15 Şubat 2008

Juventus-Roma

Serie A'da Inter'e hakemlerin yaptığı kıyaklar malumunuz. 8 puan gerisinde 2. sırada olan Roma yarın (21:30) Juventus deplasmanına gidiyor. Inter ve Roma arasında 2 sezondur yaşanan rekabette söz düellosunda son kurşunu Roma'nın hocası Spalletti sıktı. Dün, bir zamanlar Okan'ı Emre'yi Inter'e götüren adam olarak bildiğimiz Inter yöneticisi Oriali: "Roma'nın Siena'dan 3 yemesi bizim suçumuz mu?" deyip orta yere molotof kokteyli açınca, Spalletti'ye de bugün sulamak düşmüş:" Oriali kapasın çenesi, ligin zirvesinde olunca dağın tepesindeki gibi oksijen azlığı çekiyorlar bu da rahat düşünmelerini engelliyor". Taşı gediğine oturtmuş Spalletti. Roma haftaya Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi oynayacak. Juventus'un öyle bir derdi yok. Bir de konuyla alakasız ama kendisine cam adam yakıştırmasını yapanlara Kurtlar Vadisi jargonuyla "bazı camlar kurşun geçirmez" diyen Gökhan Zan yine sakatlanmış. Neymiş bazı camlar kurşun geçirirmiş. Blog iki gün tatilde. Konya'da etli ekmek bizi bekliyor. Buralar sizlere emanet...
Juventus:Buffon, Zebina, Legrottaglie, Chiellini, Molinaro, Camoranesi, Nocerino, Zanetti, Nedved, Trezeguet, Del Piero
Roma: Doni, Panucci, Mexes, Juan, Tonetto, De Rossi, Pizzaro, Taddei, Perrotta, Mancini, Totti.

Premier League Batarken #2

Euro 2008 biletini alamayınca liglerindeki yabancı sayısını sorguladılar. Tren çoktan kaçmıştı. Uslanmadılar, lige hafta ekleyip takımları Harlem gibi dünyayı dolaştırma fikrini ortaya attılar. FIFA oturun oturduğunuz yere dedi. Bu adamlar futbolu icat etti ama aynı zamanda da içine ediyor. Premier Lig'deki 20 takımın 12'si yabancı sermayeye satıldı. 96'da Mohamed Al Fayed'in Fulham'ı almasıyla başlayan süreçte ligin büyük takımlarının hepsi el değiştirdi. Bildik hikayeleri kısa geçmek lazım. Abramovich'in Chelsea'ye harcadığı para 1 milyar euro'yu geçti. Malcolm Glazer kulübü satın aldığında kıyametleri kopartan taraftar başarı gelince zevkten dört köşe olup protestoyu kesti. Manchester City'e ülkesinde yargılanmayı bekleyen Thaksin Shinawatra milyon dolarları akıttığında Manchester şehrinin yarısı kulüp elden gidiyor demedi. Deplasmanda 34 yıl sonra derbi kazandılar keyifleri yerinde. West Ham, Kia Joorabchian'ın Tevez Mascherano transferlerinde taşeronluğu üstlendi. Liverpool'un yeni patronu Amerikalı George Gillet ve Tom Hicks, takıma 3 yılda 2 Şampiyonlar Ligi finali oynatan Rafael Benitez'i kovmaya kalktı. Taraftar ayaklanınca yeni stad yapacağız, 500 milyon euro ayırdık deyip şimdilik paçayı kurtardılar. Arsene Wenger ile 3. jenerasyonu kuran Arsenal, Özbek asıllı Alisher Usmanov 'a hisselerinin %15'ini sattı. Son haber Usmanov'un hisselerini %24'e çıkardığı. Usmanov'un en büyük hissedar olabilmesi için sadece %2'lik hisseyi satın alması yeterli artık.
Premier League Batarken #1

Madrid Usulu İntikam

Roy Keane'ye göre "intikam soğuk yenen bir yemekti". Real Madrid'e göre ise sıcak! 1993-94 sezonu, Barcelona Johan Cruyff ile fırtına gibi. Dream Team'in biraz da Valdano'nun teknik direktörü olduğu Tenerife sayesinde 4 şampiyonluk kazandığı dönem. Raul'un Real Madrid'deki ilk sezonu bu. Real Madrid geliyor Camp Nou'ya. Barcelona 11'i:Zubizarreta; Ferrer, Koeman, Nadal, Sergi; Goikoechea, Guardiola, Amor, Bakero; Stoichkov ve Romario. Real Madrid sahaya Buyo; Quique, Hierro, Sanchis, Lasa; Luis Enrique, Milla Laudrup, Amavisca; Raul, Zamorano onbiriyle çıkıyor ve 5'lik oluyorlar. Romario hat-trick yapıyor, Koeman ve Ivan da birer gol atıyor.
Çok değil bir sezon sonrası bu kez Barcelona, Santiago Bernabeu'da. Tribünlerde 105 bin seyirci. Real Madrid sahaya Buyo; Quique, Hierro, Sanchis, Lasa; Luis Enrique, Milla Laudrup, Amavisca; Raul, Zamorano onbiriyle çıkıyor. Barça' nın onbiri Busquets; Ferrer, Abelardo, Koeman, Sergi; Guardiola, Bakero, Amor, Hagi; Eskurza ve Stoichkov. Romario bir sene önce hat-trick yapar da Zamorano yapmaz mı? 39 dakikada 3 gol atıyor Zamorano. Luis Enrique ve Amavisca'nın golleriyle Real Madrid 5-0'ın intikamını yine aynı skorla alıyor. 5 yiyen Johan Cruyff da o gece böyle bakıyor dünyaya...

İrlanda Usulu İntikam

Ronaldo'nun sakatlığı sonrasında Avrupa medyası eski defterleri açtı. Arşivlerden deli gibi büyük sakatlık haberleri yağıyor. Sabah Bryan Robson'dan bahsederken adı geçen Roy Keane'nin hikayesini anlatmak lazım düştü sonra Bilbao Kasabı'na da bakarız.. Eric Cantona'nın Man.United'dan ayrıldığı sezonun ertesi Takımın yeni kaptanı Roy Keane. 97-98 sezonunun 9. haftasında Leeds United maçında Norveçli Haland'a çelme takmak isterken yerde kalıyor. Haland ucuz yırtıyor. Şimdilik! Keane'nin kırmızı karttan yırtmak için yerde kıvrandığını hakeme anlatmaya çalışan Haland, rakibinin sezonu kapadığından habersiz. Diz yan bağları kopan Roy Keane ne demiş o gün yazının sonunda(1). O sezon Keane'siz Manchester United şampiyonluğu Arsenal'e kaptırıyor. İntikam sıcak mı soğuk mu yenen bir yemektir. İrlandalılara göre galiba soğuk yeniyor ki Keane tam 4 yıl bekliyor.
2001 yılında Haland çok uzakta değil, ezeli rakip Manchester City'de. Derbide Roy Keane 85 dakika daha sabrediyor ve... Haland'ın dizine uçan tekmeyi yapıştırıyor. Haland'ın futbol hayatı sona eriyor. İntikamını alan İrlandalı otobiyografisinde "Çok bekledim ve onu fena s..." diye anlatıyor o günü(2). 4 yıl önce "numara yapıyor" dediği Keane'nin çektiği acının ne olduğunu 4 yıl sonra Haland yine Keane'den öğreniyor...
1- "I was going for the ball and the player came across me. After that I just felt my knee go, something snapped in my leg. The reality is that I have got the injury and I have got to get on with it."
2-"I'd waited long enough. I fucking hit him hard. The ball was there (I think). Take that you cunt. And don't ever stand over me again sneering about fake injuries."

Riquelme

Baştan söyleyeyim böyle anketlerin kıymeti harbiyesi yoktur fikrimce. Boca Juniors resmi internet sitesinde bir anket yapmış. Boca tarihinde en sevdiğiniz kim? diye sormuşlar. Kazanan Maradona mı? Değil! Riquelme. %31 oy almış Riquelme, Maradona %27, takımın 10 yıl kaptanlığını yapan ve oralarda harbi bir efsane olan Gillermo Barros Schelotto(şimdi MSL'de) %22 ve Martin Palermo'ya %7 oy gitmiş. "Boca dinimdir, Maradona Tanrım..." diyen taraftarın Riquelme'yi 1 numaraya koymasının basit bir sebebi var elbette. Maradona'ya oy verecek kitlenin internet ile alakası yok. Bizde de böyle anketler yapıldığında ya da en iyi onbirler seçildiğinde her seferinde son 15 bilemedin 20 yılın yıldızları tercih edilir. Alex mi Lefter mi anketi yapılsa sonuç ne olursa Arjantin'de de o olmuş işte. İşin bir de kulübe kazandırdıkları tarafı var ki, Maradona ilah olduğu kulüpte Barça'ya gitmeden sadece 1 sezon oynadı eh bir de kariyerinin sonunda emekli kontenjanından 2 sezon. Ankette adı geçen diğer 3 oyuncunun Boca'ya kazandırdıkları nedir sorusunun cevabı ise son 10 yılda kazanılan kupalar. Riquelme için bir derbi istatistiği not düşeyim: River Plate'e karşı 21 maçta forma giydi. 11 galibiyeti, 7 beraberliği, 3 mağlubiyeti ve 6 golü var Riquelme'nin...

Bryan Robson

Hayat hikayesini (Robbo) okumak istediğim adamlardandır Bryan Robson. 15 yıl önce Ali Sami Yen'e gelmişliği vardı Manchester United ile. Onu da teknik adamlıkta dikiş tutturamayan büyük futbolcular listesine ekleme zamanı geldi galiba. Manchester United Roy Keane'yi onun pozisyonuna transfer ettiğinde Middlesbrough'a gitmişti. Şimdi kariyerine bir kez daha göz attım. O da romantiklerden. Hani şu kariyerinde oynadığı takımlardan bir türlü kopamayanlardan. Son takımı Middlesbrough'u çalıştırdı. Sonra Bradford City. Bir sonraki kulübe futbola başladığı -dünyadaki en güzel kulüp isimlerinden birine sahip- West Bromwich Albion'du. Sheffield United görevine son vermiş. Efsane olduğu Manchester United'a birgün teknik direktör olmak yakışır Bryan Robson'a ama geçtiği yollar buna izin verir mi bilmem...

Guti'yi Samanlıkta Bastılar

Luis Aragones'in inat edip İspanyol Milli Takımı'na almadığı 2 Real Madrid'li yıldızdan biri o. Geçen sezon kazanılan şampiyonluğun da -özellikle son haftalarda- en büyük mimarı. Real Madrid tribünlerinin bir zamanlar onu oyundan çıkarken protesto ettiğinde umursamaz tavırlarına takmıştım kafayı. Aynı zamanda metroseksüelin kralıdır Guti. Bugünlerde futbol sahası dışında çekilmiş 2-3 kare fotoğrafıyla gündemde.
İspanyol Cuore dergisinin paparazzileri zımbalamış Guti'yi. Şimdi bu Guti isimli arkadaş 99 yılından beri Arancha de Benito ile evli, hanımefendi İspanya'da televizyon yıldızı. 2 de çocukları var. Bu fotoğraflar Barcelona taraftarlarını çok sevindirecek çünkü Guti onlara göre ibnenin kralıdır! Bir zamanlar İspanya'nın en ünlü transseksüellerinden Bibiana Fernandez ile flört etmişliği vardır Guti'nin. Guti kimi öpmüş, ismi belli değil. Öpülen ilk karede Guti öpecek diye; öpülecek- öp pozisyonunda dudaklarını büzüştürmüş bekliyor ile foto analizimi yapar; başlığın iğrençliğine katılır; bu kadar magazin yeter derim...

14 Şubat 2008

Sevilla'da Son Perde

"Galatasaray 2000'de UEFA Kupası'nı alan kadrosunu bozmasaydı, ertesi sezonlarda da kupa kaldırırdı" Bu üzerine çok yazılıp çizilmiş mevzudur. Doğruluğuna dair en taze örnek Sevilla. İki sezondur UEFA Kupası'nı müzelerine götürüyorlar. İlk kupa sonrasında kasalarına giren milyon eurolarla takımın çatısını bozmadan transfere devam ettiler. Bugün ellerinde 5 forvetlik bir kadro derinliği var. Teknik direktörleri Juande Ramos u yine ilk UEFA Kupası sonrasında kulübede tutmayı başardılar. Bu takım bütün bunları Sergio Ramos ve Baptista'yı Real Madrid'e sattıktan sonra başardı. Bugüne gelelim. Juande Ramos'un Tottenham'ın uçuk teklifine elbette ki hayır diyemedi. Takımı bir şekilde yarı yolda bırakıp gitti. Eski futbolcularına ara transfer döneminde talip oldu. Sevilla da kimseyi kaptırmadı. Puerta'yı toprağa verdiler sadece! Sevilla, Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam ediyor, Fenerbahçe maçları ne olur; konumuz değil. Başkanlarının bugün bir açıklaması var: "Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynayamazsak sezon başında para eden bütün yıldızlarımızı satacağız". İşte bu zor!Sevilla 23. hafta sonunda 33 puanla Şampiyonlar Ligi barajına 8 puan uzaklıkta. Real Madrid ve Barça'yı bir kenara koyalım; Şampiyonlar Ligi'ne gitmek için Atletico Madrid, Villarreal, Espanyol ve Santander'den birini alaşağı etmeleri gerekiyor. Üstelik Avrupa Kupaları'ndan uzak kalmaya niyeti olmayan Valencia da Sevilla ile aynı puanda. Sevilla'nın bu sezonu 3 ya da 4. sırada bitirebileceğine inanmıyorum. Bu da o güzelim kadronun dağıtılacağı manasına geliyor. Gerçekten de La Liga gelirleriyle bu kadronun maliyetini karşılamaları zor. (Sevilla'nın yıllık gelirinin %20'si Şampiyonlar Ligi'nden) Alves, Kanoute, Jesus Navas, Luis Fabiano, Palop, Poulsen ve belki de Diego Capel. Bu yaz satılık tabelasıyla gezecekler....

Bobo-N. Gomes-Mehmet Topuz

Ara transfer döneminin son gününde Portekiz basınında bir haber çıkmıştı. "Beşiktaş, Benfica'dan Nuno Gomes'i istedi, kulüp ve futbolcu kabul etmedi" idi özeti. İlk bakışta Holosko'yu almış, elinde Bobo-Nobre olan Beşiktaş'ın adının karıştırıldığı asparagas bir haber gibi duruyordu. Şimdi bunu çok zamandır yazılıp çizilen Bobo-Marsilya flörtüyle birleştirelim. Marsilya, Beşiktaş'ın istediği parayı verseydi, Bobo yüksek ihtimal Ocak ayında Fransa'nın yolunu tutacaktı. Beşiktaş'ın sonuçsuz kalan Nuno Gomes hamlesi de böyle açıklanabilir ancak. Nuno Gomes haberinde sezon sonunda tekrar görüşüleceği yazılıyordu. Marsilya'nın Bobo için teklifi 8 milyon Euro olarak geçiyor. Marsilya'da transferin bitirilmesini isteyen Erik Gerets'in eli çok kuvvetli bugünlerde. Takımı küme düşme potasından alıp 5.liğe taşıdı, UEFA'da da S.Moskova'ya evinde 3 attı. Yıldırım Demirören, Bobo'yu satıp üstüne 3 milyon euro koyarsa Mehmet Topuz'u alabilir bu durumda! Nuno Gomes ne olur, bilmem...
"Il Marsiglia starebbe cercando di intensificare i contatti con il Besiktas per portare in Francia a fine stagione l'attaccante brasiliano Bobo. il tecnico Eric Gerets stravede per Bobo e la dirigenza sembra volerlo accontentare e starebbe preparando un'offerta di 8 mln di euro. "

Pes

Öncelikle belirteyim gazeteyi ben taramadım, yorumlarda bir arkadaş yollamış sağolsun. Bugünkü Hürriyet'ten. Spor sayfasında Erman Toroğlu'nun yazısının hemen altında yer alıyor bu haber. . Başlıktaki PES ne yazık ki Pro Evolution Soccer'ın kısaltması değil! Çok şey demek istiyorum da diyecek başka kelime bulamıyorum. Yorumlara atıyorum ben pası...

Britanya İtalyanca Öğreniyor

Britanya'da özel ders veren İtalyan hocaların sayısı artıyor. Fabio Capello'nun İngiliz milli takımının başına geçmesi sonrasında bir İtalyan daha malt viskinin peşinden gitti. Bu adama hoca değil de profesör demek lazım galiba. Giovanni Trapattoni 69 yaşında. Halen Avusturya'da Salzburg'u çalıştırıyor. Takım iyi durumda; 37 puanla lider. Trapattoni sezon sonu ayrılacağını ve İrlanda'nın başına geçeceğini açıklamış. Anlaşma 2 yıllık, hedef belli: 2010 Dünya Kupası. Yıllık ücreti 1 milyon euro. Yardımcısı da son zamanlarda RAI'de yorumculuk yapan ve iş bulamayan Marco Tardelli olacak.

Alo Şimdi Gol Atıyorum

Bu sezon kesinlikle dünyanın bir numarası bu adam ama her daim biraz şımarık ve disiplinsiz. Alex Ferguson deli adamdır, Beckham'ın kafasına krampon atacak kadar dellenmişliği de vardır da Cristiano Ronaldo'ya biraz torpil geçmiş. Portekizli Manchester United'da antremanlara şortunun cebinde cep telefonuyla çıkıyor(muş). Taktik idmanda gelen sms'leri cevaplamak gibi bir ayrıcalığı yok tabii takımda. Ferguson enselemiş bunu ve 11 bin euro ceza kesmişler. Kulübün haftada 190 bin euro ödemeye hazırlandığı Cristiano Ronaldo'ya koymaz tabii bu rakam...

Fenomen The End #2

Francesco Totti

Peru Gazisi Simeone

Arjantin takımları, Copa Libertadores'e bozgunla başladı. 3 maçta 3 mağlubiyet. San Lorenzo, Caracas deplasmanında 2-0 kaybetti. Estudiantes, Deportivo Cuenca deplasmanında 1-0 mağlup. River Plate de Deportivo San Martin (Peru) deplasmanından 2-0'lık mağlubiyetle dönüyor. Ole Gazetesi, 4 yıl önce kurulmuş, 50 taraftarı olan bir takıma yenildiler diye tefe koymuş River Plate'i. Ligin ilk haftasında 3 puanı alan tek büyük olan River Plate'de teknik direktör Simeone'nin hali fotoğraftaki gibidir. River Plate Pazar günü sert deplasmana gidiyor. Newell's ile oynayacaklar.

Tommasi de Bitti

13 Şubat 2008 futbolda sol dizlerin ihanet ettiği gün müdür, nedir? Ronaldo'dan sonra Damiano Tommasi de sezonu kapadı. Levante'de zaten parası alamıyor, sezon sonuna gün sayıyordu. Sol diz iç yan bağlarını koparmış. Roma'dan da bir yıl süren sakatlık sonrasında ilk onbirdeki yerini kaybedip ayrılmak zorunda kalmıştı. Her zaman bizim ligde oynamasını istediğim bir adamdı. Tommasi 33 yaşında, onun için de "kariyeri buraya kadarmış" diyeceğiz galiba...

Fenomen The End

98 Dünya Kupası sonrasında ilk sakatlığı Eylül ayında ortaya çıkmıştı. Operasyonu ertelediler, Kasım ayında Inter-Lecce maçında dizi onu yarı yolda bıraktı. Milan kulübü resmi dergisine "çabuk dön fenomen" diye bir sayfa ayırmıştı Döndüğü maç 12 Ekim 2000'de Roma Olimpiyat Stadı'nda oynanan Lazio-Inter karşılaşmasıydı. Pozisyon hala gözlerimin önünde; ceza sahası yayına doğru topla giderken kaldı yerde. 1 yıl sonra dönebildi sahalara. Hector Cuper ile papaz oldu; 2002'de Real Madrid'e gitti. Sol diz iç yan bağları Atletico Madrid maçında bıraktı. 3 ay daha kayboldu ortalıktan. 2006 yılında Milan'a geldi. Bu sezonun başında Milanello'da antremanda sakatlandı. 4 ay sürdü dönmesi. Ve dün gece. Sol dizi yine ihanet etti ona. Bir yıl diyor doktorlar. Daha 3 gün önce sezon sonunda futbolu bırakacağı yönünde haberler çıkıyordu İtalya'da. Galliani "Milan doktorları ok verirse sözleşmesini yenileyeceğiz" diyordu. Fenomen bütün spekülasyonlara son noktayı kendisi koydu. Ya da son noktayı koyan Fenomen değil; sol diziydi.

Süleyman Seba'yı Özlemek

" “Ne” olduğu ya da olmadığı kamuoyu tarafından yıllardır çok iyi bilinen “pembe kazaklı” Hıncal Uluç’un, temsil ettiği ahlak anlayışının pisliği içinde er ya da geç boğulacağına inanıyor ve bu zat’a cevap dahi vermenin lüzumsuz olduğunu düşünüyoruz"
Yukardaki satırlar Beşiktaş kulübünün resmi sitesinden, yönetimin resmi görüşleri. Süleyman Seba'yı özlemek için bir sebebi daha var artık Beşiktaşlıların. Hıncal Uluç 'un vereceği cevabı merakla bekliyorum... Trajikomik olan Beşiktaş yönetim kurulunun bu açıklamayı şu cümleyle bitirmesi: "Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz"

Godfather

Son yılların en yaratıcı koreografisiydi. İşin içinde bir de müzik( Godfather Theme) olunca bize de ayakta alkışlamak düştü...

13 Şubat 2008

Haftasonu Futbol

15 Şubat Cuma
20.00 Ç. Rizespor - Fenerbahçe (Lig Tv)
21.30 Ajax - S. Rotterdam (Business)
21.30 Schalke 04 - Wolfsburg (Ntv Spor)
16 Şubat Cumartesi
13:00 Boluspor - Diyarbakırspor (D Spor)
16.30 Karlsruhe - B. Leverkusen (Ntv)
17.00 Celtic - Hearts (Business)
18.10 Le Mans - O. Lyon (Kanal A)
19:00 Beşiktaş - Ankaraspor (Lig Tv)
19.00 Parma - Milan (Ntv)
19.15 M. United - Arsenal ( Tv8 ) FA Cup
20.30 Willem II - PSV (Business)
21.00 Espanyol - Sevilla (Ntv Spor)
23.00 R. Zaragoza - Barcelona (Ntv)
17 Şubat Pazar
13:00 Eskişehirspor - Antalyaspor (D Spor)
15:00 Ankaragücü - Trabzonspor (Lig Tv)
16.00 Kilmarnock - G. Rangers (Business)
16.00 S. United - Middlesbrough ( Tv8 ) FA Cup
18.00 Villarreal - R. Santander (Ntv)
18.00 Preston - Portsmouth ( Tv8 ) FA Cup
19:00 Konyaspor - Galatasaray (Lig Tv)
19.00 Monaco - Bordeaux (Kanal A)
21.55 Marsilya - PSG (Kanal A)
22.00 A. Madrid - A. Bilbao (Ntv Spor)
23.55 Boca Juniors - Argentinos Juniors (Ntv Spor) Bant