28 Ekim 2008

Ljungberg Günlüğü #6

Beckham'ın boşluğunu doldursun artık o anlamsız ve gereksiz ligde. Ljungberg Seattle Sounders'da...

Juventus&G.Saray:Sakatlıklar

Buffon-Salihamidzic-Zebina-Grygera-De Ceglie-Zanetti-Poulsen-Marchisio-Camoranesi-Tiago-Trezeguet. Nasıl kadro? İdare eder değil mi? Bizim ligde şampiyon olamaz ama ilk 5-6'ya oynar. Bu onbir Juventus'un revirindeki onbiri. Uzun sakat listeleri sadece Türkiye'ye, özellikle de Galatasara'a özgü değil. Juventus Sağlık Kurulu başlıklı postun devamını getirelim. Galatasaray'da doktor değişsin deniliyor. Sanırım bunu talep edenler koskoca kulübün; sağlık ocağında görev yapan pratisyen doktor gibi bir doktoru olduğunu sanıyorlar. Mekanizmayı açmakta yarar var. 3 büyüklerde tesislerde görev yapan bir ya da iki doktor var. Bunlar genelde spor hekimi ihtisası görmüş tıp adamları. Ön teşhisi koyan ve ileri tetkik için hastaneye sevk edenler bu doktorlar. MR raporlarını onlar yazmıyor yani! Bir ileri aşama sakatlığın bölgesine göre ihtisası olan profesörden konsültasyon sonucu almak. Bunlar yapıldıktan sonra eğer operasyon gerekiyorsa kulüplerin sağlık kurullarında yer alan ya da konunun uzmanı bir profesör ameliyatı yapıyor. Diz sakatlıklarında gidilen isim Prof. Ömer Taşer. Galatasaray sağlık kurulu üyesi, Fenerbahçe sağlık kurulu başkanı ve milli takımın da yeni sağlık kurulu başkanı. Baliç'i kadavradan alınan bağla ameliyat eden İspanyolların hatasını düzelten, milimetrik operasyonlar yapan ve kendi mesleğinde dünyanın en iyi hocalarından biri. Türkiye'de daha midesini gösteremeyenlerin, fıtık dedi mi aklına sadece bel fıtığı gelenlerin her sakatlık haberi sonrası tıp adamlarına bir torba laf söylemesi gerçekten komik! Noktayı Uğur Uçar ile koyayım. Ayak tarak kemiği kırılan Barış'ın 3 ayda sahalara dönmesi beklenirken, diz kapağı kemiği kırılan, kıkırdakları parçalanan Uğur'un aynı süre içinde sahalara dönmesini umut edip; dönmeyince yaygara koparanlar bu sakatlığın bol bol paça çorbası içerek geçmeyeceğini anlamalı artık...

Koş

Mehmet Aurelio

İspanya'da son moda: Aurelio. Ligin ilk haftasında galibiyeti yoktu Real Betis'in. 2 haftadır kazanıyorlar, Aurelio bütün maçlarda iyi oynamıştı, son maçta golünü de attı. AS'a 2 kez manşet olmak kolay mı? Bu performansı sezon sonuna kadar sürdürsün kesin transfer yapar...

Diego A La Seleccion

Arjantin milli takımı Basile'den sonra yeni teknik direktörünü bekliyor. Maradona da adaylardan. Bu kampanyanın masraflarını da üstlenmiş midir acaba?

Racing 2 - San Lorenzo 1

Apertura 2008'de lider San Lorenzo, Racing deplasmanında 2-1 kaybetti. Maçın ertesi gün San Lorenzo taraftarlarına giden 2 afiş budur. Ligin bitimine 8 hafta var. Boca Juniors kazandı ve liderin 5 puan gerisinde. River Plate 3 haftadır kaybediyor. 20 takımlı ligde 19. sıradalar.

IF

Hafta İçi Futbol

28 Ekim Salı
23:20 Estudiantes - Lanus / Ntv Spor
29 Ekim Çarşamba
16:00 Gaziantepspor - Trabzonspor / Lig Tv
20:00 MKE Ankaragücü - Fenerbahçe / Lig Tv
21:30 Fiorentina - Inter / Ntv Spor
30 Ekim Perşembe
16:00 Ankaraspor - Galatasaray / Lig Tv
20:00 Beşiktaş - Antalyaspor / Lig Tv

Eve Dönüş

Blogger’a gelen yasak sonrası aceto blog’un arşivini sırtımıza yükleyip wordpress’e gittik. Kiracıydık orada, sanki blogger tapulu malımız ya. Neyse eve döndük. Wordpress'de blogun arşivi mevcut
Saçmasapan bir yasaktı. Umduğumdan çabuk sona erdi. Bu yasağı koydurmak için devletin mahkemelerine başvuranlara acıyorum sadece. Harika bir şöhretleri var artık internet dünyasında!…
Trenler, vapurlar, otobüsler, karayollarından vs.’den sorumlu Ulaştırma Bakanlığı, interneti de kontrol ediyorsa bu ülkede; sözün bittiği yerdir zaten. Binali Yıldırım, tren kazası hakkında da görüş belirtiyor, blogger’ın kapanması hakkında da

Costacurta

Maldini 40 oldu o da 42. Costacurta teknik direktör diplomasını cebine koymuş, teklif gelmesini bekliyordu. Serie B’de hoca kıyımı başladı tabii. Mantova teknik direktörünü yollayan 5. kulüp oldu. 2 sezondur Serie B’de zirveye oynuyordu Mantova ama büyüklerden fırsat bulup çıkamadı Serie A’ya. Bu sezon işler kötü gidiyor. 13. sıraladalar. 12 haftada 13 puan toplayabildiler. Costacurta artık Mantova’nın yeni teknik direktörü. Serie A’da rotasyona giren teknik adamlardan biri olup olmayacağını gelecek sezonlar gösterecek.

Gilardino’nun Eli

Fiorentina, Şampiyonlar Ligi oynadığı haftada Palermo deplasmanından 3 puan aldı. Gilardino’nun attığı ilk golde hakem eli görmedi. Gilardino da abisi Inzaghi’den öğrendiği o abartılı gol sevinçlerinden birini yaşadı. Haftalardır ortalarda gözükmeyen Mutu ile işi bitirdiler. Maçtan sonra Palermo’nun başkanı çıldırdı. Bu adama 5 maç ceza verin. Utanmadan bir de seviniyor golden sonra diye inletti ortalığı. 24 saat geçmeden Gilardino’ya 2 maç ceza geldi. Inter’li Adriano da haksız penaltı aldı diye 2 maç cezalandırılmıştı. Simülasyon diyor İtalyanlar ve banttan izleyip cezayı basıyorlar. Biz de uygulaması yok bu cezanın. Hemen akla en son örnek Baros geliyor.

Soytarılar

Ligde üsüste 3. mağlubiyet, Şampiyonlar Ligi‘nde Chelsea‘ye kaybedilen maç. Roma taraftarının da sabrı bir yere kadar. Dün Udinese deplasmanında 3-1 mağlup olan Roma’nın defansı Galatasaray’ın savunmasını hatırlattı bana. Eskişehir ve Udinese‘nin attığı goller benziyor. İlk golde Doni‘nin anlamsız bir kalesini terk edişi var, 3 golde de Di Natale gibi uzayıp giden bir adamı bomboş bırakan Roma savunması. Başkan Rosella Sensi, maçtan sonra herkes tesislere, kampa giriyorsunuz dedi. Taraftarlar da sabah tesislere gelip itinayla giderlerini yaptılar. Marketten yumurtayı koliyle kapıp gelen de var aralarında. “Soytarılar” ve “Gidin çalışın” yazmışlar her yere. Başkan Rosella Sensi‘ye de defol git diyorlar. Birileri kalkıp 300 milyon euro borcu öderse gider zaten Sensi, ne duracak!..

Villarreal:4 Atletico Madrid:4

0-1. Min.1. Simao
0-2. Min.22. Forlán
1-2. Min.48. Senna
2-2. Min.51. Llorente
3-2. Min.57. Gonzalo
4-2. Min.68. Rossi
4-3. Min.83. Simao
4-4. Min.85. Raúl García

“Ölmüştük. Dirildik” Javier Aguirre/Atletico Madrid Teknik Direktörü

Şampiyonlar Ligi Finali 2009

2009 Şampiyonlar Ligi finalinin logosu. 27 Mayıs’ta. Güzel şehirde, kötü stadyumda…

Yorgun?

San Siro’da Genoa beraberliği Mourinho’yu çıldırttı. Geçen hafta bütün takım İbrahimovic ile aşk yaşıyoruz diyordu. Bu hafta herkese gider yapmış. “Beni daha tanımıyorlar, öğrenecekler” deyip kızılcık sopasını göstermiş. Gazeteci soruyor: Takım yorgun muydu?

- Yorgun? Günde 15 saat çalışıp ayda birkaç yüz euro kazanıp evine dönen baba yorgun olur. Biz değil..

26 Ekim 2008

Aceto Blog Kiralık Daire'de


http://acetoblog.wordpress.com/

Mehmet Güven Skibbe'ye Güvenme

Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası arasındaki fark sadece kalite, elde edilen gelir, prestij vs. değil. UEFA Kupası'nda oynamanın en büyük dezavantajı Perşembe-Pazar trafiğinde lig maratonunu götürmek. Üstelik bir de UEFA maçını deplasmanda oynamışsan; dinlenmek için sadece bir günün kalıyor elinde. Galatasaray işte bu trafiğe çıktığı gün frenleri patlattı, motoru dağıttı. Olympiakos maçının ardından Skibbe'nin Eskişehir'de ilk onbiri değiştirmesi gerektiğin not düşmüştüm. Onun lig maçlarında dersine çalışmadığı konusunda ısrarlıyım. Ümit Davala, "Yusuf'u neden anlatmadı" diye suçlandı, elbette ki gönderilme sebebi bu değildir. Ne değişti peki? Bu ligi bilenler için Youla "yabancı" futbolcu mu? Peki kim uyardı Skibbe'yi Youla'y önlem alması için? Eskişehir raporunu kim hazırladı? Galatasaray, Olympiakos maçından farklı olarak hangi futbol aklıyla çıktı sahaya? Lincoln'ün cezalı olması mazareti mi affetirecek herşeyi? Bu takım sezon başında hazırlık kampında hazırlanamadı. İyi antrenman yapmadılar, bol bol izin yaptılar. Belki de bu yüzden çok seviliyordur Skibe! Faturası S. Bükreş maçlarında çıktı. Galatasaray'a gelip fizik olarak güçlenen, kuvvetlenen bir tek futbolcu yok. Florya'ya gelen serbest düşüşe geçiyor. Nonda, Kewell, Baros 7 günde 3 maç kaldıracak nefese de; kas gücüne de sahip değil. Sakat futbolcu sayısı fazla olabilir ama bu yine de kenarda Yaser, Volkan gibi gençlerin, Karan gibi tecrübenin olduğu gerçeğini unutturmuyor. Solda Hakan Balta sıfır katkıyla oynuyor. Emre Aşık'ın Youla tipindeki forvetler karşısında zorlanacağı ilk dakikadan belli. Baros'un güçsüz olduğu Perşembe görüldü. Skibbe'nin kenardan çevirdiği tek maç yok. Bugüne kadar yapabildiği tek mantıklı değişiklik, Konyaspor maçında Mehmet Güven'i Ali Sami Yen'de ilk yarıda oyundan almaktı. Hoş, onbire koymak da kendi hatasıydı zaten. Feldkamp'tan sonra Skibbe de bu Mehmet Güven'de bizim göremediğimiz neyi görüyorsa yine oyuna soktu. Üstelik Galatasaray'ın gole ihtiyacı olduğu dakikalarda Kewell'ı oyundan alarak. Mehmet Güven'i sağ açığa koyan bir teknik adamla; futbol değil de ekonomik kriz muhabbeti yapmayı yeğlerim. Eskişehirspor'u ilk 20 dakika dışında beğenmedim, Galatasaray'ın teknik direktörü maçı hediye etti, onlar da yakaladıkları kontralarda 3 direk arasını buldular. İnönü'de Boluspor karşısındaki Eskişehir onbiri çok daha yürekli ve şahsiyetli futbol oynuyordu. Galatasaray aynı kafayla Bursa'da bir farklı kaybetmişti. Bu kez çekirge zıplamadı. De Sanctis'in ilk yarıda skor 1-0 iken 3 net pozisyonu çıkardığı maçta Galatasaray kalesinde 4 gol görüyorsa; Skibbe'nin gelecek bayramda Mersin'e aile ziyaretine gidip el öpecek vakti olmayacak demektir...

Blogun arşivi ve güncel yazılar
http://acetoblog.wordpress.com/ adresinde...

Juande Ramos Evine Döndü


Dün Futbol Blog'da Ali Okancı ile konuştuk Tottenham ve Juande Ramos'u. En fazla Noel'e kadar kalır dedim. İyi niyetliymişim. İspanyolu kapının önüne koydular. Ligde 8 maçta galibiyeti yok Tottenham'ın ve 2 puanla son sırada. Bu kadronun 8 maçta bir kez olsun kazanamamasını topun yuvarlaklığıyla açıklamak pek mümkün değil. Üstüne bir de UEFA Kupası'nda grupta ilk maçı kaybettiler. Ramos Sevilla'yı para için terketmişti. Mantıklı bir sebep. Tazminatıyle birlikte kenara 10 milyon euro koymuştur. Kriz zamanı iyi para. Tottenham artık yola Harry Redknapp ile devam edecek. White Hart Lane'de soyunma odasına Redkanpp kızılcık sopasıyla dalmazsa değişen birşey olmaz. Sonbahar gelmiş, Londra'da hergün yağmur. Juande Ramos gitsin Marbella'da biraz kemiklerini ısıtsın bu 10 milyonla...

Şipşak Barcelona


Bu sezon Barcelona'nın maçlarından keyif almak istiyorsak santra düdüğünden önce kanalı açmış olmamız lazım. Atletico Madrid maçının kazara ilk yarım saatini kaçıranları dün gece iyi anladım. Torino derbisi bitince NTV'yi açtım. Köşede Barcelona 4 - Almeria 0 yazıyordu. Şaka gibiydi. Ardından Alves'in frikikten golü geldi 5 oldu. A. Madrid maçından tecrübeliyiz ya böyle biter dedim ama kanalı da değiştirmedim. İkinci yarıda saçma sapan ofsayt bayrakları, Barça'nın maçı antrenman havasında oynaması, girmeyen toplar.Herşey geçtiğimiz haftaların bir tekrarı. Barcelona 4 günde 10 gol attı önce Basel ardından Almeria. Sezon başında bu takımın santrfor transferine ihtiyacı var tartışmasını Katalan medyası başlatmıştı. Şarabı çekip gülüyorlardır şimdi. Eto'o 24. dakikada hat-trick yapmıştı. Guardiola gibi genç bir teknik adam için muhteşem skorlar bunlar. Geceden öğrendiğimiz. Barca skoru ilk yarı 3-4 yapmışsa oturun dergi, kitap okuyun...

Torino Derbisi


12 yıldır yenemiyordu Torino, Juventus'u. Dün derbiden önce Sunderland'ın 28 yıl sonra ezeli rakibi Newcastle'ı sahasında 2-1 yendiğini görüp umutlanmışlar mıdır acaba? Sunderland'ınki de ne çileyim kardeşim? 30'una gelmişsin, dünya gözüyle kendi stadında bir derbi galibiyeti görmemişsin. Kim bilir ne sevinmiştir adamlar. Torino'ya dönelim. Buffon'suz ve Trezeguet'siz ama illa da Amauri'li Juventus ve derbide son yıllarda ilk kez tek ayak üzerinde yakaladığı rakibini yenmek için sahaya çıkan Torino. Ne gör ki onlar da son 3 haftada dağılmıştı. Bol bol tekme attılar. Nedved ve Del Piero'nun ilk yarıda yediği tekmeler düşman işiydi. Topu topu 20 bin taraftar gelmiş Torino derbisini izlemeye. Manninger'in hakkını vermek lazım, Buffon yokken aslan gibi kalede. Legrotagglie'nin Ertuğrul Sağlam'a selamı var. Salihamidzic kulübeye mahkum. Torino dediğin takım varsa yoksa Rosina. O oynarsa o adam geçerse Torino pozisyona giriyor. Tadsız tuzsuz bir derbiydi. Amauri nefis bir çalımın ardından uzadı, çaprazdan vurdu, kaleci Calderoni'den kolunun altından kaçırdı. Juventus yine kazandı.

JUVENTUS (4-4-2) Manninger; Grygera (dal 1' s.t. Mellberg), Legrottaglie, Chiellini, Molinaro; Marchionni, Sissoko, Nedved, De Ceglie (dal 19' s.t. Giovinco); Amauri (dal 36' s.t. Iaquinta), Del Piero. (Chimenti, Knezevic, Ekdal, Salihamidzic). All. Ranieri TORINO (4-4-1-1) Calderoni; Diana, Natali, Di Loreto, Pisano; Abate, Zanetti, Barone, Rubin (dal 12' s.t. Abbruscato); Rosina (dal 37' s.t. Ventola); Bianchi (dal 26' s.t. Amoruso). (Fontana, Colombo, Ogbonna, Saumel). All. De Biasi.