8 Nisan 2008

Ti Ricordo Ancora

E ti ricordo ancora
le braghe corte di tuo fratello e le gambe viola
tua mamma stanca costretta a farti un po' da padre
me la ricordo ancora tutta bianca.
E ti ricordo ancora
l'ingenuita' la tua tenerezza disarmante
eri un omino ma dentro avevi un cuore grande
che batteva forte un po' per me.
E ti ricordo ancora
dimmi che non e' cambiato niente da allora
chissa' se parli ancora agli animali
se ti commuovi davanti a un film.
E ti ricordo ancora
nei pomeriggi di primavera al doposcuola
tu mi parlavi di una colonia sopra il mare
vienimi a trovare che si sta bene.
E ti ricordo ancora
quando scoprirono che mi accarezzavi piano
e mi ricordo che mi tremavano le mani
ed un maestro antico che non capiva.
E ti ricordo ancora
dimmi che non e' cambiato niente da allora
chissa' se parli ancora agli animali
se ti commuovi davanti a un film

Maldonado Gömülü Oynarsa

Fenerbahçe 11'i dışındaki 3 muhtemel onbir İtalyanlardan. Fenerbahçe 11'i benim tahminim. Deivid'i sol içe çekip; Kazım sağda başlayacak fikri verdi bana Zico Kayseri maçının ikinci yarısında. Roberto Carlos'un en az 2 haftaya ihtiyacı var. Uğur Boral da 10 gün formda kalabildi sadece. Vederson alternatifsiz. Kilit adam Maldonado,(edit: adam grip olmuş, Selçuk oynayacak diyorlar) iki stoperle arasına en az 10 metre koymayıp, gömülü oynarsa Chelsea set hücum yapar bütün maç. Bu maçta da Kezman onbirde başlarsa Zico'nun batıl inançları adlı eserimi yayınlayacağım artık. Chelsea'de İtalyanlar Essien yazmışlar sağ beke ama ben Ferreira oynar derim. Liverpool'u finalde görmekten bıktım. Arsenal'in yarı finale çıkmasını diliyorum.
Liverpool-Arsenal ( 1-1)
LIVERPOOL (4-2-3-1): Reina; Arbeloa, Carragher, Skrtel, Fabio Aurelio; Mascherano, Xabi Alonso; Kuyt, Gerrard, Babel; Fernando Torres.
ARSENAL (4-4-1-1): Almunia; Toure, Gallas, Senderos, Clichy; Eboue, Fabregas, Flamini, Diaby; Hleb; Adebayor.
Hakem: Frojfeldt (İsveç)
Chelsea-Fenerbahçe(1-2)
CHELSEA (4-3-3): Cudicini; Essien, Carvalho, Terry, Ashley Cole; Ballack, Makelele, Lampard; Joe Cole, Drogba, Kalou.
FENERBAHCE (4-4-1-1): Volkan; Gokhan, Lugano, Edu, Vederson; Deivid, Maldonado, Marco Aurelio, Kazım; Alex; Semih.
Hakem: Fandel (Almanya)

Isabeli Fontana

İtalya'nın Hocası Panini

İtalyan medyası Roberto Baggio için de yıllar önce böyle bir kampanya yürütmüştü. "2002 Dünya Kupası kadrosunda Baggio olsun" diye ortalığı yıktılar ama olmadı. Şimdi bir benzeri Alessandro Del Piero için yapılmakta. Donadoni onu kadroya almıyor, Euro 2008 aday kadrosunda olması da zor görünüyor. Bana kalsa ilk sıraya onun ismini yazarım ama! Panini, Euro 2008 albümünü çıkarmak için kesinleşmiş kadroları bekleyemiyor tabii. Bugün tanıtımını yapmışlar ve bir kumar oynamışlar. Del Piero albümde İtalyan milli takımında görünüyor. Cassano'ya ise yüz vermemişler. Son kararı tabii Panini değil Donadoni verecek...

Ne Oldu Sana Zaragoza?

Geçen sezonu 6. sırada bitirmişlerdi. Sezon başı değerlendirmelerinde de yine 4-8 arasına oynayacakları tahmin ediliyordu. 31. hafta itibariyle sondan 3. sıradalar. 8 galibiyet, 9 beraberlik 14 mağlubiyet aldılar. Geride kalan haftada da Betis'e keni sahaları La Romerada'da 3-0 mağlup oldular. Real Zaragoza, 2. Atletico Madrid vakası olma yolunda. Sezon başında sıkı transferler yaptılar. Kadroyu şuraya not düşeyim de; bu takım nasıl 18. sırada olur sorusu iyice cevapsız kalsın(!): Cesar Sanchez, Carlos Diogo, Carlos Cuartero, Oscar Gonzalez, Fabian Ayala, Peter Luccin, Pablo Cesar Aimar, Sergio Garcia, Juanfran, Ricardo Oliveira, Albert Celades, Matuzalem, Alberto Zapater, Diego Milito, Sergio. D'Alessandro vardı ellerinde, problem oldu San Lorenzo'ya yolladılar, defansın direği Milito'yu, Zigic(edit) Barça'ya verdiler. Bu hafta Getafe deplasmanına gidiyorlar. Bir sonraki hafta üstlerindeki Huelva ile 6 puanlık maça çıkacaklar. Espanyol, Valencia ve Mallorca deplasmanları da onları bekliyor. Sondan bir hafta önce ise şampiyonluğu garantileyen bir Real Madrid beklentisi içindeler. 2001-2002 sezonunda 25 yıl aradan sonra küme düşmüşler, ertesi sezon La Liga'ya geri dönmüşlerdi. Bu sezon Murcia ve Levante gibi iki keklik takım olmasaydı peki ne olacaktı?

Manuel Ruiz de Lopera

Şehirin öteki takımı Sevilla almış yürümüş, iki sezon arka arkaya UEFA Kupası'nı almış, geçen sezon şampiyonluğu son dakikaya kadar kovalamış. Kolay değil tabii ezeli rakip bunları yaparken o koltukta oturmak. Maşallah odası da kilise gibi. İnananlar kazanmıyor her zaman tabii futbolda! Manuel Ruiz de Lopera. Real Betis'in patronu. Kulüp tesislerine ve stada ismini verecek kadar da kendini seven bir insan aynı zamanda. Bir zamanlar tüm zamanların transfer rekorunu kırıp Denilson'u kadroya katmıştı. Fotoğraftaki koyu Katolik arka planı dışında ben onu rahmetli Fahrettin Aslan 'a benzettim. İkizi kadar benziyor...

Boris Becker

ATP sıralaması 1973 yılında start almış. Ilie Nastase bir numara o günlerde. Jimmy Connors, Bjorn Borg, John McEnroe, Ivan Lendl ve Boris Becker. 40 yaşına gelmiş Boris Becker. Tenisi bırakalı 9 sene olmuş. Sanki hepsi dün gibi!...

Ruben de la Red

Barcelona'nın altyapıdan birçok yıldız çıkardığı ezeli rekabette Real Madrid'in transfer politikası eleştiri alıyordu doğal olarak Madrid basınından. Kaleci Casillas'dan beri 11'de düzenli olarak forma giyen bir altyapı oyuncusu olmadı Real Madrid'de. Halen Miguel Torres şansını deniyor. Geçen sezon da o geniş kadroda kendine yer bulamayan Ruben de la Red vardı. Kulübün altyapısından yetişen De La Red'i Schuster sezon başında Getafe'ye yolladı. Real Madrid'in yaptığı anlaşmada 2 yıl içinde oyuncuyu tekrar satın alma opsiyonu vardı. Kral Kupası'nda finale çıkan, UEFA'da yola devam eden Getafe'nin orta sahasında kilit isim oldu Ruben de la Red. Şimdi 4.5 milyon euro ödeyip geri alıyorlar. Para bol tabii...

21

Kumara tu kaka demeyenler için keyifli bir kitaptı Mekanı Batırmak. "Bringing Down the House". Ben Mezrich imzalı. 2002 yılında yayınlanmış, 2005 yılında Türkçe'ye çevrilmişti. Hikaye gerçek. MIT Blackjack Team üyesi 6 öğrencinin Las Vegas casinolarına karşı verdikleri savaş. Blackjack'de kart saymak için illa Rainman gibi otistik olmak gerekmiyor. 5 dakikada öğrenilecek basit kuralları var. Üstüne bahis yönetimini de ekleyince "card counter" olup çıkıyorsun işte. Eski mesleğim olduğu için bin ton laf ederim ama ben filme geçeyim. Nisan sonunda Türkiye'de gösterime giriyor. 2003 yapımı Bringing Down the House diye bir film var, sanırım bu yüzden kitabın orijinal adı yerine kısaca "21" demişler filme. Ben Mezrich'in kitabının ilk uyarlaması bu değil. 2004 yapımı "The Last Casino" da blackjack masalarında kart sayan 3 öğrencinin hikayesi üzerine kurulu. Kısıtlı bütçe ve kadro ile yapılan bu filmi ben de ilk kez duydum. 2008 yapımı 21'e gelirsek eğer, Micky Rosa karakteri için daha filmi seyretmeden söylüyorm Kevin Spacey mükemmel bir tercih. Esas çocuk rolünde Jim Sturgess var. Güzel kontenjanında ise Kate Bosworth. Cast'ın bonusu ise Laurance Fishburne. MIT filmin kampüsünde çekilmesine izin vermemiş. Yapımcılar da Boston Üniversitesi'nde çekmişler 21'i. Vizyona girdiğinde önce evde Rounders 'ı seyredip "gambling" havasına girmek lazım. Rounders gördüğüm en iyi poker temalı filmdir.

Mas Metegol Menos Playstation

Mas metegol menos playstation
Güzel kampanya. Playstation'ı bırak, langırt oyna...

7 Nisan 2008

Barça B ve Bizim Paf Ligi

Futbol endüstrisinin bütün enstrümanlarına sahipler. Güç ve para onlarda. Kıro da değiller! Bizde hep aynı nakarattır. "3 büyükler altyapı yeri değil, vitrindir" denir. Nasıl bir altyapıdır bu Barça'nın ki! Bu kez Bojan ve Dos Santos değil mevzu, ya da onların arkasında sıralarını bekleyenler. Çok değil 6-7 yıl öncesinden bir kare: Xavi-Fabregas-İniesta. Avrupa'nın bütün büyük takımlarının hocaları direkt onbirlerine koyarlar bu 3 adamı. İkisi vefalı ve sabırlı çıktı. Fabregas ise arka kapıdan kaçıverdi. İngilizlerin meşhur kurnazlığı sayesinde. Profesyonel olma yaşı Ada'da 16 iken İspanya'da 18. Fabregas için Barça bugünlerde "ona bir milyon euro bile çıkmaz kasamızdan. Bizim yetiştirdiğimiz adam; bir de bonservis mi ödeyeceğiz? diyorlar. Topu Hagivari ters kanata açalım. 2005 yılındaki U17 milli takımından kim parladı, kim nereye geldi. PAF ligi gibi anlamsız bir lig oynatıyoruz. Peki oralada bu adamlar nerede oynayıp A takıma çıkıyorlar? Barça B, 3. ligde oynuyor. Buyrun işte formül, sezon sonunda PAF ligini lav edip, bölgelere göre PAF takımlarını 3. lig gruplara yollarsın-ki anlamsız uzun deplasmanlar ve onun masraflarını da yok edersin- şampiyon olana da 2. lige çıkamazsın dersin,(insafsız davranmışım, yorum öyle diyor, hadi süper lig diyelim) olur biter. Olcan, Aydın, Oğuz, Özgürcan, Erkan Ferin'ler de sabahın 10'unda (!) PAF maçına çıkıp "büyük futbolcu" olmak için ter dökmezler böylece!..

Laporta

* Takım(Barça) dedikleri kadar kötü değil.

Isabeli Fontana

Erman Hoca Ne Diyecek?

Maraton seyretmiyorum dolayısıyla Erman Toroğlu'nu da. Statta ya da ekran başında naklen seyrettiğim bir maçta yaşanan kritik pozisyon hakkında karar verebilecek kadar kural bilgisi ve iki iyi gören göze sahip olanların da ona ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Beni sinir eden özellikle Anadolu takımlarında forma giyen futbolcuların maç sonrasında onu özne aldıkları açıklamaları:"Bakalım Erman Hoca ne diyecek?" Kardeşim sen oynamışsın o maçı, yıllardır da oynuyorsun, bilmiyor musun kuralları, görmediysen pozisyonu gider evinde izlersin. Bakalım Erman Hoca ne diyecek? Ne diyecek Erman Hoca, fetva mı verecek? Bir onu yapmadı, fetva da verir yakında, ya da vermiştir ne bileyim işte...

Rosicky Sezonu Kapadı

Bu sakatlık haberi Arsenal'den çok Çek Cumhuriyeti'ni ve dolayısıyla bizim milli takımı ilgilendiriyor. Tomas Rosicky dizindeki sakatlık yüzünden sezonu kapadı. Euro 2008'de de forma giymesinin zor olduğu yazılıp çiziliyor. Arsenal 11'inden çok milli takımdaki eksikliği hissedilecek. Nedved'den sonra ülke futbolunun gözbebeğiydi. Prag'da bütün spor mağazalarının vitrininde onun Arsenal ve milli takım formaları sergileniyordu. Euro 2008'e iki, liglerin bitmesine yaklaşık bir ay var. Bu dönemde buna benzer son dakika sakatlıkları finallerin de kaderini etkileyecek.

Amauri

Dün gece Sky'da Palermo-Juventus maçının özetini seyrederken yine hayran kaldım bu adama: Amauri. Kariyerini hep Luca Toni'ye benzetmişimdir. Onun gibi 2. lig kulüplerinde didinen bir türlü büyük takıma gidemeyen ancak 27-28'sine gelince bu şansı yakalayan. Toni'nin Fiorentina-Bayern Munih hikayesi gibi bir sıçrama bekliyorum şahsen Amauri'den gelecek sezon. Dün gece muhteşem iki gol attı Juventus'a. Birinci golde sol kanattan ceza sahasına girer girmez uzak köşeye kesmeyi yolladı, 2. golde nefis ortaya kafayı çaktı. Palermo bu sezon onu elden çıkartmak zorunda. Dün üzdüğü Juventus da kapıda bekliyor zaten. Trezeguet'in sonu olur bu transfer. Brezilya milli takım forması görmeyen onlarca Brezilyalı futbolcudan biri. İtalyan pasaportu var ve İtalyan milli takımında oynamak istiyor. Ama o kadroya girmesi zor görünüyor. Aynı zamanda düşük konçlular derneği üyesidir. Bu derneğin üyelerini Blanc'dan Totti'ye kadar sıralamak lazım en kısa zamanda...

Gerets Köşeyi Döndü

UEFA Kupası'ndan elenen ve kupada 5. lig takımına turu veren Erik Gerets için Marsilya'da hayat zorlaşmıştı. Çıkış yolu bu maçtı ve başardılar. Lider Olympique Lyon'u 55 bin taraftarı önünde Veledrome'da 3'lük yapıp gönderdi Gerets (3-1). Bu maçı izlemek isterdim, evden uzaklarda olunca kısmet olmadı. Goller Cisse, ve Niang'dan. O.Lyon'un hocası Alain Perrin eski takımına karşı kaybetti. Marsilya bitime 6 hafta kala Nancy'in 3 puan gerisinde 4. sırada. Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için Nancy'i oradan indirmeleri gerekiyor, galiba bunu başaracaklar da. Dipte iki büyük takım var ve onlar da La Liga'daki Zaragoza gibi bağıra bağıra kümeye gidiyorlar. Paris Saint Germain ve Lens.

Nou Camp'da Beyaz Mendiller

Alman teknik adamların ballı olduğundan söz etmeye gerek var mı? Schuster takımının berabere kaldığı haftada rakipleri tel tel dökülünce yine sahat bir nefes aldı. Barça'da başkan Juan Laporta döneminde ilk kez beyaz mendiller ortaya çıktı Camp Nou'da. İstifaya davet ettiler stad dışında Laporta'yı. Messi yok Barça yok, başka da açıklaması yok. Sevilla, Villarreal'i yıktı ama Şampiyonlar Ligi için altetmeleri gereken Atletico Madrid de Almeria'ya 6 atınca puan farkı yine beşte kaldı. 1 ay önce de not düşmüşüm. Bu puan farkı kapanmaz, 2-9 arasında gelir gider diye. Bitime 7 hafta var, puan farkı 7. Zaragoza bağıra bağıra kümeye gidiyor, olacak iş değil...

Atina Düştü

Yunanistan'da bitime 2 hafta kala Panathinaikos şampiyonluk yarışında havlu attı. Bir ay önce en büyük favori onlardı ama dün OFI deplasmanında 4'lük oldular ve Şampiyonlar Ligi'ni bile zora soktular. Lider Olympiakos kazandı. AEK de 3 puanı alıp Pana'yı sollayıp 2.lik koltuğuna oturdu. Aralarındaki puan farkı 2 ve Olympiakos'un kalan iki maçı ligde formalite maçlarına çıkacak olan Iraklis ve Xanthi ile. AEK ise önce UEFA'yı kovalayan Asteras ile sonra da PAOK ile deplasmanda oynayacak.

Clausura 2008: 9.Hafta

Arjantin'de bu hafta herkes River Plate'e çalıştı. San Lorenzo, D'Alessandro'nun yedek beklediği maçta deplasmanda Tigre'ye 5 attı. Carrizo kaleyi kapattığı sürece River Plate'i zirveden zor indirirler. Lider River ile Boca arasındaki puan farkı 4.
Velez Sarsfield 1 - 1 Racing Club
San Martin 2 - 0 Huracan
Arsenal S. 0 - 0 Estudiantes
Rosario Central 0 - 1 Newell's Old Boys
Boca Juniors 1 - 1 Banfield
Independiente 1 - 3 Colon
Argentinos Juniors 1 - 1 Gimnasia J
Gimnasia La Plata 4 - 2 Olimpo
Lanus 0 - 1 River Plate
Tigre 1 - 5 San Lorenzo