23 Kasım 2008

Victor Valdes

Bizim televizyonlarda bir reklam var. Kalp sağlığına dikkat çekmek için kırmızı giyin diyor. Ben her seyrettiğimde birşey anlamıyorum, saçma sapan bir kampanya. Ben kırmızı kazak giyince iş arkadaşlarım gidip kolestrol mü ölçtürecek? Blogun reklam gurusu Varol Bey açıklayın kardeşim bu kampanyanın amacını...
***
Toplumsal bir yaraya dikkat çekmek için ünlüleri soyarlar, Victor Valdes'i de soymuşlar. İspanya'da kadınlara şiddete son kampanyası için soyunmuş Valdes.

18 yorum:

aliriza dedi ki...

fotografci cok kaliteli bir is yapmis hakkini vermek lazim. keske Annie Leibovitz de futbolcularla beraber calisma yapsa.

Anonim dedi ki...

Sizden diğer konulardaki gibi ciddi ve iyi konular bekliyoruz.
Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) tarafından Becel sponsorluğunda yürütülecek ‘Kalbini Sev Kırmızı Giy’ kampanyası kapsamında, tüm Türkiye’ye “Kalbini Sev” çağrısı yapıldı, sağlıklı yaşama doğru atılmış bir adımın simgesi olarak, başta Dünya Kalp Günü’nde olmak üzere, herkes kırmızı giymeye davet edildi.

Tabi geyik yapacaksanız o başka...

ssim dedi ki...

o kırmızı giyme olayını ben de pek anlamadım usta.

Lleyton dedi ki...

Valdes'in de ayakları ne biçimsiz arkadaş , Allah günah yazmasın tövbe yarabbim :D

Anonim dedi ki...

sanirim o meshur bileklik olayinin suistimale ugramasi sonucu (adamlar onun bile fasonunu uretip sokaklarda sattilar, pes artik) boyle bir yola basvurmuslar ama ne kadar basarili bir kampanya oldugu da tartisilir tabi

oralardaniyivurur dedi ki...

topa da fazla vurmuyor Valdes
O ayaklar nedir öyle yaf..

erdi dedi ki...

Victor helal olsun sana.Sansasyonel pozlar verip prim yapacağına böyle bir konuya değinmek güzel.

Ortega dedi ki...

Kırmızı giyme olayını anlamayan birilerini görünce, normal olduğumu fark ettim.

Ayrıca Valdes'i yakışıklı bulan bayan okur varsa sormak isterim; tamam güzellik görecelidir ama Valdes yakışıklı mı allasen? Yapmayın etmeyin.

Bizim mahallede buna benzeyen 10 tane adam getireyim size anında..ama eminim hiçbirinin yüzüne bakmazsınız siz :D

Genel Sekreter Vak dedi ki...

Valdes allah müstahakını versin...Gülme geldi...

Sinan Yılmaz dedi ki...

Eee bu çok mu anlaşılır sanki? Ne alaka yaa.

Daha öncede bir grup çiftçi kadının soyunduğunu görmüştüm. İyide soyununca ne oluyor ki arkadaş.
:) Neyzen bir 4'lük geldi aklıma ama... (Neyzen işte)

zenmaster dedi ki...

@extensor
Soyununca insanlar bakıyor, burada muhabbeti dönüyor. Soyunmasa tek kelime edilmez konu hakkında fark burada yatıyor.

Ha kampanya açısından ne kadar efektif, o konuda şüphelerim var.

BT dedi ki...

@selçuk950
Evet haklısın yaptığım geyiktir. Lakin bu da anlamı olmayan berbat bir reklamcının elinden çıkmış bir kampanyadır.. Kırmızı iplik stokunu eritmek için yazılmışsa bilemem tabii. E bu da geyik...

csr dedi ki...

aceto yaptigin geyik sivil toplum ruhu tarafindan 'cik cik'lanabilir ancak bu tarz kurumlarin ya da destekcilerinin bu anlamsiz kampanya ile ilgili geribildirimlerini ve bireysel sorumluluklarini dusunmeleri onceligini degistiremez..

cok anlamsiz bu kampanya icin dakkalarca da reklam yapmislar..yazik..bu enerjiyi daha verimli kullanabilirlerdi..

varol döken dedi ki...

@aceto
güzel insan, herkese kafa topu bana da sürekli sağlık topu (hani şu siyah 5 kiloluk toplar) atıyorsun:)

reklam gurusu denince bir şey sanacak insanlar, ben de kendi yaptığım reklamlar dışında birçok reklama izleyici gözüyle bakıyorum... iyi bir inceleme için başından sonuna hakim olmak lazım konuya... kişisel görüşüm, onu takalım, bunu giyelim, soyunalım kampanyaları artık çok alışılageldik oldu... 2 dakika bakıp unutuyoruz... mesela kalp ile ilgili metro kenarlarındaki küçük boardlarda merdivenleri kullanın, kalbinizi çalıştırın tarzı bir mesaj vardı, bence çok etkili ve uygulanabilirdi...

valdes'e gelince, onu soyana kadar, eşek sudan gelinceye kadar dövseydi kadınlar bir meydanda bu soyunmuşken çok daha etkili olurdu:)

domestos dedi ki...

Ben de bir reklam yazarı olarak naçizane fikrimi belirteyim. Şahsen bu kırmızı giyme kampanyasının mekaniğinde büyük bir aksaklık olduğunu düşünüyorum. (işin yaratıcılık boyutuna hiç girmiyorum bile) Yani evet, haydi hep beraber kırmızı giyelim!!! Ama ne zaman? Hayatımızın geri kalanını kırmızı giyerek mi geçireceğiz? Deli miyiz biz? Bu kadar ucu açık, bu kadar havada kalmış bir söylem olur mu?

Sen dersin ki arkadaşım x haftasında hepimiz kırmızı giyelim. Hastanelereden data toplar, kalp sorunu olan hastalara ve yakınlarına direct mailing yapar kampanyaya davet edersin. Aynı dönem içinde şu şu hastanelerde (atıyorum) ücretsiz ekg çekilsin. Kalp sağlığıyla ilgili seminerler verelim vs... Misal hepimiz görüyoruzdur; millet şimdi parklardaki aletlerde spor yapıyor. Oralarda bir takım aktiviteler düzenlersin. Stand kurarsın. Kırmızı tişört dağıtırsın. O zaman belki sonuçları ölçülebilir bir iletişim kampanyası ortaya çıkabilir. Nitekim diş sağlığıyla ilgili buna benzer organizasyonlar yapılıyor ve gayet başarılı sonuçlar alınıyor. Şimdi sen kırmızı giyelim kampanyasının sonuçlarını nasıl ölçeceksin?

Bu kadar saçma bir kampanya mekaniğini hangi süper zekalı düşünmüş gerçekten merak ediyorum. Hayır ajans olarak da her türlü organizasyonundan, basılı malzemesinden şuyundan buyundan ekmeğini yersin işin. Kırmızı giyelim demek nedir?

Victor abimize saygılar bu arada. dövmesi güzelmiş.

Anonim dedi ki...

sanırım ispanya' da kadınlara karşı şiddet ciddi bir sorun..bunla ilgili müthiş bir ispanyol filmi var, izlemeyenlere tavsiye ederim: türkçesi: gözlerimi de al...orjinali: te doy mis ojos...

MARADONADONI dedi ki...

Servet soyunsa nasıl olur acaba? Sümkürme efekti de versek baldan tatlı olur.

devletli dedi ki...

lombak'ta verem savaş derneğini veremli kovalarken gösteren karkikatür çıkınca da dernekten tekzip gelmişti.

bu "kalbini sev kırmızı giy" kampanyasını beğenmeyince de tüm kalp hastalarının annesine sinkaf edilmiş gibi bir tepki. bu kadar alıngan olmayın, reklam kötü, önemli bir konuya değinmiş diye kimse beğenmek veya saygı göstermek zorunda değil.

sadece kırmızı giymenin mantıksızlığı da değil, reklamın başında gözlerimizin (kameranın) içine bakarak "annen, baban, karın, dostun... hatta sen!" demesi nedir yahu?

madem konu önemli olunca reklam koy arkasına rahvan gitsin oluyor, bir öneri de benden: prostat kanserine dikkat çekmek için bereket tanrılı tişört giy. hep giy ama. yağmur kar farketmez. dikkat çekiyoruz ya.

real madrid taraftarı olarak valdesi sevmem gerekiyor ama adam sanki futbola edilmiş bir hakaret gibi. hazır soyunmuşken şu tişörtlerden giydirelim. hem çıplak çıplak yere oturmuş çocuğu olmayacak allah muhafaza...