçmesi beklenen bir maçtı. İlk yarısını izlemek azap oldu. Yağmur yüzünden topu dürten 22 adam. Ne olduysa devre arasında oldu. Yağmur durdu ve son restorasyonda drenajı iyi yapılan zemin yağmuru yuttu ve ikinci yarı düzgün zeminde oynandı, harika bir ikinci yarı izledik. Daha bir yıl önce açılan Kayseri'nin zeminini hafta sonunda gördük. Hoş açıldığında da problemliydi. Ayağa pas oynamak mümkün değildi. Futbolcular 5-10 metrelik paslarda bile topu kaldırmak zorunda kaldılar. Gelelim Şükrü Saracoğlu'na. Üstü kapandığından beri San Siro gibi hava sirkülasyonu azaldığından dolayı çimlerin zarar gördüğü söyleniyordu. Devre arasında tedavi niyetine benzer ışık yöntemi kullanıldı. Zarar gören yerler kalıp olarak değiştirildi ama çimin kök tutması gereken süre beklenmeden maç oynandı. Son 2 maçta Fenerbahçe'nin verdiği sakat sayısı 3. Uğur'un diz sakatlığı için Aykut Kocaman ben düzgün zeminde bağlarımı kopardım diyor ama onun kadar iyimser olmamak lazım. Kötü zemin dizin en büyük düşmanıdır. Boşa bastığında dizi de bırakırsın. Benzer sakatlıkları Bülent Akın ve Baliç de zemin yüzünden yaşamıştı. Lugano'nun adale sakatlığını zemine bağlamamak lazım ama zemin o kadar kötü ki birinin burnu kanasa yine bu zemin suçlu olacak. Şükrü Saracoğlu'nun zemini için yıllardır altı bataklık olduğundan çim tutmaz deniyor. Son yağışlardan sonra dere yatağından sızan suların stadın zeminine yürüdüğü de söyleniyor. Aziz Yıldırım'ın zemini ısıtmalı yapacağız açıklaması bu derdin çözümü değil. Isıtmalı zemin karlı, buzlu havalarda avantaj sağlar. Zeminin komple kaldırılıp, işin piri mühendislerin adam gibi drenaj sistemi kurması gerekiyor bu stada. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın zemini de iyi durumda değil. Trabzonspor-Manisaspor maçındaki zemin iki maç sonra "Ben de biterim" diyor. Bu noktada pası Flying Dutchman blog'a atıyorum. Belçiklı şirket Desso Sport Systems'in patentini aldığı Desso GrassMaster System hakkında güzel bir post var...

Arşivden Rio Ferdinand

İngiliz Milli Takım kaptanlığını John Terry'den alıp Rio Ferdinand'a verdi Capello. Sebebini tekrar etmeye gerek. Milan'ı çalıştırdığı yıllarda Lentini'nin kariyerini bitiren trafik kazasından hemen önce Toto Schillaci'nin karısıyla birlikte olduğu dedikodularına hiç ses çıkarmadığı da yazıldı. Rio Ferdinand'ın da çok seveni var tabii. Hemen bu fotoğrafı çıkartmışlar arşivden. Bu mu İngiliz Milli Takım kaptanı diye. Verin Rooney'e kardeşim, kurtulun adam finallere kadar 40 gol atmış olacak...

7 Şubat 2010

Euro 2012 Kuraları

Öncelikle Türkiye'yi bu kuralar sonrasında hangi grupta görmek istemezdim? İngiltere'nin başı çektiği G grubu mesela ya da İspanya'nı grubu. Hatta İtalya'nın grubu. O gruplarda işimiz çok ama çok zor olurdu. Bunun dışında düştüğümüz A grubunun bana göre diğerlerinden pek farkı yok. Almanlar herkesi devirir de Avusturya'ya kıyak yaparlar mı? Bunu göreceğiz. Gurbetçilerin yoğun olduğu ülkeleri çekmemiz güzel olmuş. İspanya'da öksüz kalmıştık. Biz bu gruptan çıkar mıyız? Günün sorusu bu olmamalı elbette. Önce teknik adamını bulmak zorunda futbol federasyonu. Aylardır o gelecek, bu gelecek diye diye kuralara teknik adamsız götürdüler ülkeyi. Son bir not: Direkt gidecek en iyi ikinci, bence Hırvatistan&Yunanistan grubundan olur. Bir de Portekiz'in bu grupta kıçı donar: Danimarka, Norveç, İzlanda.....