22 Eylül 2008

Serum Haftası

Avrupa'da bu haftasonu alınan skorlara bakınca serum haftası diyorum ben buna. Lige kötü başlayan, galibiyeti olmayan, kötü oynayan, gol atamayan, beraberlik serisine koşan, teknik adamları tartışılan takımlar vardı Cumartesi sabahı itibariyle. Serie A'da Milan, Roma ve Fiorentina. Üçü de yangın yeriydi. Milan lider Lazio'yu yıktı. Roma zayıf Reggina ile hayat buldu. Fiorentina da ilk hafta San Siro'da Milan'ı deviren Bologna'yı tek golle çıktı. Medyada çekilen kılıçlar yarın kınlarına geri dönecek. La Liga'da ilk 2 hafta kazanamayan Barcelona gariban Sporting deplasmanda 6 golle patladı. Chelsea'den sahasında 3 yiyen Man. City 6 attı. Hacettepe ve Porto'ya kaybeden Fenerbahçe, Kayseri ve Antalya ile berabere kalan Galatasaray; adı futbol takımı olan sms futboldan başka herşeyi oynayan rakiplerini yenip hocalarına nefes aldırdılar. Haftanın bombası elbette ki Werder Bremen. Bayern Munih'e Allianz Arena'da 5 attılar. Hamburg geçen hafta yediği 2'yi çıkarmıştı, Wolfsburg deplasmanında 3 yediler. Liverpool, geriden gelip Man. United'ı yenmişti yine Rafa Benitez klasiği; Stoke City ile Anfield Road'da golsüz berabere kaldılar. Arjantin'de Boca 29 maç sonra sahasında Tigre'ye kaybetti. Raul mu Higuain mi tartışmalarına Schuster son noktayı koydu. İkisini birden sahaya sürdü Van Nistelrooy'un yanında...

21 Eylül 2008

Boca Juniors Oteli

Futbol endüstrisinde gelir kalemlerini çoğaltmanın sonu yok. Kredi kartı çıkartan, sigorta poliçesi kesen, benzin istasyonu açan... Bunlar mağazada satılan binlerce çeşit ürünün gelirinden farklı kapılar. Boca Juniors'un bir taksi durağı varmış, yeni öğrendim. 2010 yılı için projeleri ise Boca Juniors Oteli. 89 odalı 15 milyon dolar maliyetli bir otel. Her odaya Boca tarihinin efsane futbolcularının adını verecekler. Kral dairesi Maradona mı yoksa Riquelme'nin adını taşır bilemem. Kulüp adına otel açmak iyi fikir. Her yıl Boca-River derbisi başta olmak üzere binlerce turist Buenos Aires'e gidiyor. Giden futbolsever de zaten böyle futbol temalı bir otelde kalmak ister. Blogun moderatörü Emre de Ocak ortasında derbi için Arjantin'e gidiyor. Harika fotoğraf ve hikayelerle dönecektir. Bir de bana bol bol acı sosla tabii(!)

Javier Aguirre

3 yıldır Atletico Madrid'i çalıştırıyor. Eski başkan Jesus Gil hala kulübün başında olsa Meksikalı teknik adam bugünleri göremezdi. Jesus Gil, takım posterinde tipin kayık çıkmış deyip lig başlamadan teknik direktör kovmuş adamdır. Meksikalı Javier Aguirre, ender gelişen Osasuna atakları diye birşey varsa -ki var- işte onda imzası olan adam. A. Madrid'i önce UEFA; bu sezon da Şampiyonlar Ligi'ne götürdü. Vicente Calderon'da bu sezonun tarifisini 4 olarak belirlediler. Calderon'a gelen 4 yiyor ve gidiyor. Aguirre ve Aguero aynı takımda olunca insanın kafası da karışmıyor değil! La Liga'nın geleneği, "deplasmanda kontrollü ve bir puan iyidir" taktiği ona da bulaşmış durumda. Bu sezon Atletico Madrid'in de aşması gereken basamak da bu zaten. Aguirre deplasmanda kısır futbol oynatıyor diye eleştiriliyordu. Şampiyonlar Ligi'nde PSV'ye deplasmanda 3 atmaları belki de bir değişimin başlangıcıdır... "Disiplinli teknik adam" laf öbeğinden haz etmiyorum ama Aguirre astığım astık, kestiğim kestik bir hoca...

Sevilla Derbisi

Sevilla derbisi var 18:00'de. Ntv Spor Valencia-Osasuna maçını tercih etmiş. Son yılların en dengeli derbisi diyorlar. Sevilla'nın kadro kalitesi ve kazandıklarıyla ezeli rakibini sindirmişti. Aurelio derbi günü Real Betis'i temsilen 1. sayfada ED'de...

Johan Micoud'ın Bağları

Werder Bremen yıllarında "Zidane'cılık oynadı" dersem abartmış olur muyum acaba? Johan Micoud 35 yaşında futbolu bıraktı. Kariyerinin sonu biraz da Hakan Şükür'e benziyor. Bordeaux sözleşmesini yenilemedi. Laurent Blanc ile yıldızı hiç barışmadı. L'Equipe'e verdiği röportajda adını bile anmak istemiyor. Bir yıl daha oynamak istemiş ama kulüpten ses çıkmamış. Chaban Delmas Stadı'nda seyrettim bir kez onu. Taraftarın taptığı adamdı. Bundesliga'dan kürkçü dükkanına dönmüştü ama Almanlar onu öyle bir sağmışlardı ki artık süt vermiyordu. Teknik direktör olacak mısın? diye soruyorlar. İngiltere'de Premier Lig, ABD'de NBA seyredeceğim tribünlerde diyor. Şimdilik taraftar kalmaktan yana. Bordeaux'da şarap bağları var. "Bu yıl harika bir rekolte yakaladık (15 bin şişe)" diyor röportajında. Seviyorum bu futbolu bırakıp, 20 yıl boyunca yapamadıklarının peşine düşenleri...

Aguero Sektirmiyor

Aguero her maç atıyor, Atletico Madrid kazanıyor diyecektim ki geçen hafta ligde deplasmanda aldıkları mağlubiyet aklıma geldi. Gol sevinci yolda olan bebeğine dair. Futbolcunun baba adayı olması pek de enteresan değildir tabii. Ta ki dedenin adı Maradona olana kadar. Arjantin'de "Messi mi Aguero mu?" anketleri yapılıyor. Ben blogda yapmıyorum çünkü sonucu belli gibi...

20 Eylül 2008

Ancelotti ve Spalletti

Serie A'da başka bir başkan, başka bir kulüp onu 10 kere yollamıştı. Bu sezon ligde ilk 2 maçı kaybettiği için değil elbette, geçmiş sezonlarda işlerin yolunda gitmediği dönemlerinde. Palermo'da olsa 5 kere gidip 5 kere gelirdi mesela. Carlo Ancelotti'nin kısmeti bir başka kulüpte çalışıyor olması: Milan'da. İtalya'nın en muhafazakar camiası burası. Kadrosundaki İtalyan oyuncuların sayısı, 40 yılda sadece 4 kaptan değiştirmesi ve kimi zaman bu uğurda kaybedilen kupalara rağmen "tek yol istikrar"dan vazgeçmemesi. Ligin ilk haftasında Bologna, 2. haftada deplasmanda Genoa'ya kaybettiler. Ancelotti yine tartışılıyor. O bundan memnun! "Beni ne zaman kapının önüne koymaya kalksanız ben o sezon kupa aldım" diyor medyaya. Ronaldinho ve Sheva transferleri pek de onun rızasıyla yapılmadı. Zambrotta ve Flamini tamam ama 2. el yıldızları onun istemediği kesin. Zurih'e 3 atmak kimseyi kesmedi elbette. Herkesin gözü San Siro'da Lazio maçında olacak. Lazio iyi başladı, 2'de 2 yaptı ve Carrizo, Zarate'li kadro Milano'ya kazanmaya gelecek. Üstelik Milan'da Pirlo 2 ay yok. Ancelotti bir kez daha İstanbul'a gelir mi bilemem ama bir gün mutlaka Roma'nın başına geçecek. Bu belki de Roma'nın Spalletti'ye ne kadar sabredeceğiyle alakalı... Roma, Milan gibi sabırlı bir kulüp değil. Takımı 3 yıldır Inter ile zirvede boğuşturan, iyi de futbol oynatan Spalletti önce Palermo sonra da Cluj'a mağlup olunca tezkere yazmaya başladı İtalyan medyası. Baptista'nın fos çıktığı forvette, Spalletti'nin kaderi Totti'nin elinde. Onun da kalçaları bugünlerde Volkan Yaman ile yarışıyor...

Allianz Arena'da Manita

" Bayern Munih'in tarihinde kendi sahasındaki en farklı mağlubiyeti bu mudur?" Werder Bremen, Allianz Arena'da resmen tecavüz etti Klinsmann'ın takımına. 5 attılar, fazlası da olurdu. 2 yediler ; o da rehavetten. Bayern Munih için sezonun ilk ve acı mağlubiyeti. 5 maçta kalelerinde 9 gol gördüler. Kahn sonrası kolay olmayacaktı ama kim der ki; "B. Munih sahasında 5 yiyecek", şahsen ben bir çay ısmarlardım. Mesut Özil harika bir gol attı, ayağına sağlık...

Raul mu Higuain mi?

Real Madrid forvetinde Van Nistelrooy'un yanında kim oynamalı? Raul mu Higuain mi? Anketi Marca'da gördüğümde bu soru taraftara sorulur mu;%90 Raul çıkmıştır dedim. Devir değişmiş. 60 bin okuyucu oy kullanmış. "%81 Higuain oynasın" diyor. Bunu da gördük...

Aguero Abi Bir İmza


Trezeguet

Başkalarının yapacağı benzetmeyi bizzat kendisi yapmış. David Trezeguet yine sakatlandı. Cam Adamlar Kulübü'nün kurucu üyelerindendir. "Sonumun Ronaldo gibi olmasını istemiyorum" diyor. Amauri'nin transferi sonrasında Del Piero ile birlikte üçü de 11'de sahaya çıkar mı tartışmaları şimdilik rafa kalktı. Trezeguet operasyon sonrası 4 ay futbol oynayamayacak. Sezonun daha ilk 3 haftasında ağır sakatlık haberleri yağmaya başladı. Milan'da Pirlo 2 ay yok. Yük Flamini'nin üzerinde olacak. Newcastle'da Alan Smith 3 ay yok. Napoli'de Lavezzi 1 ay yok.

18 Eylül 2008

Fiorentina'ya Yeni Stad

Yeni stad projesi ve İtalya yanyana gelince pek inandırıcılığı olmayan bir cümle kuruyormuş hissediyor insan. Juventus, Milano'lular, Roma yıllardır yeni stad yapacak. Euro 2012'yi alabilseler; tüm stadlar elden geçer, yenileri de yapılırdı ama o tren, Moggi skandalı ve tribün terörü yüzünden kaçtı. Son proje Fiorentina kulübünün. Artık yeni projelerde "cabrio" ayrıntısını vermenin gereği yok. 40-50 bin kapasiteli yakınında otel, alışveriş merkezi, tematik futbol parkı ve modern müzenin yer alacağı bir proje. Fiorentina başkanı, "politikacıların yardımını bekliyoruz" diyor. Bence İtalya'nın mevcut şartlarında daha çok bekler. Ülkenin simgelerinden Alitalia batmış, ağlayanı yok...

Haftasonu Futbol

19.09.2008 Cuma
21.00 Denizlispor - Trabzonspor (Lig Tv)
21.30 Bayer Leverkusen - Hannover 96 (24)
01.00 San Lorenzo - Colon (Ntv Spor)
20.09.2008 Cumartesi
14.30 Aberdeen - Dundee United (Futbol Smart)
14.45 Sunderland - Middlesbrough (Spormax)
16.30 Bayern Münih - Werder Bremen (24)
17.00 Liverpool - Stoke City (Spormax)
19.00 Catania - Atalanta (Ntv Spor)
19.30 Bolton - Arsenal (Spormax)
20.00 Adanaspor - Diyarbakırspor (D Spor)
20.00 Le Havre - O. Lyon (Kanal A)
21.00 Fenerbahçe - Gençlerbirliği (Lig Tv)
21.45 Az Alkmaar - PSV Eindhoven (Futbol Smart)
22.00 Nice - Le Mans (Kanal A)
22.30 S. Lizbon - Belenenses (Spormax)
00.20 Atletico Mineiro - Nautico (Spormax)
00.20 Velez Sarsfield - Rosario Central (Ntv Spor)
21.09.2008 Pazar
12.00 D.Moskova - Shinnik (Spormax)
13.30 Feyenoord - Ajax (Futbol Smart)
14.00 West Bromvich - Aston Villa (Spormax)
16.00 Chelsea - M. United (Spormax)
16.00 Torino - İnter (Ntv Spor)
18.00 Valencia - Osasuna (Ntv Spor)
18.00 Wolfsburg - Hamburg (24)
18.00 Kilmarnock - Celtic (Futbol Smart)
18.00 Zenit - CSKA Moskova (Spormax) Bant
19.00 Kocaelispor - Galatasaray (Lig Tv)
20.00 Karşıyaka - Samsunspor (D Spor)
20.00 Leixoes - Braga (Spormax)
20.00 Racing Santander - Real Madrid (Ntv Spor)
21.30 Milan - Lazio (Ntv)
21.45 Beşiktaş - Gaziantepspor (Lig Tv)
22.00 Sport Recife São Paulo (Spormax)
22.00 Marsilya - Monaco (Kanal A)
22.00 Sporting Gijon - Barcelona (Ntv Spor)
22.15 Rio Ave - Porto (Spormax)
00.30 PSG - S. Etienne (Kanal A) Bant
22.09.2008 Pazartesi
20.00 Erciyesspor - Sakaryaspor (D Spor)
21.00 Guimaraes - Nacional Madeira (Spormax)
23.00 Pacos Ferreira - Benfica (Spormax)

Batık Turnuva

UEFA ve FIFA programındaki milli maç sayısının fazlalığından kulüpler, futbolcular şikayetçi ama dinleyen yok. Tüm bu yoğun trafik yetmemiş gibi şimdi de Fransızların yeni bir projesi çıktı ortaya. Rugby'deki "6 Nations" benzeri bir turnuva peşindeler. Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya'nın katılacağı ve her yıl olmadı 2 yılda bir düzenlenecek dörtlü bir turnuva. İngilizler'den nefret eden Fransızların akıllarına bile gelmemiş İngiltere milli takımı. Haziran ayı diyorlar ama boş Haziran'ı biraz zor bulurlar. 2010 Dünya Kupası öncesinde Güney Afrika'da 2009 Haziran'ında (14/28) Konfederasyon Kupası var. İspanya ve İtalya katılacak. Ertesi yıl finaller, 2 yıl sonra Euro 2012... İşten bihaber iş geliştirmeciler vardır plazalarda. Onların işine benziyor bu proje...

Tüccar Crespo

Tüccar futbolcu listesi yap deseler ilk 3 arasına yazarım onu. Son 10 yılda en beğendiğim santrforlardan biri ama o son yıllarda gol atmaktan çok kenarda yatıp nasıl fazla kazanırımın hesabını yapıyor. En güzeli de onu Lazio formasıyla hatırlamak. Hernan Crespo'ya sezon başında gelen teklifler Inter'de kazandığının yarısı bile olmayınca rantiye Arjantinli Milano'da kaldı. Bir yıldır milli takımdan da ayağını kestiler. Boca Juniors'da Palermo sakatlanınca sormuşlar "gelir misin?" diye? Sağolun ben River'lı kalayım demiş. Inter'de formayı alması çok zor. Mourinho 4-3-3- oynatıyor ve Ibrahimovic sakat olmadığı sürece banko.

Sabah Sabah Riquelme

Zordur sabah antrenmanı. Afyonu patlamamış bir grup adam. Takım içindeki kavgalar da, çift kalede sertlikler de sabah antrenmanında olur ekseriyetle. Bu da Boca Juniors'dan. Sabah sabah Riquelme. Avrupa'ya bir daha dönmeye niyeti yok gibi. Juninho ile birlikte Türkiye ve kalibresindeki liglerde takımı teş başına şampiyon yapacak adamdır gözümde...

DVD:Ryan Giggs

Ryan Giggs'in hayatı. DVD 22 Eylül'de İngiltere'de satışa çıkıyor. Bu da Amazon linki

9.15 Spreyi

İlk olarak Brezilya liginde görmüştüm. Arjantinliler de bugünden itibaren liglerinde kullanmaya başlıyorlar. Serbest vuruşlarda 9.15'i göstermek için hakem elindeki spreyi kullanacak. Ağırlığı sadece 110 gram. Sprey poliamid ve poliestiron içeriyormuş derken bir kimyager arkadaşın asistini rica ediyoruz tabii. Sonuç hakem baraj için sahayı çiziyor, frikik sonrası işini bitiren sprey boya da uçup gidiyor...

Hugo Taklası 2008

Frikikten nefis çaktı Zenit'e, maçın tek golü ardından Hugo Sanchez taklası. Alex Del Piero. 34 yaşında...

17 Eylül 2008

Sabah Sabah Gascoigne

Saat 09:45. Hangi gün olduğunun önemi yok. Paul Gascoigne kapalı pub'ın kapısında bekliyor. Bir kadeh içki için... Kapıyı açmıyorlar, buradan bir içki satan dükkana gidiyor ve bir şişe Famous Grouse Whisky alıyor. Ucuzundan. Talisker içmiyor bu adam. İngiltere garip ülke. Kimse el uzatmıyor bu adama. Ailesi de eve almıyor. Günün birinde atkılarla, bayrakla, çiçeklerle donatacaklar bir duvar dibini. Samimiyetsizlik bahçesi diyeceğiz biz de...