18 Ekim 2008

Derbi Budur

Bir zamanlar Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği Liselerarası Müzik Yarışması vardı. Spor Sergi Sarayı'na okulundan aday grupları desteklemeye giderdin. Hani amaç ne? Güzel güzel müzik dinle, genç yetenekler keşfedilsin, öyle değil mi? Kavga çıkardı. Derbi ruhumuzda var. Galatasaray-Kabataş birbirine girerdi. Adam çocuğunu müzik yarışmasına göndermiş, akşam eve çocuk yaka paça dışarda gelirdi. Ne oldu oğlum? "Taksim'e kadar kovaladık baba." Hangi ülkeden olursa olsun derbi seyrederken iyi futbol aramam. Güzel futbol, ince paslar, jeneriklik goller varsın başka maçlarda olsun, derbi; derbi gibi olsun. Bu gece oldu da. Madrid'in sokak çocukları gibiydi Atletico Madrid. Real de zengin mahallenin şık kramponlu tam takım formalı çocukları. Dayak yiyecekleri biliyorlardı kafadan, göze de almışlardı zaten. Nasıl bir kısmettir bu?. Geçen sezon Aguero 58. saniyede atmıştı, Van Nistelrooy o kadar beklemedi bile.
Coupet 6 golü yiyince yedek kulübesini boylamıştı, Leo Franco kapattığı köşeden aldı. Diarra, Guti'nin sakat olduğu Real Madrid orta sahasının zorlanacağı belliydi de; koskoca 90 dakikada ne diziliş vardı ne de taktik. Topu alan gitti. Dakika dolmadan golü yiyen A. Madrid doğal olarak panikledi. Sakin hücum edemeyecek kadar kaybettiler akıllarını. Hakem ilk kırmızı karttan sonra dağıldı. Atacak adam arıyordu; Van Nistelrooy çarpıldı. Sonrasında yardımcı hakemler doğradı Real Madrid'i. Göz zevkini yine Aguero ile giderdim. Forlan sakatlıktan dönmüştü ayak uyduramadı Arjantinli'ye. Raul ilk yarıda oyun sertleşince kenara kaçtı bir ara, topu ayağında gören çift dalmak için hazır kıtaydı. Leo Franco kısmetliydi ya da hakkını yemeyelim iyi yer tuttu. Casillas aman aman bir pozisyon çıkarmadı ama derbide kalecin güven verecek işte. Hatasız bitirdi maçı. A. Madrid bu maçı ezeli rakibinden başka 18 takımdan biriyle oynasa kesin kazanırdı. Çaprazdan vurdukları benim aklımda kalan 3 topları direği yalayıp gitti. Maçın hakkı beraberlik miydi? Maçın hakkı ne demek ki? Simao'nun frikiğinde top ağlara gittiğinde Calderon'un altındaki otobandan arabayla geçenlerin hali nicedir kimbilir? Drenthe'yi sevemedim bir türlü, Robinho gibi. Vatandaşı Heitinga- adam değilsin:)- Barcelona deplasmanında darmadağın olmuştu, 90+6'da saçma sapan daldı; kimse itiraz bile etmedi penaltıya. Real Madrid yine çıktı Vicente Calderon'dan. 10 yıldır hep aynı hikaye zaten... Murat Kosova'nın sesini uzun zaman sonra duydum bir futbol maçında. Özletmiş kendini...****
Juventus yokuş aşağı koşuyor. Napoli'ye deplasmanda Amauri'nin golüyle öne geçtikleri maçı Hamsik ve Lavezzi'den yedikleri gollerle 2-1 verdiler. Buffon yoksa, kaderine razı olacaksın. Güney, Kuzey'i yendi mi ayrı seviniyorum. Liverpool bu sezon kaçıncı kez maçı çevirdi? 3 mü oldu? Chelsea ve Man. United ayıp ediyorlar.

Korku?

Korku mu? Ne anlama geldiğini bilmiyorum...
Jose Mourinho/Roma-Inter maçından bir gün önce.
Karanlık sokakta iki Kangal salacaksın bu adamın üstüne (!)

Real Madrid ve River Plate

Bugün ve yarının derbilerinde anket sonuçları budur.

Bardağın Dolu Tarafı

Bardağın dolu tarafı: Kamplar, antrenmanlardan, maçlardan başını kaldıramayan Buffon sakatlık günlerinde bebeğiyle vakit geçiriyor.
Bardağın boş tarafı: Juventus 3 haftadır kazanamıyor. Napoli deplasmanına gidiyorlar, ardından Real Madrid gelecek ve Buffon 7 hafta daha yok.
Bardağın dolu tarafı Juventus taraftarının umurunda mı?

17 Ekim 2008

Atletico Madrid vs Real Madrid

Milli maçlar sonrası Madrid derbisi. İki takımda da bol miktardamilli oyuncu var. Yorgun döndüler ama dağılıma bakarsak bir tarafa avantaj gibi durmuyor. Atletico Madrid maceralı bir haftayı geride bıraktı. UEFA'nın verdiği abartılı cezayı ertelettiler. Barcelona deplasmanında aldıkları 6-1'lik hezimetin ardından sahalarında en son oynamak isteyecekleri rakip Real Madrid olurdu ama fikstür böyle buyurdu. O başka bir maçtı. Simao, Forlan ve Maniche o gün sahada yoktular, derbide olacaklar. Aguero sakat ama oynamakta ısrarlı. Real Madrid'de orta saha sıkıntılı. Diarra ve Guti sakat. Robben de yok. De la Red ve Sneijder'li orta saha Vicente Calderon gibi bir deplasmanda ne kadar dayanıklı olur göreceğiz. Atletico Madrid 10 yıl derbi kazanamıyor sahasında. Santiago Bernabeu'da en son 99-2000'de kazanıp sezon sonunda küme düşmüşlerdi. Casillas daha derbide mağlubiyet nedir bilmiyor. Vicente Calderon'da oynanan 71 derbide Atletico Madrid 23, Real Madrid 28 kez kazandı. 20 maç da berabere bitti. Hakemin de istatistikleri ilginç. Clos Gomez ile Atletico Madrid sahasında oynadığı 2 maçı da kazandı. Real Madrid de Gomez ile deplasmanda 2 maçı kaybetmedi. Stadın resmi kapasitesi 54.851. 48 bin kombine olunca satışa çıkan bilet sayısı 2 binlerde kalıyor ancak. Rafael Nadal sıkı Real Madrid taraftarı. Onun derbi tahminiyle bitireyim: "Biz bu kadroyla Vicente Calderon'dan çıkarız." Toledo'ya giden Ramon ortalıkta yok. Madrid'e döndü mü haber yok. Yaktın bizi Ramon...

Bekleme Beni Napoli

Napoli'ye dönse kürkçü dükkanına dönenler kulübün üye olacak ama 35 yaşında yıllık 5 milyon euro kazanan kaç futbolcu var ki dünyada? Fabio Cannavaro 2006 Dünya Kupası'nın ardından mecburiyetten geldi Real Madrid'e. Juventus Serie B'de onun istediği parayı ödeyemezdi elbette. O da Del Piero, Nedved değildi elbette. Serie A'da her zaman iyi para kazandı. 2001'de Parma'daki kontratı yıllık 5 milyon euro idi. Parma bu paraları ödeyip battı zaten. Inter'de yıllık 4.5 milyon euro alıyordu. Moggi telefonda arıza çıkar Juventus'a gel dedi. Juventus'da yıllık 3.5 milyon euroya oynadı. Real Madrid'de 4.5 ile başladı, bu sezon 5 kazanıyor. Napoli onu bekliyor ama onun dönmeye niyeti yok. Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi finali Santiago Bernabeu'da. Kendi stadında bu kupayı kaldırmanın peşinde Cannavaro. Sponsorlardan kazandığı para yıllık 3 milyon euro. Gilette, Henry'yi bırakıp onu reklamlarında oynatmaya karar vermiş. Yaz vakti elindeki traş makinesiyle olan fotoğrafını görmemişler demek ki(!)

Haftasonu Futbol

18 Ekim Cumartesi
14.30 Inverness - Celtic (Futbol Smart)
14.45 Middlesbrough - Chelsea (Spormax)
15.00 Orduspor - Kasımpaşa (D Spor)
16.00 Bursaspor - Eskişehirspor (Lig Tv)
16.30 W. Bremen - B. Dortmund (24)
17.00 Arsenal - Everton (Spormax)
19.00 Fiorentina - Reggina (Ntv Spor)
19.00 Kocaelispor - Fenerbahçe (Lig Tv)
19.20 Crystal Palace - Barnsley (Futbol Smart)
19.30 M. United - W. Bromwich (Spormax)
20.00 Bordeaux - Toulouse (Kanal A)
21.00 A. Madrid - R. Madrid (Ntv Spor)
21.45 Ajax - Groningen (Futbol Smart)
22.00 Liverpool - Wigan (Spormax) Bant
22.00 O. Lyon - Lille (Kanal A)
23.00 Espanyol - Villarreal (Ntv Spor)
00.20 Botafogo - Santos (Spormax)
01.00 Napoli - Juventus (Ntv Spor) Bant
02.30 Saturn - S. Moskova (Spormax) Bant
19 Ekim Pazar
13.30 Nec Nijmegen - Vitesse (Futbol Smart)
15.15 S. Wednesday - Sheffield United (Futbol Smart)
16.00 Gençlerbirliği - Beşiktaş (Lig Tv)
16.00 Milan - Sampdoria (Ntv Spor)
18.00 Stoke - Tottenham (Spormax)
18.00 Auxerre - Rennes (Kanal A)
18.00 Valencia - Numancia (Ntv Spor)
18.00 Hamburg - Schalke 04 (24)
19.00 Galatasaray - Trabzonspor (Lig Tv)

19.15 Hibernian - Hearts (Futbol Smart) Bant
20.00 Karşıyaka - Adanaspor (D Spor)
20.00 Palmeiras - Sao Paolo (Spormax)
21.20 River Plate - Boca Juniors (Ntv Spor)
21.30 Roma - İnter (Ntv)

22.00 Valenciennes - Marsilya (Kanal A)
22.30 CSKA Moskova - Amkar (Spormax) Bant
00.30 A. Bilbao - Barcelona (Ntv Spor) Bant

İstifa Güzeldir

Dünya Kupası elemeleri Güney Amerika'da tek grup üzerinden oynandığından -ilk 4 takım gider- hatanın telafisi yok gibi. Arjantin Şili deplasmanında 1-0 kaybetti ve teknik direktör Alfio Basile istifasını sundu. Olimpiyatlarda altın madalyayı alan takımın hocası Sergio Batista ilk aday. River Plate'de kötü giden Simeone, Batistuta-Sensini ikilisinin de adı geçiyor. Bir de Maradona tabii. Her seferinde illa ki yazarlar ama olmaz sonunda...

* Futbol Blog programı Cumartesi, 13:00'de canlı; 01:00'de banttan yayınlanacak.

16 Ekim 2008

Köfte Almaya Gittik Birader

Fotoğrafı görünce -Lazio-Roma- eski derbiler geldi aklıma. İnönü kapalısının ikiye bölündüğü günler. Zordu o zamanlar maça girmek. Biletix yoktu, kombine yoktu, erken gelen İnönü'de kapalının dış duvarlarına sırtını dayar, kapı açıldığında Dolmabahçe tarafından yüklenenlerle ortalık ana baba gününe dönerdi. Kuyruğa kaynak yapmak incelik isterdi. Arkadaşını kuyruğun ön tarafında gören, 2 yarım ekmek köfte kapar öyle gelirdi. "Ne var birader köfte almaya gittik" derdi. Çok bildik numaraydı, herkes yemezdi. Şimdi maça 1 saat kala gittiğimizde vakit geçmiyor bazen; o zamanlar nasıl oluyor da 10 saat önce stadın önünde olurduk aklım almıyor. Güzel ve naif günlerdi. Kapalının ortasında iki sıra polis, iki taraftar arasında en fazla 3 metre. Burun buruna iki tribünden karşılıklı tezahürat patlardı. Karşılıklı "dışarı gel, maçtan sonra görüşürüz" jestleri, "susun beyler nefesinizi maça saklayın" uyarıları... Taraftar grupları dediğin aynı semtin insanlarının buluşup maça gelmeseydi. Pankartlar maçlık değil, sezonluktu. 10 yıldan fazla süre asılan pankartlar da gördü derbiler. Biz buradayız demekti o pankartlar. Galatasaray ile Beşiktaş nasıl olduysa; bir Fenerbahçe derbisi öncesi dost olmuşlar, İnönü'de kapalının üstünden Galatasaray tarafına Beşiktaş bayrağı sarkıtılmıştı. Ayran savaşı en zevklisiydi. Kapalı ayran kutusunu Kapalı'nın alçak tavanına patlattın mı; rakip tribünün üstüne ayran yağardı. 20 dakikada ayran stokunu bitiren esnaf selpak satışına başlardı. Kavgalardan, gürültülerden bahsetmek istemiyorum. Onlar avcı hikayeleri gibidir çokça. İçinde olan da anlatır; olmayan da yazar durur. "Tribünler yarı yarıya olsun, olmalı" demek istemedim bu satırlarla. Güzel günlerdi vesselam. Şimdi düşünüyorum da; İnönü'den çıkıp nasıl da koşardık yokuş yukarı Spor Sergi'ye, basket maçına. Yaşlı amcanın sattığı kötü ama tadı hala damağımda sosisliler, tribünün altına düşen, "alırız ya" deyip unutulan montlar... Cep telefonu yok ya; anne-baba ancak evin kapısını açtığında anlardı; evladının derbiden sağsalim döndüğünü. Yenerdin, yenilirdin. Skora göre; ya yemeğe oturur ya da "tokum" deyip yatağa aç giderdin...

Olmayınca Olmuyor

Grup kuraları çekildiğinde İspanyol medyası en özel maçı manşete çekmişti. Atletico Madrid-Liverpool. Fernando Torres kaptanı olduğu eski kulübüne karşı Vicente Calderon'a çıkacaktı Liverpool formasıyla. Tonla foto çıkardı o geceden. Önce Atletico Madrid'in sahası kapandı. Ceza ötelendi bu kez de Torres sakatlandı. Olmayınca olmuyor işte...

River Plate vs Boca Juniors

River-Boca derbisi Pazar akşamı NTV Spor'dan naklen. Ancak saat konusunda bir karışıklık var. Benim bildiğim 22:20 TSI ile. NTV Spor sitesinde 21:20 olarak açıklamış. Cumartesi günü Futbol Blog programında Buenos Aires'e canlı bağlanalım, Emre anlatsın bize derbi öncesini... Anket sonucu da programda olacak...

Madrid Derbisi ?

15 Ekim 2008

Marsilyalılar vs İspanyol Polisi

Atletico Madrid'in aldığı 2 maç saha kapatma cezası doğal olarak İspanyolları çıldırttı. Medya seferberlik ilan etti, Platini'ye hücum ediyorlar. Savunma için bir kanıt da İspanyol polisinden geldi. Vicente Calderon'da Marsilya taraftarının polislere tribünde ve koridorda saldırdığı görüntüleri yayınladılar. A. Madrid başkanı kendinden emin konuşuyor: "Liverpool maçını Calderon'da oynayacağız" diyor. Liverpool cezadan memnun değil, Marsilya tarafında Erik Gerets UEFA'yı tebrik etmiş. Eder tabii, tur gitmişti şimdi umutlandı...
Video: Marsilya taraftarı vs İspanyol polisi/Vicente Calderon

Tunuslular ve La Marseillaise

Fransa'da beklenen Romanya beraberliği sonrasında teknik direktör Raymond Domenech'in Paris'teki ilk maçta tribünler tarafından protesto edileceği, ıslıklanacağıydı. Beklenen eylem gerçekleşti ama ıslıklanan Fransız milli marşı oldu. Stade de France'da Tunus ile hazırlık maçı öncesinde gümbür gümbür "La Marseillaise" çalarken tribünlerdeki Tunuslular marşı yuhaladı ve ortalık karıştı. Tunusluların hepsi Fransız vatandaşı ve ülkede nüfusları 650 bin kişi. Hükümet, futbol federasyonuna bastı tabii fırçayı çünkü bu ilk ıslıklama vakası değil. Daha önce de Cezayir ve Fas ile oynanan maçlar da olaylı geçmişti. Tepedekiler Fransa'da bir daha milli marş ıslıklanırsa maçın oynatılmayacağını söylüyor. Sarkozy de delirmiş tabii. Federasyon başkanını gel hesap ver diye ayağına çağırmış... Tarih peşini bırakmaz ki adamın...

Futbol Blog #3

Futbol Blog programı için öneri, eleştiri ve paylaşmak istediklerinizi bu e-mail adresine yazabilirsiniz: futbolblog@haberturk.com

14 Ekim 2008

Futbolda +2 Hakem

Futbol hakem hatalarının azaltılması için ortaya atılan iki belirgin çözüm var. İlki 5. hakemin ekran başında oturması ve kritik pozisyonların tekrarını görüp orta hakemi kulaklığından uyarması. Bu yöntemde standartı sağlamak pek mümkün görünmüyor. İkincisi, geçen gün 1935'de Barselona derbisinde kale arkasında oturan çizgi hakemleri günümüze uyarlamak. Bunu destekleyen de UEFA başkanı Platini. Slovenya-Slovakya U-19 maçında bunun denemesi yapıldı ve Platini maçı stadyumda izledi. Orta hakem, 2 yardımcı hakem ve 4. hakemle beraber 2 cezasahası hakemi görev yaptı bu maçta. Artı 2 olarak görev yapan bu hakemler maçı kale çizgisi kenarında seyrediyor ve gerek görürlerse ceza sahası içine de girebiliyorlar. Yine son karar veren orta hakem. Bu denemede çizgi hakemi bir penaltı uyarısı yaptı ve orta hakem de bu karara uydu. Amaç gol bölgesindeki hataları minumuma indirip skora direkt etki eden hakem imajını ortadan kaldırmak. Platini çok memnun kalmış bu denemeden. İtalya Kupası'nda bu sezon hakem komitesi başkanı Collina'nın +2 hakemi deneyeceğini yazıyor İtalyan medyası. Bu çözümün kural haline gelmesi ise elbette ki zaman alacak. Muhafazakar İngilizlerin bu işe olur vermesi o kadar da kolay değil. En büyük sorun ise maçlara 6 hakem bulmak elbette. Örneğin İtalya gibi futbol bir ülkesinde 2. ligin altındaki tüm lig liglerde 4. hakem görevlendirilmiyor. Bu kadar hakemi her ülke ne zaman nasıl yetiştirecek en büyük soru işareti bu. Arada bir medyada geleceğin meslekleri manşeti atılır. Ben de bir katkıda bulunayım. Geleceğin mesleği hakemlik. 90 dakika kale arkasında bedava maç seyredecek, arada bir penaltı, kaleciye faul vereceksin; üstüne para alacaksın... 1935'e göre tek zorluğu altına bir sandalye vermeyecekler...

Superclasico'ya Doğru #2

19 Ekim Pazar günü Türkiye saatiyle 22:20'de. NTV Spor hafta sonu naklen yayın programını açıklamadı. Belli olunca not düşeriz...

Sağa Çek Atletico Madrid

12 yıl sonra geldiği Şampiyonlar Ligi'ne 2 galibiyetle başlayan Atletico Madrid'i UEFA bitirdi. Resmen sağa çek dediler kulübe. 2-1 kazandıkları Marsilya maçında çıkan olaylar yüzünden sahaları Vicente Calderon 2 maç kapatıldı. Haftaya evlatları Fernando Torres Liverpool formasıyla gelecekti o stada, güzel hikaye, güzel fotoğraflar olacaktı, başlamadan bitti. Teknik direktör Aguirre'e de 2 maç ceza verdiler. Tribünde İspanyol polisi Fransızları fena pataklamıştı. Ben cezaya sebep olarak ırkçı tezahürat ayrıntısı göremedim. İspanyol medyası Calderon'da Marsilyalıların olayları başlattığını ve Atletico Madrid tribünlerini tahrik ettiklerini yazmışlardı maçtan sonra. Ekrandan izlediğim kadarıyla bana da fazla geldi bu ceza. Atletico Madrid cezaya itiraz edecektir. 2 maçı da (Liverpool ve PSV) Madrid'den 300 km uzakta oynamak zorundalar. UEFA da herkes ayağını denk alsın demiş oldu bu cezayla ama bu güzel takıma da yazık oldu. Barça'dan 6 ye, sahan 2 maç kapansın, 4 gün sonra Madrid derbisinde sahaya çık...

Barça Otobüsü ve Cold Play

1996'da Van Gaal, Ajax'ı çalıştırırken antrenmanlar öncesinde soyunma odasında sesi sonuna kadar açtırır ve techno dinletirmiş öğrencilerine. O genç kadro da uyuşukluğunu sahaya çıkmadan atarmış Hollandalı hocaya göre. Rijkaard ve onun yerine Barcelona'da koltuğu oturan Guardiola da Van Gaal'ın talebeleri. Guardiola, Barcelona'nın takım otobüsü stada giderken takıma Coldplay dinletiyor. Şarkıyı da ben seçmiş olayım: Talk

Pizza Lavezzi

Bizde de kulüp rengine göre baklava yapan bir usta çıkmıştı. Pastacılar maharetlidir bu konuda. İyi de reklamlarını yaparlar. Bu da Napoli'den. Pizza yapacaklar başka ne yapacaklardı ki! Lavezzi'nin üstüne titriyorlar. Pizza ustası Salvatore bol mozzarella ve prosciutto'lu bir pizza hazırlamış Lavezzi için. 2006 Dünya Kupası'ndan sonra da memleketlisi Cannavaro için bir pizza yaratmış bu uyanık usta. Öğlen ne yiyeceğimize bu postla karar vermiş olduk... Pizza Hut ve Dominos pizza değildir tabii...