9 Kasım 2008

Düello: Higuain vs Eto'o

İzleyemedim maçı, gollere baktım şimdi, Malaga atıyor, Real Madrid yakalıyor ve en sonunda 4-3. Bu 2 kare anlatıyor aslında maçı. Santiago Bernabeu'da Raul yedek ve halinden belli ki bununla gurur duymuyor(!) Higuain sahada ve 4 gole de (poker) imza attı. Barcelona için bu sezon lig; tenis maçı kıvamında. Bu sezon 3. altı gollü galibiyet. 10 maçta 34 gol attılar. Higuain 4 atar da Eto'o rahat durur mu? 4 gol de o attı Valladolid'e.(edit) En son Kluivert başarmıştı bunu. İlk yarıda Messi'nin Henry'e verdiği gol pası öncesinde rakibi bir geçişi var ki maçın hareketidir. Lider Barcelona, 2. sırada Real Madrid var. Puan farkı 2. Barça-Real maçına az kaldı.

8 Kasım 2008

Maradona'ya Kamera Şakası

Bugün Futbol Blog'da Maradona'ya yapılan bir kamera şakasını yayınladık. İtalya'da Berlusconi'nin kanalı Canale 5'den. Maradona golf sahasında...
Son sahne: +İtalya'ya ne zaman geleceksin?
Maradona: Bir daha asla(!)

İtirazı Olan?

Arjantin Geleneği

Parilla / Mate / Tango / Boca 1 River 0

Guti Skandalı

Derler ki bizde futbolcu olmak zordur. Avrupa'da maç bittiğinde herkes evine döner, futbolcular için de o maç geride kalmıştır. Taraftar kötü sonuç sonrası takımı taciz etmez, futbolcunun huzurunu bozmaz. Memleketten yurtdışına oynamaya giden futbolcuların da fiks cevabıdır bu. Kafamız çok rahat. Büyük yalandır. Inter otobüsüne atılan molotof kokteylinden bahsetmeyeceğim. Messi'nin tükürük anını manşetlere taşıyan Madrid medyasına, Barselona medyası Guti ile cevap verdi. Real Madrid, Juventus'tan evinde 2 gol yediği maçtan iki gün sonra Guti doğumgününü kutluyor. Restoran çıkışında medya sıkıştırınca da Guti basıyor küfürü. Bugün de El Mundo Deportivo'nun manşetinde. Altında da Barça taraftarına müjdeli bir haber var: Van Nistelrooy 6 hafta yok!

Film Teklifi

"Gerrard'a film teklif edeceğim. İyi rol kesiyor*"
Enrique Cerezo/A. Madrid Başkanı/
Yönetmen&Prodüktör
* Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'in 1-0 önde olduğu Liverpool deplasmanında uzatma dakikalarda penaltıyı "alan" Gerrard için yaptığı yorum...

Estadio de la Peineta

Peineta Stadı ya da Madrid Olimpiyat Stadı. 2012 adaylığındaki kozlarıydı, Londra'ya kaptırdılar. 2016 için yarışıyorlar. Atletico Madrid 2016 yılında bu stadı devralacak. Vicente Calderon'u terkedecekler. A. Madrid geldiğinde stadın atletizm pisti de iptal edilecek. Kapasitesi 73 bin kişi...

Topsuz Antrenman

Valencia antrenmanından çözemediğim bir kare. 300 milyon euro borç var da topları da mı yok(!)

Lenny Fernandes Coelho

Arsene Wenger'in ekibinin son keşfi. Brezilya'dan 1.69 boyunda bir santrfor. Lenny Fernandes Coelho. Palmeiras'da oynuyor. 1988 doğumlu. Arsenal ile ön mukavele yaptı. Ocak ayında valizini toplayıp gelecek. Wenger her zaman dolu atmaz, bakalım yumurtadan ne çıkacak bu kez. Bir zamanlar Middlesbrough forması giyen Juninho'ya benzetiyorlar(mış)...

Simeone: Game Is Over

Arjantin futbol tarihinde bir ilk(miş) Simeone'nin gidişiyle öğrendik. Ligin son şampiyonunun hocası Apertura'yı bitiremeden gitti. Futbol bu; garip oyun. Geçen sezonu şampiyon bitiren River Plate, bu sezon 20 takımlı ligde son sırada. Takımın yarısını sattılar da böyle oldu da diyemiyoruz ki kadro aynı. Simeone, Estudiantes ve River Plate'de yaptıklarıyla Arjantin'deki en iyi genç teknik direktör olduğunu kanıtlamıştı. Bu sezon ne oluyor ben de anlamadım, ligin ilk haftasında kazandılar, ardından 10 maç 3 puan alamadılar. Boca geldi yıllar sonra River'ın sahasında maç kazandı. Son olarak Güney Amerika Kupası'nda Meksikalı Chivas evine yolladı River Plate'i. Diego Simeone son maçını çıkacak bu haftasonu. Avrupa'ya lazım böyle teknik direktörler...

Manchester Hatırası


7 Kasım 2008

Haftasonu Futbol

8 Kasım Cumartesi
13:00 Kasımpaşa - Malatyaspor (D Spor)
14:45 Arsenal-Man.United (Spormax)
16:30 Hamburg-B.Dortmund (Kanal 24)
19:00 Trabzonspor - Hacettepe (Lig TV)
19.30 Liverpool-W.Bromwich (Spormax)
20:00 Monaco-O.Lyon (Kanal a)
21:00 Real Madrid-Malaga (NTV Spor)
22:00 Nantes-Toulouse (Kanal a)
23:00 Barcelona-Valladolid (NTV Spor)
9 Kasım Pazar
13:00 Sakaryaspor - Boluspor (D Spor)
14:00 Ankaraspor - Eskişehirspor (Lig TV)
15:30 B.Rovers-Chelsea (Spormax)
16:00 Inter-Udinese (NTV Spor)
18:00 Schalke 04-Bayern Münih (Kanal 24)
18:00 Fulham-Newcastle (Spormax)
18.00 Saint Etienne-Rennes (Kanal a)
19:00 Fenerbahçe - Galatasaray (Lig TV)
22:00 Lecce-Milan (NTV Spor)
22:00 PSG-Lille (Kanal a)

Futbol Blog #4

Futbol Blog #4, yarın (8 Kasım Cumartesi)
saat 13:10'da Habertürk'de
Ali Okancı & Bülent Timurlenk
futbolblog@haberturk.com

6 Kasım 2008

Benfica 0 - Galatasaray 2

"Fenerbahçe ve Galatasaray fark yiyip dönerler" yorumlarına -ki blogdaki anketler de önceki anketlere göre bu kez skoru ıskaladı- Çarşamba sabahı itibariyle yüksek sesle argüman üreten pek yoktu elbette. Futbol bu, rakibin varlığıyla çetrefilleşiyor. "Teknik adam cesur olanı çift forvetle oynar, tek forvetle oynayan korkaktır" yorum dünyamızda yer etmiş bir klişedir. Ben almayayım. Skibbe'nin elindeki maç kadrosunda sağ açık için o mevkinin adamı yoktu. Arda'yı sağa çekip, solda Balta ve Volkan ile oynamak, sağ bekte Serkan önünde Sabri ile ya da sağ kanatta Mehmet Güven'i kullanmak gibi -tekrarlara- hatalara düşmedi maça başlarken. Karan geçen sezon da sağda oynamıştı. Oyun içinde yaptığı Baros-Karan değişikliğini ilk dakikadan itibaren kullanabilirdi. Galatasaray'ı Avrupa'da uzun yıllar sonra panik futbolundan uzak gördüm, ayağa pas yapan, sakin, kafasını kaldıran, top kendilerindeyken üçgen kuran futbolcular vardı sahada. Benfica kağıt üzerinde Galatasaray gibi bir takım. Hücum hattı bol yaldızlı. Di Maria büyük yetenek ama 15 gündür sakattı, risk aldılar ve kaybettiler. Reyes ve Nuno Gomes'in artık hiç de şaşırtmayan kötü akşamlarından biriydi. Yebda'ın başı döndü, kötü bile demek iltifat olur. Aimar son lig maçında sakatlıktan dönmüştü, onbirde de olmaması sürpriz değildi. Ayhan ve Arda inanılmaz oynadı. Karan defansı çıkartmadı, Lincoln 90'da bile kendi sahasından top çıkartıyordu. Atan-attırmayan Emre Aşık ve oyunu 0-0 iken çeviren De Sanctis kaleyi kapattılar. Meira'nın hala o bölge için fazla kalın olduğunu düşünüyorum. Futbol zekasıyla idare ediyor ve karşısında ısıran bir takım olmadığından çok da fazla sırıtmadı. Kharkiv galibiyeti gruptan lider çıkmak demek. Skibbe, kaybettiği takdirde çok da fazla eleştirilmeyeceğini bildiği için belki de bu kadar rahattı kadroyu kurarken. Yönetimin "sözde" desteğiyle de çok da kendine güvenen bir teknik adam beklememek lazım zaten. Sezonun en iyi Galatasaray'ıydı. Benfica'nın kötü olması; kulübede pes etmiş gibi oturan Quique Flores'in derdi, bize ne...

David Beckham & Milan

Süpermarketlerde, şirketler ürünlerinin kasaya yakın olmasını istiyorsa stand parası öder, reyon girişindeki rafları rezerve etmek önemlidir. Lokantaya gittiğinde şarap dediğinde tek markadan seçim yaptıran işletmeler vardır. Rakı markaları, çeşidi 20'yi geçmişken "rakı içiyoruz" dediğinde seçimi yapan garsonun mutlaka primi vardır üretici firmadan. Beckham'ın Milan transferi de biraz bu hesap. Ocak ayında Milan'a gelecek. Kaç para alacağı yazılıp çizilmiyor. Beckham'ın da Milan'ın da sponsoru Adidas. Acaba Adidas, Milan forması giysin ve vitrinden düşmesin diye üstüne para vermiş midir? The Creation of Adam/Michelangelo

İspanya Kralı Del Piero



Wanted Ramon!!!

%49 Benfica

Benfica-Galatasaray maçı anketinin sonucu: %49 Benfica, %29 berabere, %22 Galatasaray.

Mehmet Ali Gökaçtı

Mehmet Ali Gökaçtı'yı uğurladık. Sevgili abim huzur bul. İki kitabı çıkacak yakında. Mehmet Şenol ile birlikte yıllardır çalıştıkları Galatasaray Tarihi ve Bağış Erten ile futbol ve siyaset üzerine ortak bir çalışmaları...

5 Kasım 2008

Sevgili Mehmet Ali

İki yıl olacak bu blogu yazmaya başlayalı, ilk postu yazdığım ofiste değilim artık, 1.5 yıl boyunca yazdıklarım için rss'e ihtiyacı yoktu, aynı odada nefes alır, karşılıklı masalarda otururduk. Dergideki her sayfamız için paslaşır, yazdıklarımızı birbirimize okuturduk. Blogun sıkı takipçisiydi, yeni bir post attığımda bak abi derdim. O biriktirerek okumayı severdi. Tarihçiydi, çok şey öğrendim ondan. Beraber çok maç da seyrettik, iş için sabahladık, manşet attık, yazı kırptık. Her seferinde biraz muzipçe "Sevgili Mehmet Ali" diye hitap ederdim. Gülerdi. Nazik adamdı, huyuydu; sevgili Mehmet, sevgili Bülent, sevgili Tarık ile akşamı ederdi. Hani derler ya karıncayı ezmez işte öyle bir adam. Sağlıklı yaşamak onun yaptığıydı. Bizde içki, sigara... Öğle yemeklerinde mutlaka ofis dışına çıkar, zeytinyağlı yer döner, "abi ocakbaşına" dediğimizde uzak dururdu. Sonra ben gittim dergiden de; o odadan da. Telefonum bozuldu bu sabah, sim kart cebimde, gazetede toplantı sonrası Beşiktaş'a indim. Ulaşamamışlar bana eski işyerinden. Döndüğümde bir arkadaş "bu haberi gördün mü?" dedi. Ajansın ekranındaki "Mehmet Ali Gökaçtı'yı kaybettik" satırı ok gibi saplandı yüreğime. 9:45 Kadıköy-Beşiktaş vapurunda kalp krizi geçirmiş. Kurtaramamışlar. Nereye gittin abi ya................

Arda ve Christian Audigier