3 Ocak 2012

Naklen Yayınlar

3 Ocak Salı
18:00 Trabzonspor - Manisaspor @Lig Tv
18:00 Kayserispor - Bursaspor @Lig Tv 2
18:00 Sivasspor - KDÇ Karabükspor @Lig Tv 3
20:30 Galatasaray - İstanbul BŞB @Lig Tv
20:30 Mersin İY- Ankaragücü @Lig Tv 2
22:00 Man. City - Liverpool @Lig Tv 3
23:00 Real Madrid - Malaga @TRT 3

4 Ocak Çarşamba
18:00 Orduspor - Fenerbahçe @Lig Tv
18:00 Gençlerbirliği - Samsunspor @Lig Tv 2
20:30 Beşiktaş - Eskişehirspor @Lig Tv
20:30 Gaziantepspor - Antalyaspor @Lig Tv 2
22:00 Newcastle United - Man. United @Lig Tv 3
23:00 Barcelona - Osasuna @TRT 3

5 Ocak Perşembe
23:00 Valencia - Sevilla @TRT 3

2 Ocak 2012

Paris Saint Germain 2012

"5 santrforla oynayalım. Parası neyse veririm."

25 Aralık 2011

Çakma Milan

"2006 Dünya Kupası'nın kötü adamıydı Vikash Dhorasoo. Elemelerde formasını giydiği Fransız Milli Takım formasını Almanya'da Domenech sadece 16 dakika verdi. Bütün kupa boyunca elinde kamera bir yedek oyuncunun Dünya Kupası macerasını Super8 ile filme aldı Dhorasoo. Takım arkadaşları ve Domenech finaller sonrasında onu ekibi satmakla suçladılar. Milan'da yaşadığı hayalkırıklığı sonrasında PSG de baskılara dayanamadı ve sezonun daha ilk haftalarında yol verdi."
Bu satırlar blog arşivinden. Dhorasso için yeni olan ne? Carlo Ancelotti büyük bir ihtimalle Paris Saint Germain'in başına geçecek. Dhorasso için ikisi de tanıdık. 2005 Şampiyonlar Ligi finaliniİstanbul'da yedek kulübesinde izlemişti, o sezon birçok Milan maçını kulübede ve tribünde izlediği gibi.. O da buna vurgu yapmış?
"Ben Ancelotti uzmanıyım. Onu yedek kulübesinden ve tribünden bol bol inceleme şansım oldu."
Ancelotti, Leonardo, Beckham belki de yakında Kaka... Paris'te AC Milan çakması bir kulüp olma yolunda Paris Saint Germain...

4 Büyükler'de Omurga

Total futbol, 4-3-3, tek pas futbolu.... Gider böyle. Total futbol, Bojan Krkiç, yemek masasında tuzluğu istediğinde Puyol’un uzanıp vermesidir demiştim ki Krkiç de valizi toplayıp gitti. Olsun orada ağabeylerin tuzluğu uzatacakları gençler bitmek bilmiyor...

Oyuna elbette 3 hat üzerinden bakıyoruz. Çokça dörtlü defans, son yıllarda iki defansif orta saha, kreatif bir üçlü ve bir son vuruşu. Ya da sahte 9, kanat adamsız oyun, üçü defans, 4-4-2 vs... Onbirin kalitesi için kriterim omurgası. Kaleciden başlayan, stoper, ön libero, orta sahanın pas atan adamı, forvet arkası ve santrfor.. Bu beşlinin arasındaki kalite dengesi takımın da gücünü ortaya çıkartıyor. Sezonun ilk yarısına böyle bakmak istersek eğer...

Bu sezondan geriye son 3 sezonda hatları arasında kalite farkı olan bir Galatasaray vardı sahada. Manav tezgahında üstte tazeler, altta çürükler hesabı, ön taraf fiyakalı, orta saha ve gerisi ise vasat ve vasatın altı. Bu örneğin bu sezon takipçisi Atletico Madrid, Öndeki Arda, Diego, Falcao, Reyes (Adrian) dörtlüsü kağıt üzerinde rakip defanslar için kabus gibiyken arka tarafta genç bir kaleci önünde beli dönmeyen Miranda ve onun önünde rakibi 3 metre uzaktan kovalayan Gabi vs... Teknik adamını kovan, kupadan elenen, ligde yine hüsran yaşayan fiyakalı ama sorunlu Atletico Madrid...

Geçen sezon aldığı 16 mağlubiyetin ardından Fatih Terim Galatasaray’ın omurgasın söküp attı. O hatta bir tek adamın gözünün yaşına bile bakmadı. Muslera, Ujfalusi, Melo, Selçuk ve Elmander... Beş yeni adamla takımın omurgasını kuran Terim, bek problemini bu sezon 3 yıl sonra oyuna geri dönen Hakan Balta ile ve önceleri çok gezdirdiği Eboue ile çözdü ama iki kanadın verimsizliği sezonun ilk 10 haftasında da beklemediği puan kayıplarını getirdi. 17 maçta 11 gol yiyen savunmanın başarısı da bu omurgadaki adamlar arasındaki kalite dengesi ve beşlinin sürekli olarak forma giymesinde yatıyor...

Fenerbahçe’nin omurgasında değişen tek isim Niang yerine Bienvenu. Fenerbahçe’nin geçmişte santrfor tercihleri şöhreti ve istatistiğiyle gelen adamlardı. Bienvenu ise Niang’ın ayrılık kararı sonrasında belki de bir mecburiyet. Volkan, Yobo ve Emre tüm devre boyunca standartın üzerinde kaldılar ki Emre’nin olmadığı maçlarda da Cristian kendi çizgisinin üzerine çıktı. Alex, çok iyi sezonların ardından sallandığı sezonların ilk yarılarından birini ortaya koydu. Bu omurganın en zayıf halkası Bienvenu’nun yerine bir ismi de Aykut Kocaman zaten bugünlerde arıyor.

Beşiktaş’ta omurgada adı geçmeyen Quaresma’sız bir cümle kurmak kolay değil ama bu hattın üzerinde yeni gelen Egemen, kariyerinin en iyi günlerini geçiriyor. Kalede Cenk ve Rüştü de çokça büyük oynadılar. Ernst bu lig için marka orta saha. Sakatlık sonrasında çabuk toparladı ve bir daha da düşmede. Guti’nin valizi toplana kadar çözülemeyen omurga problemi Fernandes’in dönüşüyle, son haftalarda Simao ve Quaresma’nın yokluğuna rağmen çözüldü ve Beşiktaş kazanmaya devam etti. Fenerbahçe gibi Beşiktaş’ta da omurganın zayıf halkası santrfor. Bir yabancının Mustafa Pektemek’ten kötü olmaya hakkı yok. Almeida bu noktada takım içindeki Portekiz lobisiyle o formayı kaptı ama büyük hedeflerin golcüsü bu kadronun içinde yok.

Trabzonspor’un omurgasında kaleci Tolga harikalar yaratırken, Glowacki vasatı aşamadı. Zokora, Şampiyonlar Ligi’nde yapılan iyi savunmanın belkemiğiydi ama takımdaki yabancıların kalitesi onun yarısı kadar olunca liderden beklemedikleri bir puan farkını yediler. Burak, dörtlünün en iyi santrforu.. Ancak onun arkasında oynayan adam Alanzinho ya da Adrian farketmez, hep soru işareti olarak kaldı...Ara transferde Fenerbahçe ve Trabzonspor, omurgaya mutlaka yeni bir isim ekleyecekler. Beşiktaş’ın Almeida ve Edu -bir de sakat Bebe- varken yeni bir yabancı santrfor peşine düşeceğini söylemek zor. Galatasaray ise omurga problemini çözmüş bir takım olarak iki kanadına bal yapan arı bulmak zorunda.

"Dört büyüklerin omurgasından banane; futbolumuzun omurgası çökmüş" derseniz; siz de haklısınız... Haftada 6 gün, günde 12-15 saat bu çöküntüye kafa patlatmak zorunda olan meslek grubunun omurgalı kalmaya çalışan bir üyesi olarak beş yıldır nefes aldığım bu blog, hep futbola ait olsun istedim...

19 Aralık 2011

Naklen Yayınlar


20 Aralık Salı
19.00 Siena – Fiorentina @Euro Futbol
21.00 Real Madrid – Ponferradina @TRT Haber
21.45 Cagliari – Milan @Euro Futbol
21.45 Wolverhampton – Norwich City @Lig TV3
22.00 Nancy – Marsilya @Lig TV2
21 Aralık Çarşamba
18.00 Antalyaspor – Fenerbahçe @Lig TV
18.00 Mersin İY – Eskişehirspor @Lig TV3
18.00 Kayserispor – Ankaragücü @Lig TV2
19.00 Udinese – Juventus @Euro Futbol
20.30 Galatasaray – Manisaspor @Lig TV
20.30 Sivasspor – Samsunspor @Lig TV2
21.00 A.Madrid – Albacete @TRT Haber
21.45 Man. City – Stoke City @Lig TV3
21.45 Inter – Lecce @Euro Futbol
22 Aralık Perşembe
18.00 Gençlerbirliği – İstanbul BŞB @Lig TV2
18.00 Trabzonspor – Orduspor @Lig TV
20.30 Gaziantepspor – Bursaspor @Lig TV2
20.30 Beşiktaş – Karabük @Lig TV
22.00 Tottenham – Chelsea @Lig TV3

Papa'dan Sonra...


CNBC-E Business dergisi Ocak 2012 sayısına İspanya La Liga'da 2000 yılından beri Real Madrid, Barcelona, Villarreal, Valencia ve Sevilla'nın yaptığı transferleri ve harcamaları yazdım. Sevilla, 11 yıl önce iki sezon arka arkaya transferde sıfır harcama yapmış bir kulüpken ilerleyen yıllarda 30 milyonun altına düşmedi. Tabii bu arada sattığı oyuncular da var ama Valencia gibi hep bir değirmenin suyu nereden geliyor sorusu da o rakamlarla birlikte at koşturuyordu. Sevilla'nın son yıllarına damgasını vuran başkanı Jose Maria del Nido ilginç bir adam.La Liga'nın yayın haklarında Barcelona ve Real Madrid'in pastanın yarısını yutmasına isyan eden ve o isyanı diğer kulüplere de yayan Del Nido idi. Şimdi adamın sesini mi kısıyorlar bilemem de bugün açıklanan mahkeme kararı Sevilla'nın başını çok ağrıtacak. İspanyol futbolunda kolay paranın kaynağı bir kez daha Marbella.. Atletico Madrid'in bugün hayatta olmayan efsane başkanı Jesus Gil de Marbella'nın içini boşaltmıştı. Del Nido da yolsuzlukla suçlanıyordu ve 7.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karara imza atan hakim acaba Del Nido'nun şu sözünden haberdar mıdır?: "Sevilla Başkanı, Papa'dan sonra dünyanın en önemli ikinci adamıdır."

Adam Haklı

16 Aralık 2011

Hafta Sonu Futbol

16 Aralık Cuma
20:00 Orduspor - Galatasaray @Lig TV
21:30 Bayern Münih - Köln @TRT HD

17 Aralık Cumartesi
13:00 Ankaragücü - Gaziantepspor @Lig TV
13:00 Karabükspor - Mersin İY @Lig TV 2
13:30 Kartalspor - Adanaspor @TRT 6
16:00 Eskişehirspor - Kayserispor @Lig TV
16:30 Freiburg - B. Dortmund @TRT Haber
17:00 Newcastle United - Swansea City @Lig TV 3
17:00 Fulham - Bolton @Lig TV 2
19:00 Bursaspor - Antalyaspor @Lig TV
19:00 Mallorca - Getafe @NTV Spor
19:30 Schalke 04 - Werder Bremen @TRT HD
19:30 Wigan - Chelsea @Lig TV 2
21:00 A. Bilbao -Zaragoza @NTV Spor
21:45 Milan - Siena @Euro Futbol
22:00 Lyon - Evian @Lig TV 2
23:00 Sevilla - Real Madrid @NTV Spor

18 Aralık Pazar
09:30 Kashiwa Reysol - Al Sadd @TRT HD
12:30 Santos - Barcelona @TRT HD
13:00 İstanbul BŞB- Sivasspor @Lig TV
13:00 Manisaspor - Gençlerbirliği @Lig TV 2
13:00 Atletico Madrid - Real Betis @NTV Spor
13:30 Karşıyaka - Akhisar Belediyespor @TRT 1
14:00 QPR - Manchester United @Lig TV 3
16:00 Samsunspor - Beşiktaş @Lig TV
16:00 Sakaryaspor - Kayseri Erciyesspor @TRT 6
16:00 Konyaspor - Göztepe @TRT Anadolu
16:00 Juventus - Novara @Euro Futbol
16:00 Cesena - İnter @Smart 3D
16:05 Aston Villa - Liverpool @Lig TV 2
18:00 Bordeaux - Sochaux @Lig TV 3
18:10 Manchester City - Arsenal @Lig TV 2
18:30 B.Mönchengladbach - Mainz @TRT HD
19:00 Fenerbahçe - Trabzonspor @Lig TV
19:00 Bucaspor - Elazığspor @TRT Anadolu
19:00 Osasuna - Villarreal @NTV Spor
21:45 Napoli - Roma @Euro Futbol
21:45 Lazio - Udinese @Smart 3D
22:00 PSG - Lille @Lig TV 3
22:30 Valencia - Malaga @NTV Spor

14 Aralık 2011

Totti Roma'dan Gider Mi?

Francesco Totti: "Juventus maçında Panenka penaltısı atacaktım. Karşımdaki arkadaşım Buffon olunca ayıp olur dedim. Keşke atsaydım, kaçırmazdım.. Maçtan sonra hiç hoşuma gitmeyen şeyler duydum. Roma'dan ayrılmayı düşünüyorum. Roma'da problem bensem giderim."

Gider mi? Bence gitmez. Giderlerin gazını alıyor. Tribün bir sonraki maçta ayağa kalkar...

Nedved Olunmaz
Nedved Doğulur

Fikstürü ters bir ligden geldi, Juventus'ta bir yılı doldurduğunda takım arkadaşlarından 15 maç daha fazla oynamıştı. Geçen sezon da topun kralını oynuyordu ki ligin ikinci yarısında ortalıktan kayboldu. Bu sezon Serie'da 4 maçta onbirde sahaya çıktı, iki maçta da kulübeden geldi.. Milos Krasiç, Torino'da bozdu kendini diyeceğim, Torino da insanın kendini bozacağı bir şehir değil... Conte sezona bu kadar hızlı başlamışken ve eli kuvvetliyken kafayı taktığı bir adamın fazla şansı olmaz. Krasiç muhtemelen devre arasında Juventus'tan ayrılacak. İtalyanlar 15 milyon Euro ödemişti bonservis bedeline.. Manchester United sezon başında da istiyordu. Daha 27 yaşında... Orada da Karel Poborsky olur mu?


"Nedved 2.0" da güzel manşetti, "Krasiç yazılır Nedved okunur" da... Biz ne anladık bu 1.5 sezondan peki? Nedved olunmaz; Nedved doğulur...

13 Aralık 2011

Üç Yıl Sonra Emre

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe yönetimi tarafından kadro dışı bırakıldı. Şimdi herkes ona vuracak. Şimdi hep Emre haksız... Yeni bir sözüm yok... 13 Eylül 2008'de bloga yazdığım Emre Belözoğlu portresinden birkaç pasaj:
* 14/Aralık: Emre kadro dışı kalmamış. Emre, Aykut Kocaman'dan özür dilemiş.
**************
Futbolseverden önce Emre kendinden memnun değil ki. Emre kendini sevmiyor ki artık. Aynaya bakıp, "ben o Emre olamayacağım galiba" dediğinde de Fenerbahçe'nin teklifini kabul edip Avrupa defterini kapattı.

Sorun, Emre Barcelona'nın Luis Enrique'si olacak mı Fenerbahçe'de? Real Madrid'den Barça'ya giden ve Barça'lıların kucakladığı adam. Yoksa Ronaldo mı olacak? Barcelona'da oynayan ve Real Madrid'e transferinin ilk gününden itibaren tribünlerin içine sindiremediği, iki tarafın da sevmediği adam. Bunu zaman gösterecek.

Tam bir yıl önce 12 Eylül'de, basın tribününe kol çıkartan Emre; "90'ların bebek yüzlü Sezercik'i" Şehremini'de ortaokul arkadaşlarının sırtında taşıdığı Emre değil artık.

Artık burnunu mu sürter; yoksa ruhunu mu bilmem ama bildiğim; bu sezon imza törenine katıldığı tek futbolcu Emre olan Aziz Yıldırım ve Fatih Terim' in olmadığı bir Türk futbolunda, bu kalkanlarını da yitirdiği gün; sahada ve yolda verkaça gireceği insan sayısı; bugün oynadığı oyunun kuralları gereği sahaya çıkmak zorunda olanların sayısından az olacağı... O herkesin kendini beğenmiş sandığı adam; aynaya bakıp daha fazla kendinden nefret etme.



12 Aralık 2011

Karembeu-Mancini-Veron

Şimdi Manchester City maçlarında kenarda o meşhur atkıysıyla cool takılıyor ya Roberto Mancini, bu kareyi görse bugün, nerden çektirdim diye söylenir.. Uğur Orak kardeşim bulmuş. Nefis bir kare. Roberto Mancini, Karembeu ve Seba Veron. Sampdoria'da beraber oynadılar. Artık hangi amaçla bu kostümleri giydiler bilmiyorum ama iyi hatıra olmuş. Futbolcular şöhret basamaklarını çıkarken kaprisleri de beraberinde büyür. Genç yaştaki futbolculara kostüm de giydirir, istediğin mizansende poz da verdirirsin. Bir gün yıldız olduğunda hayatında vermeyeceği pozları verirler. Bu fotoğrafta Mancini, kariyerinin sonunda. Sene 1996... Veron, Sampdoria'dan yürüyecek, Serie A turu yapacak, Premier Lig havası; sonra da memlekete dönüş... Konuyla alakalı alakasız, Adriana Karembeu ne güzel ablamızdın sen...

11 Aralık 2011

Real Madrid: 1 Barcelona: 3

Şampiyonlar Ligi’nde Premier Lig’in zirvesine oynayan iki Manchester takımı, gruplarındaki son maçlarda kan kusarken, Real Madrid ve Barça çoktan turu cebine koymuştu. Son maçlara ideal onbirlerinden 8 adamı kesip çıktılar. Schuster döneminden bu yana Clasico’ya önde çıkmayan Real Madrid, Valencia deplasmanından da çıkmış, 10 seri galibiyetle gelirken, Barça, Getafe deplasmanında 3 puan bırakıp, 6 deplasmanda 2 galibiyet alabilince, eksik maçı da hesaba katarsak artı altı ile yürüdü santra noktasına Mourinho’nun takımı...Guardiola’nın hafta başında El Clasico sorusuna verdiği yanıt güzeldi. Memleket işsizlikten kırılırken ve 2 yıldır krizden belini doğrultamazken yine hayat bilgisi dersiyle çıktı medyanın karşısına. Merkel ve Sarkozy’e selam yolladı, Euro’yu kurtarın diye. Bu sabah Madrid’e gelirken yardımcısı Tito Vilonova uçağa binmesine izin vermedi doktorlar. Şampiyonlar Ligi’nde Milan maçının günü takımı duyurulan tümör ameliyatından çıkan Tito Vilanova, (Abidal vakasından sonra yeteri kadar moral bozucu) takımın yanında olabilmek için Barselona’dan trenle Madrid’e geldi. Barcelona'yı bunlar besliyor.... On gündür Barselona gazetelerinin çarmıha gerdiği Mesut, Ajax maçında kadroya alındı. Takımın ağaları Madrid’de idman yaparken, o takımla birlikte Amsterdam’a gitti. Hafta boyunca da Real Madrid’in sahaya Mesut’suz çıkacağı ve orta sahada Xabi ile Lass’ın oynayacağı haberleri sızdırıldı Mourinho’nun odasından! Altı puan değerindeki maça, 6 puan önde çıkarken Mourinho’nun Xabi’nin yanına iki çok koşan adam koyup önde Ronaldo, Di Maria, Benzema’yı oynatması bekleniyordu ama Madrid taraftarının “Tam zamanı şimdi” havasının etkisinde kaldılar galiba.Coentrao takıma başarılı bir sol bek olduğu için dünya para verip alındı ama geldiğinden beri oynadığı yer orta sahanın göbeğiydi. Maç öncesinde de kadro dağıtıldığında Real Madrid, Coentrao’yu Casillas’tan sonra yazmış olmasına rağmen, Mourinho’nun sağ bekte denediği Lass’ın defansta oynayacağını varsaydı İspanyollar. Yazıldığı gibi çıktı Real Madrid ve Coentrao sağ bekte oyuna başladı.
Maç başlarken çay ya da bira almak için mutfağa gittiyseniz golü kaçırmışsınızdır. El Clasico tarihinin en erken atılan golü Benzema’dan geldi. 24. Saniye! Valdes’in, yapma Valdes anı. Hafta boyunca taraftarına stadı cehenneme çevirin, oyuncularına asla ilk golü biz yemeyelim ve kırmızı görmeyelim diyen Mourinho daha ne istesin?
İlk 20 dakika önde bastılar ve Barça’nın rakip 30’da yaptığı pas trafiğini orta saha göbeğine çekip dönen topları da alınca, “İkiyi bulurlarsa bu kez kazanırlar”a getirdiler oyunu. Oluyordu da. Cristiano Ronaldo, rezalet bir vuruşla auta attı topu. Maçın Real Madrid için birinci kırılma anı budur. Villa’dan daha hareketli olan Alexis’i tercih eden Guardiola, Messi’den aldığı sahte dokuzu Fabregas’a vermişti. Onun ters koşusu, Messi’nin slalomu presi bir anlığına çözdü ve göbekten Sanchez’e kanal açıldı. Zor pozisyondu, iyi vurdu.

Real Madrid’in tekrar maça dönmesi için öndeki dörtlünün kötü oynamaya hakkı yoktu. Di Maria, kasığını tuttuğu pozisyondan sonra bir daha görünmedi. Ronaldo, Real Madrid kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. Önde Benzema çok çalıştı ama nafile... Mesut ise geçen sezonun ikinci yarısındaki El Clasico sağanağında olduğu gibi yine ortalıkta yoktu... Sarı kartlı orta saha oyundan düşünce ikinci yarı Barcelona için kolay oldu. En iyi bildiklerini yaptılar. Pas... Topu kaptırdıklarında da Guardiola’nın “Koşmayanı yakarım” direktifi gereği topun arkasına geçtiler 10 kişi. En büyük silahı bu sezon kontrataktan 14 gol atan Real Madrid’in dikine toplardı ama Barça’nın kademesi nefes aldırmadı. Xavi’nin golünde şans var ama şans da deneyenin yanındaydı.
Real Madrid için maçın ikinci kader anı 2-1 iken Ronaldo'nun dışarı attığı kafaydı... Mourinho’nun Coentrao kumarı üçüncü golde patladı. Hücuma çıkan Portekizli rakibin ayağından topu sökemeyince kalesinden 60 metre uzakta kaldı. Geri döndüğünde Fabregas, kafayı vurmuştu bile... Kaka ve Higuain değişiklikleri, Barça gibi geriden gelip 3 atan bir takım karşısında adet yerini bulsun değişiklikleriydi. Üçüncü golden sonra oyundan kopan Real Madrid’e Avrupa’nın en kısa takımı Barcelona, Xavi ile de bir kafa golü atıyordu.Şimdi ne olur? Santiago Bernabeu tribünleri maçın son dakikalarında Mourinho’ya büyük destek verdiler. Zaten hocanın falan tartışıldığı yok Madrid’de... Lakin medyanın birilerini kurban etmesi lazım. O kurban da bizim Türkler olur. Pazartesiden itibaren beklediğim budur. Mesut’u ağır eleştirecekler, Mesut onbirden düşecek... El Clasico’nun 18’inde olmayan ve maçı tribünden izleyen iki yeni transfer Nuri ve Hamit’i topa tutacaklar. Barça, bu sezon en önemli iki transferini -üstelik Alexis'in uzun sakatlığına rağmen-El Clasico’da sahaya sürüp; Fabregas ve Alexis Sanchez ile gol bulurken; Mourinho’dan yeni transferlerin hesabını sormamaları düşünülemez... Real Madrid: Casillas; Coentrao, Pepe, Ramos, Marcelo; Xabi Alonso, Lass (Khedira, min.63), Özil (Kaká, min.58); Di María (Higuaín, min.68), Cristiano y Benzema.

Barcelona: Víctor Valdés; Alves, Piqué, Puyol, Abidal; Busquets, Xavi, Iniesta (Pedro, min.89); Alexis (Villa, min.84), Cesc Fábregas (Keita, min. 78) y Messi.


Gol: 1-0. Min.1. Benzema; 1-1. Min. 30. Alexis; 1-2. Min. 54. Xavi. 1-3. Min. 66. Cesc.

9 Aralık 2011

Real Madrid vs. Barcelona


Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo

Hafta Sonu Futbol

9 Aralık Cuma
21:30 Hertha Berlin - Schalke 04 (TRT HD)

10 Aralık Cumartesi
13:30 Akhisar Belediyespor - Denizlispor (TRT Anadolu)
13:30 İstanbul Güngörenspor - Sakaryaspor (TRT 6)
16:30 Werder Bremen - Wolfsburg (TRT Haber)
17:00 Arsenal - Everton (Ligtv 2)
19:00 Gaziantepspor - Eskişehirspor (Ligtv)
19:00 Levante - Sevilla (NTV Spor)
19:00 Adanaspor - Konyaspor (TRT 6)
19:30 Hannover 96 - Bayer Leverkusen (TRT HD)
20:00 Sochaux - Paris Saint Germain (Ligtv 2)
21:00 Real Betis - Valencia (NTV Spor)
21:45 Inter - Fiorentina (Euro Futbol)
22:00 Marsilya - Bordeaux (Ligtv 2)
23:00 Real Madrid - Barcelona (NTV Spor)

11 Aralık Pazar
09:00 Esperance Tunis - Al Sadd (TRT 3)
12:30 K.Reysol/Auckland - Monterrey (TRT HD)
13:00 Antalyaspor - MKE Ankaragücü (Ligtv)
13:00 Gençlerbirliği - Orduspor (Ligtv 2)
13:00 Rayo Vallecano - Sporting Gijon (NTV Spor)
13:30 Giresunspor - Çaykur Rizespor (TRT 1)
13:30 Boluspor - Karşıyaka (TRT Anadolu)
14:30 Sunderland - Blackburn Rovers (Ligtv 3)
16:00 Beşiktaş - Büyükşehir Bld (Ligtv)
16:00 Mersin İdman Yurdu - Samsunspor (Ligtv 2)
16:00 Elazığspor - Tavşanlı Linyitspor (TRT Anadolu)
16:00 Bologna - Milan (Euro Futbol)
16:00 Udinese - Chievo (Smart 3D)
16:30 B. Dortmund - Kaiserslautern (TRT Haber)
17:00 Villareal - Real Sociedad (NTV Spor)
18:00 Stoke City - Tottenham Hotspur (Ligtv 3)
18:30 Stuttgart - Bayern Münih (TRT HD)
19:00 Malaga - Osasuna (NTV Spor)
19:00 Trabzonspor - Galatasaray (Ligtv)
19:00 Göztepe - Bucaspor (TRT Anadolu)
22:00 Lorient - Lyon (Ligtv 3)
22:30 Espanyol - Atletico Madrid (NTV Spor)

12 Aralık Pazartesi
18:00 Kayserispor - KDÇ Karabükspor (Ligtv 2)
18:00 Sivasspor - Manisaspor (Ligtv 3)
20:00 Bursaspor - Fenerbahçe (Ligtv)
20:00 Gaziantep BŞB - Kartalspor (TRT 6)
21:45 Roma - Juventus (Euro Futbol)
22:00 Chelsea - Manchester City (Ligtv 2)
credit: tribündergi

8 Aralık 2011

Panel: Medyanın Spordaki Rolü

Buna Kaç Tolerans Platini?

Ajax ile O.Lyon arasında oynanan iki karşılaşma da 0-0... Real Madrid, Ajax deplasmanında. El Clasico yüzünden 7 as oyuncu Madrid'de bırakılmış. Ajax'ın iki nizami golüne (altta) ofsayt bayrağı kalkıyor. Zagreb'de maçın ilk yarısı 1-1. İkinci yarıda 6 gol atıyorlar. Averajları +2'ye yükseliyor. Ajax da Real Madrid'den 3 yiyip grubu averaj hanesinde 0 ile bitiriyor. Ajax bu işi peşine ne kadar düşer bilemem. Yukarıdaki kare İspanyol medyasından. Lisandro Lopez'in attığı 5. golden sonra Dinamo Zagreb'li oyuncunun kaşı gözü de oynuyor, eliyle de işler yolunda çekiyor Gomis'e... Hadi bunu bırak, maçın ikinci yarısı "Kaç lazımsa o kadar" hesabıyla geçmiş... Göreceğiz bakalım sıfır tolerans neymiş? Platini çıksın anlatsın...Fransızların "saygın"" gazetesi L'Equipe, "Mucize" diye manşet atmış. Spotunda da O.Lyon, Hırvatistan'da imkansızı başardı diyor. Ben de hadi lan diyorum...
***
UEFA da maçta şüpheli bir durum görmemiş. Soruşturma açmıyorlar...
"Aldım, verdim; ben seni yendim..."

Ujfalusi Röportajı

Ujfalusi'nin AS Gazetesi'nde bugün yayınlanan röportajından aktarıyorum.. Reyes'in Galatasaray'a transferi hakkında önemli ipuçları var...

Atletico Madrid'den Galatasaray'a transferim benim için sürpriz oldu. Atletico Madrid'de çok mutluydum ve kariyerimin en iyi günlerini geçiriyordum. Bu forma altında da futbolu bırakmayı düşünüyordum ama futbol sürprizlerle dolu. Milli takımdana arkadaşım Milan Baros'un Galatasaray'da forma giymesi, Fatih Terim gibi bir teknik direktörün beni ısrarla istemesi.. Tüm bunlar bana bu kararı aldırdı ve Galatasaray'a imza attım.

Galatasaray'da çok mutluyum. Ligin zirvesine oynuyoruz ve kulüpte gelecek yıllar için büyük bir proje var. Galatasaray, Türkiye'nin en başarılı kulübü ve takımın 2000'de UEFA Kupası'nı aldığı günlere dönmesi gerekiyor.

Galatasaray ile kontratım bittiğinde 36 yaşında olacağım. Bir yıl belki ABD'de futbol oynarım ama bugünden ne olacağını bilmem mümkün değil.

Atletico Madrid'in maçlarını, kendi maç ve idman programım müsait oldukça izliyorum. Avrupa Ligi'nde iyi gidiyorlar. Kun Agüero, Forlan, De Gea, Simao ve ben takımdan ayrıldık. Fakat kaliteli oyuncular alındı. Arda, Falcao, Diego, Adrian, Miranda önemli transferler. Diego'nun yeteneğiyle Atletico Madrid daha da iyi yerlere gelebilir. Reyes de çok büyük futbolcu...

Reyes ile büyük bir ihtimalle Galatasaray'da buluşacağız. Onunla Atletico Madrid'in sağ kanadında iyi ortaktık. Çok zekidir ama yeteneklerini sahaya koyabilmesi için her zaman topla buluşabilmesi lazım. Birebirde çok iyi adam geçer. Atletico Madrid, Reyes'i satarsa çok şey kaybeder. Galatasaray'da kanatta da oynayabilir. İkinci forvet olarak da görev yapabilir.

Reyes ile sürekli konuşuyoruz. Bana İstanbul ve Galatasaray hakkında birçok soru soruyor. Reyes geldiğinde, Avrupa Ligi Kupası'nı kazanan Atletico Madrid'in sağ kanadı, Galatasaray'a geçmiş olacak.

Arda lider bir oyuncu, sahada her zaman sorumluluk alır. Onunla gurur duyuyorum. Atletico Madrid'de çok lider futbolcu var ama Arda çok cesur bir karaktere sahip..

Galatasaray 3 - Fenerbahçe 1

Derbiden bir gece önce iki takımın da antrenörleri Lig TV canlı yayınında elbette ki onbirleri ve taktiği vermediler ama alt metinlerde nasıl oynayacaklarının ipuçları vardı. Tahmini kolay olan Galatasaray’ın taraftarını arkasına alıp maça hızlı başlayacağı, Fenerbahçe’nin antrenörü İsmail Kartal’ın dediği gibi; “Biz oyunu dengede tutup geçen yıl ikinci yarıda kazanmayı bilmiştik” hesabı.. Aykut Kocaman’ın onbirini şekillendiren, muhtemelen 60’dan sonra gelen değişiklikleri skor yüzünden ikinci yarı başına çeken de bu senaryoydu...

Üç yıldır Fenerbahçe derbisi kazanamayan Galatasaray bu dönem içinde kağıt üzerinde çok kaliteli forvet hatlarına sahipti ama her seferinde orta sahası rakibinden eksikti. Orta sahadadaki kalite farkı da derbilerin sonucunu belirliyordu. Bu sezon transferlerle o dengeyi bulan Galatasaray karşısında Aykut Kocaman, Mehmet Topuz’un olmadığı, Sezer’in sakat, Özer’in de kayıp olduğu orta sahayı Selçuk ile sağlamlaştırdı. Kadroyu kara tahtaya yazarken, Bekir’in yokluğunda Bilica tercih edilince de Stoch kenarda kaldı. En formda adamı; Alex ile birlikte tahtaya önce yazsa, son iki maçın uçan adamı Stoch’a yer açılacaktı. Futbol kalitesi olarak ne Orhan Şam ne de Semih, Bilica ve Bievenu’den eksik adamlar değiller.

Galatasaray tarafında gol sıkıntısının sebebi tek ya da çift santrfor oynamakla alakalı değil elbette. Kanat adamlarının sıfır katkı yaptığı bir de Engin’in cezalı olduğu takım için Terim büyük bir risk aldı. Teknik adamları büyük yapan da bu tercihleri zaten. Yağmurlu bir akşamda ağırlaşan bir zeminde, üstelik de bir derbide Emre Çolak ile başlamak, Ayhan’ı kenarda tutup, Kazım da soru işaretiyken, sağlam Fenerbahçe orta sahasının karşısına Baros ve Elmander ile çıkmak... Tutmayabilirdi de ama tuttu... Bunun sebebi Galatasaray’ın ilk dakikadan itibaren Fenerbahçe yarı sahasında rakibe pas yapmasına olanak vermeyen presiydi. Hücum girişimlerinden dönen bütün topları kendi yarı alanına geçmeden toplayan Galatasaray’ın koşu mesafesi düşünce daha zinde kaldılar. İlk 20 dakikada kaçan fırsatlar, Bilica’nın bireysel hataları... Fenerbahçe kroke olduğu bu bölümden ancak geçmişte örnekleri çok olan ilk atakta gol ile çıkabilirdi. Bu da olmadı... Yobo kademesiz yakalandı, Eboue’nin karşısına çıkması gereken ilk adam Ziegler’di...

Ardından Bilica’nın bireysel hatası. 2-0’ın ardından Aykut Kocaman’ın oyunu tutarım ikinci yarıda Stoch ile 3 puan için denerim senaryosu çöpe gitti. 3 puan önde geldiği bir derbide iki ihtimal benim diyen bir hocanın “Önce kaybetmeyelim, fırsatını bulursak atar kazanırız” taktiği geçmişte çok iş yapmıştır...Başka bir ihtimal kalmayınca değişiklikleri ikinci yarı başına çeken Kocaman’ın Stoch yanlışı bir kez daha ortaya çıktı. İlk yarıdaki yüksek temponun ardından 45-60 arasında oyunun ritmini Fenerbahçe’ye bırakan Galatasaray, sezonun ve hatta son iki yılın en iyi futbolunu oynadığı maçta, Stoch’un direkten dönen topunda kendisi de direkten döndü. O pozisyon maçı değiştirebilirdi. Melo farkı üçe çıkardığında bu ihtimali de ortadan kaldırdı...

Maçın yıldızı Emre Çolak, Galatasaray’a ufak fiziği ve gençliğiyle dinamizm getirdi. Melo ve Elmander de farkı yarattı... Kazım yine vasatı aşamadı. Riera’nın kenardan gelip yine sıfır katkı yapması da skoru 3-1’e getirdi. Fenerbahçe’de Volkan Demirel kalesinde 3 gol görmesine rağmen muhteşem oynadı. Kenardan gelen Stoch vasatı aşan tek isimdi ama iş işten geçmişti artık...