2 Eylül 2008

"Arsenal'de Arda Sesleri"


Ligin Avrupa'da naklen yayınlanmıyorsa ne zaman vitrine çıkarsın? Avrupa Kupaları ve milli maçlarda. Euro 2008'de yarı final oynadığımız, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynadığı sezonda bile yurtdışına futbolcu satamadık. İbrahim Kaş yetiştirme bedeliyle, Aurelio-Necati Ateş bedelsiz gitti İspanya'ya. Euro 2008'in ardından Semih'ten Arda'ya, Sabri'den Mehmet Topal'a Servet'ten Kazım'a kadar bütün futbolcularımıza teklif yağmıyor muydu? Hani Juventus, Arsenal, Valencia, Bayern Munih kapıdaydı!..
***
Bu kulüp yapısının, ekonomisinin bir benzeri yok Avrupa'da. Dün kapanan transfer piyasasındaki trafiği aklımıza getirelim. Hamburg'dan Real Madrid'e, Tottenham'dan Barça'ya tüm kulüpler aldıkları yıldız kadar ama eksik ama fazla değerde futbolcu da sattılar. Bizim futbolumuza giriş yapanlar Güiza, Emre, Meira, Kewell, Baros, Zapatocny, Sivok... Futbolcu ithalatına harcanan milyon eurolar. İhracat açığı var demeyelim ayıp olur çünkü ihracat sıfır...
***
Vitrinse vitrin... Fenerbahçe'nin çeyrek finalde Chelsea'yi 2-1 yendiği kadroyla başlayalım: Volkan'ın adı geçmedi transferde. Lugano'yu Juventus istedi, verdiği yıllık ücret Fenerbahçe'nin yarısıydı. Bu sezon sözleşme yenilemezse bedava gider. Edu, Valencia istiyor diye haberler çıktı, gerisi gelmedi. Vederson, geçelim. Aurelio bedelsiz gitti. Önder Turacı bedelsiz gitti, bedel ödeyip döndü. Alex'e daha iyi para verecek takım ancak Dubai'de bulunur. Uğur Boral ve Kazım-halı sahada takımıma almam(!)- milli takım oyuncusu, takımlarında kaldılar. Maldonado, geçelim. Kezman yıllık ücreti ödenmesin diye PSG'e gitti. Deivid'e harika bir sezondan sonra kimse talip olmadı. O maçta yedek olan, milli takımla Euro 2008'i dağıtan adam Semih, Atletico Madrid istiyor dediler. Takımında kaldı.
***
Milli takımın Hırvatistan ile oynadığı efsane çeyrek finalin kadrosu. Rüştü bedelsiz gitmişti Barça'ya, Hakan Balta taliplisi yok. Gökhan Zan'ı neden alsınlar zaten. Emre Aşık, 3. kez Galatasaray'da. Sabri, Fiorentina'ya(!) gidiyordu, yeni sözleşme uzattı. Hamit Altıntop zaten orada. Tuncay bedelsiz gitmişti. "Figo" Kazım Premier Lig'e dönecekti! Geriye kim kalıyor? Arda, Mehmet Topal, Semih. Varsa da bir teklif ki menejerleri var diyor-; demek ki rakamlar komikti; takımlarında kaldılar.
***
Arda, Inter'e giden Mancini'den az futbolcu mu? 12 milyon euro ödediler. Mehmet Topal, 20 milyon euro'ya Everton'a giden Fellaini'den daha az mı tecrübeye sahip. Euro 2008'de yarı final oynayan takımı santrforu Semih, Rusların ördeği Pavlyuchenko'dan daha az mı golcü? Geçmişte Baliç, Okocha, Ilie gibi iyi paraya satılan örnekler var. En yüksek bedele ulaşan Türk futbolcusu ise garip fiyatların döndüğü Rus pazarına giden Gökdeniz. Sorun nerede peki?
1- 12 ülkeden naklen futbol seyrediyoruz. Avrupa bizim ligi seyretmiyor. Futbolcularımız tanınmıyor ve bu bilinmezlik o ülkelerin medyası ve taraftarlarında oluşması gereken lobiyi daha santrada yok ediyor. Biz Zigic, Xabi Alonso gelsin derken gerekli donanıma sahipken, onlar ihtiyacı oldukları futbolcuların bizim ligimizde de olduğundan bihaberler. Peki bu doğruysa Hırvatlar nasıl futbolcu satabiliyor, hatta bize bile! Dinamo Zagreb'i liginde kim nasıl izliyor? Bakınız elbette ki scouting ve menejer marifeti.
2- Türkiye'de futbolcular iyi para kazanıyor. Tavanın 3.5 milyon euro'ya çıktığı yıllık ücretleri Avrupa'daki birçok futbolcunun hayalinde bile göremeyeceği rakamlar. Arda, Mehmet Topal ve Gökhan Gönül ise yıllık kazançlarıyla bu tanıma uymuyor. Emre'ye en iyi parayı ülkesinde veriyorlar.
3- Türk futbolcular Avrupa piyasasını elinde tutan büyük menejerlerle çalışmıyor. Rüştü, Barcelona'ya Pini Zahavi aracılığıyla gitmişti. Türkiye'de menejerlik, oyuncuyu bonservis bedeli olmadan Avrupa'ya götürüp yeni kulübünden komisyon almak üzerine kurulu. Futbolcu menejerini "abi" diye çağırıyor bu ülkede... (Bkz:Erdinç abi)
4- Emre ve Okan'ın Inter'e transferi, Tuncay'ın bedelsiz gidişi ve son Aurelio örneği, Avrupa kulüplerini Türkiye pazarına "bedava gelirsen, gel"e alıştırdı. 10 milyon ve üzerindeki bir rakama futbolcu satışı olmadığı sürece de bu piyasa oluşmayacak.
5- 3 büyüklerin üzerindeki taraftar baskısı yönetimlere yıldızları sattırmıyor. Gitmeyi kafayı koyan da sözleşmesi bitince gidiyor.
6- Türk futbolcusu Real Madrid, Barça, Arsenal, Inter ve Milan'dan teklif gelsin diye bekliyor. Gidene de "ufak takıma gitti" diye arkasından sallanıyor bu ülkede.
7- "Bizim futbolcularımız Avrupa futbolu için yetersiz" yalanı. Gökhan Gönül'ü -geçen sezonki Gökhan- Real Madrid'de Salgado'yu kesemeyecek adam mı? Mehmet Topal, Tiago'dan daha az mı verimli olur Juventus'ta? (Bazı futbolcuların performansı tek sezonluk mu? "devamlılık" da ayrı tartışma konusu)
***
Sebepleri yorum bölümünde tartışmaya devam ederiz. Ben yakın zamandaki bir transfer hikayesiyle bağlayayım. Hamburg en büyük silahı Van der Vaart'ı sözleşmesinin son senesinde 15 milyon euro'ya Real Madrid'e satıp; 8 milyon euro'ya aynı pozisyona Thiago Neves'i kadrosuna kattı. Düzen basit: Yetiştir ya da al+parlat ve sat. Ardından yerine koy. Kewell, Galatasaray'a sıfır bonservis ile imza attığında ortak soruydu: "Arda Avrupa'ya gidecek mi?" Teklif var(dı) ya da yok ama tek gerçek var: Sol kanatta bugün ikisi birbirlerini eritiyor...
Transfer döneminde 9 sütuna manşet atılan "Arsenal'de Arda sesleri" ile olmuyor bu işler. Bu "al-satma/satama" düzeni işlediği sürece bir yerde tıkanıp kalacağız; "lavoba aç" da çare olmayacak...
"Giovani Dos Santos/Barcelona; Özgürcan Özcan/Galatasaray" üzerinden Galatasaray altyapısı ve "meşhur" 87-88 kuşağı da "iç pazar"a dair bir yazı konusudur. Futbolcuyu "DVD gibi 10 farklı eve kiralayan" mekanizmaya bakalım yarın..

62 yorum:

neretva dedi ki...

Lig Tv'de dinledikten sonra ben yazacaktım benden önce siz davrandınız ihracat hamlemizle ilgili:))) İlgiyle takip ediyorum yazılarınızı. Arada uğrarsanız beklerim. theneretva.blogspot.com

Anonim dedi ki...

bülent abi süper bi analiz eline sağlık..
bu türk futbolunun en nüyük sorunlarından birisi zaten. tanıtımımızı yapamıyoruz yoksa dışarda bizi sallayan mı yok bilemiyorum ama bi hırvatistan bi çekler hatta nerdeyse bi yunanlılar kadar bile dışarıya açılamıyoruz. umarım bu yeni jenerasyon yıkar bunu. umutluyum ben..

saygılar..

samet

Anonim dedi ki...

Sevgili Aceto Abimiz,

bir de mumkunse bizim dunya klasmaninda ithalat-ihracat rakaminda kacinci oldugumuzu soyler misin? Sanirim 2. olacaktik.

Ben siradisi bir Galatasarayli olarak, takimimda artik Arda'nin ve Mehmet'in 25 ve 15 milyon dolarlik tekliflere gozleri kapili satilmasini istiyorum.

Bakiniz neden?

Arda kardesim bu sene sampiyonada yildinizi parlatti. Bir sonra ki sampiyona ne zaman? 2 sene sonra. Gidecek miyiz? Zor. Sampiyonlar ligi vitrin. Orada var miyiz? Yine yokuz tabi ki.

Borcun var mi ? Var hemde 200 milyon dolar. Altin yumurtlayan tavuksun neden tavugu satiyorsun? Sat yumurtalarindan bir tanesini, bir sonra ki altin olmazsa gumus olsun.

Ben mecbur muyum kardesim, bu borcu dondurmeye, bir ton faiz odemeye. Istemiyorum borc, morc. Bana mi sordunuz borc alirken?

Bu oyuncular satilsin. Satilsin ki genc yeni oyunculari gorelim. Ben 10 sene Mehmet'i mi izleyecegim?

Kaldi ki bu adamlar sakatlanir futbol hayati da bitebilir. Bu durumda bu kazanilmayan parayi sen mi vereceksin sayin Baskanlar?

Anonim dedi ki...

türk futbolcuların avrupada başarısız olduklarına/olacaklarına ben de katılmıyorum. orda doğup yetişenler bir yana. bizden gidenler pekala başarılı oldu. nihat tugay f.tekke hatta tuncay.
sanırım menajerlik olayı en önemli sebep. hem futbolcular hem menajerler daha profesyonel, duygusallıktan uzak düşünürlerse neden olmasın? yarıfinalde almanyayı oyun olarak yedek takımla ezdik. frings, hitzbelger yada mertesacker çok mu aman aman topçular. yetenek olarak ibizimkilerin aşağı kalır yanı yok. biraz daha profesyonellikle ve tanıtımla biz de hırvatlar bulgarlar sırplar gibi olabiliriz. bu saydığım ülkelerin nüfusu istanbulun anadolu yakası kadar yav.

tofi dedi ki...

cok guzel analiz olmus, uzun ama bilgi yüklü, tesekkrler aceto, gecen aylarda insani hüzünlendiren futbol sevgisi yazin gibi cok gercekci olmus.
aslinda sorun, bizim medyanin şişrmesi gibi geliyor, aslinda oyuncularimiza fazla talep oldugunu sanmiyorum, rüştü en iyi zamanında gidip, bence berbat bi kaleci olan valdezi bile kesemeden geri geldi, arif gitti bi penalti atti geri geldi, hakan ünsal oyle, hakan sükür oyle, belki de yollayip da basari kazandiran oyuncumuz fazlaca azdir ondan olsa gerek

Anonim dedi ki...

mesela gökhan gönül hırvat corlukadan daha iyidir. ama elin arabı allahın hırvatı (ilker yasin modundayım) bugün ingilterede.

Anonim dedi ki...

bulent abi al yetistir sat zaten yazinin ozeti bence. genc futbolcu alip yetistirip real madrid e satmak ya da barcaya takimi kucultmuyor tam tersi futbolcu fabrikasina donusturuyor. arsenal gozumuzde bu akimin en buyuk ornegi. az onceki yorumumda dedigim gibi simdi arda ile kewell solda bbirbirlerini yiyorlar halbuki gitseydi arda kewell solda oynayacakti hemde 0 bonservis ile gelmis. gitseydi mehmet topal hic oturup dusunmicektik bile simdi o bolgede mehmet topal ayhanmi yoksa tobi ayhanmi oynar topalin bu formsuzlugu ne byle diye.

yazik oldu bu futbolculara, semih de onlardan biri, klubunde yeteri kadar deger gormuyor ama gidemiyorda yurt disina. bazen aslinda cr7 nin yazin yaptigi yorumu dogru buluyorum, modern koleler bunlar.

sizce ardanin semihin topalin servetin elinde olsaydi (takim sevdasi bir yana) direk gitmezlermiydi avrupaya (ister fiorentina olsun ister hamburg isterse arsenal yada real madrid) giderlerdi bence bir dakika dusunmedem. topali bir evertona vermedik simdi gorun ne hale geldi futbolu.

peralta dedi ki...

abi bence sadece izlenmemesi değil ligin. zamanında sergen west ham'a gitmemişti beşiktaştan büyük mü diye. west ham ya bu! lampardı, joe cole'u, jermain defoe'yi yetişiren kulüp. ingiltere'nin ajax'ı.

tuncay gidip ve ilk dönemlerinde başarılı olamadğı zaman, aziz yıldırım'ın cebindeki adam alaattin metin "kendini de feneri de yaktı" diye yazı yazmıştı. hatta yanılıyorsam düzelt, sen de blogda, tuncay golleri dizmeye başladığı zaman, spor yazarlarını eleştiren bir yazı yazmıştın direk tuncayla ilgili. işte ne güzel köşe yazarları "ben sana demedim mi gitme yaban ellere" temalı yazılar yazacaktı, yazıdrmadın vs diye.

böyle adamlar var bizim topçularımızın başında. haliyle eğitim seviyesi de düşük futbolcularımızda. başkanların menejerlerin karşısında el-pençe divan duruyorlar. ingilterede, almanyada, hatta hollandada futbol oynamanın kendilerine neler katabileceğinden haberleri yok.

ihracatımızın sıfır olmasında, sırt sıvazlayıcı akıl hocalarının payı büyük. kim gitmiş tükiye'den zart diye büyük takıma. baliç diyoruz, toschak olmasa rüyasında görürdü o formayı...

gitme aslanım, x takımı fenerden büyük mü? daya yıllık ücreti... çok büyük yıldızlar hariç, artık çok büyük derken, forması japonyada bile binlerce satılanlar hariç astronomik ücret alan kimse yok, bunu da senin sayende bu blogda öğrendik. adebayor'un geçen sene, serdar kulbilge'nin bu yıl için istediği paraya oynaması en büyük ispatıdır.

ornitrin dedi ki...

Türkiye'de futbolculara bu paralar verilirse, kendimize 2. sınıf muamelesini layık görüp her getirmek istediğimiz oyuncunun orasını burasını öpüp, üzerine de çuvalla para verirsek; altyapıdan oyuncu ya da yakın coğrafyamızın genç yeteneklerini toplayıp burada yetiştiremezsek olmaz.-ki bunları yapmak için futbol kültürü ve ekolü gerekiyor, mafya, siyaset, tarikat bağlantılarından uzak, temiz bir futbol gerekiyor-

Açıkçası ben hiç de üzülmüyorum, yanlışları görüyorum, kendime göre de, düzelmesi için doğruları yapıyorum(herkesi tenzih ederim ama örneğin para verip bu çarkın dönmesine destek vermiyorum, ligtv+dsmart alıp, kale arkasına tek maçlık 50 ytlye bilet alıp, sonra da futbolun sorunları hakkında yakınmıyorum).Nasreddin Hoca'nın dediği gibi parayı veren düdüğü çalacak, futbol burjuva ya da orta gelirlinin "zararsız" eğlencesi olduğu sürece de sorun yok sistem için, cumartesi veya pazarını maçlarla geçirmek isteyen, kaç para olursa olsun biletini veya yeni formayı sorgulamadan alacak olan ve bunun takımına olan sevgisini gösterdiğini düşünenler oldukça bu değirmen böyle döner.

Benim asıl merak ettiğim, giderek burjuva sporu ve "entertainment"'a dönüştürülen futbolda, parayı veren mi oyunun ruhunu ve düdüğünü çalacak? Yoksa uzatmalarda, Nasreddin hoca, zaman ve göle maya mı çalacak? Bu aşı tutacak mı?

guner dedi ki...

Galatasaray, Everton'ın 10 milyon verdiği Mehmet Topal'ı satmaya neden yanaşmıyor? Bu adamı da elimizden kaçırdık dememek için mi? Bu adamı burada parladı demek daha güzel değil mi? Onu geçtim, Mehmet Topal Galatasaray'da kalarak o fiyatı daha ne kadar yukarı çekebilir? Fellaini'ye 15 milyon verildiğini görünce içimden geçirdim, şu son saatlerde bir yeşil ışık yakılsa, Topal'a da bu kadar para verilir miydi diye...

Anonim dedi ki...

Çok enteresan bir açıdan yaklaşıcam olaya. belki çoğu kişi olayla direkt bağlantılı olmadığını savunacak.

vakti zamanında maçlar şifresiz kanallarda yayınlanıyordu. şu an itibariyle bu kanallar uydu aracılığıyla dünyanın her tarafından izlenebilir ama bir digiturku ha deyince izlemek o kadar kolay değil. yunanistan ligi bir premier league veya la liga değildir ama türkiye gibi top oynasalardı euro 2008 de merak ederdim liglerini. takip etmek isterdim bir şekilde uydudan yunan kanallarını arayıp.

serie a'da, la ligada maçlar şifreli kanal aracılığıyla yayınlanıyor olabilir ama en azından biz bu müsamayı gösterebiliriz futbolseverlere. en basitinden gelecek yıldan itibaren şampiyonlar ligi ve uefa bile artık şifresiz kanaldan yayınlanmayacak. geriye ne kaldı peki?

yani iyi güzel hoş kulüpler bu işten para kazanıyor ama buna gelinceye kadar para kazanabilecek çok şey var. yayıncı kuruluşun uydurmasından başka hiç bir şey değil kanaatimce.

işin tabi bir de futbolcu pazarlama tarafı var. futbolcu ihracının bu kadar düşük olmasının nedeni sadece demiş olduğum nedene bağlı olması tabi ki komik olur. bence bir değil birden fazla sebep var ve bu da onlardan biri.

BT dedi ki...

@jit
yunanistan, portekiz ve rusya ligleri uyduda yayıncı kuruluşları tarafından "şifresiz" yayınlanıyor. Yunanistan ligini ert sat'dan takip edebilirsin mesela.

Anonim dedi ki...

@aceto
peki aynı uygulamayı digiturk yapıyor mu?

BT dedi ki...

@jit
elbette ki hayır. Avrupa ülkelerinde açık kanallarda yayınlanmak üzere de pazarlanmıyor çünkü Almanya pazarında decoder satılıyor Türklere.

Anonim dedi ki...

aklıma gelen bir örneği yazayım. 94-95 senesi şampiyonlar ligi grup maçları gs ile barcelona oynuyor o maçta bülent korkmaz hakkaten çok iyi top oynadı ve stoickovu sahadan sildi. sonra bir gs li köşe yazarı adı aklımda değil ama epey tanınan biri (hıncal değil ismet tongo olabilir). bülent için " koyun bülenti barcelonaya yıldız olur. koemanın bülentten farkı avrupalılığı ve tecrübesi yazmıştı. ben de okuyunca saçma gelmişti. sonra maçtan 1-2 gün geçince spor haberlerinde izledim. ispanyol basını hayran kalmış bülente efendim boğazın boğası türk boğası falan. bir kaç gün bülent korkmaz barcelona muhabbeti yazıldı bizim basında sonra bişey çıkmadı.

yani 13 yıl öncesinden değişen hiçbirşey yok. o zaman bülent-barcelonna şimdi semih-atletico arda-arsenal.

Anonim dedi ki...

Bence iki onemli sebep var futbolcularimizi Avrupa liglerine gonderememizde. Birincisi Turk futbolcularin ulkemizde kazandiklari paralar (ki bunun da en buyuk sorumlusu 6+2 gibi yabanci kisitlamalari). Ikincisi de uc buyuklerde oynayan futbolcularin sampiyonlar ligine katilmasi acisindan gercekten de "buyuk" takimda oynuyor olmalari.

Oyuncu uc buyuklerde iyi para kazanirken ve sampiyonlar liginde sikca mucadele ederken kalkip da 5 sezonda bir uefa'ya katilan avrupa takimina yari fiyatina gitmez tabi ki.
Gidenler de ancak kendine cok guvenip, daha iyi takima transfer olurum diye giderler (Tuncay, Nihat gibi) ya da burada yeterince oynadiktan sonra cesitli sebeplerden dolayi bir de Avrupa'ya gideyim diye dusunurler (Gokdeniz, Tekke ya da Umit Ozat gibi).

pclion dedi ki...

Bülent abi, içimden geçen ne varsa yazmışsın, ellerine sağlık. Tam da 1.maddede bahsettiğin konuyla ilgili bir yazı yazmıştım. İsteyenler bir göz gezdirsin.

http://pclionfc.blogspot.com/2008/08/trk-futbolu-nasl-kurtulur-1-yaync.html

Adem dedi ki...

Bülent abinin hemen bu postun altında yazdığı yazı da bu ilginçlikler silsilesinden sadece bir tanesi.Marouane Fellaini, kimdir nedir? Tamam, kalitesini burada tartışmaya açmayacağım ama henüz Mehmet Topal kadar üst seviyede mücadele bile etmemiş bir adama verilen ücret. Adamın geldiği lig belli. Belçika Ligi. Futbollarının durumu ortada(şimdi kalkınıyorlar falan demeyin, mevcut durumdan konuşuyoruz)

Biz Uluslar arası arenalarda yaptığımız bu hamlelerden sonra oyuncularımızı avrupanın iyi liglerine gönderemezsek süreklilik sağlayamayız. Oyuncularımız o tip üst düzey maçlara İspanya, İtalya ve ingiltere liginde 2 haftada bir çıkacakken ülkemizde kalıp 2 senede bir, bilemeden senede bir ve ya iki kez çıkıyorlar. Kısacası göstermeleri gereken gelişimi gösteremiyorlar, potansiyellerini hiç bir zaman yansıtamıyorlar. Bir arda,Gs'de öğreneceklerini öğrendi bana göre. Gidip İngiltere'de bir yandan kendini gösterirken diğer yandan Oyununa bir sürü özellik katabilme fırsatına sahip olacak. Ama hala galatasaray'da.

Euro 2008'de tüm beklentileri aşıp yarı final oynayan takımımızın yerinde bir Polonya ya da isviçre olmuş olsaydı, bugün o takımların kendi liglerinde oynayan hemen tüm oyuncuları yurt dışına transfer olmuştu.Bizimkiler hâlâ yerlerinde sayıyor.

İlginç değil mi, hemen her genç milli takım seviyesinde a takım ayarında başarılara imza atan gençlerimiz kaybolup gidiyorlar. A takım seviyesine 1-2 oyuncu çıksa başarı sayıyoruz. Diğerlerinin çoğu Süper Ligde bile oynayamıyor.Düştükçe düşüyorlar, sonrası hüsran. Mental anlamda verilen eğitimin eksikliği burada kendini daha keskin hatlarla belli ediyor. 20 yaşına kadar kafa kafaya git, ondan sonra rakiplerin yükselmeye devam etsin, sen başaşağı git. Buralarda bir yerde çok büyük bir yanlış var ama nerede, ben çözemedim.

Anonim dedi ki...

"Türk futbolcular Avrupa piyasasını elinde tutan büyük menejerlerle çalışmıyor."

Bayram Tutumlu duymasın abi :)


Bir de şu klişe var .

"Hedefi olmayan İspanya takımına gideceğime , Şampiyonlar Ligi'nde ya da Uefa'da oynayan 3 büyükten birinde kalırım daha iyi "

İyi de . Adamlar bir sezonda zaten, dünya devleriyle ikişer kez oynuyorlar , bu tecrübe bile yeter.

Ve malesef. Futbolcular çok kazanıyor. (Gerçi alt ligler nasıl onu da bilmiyoruz ya )

yazı çok güzel abi.sağol

cisco dedi ki...

cok dogru hepsi, ama 5 ve 6 en onemlileri kesinlikle.

eline saglık

nwbrn dedi ki...

Şu an en kötü dönemdeyiz, yine de yakın geçmişte biraz hareketliydi. Carew, anelka, fatih tekke, gökdeniz, nouma, ilhan mansız, youla(biraz komik olsa da karla satılmıştı :P).

ramon sanchez pizjuan dedi ki...

Türk sporunun temel sorunu sporcu yaratmaktaktan gectıgını dusunuyorum.sadece olayı futbola endekslemekten zıyade genel olarak sporcu yetıstıremeyen bır ulkeyız.

güreş(ata sporumuz!) halter, masa tenisi, yüzme, okculuk, atıcılık, atletizm,futbol..

hiçbir spor alanından iyi sporcular yetişmesi için gerekli olanaklar malesef yaratılmıyor. Sporcuların antreman yapabıleceklerı salonlar, spor aletlerinin alınması,ulaşım ve masraflarının karsılanması ıcın hıcbırsey beklenmeyip karsılıgında olimpiyatlarda hayatını tamamen spor endeksli-yediği yemekteki kalori hesabını yapan,kucuk yastan ıtıbaren sectıgı alanda yatıp kalkan- yasayan adaylarla bır tutmaya calısıyoruz.Sonra devsirme yapabıldıgımız sporcularla ovunuyoruz.

Türkiye'de bu sorunun nasıl cozulecegını bılmıyorum.Futbolcu yetıstıremedıgımıze gore Hollanda Portekiz gibi ust liglere futbolcu pazarlayan liglerin pazarlama stretejılerını ornek alıp kendımıze bır model olusturmalıyız.

Yıllardır ne sag bek ne sol bek yetıstıremıyen, aurelıo'nun sakatlık haberı borsada dalgalanmalara yol acan,her mac sonrası saatlerce havaya ates edıp atıcıkta adımızın,dort tarafımızın sularla kaplı olmasına ragmen yuzmede soyadımızın gecmedıgı garıp bır ulkeyız.

yıl 2008,2080 olur hala aynı seylerı konusur oluruz.

Anonim dedi ki...

Ben biraz tutucu yaklaşayım bu konuya.
Türk futbolcularının yurt dışında değer görmesi, iyi örnekler arttıkça artacak olabilir ama takımların buna ihtiyacı yok.
Yabancı kısıtlaması olan ligimizde, Arda yı 20milyon euroya satsak bile yerini başka bir türkle doldurabilecek miyiz, yoksa yabancı biriyle kontenjanı mı dolduracağız?
Ardanın oynayarak 2 senede yapabileceği katkı(ŞL ye katılma vs.) 20milyon euro ya yaklaşmaz mı?
Elbette futbolcu ihracatı yapılmalı ama bu bayrak adamlarla değil de mesela Sabriyi satarak(tabi olursa) mümkün olabilir.
Arda gibi özel futbolcuların satılmaması bir zarar değil kardır benim için.
Mehmet Topal gönderilse, GS yerini daha ucuz bir futbolcuyla mı dolduracak?
Büyük takımlar büyük transferler yaparak büyüyor da, biz neden elimizdeki büyük futbolcuları tutarak büyümeyelim?!

egfdfgvfd dedi ki...

güzel analiz.

en önemlisi olarak şu bilinsin ki, her transfer dönemi sonrası "elin ülkesi bilmemkaç futbolcu sattı, bilmem kaç milyon euro'ya, bizimkiler bedelsiz gidiyor ya da gitmiyor" yelgisini takımlara değil, futbolcu kalitesine yöneltmektir. 1.ligde oynayan çoğu futbolcumuz iyi seviyededir. yurtdışına gitmiyorlarsa ya paradan, ya başka özel-ailevi durumlardan, ya da oynadıkları takımın zaten kaliteli oluşlarıdır. dinamo ile bir beşiktaş, galatasaray, fenerbahçe aynı mı ki biz arda, mehmet topal, gökhan gönül, serdar özkan gibi futbolcuları direk piyasaya sürelim.

Robaggio dedi ki...

Bülent abi senin yazdığın bazı yazılar kafamın içine işliyor resmen :) özellikle geçenlerde yazdığın Dan Brown tipi yazılar..
Bu konu ile ilgili senin Kezman'ı anlatan bir yazın vardı, üşenmedim ilgili olabileceğini düşündüğüm bütün başlıklara baktım, buldum..

http://acetobalsamico.blogspot.com/2008/05/kezman-mourinho-mu-almt.html

senin burada anlattığın üzere transfer işleri mutlaka oyuncunun yeteneği ile ilgili olsa da büyük bir oranda da lobi işi..
artık değişmez bir gerçek olmaya doğru giden bir durum var ki Türk oyuncunun menejeri ahmet buluttur, tamam adamın çevresi bilmemnesi vardır avrupada ama transfer bedeli ile bir adam sattığını görmedik (ki konu ile ilgili senin yine ahmet bulut bonservisi unut başlıklı bir yazın vardı)..dolayısıyla bu adamın olayı "lobi" değil..
Teknik adam ve yardımcı ekip anlamında da bildiğimiz kadarıyla avrupanın önemli kulüplerinde görev yapan Türk yok, bütün bunların birleşimi ile ben daha uzun süre yurtdışına böyle büyük transferler yapılamayacağını düşünüyorum..
işin en önemli bölümü lobi bölümü yani bana kalırsa yoksa yetenek ve zeka olarak messilerimiz olmasa da pek fena sayılmayız...

pclion dedi ki...

Bülent abi,

Yazıya yaptığın son ek beni biraz sevindirdi açıkçası çünkü Galatasaray altyapısı konusuyla özel olarak ilgilenen birisiyim. Senin bakış açını oldukça merak ediyorum.

Ayrıca Ferdi Elmas transferine değinmeni çok arzu ederim çünkü o transferin arkasında bir çok bilinmeyen gerçek ortaya çıkıyor, aslında kiralık verilen gençlerin çoğunlukla takip edilmediği gibi. Senin yazdığın yazıdan sonra ben de bir-iki hususa değinmeyi planlıyorum bu konuyla ilgili...

Alper Öcal dedi ki...

Gel de kafayi yeme, kac vurusluk yazi yazdik bir mouse hatasina gitti tum yazi. Neyse...

Daha genis kontrayi Lambuja'da Dubrovnik donusu yazacagimi belirtip kisa bir ozet vereyim.

Yazi guzel, her maddesine katiliyorum ama esas sebebi atlamissin bence Bulent. 5. maddede kiyisindan gecmissin aslinda ama bizim ihracat basiretsizligimizin en buyuk sebebi kuluplerdir. Biraz parlayan oyuncuya Avrupali geldigi zaman 15-20'den aciyorlar kapiyi.

Enayi mi Avrupali versin o parayi cok daha ucuza hem de daha hizli bir Arda'yi Brezilya'dan Fransa'dan almak dururken. Hem de bir Turk'e. Turk ne alaka diyecekler olabilir ? Avrupa liglerinde istikrarli olarak ust duzey top oynayan ve adindan bahsettiren iki Turk geliyor aklima. 1 - Can Bartu, 2 - Nihat. Kalanlar ya Tugay gibi uzun sure oynamalarina ragmen dise dokunur birsey yapamadilar ya da Arif filan gibi topa vurmadan homesick olarak geri donduler anavatana. Ruslar tok satici olmasa, Advocaat inat etmese Tekke de donecekti ve ne UEFA ne de Super Kupa kaldirabilecekti. Tribun Atesi'nde Engin Verel capsizinin agzina sakiz olacakti.

Imaj kotu bir kere. Ciddi para baglanmaz Turk oyuncuya, eger direk Avrupa'da yetismediyse. O yuzden once oraya bir guven asilamak lazim.

Hirvatlar ne ayak o zaman ? Onlar ta Yugoslavya'dan beri oyuncu gonderiyorlar buyuk liglere. Tito'dan sonra ise bizzat Hirvatistan bayragi altinda Prosinecki ile daha da costular. Basarili da oldu o adamlarin cogu. Aliyor Avrupali. En kiytiriklari bile Almanya liginin vasat takimlarinda is buluyor. Biz hala Sinan Kaloglu Bochum'da oyuna girince sevinme modundayiz.

Eh Dinamo Zagreb'in, Hajduk Split'in filan Dunya Kulubu olacagim iddiasi da yok bizimkilerin gibi. Arz kitligi da cekmiyorlar. Yabanci siniri olmadigindan iceriden yaratamazlarsa disaridan karsilayabiliyorlar ihtiyaclarini. Haliyle Modric'e 2-3 milyon bayilmak zorunda da kalmiyorlar senelik. Satiyorlar haliyle...

Turk futbolu ve futbolcusu adina en buyuk federasyon icraati olacaktir bu yabanci sinirinin kalkmasi ama anlayana tabi.

Anonim dedi ki...

şu blogda okuduğum manifesto hariç-ekşiden arak manifesto lafı-
(bkz:http://acetobalsamico.blogspot.com/...sen-kimsin.html)şiddetle tavsiye edilir okuyunuz okutunuz.

en baba analiz ellerine sağlık diyoruz ve yazıya 10 üzerinden 10 verriyoruz. yarınki yazıyı sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Anonim dedi ki...

Futbolcu acisindan dusunursek: yillik aldigi ucretten 1-1.5m euro daha az para alacak, dilini buyuk ihtimal bilmedigi bir ulkeye gidecek, burada kurdugu duzeni terkedecek, arkasindan takimini satti 5 kurus para kazandirmadan gitti denecek. Bonservis ile giderse gidecegi takimdan alacagi para da azalacak. Zira her klubun bir oyuncu icin ayirdigi bir butce vardir. Avrupa da gittigi takim sampiyonluga oynamiyorsa Turkiyede " Koskaca X takimini birakip kume dusmeye oynayan takima gitti" denip, surekli elestirilecek.Yonetim tarafindan pek cok soz verilecek. Gecmiste yanlis hatirlamiyorsam (yanlis hatirliyorsam lutfen duzeltin) Galatasaray sozlesmelerini yenilemeyen oyuncularini (aklimda Hasan Sas kalmis) kadro disi bile birakiyordu. Medya ile yonetim arasindaki iliskiler kullanilacak, haklarinda kulubun her seyi yaptigi ama futbolcunun kalmak istemedigi seklinde haberler yapilarak baski yapilacak.

Yoneticiler acisindan bakilirsa: O kadar caba sarfedip buldugunuz yetenekli oyuncu takimi terkedecek, yerine adam bulunmasi gerekecek, yabanci kontenjani yoksa yerini dolduracak oyuncu icin buyuk paralar verilecek. gelen oyuncunun basarili olup olmayacagi da belli degil. Bonservis ile satarsa, "Nihati satan sampiyonlugu satar" orneginde oldugu gibi surekli elestirilecek. Oyuncunun kalmasini saglamak icin ederinin uzerinde paralar verilecek. Oyuncu kalmak istemezse ve bonservissiz gonderirse kulup 5 kurus kazanamayacak. Transfer icin cepten paralar verilecek. Oyuncuyu satmazsa oyuncunun motivasyonu azalacak, performansi dusecek.

Yapilmasi gereken biraz ihtiyatli davranmak. Simdi GS bu oyunculari satmasi iyi olur bence. Su anda Arda yedek kalsa ve Hasan Sas ve Harry Kewell oynasa cok bir sorun olmaz sanirim. Benzer sey Mehmet Topal icin de gecerli. Linderoth, Ayhan, Baris uclusunden formda olan ikisi oynasa ve M.Topal yedek kalsa cok bir sorun olmayacagini dusunuyorum. Tabi ki takim eski gucunde olmayacaktir ama bu yine de iyi isler yapilamayacagi anlamina da gelmez. Arda icin 18 M.Topal icin 7m euro alinsa bile cok buyuk kardir. Veya Serveti 4-5m euroya satsalar yerinde Emre Gungor oynasa ve Emre Gungor ayarinda yeni bir yedek alinsa pekala sistem isleyebilir. Altyapisi da cok kuvvetli bir takim icin cok buyuk sorun olmayacaktir. Yani 3 futbolcudan kazanilacak 30m euro ile 2 tane cok iyi yabanci oyuncu transfer edilebilir. Kalan 10m euro ile de 2-3 tane Turk yedek veya ilk 11 oyuncusu bulunabilir. Onemli olan bu giden-gelen futbolcu kalitesini ayarlabilmekte. Zorla oyunculari tutmanin veya onlara cok yuksek paralar odemenin yerine bu yapilirsa milli takim ve turk futbolu adina cok daha faydali olunur. Kulup basarisi ise bunlarin her zaman onunde olacagindan bunlarin gerceklesmesi cok zor tabi

aşkın dedi ki...

İyi de abi EU dışı kontenjanı unutmadın mı? O iş daha yeni karara bağlanmadı mı?

sessiz sakin dedi ki...

bizim büyük takımlarımız kendilerini o kadar büyük zannediyorlar ki al-parlat-sat yada yetiştir-sat yapmayı kendilerine yakıştıramıyorlar. kendilerini bir manu, bir real, bir barca yada diğerleriyle aynı kefeye koyuyorlar. lucescu beşiktaşı şampiyon yaptıktan sonra kovulunca "iyi futbol oynatmıyordu ondan" denmedi mi? sanki beşiktaş manu da, her sene avrupada ve ligde başarıdan başarıya koşan doymuş bir kulüp, bir süpersonik futbol oynaması kalmıştı. yada fenerahçe galatasaray dönemlik parlamalar dışında avrupada ne yaptılar? hadi onları geçtim, avrupalı herhangi bir futbol seyircisi bu üç takım haricinde bizim hangi takımımızın adını biliyor? ki bizim büyük takımlarımız bu "büyük takımız""dünya kulübüyüz" söylemleriyle ve uyguladıkları davranışlarıyla kendi içlerinde çelişkiye düşüyorlar. bilmiyorlar ki real de, manu da, barca da altyapıdan en az ikişer adam ilk onbir çıkıyor maça. bizim bu kulüpler kadar büyük olmadığımız(ayrıca ligimizin kalitesi de) ortadayken lyon, psv, porto modelini uygulamamak en hafif tabiriyle kendini beğenmişliktir.

bu yüzden sistemsizlikten mi denir yanlış yönetim politikalarından mı denir, ligimiz tanıtılamıyor, avrupada yayınlanmıyor. öyle olmasa mehmet topuz gibi bir adamı avrupanın en büyük takımları alır, onbir başlatmasa bile kulübede oturturdu. ya arda, mehmet topal, aydın yılmaz, serdar kurtuluş? sahi bir serdar kurtuluş vardı sağ bek oynayan, muazzam orta kesen? serkan kurtuluş a artık kısmet, hem 90 doğumluymuş bak, daha genç, gelecek vadediyor...

-biraz daldan dala atladım gibi geldi, özür dilerim, tüm öfkemi kustum-

Anonim dedi ki...

hakkatende yazik ya su semihe ardaya topala gokhan gonule hatta servete ugur borala sabriye bile yazik veren parayi kimse gitisnler yurt disina daha ne yapacakki bu gencler? samp liginde yokuz bu sene arda ile topal turkiyedede sampiyon yapsinlar bizi ne olabilirki daha fazlasi uefayimi alacaz? arda gitmis olsaydi simdi kewell ile sol kanatta kim gececek yerine felan diye tartismazdik kewell solda lincoln sagda oynardi ya da belki yeni bir arda cikardi takimi sirtlardi. topal gitseydi dusunmezdik gereksiz yere ya simdi topal ayhanmi yoksa topal tobi mi olsun defansif orta saha diye. nerde ama bizde o akil. en bariz ornegi semih onumuzde gokhan gonul sag bekte :D bu adamlar bu senede super oynayacaklar birine turkish cafu diyecek avrupalilar digerinede yeni inzaghi diyecekler sonuc? gidemeyecekler, yaziktir yazik. servetin, emre gungorun nesi eksiktir o ingilteredeki ispanyadaki defanslardan? cok dahada iyiler bir cogundan. hakan baltayi elestiriyoruz hep gidip oynayamazmi ingilterede? sabri'ye laf etmeyen kalmadi o zaman gitseydi fiorentinaya simdi banko oynuyor olsaydi uyum sorununuda asip birde kendini gelistirseydi orada iyice o zaman ne diyecektik?

Anonim dedi ki...

cok kendini begenmisiz coook. kendilerini barca ile manu ile bir tutuyorlar bir ceyrek final oynadilar bir uefa kupasi aldilar bir chelsea yi kendi sahasinda 2003te yendiler diye. al yetistir sati gururlarina yediremiyorlar, cok kaliteli bir ligimiz var ya ayni katar gibi olacak yakinda zaten o zaman dusunur 3 buyuk klubumuz zamaninda satmadik simdi bu hale geldik diye. koskoca arsenal biole yetistirip satiyor bunlar begenmiyor illa yildiz alacaklar yaa.

Anonim dedi ki...

yabancı statüsünde oyuncu almak istemedikleri için olabilir mi??yani artık ab statüsüne geçti belki de türk futbolcular ihracat kapısı daha açık olacak ama yabancı statüsünde oynarken türk futbolcu yerine(yukarda yazılan milli oyuncular) daha kaliteli yabancıları tercih edip kontenjanı daha verimli kullanmak istiyo olabilirler. bu yüzden izlenmeyen bir lig konumunda olabilir tsl..

ama artık ab statüsünde oynayacakları için kulüpler scout yollamaya başlayacaktır. gelecek sezon daha verimli geçer bu seneyi iyi değerlendirirsek..milan'ın seçmelere türkiye'ye gelmesi de buna bi işaret değil mi??

seneye olur diye düşünüyorum artık ben ne dersin bülent abi bu işe??

Anonim dedi ki...

yıllık vergilere uygulanan vergi olayını bir avrupa ülkeleri ile karşılaştırma yapalım.. Buradaki ler kral hemde kralın şahııı

Anonim dedi ki...

aziz yıldırım : bu gideceğin takım şampiyonlar liginde oynuyor mu?

tuncay şanlı : yok..

AY : peki uefa kupasında oynuyor mu?

TŞ : yok..

AY : e nasıl avrupa takımı bu.

TŞ: (...)

dr feelgood dedi ki...

biz dünya klübüyüz diyenlerin okuması gerek bu yazıyı. barcelona'da dünya klübü ama altyapıya bak adamlarda messi çıkıyor yahu.

dünya klübü 30 yaşını geçmiş futbolculara 3 milyon euro verip transfer etmekle olunmaz. bunu öğrenemedi bizimkiler. ayrıca türkiye'de dünya klübü apoletini taşıyacak takım yok. galatasaray ucundan döndü o olay saçma sapan flerquinlerle..

Anonim dedi ki...

İngiltere futbolun beşiği , onlarında ülke dışında oynayan oyuncusu pek yok gibi. Hatta milli takım maçlarında yuhluyorlar ülke dışındaki topçuları ( sallıyorda olabilirim yıllar önce Mc Manaman'ı yuhlarlarken spiker buna yakın bir bilgi vermişti )

Noat Samisa dedi ki...

Hadi yerli futbolcu sat(a)mıyor bu ülke futbolu.Bir noktaya kadar anlayışla karşılanabilir, çünkü bu ülkede yabancı sınırı var!Olması gerektiği gibi, yakında her yerde olacağı gibi.FİFA'nın son kongresinden çıkan karar malum.Peki ya yabancı futbolcu?

Yakın dönemden birkaç örnek: Fenerbahçe talibi varken Appiah'ı satmadı.Şimdilerde Appiah elinde kalem, imza atacak sözleşme arıyor.Kezman'dan zarar edildi, o zaten kategorizasyon dışı.Beşiktaş'ta Bobo'nun piyasası 10 milyon avro, bu parayı veren de var.Ama satılmadı.Ha, Bobo için Uğur Meleke ''Milan ya da Real Madrid öncesini izliyoruz'' dedi geçenlerde, o kadar olmasa bile Bobo piyasasını yukarılara taşıyabilecek potansiyele sahip bir oyuncu.Ulusal takıma çağrıldı, CL'de goller attı, piyasa yaptı.Yine de sakatlık var, başka problemler olabilir, talibi olan her futbolcu satılmalıdır.Yerine bir başkasını koyacak araştırmayı yapmak için yılın 9 ayı yeterince uzun zaman.Dinamo Zagreb başkanı futbolcusunu satmak için Londra'da kapı kapı dolaşıyor, kulüplerin bir politikası varsa bu politika ''her sezon şampiyon olmak'' değil.Olmamalı.Sonra ''başarısızlık gelenek olmasın'' safsatasından hazır yemeği çöpe döküp iki yumurta kır da yiyelim durumuna düşülüyor..

Cismani büyüklük ile soyut büyüklük birbirine karıştırılıyor.Futbolcusunu satan küçülüyormuş gibi bir yarış var, futbolcu satmama yarışı.Üretir-vitrine çıkarır-satar kulüpler var, en iyilerinden biri Sporting.Alır-parlatır-satar kulüpler var, en iyilerinden biri Lyon.Bizimkiler ise üretir-alır-turşusunu kurar-posasını çıkarır-ıskartaya atar modelini uyguluyor.Uzun vadeli başarı normlarından biri futbolcu sirkülasyonunda süreklilik.Stad yapmak, store açamak değil; onlar zaten temel normlar sağlandıktan sonra peşinden geliyor.

Meselenin ulusal takım programı ile de alakası çok fazla.Bizim hiçbir politikamız ve programımız olmadığından ulusal takımı futbolcu vitrini olarak kesinlikle kullanamıyoruz.Arada kahramanlar çıkıyor işte, Arda gibi mesela.O da ancak mucizelerle bitirdiğimiz bir turnuvada başka türlü bir dikkat çekme yöntemi ile oluyor.Yine örnek Hırvatistan, İngiltere pazarındaki başarılarının sebebi ulusal takım.Şimdi de bizim grubumuzda İspanya var.Nihat referansımız var, eğer bir programımız olsa ve ulusal takımımızın kadro yapısı belli bir düzen dahilinde devamlılık arz etse, izletemediğimiz ligimizin açığını ulusal takım kapatabilir.

Yazı çok güzel, yorumlarda da oldukça güzel fikirler okuyoruz, teşekkür ediyoruz.

Anonim dedi ki...

yabancı sınırlamasının bunda yüzde yüz olmasa bile etkisi var diye düşünüyorum.hoş yabancı sınırlaması kalksada bu yıl ki özellikle 3 büyük takımın yaptığı yabancı transferlerden umutsuzum açıkçası.

Anonim dedi ki...

biz kendi ligimizi hala kendi insanımıza izlettiremiyoruz da dışarıya satıcaz.Ben beto'yu tabatta'yı veya bursa takımının gençlerini herhafta izlemek isterim.ama 20 seneden beri 4 büyükleri izlettiriyor lig tv bana.böyle de bir sorunumuz var.
ercü

Anonim dedi ki...

bizim oyuncularımız üst düzey takımlarda olmasa da orta seviye avrupa takımlarında rahatlıkla forma giyebilir.ama gökhan gönül'ün salgado'yu keseceğinden emin değilim.şöyle bir naçisane örnekle açıklayayım durumu.biz gökhanı süratli, kısa mesafede çabuk kuvvetli bilirdik.geçen yıl karşı karşıya oynadıkları kalou'yu izledikten sonra yanlış biliyormuşuk dedik .aynı şeklide uğur boral'ında chelsea'den yediğimiz golde essien tarafından bir kol darbesiyle ne hale getirildiğini gördük.bunlar extreme örnekler olabilir ama yine de bir fikir veriyor insana.

H. İbrahim Andiç dedi ki...

erdinç abi olayı nedir aceto. Yada bilen birileri varsa paylaşabilir mi ?

Ayrıca ;
bi cafercan vardı noldu ona ?

(bkz:87-88 kuşağı)

Nox dedi ki...

Roberto Carlos geldiğinde söylemiştim arkadaşlara, tepki görmüştüm. Bu sene hepsi kabul ediyorlar.
Carlos, Fener'e artı sağlamadı. Üstüne üstlük, izlediğim 6-7 maçta da ofsayt bozdu, gol yedirdi.
Carlos'a vereceğin paranın, 1/4'ü ile uçak bileti alıp, gitsen gezsen, gencecik çocuk bulsan ne de güzel olurdu.
Satardın şimdi 10'lara, 20'lere.
Türkiye'de scouting sistemi adam gibi işlemeye başlamadan alma beni yanına Allah'ım.

Nox dedi ki...

Ha unutmadan, Kazım'a tepkiler yağıyordu. "Halı saha" falan diye.
Ljungerg'in bonservisi elinde miydi ne?

aksilaz dedi ki...

birde şu konu irdelenmeli bülent bey.yetiştirdiğimiz oyuncuların üsst düzey olanları orta saha oynucusu oluyor hep.golcü olarak tutunan bi nihat var.oda gelişimini ispanyada tamamladı zaten.ülke olarak defans oyuncusu çıkartamıyoruz.sağbek sorunu gökhan ile hallolur ama sol bek ve göbek için iyi bir adam göremiyorum.kaleci konusuna girmek bile istemiyorum.bizdende bi rio ferdinand ne zaman cıkacak.şöyle boylu poslu ama topu bilen pas yapabilen bi defans oyuncusu bldim bileli yok.hala servet gibi koy omuzu al topu taktiği var defansta.

Gürcan Ulusoy dedi ki...

bizim futbolcuların o değerde olduklarını düşünmüyorum. oyuncular fazla abartılıyor. yine bu blogda arda 10 arshavin eder, 20 modric eder laflarını okumuştur. evet arda 10 arshavin eder çünkü türk. arshavin türk olsaydı bu sefer arshavin 10 arda edecekti.

türkiyede futbol mu oynanıyor ki adamlar buraya baksın? efendim? milli takım başarısı mı? sizce biz gerçekten rıdvan'ın dediği gibi hücum ederken savunma yaparak! taktiğiyle mi başarılı olduk?

wenger'in bi lafı war; bu takım dengesiz diye. adam dengesiz oyuncuları alıp neden risk alsın?

gökhan gönül de dahil türk sporcusunun bir çok temel eksikliği var. özellikle mental olarak. gökhan gönül'ün önü bomboşken topu tekrar terse çekmesi nedir ve neyle açıklanabilir?

Anonim dedi ki...

Hedefi olan takim ne Arda'yi ne Topal'i satar, nedir bu oyuncu satma fetisi anlamiyorum. GS, Arda'yi Topal'i satsa varmi yerine koyacagi o capta yerli.

Portekiz, Fransa ornekleri guduk, Portekiz'de Brezilyalı yabanci futbolcu değildir, bir brezilyali'yi parlastir satarsa Lizbon gider bir brezilyali bulur, elinin altinda devasa bir hinterland var. Keza Fransa'da oyle.

Ustelik Turkiye AB ulkesi değil, AB ulkesi topculari sende yabanci statusunde, Arda'nin Topal'in yerini kimle doldurucaksin, yabanciyla. O yuzden es geciniz efendim, TR AB ulkesi olmadan, Altyapisinda devrim olmadan Arda'lar Topal'lar hersene cikmadan TR futbolcu ihracatcisi filan olamaz olmamali da, aksi enayilik olur.

Bu senenin sampiyonu direk CL'de, Fenerli medyanin Arda Topal gitsin Fener sampiyon olsun saklabanliğina da hiç girmiyelim.

birosh dedi ki...

öncelikle aceto güzel bir analiz ile karşımızda.

konuya değinecek olursak ligimizin pazarlanması başlı başına bir meseledir. bugün bir deportivo - real madrid maçını bize izlettiren sebep nedir? kendi ligimize dönecek olursak bugün dünyada sayılı yaftasını sürüp allayıp pulladığmız 34 haftanın sultanı bir gs - fb maçı neden talep görmez avrupa'da. ya araplar seyrediyor yada futbol manyağı romenler. bence aceto nun vurguladığı gibi menajerlik sistemi beleşe geliyorsan gel yoksa para ödemem sistemine alışmış olan avrupa futbol piyasasıdır. ikinci etmen ise ligimizi pazarlayamadığımızdan kulüp içi organizasyonlarıda ele alımalı.

Anonim dedi ki...

Türkiye'den dışarı fazla futbolcu gitmemesinin çeşitli sebepleri var. Bir kısmı belirtilmiş, fakat olayın bir kısmı da eşyanın tabiatı gereği.. Yani ihracat az, bu da normal, çünkü Türkiye ligi iyi para ödeyen bir lig. Yabancı futbolcu sınırlaması varken de Türk futbolcuların fiyatı şişiyor. Bu da üç istanbulluda oynayacak fakat yıldız olamayacak kapasitedeki oyuncuların Türkiye'de kalması demek. Kaç tane İngiliz veya İtalyan yurtdışına transfer oluyor?

Diğer taraftan daha alt düzeyde transfer de zor, çünkü bizim oyuncular yabancı sınırlamasına takılıyor. Ortalama düzeylere inildiğinde Türk futbolcuyla aynı düzeyde ve çok ucuza oynayacak Polonyalı ya da Çek bir çocuk bulabilirsiz, kontenjan da doldurmaz.

Ben olsam giderim gençken Belçika ligine, alırım 2 senede AB vatandaşlığı.

Anonim dedi ki...

Tek yaptığımız formu düşen ve Avrupa da istediği parayı alamayan adamları Türkiye ye getirmek.


Gidin Brezilya dan Arjantin den devler kapmadan potansiyelli adamlar getirin kardeşim.Getirin onları satalım yok mu 2 scout Türkiye de?İngiltere den getirin anasını satayım.Türkiye de bu işi bir yapan İlhan Cavcav var ama o da küçük hesapların adamı.Yoksa Gençlerbirliği şimdi ihyaydı.

Bu Güney Avrupa pazarı olduğu sürece Türk oyuncu ihraç etmek zor.Getirin bari adamları bizimkiler feyz alsın.Hagi-Emre Belözoğlu gerçeği ortada.


Günün sorusu acetoya :)

Serie A ve Ligue 1 hariç bütün Avrupa liglerinde hızlı futbol oynanıyor nerdeyse,bu yüzden hız çok önemli.
Neden bizim ülkemizden bir Walcott,bir Lennon,bir Ronaldo gibi sprinter çıkmıyor?Şu konuyu bir irdeleseniz.Saygılar :)

Anonim dedi ki...

Erdinç abi olayı Tuncay'ın olayı galiba. Hatta adamın FiFA Lisansı yok diye middlesbrough komisyon vermek istememesi filan da filan....

varol döken dedi ki...

bizim maçlarımız çin'den danimarka basınına kadar haber olur, hem de böyle 8 sütuna manşetli falan, siz hiç bir isveç takımının uefa kupası maçını yorumlayan türk gazetesi gördünüz mü, onu geçtim hangi kalburüstü gazete avrupa şampiyonası'nda bizim maçımızdan başka bir maçı golleri dışında yazdı...

bu ikiyüzlü ekseni nereye döndürürsen döndür aynı yüzü görürsün, o yüzden de bizim futbolcumuz avrupa, biz de gerçek başarı yüzü göremeyiz!

adam zamanında 4 yediği takımı, hem de kendisinden iyi oynarayak yenildiği takıma bile yarımız kadar takım dedi, işin özeti budur, türkiye'de her şeyin özeti budur!

Anonim dedi ki...

A milli takımı bilmemde genç milli takımdakilerin birçoğunun peşinde yabancı takımlar var.kulüpleri bu çocuklara kolaylık sağlamalı.hem bu gençler için hem de milli takımın geleceği için çok önemli bu.

Anonim dedi ki...

abi yarın ki yazını dört gözle bekliyorum...bende ne zamandır niçin galatarasay alt yapısı hakkında yazmadığını merak ediyordum içerden birisi olmana rağmen.saygılar.

Anonim dedi ki...

Deivid için bir yanlışınız daha doğrusu bir bilgi eksikliğiniz var. Fenerbahce resmi sitesi yalanlamadan başka bir işe yaramadığı için.

kendisine 2008 mayıs ve haziran ayında iki teklif gelmiştir ispanyadan. biri 11 milyon euro ile Atletico Madridten diğeri oyuncu takası(jesus navas) yada 9 milyon euro ile Sevilladan.
2. ağızdan alınmış bir bilgidir

Unknown dedi ki...

avrupa kıtası dışından sadece 3 futbolcu oynatabilme kuralı nın bizi şu anda nasıl etkilediğini bilmiyorum, sanırım Nihat avrupa birliği oyuncusu statüsünde oynuyor ama Rüştü bu dertten muzdaripti ya da medya hep böyle aksettirdi.Bugüne kadar yurtdışına oyuncu satamayışımızı hep buna bağladım.

Bunun dışında futbolcuların gitme yönündeki isteksizliği de büyük bir etkendir bence. Zamanında "GS Avrupa'nın zaten en büyük klubü" ya da yukarıda da belirtildiği gibi "West Ham Beşiktaş'tan büyük mü ki?" tadında yaklaşımlar futbolcuların olaya daha farklı baktığını gösteriyor. Belki de işin şöhret yönünü düşünyorlardır. Sonuçta Beşitaş ın 10 numarası olmak, West Ham'da 11 e girmek için yağmurda çamurda debelenmekten daha caziptir.Kendi tercihidir saygı duymak lazım.

İbrahim Kaş, Sinan Kaloğlu, Necati Ateş gibi transferlerle bir süre idare etmeliyiz. Ama hor görmemeliyiz de. İlla G14 e gidecek diye düşünülmemeli. Mesela ben futbolcu olsam Livorno'da bir süre şansımı denemek isterdim

Anonim dedi ki...

Önce çok önemli bir yazı hiç düşünülmeyen bi nokta bu gerçekten.Ama iki şeyi eklenirse daha ii görülür bazı şeyler.Milli takım 2008de nası bir resim çizdi bireysel çıkışlar dışında yarı finale rağmen tek maç dışında(yazıkki kaybedilen)rakibi silkelediği bi maç varmıydı?Ve özellikle bahsi geçen Türk futbolcuların bu kadar para aldığı bir ortam varken neden bu oyuncularda Avrupanın yoluna vursun kendini?Bunu sadece cahillikle açıklamak mümkün mü(futbolcuların vizyonsuzluk cahillik eksenindeki sözlerle ilgili yorumlardaki)?Hiç bağlı olmadıkları ve buraya baktığımızda(genelde buranın farklılığı zaten yazıda ortaya konan)çok farklı bir dünyada savaşıp kendi değerlerini belki de çokdaha düşürme riskini almak istememeleri çok mu garip(bütün bu resimle karşılaştırıldığında:)?Sergen örneğin kim WestHam'da oynayabileceğini söyleyebilirki?Jetpalı Sergeni tanıyan herkes futbol yetenekleriyle kendini harcama yeteneğinin yarışını bilir.Bide Westham mı düşünseydiler bu durumda???

Anonim dedi ki...

Arda ve Mehmet Topal beraber 30 milyon euroya satilsaydi. Gs steau'ya elendikten sonra hedefte Skibbe mi olurdu, Adnan Polat mi?

Ulkemizde baskanlarin 2 amaci var;
1-sampiyonluk
2-isler kotu gittiginde hedefteki kisi olmamak.

Faruk Suren in tek hedefi vardi, o yuzden tarihin en basarili baskani.

Anonim dedi ki...

türk futbolcularının yurt dışına gitmeme sebebi yabancı kontenjanı ile korunuyor olmalarıdır...

Gokhanson dedi ki...

satamayız çünkü ligimizin izlenebilirliği düşük . stadlar, forma tasarımları, seyircilerin görselliği sağlayamayacak kültürde olması,televizyonculuk kalitesi çekim teknikleri yetenekleri,tv logosu..herşey etken buna.. kim neyin nesini izleyecek ki..sahada forması bile çirkin , tribünler(anTalya yok üzerine bir de kafes uygulaması..).formalarda hangi ligde oynadığını gösteren bir emare bile yok..avea ülker koncak yere süperlig logosu konsa..o logo ad yo...ayrıca süper lige çıkan takımlardan tesis yeterliliği istenmeli..stadın standartlara uymuosa başkasının stadında kiralık oyna.verince parayı belki guzel stad yapmaya kalkarlar kira vermektense..

Unknown dedi ki...

bence olay arz talep ve pazarlama meselesi..ne arda ya ne mehmet topalı o kadar da almak istediklerini sanmıyorum oncellikle almak istese arsenal veya everton alır zaten kimse onunde duramaz.biz ulke bu oyuncalara yeterli yatırmı yapıp süsleyemiyoruz.oyuncuların kendileri de kafa yapılarından oturu bu carka dahil olyor ve kendinilerine guven eksikleri meydana geliyor bence bu oyunlarını düşüren asıl neden.oyuncular kendilerini belli edecek arkadaş.Avrupa kupası maçları şaka degil..avrupada basarı kendini gostermek isteyen adamlarla yanına 3 tane tecrube adamla kazanılır ununu eleyip elegini asmış adamlarla olmaz bunu steua maclarında gorduk. kulup yoneticilerinin bunu gormesi lazm ayrı konu.gs nin uefa zaferi mesela..fenerin basarısında bile on plana cıkanlar semih,kazımu uğur boral,volkan değil miydi..yıldız da olucak ama kewell,meira,linderoth,de santis yeter mesela baskasına gerek su milletten her turlu ii forvet cıkar yeter ki oynat.saygılarımla...