23 Haziran 2008

Galatasaray 2008-2009 Formaları

Galatasaray 2008-2009 sezonu formaları. Ali Sami Yen net forumdan öğrendiğim kadarıyla lansman öncesinde formaların fotoğrafları nete sızmış. Formalar 1 Temmuz'da Topkapı Sarayı'ndaki şampiyonluk balosunda tanıtılacaktı. Beyaz forma iyi, diğerleri kötü bence. Yine de sahada görmek lazım...

22 Haziran 2008

Kılıçla Yaşayan Kılıçla Ölür

Euro 2008'de sadece maçları seyrettim ekranda, 2-3 dakikalık zaplar dışında ne öncesinde ne de sonrasındaki yorumlar. Bugün erken oturdum ekran başına. ATV'de Selçuk Manav, Gürcan Bilgiç'e Aragones'i soruyor: "Ne diyorsunuz uzağı göremiyormuş." Maç başlamadan asabım bozuluyor. Aragones ekrandan mı izliyor maçı, hadi öyle bir problemi var, gözündeki gözlük nedir? Bu soru nedir? Oyuna bakmak lazım sadece oyuna... Tünelde Cassano eski takım arkadaşları Casillas ve Sergio Ramos ile bildik yılışıklığı içinde şakalaşırken, Torres'in buz kesmiş konsantrasyonuna takıldım. Almanlarda Lehmann, dün gece Van der Saar da aynı görüntüyü vermişlerdi. İtalyan basını Ambrosini yerine Camoranesi bekliyordu ilk 11'de, olmadı. İspanyol onbiri ise ezber olan. Gün içindeki tahminim İspanyolların yaslanıp, İtalyanları beceremedikleri kontratağa zorlayacakları ve iki fuleli adamla tandemi yırtacakları şeklindeydi. Donadoni ya İspanya'yı favori gördü ya da Rusya'nın düştüğü hataya düşmemek için kontrollü başladı oyuna. Oyunun son 10 dakikası hariç; hiç 10'a 10'a bir top oynanmadı sahada. İki takımın da defansı çakılı, iki ön liberosunun rakip sahaya geçmesi yasak, 4'e 4 çarpıştıkları kısır bir 90 dakika. Hollanda, Fransa, Portekiz bu turnuvadan kötü defans yüzünden gitmişlerdi. Bu iki takım da bu turnuvada en zayıf halkaları görünen defanslarının mükemmel oyunuyla 2 saat birbirlerine gol atamadılar. Pozitif futbolun turnuvası Euro 2008. İlk yarıdaki oyun İspanya'ya yazıldı. Luca Toni'ye uzun top atacak Pirlo cezalı olunca; kimse kalkıp bunu denemeyi cesaret edemedi. Eden de karavana attı. Fransa'yı böyle yıpratmışlardı. Perrotta'ya 3 maçtır sabreden Donadoni, Aqualiani gibi bir adamı da Xavi ve Inieasta peşinde koşturunca; geriye De Rossi ve Ambrosini kaldı ki, ikisi de rakip sahaya geçmediler bile. İki tandem de muhteşem oynadı. Çoğunluk, 3 çeyrek finalden sonra bu akşam bol küfür etmiştir ama ben bu muhteşem satranç hamlelerinden büyük keyif aldım. Ekrandaki yorumların büyük bir çoğunluğuna katılmıyorum maalesef. Ömer Üründül'ün garip bir İtalya antipatisi var ve her yorumuna sirayet ediyor. Camoranesi değişikliğinde Donadoni, orta sahayı ileri çıkartacak top tutacak adam ihtiyacı olduğu için aldı oyuna Juventus'luyu. Aragones harika bir karşılık verdi taktik savaşında. Geriye yaslanıp uzun ve kontra çıkabilmesi için artık ortada oyunu Xavi ve İniesta ile -ki yorulmuş ve düşüyorlardı-domine etmesine gerek yoktu. 3 Roma'lının dillerini dışarı çıkarmıştı zaten. Fabregas'ın gol vuruşu ve Cazarlo'nın enerjisiyle; son adamlara işi bitirtmeye kararlıydı. Donadoni klasik top ayağına geldi mi oynayan; savunma nedir bilmeyen Cassano'yu yine sahada unuttu ve son çeyrekte ancak aldı Di Natale'yi. İki efsane kalecinin olduğu kaleye gol atmak kolay mı? Buffon da Casillas da çıkmayacak topları da çıkardılar. Buffon'un elinden kaçıp direğe kleps olan topta yine İtalyan balı mı demiştir herkes. Kontrada yakalanmamak için iki İtalyan bekin ortaları ancak 35-40 metreden yaptığı oyunda, İspanyol bekleri -ki Ramos bile- rakip sahaya zor geçtiler. 88 yıldır resmi maçta yenilmeyen İtalya yine yenilmedi İspanya'ya 90 dakikada. Guiza -Torres çıkarken cık cık yapıyordu- iki eliyle aldığı topu gol yapsa; Fenerbahçe'ye zor gelirdi. Penaltıyı kaçırarak bu transferi kolaylaştırdı. 2006'ın son penaltıcısını ilk sıraya yazmışlar. Grosso, Berlin'in ters köşesine vurdu. Bu turnuvada İtalyanların en iyisi De Rossi kaçırdı penaltıyı. Futbolun cilvesidir bu. Casillas, Real Madrid için öyleydi (San Iker) artık tüm İspanya için bir halk kahramanı. Tamam Barcelona hariç. Boks maçı olsa sayıyla İspanyollara verirdim. Ramon kardeşe tebrikler, Viva Espana, sayesinde yarım İspanyol olduk blog ahalisi olarak. Donadoni bu takıma elemelerde de azdı, 3 güne kalmaz gider. Euro 2008 defans delilerini affetmiyor. 2006'da kupayı penaltıyla alan; penaltıyla gitti bu kez evine. Kılıçla yaşayan kılıçla ölür. Bunu da en iyi Vatikan'dakiler bilir... Bu arada genç Senna 32 yaşında...
Euro 2008'i kim kazanır? Anket sağ kolonda..

Euro 2008 Manzaraları #11


Euro 2008 Manzaraları #10


David Villa vs Luca Toni

Turnuvaya Milan orta sahasıyla başlayan Hollanda 3 atınca Romalılara sarılan Donadoni'nin bugün seçme şansı yok. İki Milan'lı Pirlo ve Gattuso cezalı. "İtalya kötü başladığı turnuvalarda finale gider ve 88 yıldır İspanya'ya yenilmiyorlar, İspanyollar yüzer yüzer kuyruğunda bırakır" İtalya'nın artıları. İspanyollar her turnuvada umutlular bu kez çok daha fazlası. Grup ikincilerinin yarı finalist olduğu bu turnuvada bu seriyi bozacak başka takım da kalmadı zaten. İki takımın da defansı en zayıf halka. İtalyanlar Toni'ye şişirecek, Puyol-Marchena tandemi bol bol ezilecek. İtalya'da Chiellini, Emre Aşık modeli, kazıyarak giriyor rakibe ve Torres-Villa ikilisi karşısında kırmızı karta açık. Bir İspanyol oyuncunun dirsek yiyip, suratının kanamasına 1'e 20 veriyor bahis şirketleri 14 yıl önceki Tassotti'nin Luis Enrique'ye attığı dirseğin hatırına. İtalya orta sahada daha iyi. Tahminim Aragones Rusya maçı taktiğiyle oynayacaktır. İtalya'nın set hücumlarına izin verip, orta sahayı oyundan düşürecek uzun toplarla Torres ve Villa'yı iki stoperle bire birde yakalamaya çalışacak. İtalyanların bu kadro ile oyunu kendi sahalarında kabul etmelerine imkan yok. Grup maçlarının kötüsü Perrotta yine kötü oynarsa; Cassano yine ortalıktan kaybolursa İspanyolların işi kolaylaşır. Kim kazanırsa kazansın bu gece rüyasında Arshavin'i görecek ama...

Dani Guiza

İtalya-İspanya maçının sonucu Fenerbahçe'nin haftabaşı gündemini de belirleyecek. Zico son röportajında "Aragones hayırlı olsun" dedi. Zico ve Aragones ayrı bir yazı konusu olsun; Guiza transferine bakalım. İspanya bu akşam elenirse Guiza'nın direkt İstanbul'a geleceğini yazıyor İspanyol medyası. Barça-Real Madrid dışında hiçbir La Liga kulübü ona Fenerbahçe'nin önerdiği rakamı ödeyemez. Yıllık 3 milyon euro. Kariyerinin gidişatını ben Luca Toni'ye benzetirim. Luca Toni 20'li yaşların başını sessiz geçirip; Brescia, Palermo derken Fiorentina'da tavan yapıp Bayern Munih'in yolunu tuttu ve milli takımın santrforu oldu. Guiza da son 3 sezonda parladı. İki sezon Getafe'nin ardından bu sezon Mallarco'da patladı. Türk futbol tarihinde geçmiş sezonu Avrupa'nın 5 büyük liginde gol kralı bitirip bizim ligimize transfer olan bir golcü var mı? Yok. Bu yüzden bu büyük bir transfer. Toni, küçük takımların büyük golcüsü mü sorusuna Bayern Munich'de bu sezon 40 gol atıp cevap verdi. Sıra Mallorca'da 27 gol atan Guiza'da. Guiza'nın avantajı Bundesliga değil Turkcell Süper Ligi'ne geliyor olması. Gol sevinçleri eski Atletico Madrid'li Kiko'dan emanettir bu arada... İmza atılmadan bitti dememek lazım...

Marca vs La Gazzetta dello Sport

İki ülke için büyük gecenin sabahı. Marca La Gazzetta dello Sport'a karşı. Marca'nın 1. sayfası yine yaratıcı. Bu ayaklar ve eller tarihi değiştirecek. La Gazzetta başlığını İspanyolca atmış. Yürü be İtalya...

Absolut Rusya

3 gün önce Hollandalılar çeyrek finalde atacakları golden sonra beşik sallayarak gol sevinci yaşamayı konuşmuşlar mıdır acaba? Muhtemelen. Boulahrouz'a en güzel hediyeyi vereceklerdi böylece. Olmadı; hayat bu... Dün gece bir dakika sonra ne olacağını biliyor muyduk ki? 3 gün içinde olacakları bilebilsinler? Gruplarda en iyi futbolu oynayan Hollanda'yı bu kupadan önce matem havası; sonra Rusya yolladı evine. 4 günde bir maç trafiğinde avantajlı olan grubun son maçında aslarını dinlendiren Hollanda idi aslında. Ruslar tempoyu yükselttikleri İsveç ile grup finalinden yıpranmış gelmişlerdi çeyrek finale. İlk 3 maçta oynayan Boulahrouz kendisi karar vermiştir onbirde çıkmayı. 72 saat önce bebeğini kaybeden bir adam ya sahanın yıldızı olacaktı ya da o sahada dibe vuracaktı. İkincisi oldu. Bu kez telafisi olmadığından tedirgin başladı Hollanda. 3 maçta da hücüm varyasyonlarında efektiftiler ancak savunmaları İtalya maçından beri zangır zangır titiriyordu. Kalende Van der Saar olunca pek hissetmiyorsun bu sallantıyı da; nereye kadar? İtalya ve Fransa maçlarının ziyadesiyle iyisi Gio'nun yaşı, bedeni bu maçı kaldıramadı. Diğer bek de matemde olunca kanatlardan gelemez oldu Hollanda. Tek şansları pivot Ruud'un üzerine top atıp; Van der Vaart ve Sneijder ile sekenleri toplamaktı. Rus tandemi iyi basınca Nistelrooy da top tutamaz oldu. Oysa ki Hollanda onun beklettiği toplarla çoğalıyordu rakip sahada ve geriden gelen beklerle hücumda 7-8 kişi olmayı başarıyordu. Yapamadılar. Ruslarda Kolodin'in 3 füzesi, Arshavin'in topu alsa hiç bırakmasa biz de seyretsek zerafeti ve Pavlyuchenko'nun presi ve iki bekin Sibirya ekspresi gidip gelmeleri... İlk yarıda skor yazmasa da oyunun onların lehlerine gittiğini gösterdi. Futbolun adaleti var bu turnuvada. Van Basten baktı olacak gibi değil; Boulahrouz aldı oyundan, sağ kanatları zaten düşmüştü oyundan. Heitinga daha oyuna ısınamadan çaktı Rusya golü. Bu matem havası Hollanda'yı bitirmiş. Takım olarak reaksiyon gösteremediler geride olmaya. Terim son 15'de Semih'i alıp tek ön liberoya düşmüştü. Van Basten 1-0 geride olduğundan bu riski 60'da aldı. Almanya'da Gomez, Hollanda'da Kuyt-gol değil oyun- bu turnuvada boş çekenler. Devrede onun yerine giren Van Persie de inanılmaz kötü. Afellay'in bir katkısı olamazdı çünkü Hollanda son 20'de Kobe Bryant'lı Lakers gibi oynamaya başladı. Kobe, Sneijder'dı. 20-25 metre, cephe, çapraz neresi olursa olsun kaleyi gördüğü, görmediği her yerden vurdu. Atsa 3'lük olacaktı sanki. Total futbolu yaratan ülke tek adamın ayağına kalmıştı ki; serbest vuruştan 2 kör topta saklanan Rusya 3. de sobelendi. Nistelrooy bu affetmez.Uzatmada "atamayana atarlar, Hollanda atar mı?" derken, kaçırmaktan bıkmayan Ruslar en sonunda Arshavin'in; "al da at, kalenin içine gir, dokunsan yeter" pasıyla hakettikleri turu aldılar. Arshavin vs Sneijder maçıydı. Kazanan, kroke olmuş Hollanda savunmasına acımayan ve üçüncüyü çakan Arshavin oldu. Turnuvaya iyi başlayan Hollanda kötü bitirdi. Matem mazaretleridir. Kötü başlayan Rusya şimdi ilk maçta 4 yediği İspanyollara 4 atacak kıvama geldi. 3 grubun da lideri evine döndü. Yarın gece eve dönen İspanya mı olacak acaba?

The Show Must Go On

Khalid Boulahrouz
empty spaces, what are we living for
abandoned places, i guess we know the score
on and on
does anybody know what we are looking for
another hero, another mindless crime
behind the curtain in the pantomime
hold the line
does anybody want to take it anymore
the show must go on
the show must go on
inside my heart is breaking
my makeup may be flaking
but my smile still stays on...............

21 Haziran 2008

Domenech Bakkala

Fransız Futbol Federasyonu, Euro 2008'den erken dönen Raymond Domenech'in makam aracına el koymuş(!) Domenech Paris'te bakkala giderken...

Sneijder vs Arshavin

Dün geceden sonra Rusya kontrolsüz çıkıyor; Hollanda orta sahası oyundan düşer mi vs. yazmaya çekiniyor insan. A ve B grubundan ikinci çıkanlar yarı finalde. Bu seri devam ederse ufukta bir Rusya-İtalya yarı finali var demektir. Bu maç güzel olacak ama dün gece gibi olmayacak orası kesin. Artık bizi hangi maç keserse(!)
Muhtemel onbirler:
Hollanda: Van der Sar; Boulahrouz, Ooijer, Mathijsen, van Bronckhorst; de Jong, Engelaar; Kuyt, van der Vaart, Sneijder; van Nistelrooy.
Rusya: Afinkeyev; Anyukov, Ignashevich, Kolodin, Zhirkov; Semak, Zirianov, Semchov, Bilyaletdinov; Arshavin, Pavlyuchenko.

Şampiyonlar Ligi 2008/2009

Şampiyonlar Ligi'nde 2008-2009 takvimi. Kuralar 1 Temmuz'da çekiliyor. Fenerbahçe'nin mesaisi 29/30 Temmuz'daki maçla başlayacak. Galatasaray ilk maçına 12/13 Ağustos'ta çıkacak. Final 27 Mayıs 2009'da Roma Olimpiyat Stadı'nda...
Kura
01.07.2008
Nyon: First and second qualifying round
01.08.2008, 12.00CET (tbc) Nyon Third qualifying round
28.08.2008
Monaco Group stage
19.12.2008, 12.00CET Nyon First knockout round
20.03.2009
Nyon Quarter-finals, semi-finals and final
Takvim
First qualifying round, 1st leg 15/16.07.2008
First qualifying round, 2nd leg 22/23.07.2008
Second qualifying round, 1st leg 29/30.07.2008
Second qualifying round, 2nd leg 05/06.08.2008
Third qualifying round, 1st leg 12/13.08.2008
Third qualifying round, 2nd leg 26/27.08.2008
Group stage, Matchday 1 16/17.09.2008
Group stage, Matchday 2 30.09/01.10.2008
Group stage, Matchday 3 21/22.10.2008
Group stage, Matchday 4 04/05.11.2008
Group stage, Matchday 5 25/26.11.2008
Group stage, Matchday 6 09/10.12.2008
First knockout round, first leg 24/25.02.2009
First knockout round, second leg 10/11.03.2009
Quarter-finals, first leg 07/08.04.2009
Quarter-finals, second leg 14/15.04.2009
Semi-finals, first leg 28/29.04.2009
Semi-finals, second leg 05/06.05.2009
Final (Stadio Olimpico, Rome) 27.05.2009

UEFA Kupası 2008-2009

UEFA Kupası 2008-2009 Takvimi. 1. tur ilk maçı 18 Eylül'de. Final 20 Mayıs 2009'da Şükrü Saracoğlu Stadı'nda...
First qualifying round, 1st leg 17.07.2008
First qualifying round, 2nd leg 31.07.2008
Second qualifying round, 1st leg 14.08.2008
Second qualifying round, 2nd leg 28.08.2008
First round, 1st leg 18.09.2008
First round, 2nd leg 02.10.2008
Group stage, Matchday 1 23.10.2008
Group stage, Matchday 2 06.11.2008
Group stage, Matchday 3 27.11.2008
Group stage, Matchday 4 03/04.12.2008
Group stage, Matchday 5 17/18.12.2008
Round of 32, first leg 18/19.02.2009
Round of 32, second leg 26.02.2009
Round of 16, first leg 12.03.2009
Round of 16, second leg 18/19.03.2009
Quarter-finals, first leg 09.04.2009
Quarter-finals, second leg 16.04.2009
Semi-finals, first leg 30.04.2009
Semi-finals, second leg 07.05.2009
Final (Şükrü Saraçoglu Stadium, Istanbul) 20.05.2009

İz Değil Fay Kırığı

At, kaçır; kazan, kaybet. Turnuva başından beri dileğim Euro 2008'e biz iz bırakalım idi. Sıradan olmalıyım, bu dünyada kim futbol konuşuyorsa; az ya da çok bizi de konuşsun idi. Çek maçı sonrası dileğim yerine gelmişti. İz bırakmıştık bu turnuvada. Dün gece fazla olduk ama. Bu iz değil; futbol tarihinde bir fay kırığı. O kırıktan fışkıran lav; bildiğimiz, ezberlediğimiz bütün futbol dizilişlerini, sistemlerini, eleştirilerini yakıp geçti. Sizi bilmem ama benim futbola bakışım dün gece değişti. Severdim, tutkumdu ama artık puta tapar gibi tapıyorum futbola. Aday kadro, ilk onbirler, bireysel performanslar, teknik-taktik... Hepsi bir yere kadar; ya da kadarmış. Öğrendik. Milyon satır yazılabilir dün gece hakkında. Hepsi sonunda kifayetsiz kalır. Futbolu sevmeyen, dün gece ekranında o maç olmayan insanlara acıyorum sadece. Onların da elbette anlatacakları bir hikayeleri vardır bu hayatta. Biz ise bir masal anlatacağız çocuklarımıza. İçinden mutlaka "hayat varsa umut vardır" geçecek...

Euro 2008 Manzaraları #9

Hayat Varsa Umut Vardır II

" İmkansız"
Türkçe değilmiş.
Öğrendik....
..........................................

20 Haziran 2008

Picasso vs Goya

Biz Servet oynamayacak onun derdindeyiz Ramon geldi yine karıştırdı ortalığı. Önce Ramon kim kısa bir özet geçeyim. Bloga uzun zamandır kendi dilinde yorum bırakan Real Madrid taraftarı en hasından bir İspanyol. Barcelona ve Katalanlar'a ait ne varsa da ezip geçiyor esprili bir dille. Genelde Cruyff'a sallardı bugün şişi Picasso'ya batırmış. Dario Simic postu altında Picasso mu Goya mı diye bir tartışma aldı yürüdü. Blog müdavimlerini ankete davet ediyorum. Eğlenelim biraz. Bir tarafta Picasso ve Guernica diğer tarafta Goya ve La Carga de los Mamelucos. 4 gün sonra Ramon'a vereceğiz cevabımızı...

P h i l o s o p h y F o o t b a l l #2

Ültimatom

Euro 2008'in en büyük tehditi buydu:
"Van Basten has a two year contract with Ajax but I know that after he wants to come to coach in Italy. “Will it be at Milan? We will see. But for sure he will want to arrive in Italy with a clean slate, and he cannot do this by losing to the Romanians on purpose." Cesare Maldini

Özel Olmayan Dario Simic Haberi

Galatasaray'da Dario Simic transferine bitti gözüyle bakılıyor spor sayfalarında ama Dario Simic'in bundan haberi yok galiba. Ben bu transferi blogda yazdıktan 3 gün sonra gazetede "özel haber" diye verenlere selam ederim bu arada. Yakında görüşeceğiz... Ortalık özel haberden geçilmiyor. Özel haber dediğin birinci kaynaktan alınan haberdir kardeşim. Menajerlerin dolduruşa getirdiği; muhabirlerin yalan haber geçtiği sonra da kaynak gösterdiği kıçı kırık transfer sitelerinden özel haber mi olur? Dönelim Simic'e. Simic, "Fiorentina'da oynamak istiyorum" diyor. Fiorentina'da defans boşaldı, bir stoper bir de sol bek alacaklar. Fiorentina zaten peşindeydi oyuncunun. Simic de "Prandelli'yi ve takımı çok beğeniyorum" demiş. Galatasaray'ın bu transferi bozabilmesi için Fiorentina'nın iki katı yıllık ücret vermesi lazım.. Simic'e bir de Terim'i sormuşlar: "Terim'e Fiorentina'yı soracak mısın?" diye. Gereği var mı? demiş Hırvat... Bak şimdi bu özel haber mi? Yok fiorentinanews 'de yazıyor. Song'un yollandığı, Emre Güngör'ün 2 ay olmadığı, Servet'in (transfer+sakatlık) durumunun belli olmadığı Galatasaray bakalım nereden bulacak 2 stoperi bu arada...