20 Ocak 2012

Hafta Sonu Futbol

20 Ocak Cuma
20:00 Antalyaspor - Beşiktaş @Lig TV
20:00 Gaziantepspor - Mersin İY @Lig TV 2
21:30 B.Monchengladbach - Bayern Münih @Trt HD

21 Ocak Cumartesi
13:00 İstanbul BŞB - Manisaspor @Lig TV
13:00 Samsunspor - Orduspor @Lig TV 2
13:30 Kayseri Erciyesspor - Bucaspor @Trt 3
14:45 Norwich City - Chelsea @Lig TV 3
16:00 Bursaspor - Sivasspor @Lig TV 2
16:00 Karabükspor - Trabzonspor @Lig TV
16:00 Elazığspor - Kartalspor @Trt 3
16:30 Schalke 04 - Stuttgart @Trt Haber
17:00 Fulham - Newcastle United @Lig TV 3
19:00 Fenerbahçe - Kayserispor @Lig TV
19:00 Roma-Cesena @Euro Futbol
19:00 Kasımpaşa - Konyaspor @Trt 3
19:30 Kaiserslautern - Werder Bremen @Trt HD
19:30 Bolton - Liverpool @Lig TV 3
21:00 Real Sociedad - A. Madrid @NTV Spor
21:45 Atalanta-Juventus @Euro Futbol

22 Ocak Pazar
13:00 Osasuna - Valencia @NTV Spor
13:30 Boluspor - Giresunspor @Trt 1
13:30 Tavşanlı Linyitspor - Sakaryaspor @Trt 6
15:30 Manchester City - Tottenham @Lig TV 2
16:00 Ankaragücü - Gençlerbirliği @Lig TV
16:00 Adanaspor - Karşıyaka @Trt 3
16:30 Hamburg - B. Dortmund @Trt Haber
18:00 Arsenal - Manchester United @Lig TV 2
18:30 Bayer Leverkusen - Mainz @Trt HD
19:00 Eskişehirspor - Galatasaray @Lig TV
19:00 Göztepe - Denizlispor @Trt 3
19:00 Malaga - Barcelona @NTV Spor
21:45 Inter-Lazio @Euro Futbol
22:30 Real Madrid - A. Bilbao @NTV Spor

Adam!

19 Ocak 2012

Kapalı Kapılar

"Beni Milan'da istemiyorlar. Leonardo da, Allegri de benimle çalışmak istedi ama bir kapı kapalı. Onlar da buna takıldılar. Juventus ile Del Piero'nun ilişkisini gördüğümde kendimi kötü hissediyorum." Paolo Maldini 1978-2009/Milan


Maldini Nasıl Uğurlandı?
Milan'ın Kaptanları

Clockwork Orange 2012

Real Madrid: 1 Barcelona: 2

Maçtan bir gün önce gazeteci soruyor. Muhtemelen Barselona diyarlarından: “Barcelona’yı devirecek formülü buldunuz mu?” Mourinho cevap veriyor: “Hayır.” Oysa ki yıllar önce bugün çalıştırdığı takımı devirecek taktiği bulduğunda odasında sevinçten havalara fırlamış. Klasik, kalem, defter çalışıyor Porto-Real Madrid maçı öncesinde. Yapıyor takımını, Figo’ya bir adam, Zidane’a bir adam, ileride üçlü, ortaya kolla... Tamamdır diyor çözdüm Real Madrid’i, alırız bu maçı. Sonra bakıyor tahtaya 12 futbolcu yazmış... Kaybediyor o maçı...O Real Madrid’i çözemediysen bu Barça’yı hiç çözemezsin tabii ama adam deniyor. Pepe de o denemenin bir parçası. Kazanacağından değil kaybetmediği günün hatırına yine sahada. Elinda başka orta saha alternatifleri varken 10. Dakikada kırmızı görse kimsenin şaşırmayacağı bu baltayı o bölgede oyuna sürmenin bir başka bir açıklaması yok tabii...Teknik adamların ne yapmak istediğini her zaman anlayabilmek mümkün değil. Bir kumar oynuyorlar, kafalarında bir 90 dakika yaşıyorlar, kazanırlarsa ne ala, futbol devrimi oluyor, kaybederse de “saçmaladı.” Dalglish hafta sonunda Anfield Road’da Stoke City ile oynuyor, hani deli hücum eden bir takım olsa anlarsın da, koca hoca sahaya 3 stoperle çıkıyor, Carragher, Skertel, Coates... Forvet hattında Luis Suarez cezalı. 40 milyonluk Carroll oynar değil mi? O da yedek; Bellamy de.. Kuyt çıkıyor en uçta. Maç 0-0 berabere bitiyor.... Milano derbisinde üç gün önce bir tarafta Seedorf yedek, diğer tarafta Sneijder kulübede oturuyor. Bu akşam Lass’lı Pepe’li orta saha santra noktasına yürürken, Kaka ile Mesut kulübede. Maestro olmadığında ileride oynayanlar da başı kesik gibi dolanıyorlar sahada...

Kasap kardeşliğiydi orta sahası Real Madrid’in. Özellikle ilk yarıda da Messi, Fabregas çokça sakındılar kendilerini. Giremedi Barça, Barça gibi oyuna. Carvalho aylar sonra sahada, Hamit, çerezden bir kupa maçını saymazsak ligde aldığı dakikalarla hiç ama hiç hazır değil bu seviyede bir maça... Yine de Pinto kıyağıyla buldu Real Madrid golü... Orta sahada Xabi, vasatın altında kalınca, Ronaldo da darbeyi alıp bileğini tutmaya başlayınca, Real’in işi durdurmaya kaldı.
Alexis Sanchez daha bu takımı anlamaya çalışıyor. David Villa’yı arıyor Barça. Messi de Fabregas’ın gelişiyle beraber pozisyon değişince zaten bu sezon deplasmanlarda zorlanan Barcelona, ritmini bulamadı ilk yarı... Real tarafında problem basitti, takımda Casillas dahil 10 adamın aklı Barça’yı durdurmaya programlandığından kimse bu madalyonun bir de öteki yüzü var diye düşünmeye fırsat bulamadı.Avrupa’nın en kısa takımından kafa golü yemek? Barcelona, 200’e yakın korner atmış, direkt golü bu maçta buldu. Yanlış hatırlamıyorsam, Puyol Santiago Bernabeu’da attığı ilk golde Katalan bayrağı renklerindeki pazubandı tribünlerin gözüne sokmuş, ortalık karışmıştı... Sonrası Pepe’nin rezaletleri. Busquets’in iki perde de tiyatrosu... Çüş anı, kasabın Messi’nin eline bastığı an. Pepe gibi rakibinin sırtına çıkıp çiğnemiş bir adam için ınsaflı davrandı bile diyebilirsin. Materazzi ile Pepe’yi al, kız istemey git. Vermezlerse orada kızın sülalesini keserler senin için.. Sert futbolcu çok adam sayarız ama bu pislik! Rooney de zaten twitter’dan Pepe’ye geçirdi durdu ama o da çok masum sanki...


Messi, Barça klasiği; topu kaldırdığında Real Madrid defansı yine içtimaya çıkmış, tekmil veriyordu. Eller kollar havada... Hamit bölgesini kaybetmiş, Ramos arkada kalmış.. Kornerden gol atamayan Barça’dan gol yiyen Real Madrid, ikinci golü de kırk yılda bir gol atan Abidal’den yedi. Barcelona, Real Madrid deplasmanlarında son 7 maçını kaybetmeyen ilk takım olarak tarihe geçti. Tarihte ne varsa değiştirecekler, bu istatistik de onlardan biri.. Mourinho deniyor, kafa patlatıyor, kadroda devrim yapıyor, onbirini tahmilerden öte kuruyor ama olmuyor. Akıl var ama El Clasico’larda Mourinho’nu yüreği yok... Guardiola, otomatik vites, cruise control, yola devam... Ne yaptı dersen? Mütevazidir, "Takım otobüsünde en önde oturuyorum bir de "Viva La Vida" çaldırıyorum" der...
Real Madrid: 1 Barcelona: 3
Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo

16 Ocak 2012

Milan 0 - Inter 1

Pato, Paris Saint Germain’e mi gidecek? Carlos Tevez, Milan’a mı imza atacak yoksa Inter mi işini bitirecek? Milano derbisine iki transfer bilinmeziyle yürüdü İtalyanlar. Ne Pato, Paris’e gitti ne de Tevez kararını verdi top santra noktasına konduğunda. Ev sahibi Milan favoriydi, olması için de yeterli sebepleri vardı. Elinde ezeli rakibinin eski silahı İbrahimoviç, ligin zirvesinde bir takım, daha iyi defans, daha iyi forvet… Inter daha kötü başlayamazdı sezona bu yüzden son haftalarda aldığı seri galibiyetler Ranieri ile uçuyorlar havası yarattı ama rakipler sıradındı. Ocak ayının ortasına gelip daha sezonun yarısını oynamadıklarından dolayı, Noel sonrası verilen tatille birlikte ritmini kaybetmiş ligde Milano derbisi tadsız tuzsuz başladı. Tribünler yine güzel görünüyordu ama bir şey eksikti işte San Siro’da 79 bin 552 seyirciye rağmen… Ranieri kariyerinde derbi kaybetmemiş. Inter Başkanı Moratti’nin getirdiği 13 teknik adamdan sadece biri ilk derbisini kazanabilmiş. Çakışan iki istatistikten altta kalan ikincisi oldu.
Inter, bir puan da iyi derken, Juventus’un iki puanı yakması ve ev sahibi taraf olması nedeniyle Milan, illa da 3 havasındaydı. Derbilerde deplasman tarafının iyi savunma yaparım, yakalarsam da bir tane sıkıştırırım kuralı yine işledi. Abate’nin hatasında Milito cezayı kesti. Arjantinliyi bidon seçen o iki radyocu bir sahil kasabasına yerleşirler artık bu maçtan sonra. Milan zorladı ama olmadı, Zlatan milli takımda 2004’de İtalya’ya uçarak topukla attığı golün bir benzerini atamadı. Robinho sezon sonunda memleketine döner. Nocerino sezon boyunca çizdiği grafiğin çok altında kaldı ve Emanuelson, Milan çizgisinde bir topçu değil. İki takımın da yedek kulübesinde Seedorf, Sneijder’in oturduğu; "Milan’da bir Pirlo olsaydı" dedirten bir derbiydi… Şampiyonluk yarışı artık iki değil çok başlı…

13 Ocak 2012

Yazdık Baba Deftere

Metin Oktay, Vedat Okyar, Lefter Küçükandonyadis...
Zarafetin Efendileri sahada frak giyer, sen onu forma sanırsın...

Hafta Sonu Futbol

14 Ocak Cumartesi
13:30 Giresunspor - Sakaryaspor @TRT 3
13:30 Lazio - Atalanta @Euro Futbol
16:00 Gençlerbirliği - Eskişehirspor @Lig TV
17:00 Liverpool - Stoke City @Lig TV 2
17:00 Chelsea - Sunderland @Lig TV 3
19:00 Galatasaray - Karabükspor @Lig TV
19:00 Göztepe - Kartalspor @TRT 3
21:00 Mallorca - Real Madrid @NTV Spor
21:45 Catania - Roma @Euro Futbol
22:00 Montpellier - Lyon @Lig TV 2
22:00 PSG - Toulouse @Lig TV 3
23:00 Valencia - Real Sociedad @NTV Spor

15 Ocak Pazar
13:00 Sivasspor - Ankaragücü @Lig TV
13:00 Orduspor - Büyükşehir Bld @Lig TV 2
13:00 Atletico Madrid - Villarreal @NTV Spor
13:30 Akhisar Belediyespor - Çaykur Rizespor @TRT 3
13:30 Elazığspor - Konyaspor @TRT 1
13:30 Kayseri Erciyesspor - Tavşanlı Linyitspor @TRT 6
16:00 Mersin İdman Yurdu - Antalyaspor @Lig TV 2
16:00 Trabzonspor - Samsunspor @Lig TV
16:00 Gaziantep BŞB - Karşıyaka @TRT 3
16:00 Juventus - Cagliari @Euro Futbol
18:00 Swansea City - Arsenal @Lig TV 3
19:00 Beşiktaş - Bursaspor @Lig TV
19:00 Kasımpaşa - Bucaspor @TRT 3
21:45 Milan - Inter @Euro Futbol
22:00 Barcelona - Real Betis @NTV Spor
22:00 Marsilya - Lille @Lig TV 3

16 Ocak Pazartesi
20:00 Manisaspor - Fenerbahçe @Lig TV
20:00 Kayserispor - Gaziantepspor @Lig TV 2
20:00 Adanaspor - Denizlispor @TRT 3
22:00 Wigan - Manchester City @Lig TV 3

11 Ocak 2012

Yasemin Oyunu Kime Vermiştin?

Bu dönemde spekülasyon haberlere kimsenin itirazı yok, "o geliyor, bu gidiyor"ların da sonu yok. Lakin yabancı medyayı kaynak gösterip yapılan haberlerde çeviri hatası ya da olmayan kaynağı varmış gibi gösterip yapılan gazeteciliğin de kıymeti harbiyesi yok..

Galatasaray'ın Melo ve Krasiç için Juventus'a 20 milyon Euro teklif ettiği haberlerini okuyoruz kendi dilimizde. Kaynak neresi... İtalyan medyası... Gazete, televizyon ismi var mı? Yok... Hadi yok diyelim, nereden çıkıyor bu haberler? İtalya'da Juventus'un elinden çıkartacağı oyuncuların bedelleri üzerine Tuttospor şöyle bir haber yazıyor. Krasiç, 15 milyon, Melo'nun opsiyonu ise 13 milyon. Juventus bu iki adamın bonservisinden 20 milyon Euro kazanırsa, transfer için bütçesini genişletebilir. Bu haber taklalar atıyor: Galatasaray, Krasiç+Melo için 20 milyon Euro önerdi diye kaleme alınıyor...
******
Melo için Fenerbahçe'nin de talip olduğunu "Juventus yöneticisi Pepe Marotta" (Bir kere adamın adı Giuseppe Marotta, kısaltacaksan da Beppe Marotta), "İtalyan medyasına" açıklamış. Hangi medya? Hangi gazete, hangi televizyon? O gazeteler her gün bu memlekete de geliyor, olmadı pdf versiyonları var, iPad'de okuyabiliyorsun, kısıtlı da olsa internet siteleri var. Bunları sadece gazeteciler takip etmiyor ki! Taraftar da peşinde bu haberlerin... Marotta nerede söylemiş bunu? Kaynak ne? İtalyan medyası... Kurumun adını verin.. Yok öyle bir haber, olanı da zaten Türkiye'yi kaynak göstermiş "Türkiye'de diyorlar ki diye başlıyor" yani takla...

Fenerbahçe'nin Melo gibi bir adama ihtiyacı var mı? Soru bu değil.. Koluna aslan dövmesi yaptırmış bir adamı Fenerbahçe alır mı? Soru bu da değil... Koluna aslan dövmesi yaptırmış bir adam bu imzayı atar mı? Soru bu da değil... Tolga Zengin'in karesinin İspanya'da yılın fotoğrafı olduğunu yazanlara da sorduk kaynak nedir diye... Hadi soru bu da değil!..

Soru bizim mesleğimiz... Soru, belki de "ÖTE YANDAN" Messi'nin dediği: "Bu arada Yasemin sen de oy kullandın. Oyunu kime vermiştin merak ettim?

9 Ocak 2012

Hoşgeldin Borriello (!)

Transfer dönemi açılmış. Elinde bol miktarda golcü bulunan ancak Amauri ve Toni gibi veteranların biletini kesmeye kararlı olan Conte, Borriello'yu Juventus'a getirtmiş. Juventus, Lecce deplasmanında. Tribünler yeni yılın ilk maçında yeni transfer Marco Borriello'yu bağrına basmış (!) bu pankartla: "Borriello, sen onursuz ve itibarsız paralı bir askersin."

Mesele de şudur. Milan alt yapısında yetişen Borriello, Roma'ya imza atmadan önce Juventus taraftarına göre kendi kulüplerini "Hayır" demişti.. Roma'da yapamayıp Juventus'a imza atınca da bu gideri yapıyorlar. İtalya'da tribünlerin takımda istemedikleri futbolcuya kafadan bu tepkiyi verip, "Artık bizim formamızı giyiyor. Sahip çıkalım" saçmalığına sığınmamalarına her zaman ayakta alkış...

Forlan ile Kuralları Öğreniyoruz

Anlaşılan bu sezon UEFA Kuralları'nın hepsini Forlan üzerinden öğrenecek ya da hatırlayacak İtalyan ve İspanyollar. Sezon başında Inter, Atletico Madrid'den Forlan'ı aldığında Şampiyonlar Ligi'nde oynatamayacağını bilmiyordu. İtalyan medyası da bunu uzun süre uyanmamış, muhtemel onbirlerde yer vermişti. Olan oldu, Inter'in içinde kimseye de hesabı kesmediler. Sonra Forlan ortalıktan kayboldu, sakatlık vs... Atletico Madrid ile iki kupalı sezon, Dünya Kupası, sonra yarım sezon futbol, geçen sezonun ikinci yarısında firar ve Güney Amerika Kupası... Acısı galiba bu sezon çıkıyor.

Ortalıkta görünmemesine rağmen geçen hafta yine transfer haberlerinin öznesiydi Forlan. Barcelona'da David Villa sezonu kapatmış... Forlan'ı yakıştırdılar Barcelona'ya. Geçen yıllarda da bu haberler çıkıyordu... Yalnız bu kez manşetler statüye tosladı... İspanyolların attığı Barça, Forlan'ın peşinde manşetleri, Uruguay'a kadar uzadı.. Inter'de hayal kırıklığı yaratan adam en başarılı olduğu lige geri dönse fena mı olurdu.. Sonra biri çıktı dedi ki "Arkadaş, bu adam bu sezon iki takımda forma giydi. Aynı sezonda üçüncü bir takımın formasını giymez." Konu kapandı, manşetler hatıra kaldı...

7 Ocak 2012

Hafta Sonu Futbol

7 Ocak Cumartesi
16.00 Bursaspor – Mersin İY @Lig Tv
14.30 Birmingham – Wolves @NTVSPOR
16.00 İstanbul BŞB – Trabzonspor @Lig Tv
19.00 Samsunspor – Galatasaray @Lig Tv
19.00 Siena – Lazio @Euro Futbol
21.00 Real Madrid – Granada @NTVSPOR
21.45 Inter – Parma @Euro Futbol
23.00 Malaga – A. Madrid @NTVSPOR
8 Ocak Pazar
13.00 Manisaspor – Orduspor @Lig Tv
13.00 Karabükspor – Gençlerbirliği @Lig Tv2
13.30 Udinese – Cesena @Euro Futbol
15.00 Man. City – Man. United @NTVSPOR
16.00 Eskişehirspor – Sivasspor @Lig Tv
16.00 Antalyaspor – Kayserispor @Lig Tv2
16.00 Atalanta – Milan @Euro Futbol
19.00 Villarreal – Valencia @NTVSPOR
19.00 Ankaragücü – Beşiktaş @Lig Tv
21.45 Palermo – Napoli @Euro Futbol
22.30 Espanyol – Barcelona @NTVSPOR
9 Ocak Pazartesi
20.00 Fenerbahçe – Gaziantepspor @Lig Tv
21.45 Arsenal – Leeds @NTVSPOR

4 Ocak 2012

İspanya'da Yılın Fotoğrafı?

2-3 gündür mutlaka bir yerlerde okumuşsunuzdur. Haberi ilk kimdi yazdı, belli değil. Bütün internet siteleri kaynak göstermeden birbirinden haber aldığı için de Tolga Zengin özneli bu haber her yerde var.Tolga Zengin'in bu karesi İspanya'da yılın fotoğrafı seçilmiş. Seçen kurum kim belli değil. Haberi yazanın belli olmadığı gibi. Bugün Spor Bakanı Suat Kılıç da okuduğu bu haberler sonrasında Tolga Zengin'i tebrik etmiş. Bu haberin sahibi çıksın ortaya, Tolga Zengin'in bu karesini İspanya'da yılın fotoğrafı seçen kurumu açıklasın, biz de merakımızı giderelim...
***************
Not: Bu satırları yazdıktan sonra Okay Karacan uyardı. Bu sorgulamayı bugün Fanatik de yapmış "Yılın fotoğrafını kim seçti?" diye.

3 Ocak 2012

Forza Ahmet

Ahmet kardeşimizin ameliyatı ve tedavisinin masraflarına katkıda bulunmak isterseniz elbette. Hesap numaraları için fotoğrafı tıklayın lütfen...

Naklen Yayınlar

3 Ocak Salı
18:00 Trabzonspor - Manisaspor @Lig Tv
18:00 Kayserispor - Bursaspor @Lig Tv 2
18:00 Sivasspor - KDÇ Karabükspor @Lig Tv 3
20:30 Galatasaray - İstanbul BŞB @Lig Tv
20:30 Mersin İY- Ankaragücü @Lig Tv 2
22:00 Man. City - Liverpool @Lig Tv 3
23:00 Real Madrid - Malaga @TRT 3

4 Ocak Çarşamba
18:00 Orduspor - Fenerbahçe @Lig Tv
18:00 Gençlerbirliği - Samsunspor @Lig Tv 2
20:30 Beşiktaş - Eskişehirspor @Lig Tv
20:30 Gaziantepspor - Antalyaspor @Lig Tv 2
22:00 Newcastle United - Man. United @Lig Tv 3
23:00 Barcelona - Osasuna @TRT 3

5 Ocak Perşembe
23:00 Valencia - Sevilla @TRT 3

25 Aralık 2011

Çakma Milan

"2006 Dünya Kupası'nın kötü adamıydı Vikash Dhorasoo. Elemelerde formasını giydiği Fransız Milli Takım formasını Almanya'da Domenech sadece 16 dakika verdi. Bütün kupa boyunca elinde kamera bir yedek oyuncunun Dünya Kupası macerasını Super8 ile filme aldı Dhorasoo. Takım arkadaşları ve Domenech finaller sonrasında onu ekibi satmakla suçladılar. Milan'da yaşadığı hayalkırıklığı sonrasında PSG de baskılara dayanamadı ve sezonun daha ilk haftalarında yol verdi."
Bu satırlar blog arşivinden. Dhorasso için yeni olan ne? Carlo Ancelotti büyük bir ihtimalle Paris Saint Germain'in başına geçecek. Dhorasso için ikisi de tanıdık. 2005 Şampiyonlar Ligi finaliniİstanbul'da yedek kulübesinde izlemişti, o sezon birçok Milan maçını kulübede ve tribünde izlediği gibi.. O da buna vurgu yapmış?
"Ben Ancelotti uzmanıyım. Onu yedek kulübesinden ve tribünden bol bol inceleme şansım oldu."
Ancelotti, Leonardo, Beckham belki de yakında Kaka... Paris'te AC Milan çakması bir kulüp olma yolunda Paris Saint Germain...

4 Büyükler'de Omurga

Total futbol, 4-3-3, tek pas futbolu.... Gider böyle. Total futbol, Bojan Krkiç, yemek masasında tuzluğu istediğinde Puyol’un uzanıp vermesidir demiştim ki Krkiç de valizi toplayıp gitti. Olsun orada ağabeylerin tuzluğu uzatacakları gençler bitmek bilmiyor...

Oyuna elbette 3 hat üzerinden bakıyoruz. Çokça dörtlü defans, son yıllarda iki defansif orta saha, kreatif bir üçlü ve bir son vuruşu. Ya da sahte 9, kanat adamsız oyun, üçü defans, 4-4-2 vs... Onbirin kalitesi için kriterim omurgası. Kaleciden başlayan, stoper, ön libero, orta sahanın pas atan adamı, forvet arkası ve santrfor.. Bu beşlinin arasındaki kalite dengesi takımın da gücünü ortaya çıkartıyor. Sezonun ilk yarısına böyle bakmak istersek eğer...

Bu sezondan geriye son 3 sezonda hatları arasında kalite farkı olan bir Galatasaray vardı sahada. Manav tezgahında üstte tazeler, altta çürükler hesabı, ön taraf fiyakalı, orta saha ve gerisi ise vasat ve vasatın altı. Bu örneğin bu sezon takipçisi Atletico Madrid, Öndeki Arda, Diego, Falcao, Reyes (Adrian) dörtlüsü kağıt üzerinde rakip defanslar için kabus gibiyken arka tarafta genç bir kaleci önünde beli dönmeyen Miranda ve onun önünde rakibi 3 metre uzaktan kovalayan Gabi vs... Teknik adamını kovan, kupadan elenen, ligde yine hüsran yaşayan fiyakalı ama sorunlu Atletico Madrid...

Geçen sezon aldığı 16 mağlubiyetin ardından Fatih Terim Galatasaray’ın omurgasın söküp attı. O hatta bir tek adamın gözünün yaşına bile bakmadı. Muslera, Ujfalusi, Melo, Selçuk ve Elmander... Beş yeni adamla takımın omurgasını kuran Terim, bek problemini bu sezon 3 yıl sonra oyuna geri dönen Hakan Balta ile ve önceleri çok gezdirdiği Eboue ile çözdü ama iki kanadın verimsizliği sezonun ilk 10 haftasında da beklemediği puan kayıplarını getirdi. 17 maçta 11 gol yiyen savunmanın başarısı da bu omurgadaki adamlar arasındaki kalite dengesi ve beşlinin sürekli olarak forma giymesinde yatıyor...

Fenerbahçe’nin omurgasında değişen tek isim Niang yerine Bienvenu. Fenerbahçe’nin geçmişte santrfor tercihleri şöhreti ve istatistiğiyle gelen adamlardı. Bienvenu ise Niang’ın ayrılık kararı sonrasında belki de bir mecburiyet. Volkan, Yobo ve Emre tüm devre boyunca standartın üzerinde kaldılar ki Emre’nin olmadığı maçlarda da Cristian kendi çizgisinin üzerine çıktı. Alex, çok iyi sezonların ardından sallandığı sezonların ilk yarılarından birini ortaya koydu. Bu omurganın en zayıf halkası Bienvenu’nun yerine bir ismi de Aykut Kocaman zaten bugünlerde arıyor.

Beşiktaş’ta omurgada adı geçmeyen Quaresma’sız bir cümle kurmak kolay değil ama bu hattın üzerinde yeni gelen Egemen, kariyerinin en iyi günlerini geçiriyor. Kalede Cenk ve Rüştü de çokça büyük oynadılar. Ernst bu lig için marka orta saha. Sakatlık sonrasında çabuk toparladı ve bir daha da düşmede. Guti’nin valizi toplana kadar çözülemeyen omurga problemi Fernandes’in dönüşüyle, son haftalarda Simao ve Quaresma’nın yokluğuna rağmen çözüldü ve Beşiktaş kazanmaya devam etti. Fenerbahçe gibi Beşiktaş’ta da omurganın zayıf halkası santrfor. Bir yabancının Mustafa Pektemek’ten kötü olmaya hakkı yok. Almeida bu noktada takım içindeki Portekiz lobisiyle o formayı kaptı ama büyük hedeflerin golcüsü bu kadronun içinde yok.

Trabzonspor’un omurgasında kaleci Tolga harikalar yaratırken, Glowacki vasatı aşamadı. Zokora, Şampiyonlar Ligi’nde yapılan iyi savunmanın belkemiğiydi ama takımdaki yabancıların kalitesi onun yarısı kadar olunca liderden beklemedikleri bir puan farkını yediler. Burak, dörtlünün en iyi santrforu.. Ancak onun arkasında oynayan adam Alanzinho ya da Adrian farketmez, hep soru işareti olarak kaldı...Ara transferde Fenerbahçe ve Trabzonspor, omurgaya mutlaka yeni bir isim ekleyecekler. Beşiktaş’ın Almeida ve Edu -bir de sakat Bebe- varken yeni bir yabancı santrfor peşine düşeceğini söylemek zor. Galatasaray ise omurga problemini çözmüş bir takım olarak iki kanadına bal yapan arı bulmak zorunda.

"Dört büyüklerin omurgasından banane; futbolumuzun omurgası çökmüş" derseniz; siz de haklısınız... Haftada 6 gün, günde 12-15 saat bu çöküntüye kafa patlatmak zorunda olan meslek grubunun omurgalı kalmaya çalışan bir üyesi olarak beş yıldır nefes aldığım bu blog, hep futbola ait olsun istedim...

19 Aralık 2011

Naklen Yayınlar


20 Aralık Salı
19.00 Siena – Fiorentina @Euro Futbol
21.00 Real Madrid – Ponferradina @TRT Haber
21.45 Cagliari – Milan @Euro Futbol
21.45 Wolverhampton – Norwich City @Lig TV3
22.00 Nancy – Marsilya @Lig TV2
21 Aralık Çarşamba
18.00 Antalyaspor – Fenerbahçe @Lig TV
18.00 Mersin İY – Eskişehirspor @Lig TV3
18.00 Kayserispor – Ankaragücü @Lig TV2
19.00 Udinese – Juventus @Euro Futbol
20.30 Galatasaray – Manisaspor @Lig TV
20.30 Sivasspor – Samsunspor @Lig TV2
21.00 A.Madrid – Albacete @TRT Haber
21.45 Man. City – Stoke City @Lig TV3
21.45 Inter – Lecce @Euro Futbol
22 Aralık Perşembe
18.00 Gençlerbirliği – İstanbul BŞB @Lig TV2
18.00 Trabzonspor – Orduspor @Lig TV
20.30 Gaziantepspor – Bursaspor @Lig TV2
20.30 Beşiktaş – Karabük @Lig TV
22.00 Tottenham – Chelsea @Lig TV3